XX. Yüzyıl Başlarında Dünya

advertisement
XX. Yüzyıl Başlarında Dünya
Sovyetlerin Orta Asya Politikası
 Sovyetler iktidara geldikten sonra Orta Asya’da devlet
otoritesini güçtü tutma, bölgeyi ekonomik bakımdan dışarıya
bağımlı hale getirme, kültürel ve ideolojik baskı uygulama gibi
yöntemlere başvurmuşlardır.
A) 20. yüzyıl Başlarında Dünyada Genel Durum
Avrupa’da İtilaf Devletleri (İngiltere, Fransa ve Rusya) ile İttifak
Devletleri ( Almanya, İtalya ve Avusturya -Macaristan)
arasındaki sömürgecilik rekabeti oldukça yoğunlaşmıştı. ( I. ve
II. Fas Bunalımı)
● ABD, güçlenen ekonomisi için dünya ticaretinde söz sahibi
olmaya çalışıyordu.
● Japonya, MejiRestorasyonu’ndan sonra güçlenmiş ve
Uzakdoğu’daki sömürge bölgeleri için Rusya’yla çatışmaya
başlamıştı. ( 1904 Rus – Japon Savaşı )
● Afrika, Avrupalı devletler arasında sömürge bölgeleri şeklinde
paylaşılmıştı.
● Balkanlarda ise Osmanlı Devleti’nin zayıflamasıyla oluşan
otorite boşluğu, Avrupalı devletlerinde kışkırtmasıyla Balkan
Savaşlarına dönüşmüştü.
● İtilaflarla İttifak Devletleri arasındaki bu rekabet dünya
üzerindeki birçok devleti de kapsayan I. Dünya Savaşı’na
dönüşmüştü.
Basmacı Hareketi
 1918 yılından itibaren Türkistan'ın bağımsızlığı içinortaya çıkan
millî ayaklanmalara ve mücadeleye Basmacıhareketi denir.
 KorbaşiErgaşi liderliğinde başlayan direniş Enver Paşa
döneminde güçlenmişse de başarılı olamamıştır.
Japonya’daki Gelişmeler
Meji Restorasyonu (1868-1912)
 Mutsihito tahta geçtikten sonra Japonya’yı batıya açacak köklü
ve kalıcı reform süreci başlamıştır. Bu yüzden bu döneme Meji
(Aydın Hükümet Çağı) denir.
 Bilhassa İngiltere ile yaptıkları mal ithalatı
antlaşmalarına,alışılmadık maddeler koydurdular. Belli bir
miktar dış alım için, belli sayıda insanına İngiltere’nin ihtisas
düzeyinde eğitim vermesini istediler.
 Prusya-Almanya modeline uygun bir anayasa yapılması
 Çağdaş bankacılık sisteminin oluşturulması
 Okuryazar oranının artırılması
 Feodal düzenin yıkılması Takvim değiştirildi.
 Giyinme şekli batı tipine göre düzenlendi.
 Avrupa’nınkine benzer bir bankacılık sistemi getirildi.
B) I. Dünya Savaşı’nın Sebepleri
● İngiltere ile Almanya arasındaki sömürgecilik yarışı ve
ekonomik rekabet
● İngiltere’nin Almanya’yı saf dışı bırakmak istemesi
C) Paris Barış Konferansı ( 18 Ocak 1918)
 Paris Barış Konferansı I. Dünya savaşına katılan devletler
arasında yapılacak barışın esaslarını belirlemek amacıyla
toplanmıştır.
 Konferansta Almanya ile Versailles, Avusturya ile Saint Germen,
Macaristan’la Trianon ve Bulgaristan’la yapılacak
NeuillyAntlaşmaları’nın hükümleri kabul edilmiştir.
Monroe Doktrini: Amerikanın dünya siyasetine katılmaması
aynı şekilde Avrupanın da Amerika’nın siyasetine
karışmamasıdır. Bu doktrin ABD’nin I.Dünya Savaşı’na kadar dış
siyasetinin temelini oluşturmuştur.
XIX. yüzyılın ikinci yarısında İmparator Mutsuhito’nun aydınların Batı
tarzı yenilikler yapılması fikirlerinedestek vermesiyle Japonya’da Meiji
Restorasyonu denilen reform süreci başlamıştır.
Aşağıdakilerden hangisi bu reform sürecinde
gerçekleştirilenlerdenbiri değildir?
A) Prusya-Almanya modeline uygun bir anayasayapılması
B) Çağdaş bankacılık sisteminin oluşturulması
C) Okuryazar oranının artırılması
D) Feodal düzenin yıkılması
E) Yeni bir alfabe yapılması
(2010 LYS) Cevap: E
Sovyetler Birliğinin Kuruluşu ve Güçlenmesi
1929 Ekonomik Buhranı
 SSCB Vladimir Ilyiç Lenin'in başkanlığındaki Bolşevik Partisi'nin
1917'de Bolşevik İhtilali’nden sonra iktidarı ele geçirmesiyle
kuruldu. Bolşevik Partisi'nin ilk önemli icraatı Rusya'yı bu
savaştan çekmek oldu.
 1929 yılında Amerika’da başlayan “Kara Perşembe” adıyla tüm
dünyayı vuran uluslar arası ekonomik durgunluk ve krize denir.
Krizin Sebepleri
 Amerikan ekonomisinin büyük bölümünün holdinglere dayanması
Şirket ve bankalarda yeterli denetimin yapılmaması
Sovyet Dış Politikası
 1917 Ekim Devriminden sonra 1921’e kadar Bolşevikler önce
içerde Çarlık taraftarlarına karşı rejimlerine güvence altına
almıştır.
 Bu dönemden sonra Çarlık Rusya’nın hâkimiyet
kurduğu bölgeler tekrar işgal edilmiştir.
 İtilaf Devletlerine karşı sınırlargüvence altına alınmaya
çalışılmış,
 Türkiye gibi İtilaflarla mücadele halinde olan ülkelere
destek sağlanmıştır.
 Komünist Rejimi güvence alan Rusya İkinci Dünya Savaşı’na
kadar rejimini Doğu Avrupa’ya ve Asya’ya ihraç etmeye çalışmış,
1930’lardan sonra ise Almanya ve İtalya’nın saldırganlığına
karşı ittifak arayışları içerisine girmiştir. Bununla beraber Doğu
Avrupa ülkelerine siyasi rejimini ihraç etmek için faaliyetlerini
yoğunlaştırmıştır.
Türkiye’ye etkileri
 1930-1933 yılları arasında ithalatta hızlı bir daralma yaşanmıştır.
 İhracat gelirlerinin azalması ve ticaret açığı sorununun önem
kazanması,1929-1930 yıllarında iktisat politikasında önemli
değişikliklere yol açmıştır.
 Türk hükümeti, 1930 taksitini ödeyemeyeceğini anladı ve Duyun-u
Umumiye İdaresini yeni bir anlaşmaya zorladı.
 Merkez Bankası kurma kararı alındı ve bu da yeni dış kredi bulma
gereksinimini artırdı.
 Türkiye 1933’de dış ödemelerde uygulamasına başlanan kliring ve
takas sistemini uyguladı. (Kliring sistemi malını alanın, malını alma
ilkesine dayanır.
1
Aşağıdakilerden hangisi, 1929 yılında başlayan dünya ekonomik
krizinin etkilerinden biri değildir?
A) Sanayileşmiş şehirlerde işsizlerin ve evsizlerin sayısının hızla
artması
B) Birçok ülkede inşaat faaliyetlerinin durması
C) Tarım ürünü fiyatlarında büyük düşüşler görülmesi
D) Madencilik alanında talebin beklenmedik düzeyde düşmesi
E) Kadınların, iş hayatında yer almaya başlaması
(2012 LYS) Cevap: E
İki Dünya Savaşı Arasında Türk Dış Politikası
Temel İlkeler
 Milli Bağımsızlıktan ödün vermemek ve milli
gücümüzedayanmak,
 Misak-ı Milli’den taviz vermemek
 Devletlerarası anlaşmazlıkları ve iç sorunları barışyoluyla
çözmek (Yurtta Sulh, Cihanda Sulh)
 Dünya barışına katkıda bulunmak
Barış Düzeninin Korunması Çabaları
Milletler Cemiyeti’ne Giriş (1932)
 1932 Temmuz'unda İspanya'nın teklifi, Yunanistan'ındesteğiyle
Türkiye Milletler Cemiyeti'ne üye olmuştur(18 Temmuz 1932).
Milletler Cemiyeti’nin kurulması
 Paris Barış Konferansı’nda alınan karar gereğince kuruldu ancak
İngiltere gibi büyük devletlerin sömürge zihniyetine hizmet
etmiştir.
 II. Dünya Savaşı’nın çıkmasına engel olamamıştır.
Balkan Antantı (1934)
 İtalya ile Almanya arasında kurulan ittifakın Balkanlardaki
devletleritehdit etmesi üzerine Türkiye, Yunanistan, Romanya
ve Yugoslavya arasında işbirliği sağlandı.(9 Şubat 1934)
Locarno Antlaşması
 Almanya, Fransa, İngiltere, İtalya, Belçika, Polonya ve
Çekoslovakya 1 Aralık 1925'te, Londra'da imzalandı.
 Locarno Antlaşması’yla Almanya: uluslararası işbirliğine girmiş
oldu.
Montrö Boğazlar Sözleşmesi(1936)
 konferansa Türkiye, İngiltere, Fransa, Sovyetler Birliği, Japonya,
Yunanistan ve Yugoslavya devletleri katıldı. Konferans
sonundaMontrö Boğazlar Sözleşmesi imzalandı(20 Temmuz
1936)
 Egemenlik haklarımızı sınırlandıran hükümler kaldırılmıştır.
1 Aralık 1925 tarihinde Almanya, Fransa, İngiltere, İtalya, Belçika,
Polonya ve Çekoslovakya arasında uluslararası barışı korumaya
yönelik bir anlaşma imzalanmıştır.
Avrupa’daki siyasi gerginliği bir süre azaltan bu anlaşma
aşağıdakilerden hangisidir?
A) Locarno
B) Brest-Litowsk
C) Saint Germain
D) Trianon
E) Sykes-Picot
(2012 LYS) Cevap: A
Sadabat Paktı (1937)
 İtalya'nın Doğu ülkelerini hedef olan istilâ politikasınınbir
sonucu olarak Orta Doğu'da ortak bir savunma sistemikurma
amacıyla Türkiye, İran, Irak ve Afganistanarasında Tahran'daki
Sadabat Sarayı'nda imzalanmıştır.
Hatay Meselesi (1939)
 Kurtuluş Savaşı sırasında 20 Ekim 1921’de Fransa ile imzalanan
Ankara Antlaşması’na göre Hatay ve İskenderun için özel bir
yönetimin kurulması kabul edilmiş idi.
 Fransa, Alman tehdidi nedeniyle Avrupa politikasına ağırlık
vermek zorunda kalınca 1936’da Suriye ve Lübnan’dan
mandasını kaldırdı.
 Halk oylamasından sonra 2 Eylül 1938’de bağımsız Hatay
Cumhuriyeti kuruldu. 30 Haziran 1939’da Hatay Milli Meclisi
aldığı bir kararla Türkiye’ye katıldı.
Kellog Paktı
 27 Ağustos 1928'de Paris'te, Amerika Birleşik
Devletleri,İngiltere, Almanya, İtalya, Japonya, Polonya,
Çekoslovakyave Belçika arasında Kellog Paktı imzalandı.
 Kellog Paktı ile savunmaya dayanmayan savaş kanun dışı
sayılmış ve devletlerarası ilişkilerde barışçı yollara
başvurulması esas alınmıştır.
Savaşın ulusal siyasetin aracı olarak kullanılmasından vazgeçilmesi
amacıyla 1928 yılında Fransa ve ABD Dışişleri Bakanları tarafından
esasları belirlenen ve İngiltere, Almanya, İtalya, Belçika, Japonya
gibi devletlerin de katıldığı pakt aşağıdakilerden hangisidir?
A)
B)
C)
D)
E)
Bağdat
Balkan
Sadabat
Kellogg-Briand
Varşova
(2012 LYS 4) Cevap: D
2
 Pearl Harbour Baskını: Japonya’nın ABD deniz kuvvetlerine
karşı yaptığı baskının adıdır. ABD, bu olay sonucunda savaşa
katılmıştır.
II. DÜNYA SAVAŞI (1939-1945)
Nedenleri:
 I.Dünya savaşı sonunda galip devletlerin mağlup devletlerle ağır
antlaşmalar imzalanması
 Aşırı ırkçı fikir akımlarının ortaya çıkması
 Barışı korumak amacıyla kurulan Milletler cemiyetinin galip
devletlerin çıkarlarına hizmet etmesi
 Manda ve Himaye kavramının uygulanması
Uzak Doğu’nun II. Dünya Savaşı’nın cephelerinden biri hâline
gelmesinde aşağıdakilerden hangisi etkili olmuştur?
A)
B)
C)
D)
SSCB önderliğinde Doğu Bloku’nun kurulması
Çin Halk Cumhuriyeti ve SSCB’nin yakınlaşması
Japonya’nın yayılmacı politika uygulaması
Bölge üzerinde ABD ile SSCB arasında çıkar çatışmaları
yaşanması
E) Hindistan ve Pakistan’da bağımsızlık mücadelelerinin
olması
(2012 LYS 4) Cevap: C
İtalya’da Mussolini iktidarının Faşizm akımını yayarak “Büyük
Roma Devleti”ni kurma düşüncesi,
Almanya’da Hitler’in Nazizm düşüncesi ile “Hayat sahası
(Almanların yaşam alanı)” düşüncesini,
Japonya’nın “Asya Ayalılarındır” düşüncesini gerçekleştirmek
istemesi barışın bozulmasına etki etmiştir.
I. Faşizm − Hayat Sahası
II. Nazizim − Hayat Sahası
III. Nazizim − Kara Gömlekliler
İkinci Dünya Savaşı’ndan önce Almanya’da ortaya
çıkan fikir akımı ve yayılmacı politikayı amaçlayan
kavramlar yukarıdakilerin hangilerinde doğru
olarak verilmiştir?
II. Dünya Savaşında Toplanan Konferanslar:
 Savaş sırasında ABD, İngiltere, SSCB gibi devletler arasında
çeşitli dönemlerde yapılan görüşmelerdir.
 Atlantik Bildirisi (9 Ağustos 1941)
 ABD ve İngiltere arasında yapılan görüşmelerdir. ABD savaşta
tarafsız olmasına rağmen bu bildiri ile tarafını belli etmiştir.
 Bildiride;
 Savaştan sonra toprak kazanılmayacak
 ilgili halkın onayı anılmadan toprak değişikliği yapılmayacak,
 Uluslar kendi geleceklerini kendileri saptayacaklar (selfdetermination),
 Uluslararası işbirliği gerçekleştirilip geliştirilecek,
 Temel hammaddelerden eşit biçimde faydalanılacak,
 İnsanlar korku ve açlıktan kurtarılacak
 Mihver devletleri silahtan arındırılacak ve savaştan sonra
topyekun silahsızlanmaya gidilecek kararları alınmıştır.
 Bu maddeler daha sonra Birleşmiş Milletler Antlaşması'nın içine de
alındı
 Casablanca Konferansı (14–24 Ocak 1943)
 Washington Konferansı (12–26 Mayıs 1943)
 Quebec Konferansı ( 14–24 Ağustos 1943 )
 I. Moskova Konferansı ( Ekim 1943)
Konferansta Türkiye konusunda ise Türkiye’den önce hava
alanlarının kullananımı talep edilecek, 1943 yılının sonuna doğru da
savaşa katılması konusunda girişimde bulunulacak kararı alınmıştır.
A) Yalnız I B) Yalnız II C) Yalnız III
D) I ve II E) I, II ve III
(2010 LYS 4) Cevap: B
Savaşın Avrupa’da Başlaması ve Yayılması
 Hitler’in baskısıyla 29 Eylül 1938 günü imzalanan Münih
Anlaşmasıyla Sudet bölgesi Almanya’ya verilmiştir.
 1 Eylül 1939'da, Alman birlikleri savaş ilan edilmeksizin Polonya
sınırlarını basarak bu topraklan işgale başladı.
 Almanya'nın bu girişimi karşısında İngiltere ve Fransa, Almanya'dan
askeri harekâtını durdurmasını, birliklerini Polonya'dan geri
çekmesini istediler. Fakat bir cevap alamadılar. Bunun üzerine
İngiltere ve Fransa, 3 Eylül 1939'da Almanya'ya savaş ilan ettiler.
Böylece de İkinci Dünya Savaşı başlamış oldu.
Mihver Devletler:
 Almanya(Hitler), İtalya(Mussolini), Japonya(İmparator Hirohito)’dır.
 Hitler, İtalya ve Japonya ile 1940 yılında Berlin'de “Üçlü Pakt”
imzaladı. Bu pakt, Avrupa ve Afrika’nın düzenlenme hakkını
Almanya ve İtalya’ya, Asya'nın düzenlenme hakkını da Japonya
veriyordu
 Kahire Konferansı (22-26 Kasım 1943)
Türkiye’nin savaşa girme durumu da görüşülmüş ama bir sonuca
varılamamıştır. Konferansa Türkiye'den İsmet İnönü katılmıştır
Müttefik devletler:
 İngiltere(Churchill), Fransa, SSCB(Stallin) ve ABD (Roosevelt)
 ABD ve SSCB savaşın başlarında tarafsızdır.
 Tahran Konferansı (28 Kasım–1 Aralık 1943)
Konferansta İkinci cephe ile ilgili olarak, Türkiye'nin de savaşa
katılmasına karar verilmiştir.
Önemli Kavramlar:
 Barbaossa Harekâtı: Almanya’nın SSCB’ye karşı saldırıya
geçtiği harekat olup bunun sonucunda SSCB savaşa katılmıştır.
 Maginot Hattı: Fransa’nın Almanya sınırına yaptığı savunma
hattıdır.
 Kartal Harekâtı: Almanya’nın İngiltere’ye karşı başlattığı hava
saldırısıdır.
 Normandiya Çıkarması: ABD askerlerinin çoğunlukta
bulunduğu Müttefik kuvvetlerinin Fransa’yı Alman işgalinden
kurtarmak amacıyla başlattığı çıkartmadır. Alman kuvvetleri
geri püskürtülerek Paris geri alınmıştır.
 Yalta Konferansı ( 4-11 Şubat 1945)
Konferansta;
 Boğazlar statüsünün SSCB lehine değiştirilmesine, konunun
Dışişleri Bakanları tarafından ele alınmasına, durumdan
Türkiye'nin de haberdar edilmesine,
 Birleşmiş Milletlerin kurulması da kabul edildi ve Birleşmiş
Milletler Sözleşmesi’nin temel ilkeleri,
 1 Mart 1945'e kadar ortak düşmana savaş ilan etmiş
olanların üyeliğe alınmalarına karar verildi.
Not:Bu karar üzerine Türkiye, 23 Şubat 1945'de Almanya ve
Japonya'ya savaş ilan etti.
3
Kuruluşun idari şefidir.
İnsan Hakları Konseyi: 19 Haziran 2006'da 47 üye olarak kuruldu.
 Potsdam Konferansı (17 Temmuz - 2 Ağustos 1945)
Diğer Konferanslar savaşı sonlandırmak amacıyla toplanmışken
Potsdam konferansı barışın nasıl sağlanacağı konusunu görüşmek
üzere toplanmıştır
Soykırım Suçunun Önlenmesine Ve Cezalandırılmasına
Dair Sözleşme ( 12 Ocak 1951)
 Bu sözleşme özellikle Nazilerin Avrupa’da yaşayan Yahudilere
karşı başlattığı soykırımın etkisiyle kabul edilmiştir.
 Bu Sözleşme bakımından, ulusal, etnik, ırksal veya dinsel bir grubu,
kısmen veya tamamen ortadan kaldırmak amacıyla işlenen aşağıdaki
fiillerden her hangi biri, soykırım suçunu oluşturur.
Türkiye ile ilgili konferanslar:
 Kahire Konferansı
 Tahran Konferansı
 Adana Konferansı
II. Dünya Savaşı’nda Türkiye’deki Önemli Gelişmeler
II. Dünya Savaşı’nın Sonuçları
Siyasi Gelişmeler
 Dönemin cumhurbaşkanı İsmet İnönü’dür. İnönü Dönemi “ Milli Şef
“ dönemi olarak adlandırılır.
 CHP, TBMM’de tek parti olarak görev yapmaktadır.
 Bu dönem CHP’nin tek parti yönetiminden çok partili hayata
geçişte önemli bir evre olmuştur.
 Bu dönemde Alman Nazizm’i ve İtalyan Faşizmi ’nin etkisiyle
Turancı ( Türkçü) akımlar güçlenmiştir. Almanya ise bu akımı
destekleyerek Türkiye’nin SSCB’ye karşı savaş açmasını sağlamak
istemiştir. Ancak hükümetin savaş dışı kalma politikası izlemesive
savaşın sonuna doğru Almanya’nın yenilebileceğinin ortaya çıkması
hükümeti SSCB ile ilişkileri düzeltmeye yönlendirmiştir.
 ABD, İngiltere ve SSCB savaştan galip çıktı.
 Komünizm hızla yayılmaya başladı. SSCB Orta Avrupa ve
Balkanlar'da kendisine bağlı komünist yönetimler kurdu.
 Nazizm ve Faşizm rejimleri son buldu.
 Atom bombası ile dünya artık Nükleer Çağa adım attı.
 ABD ve SSCB dünya lideri olma yarışına girdiler. Sıcak savaş artık
yerini Soğuk Savaşa bıraktı.
 Sömürgecilik dönemi sona ermeye başladı. Mısır, Hindistan,
Pakistan, Tunus, Fas, Cezayir, Libya bağımsız oldu.
 ABD, Çin, İngiltere, Fransa ve SSCB öncülüğünde BM kuruldu.
Birleşmiş Milletler (BM) 1945
Askeri Gelişmeler
 II. Dünya Savaşı’na hazırlık amacıyla 1938 Mayısında İngiltere ile 6
milyon sterlinlik silah alımı kredisini içeren bir Askeri kredi
antlaşması imzalandı.
 Devlet gelirlerinin %43’ü savunma harcamalarına ayrılıyordu.
 Çatalca’da muhtemel bir Alman işgaline karşı Çakmak Hattı’nın
yapım çalışmaları başlamıştır.
 Savaşın başlamasının ardından genel seferberliğe gidilmiş,
1.300.000 kişi silâhaltına alınmıştır.
 BM’ nin Kurulma fikri Yalta Konferansı’nda benimsendi.
 Birleşmiş Milletler Antlaşması (BM Şartı), 25 Nisan 1945'de San
Francisco'da (ABD) toplanan BM Uluslararası Örgütlenme
Konferansı (San Francisco Konferansı) sonucunda,
aralarındaTürkiye'nin de bulunduğu 51 ülke tarafından 26 Haziran
1945'de imzalandı, 24 Ekim 1945'de yürürlüğe girdi.
 Merkezi ABD'nin New York şehridir. BM anayasası bu konferansta
Fransa -İngiltere-Rusya- Çin ve ABD tarafından hazırlandı. Bu
yüzden bugün bile BM'nin Güvenlik Konseyinde sadece bu 5
devletin veto hakkı vardır. Anayasa’da herhangi bir değişikliğin
yapılabilmesi için Genel Kurul'un 3'te 2 çoğunluğu gerekir. Ancak
Güvenlik konseyinin devamlı üyesi olan beş devletin de bu üçte iki
çoğunluğun arasında olması gerekir. BM'nin başlıca 7 tane alt
kuruluşu vardır.
 Genel Kurul:
Bu kuruluşa tüm üyeler katılır. Her üye devletin 5 temsilcisi vardır.
Her devletin 1 oy hakkı vardır. Yılda bir kez toplanır. Tavsiye kararı
alabilir. Yeni ülkelerin kabulü, BM bütçesi ve barışın korunması için
ayrılan bütçe gibi önemli konularda kararlar çoğunluğun üçte ikisi
ile alınır. Diğer konular, salt çoğunluklakarara bağlanır.
 Güvenlik Konseyi:
Barış ve güvenlikten sorumludur. Kararları tüm üye ülkeler İçin
bağlayıcıdır. 15 üyeden oluşur. 5 tanesi beş büyük devlettir. Diğer
10 üye ise Genel kurul üyeleri arasından 2 yıllık bir dönem için
seçilir. Karar için 9 oy gerekir. Beş büyük devletten biri aleyhte oy
verirse karar veto edilir.
 Ekonomik ve Sosyal Konsey:
Ekonomik ve sosyal kalkınmayı amaçlar. 54 Üyeden oluşur. Üyelerin
hizmet süresi 3 yıldır.
 Vesayet Konseyi:
Henüz kendi kendini idare edecek güce sahip olamayan milletlerin
ilerlemesini sağlar. Onları sömürmeye kalkışacak ülkelerden korur.
Bugün işlevini kaybetmiştir.
 Adalet Divanı:
BM'nin en yüksek yargı organıdır. Hollanda'nınLahey Şehri'nde
bulunur. Her biri ayrı milletten 15 yargıcı bulunur. Yargıçlar 3 yıl
süre ile görev yaparlar. Buradaki karar daha çok tavsiye kararı
niteliğindedir. AİHM (Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi) ile
karıştırılmamalıdır.
 Sekreterlik:
Ekonomik Gelişmeler
 Genel seferberliğe gidilerek erkek nüfusun önemli bir kısmının
( 1.300.000 kişi) silahaltına alınması üretim ve tarımı düşürürken
tüketimi artırdı.
 Hükümetin cari harcamalar için fazla para bastırması enflasyonun
artmasına yol açmıştır.
 Petrol Ofisi ve Et Balık Kurumu kuruldu.
 Narh sistemi benimsenerek fiyat belirleme uygulamasına gidildi.
 Varlık (Servet) vergisi ve Toprak Mahsulleri vergisi alınmaya
başlandı.
 Ekmekte karne uygulamasına gidildi.
 Ticaret ve İaşe müsteşarlığı kuruldu
Türkiye’de,
I. varlık,
II. toprak mahsulleri,
III. emlak
Vergilerinden hangileri, II. Dünya Savaşı’nın etkisiyle çıkarılmıştır?
A) Yalnız I
D) I ve II
B) Yalnız II
E) II ve III
C) Yalnız III
(2012 LYS 4) Cevap: D
Eğitim ve Kültür Alanında Gelişmeler
 17 Nisan 1940’da Köy Enstitüleri kurulmuştur.
 Ankara Devlet Konservatuarı Kanunu; tatbikat sahnesi temsilleri
başlamıştır.
 1946’da Milli Kütüphane kurulmuştur.
4
 Almanya’da Nazi baskısından kaçan bilim adamları İstanbul ve
Ankara Üniversitelerinde çalışmaya başlamıştır.
SOĞUK SAVAŞ DÖNEMİ
BATI BLOKU’NUN KURULMASI
 II. Dünya Savaşı’ndan sona ABD ile SSCB arasında Küba Krizine
kadar sürekli bu olaydan SSCB’nin dağılmasına kadar dönem dönem
görülen gerginlik ve sınırlı çatışmaya Soğuk Savaş denir. ( Soğuk
Savaş özellikle siyasi, psikolojik, ekonomik, bilimsel ve teknoloji
alanlarında görülmüştür.)
 Not: "Soğuk Savaş" deyimi ilk kez 1947 yılında ABD'li Bernard
Baruch tarafından kullanılmıştır.
TRUMAN DOKTRİNİ:
 ABD BaşkanıTruman’ın Amerikan Kongresi'ne 12 Mart 1947 günü
gönderdiği mesajında, Türkiye ve Yunanistan'a 400 milyon dolarlık
askeri yardım yapılması için kendisine yetki verilmesini istedi. Bu
mesajda Türkiye'nin toprak bütünlüğünün korunmasının Ortadoğu
düzeninin korunması için bir zaruret olduğu belirtiliyordu.
 ABD’nin SSCB’nin yayılmacı politikasına karşı Avrupa ülkelerine
yaptığı askeri yardım paketidir.
II. Dünya Savaşı’ndan Sonra Dünya Siyasetini
Şekillendiren Gelişmeler
MARSHALL DOKTRİNİ (PLANI)
 İkinci Dünya Savaşı sonrası dönemde, ABD tarafından Avrupa
ülkelerine yardımda bulunmak ve bu ülkeleri kısa zamanda geliştirip
güçlenmelerini sağlamak amacıyla hazırlanan bir programdır.
 Marshall Programı'nın başlıca iki amacı vardı.
 Sağlanacak dış yardımlarla Avrupa ülkelerinin yıkılan
ekonomilerinin onarımına ve kalkınmalarının
gerçekleştirilmesine katkıda bulunmak,
 Komünizmin Batı Avrupa'daki yayılışına engel olmaktı.
 Bu dönemde uluslararası siyaseti şekillendiren dört önemli gelişme
yaşanmıştır:
 Geleneksel güç dengesinin merkezi ve en önemli öğesi olan
Avrupa'nın ve Avrupa devletlerinin savaşta büyük bir tahribatla
çıkması
 Amerika Birleşik Devletleri ve Sovyetler Birliği'nin savaştan sonra
süper güç haline gelmiş olmaları,
 Nükleer silahların geliştirilmesi,
 Dünyanın çeşitli bölgelerindeki sömürgeci devletlere karşı ulusal
bağımsızlık hareketlerinin başlaması,
I. Truman Doktrini
II. Marshall Planı
III. Balfour Deklarasyonu
Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nin komünistpartiler
aracılığıyla Doğu Avrupa’da egemenlikkurması üzerine, Amerika
Birleşik Devletleriyukarıdakilerden hangilerini uygulamaya
koymuştur?
A) Yalnız I B) Yalnız II C) Yalnız III
D) I ve II E) I, II ve III
(2010 LYS 4) Cevap: D
Berlin Buhranı
 II. Dünya Savaşı'ndan sonra, Almanya'nın tümünde yapıldığı gibi
Berlin şehri de dört işgal bölgesine ayrılmıştı
 ABD, İngiltere ve Fransa kendi işgal bölgelerinde Federal Alman
Cumhuriyeti,
 SSCB ise kendi işgal bölgesinde Demokratik Alman Cumhuriyeti’ni
kurmuştur.
SOĞUK SAVAŞ GELİŞMELERİ
DOĞU BLOKU’NUN KURULMASI
KOMİNFORM
 Stalin, 5 Ekim 1947'de "Amerikan emperyalizminin bir aleti" olarak
tanımladığı Marshall Planı' na (Avrupa Ekonomik Kalkınma planı)
karşıt bir girişim olarak; SSCB, Polonya, Bulgaristan, Çekoslovakya,
Romanya, Macaristan, Yugoslavya, Fransa, İtalya komünist partileri
liderlerini bir araya getiren Kominform'u kurmuştur.
 Kominform, görünüşte Marshall Planı'na mukabele amacına yönelik
bir adım olarak takdim edilmişse de, gerçekte amacı, dünya ve
özellikle Avrupa Komünist hareketinin koordinasyonu ve AlmanSovyet Saldırmazlık Paktı ertesinde lağvedilen3. Enternasyonal'in
fonksiyonlarını üstlenmekteydi
Batı Avrupa Birliği
 İngiltere ve Fransa ile Belçika, Hollanda ve Lüksemburg arasında
başlayan toplantı, 17 Mart 1948 de Batı Avrupa Birliği’ni kuran bir
antlaşmanın imzası ile sona erdi.
 Bu antlaşmaya göre beş devlet, aralarındaki her türlü işbirliğinden
başka, taraflardan biri Avrupa’da bir silahlı saldırıya uğradığı
takdirde, diğerleri her türlü vasıtalarlaonun yardımına gideceklerdi.
NATO(North Atlantic Treaty Organization)
 4 Nisan 1949 da 12 Batılı ülke arasında, kısa adı ile NATO (North
Atlantic Treaty Organization) denen Kuzey Atlantik İttifakı kuruldu.
Antlaşmanın başında, bu ülkelerin, milletlerin, demokrasi ilkeleri ile
kişi hürriyetleri ve hukuk üstünlüğüne dayanan hürriyetlerini ve
ortak savunmaları ile barış ve güvenliklerini korumak için birleşmiş
oldukları belirtiliyordu. İçlerinden birine yapılmış bir saldırı
hepsineyapılmış sayılacaktı.
 NATO'nun kuruluşu ile Sovyetlerin Avrupa'daki yayılması, o günden
bugüne durdurulmuştur. Lakin 1949'a gelinceye kadar da
Avrupa'nın mühim bir kısmını sınırları içine katmışlar veya
kontrolleri altına almışlardır.
 Türkiye ve Yunanistan'ın 1952 de üye olmuştur.
COMECON (Karşılıklı Ekonomik Yardımlaşma Konseyi)
(25 Ocak 1949)
 Sosyalist ülkeler arasında ekonomik işbirliği ve dayanışma amacıyla
kurulan(25 Ocak 1949) ve Batı'da COMECON olarak adlandırılan
uluslararası örgütün merkezi Moskova'dadır.
VARŞOVA PAKTI (14 Mayıs 1955)
 14 Mayıs 1955'te S.S.C.B, Çekoslovakya, Bulgaristan, Macaristan,
Polonya, Doğu Almanya ve Arnavutluk (1968'de çekildi) tarafından
kurulmuştur. Kurulma amacı NATO saldırısına karşı Doğu Avrupa
ülkelerini savunmaktır.
Avrupa Konseyi
 5 Mayıs 1949′da, Avrupalı 10 devletin katılımıyla kurulan birliktir.
Bunlar: Belçika, İngiltere, Danimarka, Fransa, Hollanda, İrlanda,
İsveç, İtalya, Lüksemburg ve Norveç’tir. Birliğin amacı, üye ülkelerin
5
 Irak’ta yapılan askeri darbenin ardından monarşinin yıkılması
üzerine 24 Mart 1959'da da Irak, Bağdat Paktı'ndan çekildiğini
resmen açıkladı. Irak'ın ayrılmasından sonra Pakt'ın merkezi Ankara
oldu.
 18 Ağustos 1959'da da Bağdat Paktı'nın adı 'Merkezi Antlaşma
Örgütü" yani "CENTO" olarak değiştirildi. Örgüt, aslında savunma
amacıyla kurulmuş olmasına rağmen; faaliyetlerini, üyeler arasında
ekonomik, kültürel ve teknik işbirliği konularına yöneltti.
 12 Mart 1979'da Pakistan'ın ve İran'ın ayrılması ile dağılma
noktasına geldi. Türkiye, 13 Mart 1979'da, bu devletlerin
CENTO'dan ayrılması kararlarını saygıyla karşıladığını ve bu
durumda CENTO'nun bölgedeki işlevini fiilen kaybettiğini, örgütün
ilgili anlaşma hükümleri gereğince sona erdirilmesi için gerekli
işlemlerin yapılacağını açıkladı. Böylece, Bağdat Paktı'nı bir devamı
şeklinde olan CENTO, hukuken olmasa bile fiilen sona ermiş oldu.
ortak mallarını ve ilkelerini koruma ve yayma; iktisadi gelişimlerini
sağlamak amacıyla, aralarında daha sıkı bir işbirliği oluşturmaktır
 Türkiye, Avrupa Konseyi’ne 1949 yılında katıldı. Avrupa Konseyi’nin
üye sayısı, kuruluşundan yirmi yıl sonra 18′e yükseldi.
Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu
 Schuman Planı 9 Mayıs 1950'de Fransa Dışişleri Bakanı Robert
Schuman'ın Batı Almanya ve Fransa' da çelik ve kömür üretimini
denetleyecek tek bir organ oluşturması ve bu ortaklığın diğer
Avrupa ülkelerinin üyeliğine ve Birleşmiş Milletlerin işbirliğine de
açık tutulması konusunda önerdiği plandır.
 Bu plan 18 Nisan 1951’de Batı Almanya, Fransa, Belçika, Hollanda,
Lüksemburg ve İtalya Dışişleri Bakanlarının katıldığı Paris
konferansında kabul edilmiş ve Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu
kurulmuştur.
 Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu 1958 Roma Antlaşmasıyla,
"Avrupa Atom Enerjisi Topluluğu"na (EURATOM) dönüştü.
Eisenhower Doktrini
 Eisenhower Doktrini iki bakımdan Amerikan dış politikası için
mühim bir gelişmeyi ifade etmekteydi. Birincisi, Amerika'nın Orta
Doğu ile bağlantı alanını bir hayli genişletmesidir. Her ne kadar
Amerika Orta Doğu ile ilgisini ilk defa Truman Doktrini ile göstermiş
ise de, Truman Doktrini sadece Türkiye ve Yunanistan'a ve yine
sadece askeri yardım yapılmasını öngörmekteydi. Hâlbuki
Eisenhower Doktrini, bütün bir Orta Doğu bölgesini içine alıyor ve
Amerikan askerinin kullanılması suretiyle, bölgedeki ülkelerin
komünizme karşı savunulmasını da üzerine alıyordu.
Avrupa Ekonomik Topluluğu
 Avrupa Ekonomik Topluluğu, 25 Mart 1957 tarihinde imzalanan
Roma Antlaşması ile kuruldu. Topluluk, Altı kurucu üye arasında,
(Belçika, Almanya, Fransa, Hollanda, Lüksemburg ve İtalya)
ekonomi politikalarının yaklaştırılmaları yoluyla bir ortak pazarın
kurulmasını, ekonomik faaliyetlerin uyum içinde gelişmesini, daha
sıkılaştırılmasını öngörmekteydi.
İsrail’in Kurulması ( 1948)
 İsrail Devleti’nin kurulmasında Balfour Deklarasyonu oldukça
önemli bir paya sahiptir. Lord Arthur Balfour, 2 Kasım 1917
tarihinde Filistin topraklarında bir Musevi devleti kurulması
konusunda İngiliz hükümetinin destek vereceğini bildirmiştir.
ORTADOĞU’DAKİ GELİŞMELER
Süveyş Krizi
 23 Temmuz 1952’de Hür Subaylar Komitesi’nin yaptığı askeri
darbeyle yarbay Cemal Abdünnasır Mısır’ın yönetimini ele
geçirmiştir.
 1956 yılında Nasır, yıllık 100 milyon dolar geliri olan İngiliz - Fransız
ortaklığındaki Süveyş Kanalı’nı millileştirdiğini ilan etti.
 Nasır’ın Süveyş’in milletlerarası kontrole bırakılması teklifini
reddetmesi üzerine İngiltere, Fransa ve İsrail bir araya gelerek
Süveyş’i ele geçirmek için bir plan hazırladı. Bu plana göre İsrail
Mısır’a savaş açacak, İngiltere ve Fransa ise taraflar arasındaki
savaşa son vermek için bölgeye asker çıkaracak ve kanalı ele
geçireceklerdi.Bu plan gereğince İsrail, 29 Ekim 1956 günü
birdenbire Mısıra karşı saldırıya geçti. İngiltere ve Fransa taraflara
verdikleri çatışmanın sona erdirilmesi ültimatomunun ardından
Akdeniz üzerinden bölgeye asker çıkarmaya başladı.
 Amerika, Fransa ve İsrail’e sert bir ihtarda bulunarak Mısır
topraklarından çekilmelerini istedi. İki taraftan gelen bu ağır
baskılar karşısında bu devletler daha ileriye gidemediler ve Mısırdan
çekilmek zorunda kaldılar. Süveyş Kanalı da temizlenerek 1957
Martında dünya deniz trafiğine yeniden açıldı.
Kasım 1917’de İngiltere Dışişleri Bakanı tarafından Siyonist
Federasyonu Başkanı’na gönderilen mektupla, İngiltere’nin Filistin’de
bir Yahudi devleti kurulmasını kabul ettiği resmen bildirilmiştir. Bu
tarihten sonra Yahudiler büyük kitleler hâlinde Filistin’e göç etmeye
başlamışlardır.
Yahudi devleti kurulması konusunda bir dönüm noktası kabul edilen
bu belge aşağıdakilerden hangisidir?
A) Schuman Bildirgesi
B) Balfour Deklarasyonu
C) Marshall Planı
D) Truman Doktrini
E) Helsinki Nihai Sened
(2012 LYS 4) Cevap: B
 14 Mayıs 1948 günü Tel-Aviv'de toplanan Yahudi Milli Konseyi, İsrail
Devleti'nin kuruluşunu ilan etti.
 İsrail Devleti kurulur kurulmaz, Mısır, Ürdün, Suriye, Lübnan ve Irak
orduları 15 Mayıstan itibaren İsrail’in üzerine yürümeye başladılar.
Birinci Arap-İsrail savaşı başlamıştı.
Bağdat Paktı
 Fransa ve İngiltere’nin Ortadoğu’daki etkinliğini azalınca Sovyet
Rusya'nın Orta Doğu'ya sızmasını önlemek maksadıyla Orta Doğu
ülkeleri arasında bir ittifak kurma fikri, esasında Amerika'dan
gelmiş, fakat fikir Türkiye tarafından gerçekleştirilerek, 1955
Şubatında Türkiye ile Irak arasında Bağdat'ta bir ittifak antlaşması
imzalanmıştır.
 Nisan 1955'te İngiltere, Eylül 1955'te Pakistan ve Kasım 1955'te
İran Bağdat Paktına katılarak, ittifak genişletilmiştir.
 Bağdat Paktı'nın kurulması Türk-Sovyet ilişkilerini daha da
gerginleştirdi. Ayrıca, Irak hariç Arap devletleri ile Türkiye
arasındaki münasebetler olumsuz bir seyir takip etmeye başladı.
 1948-49 Arap-İsrail Savaşı bir yıl kadar sürdü. Araplar her yerde
ağır yenilgiye uğradılar. İçlerinde en iyi savaşanı Ürdün ordusu oldu.
 İsrail Araplarla yaptığı muharebelerde çok başarılı olduğu için,
ateşkes anlaşmalarının çizdiği fiili sınırlar içindeki İsrail toprakları,
Birleşmiş Milletlerin taksim kararında kendisine verilenden çok
genişti. İsrail Filistin topraklarının hemen hemen dörtte üçünü ele
geçirdi.
 1948-1949 Arap-İsrail Savaşı’nın Sonuçları:
 Savaş Filistin'de yaşayan bir milyon kadar arabı yerinden yurdundan
etmiş ve bir Mülteciler Meselesi ortaya çıkmıştır.
 Küçük bir İsrail ordusu karşısında beş Arap devletinin askeri
gücünün yenik duruma düşmesi, Arap dünyasında "milliyetçilik"
CENTO
6
duygusunu güçlendirmiş ve bir Arap Milliyetçiliği hareketi ivme
kazanmıştır
Bandung Konferansı
 Bandung Konferansı, Hollanda'nın sömürgesi iken, 1945'ten sonra
sürdürdüğü bir bağımsızlık mücadelesi sonunda, 1949'da,
bağımsızlığını kazanan Endonezya'nın teşebbüsü ile, 18-24 Nisan
1955 tarihlerinde yine Endonezya'nın Bandung şehrinde toplanmış
olup, Asya-Afrika Konferansı adını almıştır.
 Konferansın amacı, yeni bağımsızlıklarını alan Afrika ve Asya
ülkelerinin, Amerika ve Sovyet Rusya gibi iki büyük nükleer güç
karşısında varlıklarını korumak için bir birlik ve dayanışma
sağlamaktı.
UZAKDOĞUDAKİ GELİŞMELER
KORE SAVAŞI:
 Amerika, 10 Mayıs 1948 de Güney Kore'de seçimler düzenledi ve
bunun neticesinde de SyngmanRhee'nin başkanlığında Güney Kore
Cumhuriyeti kuruldu.
 SSCB, Kuzey Kore'de 1948 Ağustosunda kendilerine göre bir seçim
düzenlediler ve onlar da kuzeyde, 9 Eylül 1948 de Kore Halk
Cumhuriyeti'ni kurdular.
 SSCB Amerika’yı Asya kıtasından atmak için Moskova'nın talimatı ile
Kuzey Kore kuvvetleri 25 Haziran 1950 sabahından itibaren Güney
Kore'ye karşı saldırıya geçti.
 Amerika Birleşmiş Milletleri derhal harekete geçti. Güvenlik
Konseyi, Birleşmiş Milletler Antlaşması hükümleri gereğince, Güney
Kore'nin yardımına gönderilmek üzere, çeşitli milletlerin
askerlerinden meydana gelen, fakat esas yükü Amerika'nın
sırtlandığı bir Birleşmiş Milletler Kuvveti teşkil etti.
 1950 Haziranında başlayan Kore savaşı, 1953 Temmuzunda
Panmunjom Mütarekesinin imzası ile neticelenmiştir. Bu
mütarekeyle Kuzey ve Güney Kore arasındaki sınır yine 38'inci
enlemdi. Bu üç yıllık süre içinde taraflardan hiç biri kesin bir
üstünlük gösterip zafere gidememiştir.
 Türkiye Birleşmiş Milletler Kuvveti'ne bir tugaylık bir kuvvetle
katıldı. Böylece Türkiye NATO’ya katılma yolunda önemli bir adım
atmıştır.
SOĞUK SAVAŞ DÖNEMİNDE TÜRK DIŞ
POLİTİKASI
 Türkiye II. Dünya Savaşı’ndan sonra SSCB’nin baskısı üzerine Batı
Bloğu’na yakın bir politika izlemeye önem vermiştir.
Türkiye’nin NATO’ya üye olması
 SSCB’nin yayılmacı bir politika izlemezi ve Cominform’u kurarak
Doğu Bloku’nu oluşturması üzerine Türkiye ve Yunanistan’ın
NATO’ya üye olarak alınmasına oybirliği ile karar verdi. TBMM. ’de
18 Şubat 1952’de Kuzey Atlantik Antlaşmasını tasdik etmiş böylece
Türkiye NATO’ya resmen üye olmuştur.
Avrupa Konseyi’ne Üyelik
 Türkiye 8 Ağustos 1949’da Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin
davetiyle beraber Yunanistan ve İzlanda ile birlikte konseye
katılmıştır.
Balkan İttifakına Katılma
 ABD’nin Avrupa’da SSCB kontrolü dışındaki tek komünist devlet
olan Yugoslavya ile NATO’ya girmesi kesin olan Yunanistan ve
Türkiye’nin bir ittifak yaparak SSCB’nin Akdeniz ve Balkanlarda de
yayılmasını engellemek istemesi üzerine Balkan İttifakı kurulmuştur.
 9 Ağustos 1954'te üç ülke arasında Bled Antlaşması imzalanmıştır.
Bu antlaşmaya göre taraflar, aralarından herhangi birine ya da
birkaçına yönelen bir saldırıyı kendilerine de yapılmış sayarak askeri
güç de dâhil her türlü önlemi alacaklardı.
 Ama daha paktın ilk günlerinden itibaren Türkiye ve Yugoslavya
arasında görüş ayrılıkları ortaya çıkmış ve 1955'ten itibaren
Sovyetlerle ilişkilerini düzeltmeye başlayan bu ülkenin pakta ilgisi
azalmıştır.
 Türkiye ile Yunanistan arasında Kıbrıs sorununun ortaya çıkmasıyla
da Paktın doğurduğu olumlu hava silinmeye başlamıştı.
 Pakt 1960 yılına kadar devam etmiş 1960 Haziranında da resmen
sona erdiği açıklanmıştır.
Kore’ye uluslararası bir güç gönderilmesi kararlaştırıldığındailk asker
göndermeye karar veren birkaç ülkedenbiri de Türkiye olmuştur.
Türkiye’nin bu tutumu,
I. Kuzey Atlantik Paktı,
II. Balkan Paktı,
III. Bağdat Paktı
ittifaklarından hangilerine girişini kolaylaştırmıştır?
A) Yalnız I B) Yalnız II C) Yalnız III
D) I ve II E) I, II ve III
(2010 LYS 4) Cevap: A
SEATO
 Amerika'nın bu bölgeyi korumak istikametinde attığı ilk adım tam
bağımsızlıklarını kazanmış bulunan Tayland, Laos, Kamboçya ve
Güney Vietnam'a askeri ve ekonomik yardımlarını arttırmak oldu.
 İkinci adım, SEATO veya Manilla Paktı denen Güney-Doğu Asya
Antlaşma Teşkilatı (South East Asia Treaty Organization)nın
kurulmasıdır.
 Bu kollektif savunma sistemi, Eylül 1954 de, Amerika İngiltere ve
Fransa ile Uzak Doğu ülkelerinden Yeni Zelanda, Avustralya,
Filipinler, Tayland ile Pakistan'ın katılması ile kurulmuştur.
 SEATO'nun imzası ile Amerika Sovyet Rusya ve müttefiki Çin
etrafında, Avrupa'nın Atlantik kıyılarından Pasifiğe kadar uzanan bir
ittifaklar çemberi meydana getirmiş oluyordu
Bağdat Paktı ve CENTO üyeliği
 ABD’nin Sovyet yayılmacılığına karşı Ortadoğu’da ortak bir savunma
ve işbirliği kurmak istemesi üzerine kurulan Bağdat Paktı’nın
kuruluşunda Türkiye oldukça önemli bir rol oynamıştır.
 ABD’nin yoğun desteğine rağmen 20 yıl devam eden örgüt, 12 Mart
1979'da Pakistan'ın ve İran'ın ayrılması ile dağılma noktasına geldi
Türkiye, Soğuk Savaş Dönemi’nde SSCB’nin baskılarına karşı ABD ve
Batılı devletlerle iş birliği yaparak kendi güvenlik alanını genişletmeye
çalışmıştır.
Aşağıdakilerden hangisi, Türkiye’nin bu amaçla katıldığı örgütlerden
biri değildir?
Afrika Birliği Teşkilatı
 25 Mayıs 1963 tarihinde kuruldu, 9 Temmuz 2002'de dağıldı. Afrika
Birliği (African Unity – AU), bu kurumun yerini aldı.
 Temel amacı Afrika ülkeleri arasında dayanışma ve işbirliğini
artırmaktır. Merkezi Etiyopya'nın Addis Ababa şehri idi. Örgüt
Şartı'nı 32 devlet imzalamıştır.
A) Avrupa Konseyi
B) NATO
C) Balkan Paktı
D) Bağdat Paktı
E) Avrupa Ekonomik Topluluğu
7
(2012 LYS 4) Cevap: E
sokağa da yansıdı. İstanbul ve Ankara’da çıkan olaylar bu şehirlerde
sıkıyönetimin ilan edilmesine yol açtı.
 Cumhurbaşkanı Celâl Bayar, TBMM Başkanı Refik Koraltan ve
Başbakan Adnan Menderes başta olmak üzere Demokrat Parti'liler
tutuklandı. Demokrat Parti, 29 Eylül 1960'da kapatıldı Milli Birlik
Komitesi idam cezalarından üçünü onayladı. Tutuklu bulunan
Maliye Bakanı Hasan Polatkan ve Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu
16 Eylül 1961'de,Başbakan Adnan Menderes ise ertesi gün İmralı
 Adası'nda idam edildi. Celâl Bayar ve Refik Koraltan ile 11 kişinin
idam cezası ömür boyu hapse çevrildi.
SOĞUK SAVAŞ DÖNEMİNDE TÜRKİYE’DE
MEYDANA GELEN ÖNEMLİ GELİŞMELER
Siyasi Gelişmeler
 Demokrat Parti’nin (DP) Kuruluşu
 Bu dönemde CHP’nin içinde Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu kabulü
sırasında parti içi muhalefet oluşmuş buy muhalefetin başını Celal
Bayar, Adnan Menderes, Fuat Köprülü ve Refik Koraltan çekmiştir.
 Bayar, Menderes, Köprülü ve Koraltan’ın verdiği “ Dörtlü Takrir”in
reddi üzerine bu kişilerin parti kurma çalışmaları başlamıştır.
 Celâl Bayar, cumhurbaşkanından gerekli desteği aldıktan sonra 7
Ocak 1946 günü Demokrat Parti (DP) kuruldu.
VI.1961 Anayasası
 1960 hükümet darbesinden sonra hazırlanarak 9 Temmuz 1961'de
kabul edilen 1961 Anayasası olarak bilinen anayasa değişikliği, 1924
Anayasası'nı yürürlükten kaldırmıştır. 1961 Anayasası Soğuk Savaş
dönemine aykırı olarak özgürlükleri arttıran Türkiye'nin en
demokratik anayasasıdır.
 9 Temmuz 1961'de halkın oyuna sunularak oylamaya katılanların
%60,4’ü tarafından kabul edilmiştir. 1982 Anayasası'na kadar
yürürlükte kalmıştır.
 1961 Anayasası ile;
- Güçler ayrılığı sağlanmıştır. ( Yasama-Yürüme-Yargı )
- Yasama gücü: Cumhuriyet Senatosu ve Millet Meclisi olmak
üzere iki meclistir.
- Yürütmenin dışında bağımsız yargı organları kurulmuştur.
- Yasamadan çıkan yasaların anayasaya uygunluğunu kontrol
eden Anayasa Mahkemesi kurulmuştur.
- Yürütmenin, yönetimin tüm eylemleri, kararları anayasal bir
kuruluş olan Danıştay denetimine verilmiştir. Yani TBMM
egemenlik hakkını kullanan tek organ olmaktan çıkıp
Anayasa'da sözü edilen yetkili organlardan biri olmuştur.
- Kişinin temel hak ve özgürlükleri Anayasa ile güvenceye
alınmıştır.
- 1961 Anayasası ile tam bir parlamenter sisteme geçilmiştir.
Demokratik, sosyal ve hukuk Devlet Anlayışı güçlenmiştir.
Aşağıdakilerden hangisi, Haziran 1945’te Dörtlü Takrir olarak bilinen
önergeyi imzalayan ve sonraki süreçte Demokrat Parti’yi kuran
devlet adamlarından biri değildir?
A) Celâl Bayar
B) Hasan Polatkan
C) Fuat Köprülü
D) Refik Koraltan
E) Adnan Menderes
(2010 LYS 4) Cevap: B
II.1946 Seçimleri
 DP’nin baskıları üzerine CHP Milletvekili Seçim Yasası’nı değiştirmiş
ve Cumhuriyet tarihinde ilk defa tek dereceli seçim esasına
geçilmiştir.
 Türkiye Cumhuriyetinin ilk çok partili genel seçimi olan
 bu seçim adli denetim dışında, açık oy, gizli sayım ve çoğunluk
sistemi esasına göre yapıldı. (açık oy – gizli tasnif) Bu
usulsüzlüklerinden dolayı "şaibeli seçim" şeklinde de anılmıştır. Bu
genel seçim ile TBMM 8. dönem milletvekilleri seçilmiştir.
Ekonomik Gelişmeler
 1947 yılında IMF ve Dünya Bankası gibi kuruluşlara üyelik kabul
edildi
 Türkiye 1948’de Marshall Planı yardım kapsamına alınarak OEEC’ye
(Avrupa İktisadi İşbirliği Örgütü) üye olmuştur.
III. 1950 Seçimleri
 Bu seçimlerde ilk defa "gizli oy, açık tasnif" sistemi uygulanmıştır
IV. Demokrat Parti İktidarı
 14 Mayıs 1950 günü yapılan seçimler Türkiye'de 27 yıllık tek parti
devrini sona erdirdi.1923'ten beridir tek başına ülkeyi idare eden
Cumhuriyet Halk Partisi iktidarı halkoyu ile Demokrat Parti'ye
devretti.
 DP Genel Başkanı, İzmir milletvekili Celâl Bayar 453 milletvekilinin
katıldığı oylamada 387 oy alarak Türkiye Cumhuriyeti'nin üçüncü
cumhurbaşkanı seçildi. Hükümeti kurmakla DP Aydın Milletvekili
Adnan Menderes görevlendirildi. Aynı gün Menderes kendisinin ilk
Cumhuriyet’in 19.hükümetini kurdu.
Not: 1950 seçimleri tarihimizde "Beyaz Devrim" olarak
adlandırılmıştır.
 Bu dönemde Türkiye’ye Marshall Planı çerçevesinde ABD yardımları
başladı. NATO’ya üyelik kabul edildi.




V.27 Mayıs Askeri Müdahalesi
 İktidar – Muhalefet arasındaki çekişme hükümetin muhalif
düşüncede olanları tutuklamaya kadar geniş yetkilere sahip bir
Tahkikat Komisyonu kurmasına yol açtı. Mecliste yaşanan çekişme


8
SOĞUK SAVAŞ DÖNEMİNDE DÜNYADA
MEYDANA GELEN BİLİMSEL, TEKNOLOJİK VE
KÜLTÜREL GELİŞMELER
Sputnik Uydusu: 1950´lerin başında hem ABD hemde SSCB uzaya ilk
uyduyu fırlatmak için birbirleriyle bir yarış içine girmişlerdi. ABD´nin
başarısız denemelerinin ardından hiç beklenmedik bir zamanda
SSCB, bir basketbol topu büyüklüğünde 85 kg ağırlığındaki Sputnik I
uydusunun yörüngeye oturtulduğunu açıkladı.Sovyetler, 3 Kasım
1957´de bu kez uzaya giden ilk canlı olan Layka adlı köpeği taşıyan
Sputnik II uydusunu da başarıyla fırlattı.Bu Uzay Yarışını SSCB’nin
kazandığı anlamına geliyordu.
Bu dönemdeki diğer önemli buluşlar: Transistör (1947) , Kalp pili (
1950) Lazer ( 1960), 1946 John Mauchy ve John Eckert'in
geliştirdiği, Amerika'nın ilk elektronik bilgisayarı ENIAC halka
gösterildi.
1947 Edwin Land bir dakikadan az bir sürede siyah beyaz fotoğraf
çıkaran polaroid makineyi icat etti.
1948 Willard Franck Libby, radyoaktif karbonla (karbon 14)
tarihleme yöntemini geliştirdi.
1949 İngiliz yazar George Orwell, ''1984''ü yazdı.
1949 SSCB'de ilk atom patlaması oldu.
 1951 Kaptan Cousteau, Calypso Okyanus Gemisi'yle ilk yolculuğuna
çıktı.
 1952 İlk bilgisayar IBM-701 piyasaya çıktı.
 1952 Fransa'yla İngiltere arasında ilk uluslar arası televizyon
bağlantısı kuruldu.
 1952 Fransız romancı François Mauriac, Nobel Edebiyat Ödülü'nü
aldı.
 1953 Francis Crick ile James Watson DNA molekülünün yapısını
keşfetti.
 1954 Nükleer enerjiyle çalışan ilk denizaltı Nautilus, ABD tarafından
suya indirildi.
 1962 Telefon konuşmalarının yanında canlı televizyon görüntülerini
de ileten Telstar adlı uydusu fırlatıldı.
1962 Ünlü müzik topluluğu Beatles, ilk plağının kaydını yaptı
YUMUŞAMA DÖNEMİ
 Yumuşama, ayrıca, soğuk savaş döneminde Doğu-Batı ilişkilerinde
çatışma ve gerginliğin azaldığı tarihsel bir dönemi tanımlamak için
de kullanılmaktadır.
 1962 Küba Bunalımı’ndan sonra ABD ile SSCB’nin nükleer bir
savaşın eşiğinden dönmesi iki devleti birbirlerine karşı gerginliği
azaltıcı ve daha yumuşak bir siyaset izlemeye yöneltmiştir.
Aşağıdakilerden hangisi, II. Dünya Savaşı’ndan sonra bilim
alanındaki gelişmelerden biridir?
A) Atom bombasının yapılması
B) Teleskobun icat edilmesi
C) Elektrik ampulünün icat edilmesi
D) Fotoğraf makinesinin icat edilmesi
E) Uzaya uydu gönderilmesi
(2010 LYS 4) Cevap: E
Yumuşamanın Etkileri
 Yumuşama Dönemiyle beraber Doğu ve Batı Avrupa devletleri
arasında AGİK Görüşmeleri başlamış ve ilişkiler güçlenmiştir.
 ABD, SSCB’ye karşı denge unsuru sağlamak amacıyla Çin’le
ilişkilerini güçlendirmiştir.
 ABD ile SSCB arasında nükleer savaş tehlikesini azaltmak amacıyla
SALT ( Nükleer Silahları Sınırlandırma Görüşmeleri) Görüşmeleri
başlamıştır.
 Doğu ve Batı blokları dışında “ Üçünçü Dünya Ülkeleri” denilen
ülkelerin katılımıyla “ Bağlantısızlar Hareketi” ortaya çıkmıştır.
Aşağıdakilerden hangisi, 1940-1960 yılları arasında yapılan icat ve
keşiflerden biri değildir?
A) Lazerin icat edilmesi
B) İlk nükleer reaktörün kurulması
C) İlk kalp naklinin yapılması
D) Çocuk felci aşısının geliştirilmesi
E) DNA’nın kimyasal yapısının çözülmesi
(2012 LYS 4) Cevap: C
Küba Bunalımı ve Bloklar arası İlişkilere Etkisi (1962)
 Fidel Castro'nun 1959 yılında iktidarı ele geçirmesinden sonra, 1960
ve 1961 yıllarında, komünistler Küba siyasetine hâkim oldular. Bu
arada da Küba, Sovyet Rusya ile sıkı ilişkiler kurdu ve askeri
bakımından güçlendi.
 Bu arada Sovyetler Küba'ya tüm dünyadan habersiz ABD’yi
vurabilecek güdümlü füzeler yerleştirdi.
 Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Kennedy, 22 Ekim 1962'de
yaptığı televizyon konuşmasında, Sovyetler Birliği'nin Küba
topraklarına, Amerika'nın büyük bir kısmını vurabilecek nükleer
başlıklı füzeleri gizlice yerleştirdiğini açıklayarak, Kruşçev'den
füzelerin hemen sökülmesini istedi.
 Sovyetler Birliği, Türkiye'de bulunan Jüpiter füzelerinin de
sökülmesi kaydıyla Küba'daki füzelerin sökülmesini kabul etmiştir.
Aşağıdakilerden hangisi, 1962 yılında SSCB’nin Küba’ya füze
yerleştirmesiyle başlayan ve SSCB ile ABD arasındaki ilişkileri daha
da gerginleştiren Küba Buhranı’nın Türkiye’yi ilgilendiren
sonuçlarından biridir?
A) Türkiye’deki ABD’ye ait Jüpiter füzelerinin sökülmesi
B) Türkiye’nin Kore’ye asker göndermesi
C) Türkiye’nin Birleşmiş Milletler Teşkilatına alınması
D) Türk topraklarının NATO güvencesi altına alınması
E) Türkiye’ye Truman Doktrini doğrultusunda Amerikan desteğinin
artması
(2012 LYS) Cevap: A
 Amerika Birleşik Devletleri Deniz Kuvvetleri harekete geçerek
Küba'yı kuşattı. Bu durum iki süper devleti bir nükleer savaşın
eşiğine kadar karşı karşıya getirdi.
9
 Ancak, bunun ortaya çıkardığı büyük tehlike ve Amerika Birleşik
Devletleri ile Sovyetler Birliği'nin politik ve askeri alanlarda dengeye
ulaştıklarını anlamaları, bir çatışmayı önlediği gibi, iki devlet
arasındaki ilişkilerde bir yumuşamanın, dolayısıyla bloklar arası ve
devletlerarası ilişkilerde değişimin de başlangıcı oldu.
Keşmir Sorunu
 Pakistan ve Hindistan arasında 1947 Ekim ayında Pakistan'a bağlı
güçlerin Keşmir'in bir bölümünü Srinagar'a kadar işgal etmesi
üzerine, Hint Birlikleri'nin de Hindistan işgali altındaki Keşmir'in
bugünkü yazlık başkent olan Srinagar'ı ele geçirmesiyle bir kontrol
hattı şeklindeki bugünkü sınır ortaya çıktı.
 Keşmir Bölgesi, Pakistan'ın elindeki ve Keşmir'in yaklaşık yüzde
30'unu oluşturan Azad Keşmir (Özgür Keşmir) ve kalan kısmı işgal
eden Hindistan kontrolündeki Keşmir Vadisi, Jammu ve Ladakh
bölgeleri şeklinde ikiye bölünmüş oldu.
 Bu durum bugünün iki nükleer gücünün arasında yıllardır süren bir
sorunu da kaçınılmaz şekilde ortaya çıkarmış oldu.
Stratejik Silahları Sınırlandırma Anlaşmaları
( SALT Görüşmeleri) (1963-1979)
Sovyetlerin Afganistan’ın İşgali
 Küba Bunalımı’nda ortaya çıkan nükleer problemin tehlikesinin
anlaşılması üzerine, bir daha böyle bir problemle karşılaşmamak
için;
 SALT-I Stratejik Silahlan Sınırlandırma görüşmeleri 26 Mayıs 1972
tarihli Moskova Anlaşması'nın yapılmasıyla sona erdi.
 SALT-II 18 Haziran 1979'da ABD ve Rusya arasında imzalanan
“Bütün stratejik füzelerle uzun menzilli bombardıman uçaklarının
miktarını sınırlandırma” antlaşmasıdır.(SSCB’nin Afganistan’ı
işgaliyle yürürlükten kalkmıştır)
 Afganistan’da kral Davud’un devrilmesinde sonra iktidara gelen
Halk Partisi’nin Marksist ve Leninist politikalarına karşı halkın
ayaklanması üzerine hükümet SSCB’den yardım istemiştir.
 Sovyetler, 27 Aralık 1979'da ülkeyi fiilen işgal ettiler. Devlet başkanı
Hafızullah Amin öldürüldü ve yerine Babrak Karmal getirildi.
 Sovyet işgaline tepki olarak, ABD ve 70'e yakın ülke Moskova'da
düzenlenen 1980 Yaz Olimpiyatları'na katılmadı.
BAĞLANTISIZLAR HAREKETİ
 1960’lardan itibaren milletlerarası alanda yeni bir faktör olarak
ortaya çıkan önemli olaylardan biri de Doğu ve Batı Bloklarının
dışında Bağlantısızlık (Non-Alignment) adı ile yeni bir devletler
gruplaşmasının ortaya çıkmasıdır
 Bağlantısızlık; hiçbir Bloğa veya askeri ittifaka bağlı olmama
hareketidir.
 Bu hareketin ilk teşkilatlanması 1961 Yılı’nda Yugoslavya lideri Tito
ile Mısır Devlet Başkanı Nasır’ın girişimleri ile olmuştur. Bu iki
liderin teşebbüsleri ile, Eylül 1961’de Belgrad’da 25 tarafsız ülkenin
katılması ile bir konferans toplandı. Bu konferanstan 25 maddelik
bir deklarasyon ile Amerika ve Rusya’ya bir barış çağrısı çıktı.
Vietnam Savaşı
 II. Dünya Savaşı’ndan sonra Japon işgalinin son bulmasıyla Fransız
sömürgesi olan Vietnam’da Komünistlerle Milliyetçiler arasında iç
savaş başlamıştı.
 ABD'de Fransa Vietnam'dan çekilince, Birleşmiş Milletlerle beraber,
17. paraleller sınır olmak üzere Kuzey ve Güney olarak ikiye
ayrılmasını sağlamıştır.
 Kuzeydeki Komünistlerin güneye saldırmasıyla başlamış ABD’nin
müdahalesiyle uluslar arası bir boyut kazanmıştır.
 Savaşı S.S.C.B, Çin, Kuzey Kore, K.Vietnam kazandı. Kuzey Vietnam
ve Güney Vietnam 1975 yılında birleştiler.
ARAP – İSRAİL SAVAŞLARI
Helsinki Nihai Senedi
(Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Konferansı) ( 1975)
 1967-68 Arap İsrail Savaşları
 5 Haziran 1967 günü saat 08.00’de İsrail birliklerinin taarruzuyla
başlayan savaşta, İsrail önce Ürdün ve Suriye’ye karşı savunma ve
Mısır’a karşı saldırı yapmıştır. Mısır’ın yenilmesi ve Süveyş
Kanalı’nın ele geçirilmesi üzerine Suriye ve Ürdün’e saldıran İsrail
ordusu Suriye’den Golan Tepelerini aldı.
 Birleşmiş Milletlerin, 10 Haziran 1967 günü saat 19.30'da "ateşkes"
çağrısı üzerine çarpışmaya son verildi.
 Savaşın sonunda: İsrail Süveyş Kanalına kadar olan toprakları ele
geçirmiş, Mülteci sorunu daha da artmıştır.
 Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Konferansı, Helsinki'de çalışmalarına
başlamıştır. 1 Ağustos 1975'de Helsinki Nihai Senedi'nin (Sonuç
Belgesi olarak da anılmaktadır) 33 Avrupa ülkesi (Arnavutluk hariç
tüm Avrupa ülkeleri) ile ABD ve Kanada tarafından Devlet veya
Hükümet Başkanları düzeyinde imzalanmasıyla hayata geçmiştir.
AGİK'in anayasası sayılan 10 ilke şunlardır:
 Egemen eşitlik ve egemenliğe saygı,
 Kuvvet kullanmaktan veya kuvvet kullanma tehdidinden
kaçınma,
 Sınırların ihlal edilmezliği,
 Devletlerin toprak bütünlüğünün korunması,
 Anlaşmazlıkların barışçı yollardan çözümü,
 İçişlerine karışmama,
 İnsan hakları ve temel özgürlüklere saygı,
 Halkların eşit haklardan ve kendi kaderlerini tayin
hakkından yararlanması,
 Devletler arasında işbirliği,
 Uluslararası hukuktan doğan yükümlülüklerin iyi niyetle
yerine getirilmesi.
 Not: Nihai Senet, uluslararası hukuk açısından bağlayıcı bir belge
olmayıp siyasi bağlayıcılığa sahip bulunmaktadır.
1973 Arap - İsrail Savaşları (Yom Kippur Savaşı)
 1967 Savaşı sonrasında ümitlerini BM’ye ve ABD – SSCB
görüşmelerine bağlamış olan Arap devletleri umduklarını
bulamayınca hızla silahlanma faaliyetlerine girişmişlerdir.
 Mısır ve Suriye orduları, İsrail'in en büyük bayramını kutladığı gün
(Yom Kippur), yani 6 Ekim 1973 günü başlayan taarruzuna İsrail
önce Suriye tarafına ağırlık vererek karşı koymuş, Suriye ordusunu
bertaraf ettikten sonra Mısır’a yönelmiş Süveyş’in batısına asker
çıkarmayı başarmıştır.
 26 Ekim’de BM Barış Gücünün gelmesiyle İsrail ateşkese uymuştur.
CAMP DAVİD ANTLAŞMASI
10
 1973'te gerçekleşen Yom Kippur Savaşı'ndan sonra ABD dışişleri
bakanı Henry Kissinger Mısır'la İsrail arasında bir mekik diplomasisi
başlattı. Bu diplomasinin ürünü de 17 Eylül 1978 tarihinde
imzalanan Camp David anlaşması oldu.
 Anlaşmaya göre
 İsrail 1967 Haziran savaşında işgal ettiği Sina
yarımadasından çekilecek buna karşılık Mısır, İsrail'i resmen
tanıyacak ve onunla diplomatik ilişkileri başlatacaktı.
 Böylece ilk kez bir Arap ülkesi İsrail'i resmen tanımış ve işgal ettiği
topraklar üzerindeki varlığını meşru olarak tanımıştır.
1973 PETROL BUNALIMI
 1967 Arap – İsrail Savaşı’ndan sonra sorunun çözümünde istediğine
ulaşamayan Arap Ülkeleri oldukça önemli bir enerji kaynağı
durumunda olan petrolü batı’ya karşın bir baskı aracı olarak
kullanmak istemeleri krizin çıkmasına yol açmıştır.
 OAPEC'in (Petrol İhraç Eden Arap Ülkeleri Teşkilatı) 17 Ekim 1973'te
verdikleri afise fiyatları yükseltme kararı ile İsrail’in 1967'de işgal
ettiği Arap topraklarından çekilinceye ve Filistinlilerin yasal hakları
güvenceye kavuşturuluncaya kadar, petrol üretimini her ay yüzde 5
oranında kısma kararları kısa zamanda etkisini tüm dünya çapında
hissettirdi ve krize dönüştü.
 Krizin sonuçlarına bakıldığında ise:
 Batının sanayileşmiş ülkeleri, artan petrol fiyatlarını
kolaylıkla kendi sanayi mamullerine ve teknolojilerine
aksettirdiler.
 Petrol üreten Arap ülkeleri, bilhassa geri kalmış veya
gelişmekte olan Müslüman ülkeler için yeterli bir yardım
programı da gerçekleştirmediklerinden, Batının zengin
ülkelerine vurmak istedikleri darbenin acısı, bu Müslüman
fakir ülkelerin sırtından çıkmıştır.
26 Mart 1979 tarihinde, iki devlet arasındaki sınırları çizen İsrail-Mısır
Barış Antlaşması imzalanmıştır.
Aşağıdakilerden hangisi bu antlaşmanın neden olduğu
gelişmelerden biri değildir?
A)
B)
C)
D)
E)
Suriye’nin Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’ne yaklaşması
Filistin sorununun ortaya çıkması
İsrail’in, Sina Yarımadası’ndan çekilmeye başlaması
Arap ülkelerinden Mısır’a yapılan ekonomik yardımın kesilmesi
İsrail’in, Batı Şeria’da devamlı Yahudi yerleşim merkezleri
kurması
(2010LYS) Cevap: B
OPEC’in Kuruluşu (Organization of Petroleum Exporting
Countries - Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü)
 Bilinen dünya petrol rezervlerinin üçte ikisini ellerinde bulunduran
ve petrol ihraç eden 12 ülkenin oluşturduğu konfederasyondur.
(Katar, Libya, Endonezya, Birleşik Arap Emirlikleri, Cezayir, Nijerya,
Gabon, İran, Irak, Kuveyt, Suudi Arabistan, Venezuela).
Geniş bir petrol rezervi olan Amerika Birleşik Devletleri, başka
nedenlerin etkisiyle Arap davasında, İsrail’e hemen hemen tam
destek verirken, bölgede çıkan petrole daha bağımlı olan Batı Avrupa
ülkeleriyle Japonya, daha ılımlı ve dengeli olmakta hatta belirli
konularda Arap davasını desteklemektedir.
Bu bilgiye dayanarak aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılabilir?
A) Amerika Birleşik Devletleri nükleer tehlikeye dikkat çekmiştir.
B) Bölgede İlk Çağ’dan bu yana ekonomik bunalım yaşanmıştır.
C) Ülkelerin Orta Doğu petrolüne bağımlılık dereceleri, bölgeye
yönelik dış politikalarını biçimlendirmiştir.
D) Amerika Birleşik Devletleri, Batı Avrupalı müttefiklerine petrol
akışına karşı değildir.
E) Orta Doğu’da İsrail Devleti güçlükle kurulmuştur.
(2010LYS) Cevap: C
İran – Irak Savaşları
 Soğuk Savaş dönemi boyunca iyi gitmeyen, İran-Irak İlişkilerinde
1969 yılında ABD’nin desteğini alan İran’ın önemli bir suyolu Şatt-ül
Arap’ı almak istemesi ve bölgeye gemilerini göndermesi önemli bir
dönüm noktası oldu.
 İran’ın iki ülke arasında anlaşmazlık konusu olan bölgeden
askerlerini çekmeyi reddetmesi üzerine 22 Eylül 1980’de Irak
ordusu sınırı geçti. Irak 16 Eylül’de, Şatt-ül-Arap antlaşmasını
feshettiğini açıklamıştı.
 Sekiz yıl süren savaş 1988 Ağustos ayında yapılan ateşkes ile
sonlandı. Ancak Birleşmiş Milletler gözetiminde yapılan barış
görüşmelerinden sonuç alınamadı. İran, görüşmeler için ön koşul
olarak topraklarındaki tüm Irak askerlerinin çekilmesini isterken,
Irak Şattül- Arap suyolu üzerinde ortak denetim kurulmasında ısrar
etti. İki ülke arasındaki barış, ancak Irak’ın Kuveyt’i 1990 Ağustos
ayında işgali ve ABD ile savaşa tutuşma korkusuyla İran’dan aldığı
toprakları geri vermesiyle gerçekleşti.
İSLAM KONFERANSI ÖRGÜTÜ ( 1969)
YUMUŞAMA DÖNEMİNDE TÜRK DIŞ POLİTİKASI
 Church of God adlı tarikata bağlı Dennis Michael Rohan adında
Avustralyalı bir Hıristiyanın 21 Ağustos 1969 tarihinde Mescid-i
Aksa’yı kundaklamayı denemesinden sonra İslam ülkeleri başkanları
İslam Konferansı Teşkilatını kurdular.
 Eylül 1969 tarihinde Fas'ın başkenti Rabat'ta toplanıp, İslam
ülkelerini çatısı altında toplamak üzere kurulan 57 üyeye sahip,
Avrupa Konseyi veya Birleşmiş Milletler gibi uluslararası hukuk tüzel
kişiliğini haiz bir uluslar arası teşkilattır.
 Örgütün merkezi Cidde’dir. Amacı İslam ülkeleri arasında iktisadi,
sosyal, kültürel, bilimsel alanlarda işbirliğini güçlendirmek,
uluslararası örgütlerle dayanışmayı yürütmektir
 İslam Konferansı Teşkilatı'nın 20 Ekim 1975 tarihli zirve
toplantısında İslam Kalkınma Bankası'nın kuruluş planı onaylandı.
 Bugün İslam âleminin tek çatı altında toplandığı tek kuruluş sıfatına
sahiptir.
 2005’ten itibaren genel sekreterlik görevini Prof. Dr. Ekmeleddin
İhsanoğlu yapmaktadır.
Türkiye - Amerika Münasebetleri
 1960’lı yıllardan itibaren Türk Amerikan Münasebetlerinde Kıbrıs
Meselesi önemli rol oynamıştır.
 Bu dönemde Kıbrıs Konusunda ABD’nin tavrını ortaya koyan
Johnson Mektubu ve 1975-78 yılları arasındaki ambargo dönemi
Türk – Amerikan ilişkilerinde sarsıntılara yol açmıştır.
Türkiye – SSCB Münasebetleri
 1950-64 arası dönemde Türk SSCB münasebetlerinde 1950 ile 1960
arasında Ortadoğu’da ortaya çıkan gelişmelerinin ortaya çıkardığı
huzursuzluk devam etmiştir.
 1964’e kadar SSCB Türkiye’nin Kıbrıs’ı bir NATO üssü haline
getirmesinden korktuğu için, Kıbrıs konusunda Türkiye aleyhinde bir
politika izlemiş, Türkiye’nin adaya müdahalesine karşı çıkmıştır.
 Ancak ABD ile Kıbrıs Meselesi’nden dolayı yaşanan Johnson
Mektubu Türkiye’nin SSCB ilişkilerini yeniden gözden geçirmesine
11
 23 Temmuz günü ise Yunan hükümeti istifa etti ve Cumhurbaşkanı
Kizikis, eski başbakanlardan ve Fransa'da yaşamakta olan
Constantin Karamanlis'i milli birlik hükümetini kurmak üzere
Atina'ya davet etmiştir. Kıbrıs'ta da Sampson'un yerini Glafkos
Klerides almıştır.
II. Kıbrıs Harekatı 16 Ağustos 1974 akşamı saat 19:00'dan itibaren
Türkiye'nin, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin aynı günlü ve
360 sayılı kararına uyarak ateş-kesi kabul etmesiyle sona erdi. İki
gün içinde Türk silahlı kuvvetleri, Magusa-Lefkoşe-Lefke-Kokkina
çizgisine ulaşarak adanın % 38'ini ele geçirmişlerdi.
 II. Kıbrıs Harekatı, birincisinin aksine, dünya kamu oyunda
Türkiye'nin aleyhine bir havanın doğmasına sebep olmuştur.
I.Harekat bir hukuki müdahale mahiyetinde telakki edilmesine
mukabil, II. Harekat bir toprak iktisabı ve bir işgal olarak telakki
edilmiştir. Rumların Kıbrıs Türklerine uyguladığı zulüm görmezden
gelinmiştir.
yol açmıştır. 1964-70 arasında karşılıklı ziyaretlerle ortaya çıkan
olumlu hava 1970’li yıllarla birlikte tekrar durgunluk ve soğukluk
dönemi başlamıştır. 1974 Kıbrıs Harekâtı’na SSCB’nin karşı çıkması,
Türk askerinin adadan çekilmesini istemesi, Garanti Antlaşmasını
geçeriz sayması ve Kıbrıs meselesinin milletlerarası bir konferansta
ele alınmasını istemesi Türk - SSCB ilişkilerinde tekrar soğukluğa yol
açmıştır.
Türkiye Ortadoğu İlişkileri
 1955-59 arası dönemde Türkiye Ortadoğu devletleriyle siyasi
çatışmalardan dolayı pek sıcak olmamıştır. Çünkü bu dönemde Batı
Bloğuna dâhil olan Türkiye’nin Ortadoğu’da etkin olmasını
istemeyen SSCB bölgedeki nüfuzunu devam ettirmek için Batıyla
çatışma halinde olan Arap Ülkelerinin Türkiye’yle diyalog kurmasını
önlemiştir.
 Ancak Türkiye, 1963-64’ten 1973 Petrol Krizine kadar olan
dönemde ise Kıbrıs Meselesi’nden dolayı Ortadoğu devletleriyle
ilişkilerin iyi olmasına önem vermiştir.
KÜRESELLEŞEN DÜNYA
Ermeni Terör Olayları ve ASALA
 1975 yılında Lübnan’ın Beyrut şehrinde kurulan ASALA (Armenian
Secret Army for the Liberation of Armenia)
 kendisini Uluslararası Devrim Hareketi'nin bir parçası olarak
kabul etmekte,
 Türkiye ile müttefiklerini can düşmanı saymakta
 Ermeni davasının ancak, silahlı mücadeleyle
çözümlenebileceği görüşünü savunmaktadır.
 Örgütün amaçları: 1915 yılında Türkiye'de meydana geldiğini iddia
ettikleri " Sözde Ermeni Soykırımı'nın" Türk Devletince itirafını
sağlamak, Türkiye’yi bu sözde soykırım nedeni ile tazminat
ödemeye zorlamak, Türkiye’nin işgal ettiğini iddia ettikleri Doğu ve
Güneydoğu Anadolu yöremizdeki toprakların sözde yasal
sahiplerine yani Ermenilere iadesini sağlamak.
 Örgüt bu amaç için ilk eylemini Dünya Kiliseler Birliği’ne yaptığı bir
bombalı saldırıyla başlatmış ama terör eylemlerini daha çok
Avrupa’da Türk diplomatik temsilcilerine yönelik olarak
gerçekleştirmiştir.
 Ermeni teröristler, 42 diplomatımızı ve 4 yabancının hayatını
katlederken, 15 Türk ve 66 yabancı uyruklu kişiyi de yaralamıştır.
 1983 Paris Orly Havaalanı saldırısından sonra örgüt birçok ufak
gruba bölünmüştür. Zamanla örgüt içi çekişmeler ve anlaşmazlıklar
ortaya çıkmış, kurucularından Agop Agopyan öldürülmüş, Ermeni
halkından da yeterli destek göremeyip, tarih sahnesinden
çekilmiştir.
SSCB’nin Dağılması
Glasnost ve Perestroyka
 Perestroyka( Yeniden Yapılanma) : 1980’li yıllardan sosyalizmin
artık işleyemez hale gelmesi üzerine ekonomiyi biraz
serbestleştirerek devletin bütünlüğünü korumaya çalışan SSCB
Devlet Başkanı Gorbaçov tarafından uygulanan politikadır.
 Glasnost( Açıklık): 1985’ten itibaren Gorbaçov tarafından SSCB’nin
demokratikleşmesine doğru değişim amacıyla uygulanmış
politikaların tümüne verilen addır. Gorbaçov’un amacı halkın
devlete güvenini artırmak için toplumun her düzeyinin
katılabileceği, herkese söz hakkı tanınacak olan bir tartışma
ortamını mümkün kılmaktı.
Doğu Bloğu’nun Dağılması
 Doğu Bloğu ülkelerini ekonomik yönden birbirine bağlayan
COMECON (Karşılıklı Ekonomik Yardım Konseyi), 28 Haziran 1991'de
üye devlet temsilcilerinin Budapeşte'de toplanıp kuruluşun feshine
ilişkin protokolü imzalamalarıyla sona erdi.
 COMECON'un feshi kararını, NATO'ya karşı kurulmuş olan Varşova
Paktı'nın 1 Temmuz 1991'de son verilmesi kararı takip etti. Böylece,
Sovyetler Birliği'nin dağılmasını Doğu Bloku'nun dağılması olayı
takip etmiş oldu.
Doğu Bloğu’nun Dağılmasının Sonuçları
 Sovyetler Birliği'nde ilk kopmalar Baltık ülkelerinde (Estonya,
Letonya ve Litvanya) meydana geldi ve bunu diğerleri takip etti.
 Asıl Rusya'yı oluşturan üç cumhuriyetten (Moskova Rusyası,
Ukrayna Rusyası ve Beyaz Rusya) özellikle Ukrayna Rusyası'nın
bağımsızlığını ilan etmesi, Sovyetlerin sonunu getiren en önemli
gelişme oldu.
 Eski Sovyetlerin dağılması, Türkiye'ye ek olarak beş Türk
Cumhuriyeti'nin daha tarih sahnesine çıkmasını sağladı. Bunlar;
Azerbaycan, Türkmenistan, Özbekistan, Kırgızistan ve Kazakistan
olup, ayrıca Azerbaycan'a bağlı özerk bir cumhuriyet olan Nahçıvan
ile Türkiye'nin ilişkileri yeni bir ivme kazandı.
Kıbrıs Meselesi ve Türk – Yunan İlişkileri
 1968’den sonra başlayan Kıbrıs Görüşmelerinde Rum tarafının
Kıbrıs Türk halkının haklarını görmezden gelerek Türkleri azınlık
statüsünde yaşatma politikası 1974’e kadar devam etmiştir.
 Ancak 1974 senesi Türk – Yunan ilişkilerinde Kıta Sahanlığı sorunu
çerçevesinde yeni bir sorun ve dönem başlattı. Türkiye'nin Çandarlı
adlı araştırma gemisinin, 1974 Mayısında, Ege Denizi'nin
milletlerarası sularında ve Türkiye'ye göre de Türkiye'nin kıt'a
sahanlığı içinde, petrol araştırmalarına başlaması üzerine,
Yunanistan bu suların, kendisinin kıt'a sahanlığı içinde bulunduğu
iddiası ile ortaya çıktı
 ABD’nin baskıları ve NATO Müzakerelerine rağmen Yunan
cuntasının Sampson’u adadan geri çekmemesi üzerine 20 Temmuz
1974 sabahı, Türk silahlı kuvvetleri, Türk jetlerinin havadan
himayesinde, Girne bölgesinden Kıbrıs'a ayak basmaya başladı.
 Amerika'nın Türkiye ve Yunanistan nezdindeki faaliyetleri
neticesi,
 Kıbrıs'taki çıkarmanın askeri durumu dolayısıyla, Türkiye,
Güvenlik Konseyi'nin kararını kabul ederek 22 Temmuz
1974 saat 17.00'den itibaren ateş kesti.
TÜRK CUMHURİYETLERİNİN BAĞIMSIZLIĞINI
KAZANMASI
Alma Ata Zirvesi (21 Aralık 1991)
 21 Aralık 1991'de Kazakistan'ın o zamanki başkenti Alma-Ata'da
Rusya, Ukrayna, Beyaz Rusya, Kazakistan, Kırgızistan, Türkmenistan,
Özbekistan, Azerbaycan, Tacikistan, Ermenistan ve Moldova’nın
katılımıyla toplanan zirvedir.
 Alma-Ata Zirvesi ile Sovyetler Birliği'ni oluşturan 15 Cumhuriyet, 21
Aralık 1991'de Sovyetler Birliği'ne fiilen son vermiş oldu.
12
politikalarının koşullarını görüşerek İki Artı Dört Anlaşması’nı
imzaladılar.
Azerbaycan
 SSCB’nin uyguladığı Glasnost ve Perestroyka politikalarının etkisiyle
19 Haziran 1989 tarihinde Ebulfeyz Elçibey önderliğinde kurulan
Halk Cephesi SSCB’den Azerbaycan’a bağımsızlık vermesini istemesi
üzerine Rus Kızıl Ordusu Bakü’ye girdi.Mart 1990’da yapılan
seçimlerin ardından 30 Ağustos 1991’de Azerbaycan bağımsızlığını
ilan etti.
Avrupa Birliği’nin Genişlemesi
 Avrupa Birliği'nin temelleri 1951 yılında, 6 ülkenin katılımıyla
oluşturulan Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu'na ve 1957 Roma
Antlaşması'na dayanmaktadır. O dönemden bu yana, birlik yeni
üyelerin katılımlarıyla boyut olarak büyümüş; var olan yetkilerine
yeni görev ve sorumluluk alanları ekleyerek de gücünü arttırmıştır.
 AET, üye devletlerarasında ekonomik işbirliği ve dayanışmayı
hedefleyen bir örgütken 1993 yılında, Kopenhag Kriterlerinin
belirlenmesi ve Maastricht Antlaşması olarak da bilinen Avrupa
Birliği Antlaşması'nın imzalanması sonucu var olan Avrupa
Ekonomik Topluluğu'na yeni görev ve sorumluluk alanları
yüklenmesiyle Avrupa Birliği kurulmuştur.
Kazakistan
 Nazarbayev ülkesini demokrasi ve serbest Pazar ekonomisine
geçirmek için önlemler aldı, düzenlemeler yaptı. Siyasal partilerin
kurulmasına izin verdi. Azat (Hürriyet) Partisi Kazakistan’ın
egemenliğini kazanmasında önemli rol oynadı. 26 Mart 1990’da
seçilen parlamento 24 Nisan 1990’da Nazarbayev’i cumhurbaşkanı
seçti. 16 Aralık 1991’de Kazakistan’ın bağımsızlığını ilân etmesiyle
Kazakistan Cumhuriyet Partisi kuruldu.
Özbekistan
 Kerimov, Özbekçeyi resmi dil ilan etti. Özbekistan anayasasında
hiçbir etnik gruba ve azınlığa anayasadaki yurttaşlık hakları dışında
bir hakkın verilmesine izin vermedi. Özbek ulusçuluğunun
geliştirilmesine önem verdi. Rusçanın çeşitli alanlardaki etkinliğini
azaltmaya başladı.
 Halkından güç alan Kerimov, 31 Ağustos 1991’de Özbekistan’ın
bağımsızlığını ilân etti. 29 Aralık 1991’de de Cumhurbaşkanlığı‘na
seçildi.
 Kopenhag Kriterleri:
 22 Haziran 1993 tarihinde yapılan Kopenhag Zirvesi'nde , Avrupa
Konseyi , Avrupa Birliği'nin genişlemesinin Merkezi Doğu Avrupa
Ülkelerini kapsayacağını kabul etmiş ve aynı zamanda adaylık
 için başvuruda bulunan ülkelerin tam üyeliğe kabul edilmeden önce
karşılaması gereken kriterleri de belirtmiştir. Bu kriterler siyasi,
ekonomik ve topluluk mevzuatının benimsenmesi olmak üzere üç
grupta toplanmıştır.
 Maastricht Antlaşması’yla; üye devletler Kopenhag Kriterlerine
bağlı olarak: Ortak Dışişleri ve Güvenlik Politikası'na hem Avrupa
Birliği'nin kendi ilgi alanlarını hem de uluslararası topluluğun
çıkarlarını gözetmesi amacını yükler. Bu amaç, uluslararası iş
birliğini desteklemek,insan haklarına saygı duymak ve bunları
geliştirmek, demokrasi ve hukukun üstünlüğünden ödün vermemek
gibi ilkeleri kapsar.
Kırgızistan
 Kırgızistan Demokrasi Hareketi lideri Asker Akayef, Komünist Kırgız
Partisi’nin muhalefetine rağmen 31 Ağustos 1991’de Kırgızistan’ın
bağımsızlığını ilan etmiştir.
Türkmenistan
 Sapar Murat Niyazov önderliğindeki Türkmenler kabileciliğe
dayanan ayrılıklara son vererek 27 Ekim 1991’de Türkmenistan
Parlamentosu’nun aldığı kararla bağımsızlığını ilan etmiştir.
Avrupa Birliğine adaylık için başvuruda bulunan ülkelerin tam üyeliğe
kabul edilmeden önce karşılaması gereken kriterler Kopenhag’da
belirlenmiştir.
Kopenhag Kriterleri’ne göre aday ülkelerin,
I. hukukun üstünlüğü,
II. insan hakları,
III. azınlık hakları,
IV. piyasa ekonomisi
alanlarının hangilerinde belirli bir seviyeye gelmiş olmaları
beklenmektedir?
A) I ve II
B) II ve III
C) III ve IV
D) I, II ve III
E) I, II, III ve IV
(2010LYS) Cevap: E
Tataristan
 SSCB'nin dağılmasıyla Tataristan'da da geniş çapta bir milli kurtuluş
hareketi başladı. 1992'de Tataristan tam siyasi bağımsızlığını ilan
etmiş ve Rusya'dan ayrılma niyetini bildirmiştir. Ancak Rusya
Parlamentosu buna ret cevabı vermiştir. Bugün Tataristan Rusya
Fedarasyonu'na bağlı özerk bir Türk cumhuriyetidir.
TİKA ( Türk İşbirliği ve Kalkınma Ajansı)
 Türkiye’nin başta Türk dilinin konuşulduğu ülkeler ve Türkiye’ye
komşu ülkeler olmak üzere, gelişme yolundaki ülkelerin
kalkınmalarına yardımcı olmak, bu ülkelerle; ekonomik, ticari,
teknik, sosyal, kültürel, eğitim alanlarında işbirliğini projeler ve
programlar aracılığı ile geliştirmek amacıyla 24 Ocak 1992’de
kurulmuştur.
NATO’nun Genişlemesi
 Doğu Bloku’nun dağılmasıyla Rusya’yı kendilerine güçlü bir tehdit
olarak gören Doğu Bloku ülkeleri Batı Avrupa’ya ilişkilerini
güçlendirmeye müteakip NATO’ya üye olma çabasına girmişlerdir
 1999 yılında Çek Cumhuriyeti, Macaristan ve Polonya 29 Mart 2004
tarihinde Bulgaristan, Estonya, Letonya, Litvanya, Romanya,
Slovenya ve Slovakya NATO’ya üye kabul edilmişlerdir.
DOĞU BLOKU’NUN YIKILMASIYLA AVRUPA’DA
ORTAYA ÇIKAN GELİŞMELER
Almanya’nın Birleşmesi
 13 Haziran 1990'da Berlin Duvarı’nın resmen yıkılmaya başlamasıyla
beraber Alman Demokratik Cumhuriyeti 13 Ekim 1990 tarihinde
yıkılmıştır.
 Alman halkının yeniden birleşmeyi destekleyen partileri yönetime
getirmesi üzerine Federal Almanya ve Demokratik Almanya
devletleri, bütün Berlin’in ve bütün Almanya’nın sorumluluğunu
ellerinde bulunduran dört işgal gücüyle (ABD, Sovyetler Birliği,
Büyük Britanya ve Fransa’yla) Almanya’nın birliğinin dış ve güvenlik
Avrupa Birliği, Avrupa Konseyi ve Avrupa Parlamentosu’nun
İşleyişi
 Avrupa Birliği üye ülkelerin oluşturduğu siyasi çatıdır. Bu çatı
içerisinde çeşitli faaliyet alanları için kurumlar oluşturulmuştur. Bu
kurumlar:
13








Avrupa Birliği Konseyi,
Avrupa Adalet Divanı,
Avrupa Sayıştayı,
Ekonomik ve Sosyal Komite,
Bölgeler Komitesi,
Avrupa Yatırım Bankası,
Avrupa Merkez Bankası,
Avrupa Yatırım Fonu,
I. etnik ve dinî kaynaklı parçalanmışlık olması,
II. coğrafi konumların stratejik bakımdan önemli olması,
III. bu bölgelerdeki devletlerin, büyük devletlerin parçalanmasıyla
ortaya çıkması
durumlarından hangilerinin sürekli olarak sorunların yaşanmasına
neden olduğu savunulabilir?
A) Yalnız I
B) Yalnız II
C) Yalnız III
D) I ve II
E) I, II ve III
(2010LYS) Cevap: E
Avrupa Konseyi
 Konsey Topluluğun yasama organıdır; Toplulukla ilgili pek çok
konuda yasama gücünü Avrupa Parlamentosu ile beraber
kullanmaktadır
 Avrupa Birliği Anlaşmasına göre, Konsey ortak güvenlik ve dış
politikaların belirlenmesi ve uygulanmasına ilişkin kararlar alıp üye
devletlerin faaliyetlerini koordine etmekte ve suç teşkil eden
konularda Polis ve İçişleri ile eşgüdüm içinde çeşitli tedbirleri
uygulamaya koyabilmektedir.
Avrupa Parlamentosu
 Avrupa Parlamentosu (AP) Topluluğa üye devletlerin halklarını bir
araya getirmektedir. Avrupa Birliği halklarının siyasal talepleri
doğrudan seçilmiş AP üyeleri tarafından yerine getirilmektedir.
Avrupa Parlamentosu, Avrupa vatandaşlarının temsilcilerinden
oluşur Üye ülkeler, AP’ de nüfusları oranında sandalye sayısına
Sahiptirler
ORTADOĞU VE AFGANİSTAN’DA MEYDANA
GELEN GELİŞMELER
Körfez Savaşları
 Birinci Körfez Savaşı (1990-1991), 2 Ağustos 1990'da Irak'ın
Kuveyt'i işgal etmesiyle başlayan körfez krizinin sonucunda
gerçekleşen, ABD öncülüğünde, İngiltere, Fransa, Suudi Arabistan,
Suriye, Mısır gibi 28 devletin askeri koalisyonuyla Irak Devleti
arasında meydana gelmiştir
 Irak 2 Ağustos 1990'da Kuveyt'i işgal etti. Irak lideri Saddam
Hüseyin'in Kuveyt'e karşı giriştiği saldırı ve işgal hareketinin açık
hedefi bu ülkenin zengin petrol rezervlerini ele geçirmekti.
 Savaş, 16-17 Ocak 1991 gece yarısı ABD öncülüğünde Irak'a karşı
girişilen geniş çaplı hava akımıyla başladı. Savaş boyunca
kesilmeden süren hava bombardımanı, izleyen birkaç hafta içinde
Irak'ın komuta ve iletişim altyapısını, elektrik üretim kapasitesini,
havaalanlarını ve hava savunma sistemini, kimyasal silah ve nükleer
araştırma tesislerini büyük ölçüde yok etti ABD başkanı George
Bush 28 Şubat'ta ateşkes ilan ettiğinde, Irak direnişi bütünüyle
kırılmış bulunuyordu.
 Irak, Kuveyt'i ilhak kararını kaldırmak ve tazminat ödemek başta
olmak üzere bütün şartları kabul etmek zorunda kaldı. Bu şekilde
Körfez Savaşı fiilen sona ermiş oldu.
DOĞU BLOKUNUN YIKILMASINDAN SONRA
BALKANLARDA ORTAYA ÇIKAN GELİŞMELER
Yugoslavya’nın Dağılması
 Sırp egemenliğinin ve baskının artmasıyla milliyetçiliğin güçlenmesi
üzerine Slovenya Meclisi, 27 Eylül 1989 tarihinde Cumhuriyet
Anayasası’nda yapılan ve özellikle Cumhuriyet’in ayrılmasına izin
veren değişikliği oyçokluğuyla onayladı, 2 Temmuz 1990’da da
cumhuriyetler arasında bağımsızlık ilan eden ilk cumhuriyet meclisi
oldu
 Slovenya’nın bu hareketini, çok geçmeden diğer cumhuriyetlerde
izledi ve birliği oluşturan cumhuriyetler, uluslararası sahnede
“bağımsız birer devlet” olarak ortaya çıktı. ( Sırbistan-Karadağ,
Bosna Hersek, Hırvatistan ve Makedonya) Sonuçta, Yugoslavya
(Güney- Slav) birliği ortadan kalktı
 II. Körfez Savaşı: 11 Eylül 2001 tarihindeki İkiz Kule saldırısından
sonra yeni dış politika siyaseti çerçevesinde dünyadaki terör
eylemlerine son vermeye yönelik olarak 20 Mart 2003’te Irak’ı
işgaliyle başlayan savaştır. ABD bu işgaline gerekçe olarak BM Genel
Kuruluna Irak’ın hala kitle imha silahlarına sahip olduğunu ileri
sürmüş ve Saddam yönetiminin El Kaide terör örgütünü
desteklemesini göstermiştir.
 1 Mayıs 2003’te ABD Birlikleri Irak’ın büyük bir bölümünü kontrol
altına almış, Saddam Hüseyin yönetimini devirmiştir.
 ABD, 16 Aralık 2005’te yapılan seçimlerin ardından ülke yönetimini
Iraklılara devretmiştir
Bosna - Hersek Sorunu
 Yugoslavya’nın dağılma süreci beklenen çok daha gergin ve kanlı bir
süreç halinde gerçekleşti. Egemenliğini devam ettirmek isteyen
Sırpların Katolik Hırvatlarla Müslüman Bosna Hersek üzerinde
çıkarlarını devam ettirmek ve Büyük Sırp Krallığını kurmak istemesi
birçok sivil insanın ölümüyle sonuçlandı
 Bölgedeki çatışmaların dinsel bir nitelik kazanarak Müslüman
Boşnak halkına karşı yapılan soykırıma karşı Türkiye aktif bir siyaset
izleyerek hem BM nezdinde hem de NATO çerçevesinde bölgeye
acilen bir askeri müdahalenin yapılmasını savunmuştur
 Bu katliamın etkisiyle dünya kamuoyu ortaya çıkan bu vahşete son
vermek amacıyla 29 Ağustos 1995 Sırp mevzilerini hedef alan ve
birkaç gün sürecek olan esaslı NATO müdahalesi başlatılmıştır.
 21 Kasım 1995’te Bosna-Hersek, YFC ve Hırvatistan
Cumhurbaşkanları, sırasıyla Aliya İzetbegoviç, Slobodan Miloşeviç
ve Franyo Tucman tarafından Dayton Barış Antlaşması
imzalanmıştır. Bu antlaşmanın bir eki olan ülke anayasası gereğince,
Bosna-Hersek iki birimden oluşan bir devlet haline gelmiştir.
Bunlardan biri on kantona bölünen Boşnaklar ile Hırvatların
kontrolündeki “Bosna ve Hersek Federasyonu” diğeri ise Sırpların
kontrolündeki “Sırp Cumhuriyeti”dir.
Filistin Devleti’nin Kuruluşu
 FKÖ’nün 12-20 Mart 1977’de Kahire’de 13. Filistin Ulusal Kongresi
toplanmıştır. Bu kongrede eski Filistin’in bir kısım topraklarında
bağımsız bir Filistin devletinin kurulması kararı benimsenmiştir.
 1993 yılında FKÖ ( Filistin Kurtuluş Örgütü) lideri Yaser Arafat’la
İsrail Başbakanı İzak Rabin arasında geçici Otonomi Antlaşması
(Oslo – I) imzalanmıştır
 29 Eylül 1995’te Washington’da Arafat ve Rabin, BatıŞeria
anlaşmasını imzaladılar. (Oslo II) Bu anlaşma ise Batı Şeria’da Filistin
otonomi bölgesinin genişletilmesineyöneliktir.
 4 Mayıs 1999’da, Oslo (I)-Kahire anlaşmasına göre beş yıllık Filistin
otonomi dönemi sona ermiştir. Ancak anlaşma şartlarına Filistin
Balkanlar, Kafkaslar ve Orta Doğu bölgelerinde,
14
yönetiminin uymasına rağmen İsrail üstlendiği yükümlülükleri
yerine getirmekten kaçınmış, bağımsız Filistin devletinin
kurulmasını ve ilanını engellemiştir
Dünya Sağlık Örgütü ( WHO)
 Dünya Sağlık Örgütü (İng.: World Health Organization - WHO),
Birleşmiş Milletler'e bağlı olan ve toplum sağlığıyla ilgili uluslararası
çalışmalar yapan bir örgüttür.
 19-22 Temmuz 1946 tarihlerinde New York’ta düzenlenen
 Uluslararası Sağlık Konferansı’nda BM’ye üye 51 ülkenin temsilcisi
ile Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO),
Birleşmiş Milletler Eğitim Bilim ve Kültür Örgütü (UNSCO), OIHP
(Merkezi Paris’te bulunan Uluslararası Halk Sağlığı Bürosu),
 PAHO, Kızılhaç, Dünya İşçi Sendikaları Federasyonu ve Rockefeller
Vakfı temsilcileri Dünya Sağlık Örgütü anayasasını oluşturmuşlardır
Afganistan Müdahalesi
 ABD ve Koalisyon Göçleri 11 Eylül saldırılarının sorumlusu olarak
ilan edilen El-kaide'nin bu bölgede yerleşmesi Taliban rejiminin bu
olaya müdahale etmemesi ve kaynak sağlaması nedeniyle
Afganistan’a askeri müdahale de bulunmuştur.
 Bu müdahale sonucunda radikal İslamcı Taliban rejimi yıkılmıştır.
Yerine Hamid Karzai liderliğinde hükümet iktidara gelmiştir.
Türk Ordusu’nun Barış Gücü Görevleri
 1988’den bu yana TSK, 5 BM, 1 AGİT, 1 Bölgesel Gözlem Misyonu ve
8 BM Öncülüğünde Barışı Destekleme Harekâtı’na katılmıştır.
 1993 yılında Türk ordusu 300 kişilik bir kuvvetle BM Barış
Gücüne bağlı olarak Somali’ye gitmiştir. Somali Kore
Savaşı’ndan sonra yurt dışındaki ilk görevi olmuştur.
 Balkanlarda Bosna Hersek Sorununun çözümü
çerçevesinde 1.400 kişilik Türk Barış Gücüyle destek olmuş,
bölge halkıyla kurulan diyalog ve kültürel ilişkilerin etkisi ve
bölge halkının da isteğiyle bu güç 1 tugaya çıkarılmıştır. Yine
Zenica bölgesinde bir mekanize piyade tugayı
görevlendirilmiştir.
 1997’ de başlayan Arnavutluk Çatışmaları sırasında yaklaşık
1500 kişilik bir kuvvet bölgedeki Türk halkını korumak ve
Çok Uluslu Güce yardım için görevlendirildi. 1999’da Kosova
Sorununun çözümüne yönelik olarak 10 adet F15 Savaş
Uçağı görevlendirildi.
 Afganistan’a ise 11 Eylül İkiz Kule Saldırısından sonra
başlatılan operasyon çerçevesinde önemli bir destek
sağlanmış, Türk ordusu Kabil Bölge Komutanlığı dahil birçok
görev ifa etmiştir.
Aşağıdakilerden hangisi 1980’li yıllarda Türkiye’de görülen
gelişmelerden biri değildir?
A) Yapılan referandumla siyasi yasakların kaldırılması
B) Kalkınma planları hazırlamak üzere Devlet Planlama teşkilatının
kurulması
C) İlk renkli televizyon yayınının başlaması
D) Yüksek Öğretim Kurulunun kurulması
E) Anavatan Partisinin kurulması
(2010LYS) Cevap: B
Kyoto Protokolü ( 11 Aralık 1997)
 Kyoto Protokolü, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve
Sözleşmesine (BMİDÇS) bir ek niteliğindeki uluslararası bir çevre
anlaşmasıdır. Kyoto Protokolü, küresel ısınma ve iklim değişikliği
konusunda mücadeleyi sağlamaya yönelik uluslararası tek çerçeve
anlaşmasıdır.
Bütün devletlerin iş birliğini gerektiren bir sorun olan küresel
ısınmanın çözülebilmesi amacıyla, Birleşmiş Milletler İklim
Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’ne bir ek niteliğinde hazırlanarak
2005 yılında yürürlüğe giren düzenleme aşağıdakilerden hangisidir?
A)
B)
C)
D)
E)
Maastricht Kriterleri
Kyoto Protokolü
Cenevre Konferansı
Bandung Konferansı
Monreo Doktrini
(2010LYS) Cevap: B
Çernobil Nükleer Kazası
 Çernobil reaktör kazası, 20. yüzyılın ilk büyük nükleer kazasıdır.
Ukrayna’daki Çernobil Nükleer Güç Reaktörü’nün 4. ünitesinde
meydana gelen kazayla büyük miktarda fisyon ürünleri salındığı
ortaya çıkmış, radyoaktif serpinti tüm Avrupa’ya ve Türkiye’ye
yayılmıştır.
15
Download