tam zamanında üretim

advertisement
TAM ZAMANINDA
ÜRETİM
1.1.Tam Zamanında Üretim
Sisteminin Gelişimi
• Tam Zamanında Üretim (TZÜ) yaklaşımı ilk
kez, Toyota Motor Fabrikası Başkanı,
Taiichi Ohno tarafından 1940 yıllarında
geliştirilmiştir.
• TZÜ, 1970’li yıllarda yaşanan petrol
krizinden sonra birçok Japon firması
tarafından kullanılmaya başlanmıştır.
• TZÜ sisteminin üstünlüğü; bu sıkıntılı
dönemlerde dünya çapındaki zayıf
ekonomik gelişme sırasında verimlilikte ve
uluslar arası rekabette Japonya’nın çarpıcı
gelişmesi ile kanıtlanmıştır.
• TZÜ sistemleri 1980’lerin başından itibaren
Amerika ve Avrupa’da uygulanmaya
başlanmıştır.
• TZÜ sistemi, Japon endüstrisindeki yüksek
verimliliğin en önemli nedenlerinden biri
olarak kabul edilmiştir.
• Kısa sürede özellikle elektronik ve
otomotiv endüstrisi gibi yüksek hacimli,
tekrarlamalı üretim sistemlerinde
savunulan, taklit edilen bir üretim felsefesi
haline gelmiştir.
TZÜ’in başarısında;
• Japon’larda bireycilik yerine grup ruhunun
hakim olması,
• Pratikte “sınıf bir toplum” niteliği
taşımaları,
• Eğitime önem vermeleri,
• Yüksek düzeyde meraklılık
gibi özellikleri önemli unsurlardır.
• Amerika’da 1987 yılında yapılan bir
çalışmada, imalatçıların %25’inin TZÜ’i
uyguladıkları ve bu oranın 1992 yılında
%55’ten daha yüksek düzeyde
gerçekleştiğini ortaya koymaktadır.
TZÜ sistemi,
Frederick Taylor’un zaman etüdü
çalışmalarından bu yana verimliliği
arttırmayı hedefleyen yönetim buluşlarının
en önemlisi olarak kabul edilebilir.
Tam Zamanında Üretim sistemi
literatürde,
• Sıfır envanter,
• Stoksuz üretim,
• Japon üretimi,
• Ohno sistemi,
• Yalın üretim
• Kanban sistemi şeklinde de
adlandırılmaktadır.
• Sıfır stokla üretim yeni bir talebe göre üretim
•
•
sistemidir.
Bunun anlamı, bir ürünü ihtiyaç duyulduğunda
üretmek ve sadece müşteriler tarafından talep
edilen miktarda üretmektir.
Mevcut üretim sürecinden üretime ihtiyaç olduğu
konusunda sinyal gelmeden hiçbir üretim
yapılmaz.
• Tam Zamanında Üretim felsefesinin
temelinde üretimin tüm aşamalarında
israfın önlenerek maliyetlerin azaltılması
hedefi yer alır.
• Bir işletmede, ancak tüm israfların
önlenebildiği noktada Tam Zamanında
Üretim gerçekleşir.
• Sistem sürekli akış halindedir.
• Parçalar bekletilmeden bir makinede
işlendikten sonra diğerine geçer.
• Sistem, problemlerini kendi içinde çözer.
• Gerekli olan işgücü, malzeme, makine gibi
materyaller zamanında olması gereken
yerlerde olduğu için sistemde duraklama
olmaz.
Tam Zamanında Üretim felsefesinin
idealize edilmiş işletme hedefleri;
• Sıfır Stok (zero inventory)
• Sıfır İsraf (zero waste)
Tam Zamanında Üretimin Tanımı:
Monden 1981’de ;
“Tzü kısa dönemde ,gerekli zamanda ,gerekli
miktarda,gerekli ürünleri üretmektir”
Schonberger 1982’de;
“Tzü,fabrika içinde yapılacak parçaların tam
zamanında alt montajlara gönderilmesi,alt
montajda işlem gören parçaların tam
zamanında son montaja,son montajdan da
üretimi ve dağıtımı tamamlanmış olarak
müşterilere ulaştırılmasıdır”
Hall 1983’de;
“ Dar anlamıyla Tzü, gerekli zamanda ,gerekli
yerde, yalnızca gerekli malzemeyi bulundurmayı
amaç edinen malzeme hareketi ve iletimidir”
Son olarak günümüze kadar yapılan
tanımlar ışığında genel bir tanıma
varılmıştır:
“TZÜ,israfı sürekli olarak ortadan kaldırmaya
dayalı,mükemmelliğe ulaşmaya yönelik bir
yaklaşımdır”
Tam Zamanında Üretimin Amaçları
• Yarı mamul stoklarını en aza indirmek
• Düşük maliyetli – yüksek kaliteli ve gecikmelerin
•
•
•
•
olmadığı bir sistemi geliştirmek,
Yarı mamul stoklarındaki dalgalanmaları
minimize ederek stok kontrolünü kolaylaştırmak,
Bir süreçten diğerine talep dalgalarını önleyerek
ürün kararsızlığını minimize etmek,
Merkezi olmayan atölye kontrolü aracılığı ile
daha iyi bir kontrol sağlamak,
Hatalı üretimi azaltmak.
Tam Zamanında Üretimin
Yararları
• Stoklara yapılan yatırım tutarlarını azaltır,
• Stok bulundurmama riskini azaltır,
• Stokların taşıma ve elde bulundurma
maliyetlerini azaltır,
• Stok ve üretim alanları içinde daha az
yatırım yapılır,
• Toplam üretim maliyetini düşürür.
Direkt Hammadde Açısından ;
• Tek satıcıdan alım yapılır ve miktar
iskontosu sağlanır,
• Kalite artışı sağlanır.
Diğer Maliyetler Açısından;
• Duruş zamanının artmasına rağmen verimliliği
de artırarak işçilik maliyetlerini azaltır,
• Hatalı ürün ve döküntüleri azaltır,
• Kırtasiyeciliği azaltır.
Tam Zamanında Üretimin
Aşamaları
• İşleme süresi: Ürünün üzerinde çalışıldığı süre.
• Kontrol süresi: Ürünün istenilen kalitede bulunması,
•
•
•
eğer bu seviyede değilse, istenilen kaliteye gelinceye
kadar yapılan çalışmalar için harcanan süre.
Taşıma süresi: Ürünün bir yerden diğer yere taşınması
için geçen süre.
Bekleme süresi: Ürünün, işlem görme, taşıma, kontrol
gibi unsurlar için beklediği süredir.
Depolama süresi: Yarı mamul ve mamullerin işlem
görme ve veya sevk edilme için stok kapsamına alınıp
bekletildiği süredir.
• Bu aşamalardan sadece işlem süresi
ürünün değerini arttıran ve bununla
ilgili çalışmaları kapsayan
basamaktır. Diğer dördü maliyeti
arttırır.
• Bu nedenle JIT’in hedefi, işleme
süresi dışındaki süreleri kaldırarak,
maliyeti düşürmektedir. Bu nedenle
sıfır stok, sıfır makine ayarlama
zamanı, sıfır temin zamanı ve sıfır
malzeme taşıma üzerinde durulur
Tam Zamanında Üretim
Sisteminin Elemanları
•
•
•
•
•
•
•
Merkezleşmiş fabrika
Hazırlık Süresinin Kısaltılması
Grup Teknolojisi
Toplam Üretken Bakım
İyi Eğitimli ve Çok Fonksiyonlu Üretim Elemanları
Dengeli Üretim
Kanban Sistemi
Merkezleşmiş Fabrika :
• Merkezleşmiş Fabrika kavramı sınırlı
sayıda ürün hattı için özel olarak dizayn
edilmiş bir üretim sistemi
gerektirir.Fabrikada stoklar ihtiyaç
duyuldukları atölyeler içine
stoklandığından büyük merkezi depoya
ihtiyaç kalmaz.Fabrika yapılan işlemler
bakımından alt bölümlere ayrılır.
Hazırlık süresinin Kısaltılması:
Hazırlık zamanın azaltılması için yapılacak
çalışmalar aşağıda sıralanmaktadır :
• Uzun hazırlık süreleri gerektiren , darboğaz yaratan
•
makinelerin saptanması ; makinelerde standardizasyon
işlemi yapılırken sadece gerekli görülen bölümlerin
standardize edilmesi gerekir.
Hazırlık işlemleri , iç hazırlık ve dış hazırlık olmak üzere
ikiye ayrılır. İç işlemler ; mutlaka makinenin
durdurulmasını gerektiren işlemlerdir. Dış işlemler ise
makine parçayı işlerken dahi yapılabilecek işlemlerdir. Bu
iki işlemin kesinlikle birbirinden ayrılması gerekmektedir.
• Ek aparatlar yardımıyla makinede yapılacak ince
•
•
•
•
ayarlamalar ortadan kaldırılmalıdır.
Dış hazırlıkta kullanılan alet ,kalıp hazırlama
gibi işler standart hale getirilmeli ve işçiler
bunların kullanımları hakkında iyice
bilgilendirilip, eğitilmelidir.
Kolay bağlantı elemanları kullanılmalıdır.
Paralel işlemler aynı anda yapılabilir.Hazırlık
anında aynı anda yapılabilecek işleri birden çok
işçiye yaptırmak hazırlık süresini kısaltacaktır.
Mekanik çalışan hazırlık sistemleri
kurulmalıdır.Elektrikli mekanizmalar hazırlık
zamanını kısaltır.
Grup Teknolojisi:
• Benzer parça ailelerinin tek tek ve tam üretimi
•
için, üretim sürecinde mümkün olan tüm
operasyonların birbirine bağlandığı bir makine
yerleşimidir.
Hedef ; makinelerin mümkün olduğunca U
biçiminde dizilimi sayesinde en az sayıda işçiyle
kontrolün gerçekleşmesi ve malzeme
taşınmasının ortadan kaldırılmasıdır.
• Ürün kalitesinin iyileştirilmesi; küçük parti
•
üretiminin hücre düzeninde bir iş gören ,bir
parçayı doğrudan diğer iş görenden alabilir,
böylece eğer parça hatalı ise işlem, neyin yanlış
gittiğini anlamak için durdurulur.
Sonuç olarak grup teknolojisi uygulaması ile iş
görenin hoşnutsuzluğu ortadan kalkar, ürüne
yönelik ihtisaslaşmaya bağlı olarak üretim
kapasitesi artar. Malzeme akış zamanları, işçilik
maliyetleri ve stoklardaki yatırım azalır, iş akışı
basitleşir,kuyruklar azalır veya ortadan
kaldırılır,hazırlık süreleri kısalır.
Grup teknolojisinin avantajları
aşağıda sıralanmıştır:
• Stok maliyetlerinin düşürülmesi; basit iş akışı ile makine
•
•
•
önündeki iş parçası bekleme zamanları kısaltılarak veya
ortadan kaldırarak süreç içi stok maliyeti düşürülür.
İmalat temin sürelerinin kısaltılması ; iş parçası bekleme
zamanları kısaltılarak daha kısa imalat temin sürelerine
ulaşılması sağlanmaktadır.
Hazırlık sürelerinin kısaltılması; böylece küçük partilerle
üretim mümkün olabilmektedir.
Ürün kalitesinin iyileştirilmesi; küçük parti üretiminin
hücre düzeninde bir iş gören ,bir parçayı doğrudan diğer
iş görenden alabilir, böylece eğer parça hatalı ise işlem,
neyin yanlış gittiğini anlamak için durdurulur.
Toplam Üretken Bakım
• Toplam üretken bakım , üretim sistemlerini
oluşturan makine, teçhizat, altyapı
tesisleri, araç-gereç ve binalarda zamanla
ve kullanım şekillerine göre oluşacak
yıpranmalardan dolayı meydana gelecek
kayıpların en aza indirilmesi ve
bozulmalarının geciktirilmesi için yapılan
faaliyetler bütünüdür.
Bakım Çeşitleri:
• Düzeltici Bakım: Düzeltici Bakım,
makine, araç-gereç ve diğer tesisatta
olabilecek arızaları, olay meydana
geldikten sonra yapılan bakım
işlemleridir.
• Koruyucu Bakım: Makinelerde her
hangi bir arıza veya bozulma olmadan
önce, bunu önlemek amacıyla makine,
araç-gereç ve tesisatta yapılacak olan
bakımdır.
Japon Enstitüsü, “Toplam
Üretken Bakım “ adı altında
Fabrika Bakım Organizasyonu
için aşağıda belirtilen beş
amacı ortaya koymuşlardır:
Takım , donanım ve ekipman etkinliğini
geliştirmek,
Ekipmanın yaşayabilmesi için üretken
bakım sistemini kurmak,
Toplam üretken bakımın yürütülmesine
firma içindeki bütün departmanların
katılmasını sağlamak,
Üst yönetimden işçilere kadar
bütün çalışanların aktif olarak
katılımını sağlamak,
Özerk küçük-grup geliştirme
faaliyetleri gibi motivasyon
yönetimine yönelik toplam üretken
bakım çalışmalarını desteklemek.
İyi Eğitimli ve Çok Fonksiyonlu
Üretim Elemanları
• Toyota üretim sisteminde shojinka, işgücü
•
sayısını talepteki azalma ve artışlara paralel
olarak azaltmak ya da artırmak anlamına
gelmektedir .
Shojinka, işgücü bazında değerlendirildiğinde,
işgücünün çevrim zamanı, operasyon sıralaması
ve işgücü kapsamındaki değişmelere hızla uyum
sağlayabilecek nitelikte olmasını
gerektirmektedir. Tüm bu değişikliklere ancak
çok fonksiyonlu, her türlü süreçte, her türlü işi
yapabilecek şekilde eğitilmiş olan işgücü hızla
uyum sağlayabilir .
• Japonya’da uygulanmakta olan; istihdam
sistemi, ücret sistemi, işbaşı eğitim sistemi
gibi sistemlerin temelinde, Japonya
kültüründe grup bilincine verilen değer yer
almaktadır.
• Japonya’da hakim olan toplumsal görüş;
toplum genelinde etkenliği artırabilmek için
aşırı bireyselliğin engellenmesini
gerektiğini benimsemektir.
• Ancak bu tür bir sosyal görüşe sahip
olabilmek ya da mevcut sosyal değerleri
değiştirebilmek çok kolay olmayıp sadece
çok uzun dönemli bir eğitim süreci ile bu
değişimi gerçekleştirmek mümkün
olabilecektir. Bu nedenle “çok fonksiyonlu
işgücü” unsuru TZÜ felsefesinin Japonya
dışında en zor uyarlanabilen bölümünü
oluşturacaktır.
Kanban Sistemi
• Kanban Sistemi ; bir işletmenin her
prosesinde ve aynı zamanda işletmeler arasında
gerekli zamanda, gerekli miktarlarda, gerekli
ürünlerin üretimini uyumlu olarak kontrol eden
bir bilgi sistemidir.
• Kanban Japon dilinde “kart “ anlamına
gelmektedir
• Kanbanlar daima üretim akışına ters
yönde ancak fiziksel birimlerle birlikte,
• Sondan başa doğru hareket ederek
üretim aşamalarını birbirine bağlarlar,
• Gerekli olan miktarda ve gerektiği zaman
üretilmekte ve aşamalar arasında ara
stoklara ihtiyaç kalmamaktadır.
 Bu zincirin , işletme dışında satıcılara
kadar uzatılması durumunda ise
hammadde stokları da kaldırılmış
olacaktır.
 Kanban Sisteminin uygulanabilmesi için
öncelikle üretim planının statik olması
gerekir.
• Sistem , iş yükü durumundaki % 10’luk
dalgalanmaları tolere edebilir.
• Ayrıca imal edilen her parça ve /veya alt
montaj için günlük olarak hazırlanan
çizelgelerin yaklaşık olarak aynı olması
gereklidir.
• Günlük iş yükü:
Aylık toplam üretim miktarının aylık
çalışma günü sayısına bölünmesiyle elde
edilir ve bu miktar ayın tüm günleri için
aynıdır.
• Bu koşul kanban sisteminin
uygulanabilmesi için ön şarttır !!!!!!!!
Kanban sisteminin
uygulanmasında gereken ön
kurallar:
• Kural 1:
Sonraki üretim süreci, önceki süreçten
gerekli parçaları, gerekli miktarlarda ve
gereken zamanlarda çekmelidir. Bu kuralın
uygulanabilmesi için aşağıdaki kuralların
da birlikte uygulanması gereklidir:
• a-Kanban olmadan herhangi bir parçanın
çekilmesine izin vermemelidir.
b-Kanbanların sayısından fazla miktarda
parça çekilmesine izin verilmemelidir.
c-Fiziksel üretime daima bir kanban
yapıştırılmış olmalıdır .
Kural 2:
Önceki üretim süreci sonraki süreç
tarafından çekilen miktar kadar üretim
yapmak zorundadır. Bu kuralın
uygulanması için de aşağıdaki kuralların
birlikte uygulanması gereklidir:
• Kanbanların sayısından daha fazla üretim
yapılmasına izin verilmemelidir.
• Önceki süreçte farklı parçaların üretimi söz
konusuysa bunların üretimi kanbanların
geliş sırasına uygun olarak yapılmalıdır
Kural 3:
Hatalı parçalar hiçbir zaman bir sonraki
üretim sistemine geçirilmemelidir.
Herhangi bir istasyonda hatalı parça
çıkması durumunda ara stokların
minimuma indiği bu ortamda üretim akışı
duracak ve hatalı parça bir önceki
istasyona geri gönderilecektir.
Kural 4:
Kanban sayısı en aza indirilmeli ve bu sayı
talepteki değişmelere adapte olmak için
kullanılmalıdır.
Toplam kanban sayısı sistemdeki proses
içinde stok düzeyini gösterdiğine göre
amaç bu sayıyı mümkün olan en alt
düzeye indirmektir. Hatta bu 4. Kural
gerçekleştirildiği zaman proses içi stoklar
da sıfırlanacaktır. Fakat bu sadece bir
hedeftir ve uygulamada sadece bu hedefe
yaklaşmak söz konusu olabilmektedir
Kural 5:
Kanban, talepteki ufak dalgalanmalar karşısında
üretim hızını ayarlamak amacıyla kullanılmalıdır.
Kanban sisteminde üretim çizelgeleri sadece son
prosese gönderildiği için talepte bir dalgalanma
olduğunda, olası değişiklikler son prosesten
geriye doğru aktarılarak sağlanır.
Kanban Sisteminin
Uygulanması
• KANBAN sistemine geçiş aşamalı olarak
gerçekleştirilmesi gereken bir projedir ve
uygulamaya geçmeden önce altyapının
hazırlanması gerekir.
• Buna bağlı olarak yürütülmesi gerekli olan
çalışmalardan bazılarını şu şekilde
sıralayabiliriz:
• Yan sanayi ile karşılıklı güven ve işbirliğine
dayanan ilişkiler çerçevesinde satınalma
sisteminin yeniden düzenlenmesi
• Üretim planlama sisteminin kurulması ve
üretim hızının zaman boyutunda
dengelenmesi
• Üretim ön sürelerinin kısaltılması
• Tezgah hazırlık işlemlerinin ve buna bağlı
olarak tezgah hazırlama zamanlarının
kısaltılması
• Üretim işlemlerinin (operasyonların)
•
•
•
•
standardizasyonu
Süreçlere ilişkin yerleşim planlarının
hazırlanması; ‘‘esnek atölyeler’’ için yerleşim
planlaması ve çok fonksiyonlu işgücü çalışmaları
TZÜ sistemini diğer geleneksel yaklaşımlardan
ayıran sürekli gelişme öğesine ilişkin gerekli
altyapının hazırlanması
Toplam kalite yönetimi ilkeleri doğrultusunda,
güvence ağırlıklı, sıfır hata hedefli ve tüm
çalışanların sorumluluğunda bir kalite sisteminin
kurulması
TZÜ sisteminin örgüt yapısına uyarlanması
sonucunda geliştirilen işlevsel yönetim modeli ile
ilgili çalışmaların yapılması.
• Toplam kalite yönetimi ilkeleri
doğrultusunda, güvence ağırlıklı, sıfır hata
hedefli ve tüm çalışanların sorumluluğunda
bir kalite sisteminin kurulması
• TZÜ sisteminin örgüt yapısına uyarlanması
sonucunda geliştirilen işlevsel yönetim
modeli ile ilgili çalışmaların yapılması.
• Kanban yönteminde ıskartaya, arızaya ve
uzun hazırlık sürelerine yer yoktur.
• Tam anlamıyla sıfır stok seviyesinin
gerçekleşebilmesi için sistemin yapısında
görülen hatalı parça üretimine sebep olan
bütün problemlerin giderilmesi ve tezgah
hazırlık sürelerinin olmaması gerekir
• Yani bu sistem ile her sürecin tek bir
parçayı üretip bir sonraki istasyona birer
bir er aktardığı, ekipman ve süreçler
arasında 1 parçalık güvenlik stoğunun
bulundurulduğu bir sistem anlatılmak
istenmektedir.
• Kanban uygulamasında başarılı olan
şirketlerin işçilik prodüktivitesinde %30’luk
artış, stok düzeylerinde %60 ve ıskarta
oranlarında %90 azalma, fabrika alanının
kullanımında %15 tasarruf sağladıkları
görülmüştür.
TAM ZAMANINDA
ÜRETİM SİSTEMİNDE
İSRAFLAR
• Toyota fabrikalarında Fujio Cho, israfı “bir
•
ürünün değerini yükseltmek için asgari düzeyde
gerekli olan işletme giderleri, malzeme, takım,
yer ve imalat süreleri sarfları” olarak
tanımlamaktadır.
.Japonca’da;
Muda : İsraf
Muri : Aşırı yük
Mura : Düzensizlik demektir.
JIT Sisteminde 7 çeşit israf
vardır. Bunlar;
• Fazla üretimden kaynaklanan israf (Over
•
•
•
•
•
•
Production)
Beklemeden kaynaklanan israf (Waiting)
Taşımalardan kaynaklanan israf (Transportation)
Proses israfları (Over Processing)
Envanter israfları (Storage/Inventory)
Hareket israfları (Motion)
Kusurlu orandan kaynaklanan israf (Defect)
Üretim Fazlasının Oluşturduğu
Olumsuz Sonuçlar
Fazla
Fazla
Fazla
Fazla
Fazla
Fazla
Fazla
yazışmalar,
personel,
yer ihtiyacı,
taşımalar,
tezgah, makine, araçlar,
arızalar,
maliyet.
Stoklarla İlgili Problemlerin
Ortaya Çıkarılması
• JIT sisteminin en önemli
özelliklerinden biri olan stok
seviyesinin azaltılmasının sağladığı
en değerli fayda, bir şirketin
faaliyetleriyle ilgili sorunlarının ve
yetersizliklerinin ortaya çıkarılmasına
zorlayıcı etki yapmasıdır
• Bunun nedenlerini anlayabilmek için,
evinizde kullandığınız elektriği düşünün.
• Fiili elektrik akışı, bu elektriğe ihtiyacınız
olduğunda, yani düğmeyi çevirdiğinizde
oluşur.
• Evinizle üretim tesisleri arasında her hangi
bir yerde elektrik stoku mevcut değildir
• Yani elektrik, “Tam Zamanında”
üretilmektedir.
• Şimdi üretim tesisiyle eviniz arasında bir
sorun meydana geldiğini düşünelim; bu bir
telin kopması ya da bir transformatörün
yanması olabilir.
• Sorun ne olursa olsun, elektriğiniz
yanmadığında bir sorun olduğunu bilirsiniz.
• Aynı şey bir çok kişinin sorunuysa, elektrik
şirketine telefonlar edilir ve bir görevli
derhal sorunu çözmek üzere görevlendirilir.
• Bu durum, JIT çerçevesinde faaliyet gösteren bir
•
•
•
şirket için de aynıdır.
Çok az ya da sıfır stok düzeyi ile çalışan bir
şirkette malzeme akışı durduğunda
malzemesizlik nedeniyle çalışma da hemen
durmak zorunda kalacaktır.
Tüm dikkatler bir anda sorun üzerinde
yoğunlaşacak ve bu sorunun çözülmesi için tüm
olanaklar seferber edilecektir
Ancak bu sorun tekrar ortaya çıktığında aynı
sıkıntının yeniden yaşanacağı bilindiğinden, o an
için değil de, ileriye dönük önlemler alınması
yoluna gidilecektir.
Stokun Engellenmesi Sonucu
Sağlanacak Yararlar
• Stoklara yapılan yatırım miktarı
•
•
•
•
azaltılarak israf önlenir,
Stokların taşıma elde tutma maliyetleri
azaltılır,
Stok bulundurma riski azaltılır,
Stok ve üretim için daha az yatırım
yapılır,
Toplam üretim maliyetleri düşer.
İsraf olarak değerlendirilen
bazı faktörleri de şu şekilde
sıralayabiliriz:
Ölü Zamanlar
Gereksiz Bakım
Gereksiz ya da Uygun Olmayan Çalışma
Süreleri
Gereksiz Hareketler
Hatalı Parça Üretimi
Ölü zamanlar:
• Bekleme, ürüne hiçbir değer katmayan, üstelik
•
•
üretkenliği düşürücü, maliyetleri artırıcı, üretim
sürelerini uzatıcı bir faktördür.
Uygun önleyici tedbirlerin alınabilmesi için,
bekleme süresi nedenli israfın açık olarak ortaya
çıkartılması gerekmektedir.
Bunun için de, işçiler istenilen sayıda ürünü imal
ettiklerinde, tezgahlarda fazla üretim
yapacaklarına boş kalmalıdırlar.
Gereksiz Bakım:
Gereksiz Bakımın Sonuçları:
• Makinelerin ve makinelerde çalışan
operatörlerin boş kalması sonucu meydana
gelen üretim kayıpları.
• Genel işletme giderlerinin artması.
• Endirekt işçilik giderlerinin artması.
• Yetersiz üretim nedeni ile müşteri
ihtiyaçlarının karşılanamaması.
• Iskarta oranı ve defolu üretimin artması
sebebiyle kalitenin düşmesi
Proses Geliştirme
• Bu kavram, başarılı bir şekilde çalışmakta
olan işlemleri ele alır ve daha iyi çalışır
hale gelmelerini hedefler.
• Proses geliştirmenin bölümlerini oluşturan
faaliyetlerden bazıları aşağıda verilmiştir :
• Prosesler arası farklılıkların asgariye
indirilmesi çalışmaları.
• Her şey için standart prosedürler
geliştirilmesi ve bunlara uyulması.
• Her zaman aynı kaynaktan malzemelerin
kullanılması.
• Kaliteyle ilgili bilgilerin toplanarak bir
araya getirilmesi ve herkesin görebileceği
bir yere asılması.
• Daima daha iyisi için çaba gösterilmesi
• Bir sorun ortaya çıktığında, nedenlerinin
belirlenmesine yönelik verilerin
toplanarak organize edilmesi.
• İşlerin daha iyi yapılabilmesi için
deneyleme yapılması, proseslerle ilgili
verilerin bir araya getirilmesi ve deney
sonuçlarının analiz edilmesi.
Sıfır Hata
• Bu kavramın altında yatan fikir, kusursuz üretim
•
•
•
yapmaktır.
Sıfır hata ile aynı düşünce TKK kavramına da
uygulanabilmektedir.
TKK’nın amacı, sıfır hata ile üretim yapabilen bir
sistemin geliştirilmesidir.
JIT’de üretilebilirliği artırmak için varyansları
azaltmak önemlidir. TKK kullanan şirketler sıfır
hatalı üretim hedeflerine aşağıda belirtilen
araçlarla ulaşmaya çalışmaktadırlar:
• Kolay imal edilen ürünleri tasarımlayarak,
kusurlu üretim riskini en aza indirmek,
• Başarısız olması imkansız olan prosesler
geliştirerek, hatasız mal üretimini
kolaylaştırmak, hatalı mal üretimini ise
zor hale getirmek,
• Üretilen her parçanın her iş istasyonunda
kontrol edilmesini sağlayarak, hatalı
birimlerin gözden kaçmasını engellemek,
mümkün olan durumlarda bu prosesin
otomasyona geçirilmesi,
• Çalışanlara her hangi bir sorun ortaya
çıktığında kusurlu üretimin engellenmesi
amacıyla makineleri stop etme yetkisinin
verilmesi
• Kusurlu üretim tespit edildiğinde sorumlu
kişilerce anında geri besleme yapılması
ve kusurların giderilmesi yönünde gerekli
çalışmaların gerçekleştirilmesi,
• İşçilere kusurlu üretimin nedenlerini
bulacakları ve düzeltebilecekleri şekilde
problem çözme teknikleri konusunda
eğitim imkanı sağlamak,
• Her prosesin kapasitesinin tam olarak
belirlenmesi amacıyla analiz yapmak.
TAM ZAMANINDA
ÜRETİM VE İŞLETİM
SİSTEMLERİ
Tam Zamanında Üretim Sistemi
ve Satınalma
• Satın almanın tanımı;
Malzeme ve hizmetlerin doğru kalitede,
doğru miktarda, doğru fiyattan, doğru
kaynaktan ve doğru zamanda elde
edilmesi şeklindedir.
Tedariçiler ile işbirliğinde;
• İyi ilişki ve karşılıklı fayda esastır,
• Sorumluluklar, beklentiler ve roller
tanımlanmalıdır,
• Tedarikçi sayısı azaltılmalıdır,
• Performans gösteren ile göstermeyen birbirinden
ayrılmalıdır,
• Her iki tarafın üst yönetimi bu çalışmalara
katılmalıdır,
• Gerekli hazırlıkları yaptıktan sonra firma
içinde yapılan kalite kontrol çalışmalarını
tedarikçilerin yapmasını sağlamalısınız,
• Tedarikçilerin gelişmeleri için sürekli teşvik
edilmelidir,
• Tedarikçinin ara stok tutmaya teşvik
edilmelidir, (acil durumlar için)
•
% 100 zamanında teslim eden
tedarikçiyi ödüllendirilmeli,
• Tedarikçiden gelen malzemenin doğrudan
üretimin içine girebilmesi temin edilmelidir
Tam Zamanında Üretim Sistemi
ve Kalite
• Üretilen mamullerin kalitesinin sürekli
olarak geliştirilmesi Tam zamanında
Üretimin temel varsayımıdır.
• Tam zamanında üretim sisteminin
başarısını ürünün yüksek kalitede olması
ve zamanında temini önemli ölçüde
etkilemektedir. Firmalar artık sadece ürün
üretmemekte, aynı zamanda kalite de
üretmekte ve satmaktadır
Tam zamanında üretim
sisteminde kaliteyi zorunlu kılan
nedenler şu şekilde
sıralanabilirler:
• Kalite, sıfır hata ile üretim demektir. Tam
zamanında üretim sistemi de sıfır hatayı
öngörür.
• Satıcı pazarından, alıcı pazarına doğru bir
tarz değişimi yaşanmaktadır. Tam
zamanında üretim sistemi de bütün
alanlarda sürekli gelişmeyi sağlama
temeline dayanır.
• Bugün Japonya’da ortalama olarak, toplam
fabrika personelinin en fazla %5’i kalite
kontrol elemanı olarak çalışmakta, bu oran
Japon sanayi devlerinde %1’e kadar
düşmektedir.
• Amerika ve Avrupa’da ise, kalite kontrol
etkinliklerinin imalat birimlerinde çalışan
işçilere bırakılmaması nedeniyle toplam
fabrika personelinin en az %10’u kalite
kontrol elemanı olarak görev yapmaktadır
Otonomasyon (OtoAktivasyon)
• Japonya’da özellikle Toyota’da Jidoka adı verilen
•
•
•
ve hataların otomatik kontrolü şeklinde
tanımlanan bir sistem uygulanmaktadır.
Jidokanın karşılığı otonomasyondur .
Bu sistem üretim hattında çıkan aksaklıkların ve
hataların tespit edilmesi halinde hattın
durdurulması şeklinde çalışır.
Bu nedenle kalite fonksiyonu içerir.
• Kısacası bu sistem hatalı parçaların üretim
hattından geçmesini engeller.
• Bir hata veya aksaklık tespit edilmesi
halinde hat durdurulur, problem üzerine
dikkatle eğilinir, nedenleri araştırılır ve aynı
hatanın tekrarlanmaması için önlemler
alınır.
• Toyota Üretim Sistemi otomasyondan çok,
oto-aktivasyonu kullanmaktadır.
• Bunun anlamı makineye insan zekası ve
duyarlılığını nakletmektir.
• Oto-aktivasyon kavramının esin kaynağı
Sakichi Toyoda’nın icat ettiği oto-aktive
dokuma tezgahıdır.
• Sakichi geliştirdiği bu icatla, dokuma
tezgahını ipliğin kopması ya da dolaşması
halinde hemen devreye girerek çalışmasını
durduran bir cihazla donatmıştı.
• Oto-aktive makine herhangi bir sorun
halinde kendi kendine durarak hatanın
tekrarlanmasını, bunun sonucunda da
sorunun büyümesini önlediği gibi; işlerin
normal akışında ilerleyip ilerlemediğini
göstermesi açısından da son derece
önemli bir destektir.
•
• Bu kavram Toyota’da yalnızca makinelere
değil, üretim bantlarına ve işçilere de
uyarlanmıştır. Bunun anlamı işçinin
herhangi bir anormallik gördüğünde
tereddüt etmeden bandı durdurmasıdır.
Oto-aktivasyon hatalı üretimi önler ve
üretim bandında ortaya çıkan tüm
anormalliklerin belirlenmesini sağlar.
Otonomasyon uygulamasında
aşağıdaki yararlar
görülmektedir:
• İşgücü sayısındaki azalma sonucunda
maliyetlerin azalması;
• Belirlenen üretim miktarına ulaşıldığında
ya da bir üretim hatası ortaya çıktığında,
otomatik olarak tezgahların çalışmasını
izleyen nezaret işçilerinin sayısının önemli
ölçüde azalmasını sağlamaktadır.
• İşçilerin birden fazla tezgahı çalıştırabilmeleri ise
•
işgücü sayısında ve dolayısıyla üretim
maliyetlerinde önemli kazançlar elde edilmesini
gerçekleştirmiştir.
Talep değişmelerine uyum sağlama becerisinin
artması; tüm tezgahların sadece hatasız parça
üretmesi ve istenilen üretim miktarına
ulaşıldığında otomatik olarak durması
otonomasyon yoluyla fazla envanterlerin ortadan
kaldırılmasını, tam zamanında üretimin
gerçekleştirilmesini ve talep dalgalanmalarına
hızla uyum sağlanmasını gerçekleştirecektir.
• İnsana saygı kültürünün gelişmesi;
otonomasyona dayalı kalite kontrol
uygulamalarının temelinde üretim
sürecinde saptanan hata ya da
problemlere anında müdahale edilmesi
ilkesi yer alır.
• Bu ilke, imalat ortamı genelinde iyileştirme
çabalarını hızlandırır ve bu yolla işçilerin
sorun çözme sürecine katıldığı ve insana
saygının önem kazandığı bir örgüt
kültürünün gelişmesini sağlar.
TAM ZAMANINDA ÜRETİM
SİSTEMİNDE KALİTE
YAKLAŞIMI
• Tam zamanında üretimin kaliteye
yaklaşımı, geleneksel yaklaşımlardan
oldukça farklıdır. Bu yaklaşımlar
arasındaki bazı karşılaştırmalar
şöyledir :
• Eski Yöntem : Yüksek kalite pahalıdır.
• TZÜ : Yüksek kalite sermayeyi korur ve
orta dönemde sapmaları, ıskarta, hurda ve
tekrar çalışmaları azaltarak karı ve müşteri
memnuniyetini artırır.
• Eski Yöntem : Bazı kusurlar (hatalar)
kabul edilebilir, kabul edilebilir bir kalite
seviyesi tayin etmelidir.
• TZÜ : Hiçbir kusur kabul edilemez.
• Eski Yöntem : En düşük fiyat verenden
satın al ve tüm hammadde ve parçalar için
en az iki kaynağa sahip ol, çünkü sağlıklı
rekabet fiyatları düşürür.
• TZÜ : Kalite ve güvenirlik için satın al,
ucuz fiyat için değil. Uzun dönem ilişkileri
oluşturmak için tek bir kaynakla çalış
• Eski Yöntem : Ürün kalitesini
görüntüleyen ayrı bir muayene bölümüne
sahip ol. Kabul edilen kalite seviyesine
uymayan parçaları tekrar işle.
• TZÜ : Üretimin her safhasında muayene
yap. Her hangi bir sapma nedenini ortadan
kaldır, böylece işlemi mükemmelleştir.
• Eski Yöntem : Kalite standartlarının
güvenilirliğinden kalite kontrol bölümü
sorumludur.
• TZÜ : Kaliteden herkes sorumludur. Kalite,
üretim sürecinin her safhasında
oluşturulur.
• Eski Yöntem : Kalite ve güvenilirlik
sorunlarını, görevleri bu sorunları bulup,
düzeltmek olan endüstri ve kalite
mühendisliği bölümleri oluşturarak çözülür.
• TZÜ : Kalite problemleri atölyelerde çalışan
ve nezaretçiler tarafından (ihtiyaç
duyulduğunda uzmanlar çağrılır) çözülür
• Eski Yöntem : Kalite, karışık istatistik
analizleri kullanan kalite mühendisleri
tarafından ölçülür.
• TZÜ : Kalite, atölyelerde, üretim
süreçlerine göre ayarlanmış istatistiksel
kontrol şemaları kullanan çalışanlar
tarafından ölçülür.
Tam Zamanında Üretim Sistemi
ve Bilgisayara Dayalı Sistemler
• Bilgi işleme dayalı TZÜ sistemi ile talep
dalgalanmaları , gecikmiş malzeme
teslimatları ve oluşabilecek diğer
sorunların bu sistem üzerindeki etkisi
kolaylıkla gözlenebilir ve gerekli düzeltici
faaliyetler anında uygulanabilir.
• TZÜ sistemi, akış temelli bir üretim sistemi
olup, bilgisayar ve robotlar, sayısal
kontrollü makineler ve programlanabilir
otomasyon ile daha esnek üretim niteliği
kazanacaktır. TZÜ sisteminde bilgisayar
temelli tasarım ve çizim teknolojisinin
avantajlarından faydalanmak yoluna
gidilmektedir. Yeni ürün, tasarım boyunca
ilerlerken tasarımın formel, belgelenmiş,
sistematik ve kritik kontrolleri yapılmalıdır
JIT SİSTEMİNDE ÖRNEK BİR
VAKA ANALİZİ
• Danny Noble Ltd. ABD’de kadın modası
alanında günümüzün tanınmış
şirketlerinden biridir.
• Ne yazık ki daha pek çok moda şirketinin
başarısı, saman alevi gibi geçici ve kısa
ömürlü olmuştur ve bu vakaların çoğunda
da düşüş nedeni olarak ürüne çok fazla
önem verilirken, üretim, nakit akışı ve
finansman konularının ihmal edilmesidir.
• Danny Noble Ltd. için durum daha farklı
olacağa benzer.
• Şirket, muhasebecisinin önerileri
doğrultusunda bir üretim programı
geliştirmiştir ve her ne olursa olsun bu
programa uymaktadır.
• Bu programa göre alınan her malzeme
üretimde kullanılmakta ve stokta
bulundurulmamaktadır.
• Maliyetleri azaltmak için şirket yalnızca
dokuma tesislerinin stoklarında bulunan
malzemeleri kullanmakta ve sadece aldığı
siparişlere yetecek kadar malzeme satın
almaktadır.
• Büyük ekipman yatırmalarını engellemek
için ise giysi üretimini taşeron imalatçılara
yaptırmaktadır.
• Tamamlanmış mal stoklarının taşıma
maliyeti ise sadece sipariş üretim yapılması
suretiyle düşük hesaplanmaktadır.
• İdari personel kadrosu da az tutulmuş ve
tüm faaliyetler bir düzen çalışan tarafından
yürütülmektedir.
• Danny Noble Ltd. şirketinin JIT sistemini
ürünlerin üretim prosesi ile değil de
tasarımıyla iştigal eden bir işletmeye
uygulayan bir şirkettir.
• Bu başarı ayrıca JIT sisteminin sadece
otomobil üreticileri değil, temel kavramlar
bazında, diğer bir çok kuruluşun da
başarıyla uygulayabildiğini göstermektedir.
• Verilen örnekte de görüldüğü gibi JIT
sisteminin temelinde stoksuz üretim
stratejisi yer almaktadır.
• Stoksuz üretim uygulaması şu an Japonya
ve Amerika’daki bazı işletmelerle sınırlıdır.
SONUÇ
• JIT (Just-In-Time Operations) kavramı
ülkemiz için yeni bir kavramdır.
• Kısaca “Stoksuz Üretim” olarak adlandırılan
bu sistemin kullanımı Japonya ve
Amerika’daki bazı firmalarla sınırlıdır.
• Ancak konu tüm işletmeler için çok önemli
olup; dünyada bu sistemle ilgili yoğun
araştırmalar ve tartışmalar yapılmaktadır.
• Yapılan araştırma sonuçlarına göre
otomotiv sektöründe faaliyet gösteren
%33’ü TZÜ sistemini uygulamakta, %69’u
ise uygulamamaktadır.
• TZÜ sistemini uygulayan firmalardan en
çok kullanılan TZÜ elemanı Grup
Teknolojisi’dir.
• Bir işletmenin yer aldığı sektör, TZÜ
sisteminin uygulanmasındaki kolaylığı veya
zorluğu ortaya çıkaracaktır.
• Bir işletmede malzeme akışının düzgün
olması TZÜ sistemine geçişte ilk aşamada
yeterli olabilecektir.
• Ayrıca Sürekli Üretim (Continuous
Productrion), TZÜ sistemine dönüşüm için
en kolay işlemleri de içermektedir.
• TZÜ sistemini bir işletmede uygulamaya
başlamadan önce o işlemenin yeterli alt
yapıya sahip olup olmadığı tespit
edilmelidir.
• Ve uygulamasından sonra hedeflerin ne
kadarını gerçekleştirdiği sürekli takip
edilmelidir.
Yapılan anketler sonucunda;
Sistemi kurmadaki amaçların :
• Rekabet gücünün yeniden kazanılması
• Karın arttırılması
• Kalitenin yükseltilmesi
• Maliyetlerin düşürülmesi
• İşgücünün azaltılması
• olduğu görülmüştür.
Uygulama öncesi karşılaşılan sorunlar :
• Değişime karşı olan kültürel tepkiler
• Yönetim desteği etkisi
• Performans ölçümü
• Tedarikçiler ilgili sorunlar
• Kısa dönemde maliyeti karşılayabilme ve
finansman sorunu
• Alıcıların uzaklık sorunu
• Teknolojik donanım sorunu
• Çalışanların eğitim sorunu
Uygulama sonrası karşılaşılan
sorunlar:
• Yapılan programa uymamak
• Düşük kalite
• Performans ölçümü
• Yan sanayi destekliği eksikliği
• Eksik talep tahmini
• Veri güvenilirliği
• Makine bozuklukları
• Makine ön hazırlık sürelerinin azaltılması
• Muhasebeleştirme ve raporlama
problemleri
• Verilerin sürekli olamaması
• Orta kademe yönetiminin desteğinin
eksikliği
• Mevcut MRP sistemi ile çelişme
• Türkiye’deki post-Fordist gelişmelerin
yaygınlık düzeyine ilişkin sağlıklı ampirik
veriler ne yazık ki elimizde yoktur.
• 1995 yılına ait bir çalışmada, "Türk
Sanayinin 500 büyük Kuruluşu"
araştırmasından ilk 500"e giren kuruluşu,
takip eden 250 özel ve kamu kuruluşunu
ve ek olarak 100 imalat kuruluşunu
kapsayan bir çalışma yapılmıştır.
• Tam zamanında üretim sistemini
uygulayan firmaların sektörlere dağılımına
baktığımızda,
giyim eşyası, deri sanayi (%16),
metal ana sanayi (%15),
taş toprağa dayalı sanayi (%15)
ve kimya petrol ürünleri sanayi(%12.7)
ilk sıralarda gelmektedirler.
• Çalışan sayısına göre gruplandırmada ise,
250’den az çalışanı olan işletmeler, %27.8,
251-500 çalışanı olan işletmelerr % 31.1,
500 ve daha fazla çalışanı olan işletmeler
% 31.1 oranına sahiptirler.
• Orta ve büyük ölçekli firmaların bu
uygulamalara ağırlık verdikleri ortaya
çıkmaktadır.
Download