öğrenme ve bellek nedir?

advertisement
BİZ ÖĞRENİRKEN BEYNİMİZDE
NELER OLUYOR?
Dr. Faruk ERDEN
Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi,
Farmakoloji Anabilim Dalı
Öğretim Üyesi
BEYNİN GİZEMİ
I- ÖĞRENME VE BELLEK
NEDİR?
Beynin en önemli işlevlerinden birisi,
insanın çevresinde olanları öğrenmesi ve
edindiği bilgileri, daha sonra kullanmak
üzere depolamasıdır.
Çevreden gelen uyarıların
değerlendirilmesi ve uygun davranışların
geliştirilmesi, öğrenme yoluyla olmaktadır.
Öğrenilen bilginin saklanmasını ise bellek
sağlar.
Öğrenme; görme, işitme, tat, koku
ve dokunma duyuları ile algılanan
uyarıların beyinde ilişkilendirme,
tekrarlama gibi birden çok beyin
işlevi
sonucu
gerçekleşir.
Öğrenmenin doğrudan bir ölçümü
yapılamaz, ancak ortaya çıkan
davranış
değişiklikleriyle
değerlendirilebilmektedir.
II-BELLEK TİPLERİ NELERDİR?
A- Edinilen Bilginin Saklanması ve Geri Çağrılmasına
Göre:
1- Tanımlanabilir (deklaratif) bellek:
Çevremizde olanlar, insanlar ve yerler ile ilgili olan
bilgileri, sözcüklerle ifade edilen bu bellek biçiminde
saklarız. Bu belleğin oluşması, bilinçli bir düşünme
sürecini gerektirir. Bu süreç içinde değerlendirme,
karşılaştırma ve bir araya getirme gibi bilişsel işlemleri
kullanır. Deklaratif bellekten bilgilerin çağrılma işlemi,
yaratıcı bir süreç olup, yeniden sıralama yeniden
yapılandırma ve orjinal olanı yoğunlaştırma işlemlerini
içerir.
ÖRN. SOSYAL BİLGİLERLE İLGİLİ SINAVLAR
2- Refleksif Bellek:
Algı ve motor yeteneği gerektiren bazı işleri, nasıl
yapılacağı konusunda sözcüklerle ifade edemediğimiz,
tanımlama biçimine getirilmemiş olan bu refleks biçimini
kullanırız.
Bu bellek bir işlemin farkedilmeden çok sayıda tekrarı
sonucu, zaman içinde birikerek oluşur. Bilinçli düşünme
yada karşılaştırma, değerlendirme gibi kognitif işlemler
gerektirmeden refleksif bellek oluşur ve genelde
kelimelerle ifade edilmez. Bazı algı ve motor yeteneklerin
kazanılması, gramer gibi bazı kuralların öğrenilmesi
refleksif bellek ile olmaktadır.
ÖRN. YABANCI DİL PRATİK SINAVLARI
Ör:
Araba
kullanmak
başlangıçta
tanımlanabilir
(deklaratif)
bellek
ile
gerçekleşirken, bir zaman sonra refleksif
belleğe geçer ve artık araba kullanma
kuralları her kullanışta, sözcüklerle ifade
edilmez, kısaca otomatikleşir.
B- Süreye Göre Bellek:
1- Kısa Süreli Bellek:
Uzun süreli belleğe dönüştürülmedikçe, saniyeler veya en çok
dakikalar sürer.
Bu bellek şeklinde görsel uyarıları izleyen ard hayaller vardır. Kişi bir
cisme bir süre baktıktan sonra, o cisim görme alanından çıkarılsa
bile bir süre daha bu cismin hayali gözünün önünden silinmez ve kişi
bazı ek ayrıntıların farkına varır, sanki görmeye devam eder. Bu
belleğin süresi çok kısadır, çoğunlukla 1 saniyeden azdır. Süreyi
uzatmak için, görsel uyarının parlaklığını artırmak yada bakma
süresini çoğaltmak gerekir.
Kısa süreli bellek birkaç saniye veya birkaç dakika süre boyunca, bir
telefon numarasındaki 7-10 rakamı hatırda tutmak için, kişinin bu
rakamları veya olayları sürekli düşünerek hatırlayabilmesini
sağlayan bellektir.
ÖRN. TV’DE HABERLERİ İZLİYORSUNUZ
2- Orta Uzun Süreli Bellek:
Bu bellek dakikalarca hatta haftalarca
sürebilir. Bu bellekte saklanan anılar,
bellekteki izleri daha sürekli hale
getirilmezse zamanla kaybolurlar, sürekli
hale getirilirlerse uzun süreli belleğe
aktarılır.
ÖRN. SEVDİĞİNİZ BİR TV DİZİSİNİ İZLİYORSUNUZ
3- Uzun Süreli Bellek:
Bu bellek sinyal iletiminde artma veya
baskılanmaya yol açan bağlantı
noktalarındaki
(sinapslardaki)
kimyasal değişiklikler yerine, yapısal
değişikliklerin sonucudur.
ÖRN.
ÇARPIM
TABLOSUNU
EZBERE BİLMENİZ
III-BELLEĞİN PEKİŞTİRİLMESİ
Kısa süreli belleğin haftalar veya yıllar sonra
hatırlanabilecek
uzun
süreli
belleğe
dönüştürülmesi için pekiştirilmesi gerekir. Yani
bellek sinapslarda uzun süreli tipte bir bellek için
gerekli
kimyasal,
fiziksel
ve
anatomik
değişikliklerin gerçekleşmesini bir şekilde
başlatmalıdır. Bu süreç minimum bir pekiştirme
için 5-10 dakika, güçlü bir pekiştirme için ise 1
saat veya daha uzun bir süreyi gerektirir.
ÖRN. İSTİKLAL MARŞIMIZIN TEKRARLANMASI
Bilgilerin Uzun Süreli Belleğe
Aktarılmasında Provanın Rolü
Beynin yeni edinilen bilgileri ve özellikle de dikkat çeken
yeni bilgileri prova etmeye doğal bir eğilimi vardır. Bu
nedenle duysal deneyimlerin önemli özellikleri, belli bir
süre içinde bellek depolarına giderek daha kalıcı bir
biçimde yerleşirler.
Bu durum derinlemesine öğrendiği küçük bir bilgiyi,
neden yüzeysel olarak öğrendiği büyük miktarda bilgiden
çok daha iyi hatırlayabildiğini açıklar.
Bu aynı zamanda zinde ve uyanık bir kimsenin belleğini,
zihinsel yorgunluk içindeki bir kimseden niçin daha iyi
pekiştirebildiğini de açıklar.
HAFIZADA KALMA ORANLARI
METOD
%
METOD
Okuma
10
Film İzleme
Dinleme
20
Sergiyi Gezme
Resme Bakma 30
Gösteri İzleme
Tartışmaya Katılım
Konuşma Yapma
Dramatik Sunum Yapma
Gerçek Bir Deneyi Canlandırma
İnteraktif Multimedya
Bir Projeyi Gerçekleştirme
%
50
50
50
70
70
90
90
90
90
“HAYAT, HAFIZAYI OLUŞTURMUYOR.
HAFIZA HAYATIMIZI OLUŞTURUYOR”
7
HANEYE
KADAR
BİR
SAYIYI
HATIRLAMAK KOLAYDIR.
ANCAK SEKİZİNCİ RAKAM DEVREYE
GİRDİĞİNDE, ARALARINDA BİR BAĞ
KURMADAN
SAYILARI
ZOR
HATIRLIYORUZ.
“ESKİ HATIRALAR, YENİLERE GÖRE
DAHA KOLAY HATIRLANIYOR.
AKŞAM NE YEDİĞİNİZİ UNUTMUŞ
OLABİLİRSİNİZ,
AMA ANNENİZİN ADINI ASLA.”
BUNUN NEDENİ İSE SÜREKLİ, BİZ
FARKINDA
OLMADAN
YAPILAN
TEKRARLARDIR.
ÖĞRENME İLE İLGİLİ BAZI ÖNERİLER-1
BEYİN VE BESLENME: Nöronlar zihinsel
performansın en önemli yapı taşlarıdır.
Beynimizin en önemli ihtiyaçları oksijen, glikoz
ve sudur. Proteinlerin içindeki maddeler,
özellikle tirozin ve triptofan, beyin için kritiktir.
Birincisi düşünmeyi artırır, ikincisi sakinlik verir.
Beynimiz tirozini,
dopamin ve norepinefrin
yapmak için kullanır.
Dengeli beslenmek ve sabah kahvaltı etmek
özendirilmelidir. Glikoz beyin hücrelerinin yakıt
kaynağıdır. Kahvaltı gece azalan glikozu
yenilemek, yeniden yüklemek için bir fırsattır.
ÖĞRENME İLE İLGİLİ BAZI ÖNERİLER-2
BEYİN VE SU:
Öğrenme esnasında yeteri kadar su almak,
öğrenmek için çok önemlidir. Susuz kalan bir
nöronun,
öğrenme
performansı
çok
düşmektedir.
BEYİN VE VİTAMİNLER:
Hafıza, atiklik, dikkat, görsel-uzmansal beceriler,
planlama ve organize etme becerileri doğrudan
vitaminler (A, C, E ve B’lerin çoğu) ve ayrıca
magnezyum, sodyum, potasyum, lesitin, demir,
çinko, selenyum ile ilgilidir.
ÖĞRENME İLE İLGİLİ BAZI ÖNERİLER-3
BEYİN VE UYKU:
Beynin en iyi performansı elde edebilmesi için
fizyolojik dinlenme kritiktir. Uyku esnasında
öğrenilenler sindirilir, düzenlenir, “temizlik”
yapılır. “Nörokimyasal çöplük temizlenir.
Bazı gereksiz görülen bilgiler, anılar vb. silindiği
zaman nöral ağ daha verimli hale gelmekte ve
beyin daha verimli olmaktadır – Masaüstümüzü
temizlediğimiz, düzenlediğimiz zaman daha
verimli çalışabildiğimiz gibi.
ÖĞRENME İLE İLGİLİ BAZI ÖNERİLER-4
MOLALAR:
Gün içerisinde en iyi düzeyde beyin performansı
elde etmek için, beyni dinlendirici zamanlar
sağlamalıdır. (Latinlerin 12-14 arasındaki
siestalarının biyolojik bir temeli vardır.)
Üretkenlik, öğrenen kişide gün içerisinde zihinsel
molalar verildiğinde artar.
Her doksan dakikada bir, beş-on dakikada mola
gereklidir .
ÖĞRENME İLE İLGİLİ BAZI ÖNERİLER-5
ZAMANLAMA:
İnsanlar sabahları yeni bilgileri öğrenme (isimler, sayılar,
formüller vb.) konusunda; öğleden sonra ise öğrenilenleri
birleştirme, sanatsal, uzamsal işler, tartışma vb.
konularda daha verimlidir.
“Sabah saat 9-12 arası mekanik öğrenme, heceleme,
problem çözme, rapor yazma, matematik, bilim öğrenme
için daha iyi
Öğlen 12-14 arası fiziksel hareket gerektiren işler, kağıt işi
için iyi ve
14 – 17 arası edebiyat, müzik, sanat öğrenmek için, daha
iyidir”
ÖĞRENME İLE İLGİLİ BAZI ÖNERİLER-6
BASKI:
Yaşadığımız baskının azlığı veya çokluğu
öğrenmeyi
etkiler.
Yoğun
baskı
altındayken, ezberleme yapılabilir ancak
yaratıcı düşünce kaybolabilir.
Sınav kazanma baskısının azı karar, çoğu
zarardır.
ÖĞRENME İLE İLGİLİ BAZI ÖNERİLER-7
BEYİN VE ÇEVRE:
Beynimizin absorpladığı bilgilerin yüzde
seksen – doksanı görseldir. Renk, ışık,
dalga boyu, derinliği vb. öğrenenlerin
dikkatini çekmede temel oluşturur.
BEYİN VE RENKLER:
Renklerin beyin ve vücudu farklı biçimlerde
etkilediğini ileri sürülmektedir.
Ör. Mavi ve yeşil sakinlik veren renklerdir.
ÖĞRENME İLE İLGİLİ BAZI ÖNERİLER-8
BEYİN VE IŞIK:
Floresan ışığın kanda kortisol seviyesini
artırarak
(stres
göstergesi)
sinir
sistemimizi etkilendiği gösterilmiştir.
Yumuşak, doğal ışık öğrenme ortamı için en
iyisidir.
Televizyon ve bilgisayar ekranına uzun süre
bakmanın stres yarattığı saptanmıştır.
ÖĞRENME İLE İLGİLİ BAZI ÖNERİLER-9
BEYİN VE MEVSİMLER:
Mevsimlerin, güneş ışığının süresi, parlaklığı
bakımından, melatonin ve bazı hormon
seviyeleriyle, nörotransmiterler üzerinde
etkili olduğu bilinmektedir.
Beynin SCN denen bir bölümü, göz dibi
aracılığıyla,
ışığı
algılar.
Melatonin
salgılanır. Melatoninin konsantrasyonu,
enerjimizi ve ruh halimizi etkilemektedir.
Mevsimsel Duyuşsal Bozukluk
(SAD)
1987 yılında Amerikan Psikiyatri Derneği
tarafından bir hastalık olarak kabul edilmiştir.
Daha çok kış aylarda güneşin azlığıyla ortaya
çıkan biyomedikal bir problemdir.
Kadınların, bu durumdan daha çok etkilendikleri
ve
öğrenmelerinin
olumsuz
etkilendiği
düşünülmektedir.
En iyi öğrenme Haziran – Temmuz aylarında
gerçekleşir.
ÖĞRENME İLE İLGİLİ BAZI ÖNERİLER-10
BEYİN VE SICAKLIK:
Sıcaklık
artışının
entelektüel
ve
fiziksel
faaliyetlerde test sonuçlarını büyük ölçüde
düşürdüğü tespit edilmiştir.
Hayatta kalabilmemiz, normal beyin sıcaklığını
sürdürmemize bağlıdır.
Öğrenme ortamları ne çok sıcak, ne de çok soğuk
olmalıdır. İhtiyaca göre zaman zaman sıcaklığı
düzenlemek için ayarlanabilir bir klimaya sahip
olmak iyidir.
ÖĞRENME İLE İLGİLİ BAZI ÖNERİLER-11
BEYİN VE MÜZİK:
“Mozart Etkisi” adıyla bilinen araştırmasında, Gordon
Shaw, kolej öğrencilerini üç gruba ayırmış; bir gruba
Mozart, ikinci gruba arabesk müzik dinletilmiş ve üçüncü
gruba hiç müzik dinletilmemiştir.
On dakika sonra uzamsal-temporal muhakeme ile ilgili
(uzayda hareket eden nesnelerle ilgili) bir test verilmiştir.
Mozart’ın sonatları dinlemiş olan öğrencilerin tümü,
testte daha iyi sonuçlar almışlardır.
Piyano çalma dersi alanların, daha iyi sonuçlar aldığı
görülmüştür.
ÖĞRENME İLE İLGİLİ BAZI ÖNERİLER-12
DUYGU:
Duygular,
öğrenmedeki
birincil
katalizörlerdir.
Pozitif duygular karar verme sürecine çok
büyük hız kazandırırlar.
SONSÖZ
İkinci bir dil öğrenmenin, bulmaca çözmenin ve
satranç oynamanın beyni geliştirdiği tespit
edilmiştir.
Tıpkı spor yapmanın kasları geliştirmesi gibi,
yabancı dil öğrenmek de beyinde bilgi işlem
merkezi olarak bilinen, gri madde bölgesini
büyütmektedir.
Birden çok dil bilenlerde gri madde yoğunluğunun
tek dil konuşabilenlere oranla çok daha fazla
olduğu görülmüştür.
Download