Werner sendromu:

advertisement
Free Copy for Web Publicatıon  K. E. Gokay M.D., Ph.D.
Werner sendromu:
Werner Sendromu bazı yönleri ile Cokayne sendromunu çağrıştıran bir
erken yaşlanma hastalığıdır. Hastalık adını ilk kez klinik tabloyu 1905 yılında
(ailevi katarakt ve erken yaşlanma belirtileri olarak) dört kardeşte tarif eden Otto
Werner’den almaktadır. Ancak Werner Sendromunda erken yaşlanma bulguları
Cokayne sendromuna göre çok daha geç, erken erişkenlşk döneminde, ortaya
çıkar ve hastalar genellikle 45-50 yaşları arasında sıklıkla miyokard enfarktüsü,
serebro-vasküler olgular veya kanser hastalığı komplikasyonları nedeniyle
kaybedilir.
Hastalığın çocukluk döneminden beri bariz tek temel bulgusu büyüme
geriliği ve kısa boyluluktur. Ancak adolesan dönemden sonra tabloya kas-iskelet
bozuklukları (özellikle üst ekstremitelerde kas atrofisi, osteoporoz ve postür
bozukluğu), saçların beyazlaşması ve erken dökülmesi, ciltte kırışıklıklar ve
yaygın atrofi, ortalama 20 yaşlarında oluşan bilateral katarakt, ateroskleroz ve tip
II diyabet gibi bulgular ve bunlara bağlı komplikasyonlar eklenir. Bu nitelikleriyle
Werner sendromu konjenital bir hastalık olmakla beraber aile bir genetik
uzmanına danışılmadığı sürece hastalara pediatrik dönemde tanı konulması
hemen, hemen mümkün olmayan bir hastalıktır.
Werner Sendromu otozomal resesif geçiş gösteren bir genetik hastalıktır.
Bir başka deyişle hastalığın görülmesi için hem anne hemde babanın taşıyıcı
veya birinin hasta diğerinin taşıyıcı olması gerekir. Bu sebeple hastalık
ensidansının akraba evliliklerinde ve izole topluluklarda daha yüksek olacağı
bilinmekle beraber Werner sendromu son derece nadir görülen bir hastalıktır
(yaklaşık 1:1,000,000). [Ancak hastalık ensidansının bir ada toplumu olan
Japonya’da üç kat daha yüksek olduğu hatırlanmalıdır.]
Werner sendromunun moleküler genetik mekanizması sekizinci otozomal
kromozonun kısa koluna yerleşik (8p12-11.2) WRN veya bir başka notasyonu ile
RECQL2 geninde yerleşik mutasyonlar olduğu gösterilmiştir. WRN gen ürününün
RecQ ailesinden bir DNA helikaz olduğu ve bilhassa GC sekanslarından zengin
genellikle telomerik DNA bölgelerine yerşeşik qudruplex "G-DNA" bölgelerine
bağlandığı bilinmektedir. Ancak WRN geninde oluşan mutasyonların hücre
bazında tam olarak ne şekilde bu hastalığa yol açtığı ve ilintili olduğu diğer
faktörlerin neler olduğu halen aktif olarak araştırılmaktadır.
Werner Sendromunda moleküler genetik tanı doğrudan WRN geninin
sekanslanması ile yapılmaktadır. Ne var ki, hastalığın son derece nadir
olmasından dolayı mutasyon taramaları akademik değer taşıyan deneysel amaçlı
genetik testlerdir. Ancak ileriye dönük taşıyıcılar için doğrudan mutasyon analizi
imkanını sağlayabileceğinden tanı konmuş ailelerde, hem anne hemde baba
tarafından, ulaşılabilen tüm birinci ve ikinci derece akrabaları içeren bir DNA
bankası oluşturulması önerilebilir.
Download