kpss iktisat kitabı`ndan 50 soru ve çözümünü

advertisement
ARZ VE TALEP ANALİZİ
1.
Hindi üretimi yapan firmalar için hindi piyasasında dengesinin
sağlandığı noktada talep esnekliği -0,5 arz esnekliği 1,5 iken
hükümetin hindi talebini azaltmaya yönelik denge fiyatının %20
üzerinde taban fiyatı belirlemesi durumunda denge miktarının
yüzde kaçı kadar arz fazlası ortaya çıkar?
A) 10
B) 20
C) 30
D) 40
E) 50
ÇÖZÜM:
Bu tarz soruların çözümünde arz ve talep esnekliği
formülünden yararlanılır. Malın fiyatı yükseldiğinde talep
edilen miktar azalırken arz edilen mal miktar artar. Talep
edilen miktardaki azalma ile arz edilen miktardaki artışın
toplamı ise arz fazlasını verir.
Önce talep edilen miktarın azalmasını talep esnekliği formülü
ile hesaplayalım:
𝐸𝑑 =
%𝑄
%𝑃
ise −0,5 =
%𝑄
0,20
ise %Q = (-0,5*0,20) ise %Qd = -0,10 olur.
Yani malın fiyatı %20 arttığında talep edilen miktar, denge
miktarının %10’u kadar azalacaktır.
Fiyat yükseldiğinde arz edilen miktarın artışını arz esnekliği
formülünden hesaplayalım:
%𝑄
%𝑄
𝐸𝑠 = %𝑃 ise 1,5= 0,20 ise %Q = (1,5*0,20) ise %Qs = 0,30 olur. Yani
malın fiyatı %20 arttığında arz edilen miktar, denge miktarının
%30’u kadar artacaktır.
Arz fazlası = Talep edilen miktardaki azalış + Arz edilen
miktardaki artış
Arz fazlası = 0,10 + 0,30 = 0,40
Hindi eti piyasasında hükümet denge fiyatının %20 üzerinde bir
taban fiyat uyguladığında denge miktarının %40’ı kadar arz
fazlası ortaya çıkmaktadır. Cevap: D
2.
A ve B malları tamamlayıcı, A ve C malları ise ikame mallardır. A
malının fiyatının azalması durumunda aşağıdakilerden hangisi
gerçekleşir?
A) A malının talep eğrisi sağa kayar.
B) C malının talep eğrisi sağa kayar ve fiyatı yükselir.
C) C malının talep eğrisi sola kayar ve fiyatı yükselir.
D) B malının talep eğrisi sağa kayar ve fiyatı yükselir.
E) B malının talep eğrisi kaymaz ama fiyatı yükselir.
ÇÖZÜM:
A malının fiyatının azalması sonucu A malının talebinde sağa
veya sola bir kayma olmaz. Çünkü bir malın fiyatı değiştiğinde
aynı talep eğrisi üzerinde hareket olur. A malı ile B malı
tamamlayıcı mal olduklarından, A malının fiyatının azalması
tamamlayıcı B malının talebini artırır (benzin fiyatının
azalmasının otomobil talebini artırması gibi). Yani B malı talep
eğrisi sağ kayar. B malının arzı değişmezken, talep eğrisinin
sağa kayması B malının denge fiyatını artırır. A malı ile C malı
ikame mal olduklarından, A malının fiyatının azalması ikamesi
olan C malının talebini azaltır (tren bilet fiyatlarının
azalmasının otomobil talebini azaltması gibi). Yani C malı talep
eğrisi sola kayar ve C malının denge fiyatı azalır.
TÜKETİCİ TEORİSİ
1.
Fiyat değiştiğinde ortaya çıkan ikame etkisi ve toplam etki negatif
olan mallar hangileridir?
A)
B)
C)
D)
E)
ÇÖZÜM:
Normal mal - Giffen Mal
Düşük Mal - Giffen Mal
Normal Mal - Düşük Mal
Sadece normal mal
Hiçbiri
Bir malın fiyatı değiştiğinde iki tür etki ortaya çıkarak talep
edilen miktarı değiştirmektedir. Bu etkiler; ikame etkisi ve gelir
etkisidir. İkame etkisi bütün mallarda (normal mal, düşük mal,
Giffen mal) negatif iken (fiyat değişimi ile ters yönde hareket
etmekte) gelir etkisi normal malda negatif, düşük ve Giffen
malda ise pozitiftir. Yani normal malın fiyatı değiştiğinde gelir
etkisinden dolayı talep ters yönde değişirken, düşük ve Giffen
malın fiyatı değiştiğinde gelir etkisinden dolayı talep, fiyat ile
aynı yönde değişir. Gelir ve ikame etkileri birlikte
değerlendirildiğinde, normal malda her iki etkinin de negatif
olmasından dolayı toplam etki de negatif olmaktadır. Düşük
malda, gelir etkisi pozitif, ikame etkisi negatiftir ve ikame etkisi
gelir etkisinden büyük olduğu için toplam etki de negatiftir.
Giffen malda, gelir etkisi pozitif, ikame etkisi negatiftir ve gelir
etkisi ikame etkisinden büyük olduğu için toplam etki de
pozitiftir. Giffen malda toplam etkisinin pozitif olması, fiyat
değişimi ile talep edilen miktardaki değişmenin aynı yönde
olması (P artarken Q’da artıyor, P azalırken Q’da azalıyor)
demektir ki talep kanununa aykırı olduğu için bu durum Giffen
Paradoksu olarak adlandırılır. Giffen malın alışılmış talep eğrisi
arz eğrisine benzer şekilde pozitif eğimlidir.
İKAME
ETKİSİ
GELİR ETKİSİ
TOPLAM ETKİ
NORMAL MAL
Normal malda
fiyat arttığında
Normal malda
fiyat
azaldığında
Negatif
Talep edilen
miktar azalır
Talep edilen
miktar artar
Negatif
Talep edilen
miktar azalır
Talep edilen
miktar artar
Negatif
Talep edilen miktar
azalır
Talep edilen miktar
artar
DÜŞÜK MAL
Düşük malda
fiyat arttığında
Düşük malda
fiyat
düştüğünde
Negatif
Talep edilen
miktar azalır
Talep edilen
miktar artar
Pozitif
Talep edilen
miktar artar
Talep edilen
miktar azalır
Negatif
Talep edilen miktar
azalır
Talep edilen miktar
artar
GİFFEN MAL
Giffen malda
fiyat arttığında
Giffen malda
fiyat
düştüğünde
Negatif
Talep edilen
miktar azalır
Talep edilen
miktar artar
Pozitif
Talep edilen
miktar artar
Talep edilen
miktar azalır
Pozitif
Talep edilen miktar
artar
Talep edilen miktar
azalır
Soruda ikame etkisi ve toplam etki negatif olan mallar
sorulmuştur. Tabloya bakıldığında normal malda ve düşük
malda ikame etkisi ile toplam etkinin negatif olduğu görülür.
Cevap: C
2.
Telafi edilmiş talep eğrisi ve alışılmış talep eğrisi ile ilgili aşağıdaki
ifadelerden hangisi yanlıştır?
A) Telafi edilmiş talep eğrisi, sadece ikame etkisine içerdiği için daima
negatif eğimlidir.
B) Alışılmış talep eğrisi hem gelir hem de ikame etkisini içerdiği için
pozitif eğimli de olabilir.
C) Normal mallar için telafi edilmiş talep eğrisi alışılmış talep eğrisinden
daha diktir.
D) Düşük mallar için telafi edilmiş talep eğrisi alışılmış talep eğrisinden
daha diktir.
E) Pozitif gelir etkisi, negatif ikame etkisinden daha büyük olduğunda
alışılmış talep eğrisi pozitif eğimlidir.
ÇÖZÜM:
Alışılmış (sıradan) talep eğrisi, gelir ve ikame etkilerini
içerirken telafi edilmiş talep eğrisi sadece ikame etkisini
içermektedir. İkame etkisi bütün mallarda negatif olduğu için,
bütün malların telafi edilmiş talep eğrisi negatif eğimlidir.
Alışılmış talep eğrisi ise, normal mallarda ve düşük mallarda
negatif eğimli iken Giffen mallarda pozitif eğimlidir. Normal
mallarda hem alışılmış talep eğrisi hem de telafi edilmiş talep
eğrisi negatif eğimlidir ve alışılmış talep eğrisi daha yatıktır.
Düşük mallarda hem alışılmış talep eğrisi hem de telafi edilmiş
talep eğrisi negatif eğimlidir ve telafi edilmiş talep eğrisi daha
yatıktır. Cevap: D
I. İkame esnekliği sabittir
II. MRS sabittir
III. Talep esnekliği sonsuzdur
IV. Tam tamamlayıcı mallardır
3.
U=2X+3Y şeklinde bir fayda fonksiyonu
yukarıdakilerden hangileri doğrudur?
A) I ve II
B) I ve III
C) II ve III
D) I, II ve III
E) II ve IV
söz
konusu
ise
ÇÖZÜM:
Fayda fonksiyonu U=aX+bY şeklinde ise X ve Y malları tam ikame
mallardır. Eksenlerde tam ikame mallar var ise, kayıtsızlık eğrileri
negatif eğimli doğrular şeklinde çizilir. Bu durumda hem X malı
hem de Y malı için azalan marjinal fayda yerine sabit marjinal
fayda geçerlidir. Kayıtsızlık eğrileri eksenleri kesen negatif eğimli
doğrular şeklinde olduğu için eğimleri (marjinal ikame oranı)
sabittir. İkame esnekliği ise sonsuzdur. Tam ikame mallardan
türetilen talep eğrileri ise sonsuz esnekliğe sahiptir. Cevap: C
ÜRETİM TEORİSİ
1.
Kısa dönem üretim analizinde Toplam ürün fonksiyonu TP=-L3+60L2200L olduğuna göre marjinal ürünü maksimum yapan emek miktarı
(L) kaçtır?
A) 5
B) 10
C) 20
D) 40
E) 60
ÇÖZÜM:
Bu tarz sorularda önce marjinal ürünü hesaplamak gerekir.
Bunun için toplam ürün fonksiyonun türevi alınır. TP=-L3+60L2200L olduğuna göre MP=-3L2+120L-200 olur. Daha sonra
marjinal ürün eğrisinin maksimum noktasını bulmak için
marjinal ürün fonksiyonunun türevi alınarak sıfıra eşitlenir.
MP=-3L2+120L-200 ise marjinal ürünün türevi alınarak sıfır
eşitlendiğinde -6L+120=0 ‘dan 6L=120 ve L=20 olur. Yani 20.
işçide marjinal ürün maksimum olmaktadır. Cevap: C
2.
Üretim fonksiyonu Q=2L0,5K0,5 biçiminde olan bir firmada emeğin
fiyatı (w)=5, sermayenin fiyatı (r)=20 ve toplam maliyet (TC)=360
ise bu şartlarda gerçekleştirilebilecek maksimum üretim (Q) kaçtır?
A) 18
B) 36
C) 64
D) 128
E) 256
ÇÖZÜM:
Firmanın denge noktasında eşürün eğrisinin eğimi, eşmaliyet
doğrusunun eğimine eşittir. Eşürün eğrisinin eğimini marjinal
teknik kame oranı (MRTS) göstermektedir. Marjinal teknik
−∆𝐾 𝑀𝑃
ikame oranı ise şöyle hesaplanır: MRTSL,K= ∆𝐿 =𝑀𝑃 𝐿 . Yani
𝐾
emeğin marjinal ürününün sermayenin marjinal ürününe oranı
MRTS’yi (eş ürün eğrisinin eğimini) vermektedir. Eşmaliyet
doğrusunun eğimi ise sabittir ve faktör fiyatlarının birbirine
𝑤
oranı ile hesaplanır: Eşmaliyet doğrusunun eğimi = 𝑟 olur.
Denge noktasında eşürün eğrisinin eğimi, eşmaliyet
doğrusunun eğimine eşit olduğuna göre (birbirlerine teğet
𝑤
𝑀𝑃𝐿 𝑤
olduklarına göre), denge şartı: MRTSL,K=
veya
=
𝑟
𝑀𝑃𝐾 𝑟
olmaktadır.
Emeğin marjinal ürününü (MPL) hesaplamak için üretim
fonksiyonunda emeğe göre kısmi türev alınır: Üretim
fonksiyonu Q=2L0,5K0,5 ise emeğe göre kısmi türev aldığımızda
MPL=L-0,5K0,5 olur. Sermayenin marjinal ürününü (MPK)
hesaplamak için üretim fonksiyonunda sermayeye göre kısmi
𝑀𝑃 𝑤
türev alındığında MPK=L0,5K-0,5 olur. Denge şartı 𝑀𝑃 𝐿 = 𝑟
olduğuna göre
𝐾
𝐿−0,5 𝐾0,5
5
𝐿0,5 𝐾
20
−0,5 =
olur. Eşitliğin sol tarafında eksilerden
kurtulmak için paydaki L-0,5 paydaya, paydadaki K-0,5 paya paya
geçirilirse
𝐾0,5 𝐾0,5
=
5
𝐿0,5 𝐿0,5 20
𝐾
5
‘den 𝐿 =20 ‘den L=4K bulunur.
Firmanın toplam maliyet fonksiyonu TC=w*L+r*K olduğuna
göre 360=5*L+20*K olur. Denklemde L yerine 4K konulursa;
360=5*4K+20*K’dan K=9 olur. L=4K ise L=4*9 , L=36 olur.
Üretim fonksiyonu Q=2L0,5K0,5 veya Q=2√𝐿√𝐾 olduğuna göre
Q=2√36√9 ise Q=2√62 √32 ise Q=2*6*3=36 olur.
Cevap: B
3.
Üretim fonksiyonu Q=6L1/2K1/2 şeklinde olan bir firmada emeğin ve
sermayenin fiyatı birbirine eşit ve 300’dür. (w=r=300). Firmanın
denge noktasında toplam maliyet (TC) aşağıdakilerden hangisine
eşittir?
A)
B)
C)
D)
E)
ÇÖZÜM:
100Q
10Q2
300√𝑄
100√𝑄
600√𝑄
Denge noktasında toplam maliyet sorulduğu için önce firmanın
𝑀𝑃𝐿 𝑤
denge noktasını hesaplamak gerekir. Denge şartı:
=
𝑀𝑃𝐾 𝑟
olduğuna
göre
3L-0,5K0,5
MPL=
hesaplanıp yerine konulursa;
ve
MPK=3L0,5K-0,5
3𝐿−0,5 𝐾0,5 300
=
olur. 𝐿−0,5, paydaya
3𝐿0,5 𝐾−0,5 300
3𝐾0,5 𝐾0,5 300
indirilir, 𝐾 −0,5, paya çıkartılırsa
=
olarak
3𝐿0,5 𝐿0,5 300
‘dan
𝐾 300
=
𝐿 300
olur.
Buradan L=K elde edilir. Yani denge noktasında emek miktarı
kadar sermaye girdisi kullanılmaktadır. Üretim fonksiyonu
Q=6L1/2K1/2 veya Q=6√𝐿√𝐾 olarak yazılabilir. Burada K yerine L
konulursa (L=K olduğu için) Q=6√𝐿√𝐿 ‘den Q=6L olur. Son
𝑄
denklemde L’yi yalnız bırakırsak; L= olur. Toplam maliyet
6
fonksiyonu TC=w*L+r*K olduğuna göre TC=300*L+300*K olur.
𝑄
L=K olduğu için K yerine L koyarsak TC=300*L+300L olur. L= 6
olduğuna göre TC=300*
𝑄
6
+300*
𝑄
6
𝑄
ise TC=600* ‘dan TC=100Q
6
olur. Cevap: A
4.
A firmasının eşürün eğrileri orijine dışbükey iken B firmasının
eşürün eğrilerinin orijine içbükey olduğu bilinmektedir. Her iki firma
5 birim emek ve 7 birim sermaye kullanarak veya 7 birim emek ve 5
birim sermaye kullanarak 100 kg mal üretmektedirler. 6 birim emek
ve 6 birim sermaye kullanıldığında her iki firmanın üretimi
aşağıdakilerden hangisi olabilir?
A) A firması = 100, B firması=100
B) A firması = 90, B firması =110
C) A firması = 90, B firması =90
D) A firması = 110, B firması =110
E) A firması = 110, B firması =90
ÇÖZÜM:
Bilindiği gibi bir firmanın eşürün eğrileri birbirlerini
kesmemektedir. Fakat aynı koordinat sisteminde iki firmanın eş
ürün eğrileri gösterilirse, bir firmanın eşürün eğrisi dış bükey
diğer firmanın eşürün eğrisi iç bükey ise o zaman eşürün
eğrileri birbirlerini keserler.
Grafikte, QA A firmasının eşürün eğrisini QB ise B firmasının
eşürün eğrisini göstermektedir. D noktasında ve E noktasında
eşürün eğrileri birbiribi kesmektedir. D noktasında, her iki
firma da 5 birim emek 7 birim sermaye kullanarak 100 kg
üretim yapmaktadırlar. Aynı şekilde E noktasında da her iki
firma 7 birim emek 5 birim sermaye kullanarak 100 kg üretim
yapmaktalar. Eğer her iki firma da 6 birim emek ve 6 birim
sermaye kullansalardı F noktasında olurlardı. Dikkat edilirse F
noktası, orijine dış bükey eşürün eğrisinin (A firmasının eşürün
eğrisi) sağında iken, orijine içbükey eşürün eğrisinin (B
firmasının eşürün eğrisi) solunda kalmaktadır. Eşürün
eğrilerinde geçişlilik varsayımından dolayı, orijinden
uzaklaşıldıkça daha yüksek üretim, orijine yaklaştıkça daha
düşük üretim sözkonusu olduğu için F noktası, A firmasının
eşürün eğrisinin sağında kaldığında 100 kg’dan daha yüksek
üretimi gösterirken B firmasının eşürün eğrisinin solunda
kaldığında 100 kg’dan daha düşük üretimi göstermektedir.
Cevap: E
5.
Üretim fonksiyonu Q=2L0,5K0,5 şeklinde olan bir firmada 16 birim
emek ve 4 birim sermaye kullanılmaktadır. Aynı eşürün eğrisi
üzerinde kalmak koşulu ile sermaye kullanımı 1 birim olduğunda
emek kullanımı kaç birim olur?
A)
B)
C)
D)
E)
ÇÖZÜM:
4
8
16
32
64
Üretim fonksiyonu Q=2L0,5K0,5 veya Q=2√𝐿√𝐾 şeklinde ise ve
L=16, K=4 ise üretim miktarı Q=2√16√4 ise Q=2*4*2=16 olur.
Sermaye miktarı 4 birimden 1 birime düştüğünde yani K=1
olduğunda üretimin değişmemesi için (Q=16) emek miktarı (L)
kaç olmalıdır? Üretim fonksiyonu Q=2√𝐿√𝐾 ise ve Q=16 ise
16=2√𝐿√1’den 16=2√𝐿 ise √𝐿=8 ve L=64 olur.
Cevap: E
PİYASALAR
1.
Monopol piyasasında faaliyet gösteren firmanın Toplam maliyeti
(TC)=3Q2+150 ve firmaya olan talep fonksiyonu Q=140-2P olduğuna
göre denge durumunda sırasıyla firmanın karı ve üretici rantı kaçtır?
A) 650 - 500
B) 550 - 400
C) 300 - 450
D) 200 - 350
E) 350 – 500
ÇÖZÜM:
Eksik rekabet piyasalarında (Monopol, Duopol, Oligopol,
Monopollü Rekabet) firma denge şartı MR=MC’dir. Marjinal
maliyet, toplam maliyetin türevi alınarak bulunur. TC=3Q 2+150
ise türevi alındığında Marjinal Maliyet (MC)= 6Q bulunur.
Marjinal Geliri (MR) bulmak için önce Toplam Gelir (TR)
bulunmalı sonra TR’nin türevi alınarak MR elde edilmelidir.
Toplam geliri bulmak için önce talep fonksiyonu, ters talep
fonksiyonu şeklinde yazılır:
Talep Fonksiyonu Q=140-2P , Q=f(P)
Talep fonksiyonunda P, eşitliğin soluna alınır, Q eşitliğin sağına
alınırsa Ters talep fonksiyonu elde edilir:
2P=140-Q ise P’yi yalnız bırakırsak
Ters talep fonksiyonu P=70-0,5Q elde edilir. P=f(Q)
TR=P*Q olduğuna göre P yerine 70-0,5Q yazılırsa;
TR=(70-0,5Q)*Q ise TR=70Q-0,5Q2 olur.
TR’nin türevi alındığında MR elde edilir.
MR= 70-Q bulunur.
Firmanın denge koşulu MR=MC olduğuna göre 70-Q=6Q ise
denge miktarı Q=10 bulunur.
Ters talep fonksiyonu P=70-0,5Q olduğuna göre Q yerine 10
konulursa, denge fiyatı P=70-(0,5*10) ise P=65 olur.
Kar = TR – TC, Kar= P*Q –(3Q2+150), Kar=65*10 –(3*102+150
) = 650-450 ise Kar=200 olur.
Üretici Rantı (Faaliyet Karı) = TR-TVC formülü ile hesaplanır.
TC=3Q2+150 ise Toplam değişken maliyet (TVC)=3Q2 ve
Toplam sabit maliyet (TFC)=150 olur (TC=TVC+TFC). TVC=3Q2
olduğuna göre Q yerine 10 konulursa, TVC=3 * 102 = 300 olur.
Üretici Rantı (Faaliyet Karı)=650-300=350 elde edilir. Cevap: D
2.
İki firmalı Cournat modelinde Piyasa talep fonksiyonu Q=30-0,5P ise
ve her iki firma için marjinal maliyet 10 ise birinci firmanın tepki
fonksiyonu aşağıdakilerden hangisidir?
A)
B)
C)
D)
E)
ÇÖZÜM:
12,5 - 0,5Q2
15 -2Q2
15 - 0,5Q2
30 - 2Q2
60 - 0,5Q2
Önce talep fonksiyonunu ters talep fonksiyonu şeklinde
yazmak gerekir. Talep fonksiyonu Q=30-0,5P ise ters talep
fonksiyonu P=60-2Q olur. Üretimi yapan iki özdeş firma olduğu
için ters talep fonksiyonu şöyle de yazılabilir: P=60-2(Q1+Q2). Q1,
birinci firmanın üretimi, Q2 ise ikinci firmanın üretimidir.
Soruda 1. firmanın tepki fonksiyonu sorulduğu için, önce 1.
firmanın toplam gelirini bulup oradan marjinal gelire ulaşmak;
sonrada marjinal geliri, marjinal maliyete eşitlemek gerekir.
1. firmanın toplam geliri TR1 = P*Q1 olarak hesaplanır. P yerine
değeri koyulduğunda;
TR1 = [60-2(Q1+Q2)]*Q1 olur. TR1 = 60Q1-2Q12-2Q1Q2 olur. Birinci
firmanın marjinal gelirini bulmak için toplam gelirin Q 1’e göre
türevi alınır: MR1=60-4Q1-2Q2. Firmanın denge şartı MR=MC
olduğundan
60-4Q1-2Q2 = 10 ‘dan 4Q1= 50-2Q2 olur. Buradan 1. Firmanın
tepki fonksiyonu Q1=12,5-0,5Q2 bulunur. Cevap: A
3.
Monopol piyasasında faaliyet gösteren firmanın marjinal maliyet
fonksiyonu MC = -10 + 2Q ve piyasa talep fonksiyonu Q= 110 - P ise
monopolün yol açtığı refah kaybı kaçtır?
A) 50
B)
C)
D)
E)
ÇÖZÜM:
100
150
200
250
Monopolün yol açtığı refah kaybını bulmak için öncelikle tam
rekabet dengesini ve monopol dengesini bulmak gerekir. Tam
rekabet denge şartı P=MC olduğundan, talep fonksiyonunu ters
talep fonksiyonu şeklinde yazıp marjinal maliyete eşitlemeliyiz.
Talep fonksiyonu Q=110-P ise ters talep fonksiyonu P=110-Q
olur.
Tam rekabet dengesi P=MC’den 110-Q=-10+2Q ise 3Q=120 ise
Q=40 bulunur. Tam rekabet piyasasında denge miktarı
bulunduktan sonra ters talep fonksiyonunda yerine konup
denge fiyatı elde edilir.
P=110-Q ise P=110-40 , P=70 olur.
Monopol piyasasında denge MR=MC olduğu için öncelikle ters
talep fonksiyonundan hareketle marjinal gelir hesaplanmalıdır:
TR=P*Q ise TR=(110-Q)*Q , TR=110Q-Q2 olur. TR’nin türevi
alındığında MR=110-2Q olur. Denge şartı MR=MC olduğundan
110-2Q=-10+2Q ise 4Q=120 , Q=30 olur. Ters talep
fonksiyonunda Q, yerine konduğunda denge fiyatı P=110Q’dan P=110-30 , P=80 olur.
Monopolde refah kaybını grafik yardımı ile açıklayalım:
Grafikteki x alanı monopolün yol açtığı tüketici rantındaki
kaybı, y alanı ise monopolün yol açtığı üretici rantındaki kaybı
göstermektedir. x ve y alanlarının toplamı monopolün yol açtığı
toplumsal refah kaybını göstermektedir. x ve y alanları dik
üçgen olduklarından ayrı ayrı hesaplanıp sonra iki alan
toplanır.
Tüketici rantındaki kayıp (x alanı) =
10∗10
2
20∗10
Üretici rantındaki kayıp (y alanı) =
2
= 50.
= 100.
Toplumsal refah kaybı = 50 + 100 = 150. Cevap: C
I. Fiyat = Ortalama değişken maliyet
II. Üretici artığı = 0
III. Marjinal maliyet = Ortalama değişken maliyet
IV. Ortalama değişken maliyetin minimum noktası
4.
Rekabetçi bir firmanın kapanma noktası için yukarıdakilerden
hangileri doğrudur?
A) I ve II
B) I ve III
C) I, II ve IV
D) I, II,III ve IV
E) I ve IV
ÇÖZÜM:
Tam rekabet piyasasında faaliyet gösteren bir firmanın kapanma
noktasında;
 Fiyat, ortalama değişken maliyete eşittir.
 Üretici artığı (rantı) sıfırdır.
 Marjinal maliyet, ortalama değişken maliyete eşittir (MC, AVC’yi
minimum noktasından kesmektedir)
 Ortalama değişken maliyet minimum noktasındadır.
 Zarar, toplam sabit maliyete (TFC) eşittir.
 Toplam gelir (TR), Toplam değişken maliyete (TVC) eşittir. Cevap: D
5.
Tam rekabet piyasasında faaliyet gösteren bir firmanın marjinal
maliyet fonksiyonu MC= 2Q şeklindedir. Firmanın toplam sabit
maliyeti 50 ve ürün fiyatı 40’dır. Bu durumda firmanın maksimum
kârı kaçtır?
A) 10
B) 50
C) 150
D) 250
E) 450
ÇÖZÜM:
Denge koşulu P=MC olduğundan 40=2Q’dan Q=20 olur. Kar=
TR-TC ise Kar=TR-(TVC+TFC) ise Kar= P*Q –(TVC+TFC) .
TVC’yi bulmak için MC’nin integrali alınır. MC=2Q ise TVC=Q2
olur.
Kar= P*Q-(Q2 + TFC) ise Kar=40*20-(202+50) , Kar=600-450,
Kar=150 olur. Cevap: C
FAKTÖR PİYASASI
1.
Kısa dönem üretim fonksiyonu 𝑸 = 𝟐√𝑳 olan ve tam rekabet
piyasasında faaliyet gösteren bir firmanın girdi fiyatı 3, çıktı fiyatı 15
ve toplam sabit maliyet 25 ise denge durumunda firmanın karı ne
kadardır?
A) 10
B) 25
C) 50
D) 75
E) 150
ÇÖZÜM:
Bu tip sorularda izlenecek yöntem öncelikle firmanın karını
maksimum yapacak emek miktarını (L) bulmaktır. Sonra üretim
fonksiyonunda emek (L) yerine koyularak denge miktarı
bulunur. Daha sonra, çıktının (yani malın) fiyatı soruda verildiği
için fiyat ile miktar çarpılarak toplam hasılat (TR) hesaplanır.
Toplam maliyeti hesaplamak için ise önce girdi fiyatı (w) ile girdi
miktarı (L) çarpılarak Toplam Değişken Maliyet (TVC)
hesaplanır. Değişken maliyete (TVC) sabit maliyet (TFC)
eklenerek toplam maliyete (TC) ulaşılır. Son olarak da firmanın
karını hesaplamak için toplam hasılattan (TR) toplam maliyet
(TC) çıkarılır.
Faktör piyasasında ne kadar değişken faktör (emek) istihdam
edileceği şu formülle hesaplanır:
Emeğin Marjinal Ürünü (MPL) * Malın Fiyatı(P) = Üretim
Faktörünün Fiyatı(W)
Emeğin marjinal ürününü hesaplamak için kısa dönem üretim
fonksiyonunda L’ye göre türev alınır. (Not: Marjinaller
toplamların türevi alınarak hesaplanır).
Kısa dönem üretim fonksiyonu 𝑄 = 2√𝐿 , şu şekilde de
yazılabilir: Q=2L1/2
Emeğin marjinal ürününü hesaplamak için toplam ürünün
türevini alırsak MPL = L-1/2 olarak hesaplanır.
MPL*P=W ise L-1/2 * 15 = 3 ise buradan L=25 bulunur.
Kısa dönem üretim 𝑄 = 2√𝐿 ise 𝑄 = 2√25 ise Q=2*5 ise Q=10
bulunur.
Kar = TR – TC
Kar= P*Q – (TVC+TFC)
TR= P*Q=15*10= 150
TVC= w*L = 3*25=75
Kar = 150 – (75+25) ise Kar=50 olarak hesaplanır.
Cevap: C
2.
Bir firmanın kullandığı X girdisinin fiyatı 20 TL, üretilen Y malının
fiyatı 10 TL ve üretim fonksiyonu Q(X)=X0,5 ise firmanın faktör talep
eğrisi aşağıdakilerden hangisine eşittir?
A) 10X0,5
B) 20X0,5
C) 5X-0,5
D) 10X-0,5
E) 20X-0,5
ÇÖZÜM:
Bir firmanın faktör talep eğrisi, marjinal ürün geliri (MRP)
eğrisidir. Daha net ifade ile, marjinal ürün geliri (MRP)
eğrisinin, ortalama ürün geliri (ARP) eğrisi altında kalan kısmı
firmanın faktör talep eğrisidir. Marjinal ürün geliri, faktörün
marjinal ürünü ile üretilen malın fiyatının çarpımına eşittir:
Faktör talep eğrisi (MRP) = MPX*PY
X faktörünün marjinal ürününü
fonksiyonunun türevi alınır:
bulmak
için
üretim
Q(X)=X0,5 ise MPX=0,5X-0,5 olur.
Faktör talep eğrisi (MRP) = MPX*PY ise MRP=0,5X-0,5*10 ise
MRP=5X-0,5 olur. Cevap: C
3.
Bir ekonomide GSYH açığı 1000, marjinal tüketim eğilimi 0,50 ise
deflasyonist açık kaçtır?
A) 100
B) 150
C) 200
D) 250
E) 500
ÇÖZÜM:
Tam istihdam geliri (Yt) ile denge geliri (Y) arasındaki pozitif
farka GSYH açığı (çıktı boşluğu) denir. Deflasyonist açık, denge
gelirinin tam istihdam gelirinin altında olmasından dolayı
ortaya çıkan harcama açığına denmektedir. Soruda,
deflasyonist açığı ortadan kaldırmak sorulduğuna göre, eksik
istihdamdan tam istihdama ulaşmak için gerekli harcama
miktarı sorulmaktadır. Denge geliri;
1
ΔY=1−𝑐*ΔAE0 şeklinde hesaplanmaktadır. GSYH açığı (tam
istihdam geliri ile fiili gelir arasındaki fark) ΔY=1000 olduğuna
1
göre 1000=1−0,5*ΔAE0 ise 1000=2* ΔAE0 ise ΔAE0=500
olmaktadır. Deflasyonist açık 500’dür. Cevap: E
IS-LM ANALİZİ
1.
Para arzının ve kamu harcamasının eşanlı olarak artması
durumunda aşağıdakilerden hangisi kesinlikle doğrudur?
A)
B)
C)
D)
E)
ÇÖZÜM:
Gelir azalır
Faiz artar
Gelir artar
Faiz azalır
Faiz değişmez
IS-LM analizinde; IS mal piyasasında dengeyi, LM ise para
piyasasında dengeyi göstermektedir. Üzerindeki bütün
noktalarda mal piyasasının (reel sektörün) dengede olduğu,
faiz oranı(i) ile gelir (Y) arasında ters yönlü fonksiyonel ilişkiyi
gösteren eğriye IS eğrisi denir. Üzerindeki bütün noktalarda
para piyasasının dengede olduğu, faiz oranı(i) ile gelir (Y)
arasında pozitif eğimli olarak çizilen eğriye LM eğrisi denir.
Genişletici maliye politikası IS eğrisini sağa kaydırırken,
daraltıcı maliye politikası IS eğrisini sola kaydırır. Genişletici
para politikası LM eğrisini sağa kaydırırken, daraltıcı para
politikası IS eğrisini sola kaydırır. Daha detaylı incelerek;
IS eğrisini sağa kaydıran faktörler:








Kamu harcamasının artması
Otonom yatırımın artması
Otonom tüketimin artması
Otonom transfer harcamasının artması
Otonom ihracatın artması
Otonom verginin azalması
Otonom ithalatın azalması
Geleceğe yönelik olumlu beklentiler
Yukarıda saydıklarımız IS eğrisini sağa kaydırırken, yukarıda
saydıklarımızın tersi olması durumunda IS eğrisi sola
kaymaktadır.
LM eğrisini sağa kaydıran faktörler:
 Para arzının artması
 Para talebinin azalması
 Fiyatlar genel seviyesinin azalması
Yukarıda saydıklarımız LM eğrisini sağa kaydırırken, yukarıda
saydıklarımızın tersi olması durumunda LM eğrisi sola
kaymaktadır.
Soruda, kamu harcamasının ve para arzının aynı anda (eşanlı)
arttığı bilgisi verilmiştir. Fakat hangi oranda arttıklarından
bahsedilmemiştir. Kamu harcamasının artması IS eğrisini sağa
kaydırırken, para arzının arması LM eğrisini sağa
kaydırmaktadır.
Yukarıdaki grafikte, başlangıçta IS ve LM eğrilerinin birbirini
kestiği E0 noktasında denge sağlanmıştır. E0 noktasında hem
mal piyasası hem de para piyasası dengededir. Denge geliri Y 0
ve denge faizi i0’dır. Kamu harcaması arttığı için IS eğirişi sağa
doğru kayarak IS1 konumuna gelmiştir. Para arzı artışının
kamu harcaması artışından az olması durumunda LM eğrisi
sağa doğru kayarak LM1 konumuna gelir. Bu durumda, E1
noktasında yeniden denge sağlanır. Dikkat edilirse, denge geliri
Y’den Y1’e, denge faizi i’den i1’e yükselmiştir. Eğer para arzı ve
kamu harcaması aynı oranda artarsa, LM eğrisi LM2 konumuna
gelir. Bu durumda denge noktası E2 olur. E2 denge noktasında
faiz değişmemiş sadece gelir Y’den Y2 konumuna yükselmiştir.
Para arzı artışı kamu harcaması artışından fazla ise LM daha da
sağa kayarak LM3 konumuna gelir. Bu durumda denge nokrası
E3 olur. E3 denge noktasında başlangıç noktasına göre faiz oranı
düşmüş (i’den i2’ye), gelir artmıştır (Y’den Y3’e). Dikkat edilirse
bu üç durumda da gelir artışı olurken, faizin artabileceği, sabit
kalabileceği veya azalabileceği görülmüştür. Soruda hangi
oranda artış olacağı belirtilmediği için kesin olan gelirin
artmasıdır. Faiz ise belirsizdir. Cevap: C
2.
Dışa kapalı bir ekonomide fiyatlar genel düzeyi sabitken hükümetin
vergi oranını artırması aşağıdakilerden hangisine yol açar?
A)
B)
C)
D)
E)
ÇÖZÜM:
IS eğrisi paralel olarak sağa kayar
Çoğaltan artar
IS eğrisinin eğimi azalır
LM eğrisinin eğimi artar
IS eğrisinin eğimi artar
IS eğrisinin eğimi, yatırımların faize duyarlılığına ve çarpan
(çoğaltan) katsayısına bağlıdır. Yatırımların faize duyarlılığı
arttıkça veya çarpan arttıkça IS eğrisinin eğimi azalır yani IS
yatıklaşır. Bilindiği gibi çarpanın içinde c,s,t ve m (marjinal
tüketim eğilimi, marjinal tasarruf eğilimi, vergi oranı, marjinal
ithalat eğilimi) parametreleri vardır. Bunlardan marjinal
tüketim eğilimi azaldıkça, diğerleri (marjinal tasarruf eğilimi,
vergi oranı, marjinal ithalat eğilimi) arttıkça çarpan azalır.
Çarpanın azalması da IS eğrisini daha dik hale getirir.
Aşağıdakilerin olması durumunda IS eğrisinin eğimi artar:





Marjinal tüketim eğimi azalırsa,
Marjinal tasarruf eğilimi artarsa,
Marjinal vergi eğilimi (vergi oranı) artarsa,
Marjinal ithalat eğilimi artarsa,
Yatırımların faize duyarlılığı azalırsa,
Cevap: E
IS-LM-BP ANALİZİ
1.
Tam sermaye hareketliliği altında sabit döviz kuru sisteminde
genişletici maliye politikası sonucu aşağıdakilerden hangisi ortaya
çıkar?
A) Önce IS eğrisi sağa kayar, sonra LM eğrisi sola kayar, denge faizi
değişmezken denge geliri azalır
B) Önce IS eğrisi sağa kayar, sonra LM eğrisi sağa kayar, denge faizi
ve denge geliri artar
C) Önce IS eğrisi sağa kayar, sonra LM eğrisi sola kayar, denge faizi
artarken denge geliri değişmez
D) Önce IS eğrisi sağa kayar, sonra LM eğrisi sağa kayar, denge faizi
değişmezken denge geliri artar
E) Önce IS eğrisi sağa kayar, sonra LM eğrisi sola kayar, denge faizi ve
denge geliri azalır
ÇÖZÜM:
Tam sermaye hareketliliğinin olması durumunda BP eğrisi
yatay eksene paralel bir doğru olarak çizilir. Bu durumda ülke
faiz oranı dünya faiz oranına eşittir. Başlangıçta IS,LM ve BP
eğrilerinin birbirlerini kestikleri E1 noktasında iç ve dış denge
(para piyasası dengesi, mal piyasası dengesi ve ödemeler
bilançosu dengesi) eşanlı olarak sağlanmıştır. Denge faizi i1,
denge geliri Y1’dir. Genişletici maliye politikası sonucu IS eğrisi
sağa kayarak IS2 konumuna gelmiş ve iç denge (IS,LM eşitliği)
E2 noktasında sağlanmıştır. Bu noktada dış denge
sağlanamamıştır. E2 noktası BP eğrisinin üst kısmında yer aldığı
için ödemeler bilançosu fazlası vardır. Bunun sebebi, faiz
oranının i1’den i2’ye yükselmesi sonucu ülkeye aşırı sermaye
(döviz) girişi olmasıdır. Ülkede döviz bollaştığı için dövizin
fiyatı olan kur, düşme eğilimine girecektir. Ülkede sabit döviz
kuru uygulandığından merkez bankası hemen döviz piyasasına
müdahale edecek, kurun düşmemesi için fazla dövizi alacaktır.
Merkez bankası piyasadan döviz aldığında karşılığında TL
verecek yani para arzı artacaktır. Para arzının artması ise LM
eğrisini sağa kaydırarak E3 noktasında nihai dengenin
sağlanmasına yol açacaktır. E3 denge noktasında tekrardan iç ve
dış denge sağlanmış olacaktır. E3 denge noktası, başlangıç
denge noktası (E1) ile karşılaştırıldığında, denge faizinin
değişmediği(i1) ve denge gelirinin arttığı (Y3) görülmektedir.
Cevap: D
2.
Dalgalı kur sisteminde kısmi sermaye hareketliliği varken ve
uluslararası sermaye hareketliliğinin faize duyarlılığı para talebinin
faize duyarlılığından küçük iken, genişletici maliye politikası sonucu
aşağıdakilerden hangisi ortaya çıkmaz?
A) IS eğrisi iki defa sağa kayar
B) BP eğrisi sağa kayar
C) LM eğrisi sağa kayar
D) Denge geliri artar
E) Denge faizi artar
ÇÖZÜM:
Kısmi sermaye hareketliliği söz konusu olduğu için BP eğrisi
pozitif eğimli olmaktadır. LM eğrisi de pozitif eğimli
olduğundan hangi eğrinin daha yatık olduğunu (veya daha dik
olduğunu) belirlemek gerekir. Bilindiği gibi uluslararası
sermaye hareketliliğinin faize duyarlılığı arttıkça BP eğrisi daha
yatık hale gelmektedir. Para talebinin faize duyarlılığı arttıkça
LM eğrisi daha yatık hale gelmektedir. Soruda, uluslararası
sermaye hareketliliğinin faize duyarlılığı, para talebinin faize
duyarlılığından küçük olduğu ifade edilmiştir. Bundan dolay
LM eğrisi BP eğrisine göre daha yatık olmaktadır.
Yukarıdaki grafikte, dalgalı kur sisteminde ve kısmi sermaye
hareketliliği altında genişletici maliye politikasının sonuçları
gösterilmektedir. Başlangıçta E1 noktasında iç ve dış denge
sağlanmışken genişletici maliye politikası sonucu IS eğrisi sağa
kayarak IS2 konumuna gelmiş ve iç dengenin sağlandığı nokta
E2 olmuştur. E2 noktası BP eğrisinin altında olduğu için bu
noktada dış denge sağlanmamış ve ödemeler bilançosu açığı
ortaya çıkmıştır. Burada cevaplanması gereken çok hassas bir
soru vardır: Faiz oranı i1’den i2’ye yükselmesine rağmen neden
ödemeler bilançosu açığı ortaya çıkmıştır? Bilindiği gibi faiz
oranı yükseldiğinde ülkeye sermaye girişi olmalı ve ödemeler
bilançosu fazla vermelidir. Bu sorunun cevabını verelim: Faiz
oranı yükselmesine rağmen ödemeler bilançosu açığı vermenin
sebebi, uluslararası sermaye hareketliliğinin ülke faizine
duyarlılığının oldukça düşük olmasıdır (BP oldukça dik). Yani
ülke faizi yükselse de dış dünya bu faize fazla ilgi
göstermemekte ve ülkeye yeterli döviz girmemektedir. E2
noktasında ödemeler bilançosu açığı olduğundan, ülkede döviz
azalmış ve döviz kuru yükselmiştir. Döviz kurunun yükselmesi
(ulusal paranın değer kaybetmesi) ihracatı artırırken ithalatı
azaltmaktadır. Net ihracatın artışı hem BP eğrisini hem de IS
eğrisini sağa kardırmakta ve nihai denge E3 noktasında
sağlanmaktadır. Başlangıç noktası ile karşılaştırıldığında hem
denge geliri hem de denge faiz oranı artmıştır. Dalgalı kur
sisteminde merkez bankası piyasaya müdahale etmediği için
LM eğrisinde herhangi bir kayma olmamıştır. Cevap: C
TOPLAM ARZ – TOPLAM TALEP ANALİZİ
l. Marjinal tüketim eğiliminin artması
ll. Yatırımların faize duyarlılığının artması
III. Para talebinin gelire duyarlılığı artması
1.
Yukarıdakilerden hangileri Toplam Talep (AD) eğrisinin eğimini
azaltır?
A) I ve II
B) II ve III
C) I ve III
D) Hepsi
E) Hiçbiri
ÇÖZÜM:
Toplam talep eğrisi üzerindeki bütün noktalarda hem mal
piyasası (S=I veya Y=AE) hem de para piyasası (L=M) dengesini
gösterdiği için hem IS eğrisinin hem de LM eğrisinin eğimi, AD
eğrisinin eğimini etkiler. IS eğrisini yatıklaştıran, LM eğrisini
dikleştiren herşey AD eğrisini de yatıklaştırır. Yani AD
eğrisinin eğimi, IS eğrisinin eğimi ile doğru orantılı, LM
eğrisinin eğimi ile ters orantılıdır.
IS eğrisinin eğimi, yatırımların faize duyarlılığına ve çarpan
(çoğaltan) katsayısına bağlıdır. Yatırımların faize duyarlılığı
arttıkça veya çarpan arttıkça IS eğrisinin eğimi azalır yani IS
yatıklaşır. Bilindiği gibi çarpanın içinde c,s,t ve m (marjinal
tüketim eğilimi, marjinal tasarruf eğilimi, vergi oranı, marjinal
ithalat eğilimi) parametreleri vardır. Bunlardan marjinal
tüketim eğilimi arttıkça, diğerleri (marjinal tasarruf eğilimi,
vergi oranı, marjinal ithalat eğilimi) azaldıkça çarpan artar.
Çarpanın artması da hem IS eğrisini hem de AD eğrisini daha
yatık hale getirir.
LM eğisinin eğimi, para talebinin gelire duyarlılığı ile para
talebinin faize duyarlılığına bağlıdır. Para talebinin gelire
duyarlılığı arttıkça, faize duyarlılığı azaldıkça LM daha dik hale,
AD eğrisi daha yatık hale gelir. Dolayısıyla;







Marjinal tüketim eğimi artarsa,
Marjinal tasarruf eğilimi azalırsa,
Marjinal vergi eğilimi (vergi oranı) azalırsa,
Marjinal ithalat eğilimi azalırsa,
Yatırımların faize duyarlılığı artarsa,
Para talebinin gelire duyarlılığı artarsa,
Para talebinin faize duyarlılığı azalırsa,
AD eğrisinin eğimi azalır (AD daha yatık hale gelir).
Cevap: D
2.
Parasalcılara göre ekonomi potansiyel gelir seviyesinde dengede
iken para arzının artması aşağıdakilerden hangisine yol açar?
A) Önce AD sağa kayar, sonra kısa dönem AS sola kayar, gelir
değişmez, enflasyon ortaya çıkar
B) Önce AD sağa kayar, sonra hem kısa hem de uzun dönem AS sola
kayar, gelir değişmez, enflasyon ortaya çıkar
C) Önce AD sağa kayar, sonra uzun dönem AS sola kayar, gelir artar,
enflasyon ortaya çıkar
D) Önce AD sağa kayar, sonra kısa dönem AS sağa kayar, gelir artar,
fiyat değişmez
E) Önce AS sola kayar, sonra AD sağa kayar, enflasyon ve gelir artar
ÇÖZÜM:
Yukarıdaki grafikte, başlangıçta kısa ve uzun dönem toplam
arz eğrisi ile toplam talep eğrisinin birbirini kestiği E 1
noktasında ekonomi dengededir. Uzun dönem toplam arz
eğrisinin dik olması, ekonominin tam istihdam düzeyinde
olduğunu göstermektedir. Tam istihdam durumunda beklenen
fiyat düzeyi, gerçekleşen fiyat düzeyine eşittir (Pe=P). Para
arzının artması, toplam talep eğrisini sağa kaydırarak AD2
konumuna getirdiğinde, işçi yanılma modeli gereği emek arzı
artacak ve denge noktası E2’ye denge üretimi Y1’e çıkacaktır.
Gerçekleşen fiyat düzeyi, beklenen fiyat düzeyinden büyük
olduğu için gerçekleşen çıktı düzeyi de tam istihdam çıktı
düzeyinden büyük olmuştur. Kısa dönemde sadece nominal
ücretlerine bakarak hareket eden işçiler, uzun dönemde fiyat
düzeyinin daha fazla arttığını fark ettiklerinde ücret artışı talep
edecekler ve bunun sonucunda kısa denem toplam arz eğrisi
sola kayacaktır. Kısa dönem toplam arz eğrisinin sola kayarak
SAS2 konumuna gelmesi sonucu denge noktası E3 olacaktır. E3
denge noktasında, denge geliri Yt ve denge fiyatlar genel
düzeyi
P3
olmuştur.
Başlangıç
noktasına
göre
değerlendirildiğinde, gelir değişmemiş, fiyatlar genel düzeyi
artmıştır (enflasyon). Cevap: A
I.Keynes etkisi
II.Pigou etkisi
III.Fisher etkisi
IV.Açık ekonomi etkisi
3.
Yukarıdakilerden hangileri Toplam Talep eğrisinin negatif eğimli
olmasını açıklayan etkilerdendir?
A) I ve II
B) I, II ve III
C) I,II ve IV
D) II ve III
E) Hepsi
ÇÖZÜM:
Toplam talep eğrisi, üç etkiden dolayı negatif eğimli
çizilmektedir. Yani, fiyatlar genel seviyesi azaldığında üç
etkiden dolayı gelir artar: 1- Keynes (faiz) etkisi, 2- Pigou
(Servet) (Reel Balans) etkisi, 3- Açık ekonomi (dış ticaret) etkisi.
Keynes etkisine göre, fiyatlar genel seviyesi azaldığında reel
para arzı (M/P) artacak, para arzının artışı faiz oranının
düşmesine yol açacak, faiz oranının düşmesi yatırımlı artıracak,
yatırım artışı toplam talebi ve dolayısıyla geliri artıracaktır.
M
P ↓ ↑ i ↓ I ↑ AE ↑ Y ↑
P
Pigou (Reel Balans) etkisine göre, fiyatlar genel seviyesi
azaldığında reel servet (W/P) artacak, reel servet artışı
tüketimin artmasına yol açacak, tüketim artışları sonucu toplam
talep ve dolayısıyla gelir artacaktır.
W
P ↓ ↑ C ↑ AE ↑ Y ↑
P
Açık ekonomi etkisine göre, fiyatlar genel seviyesi azaldığında
reel para arzı (M/P) artacak, para arzı artışı sonucu faiz oranları
düşecek, faiz oranının düşmesi ülkeden sermaye (döviz)
çıkmasına yol açacak, ülkede dövizin azalması dövizin fiyatı
olan döviz kurunu artıracak, kurun artması ihracatı artırıp
ithalatı azaltacak, net ihracatın artması sonucu toplam talep ve
dolayısıyla gelir artacaktır.
M
P ↓ ↑ i ↓ K ↓ ER ↑ X ↑ M ↓ AE ↑ Y ↑
P
Cevap: C
PARA VE BANKA
1.
Merkez bankası tarafından belirlenen zorunlu rezerv oranının %15
olduğu, bankaların kendi tercihleri ile belirledikleri serbest rezerv
oranının %5 olduğu ve halkın nakit tercih oranının %20 olduğu bir
ekonomide bankaya 100 TL vadesiz mevduat yatırılması durumunda
kaydi para çarpanı ve toplam üretilen kaydi para kaçtır?
A)
B)
C)
D)
E)
ÇÖZÜM:
Kaydi para çarpanı=1, Toplam kaydi para=100
Kaydi para çarpanı=1,5 , Toplam kaydi para=150
Kaydi para çarpanı=2, Toplam kaydi para=200
Kaydi para çarpanı=2,5 , Toplam kaydi para=250
Kaydi para çarpanı=3, Toplam kaydi para=300
Kaydi para çarpanı en geniş hali ile
1
𝑟𝐷𝐷 +𝑐+𝑒+𝑟𝑇𝐷 ∗𝑡
formülü ile
hesaplanır. Bu formülde 𝑟𝐷𝐷 vadesiz mevduata uygulanan
zorunlu rezerv oranını, 𝑐 halkın nakit tercih oranını, 𝑒 ticari
bankaların serbest rezerv oranını, 𝑟𝑇𝐷 vadeli mevduata
uygulanan zorunlu rezerv oranını ve 𝑡 vadeli mevduat tercih
oranını göstermektedir.
Vadesiz mevduat zorunlu rezerv oranı (𝑟𝐷𝐷 ), vadesiz mevduat
zorunlu rezervlerinin (RR) vadesiz mevduata (DD) bölünmesi
𝑅𝑅
ile elde edilir: 𝑟𝐷𝐷 =
𝐷𝐷
Nakit tercih oranı (𝑐), dolaşımdaki nakitin (C) vadesiz
𝐶
mevduata (DD) bölünmesi ile elde edilir: 𝑐 = 𝐷𝐷
Serbest rezerv oranı (𝑒), ticari bankalardaki serbest rezervlerin
𝐸𝑅
(ER) vadesiz mevduata (DD) bölünmesi ile elde edilir: 𝑒 =
𝐷𝐷
Vadeli mevduat zorunlu rezerv oranı (𝑟𝑇𝐷 ), vadeli mevduat
zorunlu rezervlerinin (RR) vadeli mevduata (TD) bölünmesi ile
𝑅𝑅
elde edilir: 𝑟𝐷𝐷 = 𝑇𝐷
Vadeli mevduat tercih oranı (𝑡), vadeli mevduatın (TD) vadesiz
𝑇𝐷
mevduata bölünmesi ile elde edilir: 𝑡 =
𝐷𝐷
Bankacılık sistemince üretilen toplam kaydi para, kaydi para
çarpanı ile bankaya yatırılan ilk mevduatın çarpılması ile elde
edilir:
Kaydi Para= Kaydi Para Çarpanı * Bankaya Yatırılan İlk
Mevduat
1
Kaydi Para=𝑟
𝐷𝐷 +𝑐+𝑒+𝑟𝑇𝐷 ∗𝑡
* DD olur. Soruda vadeli mevduattan
bahsedilmediği için kaydi para çarpanındaki 𝑟𝑇𝐷 ∗ 𝑡 ifadesi sıfır
1
kabul edilir. Yani kaydi para çarpanı𝑟 +𝑐+𝑒 şekline gelir. Kaydi
Para=
1
𝐷𝐷
*100
0,15+0,20+0,05
ise
Kaydi
Para=2,5*100
ise
Kaydi
Para=250 olur. Bu durumda, kaydi para çarpanı 2,5 ve toplam
kaydi para 250 olur.
Cevap: D
2.
Vadeli mevduat tercih oranının artması durumunda para arzı ile ilgili
aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
A)
B)
C)
D)
E)
ÇÖZÜM:
M1 para arzı azalırken M2 para artar artar
M1 para arzı artarken M2 para arzı azalır
Hem M1 hem de M2 para arzı artar
Hem M1 hem de M2 para arzı azalır
Para çarpanları değişmezken parasal taban artar
M1 ve M2 para arzları aşağıdaki formüllerle hesaplanır:
M1 para arzı çarpanı =
M2 para arzı çarpanı =
1+𝑐
𝑟𝐷𝐷 +𝑐+𝑒+𝑟𝑇𝐷 ∗𝑡
1+𝑐+𝑡
𝑟𝐷𝐷 +𝑐+𝑒+𝑟𝑇𝐷 ∗𝑡
∗𝐻
∗𝐻
Yukarıdaki formüllerden de görüleceği gibi vadeli mevduat
tercih oranının (t’nin) artması, M1 çarpanının azaltacağından M1
para arzı azalır. Vadeli mevduat tercih oranının (t’nin) artması,
M2 çarpanının artıracağından M2 para arzı artar. Cevap: A
3.
M1 Para Arzı 1000, Zorunlu Rezervler (RR) 200, Serbest Rezervler
(ER) 100 ve Vadesiz Mevduat (DD) 600 ise Parasal Taban (H) kaçtır?
A) 500
B) 700
C) 900
D) 1000
E) 1100
ÇÖZÜM:
M1 para arzı, dolaşımdaki para ile vadesiz mevduatların
toplamından oluşmaktadır.
M1= Dolaşımdaki para (C) + Vadesiz mevduat (DD)
1000= Dolaşımdaki para + 600 ise Dolaşımdaki para=400 olur.
Parasal Taban (H)= Dolaşımdaki para (C) + Zorunlu rezervler
(RR) + Serbest rezervler (ER)
Parasal Taban (H)= 400 + 200 + 100 =700 olur.
Cevap: B
4.
Aşağıdakilerden hangisi tahvil talebinin artmasına (tahvil talep
eğrisinin sağa kaymasına) yol açmaz?
A) Kişilerin servetinin artması
B) Tahvilin beklenen getirisinin artması
C) Tahvilin likiditesinin artması
D) Yatırımlardan beklenen karlılığın artması
E) Tahvilin riskinin azalması
ÇÖZÜM:
Wicksell’in geliştirdiği “Ödünç verilebilir fonlar teorisi” ile
tahvil arzı ve talebi arzında yakın ilişki vardır. Aslında, ödünç
verilebilir fon arzı, tahvil talebi anlamına gelmektedir. Çünkü,
tasarruf sahipleri ellerindeki fonları (tasarrufları) arz
ettiklerinde (borç verdiklerindE) karşılığında tahvil talep
ederler. Benzer şekilde, ödünç verilebilir fon talebi de tahvil
arzı anlamına gelmektedir. Ödünç verilebilir fon talebini yapan
firma (borç alan firmA), borç karşılığında tahvil verecektir
(tahvil arzı yapacaktır).
Tahvil piyasasında dengenin değişmesi, tahvil arzının veya
tahvil talebinin kayması ile olur. Tahvil talebini artıran (tahvil
talep eğrisini sağa kaydıran) ve dolayısıyla, tahvilin piyasa
fiyatının artmasına, tahvilin faiz oranının düşmesine yol açan
faktörler şunlardır:
 Kişilerin servetinin artması
 Tahvilin beklenen getirisinin artması
 Tahvilin likiditesinin artması
 Tahvilin riskinin azalması
Yukarıda saydıklarımızın tersi olursa, tahvil talep eğrisi sola
kayar, tahvilin piyasa fiyatı düşer, faiz oranı artar.
Tahvil arzını artıran (tahvil arz eğrisini sağa kaydıran) ve
dolayısıyla, tahvilin piyasa fiyatının düşmesine, tahvilin faiz
oranının artmasına yol açan faktörler şunlardır:
 Yatırımdan beklenen karlılığın artması
 Beklenen enflasyonun artması
 Bütçenin açık vermesi
Yukarıda saydıklarımızın tersi olursa, tahvil arz eğrisi sola
kayar, tahvilin piyasa fiyatı artar, faiz oranı düşer. Cevap: D
ULUSLARARASI İKTİSAT TEORİSİ
PORTEKİZ
İNGİLTERE
1.
ŞARAP
1 saat
6 saat
KUMAŞ
4 saat
2 saat
Yukarıdaki tabloda Portekiz ve İngiltere’de bir birim mal üretmek
için gerekli zaman gösterilmektedir. Mutlak üstünlükler teorisine
göre aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
A) Portekiz kumaş üretiminde tam uzmanlaşmalı, serbest ticaret ile
İngiltere’ye kumaş ihraç etmeli karşılığında şarap ithal etmelidir
B) Portekiz şarap üretiminde tam uzmanlaşmalı, serbest ticaret ile
İngiltere’ye şarap ihraç etmeli karşılığında kumaş ithal etmelidir
C) Portekiz kumaş üretiminde kısmi uzmanlaşmalı, serbest ticaret ile
İngiltere’ye kumaş ihraç etmeli karşılığında şarap ithal etmelidir
D) Portekiz şarap üretiminde kısmi uzmanlaşmalı, serbest ticaret ile
İngiltere’ye şarap ihraç etmeli karşılığında kumaş ithal etmelidir
E) Portekiz her iki malda da mutlak üstünlüğe sahip olduğundan
serbest ticaret yapılmaz
ÇÖZÜM:
Adam Smith’in ortaya attığı mutlak üstünlükler teorisinin
önemli bir varsayımı emek-değer teorisidir. Emek-değer
teorisine göre; bir malın maliyeti (ve talep koşullarının
bulunmaması durumunda o malın fiyatı) onun üretimi için
harcanan emek miktarı ile ölçülür. Yani bir malın üretiminde ne
kadar fazla emek çalışırsa o malın fiyatı o kadar pahalı
olacaktır. Örneğin X malını üretmek için 1 saat, Y malını
üretmek için 5 saat çalışmak gerekli ise Y malı, X malından 5
kat daha pahalıdır.
Tabloya göre Portekiz’de 1 lt şarap üretmek için 1 saat,
İngiltere’de 1 lt şarap üretmek için 6 saat çalışmak
gerekmektedir. Emek değer teorisine göre 1 lt şarabı üretmek
için İngiltere’de Portekiz’e göre 6 kat daha fazla çalışılması
gerektiği için İngiltere’de şarabın fiyatı Portekiz’e göre 6 kat
daha pahalıdır. Yani Portekiz şarap üretiminde İngiltere’ye
göre Mutlak Üstünlüğe sahiptir.
Portekiz’de 1 mt kumaş üretmek için 4 saat, İngiltere’de 1 mt
kumaş üretmek için 2 saat çalışmak gerekmektedir. Emek değer
teorisine göre 1 mt kumaşı üretmek için Portekiz’de İngiltere’ye
göre 2 kat daha fazla çalışılması gerektiği için Portekiz’de
kumaşın fiyatı İngiltere’ye göre 2 kat daha pahalıdır. Yani
İngiltere kumaş üretiminde Portekiz’e göre Mutlak Üstünlüğe
sahiptir.
Bu durumda Portekiz’in kıt kaynaklarını (emeğini) mutlak
üstünlüğe sahip olmadığı kumaş üretiminde kullanması (israf
etmesi)mantıklı değildir. Aynı şekilde İngiltere’nin de kıt
kaynaklarını mutlak üstünlüğe sahip olmadığı şarap üretiminde
çalıştırması doğru değildir. Bunun yerine Portekiz, kumaş
üretmekten vazgeçip mutlak üstünlüğe sahip olduğu şarap
üretiminde uzmanlaşmalı (tüm kaynakları ile sadece şarap
üretmeli – tam uzmanlaşmA), İngiltere ise şarap üretmekten
vazgeçip mutlak üstünlüğe sahip olduğu kumaş üretiminde
uzmanlaşmalı (sadece kumaş üretmeli – tam uzmanlaşma),
serbest dış ticaret sayesinde İngiltere ihtiyacı olan şarabı
Portekiz’den ithal edip karşılığında kumaş ihraç etmelidir. Bu
durumda hem dünya şarap ve kumaş üretimi artacak hem de
birbiri ile ticaret yapan her iki ülke de serbest ticaretten kazanç
sağlayacaklardır.
Cevap: B
2.
Rybczynski modeli aşağıdaki seçeneklerin hangisinde doğru olarak
tanımlanmıştır?
A) Tam çalışma koşulları altında bir ülkede bol olarak bulunan üretim
faktörünün miktarı artırıldığında, üretiminde o faktörü yoğun
biçimde kullanan malın miktarı artar, değişmeyen diğer üretim
faktörünün yoğun biçimde kullanıldığı malın miktarı azalır
B) Tam çalışma koşulları altında bir ülkede bol olarak bulunan üretim
faktörünün miktarı artırıldığında, üretiminde o faktörü yoğun
biçimde kullanan malın miktarı azalır, değişmeyen diğer üretim
faktörünün yoğun biçimde kullanıldığı malın miktarı artar
C) Faktör donatımı teorisi uyarınca bir ülkede bol olarak bulunan
faktöre talep artacağı için gelir dağılımı o faktörün lehine
değişecektir
D) Faktör donatımı teorisi uyarınca bir ülkede bol olarak bulunan
faktöre talep artacağı için gelir dağılımı o faktörün aleyhine
değişecektir
E) Zengin bir ülke bir malın ihracatçısı iken ürün dönemleri sonunda
o malın ithalatçısı olmaktadır.
ÇÖZÜM:
İki mallı ve iki faktörlü bir modelde, tam çalışma koşullan
altında tek bir faktörün arzı artırılacak olursa, o faötörü yoğun
olarak kullanan malda üretim genişler, diğer malda ise daralır.
Bu görüşe Rybczynski teoremi adı verilir.
Yukarıdaki grafikte Rybczynski teoremi gösterilmektedir. Yatay
eksende emek-yoğun olarak üretilen X malı, dikey eksende
sermaye-yoğun olarak üretilen Y malı miktarı gösterilmektedir.
Başlangışta, tam istihdam durumunda A-A üretim imkanları
eğrisi üzerindeki E1 noktasında denge sağlanmış olup X1 kadar
X malı, Y1 kadar Y malı üretilmektedir. Ülkede nüfus artışı
sebebiyle emek arzının arttığını varsayalım. Emek arzının artışı
sonucu üretim imkanları eğrisi sağa doğru kayarak B-B
konumuna gelecektir. Rybczynski teoremine göre yeni denge
noktası E2’dir. Çünkü teoriye göre, emek arzı arttığında, emekyoğun olarak üretilen X malının üretimi artacak, sermay-yoğun
olarak üretilen Y malının üretimi azalacaktır. İki denge
noktasını birleştirildiğinde negatif eğimli Rybczynski doğrusu
elde edilmektedir. Rybczynski doğrusunun pozitif eğimli
olması mümkün değildir. Cevap: A
3.
Nihai mala uygulanan tarife haddi = %20, ithal girdiye uygulanan
tarife haddi=%10, ithal girdinin nihai mal içindeki payı =0,5 ise etkin
(efektif) koruma haddi (ETR) kaçtır?
A) %17,5
B) %25
C) %27,5
D) %30
E) %35,5
ÇÖZÜM:
Etkin tarife haddi (𝐸𝑇𝑅) =
𝑁𝑇𝑅−𝑎∗𝑇
formülü ile hesaplanır.
1−𝑎
Formülün payındaki NTR nihai mala uygulanan tarife haddini,
a serbest ticaret durumunda ithal girdinin nihai maldaki payını
ve Tithal giediye uygulanan tarifeyi gösterir.
Etkin tarife haddi (𝐸𝑇𝑅) =
0,20−0,5∗0,10
1−0,5
=0,3 elde edilir. Yani etkin
koruma oranı %30’dur. Cevap: D
4.
Büyük ülkenin tarife uygulaması durumunda tarife öncesine göre
malın yurtiçi fiyatının azalmasına ve yerli üretime negatif koruma
sağlanmasına ne ad verilir?
A)
B)
C)
D)
E)
ÇÖZÜM:
Leontief paradoksu
Solow Paradoksu
Metzler paradoksu
Gibson paradoksu
Giffen paradoksu
Bir ülkenin ithalat üzerine tarife uygulaması sonucu genellikle
malın yurtiçi fiyatı yükselir ve yerli üretim artar. Küçük bir
ülkenin tarife uygulaması sonucu, ne kadar tarife uygudı ise
yurtiçi fiyat o kadar artmaktadır. Büyük bir ülkenin tarife
uygulaması durumunda ise, büyük ülke tarifenin bir kısmını
yurtiçi fiyata yansıtırken diğer kısmını ihracatçı firmalara
yansıtabilir. Bu durumda malın yurtiçi fiyatı tarifeden daha az
artar. Buna tarifenin yansıması denir. Bu durumun uç bir
noktası olarak, büyük ülkenin tarife uygulaması durumunda,
tarifeden daha fazla ihracatçıların fiyat düşürmek zorunda
kalması sonucu malın yurtiçi fiyatı düşer ve yerli üreticilere
negatif koruma sağlar. Bu durma Metzler Paradoksu denir.
Cevap: C
5.
Tarifenin yol açtığı dara kaybı (toplumsal refah kaybı) hangi iki
etkinin toplamından oluşur?
A) Üretim etkisi - Tüketim etkisi
B) Üretim etkisi - Gelir etkisi
C) Tüketim etkisi - Bölüşüm etkisi
D) Dış ticaret etkisi - Gelir etkisi
E) Bölüşüm etkisi - Tüketim etkisi
ÇÖZÜM:
Tarifenin etkileri aşağıdaki grafikte gösterilmiştir.
Grafiğe göre başlangıçta ekonomi dışa kapalı iken malın piyasa
denge fiyatı P1, denge miktarı Q1 ve denge noktası E1’dir.
Ekonomi dışa açıldığında malın dünya fiyatı daha ucuz (Pw)
olmakta ve Pw fiyatından malın talep miktarı QD1, malın yurt
içi arzı QS1 olmaktadır. Dolayısıyla Pw fiyatından QD1–QS1 farkı
kadar ithalat yapılmaktadır. Devletin serbest ticarete müdahale
ederek ithalat üzerine t kadar spesifik vergi koymalı
durumunda malın yurtiçi fiyatı Pw’den Pw+t seviyesine
yükselmiştir. Gümrük tarifesi konulduktan sonra malın yurt içi
fiyatının artması sonucu malın yurtiçi üretimi QS1’den QS2’ye
çıkmış (üretim etkisi–b üçgeninin alanı), malın talep edilen
miktarı QD1’den QD2’ye düşmüş (tüketim etkisi–d üçgeni
alanı), ithalat QD2–QS2 arasındaki farka gerilemiş (dış ticaret
etkisi) ve devletin vergi geliri c alanı kadar artmıştır (gelir
etkisi). Bunun yanında tarifeden dolayı malın yurtiçi fiyatının
artması yerli üretici için olumlu, tüketici için olumsuz
olduğundan a yamuğunun alanı kadar tüketicilerden üreticilere
refah transferi gerçekleşmiştir (bölüşüm etkisi).
Tarife uygulaması sonrası tüketici rantı a,b,c,d alanlarının
toplamı (a+b+c+d) kadar azalmıştır. Üretici rantı a alanı kadar
artmıştır. Devletin vergi geliri ise c alanı kadar artmıştır. b ve d
alanları ise tüketici rantındaki azalmanın içinde olduğu halde
üreticilere yada devlete gitmemiştir. b ve d alanlarının toplamı
(b+d) tarifenin yol açtığı dara kaybını göstermektedir.
Tarifenin yol açtığı dara kaybı= (a+c)-(a+b+c+d) = - (b+d)
Yani üretim etkisi (üretim sapma maliyeti) ve tüketim etkisi
(tüketim sapma maliyeti) toplamı kadar toplumsal refah
azalmıştır. Cevap: A
6.
Yukarıdaki grafikte serbest dünya fiyatı 8 iken, küçük ülkenin 2 birimlik
spesifik tarife uygulaması sonucu malın yurtiçi fiyatı 10’a çıkmıştır. Üretim ve
tüketim etkisi sırasıyla kaçtır?
A) 20, 30
B) 20, 40
C) 30, 20
D) 40, 20
E) 30, 30
ÇÖZÜM:
Serbest ticaret durumunda, malın fiyatı 8 TL iken yurtiçi üretim
20, tüketim 80 ve ithalat (80-20) 60 birimdir. 2 TL spesifik vergi
konulduğunda malın fiyatı 10 TL’ye çıkmakta ve malın yurtiçi
üretimi 20 birimden 40 birime çıkmaktadır. Malın talebi ise 80
birimde 40 birime düşmektedir. Tarifenin yol açtığı üretim
etkisi “b” alan kadardır. Tüketim etkisi ise “d” alanı kadardır.
Üretim
alanı)=
etkisi
2∗40
2
(b
alanı)=
2∗20
2
=20’dir.
Tüketim
etkisi
(d
=40’dır. Cevap: B
DÖVİZ VE ÖDEMELER BİLANÇOSU
1.
Bir ülkede belli bir dönemde nominal döviz kuru %5 artarsa, yurtdışı
enflasyon oranı %4 ise yurtiçi enflasyon oranı %10 ise
aşağıdakilerden hangisi doğru olur?
A) Reel döviz kuru düşeceği için ülke parası değerlenecek, bunun
sonucunda net ihracat artacaktır
B) Reel döviz kuru düşeceği için ülke parası değer kaybedecek, bunun
sonucunda net ihracat artacaktır
C) Reel döviz kuru düşeceği için ülke parası değerlenecek, bunun
sonucunda net ihracat azalacaktır
D) Reel döviz kuru artacağı için ülke parası değerlenecek, bunun
sonucunda net ihracat artacaktır
E) Reel döviz kuru artacağı için ülke parası değer kaybedecek, bunun
sonucunda net ihracat artacaktır
ÇÖZÜM:
Reel döviz kuru (RER) şu formülle hesaplanır:
Pf
RER = ER ∗ Pd
Burada ER nominal döviz kurunu, Pf yurtdışı fiyat endeksini,
Pd ise yurtiçi fiyat endeksini göstermektedir. Reel döviz
kurundaki yünde değişim ise şöyle hesaplanır:
∆𝑅𝐸𝑅
𝑅𝐸𝑅
=
∆𝐸𝑅
𝐸𝑅
+
∆𝑃𝑓
𝑃𝑓
−
∆𝑃𝑑
𝑃𝑑
. Fiyat endeksindeki yüzdesel değişim
enflasyon oranını gösterdiği için
∆𝑃𝑓
𝑃𝑓
yerine πf,
∆𝑃𝑑
𝑃𝑑
yerine ise πd
yazılabilir. Bu durumda reel döviz kurundaki değişim;
∆𝑅𝐸𝑅
𝑅𝐸𝑅
=
∆𝐸𝑅
𝐸𝑅
+ 𝜋 𝑓 − 𝜋 𝑑 şeklinde yazılabilir. Yani, bir ülkede reel
döviz kurundaki değişimi bulmak için; nominal döviz
kurundaki değişime yurtdışı enflasyon oranı erkenir, yurtiçi
enflasyon oranı çıkarılır. Bir başka ifade ile yurtdışı enflasyon
ile yurtiçi enflasyon arasındaki farka nominal döviz kurundaki
değişim eklenirse, reel döviz kurundaki değişime ulaşılır.
Yurtdışı enflasyon oranı ile yurtiçi enflasyon oranı birbirine eşit
ise nominal kurdaki değişim ile reel kurdaki değişim de
birbirine eşit olur. Sorudaki verileri formüle koyarsak;
∆𝑅𝐸𝑅
𝑅𝐸𝑅
=
∆𝐸𝑅
𝐸𝑅
+ 𝜋 𝑓 − 𝜋 𝑑 ise
∆𝑅𝐸𝑅
𝑅𝐸𝑅
= %5 +%4-%10 ise
∆𝑅𝐸𝑅
𝑅𝐸𝑅
=-%1 olur.
Yani reel döviz kuru %1 azalmıştır. Reel döviz kurunun
düşmesi, ulusal paranın değerini artıracak, ulusal para daha
değerli hale gelince ithalat artacak, ihracat azalacaktır. Yani net
ihracat azalacaktır. Cevap: C
2.
Türkiye'de faaliyet gösteren bir yabancı firmanın elde ettiği karı
kendi ülkesine transfer etmesi durumunda Türkiye'nin Ödemeler
Bilançosuna nasıl kaydedilir?
A) Cari işlemler hesabının alt hesabı olan hizmetler hesabına (+)
olarak kaydedilir
B) Sermaye hesabının alt hesabı olan Portföy yatırımları hesabına (-)
olarak kaydedilir
C) Sermaye hesabının alt hesabı olan Doğrudan yabancı sermaye
yatırımı hesabına (-) olarak kaydedilir
D) Sermaye hesabının alt hesabı olan Doğrudan yabancı sermaye
yatırımı hesabına (+) olarak kaydedilir
E) Cari işlemler hesabının alt hesabı olan Yatırım Geliri hesabına (-)
olarak kaydedilir
ÇÖZÜM:
Kar ve faiz gelir-gideri Cari işlemler hesabının alt hesabı olan
Yatırım Geliri hesabına kaydedilir. Eğer ülkeye faiz veya kar
girişi var ise + olarak, ülkeden faz veya kar çıkışı var ise –
Olarak kaydedilir. Cevap: E
İKTİSADİ BÜYÜME
1.
Bir ülkede kişi başına düşen reel gelir 1950 yılında 1250 lira, 2010
yılında 10.000 lira olduğuna göre bu yıllar arasında ortalama büyüme
hızı yüzde kaçtır?
A) 3,5
B) 4,2
C) 5
D) 5,5
E) 6,2
ÇÖZÜM:
Bu soruyu da 70 kuralı ile çözebiliriz. 1950 yılından 2010 yılına
kadar geçen 60 yılda reel gelir 3 defa ikiye katlanmıştır
(1250’den 2500’e birinci katlanma, 2500’den 5000’e ikinci
katlanma, 5000’den 10000’e üçüncü katlanmA). Ülke 60 yılda
gelirini 3 defa ikiye katlıyor ise gelir her 20 yılda bir ikiye
katlanıyor demektir (60 yıl / 3= 20 yıl).
70 kuralına göre, gelir 20 yılda ikiye katlanıyor ise ortalama
büyüme hızı %3,5 olur (70/20 = 3,5). Cevap: A
2.
Yeniliklerin dahil edilmediği bir büyüme teorisini “Danimarka'lı
prensin olmadığı Hamlet'e” benzeten iktisatçı kimdir?
A) Soete
B) Gercheckron
C) Schumpeter
D) Samuelson
E) Romer
ÇÖZÜM:
Schumpeter, eksik rekabet koşullarında ekonomik büyümeye
teknolojik ilerlemenin yol açacağını savunmuştur. Yeni
teknolojiler, ülkeyi (ekonomiyi) daha ileriye götürürken aynı
zamanda eski teknolojilerin de yok olmasına sebep olurlar
(yaratıcı yıkım). Schumpeter’e göre beş tür yenilik vardır:
 Yeni bir ürününü veya bir ürünün yeni bir modelinin ortaya
çıkması
 Var olan bir ürünün yeni bir üretim yönteminin bulunması
 Yeni pazarların bulunması
 Yeni hammadde ve doğal kaynakların bulunması
 Piyasanın yeniden organizasyonu
Schumpeter’in büyüme teorisinin temelini yenilikler (yeni
teknolojiler) oluşturduğu için, yeniliklerin dikkate alınmadığı
büyüme teorisini Danimarka’lı prensin olmadığı Hamlet’e
benzetmiştir. Cevap: C
3.
Domar büyüme modeline göre tasarruf oranı %20, sermaye hasıla
katsayısı 4 ve çarpan katsayısı 2 olduğuna göre dengeli büyüme
oranı yüzde kaçtır?
A) 1
B) 3
C) 5
D) 7
E) 9
ÇÖZÜM: Domar modelinde dengeli büyüme hızı, yatırımın
kapasite artırıcı etkisi ile talep artırıcı etkisinin birbirine eşit
olması durumunda gerçekleşir. Dengeli büyüme oranı g=s*β
formülü ile hesaplanır. s tasarruf oranını (marjinal tasarruf
eğilimini), β ise sermayenin ortalama verimliliğini (sermayehasıla oranının tersini = hasıla-sermaye oranını) göstermektedir.
𝐾
Sermaye-hasıla oranı ( )=4 ise sermayenin ortalama verimliliği
𝑌
𝑌
(sermaye-hasıla oranının tersi ) β=1/4’den β=0,25 olur.
𝐾
∆𝑌
Dengeli büyüme oranı 𝑌 =g=s*β ,se g=0,20*0,25 ise g=0,05 olur.
Tam istihdamda dengeli büyüme oranı %5’tir. Cevap: C
4.
Temel Solow Büyüme Modeline göre bir ekonomide toplam üretim
fonksiyonu Y=AK0,5 L0,5 biçimindedir. Bu ekonomide teknoloji
seviyesi (A)=5, tasarruf oranı (s)=%20, nüfus artış oranı (n)=%2,
amortisman oranı (δ)=%8 olduğuna göre durağan durum
dengesinde işçi başına düşen sermaye (k*) kaçtır?
A) 10
B) 16
C) 49
D) 100
E) 144
ÇÖZÜM:
Teknolojinin değişmediği temel Solow modelinde kişi başına
düşer gelir (y), işçi başına sermayeye (k) bağlı olarak değişir
[y=f(k)]. İşçi başına sermayenin değişmediği durumda kişi
başına düşen gelir de değişmez yani durağan durum dengesine
ulaşılır.
Bu tarz sorularda öncelikle Cobb Douglas üretim
fonksiyonunun her iki tarafı, emeğe (L) bölünerek kişi başına
gelir fonksiyonu elde edilir:
Y=AK0,5 L0,5 ise, eşitliğin her iki tarafı L’ye bölündüğünde
𝐴𝐾0,5 𝐿0,5
𝐿
𝐾0,5
ise y=A(
𝐿0,5
𝑌
𝐿
=
) ise y=Ak0,5 olur. k’nın üssünün 1’den küçük
olması, k arttıkça y’nin daha az artacağı anlamına yani azalan
verimlerin geçerli olduğu anlamına gelmektedir. İşçi (kişi)
başına gelir fonksiyonu (y=Ak0,5) elde edildikten sonra Solow
denkleminde yerine konulur.
Solow denklemi Δk=sy-(n+δ)k şeklinde yazılır. Burada, eşitliğin
sol tarafı işçi başına sermayedeki değişmeyi, sy işçi başına
tasarrufu (işçi başına yatırımı), n nüfus artış hızını, δ
amortisman oranını ve k işçi başına sermayeyi göstermektedir.
İşçi başına sermayedeki değişimin (Δk’nın) sıfır olması
durumunda durağan durum dengesine ulaşılmaktadır.
Δk=0 ise sy=(n+δ)k olmaktadır (durağan durum dengesi).
sy=(n+δ)k ise ve y= Ak0,5 ise s* Ak0,5 = (n+δ)k olur. Soruda
verilen değerleri yerine koyduğumuzda;
0,20*5 k0,5=(0,02+0,08)k ise
1
0,10
𝑘
= 𝑘 0,5 ise k0,5=10 ise k=100 olur.
Yani durağan durum dengesinde işçi başına sermaye 100
birimdir. Cevap: D
5.
Kişi başına çıktı eğrisi ile gerekli yatırım doğrusu arasındaki farkın
maksimum olduğu durağan duruma ne ad verilir?
A) Sermaye sığlaşması
B) Altın çağ
C) Bıçak sırtı
D) Fakirlik tuzağı
E) Altın kural
ÇÖZÜM:
Kişi başına gelir eğrisi ile gerekli yatırım doğrusu arasındaki
farkın maksimum olduğu durağan durum dengesine “Altın
Kural” dengesi denir. Çünkü; kişi başına gelir eğrisi ile gerekli
yatırım doğrusu arasındaki farkın maksimum olduğu durağan
durum dengesinde kişi başına tüketim maksimumdur.
Dolayısıyla, kişi başına tüketimi maksimum yapan dengeye
altın kural dengesi denir. Cevap: E
37.
Solow modelinde kişi başına gelir fonksiyonu y=10k0,5 iken nüfus
artış hızının %3, amortisman oranının %7 olması durumunda işçi
başına tüketimi maksimum yapan (altın kural) durağan durum işçi
başına sermayesi (k*) kaçtır?
A)
B)
C)
D)
E)
ÇÖZÜM:
50
100
150
250
300
Altın kural denge şartı; işçi başına düşen sermayenin marjinal
ürününün (MPK) nüfus artış hızı ile amortisman oranının
toplamına eşit olmasıdır (işçi başına gelir eğrisinin eğiminin
gerekli yatırım doğrusunun eğimine eşit olması). İşçi başına
gelir fonksiyonunun türevini alarak, işçi başına düşer
sermayenin marjinal ürününü (MPK) hesaplarız:
İşçi başına gelir fonksiyonu y=2k0,5 iken türevi alındığında
MPK=k-0,5 olur. Gerekli yatırım doğrusu İR=( n + δ)k iken türevi
alındığında n + δ olur.
1
Altın kural denge şartı; MPK=(n + δ) ise k-0,5=0,03+0,07 ise 𝑘 0,5 =
1
0,10’dan k0,5=0,10’dan k0,5 =10 ise k=100 olur. Cevap: B
45
Download