Hazırlayan: Dr.Müge Ayhan
 Üriner sistem antiseptikleri , vücutta fazla inaktive
edilmeyen,böbreklerden çabuk itrah edilen
ilaçlardır.
 Belirli bir dozda verildikleri zaman vücut
sıvılarında yeterli bir antibakteriyel etkinlik
oluşturmazlar fakat idrarda antibakteriyel etkinlik
gösterirler.
 Bu nedenle sadece üriner sistem enfeksiyonlarının
tedavisinde kullanılırlar.
NİTROFURANTOİN
 Nitrofurantoin ,furazolidin ve nitrofurazon furan
türelveridir fakat sadece nitrofurantoin(Nf) üriner
sistem enfeksiyonlarının tedavisi ve korunmasında
kullanılan sentetik bir nitrofurandır.
Antimikrobiyal aktivite
 Bakterilerde bakteriyel nitroredüktaz varlığı ile
uyumluluk gösteren etkili ara ürünler oluşur.Bu ara
ürünler bakteriyel ribozomlara tutunarak protein
sentezini inhibe eder.
 Ayrıca bunların DNA’nın hasarlanmasından da
sorumlu olduğu görünmektedir.
 Nitrofurantoine karşı klinik olarak önemli oranda
bir direnç görünmemektedir.
Antimikrobiyal aktivite
 Nitrofurantoin E.coli ve enterokokların birçok suşuna
karşı etkili
• Proteus,Pseudomonas,Klebsiella ve Enterobacter
suşları dirençli olabilir.
 Nf 32mg/ml veya daha düşük konsantrasyonlarda çoğu
duyarlı mikroorganizmalar için bakteriostatik
 Antimikrobial aktivite asidik ortamda daha yüksek
Farmakoloji ve toksisite
 GIS’ten hızlı ve tama yakın emilmekte
 Yiyecekler ile alındığı zaman emilimi ↑↑
 Plazma yarılanma ömrü 0.3-1 saattir.
 Nf esas olarak böbrekler yolu ile ve yaklaşık
%40’ı değişmeden atılmaktadır.Ortalama
dozu idrarda ortalama 200mg/ml’lik bir
konsantrasyon oluşturur.
 Bu miktar pH 5’in üzerindeki bir değerde
çözünülebilir fakat antimikrobial aktiviteyi
azaltabileceğinden idrar alkali olmamalıdır.
Farmakoloji ve toksisite
 Atılım lineer olarak kreatin klerensi ile
orantılıdır.,bu nedenle glomerüler filtrasyonu
bozulan hastalarda ilacın etkinliği azalır ve
sistemik toksisitesi artar.
 Böbrek yetmezliği olan hastalarda (CCr<40ml/dk)
kullanılmamalıdır.
 Tespit edilmiş üriner sistem enfeksiyonlarının
tedavisinde ,nitrofurantoin günde 4 kez 50-100 mg
önerilmektedir.
Komplike olmayan sistit tedavisi
 Komplike olmayan sistit tedavisinde cevap oranı %61-
100 arasında
 E.coli ile oluşan enfeksiyonlar tedaviye iyi cevap verir.
 Proteus ve Pseudomonas ile olan enfeksiyonlarda cevap
zayıftır.
Akut komplike olmayan pyelolonefrit ve
komplike üriner sistem enfxnları
 Nf’le akut pyelonefritli hastalarda yeterli plazma
düzeyi oluşturulamaması nedeniyle tedavi süresince
bakteriyemiler görülmekte tedavi yetersizlikle
sonuçlanmakta
 Bu nedenle pyelonefrit tedavisinde nf kullanılmamalı
Tekrarlayan üriner sistem
enfxnlarından korunma
 Bir yıl içinde iki ya da daha fazla sayıda
semptomatik bakteriürisi olan genç kadınlarda
profilaktik olarak 50-100 mg Nf etkili
 Seksüel temas ile ilişkili bulunan tekrarlayan
sistitlerde postkoital Nf kullanımı ile yapılan
profilaksi de etkili
 Postkoital profilaksi gebelikten önce tekrarlayan
üriner sistem enfxnlarında da etkili
Yan etkileri
 GIS ve deri ile ilgili yan etkiler görülebilmekte
 Artralji,ateş ağrılı raş ile karakterize Sweet’s sendromu
 Akut ,subakut,kronik pulmoner reaksiyonlar
 KCFT bozuklukları(%40 olguda)
 Pozitif ANA
Çoğunlukla
ilacı kesmekle
geriler
 Hematolojik reaksiyonlar(nadiren hemolitik anemi çoğu
kez de G6PD eksikliği ile ilgili)
 Gebelerde ve çocuklarda kullanımı:Nf erişkin ve çocuklarda
benzer toksisitelere sahip fakat YD’larda kullanımı
önerilmemekte
 Belirgin olarak endikasyon varlığında gebelerde
kullanılabilir fakat termde kullanılmamalı
METHENAMINE
 Hexamethylenetetramine
 Mandelik asit,hippurik asitlerin bileşiği bir
tuzu veya bu asitler olmaksızın kullanılabilir
 Formaldehide hidrolize olduğu zaman
antibakteriyel etki gösterebilmekte
 Formaldehid proteinleri ve nükleik asitleri
nonspesifik denatüre eder ve geniş
spektrumlu bir aktiviteye sahip
 Serbest formaldehid 25µg/ml’nin üzerinde
bakterisidal etkili ,bütün
mikroorganizmalar duyarlı ,mikrobiyal
direnç saptanmamış
 İdrardaki antimikrobiyal aktivite formaldehidin
idrardaki konsantrasyonuna bağlı
 Proteus suşlarına karşı etkili ancak üreaz aktivitesi
nedeniyle idrar alkali olabilmekte formaldehide
dönüşümü engelleyebilmekte
 Oral olarak alındıktan sonra hızlı olarak emilmekte
 Amonyum oluşturduğundan hepatik yetmezliği
olanlarda kontrendike
 Normal böbrek fonksiyonu olan hastalarda serum
yarılanma ömrü 3-4 saat
 Esas atılım yolu böbrek
 Hippurik ve mandelik asitler de böbrek yoluyla
atılmakta
 Günlük idrar miktarı 1000-1500 ml olan bir
kişide idrar pH’sı <6 ise 2gr/gün alındığı zaman
18-60µg/ml formaldehid konsantrasyonu
 Formaldehid bu miktarlarda çoğu üropatojene
etkili
Yan etkileri
 Akut GIS yakınmaları(bulantı kusma) günde 4 kez
500 mg kullanıldığı zaman görülebilir.
 3-4 hf süre ile günde 4-8 gr verildiği zaman ağrılı
ve sık idrara çıkma ,albuminüri,hematüri ve raş
görülebilir.(formaldehidin lokal
konsantrasyonunun artmasına bağlı)
 İdrar bir kez steril olduğu zaman doz azaltılmalı
 Gut hastalığı olanlarda idrarda ürat kristallerine
neden olabilmekte
 Gebelikte güvenlikle ilgili bilgi sınırlı
 Sistit tedavisinde kullanılabilir fakat etkinliği yeterli
şekilde gösterilememiş
 Pyelonefrit tedavisinde kullanılmamalı
 Ancak tekrarlayan alt üriner sisten enfxnlarının
profilaksi ya da supresyon amacıyla kullanılabilir
NALİDİKSİK ASİT ve OKSOLİNİK ASİT
 Bakterilerde DNA giraz inhibisyonu
 Bu şekilde DNA replikasyonu ve yeni DNA zinciri
oluşumunu bozma
 Oksolinik asit ve sinoksasin kimyasal yapı
,antibakteriyel spektrum ve kullanılış yeri bakımından
nalidiksik aside benzer
 Yeni kinolonların çıkması ile önemleri azalmıştır
FOSFOMİSİN TROMETAMİN
 Bir fosfonik asit
 Üriner sistem patojenlerinin çoğuna etkili
 Trometamin tuzu kalsiyum tuzlarından daha etkili(2-4
kat daha yüksek serum konsantrasyonu
 Bakteri duvar sentezindeki ilk adımı katalizleyen
pyruvil transferazı inhibe eder.
 E.coli ve Citrobacter suşlarına karşı %90’dan daha çok ;
 Enterobacter,Klebsiella pneumonia ,K.oxytoca
,P.mirabilis,Staph.aureus ,KNS ve Enterococcus
suşlarının %70’den fazlasına etkilidir.
 Kimyasal yapı ve ve etki şekli muhtemelen farklı
olduğundan diğer antimikrobiyallerle çapraz direnç az
 Trometamin tuzunun oral BY %34-41
 Ortalama eliminasyon süresi 5.7 saat
 Esas olarak değişmeden böbrekler yoluyla atılır.
 Bir kez oral 3gr alımını takiben tepe idrar kons. 4
saatte
 24-48 saat süre yüksek seviyede kalır
 (bu doz üriner sistem patojenlerini inhibe etmek için
yeterli)
 Bakteriyolojik eradikasyon, tedaviden sonraki
- 5-7.günlerde % 75-90
-4-6.haftalarda %62-93 saptanmıştır.
 CIP,SXT ve Nf ile yapılan karşılaştırmalı çalışmalarda
fosfomisin alanlarda %99 karşılaştırılan ilaçlarda %100
klinik iyileşme sağlanmış
 İyi tolere edilir,yan etki az oranda görülür.
 Yan etkiler genellikle kendi kendilerini sınırlayan GIS
belirtileri şeklindedir.
TOPİKAL ANTİMİKROBİYALLER
 Antimikrobiyal ilaçlar bazen yara yeri enfxn
gelişmesini önlemek amacıyla majör ve minör cerrahi
alanlarına lokal olarak uygulanmaktadırlar.
 Topikal uygulandıklarında lokal doku destrüksiyonu
oluşturmamaları antiseptik solüsyonlara göre bir
avantajdır.
 Öte yandan allerjik reaxn.lar ve bakterilerde direnç
gelişimi bir sorun olarak karşımıza çıkabilmektedir.
Topikal antibakteriyel tedavinin parenteral ve oral
antibakteriyel tedaviye göre avantajları;
Kullanım kolaylığı
Yan etki potansiyelinin
düşük olması
Yüksek tedavi uyumu
Enfxn alanında daha
yüksek kons.
Bakteriyel direnç ve
çapraz direncin azlığı
Ekonomik oluşu
Topikal uygulanan bazı
antimikrobiyaller
 Basitrasin:
 Bacillus subtilisin Tracy-I suşu taraından oluşturulan




polipeptid yapılı bir antimikrobiyal
A,B,C alt grupları
Ticari olarak kullanılan A grubu
Bakteriyel hc Duvarının bir komponenti olan C55-prenol
pirofosfat kısmı ile bir kompleks oluşumu
Bu molekül hc duvarı oluşumunda ,polisakkaridler
,peptidoglikan ve lipopolisakkritlerin transferinde taşıyıcı
 Gram (+)koklar ve gram(+)basiller 0.1 ünite/ml ve daha az
konsantrasyonlarda duyarlı iken Neisseria
suşları,Heamophilus influenzae ve Trepanoma pallidum
,Actinomyces ve Fusobacterium suşları ilacın 0.5 ve 5
ünite/ml konsantrasyonlarına duyarlıdır.
 Enterobacteriaceae spp.,Pseudomonas spp.,Candida ve
Nocardia spp. basitrasine dirençlidir.
 Esas etki alanı Stafilokoklar,Streptokoklar,Corynebacterium
türleri ve klostridyumları içeren Gram(+)
mikroorganizmalardır.
 (Staph.aureus suşları içinde az da olsa direnç bildirilmiştir.)
 Dermatolojik ve oftalmik preparatları vardır.
 Topikal solüsyon oluşturmak için toz şekli bulunur.
 Neomisin ve polimiksine ilave edilerek hazırlanmış formları da





bulunmaktadır
Etkinliği çalışmalarda kesin olarak gösterilememiş olmasına rağmen
nazal staph. Taşıyıcılığının önlenmesinde,damar kateteri olan
hastalarda kateterin giriş yerinde kateter sepsisini önelemek
amacıyla,büllöz impetigo tedavisinde kullanılabilmektedir.
Toksisitesi oldukça azdır.
Sistemik uygulandığında belirgin olarak nefrotoksik
Lokal uygulamada deri irritasyonları görülebilir.
Açık yaralara uygulandığında anafilaksi bildirilmiştir.(anafilaksi gelişen
olguların genellikle daha önceden basitrasin ile karşılaştığı
raporlanmış)
 Mupirosin:
 Bir ester bağı ile monik aside bağlanmış kısa yağ asidi zincirlerine sahip
 Bakterilerde protein ve RNA sentezi inhibisyonu
 Sistemik olarak uygulandığında hızla metabolize edildiğinden sadece





topikal olarak kullanılmalı
MIK’e yakın düşük yoğunluklarda bakteriyostatik olmasına rağmen
topikal uygulama ile erişilen konsantrasyonlarda bakterisidal
In vitro MRSA’ları içeren staph. ve streptokoklara karşı mükemmel
etkinliğe sahiptir.
Pseudomonas aeruginosa,anaeroblar,mantarlar ve Enterobacteriaceae
spp.’ne karşı etkisizdir.
Uzun süre kullanıldıklarında stafilokoklarda direnç gelişimi
görülebilir.
Staph.aureus ve Staph.epidermidis suşları arasında yüksek oranda
direnç gelişerek tedavide başarısızlık görülebilir.
 Klinik kullanım:

•S.Aureus ve S.pyogenes

tarafından oluşturulan,impetigo
ve
 follikülit tedavisi

•Nasal S.aureus taşıyıvcılığının

eradikasyonu


•Kateter bağlantılı enfeksiyonlar

•Cerrahi
alan enfeksiyonları


Primer ve sekonder
enfeksiyonlarda
%2’lik
mupirosin içeren
pomadların
günde 2-3 kez
uygulanması
mükemmel etkinlik
göstererek hastaların
%80’inde klinik iyileşme
sağlamaktadır.
 Bakteriyel eradikasyon ise %90’ın üzerindedir.
 Az oranda gelişen allerjik kontakt dermatit,deride kaşıntı ve raş





ilacın istenmeyen etkileri arasındadır.
Uzun süreli kullanımda uygulama bölgesinde kandida
kolonizasyonuna neden olabilmektedir.
Fusidik asit:
Fusidium coccineum maya kültürlerinden elde edilmiş
lipofilik,sağlam ve hasarlı deriden penetre olabilen ve
bakterilerde elongasyon faktör G(EF-G)’ nin interferasyonu ve
fonksiyonlarının engellenmesiyle protein sentezini bozarak etki
eden steroid antimikrobiyal bir ilaçtır.
İlacın ticari olarak ,oral,IV ve topikal uygulama şekilleri
bulunmaktadır.
Deriye uygulandıktan sonra zayıf olarak emilmesine rağmen göze
topikal uygulandığında aköz hümor ve vitreus humora iyi
penetre olmaktadır.
 Esas olarak Gram(+) bakterilere karşı etkili olan dar






spektrumlu bir ilaç
In vitro olarak S.Aureus’a karşı yüksek bir etkinliğe sahiptir.
S.pyogenes için MİK değerleri nispeten daha düşüktür.
Klostridiyum ve korineiform bakterilere karşı da etkinliği
vardır.
S.aureus suşlarında bu ilaca karşı direnç tespit edilmiştir.
Topikal preparatlarının yaygın ve uygunsuz kullanımı ile
dermatoloji hastalarından izole eilden S.aureus suşlarında
artan oranlarda fusidik asid direnci gözlenmektedir.
Direncin önlenesinde ilacın kısa süreli kullanımı etkili
olabilir.
 Direnç farklı mekanizmalarla gelişebilmekte
 En iyi tanımlanmış olan normalde stafilokoklarda
düşük oranlarda görülen EF-G’deki değişikliğe bağlı
olanıdır.
 EF-G’yi kodlayan kromozomal fusA genindeki nokta
mutasyonlar fusidik asid direnci
 Plazmid aracılı ilaç permeabilitesinde azalma
 Effluks ve kloramfenikol asetil transferaz tipI’e
bağlanma
 MRSA suşları fusidik aside de dirençli olma eğiliminde
 Klinik kullanım:
•Dermatolojide
özellikle enfekte
atopik egzema ve
impetigo gibi cilt
enfeksiyonları başta
olmak üzere cilt
problemleri
•Paronişi gibi derin
enfxnlar
•Bakteriyel
konjuktivit ve diğer
göz enfxn.ları
Oral yolla kullanımda
Clostridium difficile’ye bağlı
pseudomembranöz enterokolit
tedavisinde etkili olduğu
gösterilmiş.
Çok az oranda görülen kontakt
dermatit ilacın hyan etkisi olarak
bildirilmiştir.
 Polimiksin B:
 Bacillus polymyxa’dan türetilmiş
 Katyonik dekapeptit yapılı
 Membran fosfolipitleri ile etkileşir ve hc geçirgenliğini arttırarak







bakteri memranlarını harap ederler
GIS’ten emilmezler
Parenteral uygulandıktan sonra kan seviyeleri ve doku
konsantrasyonları düşük
Hc debrislerine ,fosfolipidlere,pürülan eksudalara ve Gram(-)
bakterilerin endotoksinlerine güçlü olarak bağlanırlar.
Canlı dokulara penetre olmazlar.
Atılımları esas olarak böbrek yoluyla
İdrarda ↑ konsantrasyon
BY ile vücuttan atılımı azalmakta
 Genellikle Gram(-) bakterilere karşı etkili
 P.aeruginosa
 P.mirabilis
 Serratia marcessens
 Doku dağılımının yetersiz olması,önemli
nefrotoksisite ve nörotoksisitesi nedeniyle klinikte
nadiren kullanılmaktadır.
 Neomisin ve gentamisin:
 Aminoglikozid grubu
 Bakteriyel ribozomun 30 S alt birimine bağlanarak protein sentez
inhibisyonu
 Neomisin bakteriyel DNA polimeraz inhibisyonu ile etki eder
 E.coli ,Enteroobacter aerogenes,Klebsiella
pneumonia,P.mirabilis,S.aureus ve Enterococcus faecalis gibi bakteri
türlerine karşı etkilidirler.
 Neomisin sistemik kullanımda oldukça toksik olduğundan topikal ve
oral preparatları vardır.
 Neomisin ve gentamisin içeren topikal ilaçlar genellikle yanıklar






,yaralar,ülserler ve enfekte dermatozlarla ilgili olan enfeksiyonların
tedavisinde kullanılmasına rağmen tedavi ile bakterilerin eradikasyonu
sağlanamamaktadır.
Neomisin GIS operasyonlarından önce barsak temizliği için
kullanılmıştır.
Hepatik komalı hastalarda da barsak temizliği için kullanılmıştır.
Şiddetli BY hepatik komanın geç döneminde görülebileceği için
,neomisin uygulanan hastalar ototoksisite ve BY açısından takip
edilmelidir.
Neomisin GIS’ten zayıf olarak emilerek böbrekler yolu ile atılmaktadır.
Oral yolla 3gr tek doz uygulanmasından sonra 1-4 µg/ml ‘lik pik plazma
konsantrasyonu oluşmaktadır.
Oral dozun %97’si dışkı ile değişmeden atılır.
 Gentamisin sülfatın piyasada krem ,pomad veya solüsyonları mevcut
 Emfekte yara,yanık veya deri lezyonlarının tedavisinde kullanılır
 Göz enfeksiyonlarında subkonjuktival yolla 10 mg enjekte edilebilir.
 Topikal uygulamadan sonra aşırı duyarlılık reaksiyonları ve deri
döküntüsü
 Sistemik uygulandıklarında nefrotoksisite ve ototoksisite karşımıza
çıkmakta
 Bütünlüğü bozulmuş deriye birkaç hafta uygulamayı takiben işitme
kaybı bildirilmiştir.
 NMB başka bir istenmeyen etki olup ,yara veya serozal kaviteyi
irrigasyon ile uygulandıktan sonra ortaya çıkabilmektedir.
Dinlediğiniz için teşekkürler….
Download

Üriner Sistem Antiseptikleri