Slayt 1

advertisement
Sağlık Slaytları
http://hastaneciyiz.blogspot.com
Gen Nedir?
Gen, DNA'nın bir parçasıdır ve bu
"yönetici" molekül nasıl göründüğünüzü,
vücudumuzda hangi olayların
gerçekleştiğini ve bazen de hangi
hastalıkları geçirmeye eğilimli
olduğunuzu belirler. DNA
(deoksiribonükleik asit), bükülmüş bir
merdiven görünümünde, çift sarmal
yapıda uzun bir moleküldür. DNA'nın
yapısının keşfedilmesinden sadece yarım
yüzyıl sonra, bugün bilim adamları,
genlerin oluşturduğu "saman yığını"
içinde saç rengi gibi fiziksel
özelliklerden sorumlu gen veya genleri
adeta "iğne" arar gibi aramaktadırlar.
Genler kimi zaman bazı hastalıklara
karşı eğilimin olup olmadığı ile ilgili
bilgiler de verebilmektedirler.
Herkes bütün özelliklerini ailesinden
kalıtır. “Kalıtım”, anne ve babanızda olan
özelliklerin size geçmesi demektir. Bu
özellikleri taşıyanlar ise aslında vücuttaki
protein adı verilen yapıları oluşturan
şifrelerdir. Proteinler vücuttaki pek çok
işlevi yerine getiren moleküllerdir.
Haberleri taşırlar, reaksiyonları
katalizlerler, hücrelerin içinde yer alırlar.
Proteinler olmadan yaşam olmaz.
Proteinler amino asit adı verilen küçük
yapı taşlarından oluşmuşlardır ve bu amino
asitlerin ne şekilde dizilip protein
oluşturacaklarının şifresi DNA’da
bulunmaktadır. DNA’da bulunan ve hangi
proteinin ne şekilde üretileceğini
söyleyenler ise genlerdir. Vücudunuz
genlerden aldığı bilgiye göre gerekli olan
proteinleri ne zaman ve ne şekilde
üreteceğine karar verir. Hangi genin hangi
proteini kodlayacağı belirlidir.
Genler düzenleyici bölgeler,
ekzon ve intron bölgelerinden
oluşmaktadır.
Gen denilen şifre aynı bir kasanın şifresi gibi yan
yana gelen harflerden oluşmaktadır. Bu harfler
dört adet bazı tanımlamaktadır. Bu bazlar
adenin, guanin, sitozin ve timin olarak
adlandırılmakta ve A, G, C ve T kısaltmaları ile
gösterilmektedir. Şifre ise A, G, C ve T’nin yan
yana dizilmiş halidir.
Protein kodlamak, gereken zamanda genin
harekete geçerek doğru şifreyi, proteini
üretecek olan yapılara göndermesi demektir.
Sonuç olarak bir gen, bir proteine karşılık gelen
DNA dizisi olarak tanımlanabilir. DNA’dan bir
protein oluşturulması gerektiği zaman da haberci
RNA (ribonükleik asit) adı verilen bir kopya
hazırlanır ve kopya ile istenilen protein üretilir.
Bu kopya, üretilecek olan protein için bir kalıp
görevi görür. DNA’nın kalıbının çıkarılmasına
‘’transkripsiyon’’ ve bu kalıptan gerekli proteinin
üretilmesine ‘’translasyon’’ adı verilir.
Çok uzun bir molekül olan DNA normalde hücre
içerisinde paketlenmiş halde bulunur. Bu
paketlemeye yardımcı olan bazı proteinler vardır.
DNA’nın bu haline kromatin adı verilir. Diğer taraftan
hücrenin bölünmesi gerektiği zamanlarda bu paket
daha da sıkı hale getirilir. DNA’nın bu en sıkı
paketlenmiş haline kromozom denir.İnsan
vücudunun hücrelerinde 23 çift kromozom bulunur.
Bunların 23’ü anneden, 23’ü babadan alınır. Böylece
hücrelerde her genin iki kopyası bulunur.
Bir gen için mümkün olan her bir seçeneğe allel adı
verilir. Anneden ve babadan birer set kromozom ve o
kromozomlar üzerinde birer set gen geldiği için her
hücrede en fazla iki allel (gen seçeneği) bulunabilir.
Allellerin durumuna göre genler heterozigot veya
homozigot olarak tanımlanır.Bir genle ilgili allellerin
(mümkün olan gen seçenekleri) her ikisi de aynı ise
bu duruma homozigot denir. Yani o gen için hem
anneden, hem babadan gelen kopya aynıdır. Eğer iki
allel (mümkün olan gen seçenekleri) farklı ise bu
duruma hetorozigot denir. Yani o gen için anneden ve
babadan gelen kopya farklıdır.
•KERİM MUHAMMET
GEDİKLİ
•8/C
•825
Sağlık Slaytları
http://hastaneciyiz.blogspot.com
Download