T.C. SELÇUK ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ

advertisement
T.C.
SELÇUK ÜNİVERSİTESİ
SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ
ULUSLARARASI İLİŞKİLER ANABİLİM DALI
JOHN FITZGERALD KENNEDY
Tezli Yüksek Lisans
Dönem İçi Ödevi
Danışman
YRD. DOÇ.DR. ERDEM ÖZLÜK
Hazırlayan
Tufan Kutay BORAN
144229001012
Konya-2015
1
ÇOCUKLUĞU VE GENÇLİĞİ
John F. Kennedy 29 Mayıs 1917 tarihinde Brooklyn, Massachusests’te dünyaya
gelmiştir. John Fitzgerald Kennedy 9 çocuklu geniş bir ailenin çocuğuydu. Babasının sahip
olduğu servet sayesinde neredeyse tüm olanaklara sahip mutlu bir çocukluk geçirmiştir.
Çocukluğunu New York’un en lüks semtlerinde geçirmiştir. Babasının yüksek serveti olsa da
söylentilere göre çocuklarını çok şımartmadığı söylenir. Çocukluk yıllarında pek de fazla
harçlık almadığı söylentiler arasındadır. John F. Kennedy için aile ortamının çok büyük etkisi
vardır. Hatta ilk politikaya dair eğitimini aile içi ortamda aldığı sonucu bile çıkarılabilir. Bunun
nedeni ise tüm kardeşler arasında anne ve babaya karşı bir rekabet vardır ve bu rekabet
içerisinde siyasal rekabeti de içerimektedir.
John F. Kennedy üniversiteye başlamadan önce bir süreliğine Avrupa gezisine
çıkmıştır. Bu süre zarfında London Schools of Economics’te öğrenim görmüştür.
1936
ABD’ne geri dönerek Harvard üniversitesine girdi. Sporla da ilgisi bulunan Kennedy okulda
çeşitli dallarda etkinlik göstermiştir. Bu dönemde geçirdiği bir kaza ise Kennedy’nin ömür boyu
etkileyecek ve zaman zaman da iyice rahatsızlık vererek birkaç ameliyat geçirmesine neden
olmuştur. Baba Kennedy’nin 1937 yılında büyükelçi olarak İngiltere’ye atanmasıyla birlikte,
John Kennedy üniversiteden 6 aylık izin almıştır ve babasının yanına gitmiştir. Bu ona politik
ve siyasi anlamda çok büyük tecrübe katmıştır. Babası o süre zarfında kendisini gezici
komisyonlara dahil ederek Polonya, Türkiye, Çek Cumhuriyeti, Mısır, Filistin ve Fransa’ya
yolladı. Aynı yılın son baharında Kennedy ABD’ye geri döndü ve okul bitirme tezini hazırladı.
Savaş öncesi durumu özetleyen bu tez daha sonra ‘İngiltere Neden Uyudu’ adı altında
yayınlandı.1 Aslında siyasi başarı anlamında ki beklenti John’dan çok daha çok ağabeyi olan
Joe’a daha çok yönelmişti. Bunun nedenin kardeşine göre daha gösterişli ve girişken
olduğundan dolayıdır. Aslında Joe bu yönünü ABD’nin İkinci Dünya Savaşı sırasında ortaya
koyduğu görüşlerle de kanıtlamıştır. Joe açıkça ABD’nin İngiltere yanında savaşa girmesini
istememiştir ve ABD’nin, Nazi hegemonyası altında ki bir Avrupa düzenine hazır olması
gerektiğini söylemiştir. Fakat John Kennedy’nin tavrı abisi kadar kesin ve net olmamıştır. Fakat
1
www.jfklibrary.org/~/media/assets/Education%20and%20Public%20Programs/Education/materials/
JFKpicturebook.pdf A Picture Book Biography of John F. Kennedy. (s.7) Erişim tarihi:
13.5.2015
2
bu durum hem John’u hem de Joe’yu savaşa katılmaktan alıkoyamamıştır. 1941 sonbaharında
John Kennedy ABD Deniz Kuvvetlerine katılır.2 1943 yılının ağustos ayında John F.
Kennedy’nin görev yaptığı gemi olan PT-109 Japon bir gemi tarafından vurulur sırtını incitir.
John Kennedy, verdiği hizmetlerden dolayı ve liderliğinden dolayı madalya ile
ödüllendirilmiştir.3
SİYASİ KARİYERİNİN BAŞLANGICI
Joe Kennedy savaşta öldükten sonra babası, abisinin yerine John Kennedy’yi siyasete
sokma konusunda kararlıydı. John Kennedy doğuştan bir politikacı olmasa politika ile uğraşan
bir ailenin içinde büyümüştü.
Kennedy savaştan sonra sağlığını kazanmasıyla birlikte, her ne kadar sivil bir işte
çalışamayacak olsa da Hearst gazetesinde muhabir olarak çalışmaya başlamıştır ve ilk önemli
işi ise BM toplantısını izlemek üzere San Franscisco’ya gitmiştir. Aynı yılın Temmuz Ayında
Kennedy İngiltere’de olacak seçimler dolayısı ile İngiltere’ye gitmiştir. Burada her ne kadar
Churchill ve ekibinin kazanacağı iddiasında bulunsa da seçimleri İşçi Partili Clement Attlee
kazanmıştır.
İkinci Dünya Savaşı’nın bitiminden önce John Kennedy’nin babası Joseph Kennedy
oğlunu politikaya detaylı bir biçimde hazırlamış ve sokmuştur. John Kennedy’nin ilk olarak
siyasete atılımı ise hem ailesinin ve kendisinin doğup büyüdüğü hem de büyük anne ve
babasının yaşadığı yer olan Massachusetts olacaktır. 23 Nisan 1946 yılında John Kennedy,
Massachusetts eyaleti 11. seçim bölgesinden Demokrat Partiden ve temsilciler meclisinden
adaylığını koymuştur ve bu bölgeden kongre üyesi seçilmiştir. Kennedy seçim çalışmalarına
başladığı sırada yavaş yavaş, ekibini ve danışmanlarını da oluşturmaya başlamıştı. Kendisi her
ne kadar yaşça büyük insanları yanına toplasa da genç jenerasyonun da etrafında olmasını
istiyordu. Bunun en güzel örneği ise, Kennedy’nin aynı zamanda ömür boyu en yakın
arkadaşlarından birisi de olacak olan David Powers’tır. 4
1947 yılının tüm Haziran ve Temmuz’un da Kennedy neredeyse tüm hafta sonları
Massachusetts’i gezerek seçimlere hazırlanıyordu. Temsilciler Meclisi’nde 3 dönem görev
yapan John Kennedy 1952 yılında Henry Cabot Lodge Jr’a karşı senato adaylığını koyarak
2
www.mindef.gov.sg/content/imindef/publications/pointer/journals/2014/v40n1/personality_profile/_jcr_con
tent/imindefPars/0003/file.res/C%3A%5CPersonality%20Profile.pdf Erişim tarihi:13.5.2015
3
http://www.jfklibrary.org/~/media/assets/Education%20and%20Public%20Programs/Education/ma
terials/JFKpicturebook.pdf A Picture Book Biography of John Kennedy (s. 8). Erişim
tarihi:13.5.2015
4
Anderson, L. (1986). JOHN F. KENNEDY (s. 54). Hong Kong.
3
olmıştur. Bu aynı zamanda aile açısından da önemli idi. En büyük önemlerinden biri ise
Kennedy’nin büyük babası olan Honey Fitz’in aynı bölgeden Henry Cabot Lodge’a karşı
yarışması ve yarışı kaybetmesinden dolayı idi. Ama aile de ortak görüş bu sefer John
Kennedy’nin bu yarış için hazır olduğu idi. Nitekim 1952 Kasım’da John Kennedy 70,337 oyla
senatör olmuştur. Seçim kampanyası sırasında John Kennedy 24 yaşında ki Jacqueline Bouvier
ile hayatını birleştirmiştir.
Yazının başında Kennedy’nin tüm siyasi hayatında etkili olacak bir sağlık sıkıtısı
olduğundan bahsetmiştim. 1955 yılına gelindiğinde Kennedy’nin sırtına yerleştirilen bir metal
plaka dolayısı ile Kennedy seçim çalışmalarına ara verdi ve Washington’dan Palm Beach’ teki
evine geri döndü o arada Kennedy’ye Pulitzer ödülünü de kazandıracak olan ‘Profiles in
Courage’ kitabını yazmıştır.5 Kennedy’nin kitapta vermek istediği asıl ana fikir ise, senatörlerin
ABD tarihi boyunca cesur ve çokta popüler olmayan bir duruş sergilemelerinden bahseder.
Sağlığına tekrar kavuştuktan sonra Kennedy, 1958-60 arası dönemde seçim
kampanyalarına tekrar ağırlık vererek tüm ülkede 300’den fazla konuşma yapar. Bu kampanya
ona 1958 yılında ezici bir başarı sağlayacak ve yüzde 73 gibi bir oy oranı getirecektir. John
Kennedy 1960 yılının Ocak ayına gelindiğinde ise resmi olarak başkan adaylığını açıklar. O
günlerde Demokratların endişe duyduğu şey ise Sovyetler Birliği gibi bir tehdit karşısında
Kennedy’nin çokta fazla liberal tavırlar almaması idi.
O dönemde Cumhuriyetçilerin adayı ise dönemin başkanı Eisenhower’ın yardımcısı
olan Richard Nixon idi. Halk II. Dünya Savaş’ı sonrası dönemde Sovyetler ile girişilen gerek
teknolojik, gerek bilimsel gerek ise dünyaya yön verecek güç bakımından Amerika Birleşik
Devletleri’nin bu dönemde Sovyetler karşısında daha zayıf kaldığı düşüncesindeydi. Bunun
nedenini ise Başkan Eisenhower’ın izlediği dış politikaya dayandırıyor idi. John Kennedy’de
seçim kampanyasında bu konuya sıkça atıfta bulunarak bunu değiştireceğini söylemiştir.6
Nitekim John Kennedy 1960 seçimlerinde tabiri caizse kıl payı da olsa Richard Nixon’a karşı
zafer kazanmış ve 35. ABD başkanı olmuştur.
BAŞKANLIK DÖNEMİ
Kennedy başkanlık koltuğuna oturduğunda karşı karşıya kaldığı temel sorunlar olarak
şunları söyleyebiliriz. Başta Küba olmak üzere Latin Amerika’da yayılan Sovyetler Birliği
5
Anderson, L. (1986). JOHN F. KENNEDY (s. 66). Hong Kong.
WORLD LEADERS PAST AND PRESENT: JOHN F. KENNEDY (s. 48). CHELSEA
HOUSE.
6
4
temelli bir komünizm dalgası, Güneydoğu Asya’ya vaat edilen yardımların gerçekleştirmesi ve
hali hazırda mevcut bulunan ABD, Çin ve Sovyet Rusya arasında ki Soğuk Savaş.
LAOS KRİZİ
Başkanlığının ilk yıllarında Kennedy’nin ele aldığı ilk gündem maddelerinden bir
tanesi, Güneydoğu Asya özellikle de Laos meselesi olmuştur. Eisenhower yönetimi Laos’ta
anti-komünist bir yönetim kurabilmek için ve bölgenin komünist etkilerden uzak tutulabilmesi
için çok çaba sarf etmişti. Dolayısı ile John Kennedy’ye bu anlamda büyük bir görev düşüyordu.
Laos o dönemde birbiri ile rekabet eden üç kısma ayrılmıştı. ABD desteklediği kişi, Sovyetler
Birliği’nin desteklediği Kong Lee’ ye karşı olan General Nosavan Phoumi idi.7 Bölgeye
Kennedy dönemine gelindiğin de ABD’nin uygulayabileceği iki tane siyaset vardı. ABD
bölgeye ya askeri bir müdahalede bulunacaktı veya bölgede ateşkes gözetip bölgenin tarafsız
bir tutum takınmasını arayacaktı. Nitekim Başkan Kennedy’de ikinci tercihi kullandı. Fakat
tabiri caizse bu bir fiyasko olarak değerlendirildi. Başkan Kennedy 23 Mart 1961 tarihli basın
konferansında tarafları düşmanlığı bitirmesi konusunda ortak noktaya çağırdı ve bunu takiben
3 Mayıs’ta komünist yanlı Pathet Lao ateşkesi kabul etti.8
DOMUZLARLAR KÖRFEZİ ÇIKARMASI
Değinilmesi gereken bir diğer önemli ve Başkan Kennedy’nin yaşadığı talihsiz olay ise
17 Nisan 1961 yılında 1500 Kübalı adamın, Küba’nın güneyde ki bir sahil kıyısına yaptığı ve
tarihe ‘Bay of Pigs’ yani ‘Domuzlar Körfezi’ çıkarması olarak geçecek ve başarısız bir istila
girişiminden öteye gidemeyecek bir çıkarmadır.
Olayın altında yatan ana neden inecek olursak, Kübalı devrimci Fidel Castro ABD’nin
desteklediği Batista yönetimini 1959 yılında devirdiği zaman ülkede ki tüm kumarhane ve
genelevleri kapattı, ekonomiyi millileştirdi. Bu mafya ile çok uluslu ABD şirketlerini çok karlı
bir sağmal inekten yoksun bıraktı.9 CIA yaklaşık 1500 kişilik bir Kübalı sürgüncüyü eğitimden
7
Https://history.state.gov/milestones/1961-1968/laos-crisis. The Laos Crisis (1961-1963)
Erişim tarihi: 10.5.2015
8
www.jfklibrary.org/Asset-Viewer/Archives/JFKWHA-020.aspx. The Press Conference.
(1961, 23 Mart) Erişim tarihi: 10.5.2015
9
Zepezauer, M. CIA' IN BÜYÜK OPERASYONLARI (s. 30). Kaynak Yayınları
5
geçirdi, onların arkasında hem askeri teçhizat anlamında hem maddi anlamda durarak
operasyonu takip etti. Nisan 10’da 1500 Kübalı eski bir kargo gemisinde Nikaragua’dan
Küba’ya doğru yola çıktı. Bu arada A-26 türü Amerikan bombardıman uçakları Küba’da ki
askeri üsler ve havalimanları bombalanarak ilk hava saldırısı da yapılmış oldu. Fakat verdikleri
zarar açısından Castro’nun ordusunun o kadar da etkilenmediğini söylemek gerekir.
Çıkarmanın başarısızlığında rol oynayan bir diğer önemli faktör ise Başkan
Kennedy’nin çıkarma esnasında ABD ordusunun, Kübalı sürgüncülerin adaya çıktığı sırada
destek verip vermeyeceği olmuştur. CIA’in bunu ısrarla istemesine rağmen, Başkan Kennedy
ve ekibi ısrarla ordunun müdahale etmemesini istemiştir. 17 Nisan günü Kübalı sürgüncülerin
adaya ayak basması ile operasyon başladı. Sürgüncüleri, Castro’nun hava kuvvetlerine ve
Sovyet yapımı tanklara karşı sadece A-26 savaş uçakları korumaya çalışıyordu ki, bu pekte
etkili olmadı. Nitekim üç gün sonrasında Kübalı sürgüncüler teslim oldular. Yaklaşık 1500
kişinin 150’si hapsedildi. Geri kalanlar öldürüldü. Başkan Kennedy olayın tüm sorumluluğunu
üzerine aldı ve şu meşhur sözleri söyledi: ‘ Zaferin bin babası çıkar, yenilgi yetim kalırmış.’
KÜBA FÜZELERİ KRİZİ
Olayın asıl temelinde yatan unsur önceki Başkan Eisenhower’ın 1957’de uzaya
gönderilen Sovyet Sputnik uydusuna karşı, ABD-NATO eksenli bir karşı duruş sergilemek ve
ABD’nin bünyesinde ki Jüpiter füzelerini, Avrupa’ da ki müttefiklerinin topraklarına
konuşlandırmaktı. Türkiye önce füzelerin konuşlandırılacağı ülkeler arasında başı çekmese de,
sonunda füzelerin Türkiye’ye konuşlandırılması konusunda mutabık kalınmıştır. Aslına
bakıldığında bu konu gündeme geldiği zaman Sovyetler Birliği’nin saldırgan tavrı Avrupa’da
ki ülkelerin çekinmesine neden olmuştur. ABD’nin füzeleri Türkiye’ye konuşlandırma
konusunda olan isteksizliğini de buna bağlayabiliriz. Türkiye’ye konuşlandırılacak olan 15
Jüpiter füzesi aslında apaçık bir şekilde Sovyetler Birliği’ne karşı bir tehdit demekti. Fakat
sonuca bakarsak Ekim 1959’da imzalanan anlaşma ile Türkiye’nin topraklarında füze
konuşlandırılması kararı alınmıştır. Jüpiterlerin hangi ülkelere yerleştirileceği konusu Başkan
Eisenhower döneminde çözüme kavuşurken, bunların operasyonel hale gelmeleri ise ancak
Kennedy döneminde gerçekleşecekti.10 Füzelerin Nisan 1962'de operasyonel hale gelmesiyle
hemen hemen aynı tarihlerde Kırım'da dinlencede olan Khruschev, Savunma Bakanı Radion
Malinovski ile Karadeniz’in ötesinde Türkiye'de konuşlandırılan füzelerin ülkelerini nasıl 10
10
http://dergiler.ankara.edu.tr/dergiler/42/480/5596.pdf SEVER, A. YENİ BULGULAR
IŞIĞINDA 1962 KÜBA KRİZİ VE TÜRKİYE (s. 650).
6
dakikada vurabileceği konusunu tartışıyor, kendileri için yaratılan bu tedirginliğin Küba'ya
benzer füzeler yerleştirmek suretiyle ABD için de yaratabileceğini belki de ilk kez gündeme
getiriyordu.11
29 Ağustos’ta U-2 gözcü uçağı Küba üzerinde uçarken inşa edilmekte olan karadan
havaya atılabilen füze sistemini fotoğraflar ile doğruladı. CIA’in de bu doğrultuda ki raporu
ulaştırıldıktan sonra Başkan Kennedy, durum hakkında uyardı.12 14 Ekim 1962’de U-2’ler ilk
kez füze alanlarını görüntüleyen yumuşak kanıtların yerine tabiri caizse ‘sağlam’ kanıtları elde
ettiler. Görünüş Küba’nın bir nükleer füze üssüne dönüştüğünü göstermekteydi. 13 IRBM adı
verilen füzeler ateşlenmesi durumunda ABD sınırları içinde ki, Seattle hariç, herhangi bir
eyaleti vurabilecek menzile sahipti. Bu gelişmeler ışığında John Kennedy ve ekibi ikiye
bölündü. Ya Sovyet füzelerinin varlığı kabul edilecek ya da bir hava saldırısı düzenlenecekti.
Başkan Kennedy Küba politikasını iki temel dayanağa oturtmuştu. Birincisi, herhangi
bir Küba saldırısı durumunda bu saldırının Sovyetler Birliği tarafından organize edildiği kabul
edilecek ve anında karşılık verilecekti ayrıca, Küba’da daha fazla nükleer başlıklı füze
bulundurulmayacaktı ve bunlar sökülüp kaldırılacaktı, eğer bunu Küba yönetimi yapmaz ise,
ABD orayı işgal edip kendisi, kaldıracaktı.14 Tırmanan gerginlikle birlikte dünya yavaş yavaş
nükleer savaşın eşiğine doğru yol almaktaydı. Başkan Kennedy, 26 Ekim 1962’de Kremlin’e
tüm isteklerini söyleyen ve bir mektup yolladı. Mektup özet olarak, nükleer bir savaştan
kaçınılması için Küba’da bulunan tüm füzelerin kaldırılmasını söylüyordu. Ertesi günün
sabahında ise Sovyet lider Kruschev, Beyaz Saray’a çok daha farklı bir taleple geldi. Kruschev
Rusya’nın Küba’da ki nükleer füzeleri kaldırmayı, ABD’nin Türkiye’de ki Jüpiter füzelerini
kaldırması şartına bağladığını açıkladı. Olayın gerçek yüzünün arkasında yapılan pazarlıkları
da ihmal etmemek gerekir. Başkan Kennedy’nin erkek kardeşi Robert Kennedy ile Sovyetler
Birliği Dış İşleri Bakanı Dobrynin arasında ki görüşmeler sırasında yapılan Jüpiter füzelerinin
kaldırılması pazarlığından yola çıkılarak bu noktaya gelinmiştir. Bu durum, bir sır gibi
saklanılmıştır. Belki de Robert Kennedy’nin çözüm önerisi olmasa olay farklı bir boyuta doğru
http://dergiler.ankara.edu.tr/dergiler/42/480/5596.pdf SEVER, A. YENİ BULGULAR
IŞIĞINDA 1962 KÜBA KRİZİ VE TÜRKİYE (s. 651).
11
12
Anderson, L. (1986). JOHN F. KENNEDY (s. 123). Hong Kong.
Patterson, T. (1989). CUBA. KENNEDY'S QUEST FOR VICTORY-AMERICAN FOREIGN
POLICY, 1961-1963 (s. 142). OXFORD UNIVERSITY.
13
14
Anderson, L. (1986). JOHN F. KENNEDY (s. 123). Hong Kong.
7
da gidebilirdi. Nihayet Kasım ayına gelindiğinde her iki sorun bitmiş gibi gözüküyordu. Bu
durumdan Başkan Kennedy faydalanacak, halkın gözünde bir kahraman gibi lanse edilecekti.
BERLİN SORUNU
Tarihe Berlin Krizi olarak geçen mesele, Sovyetler Birliği ile ABD arasında ki en önemli
ve hassas konulardan birisi olarak değerlendirilebilir. Kasım 1958’de Sovyet lideri Kruschev,
ABD’ye bir ultimatom vererek 6 ay içinde Berlin’den çekilmesini ve Berlin’in askerden
arındırılmış özgür bir bölge olması talebini iletti. Almanya İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra
Sovyet ve Batı yanlı kısım olarak ikiye bölünmüştü. Demokratik Almanya Cumhuriyeti olarak
bilinen doğu kısmı, Sovyetler Birliği’nin komünist rejimi altında yönetilmekteydi. Fakat
Almanya’nın gerçek başkenti olan Berlin halen daha Batılı güçlerin kontrolü altındaydı.
Sovyetler açısından en büyük sorunlardan birisi, Almanya’nın batısında doğuya doğru olan bir
mülteci akımı olması idi. 1961’lerin başından itibaren 4000’e yakın kişi Doğu Berlin’den Batı
Berlin’e kaçmıştı ve bu kişilerin içinde birçok eğitilmiş profesyonel ve teknisyende vardı ve
Sovyetler bu kişilerin elinden kaçmasını göze alamazdı.15
Başkan Kennedy ve Kruschev, 3 ve 4 Haziran’da Avusturya’da bir zirve düzenlediler.
Kruschev’in burada aldığı tavır netti. ABD’nin Berlin’in özgür bir şehir haline gelmesi için bir
anlaşma imzalamasını istiyordu. Zirvedeki görüşmeden bir sonuç alınamamış olduğu
bilinmektedir. Kruschev’in tehditkar tavırları ise bu görüşmeden sonuç alınamamasının önemli
bir nedenini oluşturmaktadır.
Zirveyi izleyen aylardan sonra bölge de gerginlik daha tırmandı. 13 Ağustos 1961’de
Doğu Almanya birlikleri şehrin en önemli geçiş noktalarını işgal ettiler ve Berlin’e Batı ve
Doğu olmak üzere hat çektiler. Doğu Alman Birlikleri birkaç gün içinde önce dikenli tellerden
oluşan daha sonra duvarları ve kuleleri yapılan Berlin Duvarı’nı inşa ettiler.16 İzleyen günlerde
Batı Berlin belediye başkanı Willy Brandt, Başkan Kennedy’ye yardım çağrısında
bulunmuştur. Kennedy o sıra gündemle ilgili ulusa yaptığı konuşmasında şu sözleri söylemiştir:
‘ Biz savaşmak istemiyoruz, daha önce savaştık. Biz ne şimdi ne ileride bizi Berlin’den
çıkarmalarına izin vermeyeceğiz.’17 Bunun üzerine Kennedy ise bölgeye, başkan yardımcısı
Lyndon Johnson’ı ve General Lucius Clay’i göndermiştir ve 1500 kişiden oluşan askeri birlik
15
WORLD LEADERS PAST AND PRESENT: JOHN F. KENNEDY (s. 70). CHELSEA
HOUSE.
16
WORLD LEADERS PAST AND PRESENT: JOHN F. KENNEDY (s. 72). CHELSEA
HOUSE.
17
Anderson, L. (1986). JOHN F. KENNEDY (s.94). Hong Kong.
8
göndermiştir. Askeri birliklerin otobandan geçişi sırasında yaşanabilecek bir olumsuz bir
durumda çatışma başlayabilirdi. O geçiş sırasında belki de krizin en hassas saatleri yaşanmıştı.
Çünkü iki tarafında yüz yüze geldiği bir andı dolayısıyla tansiyonun yüksek olmasının nedeni
de kaçınılmazdı. Başkan Kennedy’nin o saatlerde nükleer bir savaşın çıkmasından korktuğunu
söylemekte yanlış olmayacaktır. Fakat ABD birlikleri herhangi bir sorun yaşanmadan geçişini
tamamlamıştır. Hafta boyunca Sovyet tankları ve ABD tankları sınıra dizilerek birbirlerine
karşı cephe alsalar da, Sovyet tanklarının daha sonra çekilmesi ile krizde bitmiştir.
PEACE CORPS ( BARIŞ GÖNÜLLÜLERİ PROGRAMI)
Barış gönüllüleri projesi, Kennedy tarafından geri kalmış üçüncü dünya ülkelerine
Amerikan kültürünü tanıtmak, o devletlerin kültürlerini tanımak amacıyla hayata geçirilmiş bir
projedir. Projenin amacını eğitimli Amerikalıların gelişmemiş ülkelere giderek insanlara
yardım etmesi oluşturuyordu. Bu görünen ve faaliyetteki amaç olsa da Başkan Kennedy’nin bu
projeyi hayata geçirmesinde ki asıl neden, gelişmemiş ülkelerde ki ‘Yanki Amerikan’,
‘Kapitalist Amerikan’ imajını silmek gibi bir gayesinin de olduğunu söylemek yanlış
olmayacaktır.
Mart 1961’de kurulan Peace Coprs’un başına Kennedy, kız kardeşinin eşi olan Sargent
Shriver Jr’ı getirdi. Barış gönüllüleri Kennedy yönetimi boyunca 47 ülkede çalışacaklardı ve
sağlık merkezleri, okullar, köprüler inşa edip, tarım ve ziraati öğreteceklerdi.18 Projenin ilk
uygulandığı ülke Tanzanya ve Gana oldu. 1960’lar da üniversiteden yeni mezun olmuş
öğrenciler arasında yaygınlaştı.19 Bu programın Amerikan dış politikasının bir ayağını
oluşturduğunu söylersek yanlış olmayacaktır. Nitekim Sovyetler Birliği de aynı şekilde kendi
nitelikli vatandaşlarını Latin Amerika, Güneydoğu Asya ve Afrika’da ki gelişmemiş ülkelere
göndererek komünist rejimin varlığını bölgelerde yaymak istemiştir. Peace Corps projesinin bu
bağlamda anti-komünist bir yaklaşım sergileyerek mevcut durumda ki üçüncü dünya ülkelerine
‘American Effect’ diye tabir edebileceğimiz anlayışı yaymak istemiştir. Şunu da unutmamak
gerekir ki John Kennedy’yi aslında başkanlık koltuğuna taşıyan unsurlardan bir tanesi de bu
projedir. Nitekim Kennedy bu projeyi, seçim kampanyasında sık sık dile getirmiştir ve halkın
18
Randall, M. WORLD LEADERS PAST AND PRESENT: JOHN F. KENNEDY. (1989) (s.
56). CHELSEA HOUSE.
19
www.jfklibrary.org/JFK/JFK-in-History/Peace-Corps.aspx. The Cold War and The Peace
Corps Erişim tarihi: 4.5.2015
9
kalbini çalan bir başkan konumuna gelmesinde ve gerek iç gerekse dış sorunlara duyarlı bir
başkan imajı çizmesinde bu projenin rolünün büyük olduğu unutulmamalıdır.
SOVYETLER KARŞISINDA UZAY YARIŞI
İlk olarak Sovyetler Birliği’nin 1957 yılında Sputnik I uydusunu uzaya göndermesi uzay
yarışı başlamış ve Sputnik’in uzaya gönderilmesi ABD’nde adeta bir şok etkisi yaratmıştır. Bu
durum, insanların ABD’nin dünyada ki abi rolünü de sorgulamasına neden oldu. Sputnik I
uydusunun iki hafta sonrasında içinde Leika adlı köpek ile gönderilen Sputnik II uydusu ile
birlikte Sovyetler uzayda ABD’ye göre bir üstünlük sağlamıştır. Bu ise ABD’nde Başkan
Eisenhower’ın başarısızlığı olarak yorumlanmıştır.
Başkan Kennedy aslında uzay programı hakkında görüşlerini kendi seçim
kampanyasında başlatmasına rağmen o dönemler de spesifik bir politika ortaya koymamıştır.
Fakat Kennedy uzay yarışının ABD açısından hayati bir öneme sahip olduğunu da bilmektedir
ki, kongreden sadece uzay programı için 7-9 trilyon dolar arası bir ek bütçe istemiştir.20
Kennedy’nin uzay konusunda söylediği şu sözler de uzaya verdiği önemi anlatmaktadır: ‘ Bu
halk kendisini önümüzde ki 10 yıl geçmeden, aya ayak basan ve oradan sağ salim dünyaya geri
dönen bir adam hedefini başarmalıdır.21
Bu doğrultu da Kennedy döneminin ilk adımı olarak Mercury Projesi olarak
gösterilebilir. 20 Şubat 1962’de Yarbay John Glenn, Cape Carneval’dan ateşlenen Friendship
7 uzay aracı ile yörüngede dolaşan ilk Amerikalı olmuştur.
ABD’nin Sovyetler karışışında Kennedy döneminde izlediği politikaya bakacak
olursak, Sovyetler Birliği 1958 yılında nükleer test moratoryumunu bozmuş ve 1961’de tekrar
atmosferde bir takım testlere başlamıştır. Başkan Kennedy 1962 tarihli açıklamasında Sovyetler
Birliği’nin anlaşmaya uyup testleri durdurmaz ise, aynı şekilde ABD’nin de nükleer testler
tekrar başlayacağını söylemiştir. 22 1963 yılına gelindiğinde Apollo Projesi resmen başlamıştır.
Bu projenin tamamlanıp tamamlanamayacağı sorusunu ise 1969 yılında Neil Armstrong ve
Edwin ‘Buzz’ Aldrin aya ilk ayak basan insanlar olarak cevaplamışlardır.
SİVİL HAKLARI
www.jfklibrary.org/JFK/JFK-in-History/Space-Program.aspx President Kennedy’s
Challenge erişim tarihi: 8.6.2015
21
www.jfklibrary.org/JFK/JFK-in-History/Space-Program.aspx President Kennedy’s
Challenge erişim tarihi: 8.6.2015
22
Anderson, L. (1986). JOHN F. KENNEDY (s.110). Hong Kong.
20
10
1960’lara gelindiğinde sivil hakları ABD’ de hayati derecede önem arz etmeye
başlamıştır. Başkan Kennedy’nin seçilmesinde Afro-Amerikan halkında desteği büyüktür ve
Kennedy başkanlık koltuğuna oturduğunda ise beklentiler bir hayli fazla idi. Başkan Kennedy’
de aynı şekilde Güney bölgesinin oyunu kaybetmek istemiyordu. Seçildiğinde daha önce tarihte
görülmemiş sayıda Afro-Amerikalı vatandaşı yönetimde yüksek pozisyonlara atadı.
Fakat dönem boyunca yaşanan bazı gelişmeler Kennedy dönemine damgasını
vurmuştur. Bu gelişmelerden bir tanesi, Congress of Racial Equility( Irksal Eşitlik Kongresi)
tarafından kurulan Freedom Riders adlı, içerisinde siyahi ABD vatandaşlarını da bulunduran ve
sivil haklarını savunan aktivist grubun otobüsünün, Mayıs 1961’de ABD’nin Alabama
eyaletinde beyazların üstünlüğünü savunan Ku Klux Klan üyeleri tarafından yakılmasıdır.
Otobüsleri
zorla
yakılarak
dışarı
çıkartılan
siyahi
vatandaşlar
KKK
tarafından
dövülmüşlerdir.23
Kennedy dönemine damgasını vuran bir diğer olay ise 1963 baharında Martin Luther
King’in Alabama eyaletinin Birmingham şehrini ABD’nin en fazla ayrımcılığa uğrayan şehri
olarak tanımlaması ile birlikte burada meydana gelen protestolardır. Martin Luther King Jr. bu
protestolar sonucu hapse atılmış ve burada kendisinin çok meşhur yazınsal eseri olan
‘Alabama’dan Mektuplar’ı ’ yazmıştır. Gösterilere ABD polisinin müdahalesi sert olmuş ve
kullanılan şiddet tüm ülke televizyonlarınca gösterilmiştir. Başkan Kennedy bu olaylar sonrası
sivil hakları yasasının uygulanması çalışmalarına hız vermiştir.24
Kennedy döneminde çıkartılması beklenen fakat Başkan Kennedy’nin suikaste kurban
gitmesi sonucu, 1964 yılında Başkan Lyndon Johnson’a miras kalan bir diğer yasa tasarısı da
Yurttaş Hakları Kanunu’dur. Kanun özellikle Afro-Amerikalı halk üzerinde çok önemli statüler
tanımıştır. Kanuna içeriği özet olarak şu şekilde tanımlanabilir: (1) Seçmen vasıf testlerinde
Afro-Amerikanları ayrımcılığa karşı korumak; (2) otel, motel, restoran, tiyatro ve devletlerarası
ticaretle ilgili tüm halka açık konaklama yerlerinde ayrımcılığı yasadışı ilan etmek; (3) Devlet
okullarında ayrımcılığa karşı, Amerikan Başsavcılık Makamı’nı yasal davalar açmak üzere
yetkilendirme; (4) ayrımcılık uygulayan programların federal fonların geri çekilmesi için
yetkilendirme yapmak ve (5) 25 kişiyi geçen herhangi bir işte işe alımda ayrımcılığı yasa dışı
Lupačová, M. (2008). John F. Kennedy and His Role in the Civil Rights Movement (S. 54).
Masaryk University Faculty of Arts.
24
www.jfklibrary.org/JFK/JFK-in-History/Civil-Rights-Movement.aspx?p=2 Civil Rights
Movement. Martin Luther King Jr., Bull Connor, and the Demonstrations in Birmingham.
Erişim Tarihi: 13.6.2015
23
11
ilan etmek ve şikayetleri değerlendirmek üzere bir Eşit İstihdam Fırsatı Komisyonu kurmak.25
Atılan bu adım ABD içerisinde yaşayan halkların eşitliği hedefi açısından gerekli bir adımdı.
KENNEDY SUİKASTİ
2 Kasım 1963 cuma günü, yerel saat ile 12.30'da eşiyle birlikte açık bir araba içinde
Dallas'ta bir konvoyun arasında ilerlerken ateş açıldı. Ensesinden ve başından iki kurşun alan
Kennedy, Parkland Hastanesi'ne götürülürken yolda öldü. Vali Connally ağır yaralanmasına
karşın kurtarıldı. Başkan Yardımcısı Johnson aynı gün yemin ederek başkanlığı üstlendi.Aynı
gün, cinayetin sorumlusu olarak yakalanan 24 yaşındaki Dallaslı Lee Harvey Oswald iki gün
sonra bir gece kulübünün sahibi olan Jack Ruby tarafından Dallas polis müdürlüğünün önünde
öldürüldü.26
Başkan Kennedy’nin suikastine ilişkin sırlar günümüzde hala gizemini sürdürmektedir.
Bir kesim Kennedy’nin CIA’i kaldırmak istemesinin sonucu olarak CIA’in Kennedy’i
öldürttüğü bir teori olarak tartışılmakta. Mark Zepezauer’e göre CIA’in suikastta yer almasına
neden olabilecek bir çok neden var. JFK’nin komünizme karşı belirgin yumuşaklığı, CIA
Başkanı Allen Dulles ve Başkan Yardımcısı Charles Cabell’i görevden alması ve Domuzlar
Körferzi fiyaskosunun ertesi günü yaptığı konuşmada, CIA’yi bin parçaya böleceğini ve
tozlarını
rüzgara
savuracağını
söylemesi’.27
Kennedy
suikastnin
CIA
tarafından
yapılabileceğini kuvvetlendirmiştir. Ayrıca Kennedy’nin yaptığı bir konuşmasında ülkede ki
gizli örgüt, kuruluş ve cemiyetleri karışına alması, Kennedy suikastinin bir başka teorisi olarak
gösterilmektedir.
25
www.jfklibrary.org/JFK/JFK-in-History/Civil-Rights-Movement.aspx?p=3 Civil Rights
Movement. The March on Washington and Civil Rights of Act. Erişim Tarihi: 13.6.2015
26
http://tr.wikipedia.org/wiki/John_F._Kennedy_suikasti Erişim Tarhi:13.6.2015
27
Zepezauer, M. CIA' IN BÜYÜK OPERASYONLARI (1baskı, s. 32-33). Kaynak Yayınları
12
KAYNAKÇA
Anderson, L. (1986). JOHN F. KENNEDY Hong Kong.
Lupačová, M. (2008). John F. Kennedy and His Role in the Civil Rights Movement (S. 54).
Masaryk University Faculty of Arts.
Patterson, T. (1989). CUBA. KENNEDY'S QUEST FOR VICTORY-AMERICAN
FOREIGN POLICY, 1961-1963 . OXFORD UNIVERSITY.
Randall, M. WORLD LEADERS PAST AND PRESENT: JOHN F. KENNEDY. (1989)
CHELSEA HOUSE..
Zepezauer, M.(2012) CIA' IN BÜYÜK OPERASYONLARI. Kaynak Yayınları
http://dergiler.ankara.edu.tr/dergiler/42/480/5596.pdf SEVER, A. YENİ BULGULAR
IŞIĞINDA 1962 KÜBA KRİZİ VE TÜRKİYE
www.jfklibrary.org/Asset-Viewer/Archives/JFKWHA-020.aspx. The Press Conference.
(1961, 23 Mart)
http://www.jfklibrary.org/~/media/assets/Education%20and%20Public%20Programs/Educati
on/materials/JFKpicturebook.pdf A Picture Book Biography of John Kennedy
www.jfklibrary.org/JFK/JFK-in-History/Peace-Corps.aspx. The Cold War and The Peace
Corps
Https://history.state.gov/milestones/1961-1968/laos-crisis. The Laos Crisis (1961-1963)
www.jfklibrary.org/JFK/JFK-in-History/Civil-Rights-Movement.aspx?p=2 Civil Rights
Movement. Martin Luther King Jr., Bull Connor, and the Demonstrations in Birmingham
www.jfklibrary.org/JFK/JFK-in-History/Space-Program.aspx President Kennedy’s
Challenge
http://tr.wikipedia.org/wiki/John_F._Kennedy_suikasti
www.mindef.gov.sg/content/imindef/publications/pointer/journals/2014/v40n1/personality_pr
ofile/_jcr_content/imindefPars/0003/file.res/C%3A%5CPersonality%20Profile.pdf
13
14
Download