A yıldızları.

advertisement
A
A yıldızları. (A stars). A tayf türünden mavi-beyaz veya beyaz renkli yıldızlar.
Yüzey sıcaklıkları 7500 K ile 10000 K arasındadır. Tayflarında hidrojenin Balmer
soğurma çizgileri baskındır; A0 ile A3 arası tayf türünden yıldızlarda maksimum
şiddete ulaşır. Đyonlaşmış ve nötr
metallerin
çizgileriyle,
iyonlaşmış
kalsiyumun H ve K çizgileri, daha geri
tayf türlerde şiddetlenmeye başlar. Birkaç
A yıldızı (Am ve Ap yıldızları) çok
yüksek metal bolluğuna ve dünyada
seyrek olarak görülen elementlere
sahiptir. A0 yıldızları için B-V renk
ölçeği sıfırdır. Vega, Sirius, Deneb ve
Altair, A tayf sınıfından yıldızlardır.
http://spiff.rit.edu/classes/phys301/lectures/comp/balmer_sequence.gif
AB. ( AU). Kıs. Astronomik Birim.
Abell kataloğu. (Abell catalogue). Gökada kümeleri için
oluşturulmuş standart katalog. Kataloğun orjinali George O.
Abell tarafından 1958 yılında kuzey yarımküre gökada
kümeleri için yayımlanmıştır. Bu katalog içinde 2712 gökada
kümesi vardır. Daha sonra 1989 yılında katalog, güney
yarımküre gökada kümelerini içine alacak şekilde George Abell,1927-1983
genişletilmiş ve 1361 küme daha eklenerek tüm gökyüzüne yönelik 4073 gökada
kümesine sahip olmuştur.
http://www.sciencephoto.com/image/223243/530wm/H4010299-George_Abell,_US_astronomer-SPL.jpg
acayip gökadalar. (peculiar galaxies). Şekil, boyut ve kimysal yapı bakımından
normal gökadalardan çok farklılık gösterirler. Gökadalar arasındaki etkileşimler
sonrasında oluşurlar ve içlerinde bulundurdukları gaz ve toz
miktarı normallerden çok farklıdır. Parlaklıkları tipik bir
gökadanınkinden az veya çok olabilir. Nispeten seyrek
görülen bu cisimler; etkin gökadalar, Markarian gökadaları,
Haro gökadaları, tek düzensiz veya karmaşık gökadalar, cüce
gökadalar, halka gökadalar ile bir veya üç kollu veya acayip
sarmal kollu gökadalardır. Halton C. Arp tarafından
Anten Gökadası,ARP244
sınıflandırılmış ve 1966 yılında bunlar için bir gökada atlası
oluşturmuştur. http://ned.ipac.caltech.edu/level5/Arp/Arp_contents.html
acayip yıldızlar. (peculiar stars). Tayf yapıları,
tayf türlerinin olağan sınıflarına uymayan, metal
bollukları diğerlerinden farklılık gösteren yıldızlar.
Kimyasal acayip (garip, tuhaf) yıldızlar, anakol
üzerinde hidrojen yakmakta olan sıcak yıldızlardır.
Tayf yapılarına göre kendi içlerinde de alt sınıflara
ayrılırlar. Genellikle, Ap yıldızları gibi, tayf
türünden sonra p harfi eklenerek belirtilirler.
Yıldızların yapısında görülen diğer özel
farklılıklar, salma için e veya metal çizgileri için m gibi sona konulan farklı eklerle
ifade edilir. http://ned.ipac.caltech.edu/level5/Gray/Gray13.html
açık evren. (open universe). Bkz. evren.
açık küme. (open cluster). Çoğunlukla birkaç yüz yıldız veya bazen yirmiden daha
az yıldız içeren dağınık yıldız kümesi. Çıplak gözle görülen Hyades ve Pleiades
örnek olarak verilebilir. Yaklaşık 1000 açık küme bilinmektedir. Bunlar Öbek I
sistemleridir ve gökadamızın düzlemine yakın yerlerde
veya içinde oluşurlar. Bir açık kümedeki en parlak
yıldızlar, yaşına göre ya kırmızı ya da mavi devlerdir. Açık
kümelerin çoğu genç sistemlerdir. Bazılarının yaşı, NGC
2264 gibi, 10 milyon yıldan daha azdır. Bu kümelerdeki
yıldız oluşumları hala devam etmektedir.
Ülker (Pleiades).
http://www.iankingimaging.com/show_image.php?id=194
açıklık. (aperture). Mercekli teleskoplarda merceğin veya aynalı
teleskoplarda birincil aynanın çapı. Açıklık, teleskopta daha
fazla ışık toplamayı sağlar. Böylece, belirsiz nesneler ayırt
edilebilir. Işık toplayıcının gücü, açıklığın karesine bağlıdır. Çok
büyük açıklık çok küçük Airy disk oluşturur ve aynı zamanda
açısal ayırma (çözümleme) en büyük durumda olur.
http://www.astronomylog.co.uk/skywatcher-1145pm-telescope
açıklık oranı (göreli açıklık). (aperture ratio). Bir merceğin veya aynanın d
çapının, odak uzaklığı olan f'’ye oranı. Odak oranı ise f/d dir.
açısal ayrıklık. (angular separation). Đki gökcismi arasındaki derece, yay dakikası
veya yay saniyesi cinsinden gözlenen uzaklık.
açısal çap. (angular diameter). Gökcisimlerinin derece, yay dakikası veya yay
saniyesi cinsinden gözlenen çapları.
açısal çözümleme. (angular resolution). Bkz. çözümleme.
2
açısal hız. (angular velocity). Sembolü: ω. Bir cismin veya parçacığın, sabit bir
eksene göre hareketindeki hızı. Yani, açısal yerdeğiştirmenin değişim hızı. Bir
vektörle belirlenir ve birimi rads-1 dir. Açısal ivme, açısal hızın değişim oranıdır.
açısal ivme. (angular acceleration). Bkz. açısal hız.
açısal momentum. (angular momentum). Sembolü: L. Dönen veya dolanan
sistemlerde, dönme veya dolanma eksenine göre, kütle ve hız dağılımına bağlı
özellik. Kapalı sistemlerde örneğin, güneş sisteminde, daima momentum korunur.
açısal ölçü. (angular measure). Derece (°), yay dakikası (') ve yay saniyesi (″)
biriminde verilen açı veya uzunluk birimi. 1o = 60′ ; 1′ = 60′′
açısal uzaklık. (angular distance). Bkz. görünür uzaklık.
aeronomi. (aeronomy). Yer'in en üst atmosfer katmanlarının yoğunluk, sıcaklık,
bileşim gibi fiziksel ve kimyasal olaylarının çalışılması.
aerouzay. (aerospace). Yer atmosferi ve uzay ötesi.
AGK. Kıs. Katalog der Astronomischen Gesellschaft.
Yıldızların konumlarını veren katalog. 1867'de
Friedrich Argelander tarafından tasarlandı. 1912 yılında
yayımlanan ilk versiyonu AGK 1, kuzey yarımküreden
190 000 yıldızı içerir. Bu yıldızlar -18° ve 90°
dikaçıklık arasında yer alırlar. 1920'li yılların başında
fotoğrafik ölçümlerle hazırlanan AGK 2, 1951-1958 AGK3 proje takımı
yıllarında yayımlandı. AGK 3 ise1969'da manyetik bantlar üzerinden yapılan
sınıflamayı içermektedir.
http://www.hs.uni-hamburg.de/EN/Oef/Stw/anderson/Postwar%20Years%20to%201968.htm
ağır elementler. (heavy elements). Hidrojen ve helyumdan daha ağır olan
elementlerin tümü. Ağır elementlerin evrendeki bolluğu, hidrojen ve helyumdan
daha azdır.
ağırlık. (weight). Bir gezegen yüzeyi üzerindeki bir cisme uygulanan kuvvet. m
kütleli cisim, mg ağırlığına sahiptir. Burada g, çekim ivmesidir.
ağırlık merkezi. (centre of gravity). Bir cismi oluşturan parçacıkları etkileyen
çekim kuvvetleri bileşkesinin uygulandığı kuramsal nokta. Hiçbir konum için bu
nokta değişmez.
ağır-metal yıldızlar. ( heavy-metal stars). Bkz. S yıldızları.
3
ağırlıksızlık. (weightlessness). Serbest düşme ile ilgili durum. Serbest düşme
durumundaki bir cisim, örneğin bir uzay aracı, içindeki bir kişinin hızı, serbest
düşme yapan cismin hızına eşittir.
ağlı tayfçeker. (grating spectograph). Optik
ağlarla yapılmış tayfçeker.
http://en.wikipedia.org/wiki/File:Spectrometer_schematic.gif
AI Velorum yıldızları. ( AI Velorum stars).
Ağlı tayfçekerin şematik gösterimi
Bkz. cüce Cepheidler.
Airy disk. (Airy disc). Yıldız gibi nokta ışık kaynağının, parlak disk benzeri
görüntüsü. Dairesel açıklığa sahip olan optik bir sistemde görülür. Disk, aletteki
kırılma etkilerinden dolayı oluşur. Kusursuz koşullar altında,
görülebilen sönük halkalarla çevrilmiştir. Diskte toplam ışığın
yaklaşık %87'si bulunur. 1834'de George Airy tarafından ilk kez
hesaplanan bu diskin çapı, teleskobun açısal çözümleme sınır
değerini verir. http://en.wikipedia.org/wiki/File:Airy-pattern.svg
Airy disk deseni
akı. (flux). Bir erke (enerji) ölçüsü. Birim zamanda birim alandan geçen veya
salınan parçacıkların sayısı.
akı yoğunluğu. (flux density). Uzak bir salma kaynağından beklenen sinyal gücü
ölçümü. Akı yoğunluğunun boyutları, birim alan başına birim bant genişliğinde
birim zamandaki birim erkedir. Birimi Jansky’dir.
akromatik mercek, akromat. (achromatic lens). Bir optik
sistemdeki renk sapıncını gidermek için kullanılan iki camdan
oluşmuş mercek. Kırılma indisleri birbirinden farklı olan
camların birleşiminden yapılır. Kırmızı ve mavi ışınları aynı
odakta birleştirir. http://en.wikipedia.org/wiki/File:Lens6b-en.svg
Akşam Yıldızı. (evening star). Güneş battıktan sonra batı çevreni (ufku) üzerinde
parlak olarak görülen ve halk arasında Venüs’e verilen isim.
alan eğriliği. (curvature of field). Mercek veya ayna
sapıncı. Bu sapınçta, cisim optik eksene dikey bir
düzlemde bulunduğunda görüntü düzlem üstünde
bulunmayan eğrilmiş bir yüzey şeklinde oluşur.
http://en.wikipedia.org/wiki/File:Field_curvature.svg
Alan eğriliğinin şematik
gösterimi
4
albedo. (albedo). Gezegen veya gezegenimsi cisimler gibi parlak olmayan
cisimlerin, dış yüzeylerinin yansıtma gücü. Tüm doğrultularda yansıyan toplam
ışık miktarının gelen ışık miktarına oranıdır. Tüm doğrultularda gelen ışığı soğuran
bir yüzeyin albedo değeri 0.0 iken, mükemmel yansıma
yapabilen bir yüzeyin albedo değeri 1.0 dir. Merkür gezegeni
Güneş’e en yakın olmasına rağmen, atmosferinin olmaması
ve yüzeyinin çok kraterli olması albedosunu azaltır. Buna
karşılık, Venüs gezegeninin bulutlarla kaplı yoğun atmosfere
sahip olması onu tüm gezegenler içinde en büyük albedoya
Venüs
sahip olmasına neden olur.
http://solarsystem.nasa.gov/multimedia/display.cfm?Category=Planets&IM_ID=112
Albireo (β Cyg). Cygnus (Kuğu) takımyıldızındaki turuncu dev
yıldız. Kendisinden daha parlak olan koyu mavi bir yıldızla, bir çift
oluştururlar. mv= 3m.2 (A), 5m.5 (B); tayf türü: K5 II (A), B8 V (B).
http://www.jb.man.ac.uk/astronomy/nightsky/AList/Cygnus.html
Albireo
Alcor (80 UMa). Plough'ta bulunan ve Mizar ile optik çift
oluşturan beyaz yıldız. mv=4m.1; tayf türü: A5 V; uzaklığı=27 pc.
http://www.cosmovisions.com/uma.htm
Mizar-Alcor
Aldebaran (α Tau). Taurus (Boğa) takımyıldızındaki en parlak
kırmızı dev yıldız. Hyades'ten daha yakındır. Yavaş düzensiz
değişendir. 31″ uzaklıktaki 11m lik kırmızı cüce bir yıldızla
görsel çift ve sistemden 122″ uzaklıktaki bir yıldızla optik çift
oluşturur. mv=0m.9; Mv=-0m.8; tayf türü K5 III; yarıçap=45 R;
Aldebaran-Güneş
uzaklığı=21 pc. http://en.wikipedia.org/wiki/Aldebaran
boyut karşılaştırması
alfa (α). (alpha). Yunan alfabesinin ilk harfi. Genellikle takımyıldızlardaki en
parlak yıldızları veya bazen bir gruptaki yıldızın konumunu belirtmede kullanılır.
alfa parçacığı (α parçacığı). (alpha particle). Helyum
atomunun çekirdeği, yani iki nötron ve iki protonun
birleşmesinden oluşan pozitif yüklü parçacık. Đyonize olmuş
helyum atomudur. Alfa parçacıkları çok kararlıdır. Nükleer
tepkimelerde dışarı fırlatılır.
http://en.wikipedia.org/wiki/File:Alpha_Decay.svg
Algol (β Per). Perseus (Perse) takımyıldızındaki ikinci en parlak beyaz yıldız.
Bulunan ilk örten çifttir. Algol türü örten çift yıldızların ilk örneğidir. Parlaklık
değişimi, ilk gökbilimciler tarafından bile biliniyordu. Daha parlak bileşen olan
Algol A, yaklaşık 3 güneş çapındadır. Sönük olan 3m lik bileşen Algol B, yaklaşık
olarak %20 daha büyüktür. Đki yıldızdan biri, diğerinin etrafında 68.8 saatte dolanır
ve tutulmalar anında, sistemin parlaklığı 2m.2'den 3m.47'ye düşer. Algol A, yaklaşık
5
olarak 3.7 M kütleye sahipken Algol B, 0.8 M dir. Yıldız evrimi kuramına göre,
daha büyük kütleli yıldızlar daha hızlı evrimleşirler. Algol sisteminde Algol B,
altdev olarak evrimleşirken, büyük
kütleli olan Algol A hala bir
anakol yıldızıdır. Buna Algol
paradoksu denir ve Algol B'den
Algol A'ya kütle aktarımının
varlığıyla açıklanır. Üçüncü uzak
yıldız Algol C, Algol A ve Algol
B etrafında 1.86 yıllık dönemle
dolanır. Tutulmalar zamanındaki
Algol sisteminin ışık eğrisi.
küçük değişimler, dördüncü bir
yıldızın varlığını düşündürmüştür. Fakat, günümüzde bu değişimlerin eksen
dönmesinden ve Algol B'den Algol A'ya yavaş kütle aktarımının olmasından
kaynaklandığına inanılmaktadır. Bu gaz akımı, Algol'ü kararsız radyo ve x-ışını
kaynağı yapar. mv=2m.1 (A), 3m.5 (B); Mv=-0m.2 (A), 1m.2 (B); tayf türü: B8 V (A),
G7 IV (B); uzaklığı=29 pc. http://csep10.phys.utk.edu/astr162/lect/binaries/algol.html
Algol değişenleri (Beta Persei yıldızları). (Algol variables). Algol olarak
adlandırılan örten çift yıldızların, bir alt sınıfı. Daha parlak ve daha büyük kütleli
yıldız, anakol yıldızı iken; daha az kütleli olan diğer yıldız evrimleşmiş ve altdev
hale geçmiştir. Bu, görünüşte yıldız evrim kuramına ters düşer. Büyük kütleli
yıldızlar daha çabuk evrimleşirler ve bu da Algol paradoksu olarak bilinir. Küçük
kütleli yıldızlar aslında sistemin kütlesinin çoğunu içerir, anakol ötesinde hızlı bir
evrim geçirirler. Böylece yıldız, kütlesinin %85'ini bileşenine aktarır ve sonunda
sönük, düşük kütleli altdev olarak kalır. Daha parlak olan bileşen, henüz
anakoldadır. Kütle aktarımı, Algol sistemlerinde nispeten yavaş devam eder.
Bunun nedeni, yörünge dönemindeki
değişiklikler, radyo ve x-ışını salmalarıdır.
Kütle aktarımının sonucunda iki yıldız aynı
boyutlu, fakat farklı parlaklıktadır. Bunların
ışık eğrisi derin bir baş minumuma ve sığ
bir yan minumuma sahiptir. Baş minumum
anında parlak anakol yıldızı örtülürken, yan
minumumda altdev yıldız örtülmektedir.
http://www.ps2003.org/eng/e.php
Algol paradoksu. (Algol paradox). Bkz. Algol değişenleri; Algol.
alıcı. (receiver). Radyo gökbilimde, radyo teleskobun anteni tarafından toplanan
radyo frekanslarını belirleyen ve ölçen elektronik bir alet.
6
Almagest. (Arapça: en büyük). MS 140 yılında Claudius
Ptolemy tarafından toplanıp listelenen gökbilim çalışması.
Dokuzuncu yüzyılda Arapça'ya, 12. yüzyılın sonlarında ise
Latince'ye çevrildi.
http://www.loc.gov/exhibits/vatican/images/math09a.jpg
Almagest
Alnilam. Bkz. Orion.
Alnitak. Bkz. Orion.
Alpha Centauri (α Cen). (Alpha Centauri). Centaurus (Erboğa) takımyıldızındaki
en parlak yıldız olan bir üçlü sistem. Gökyüzündeki üçüncü parlak yıldızdır ve
Güneş’e çok yakındır. Parlak iki bileşen olan A ve B, sarı-turuncu renkli görsel çift
oluştururlar (açısal ayrıklığı=17″.7, dönemi=80.1 yıl).
Güneş benzeri kütleye sahiptirler. Üçüncü bileşeni,
Güneş’e en yakın yıldız olan Proxima Centauri'dir.
mv=0m.0 (A), 1m.38 (B),-0m.27 (AB); Mv=4m.4 (A),
m
m
5 .8 (B), 4 .2 (AB); tayf türü: G2 V (A), K1 V (B); kütlesi=1.09 (A), 0.89 (B) M;
uzaklığı=1.31 pc.
http://en.wikipedia.org/wiki/File:Alpha_Centauri_relative_sizes.svg
Altair (α Aql). Aquila (Kartal) takımyıldızındaki en parlak yıldız. Optik çifttir.
mv=0m.77, Mv=2.3; tayf türü: A7 IV-V; uzaklığı=5.1 pc.
altazimut kurgu. (altazimuth mounting). Azimut ve yükseklik
konsayılarını dikkate alan bir teleskop kurgusu.
http://www.derbyastronomy.org/TelescopeBuyingAdvice.htm
altcüce. (subdwarf). Aynı tayf türündeki normal cüce
yıldızlardan (anakol) daha küçük ve yaklaşık 1m.5-2m
daha sönük olan yıldız sınıfı. Altcüceler HertzsprungRussell diyagramında anakolun tam altında yer alan
yaşlı (Öbek II) yıldızlardır. Bunların anormal konumları,
sıcaklık ve tayf türünü etkileyen düşük metal içeriğinden
kaynaklanır. Genellikle sdK4 gibi “sd” önekiyle veya
VI. ışıtma sınıfı olarak ifade edilirler.
altdev. (subgiant). Aynı tayf türündeki normal
devlerden daha düşük ışıtmalı ve daha küçük olan dev
yıldız
sınıfı.
Altdevler
Hertzsprung-Russell
H-R diagramında alt cücelerin
diyagramında devler ve anakol yıldızları arasında ve alt devlerin şematik
bulunurlar ve IV. ışıtma sınıfını oluştururlar.
gösterimi
http://en.wikipedia.org/wiki/File:HR-diag-no-text-2.svg
alt geçiş. (lower culmination). Yıldızların meridyenden en az yükseklikli geçişi.
7
alt-ışıtmalı yıldızlar. (subluminous stars). Beyaz cüceler, altcüceler, yüksek hızlı
yıldızlar ve gezegenimsi bulutsu çekirdeği gibi anakol yıldızlarından daha sönük
olan yıldız türleri. Çoğu yaşlı Öbek II yıldızlarıdır.
alt kavuşum. ( inferior conjunction). Bkz. kavuşum.
alt-milimetre gökbilim. (ing. submillimetre astronomy). Radyo gökbiliminin,
yaklaşık 0.1 ile 1 mm arası dalgaboylarını içeren bir alt dalı. Bu alan özellikle,
300-3000 GHz frekans aralığında bulunan çok sayıda molekül salma çizgilerinin
çalışılmasını sağladığı için önemlidir.
alüminyum kaplama. (aluminizing). Bir ayna
yüzeyinde yansıtıcı katman üretmek amacıyla
alüminyumu buharlaştırarak, yüzeyi düzgün bir şekilde
kaplama yöntemi. Bu alüminyum katman genellikle
silikon bir kaplamayla korunur.
http://www.cfht.hawaii.edu/en/gallery/cloudcams/index.php?opts=bestof&movi
efile=data/gallery/aluminizing.mp4
Am yıldızları. (Am stars). A0 ile F0 arasında tayf türünden olan garip anakol
yıldızları. Aşırı miktarda ağır element bolluğuna sahiptirler. Normal A
yıldızlarından daha yavaş dönerler ve hemen hemen hepsi kısa dönemli tayfsal
çiftlerdir. Kurama göre, çekimsel etkiler A yıldızlarının yavaşlamasına ve
dolayısıyla ağır elementlerin yıldızların içinden dışarıya doğru yayılabileceği
alışılmadık derecede kararlı atmosferlerin oluşmasına neden olur.
Amalthea. Jüpiter'in en içteki uydularından biri. 1892'de bulunmuştur. 1979'a
kadar en içteki uydu olduğu zannediliyordu. Jüpiter'in gravitasyonel çekiminden
dolayı biçimi bir eğriliğe sahiptir (155x165x270km). Galileo uzay aracı
tarafından çekilen fotoğraflarda, krater benzeri yapılara ve düşük
albedolu yüzeye sahip olduğu görülmüştür.
http://en.wikipedia.org/wiki/File:Amalthea_PIA02532.png
anakol. (main sequence). Bilinen tüm yıldızların
yaklaşık
%90'ını
içeren,
Hertzsprung-Russell
diyagramı üzerindeki büyük kol. Sol üstten (yüksek
sıcaklık, yüksek ışıtma) sağ alta doğru (düşük sıcaklık,
düşük ışıtma) köşegensel bant şeklindedir. Bir yıldız,
ömrünün çoğunu anakolda geçirir. Yeni oluşan bir
yıldız, çekirdeğindeki sıcaklık, nükleer tepkimeleri
başlatmak için yeterli olduğu zaman anakolda görülür.
Yıldız, sıfır yaşındadır. H-R diyagramındaki sıfır yaş
yıldızlarının konumu sıfır yaş anakolunu verir.
Hidrojen helyuma dönüştükçe yıldız yapısı ve
H-R diagramında anakol
kimyasal bileşiğindeki değişiklik, yıldızın konumunun
8
sıfır yaş konumundan sağa doğru yavaşça kaymasına neden olur. Bir yıldızın
anakol üzerindeki konumu, öncelikle kütlesine bağlıdır. Kütlesi ve dolayısıyla
ışıtması büyük olanlar kolun en üstünde yer alır. Bu, anakol yıldızları için iyi
tanımlanmış kütle-ışıtma bağıntısını verir. Yıldızın ömrü de kütlesine bağlıdır.
Büyük kütleli yıldızlar daha kısa yaşarlar. Ömürleri yaklaşık olarak 1010 (M/M)-2
yıldır; burada M yıldızın, M ise Güneş’in kütlesidir. Yıldız, çekirdeğindeki
hidrojeni tükettiğinde evrimleşerek (bkz. yıldız evrimi) anakoldan ayrılır. Yarıçapı
ve ışıtması artar; sonunda dev yıldız olur.
http://en.wikipedia.org/wiki/File:HRDiagram.png
anakol çakıştırma yöntemi. (main sequence fitting). Bir
küme yıldızının (özellikle açık küme) uzaklık modülünü
(dolayısıyla uzaklığını) bulmak için kullanılan yöntem.
Kümenin görünür parlaklığına karşı renk ölçeği
noktalandığında elde edilen grafiğin anakol kısmı,
Hertzsprung-Russell diyagramının anakolu ile çakıştırılır. Đki
eğrinin renk ölçekleri üstüste getirilir. H-R diyagramının salt
parlaklığı ile küme parlaklığı arasındaki fark, yaklaşık olarak
sabit ve uzaklık modülüne eşittir.
http://rml3.com/a20p/mainseqfitting.htm
anakol yıldızı. (main sequence star). H-R diyagramında anakol üzerinde bulunan
yıldızların genel adı.
Andromeda (Andromeda). Kuzey yarıkürede, Pegasus'a
(Kanatlıat) yakın bulunan takımyıldız. Parlak gezegenimsi
bulutsu NGC 7662 ve sarmal kollu Andromeda gökadasını
içerir. Kısaltması: And; yaklaşık konumu: sağaçıklığı=1sa,
dikaçıklığı=40°; alanı= 722 derece kare.
http://en.wikipedia.org/wiki/File:Andromedaurania.jpg
Andromeda Gökadası (M31; NGC 224). (Andromeda Galaxy). Yakın
gökadaların en büyüğü. Çıplak gözle Andromeda (Andromeda) takımyıldızında
sönük bir ışık lekesi olarak görülür. Sb türü sarmal gökadadır.
Eliptik şekilli parlak çekirdeği vardır. Uzaklığı 660 kpc'tir (2.15
milyon ışık yılı). Toplam kütlesi yaklaşık olarak güneş kütlesinin
3x1011 katı, çapı da 45 000 parsektir. M31, Yerel Grup üyelerinin
en büyüğüdür. http://apod.nasa.gov/apod/ap090510.html
Angström. (Angstrom). Sembolü: Å. 10-10 m'ye eşit uzunluk birimi. Daha çok
dalgaboyu birimi olarak kullanılır.
Antares (α Sco). Scorpius (Akrep) takımyıldızındaki en parlak, kırmızı süperdev
yıldız. Evriminin ilerlemiş aşamasındadır. B tayf türünden, 7. kadirden bir yıldız
9
ile görsel bir çift sistem oluşturur (ayrıklık 3″). Bileşeni sıcak radyo kaynağıdır.
mv= 0m.94; Mv=-4m.7; tayf türü: M1 Ib; çapı: 285 R; uzaklığı=130 pc.
antimadde. (antimatter). Tamamen antiparçacıklardan oluşan madde.
Antiparçacıklar, kozmik ışın sağanaklarında ve yüksek erkeli parçacıklarda
meydana gelir.
antiparçacıklar. (antiparticles). Elemanter parçacık çifti. Örneğin, elektronpozitron veya proton-antiproton. Bunlar aynı durgun kütleye sahiptir, fakat yükleri
farklıdır. Elektron negatif yüke sahip, pozitron ise buna eşit, pozitif yüke sahiptir.
Parçacıklar ile bunların antiparçacıkları arasındaki etkileşme, yok olma olarak
adlandırılır. Bkz. çift oluşumu.
Antlia (Pompa). Güney yarıkürede, Centaurus (Erboğa) yakınındaki küçük bir
takımyıldız. En parlak yıldızları 4. kadirdendir. Kısaltması: Ant; yaklaşık konumu:
sağaçıklığı= 10sa; dikaçıklığı=-35°; alanı= 239 derece kare.
Ap yıldızları. (Ap stars). B5'den F5'e tayf türüne kadar özel anakol yıldızları.
Tayflarında Mn, Si, Eu, Cr ve Sr elementlerinin çizgileri görülür. Tayf çizgilerinin
yeğinlikleri değişebilir. Bkz. manyetik yıldızlar.
Apollo. (Apollo). Ay araştırmalarında kullanılan insanlı ilk
Amerikan uzay programı. Apollo serisi Apollo 17'ye kadar
ulaşmıştır. http://en.wikipedia.org/wiki/File:Apollo_program_insignia.png
Apollo grubu. (Apollo group). Hermes ve Icarus'u içeren küçük gezegenler.
apsisler. (apsides). Yörüngede gravitasyonel çekimin merkezine doğru uzanan iki
nokta. Bunlar apoapsis ve periapsistir. Peri- ve apo- önekleri verilen yörüngelerin
apsislerini tanımlamakta kullanılır. Yörüngedeki cismin
enberideki (periapsis) hızı en büyük, enötedeki (apoapsis) hızı
ise en küçüktür. Apsisler çizgisi, iki apsisi bağlayan düz çizgidir
ve eliptik yörüngenin asal eksenidir.
http://asd-www.larc.nasa.gov/Instrument/glossary/e.html
apsisler çizgisi. ( line of apsides). Bkz. apsisler.
Apus (Cennetkuşu). Güney yarıkürede Crux (Güneyhaçı) yakınında, bulunan
küçük bir takımyıldız. En parlak yıldızı 4. kadirdendir. Kısaltması: Aps; yaklaşık
konumu: sağaçıklığı= 16sa, dikaçıklığı=-75°; alanı=206 kare derece.
Aquarids. Đki etkin göktaşı yağmurundan biri. Bunlar: Eta Aquarids ve Delta
Aquarids. Eta Aquarids, 4 Mayıs'ta (saçılma noktası: sağaçıklığı=336°,
dikaçıklığı=0°); Delta Aquarids, 28 Temmuz'da (çift saçılma noktası:
sağaçıklığı=339°, dikaçıklığı=-17° ve 0°) maksimum görüntü verir.
10
Aquarius (Kova). Güney yarıkürede, Pegasus
(Kanatlıat) yakınında bulunan burç. En parlak yıldızı 3.
kadirdendir. Katalog numaraları NGC 7293 (Helix
Bulutsusu) ve NGC 7009 (Satürn Bulutsusu) olan iki
gezegenimsi bulutsu içerir. Ayrıca, kapsadığı alan
içinde M72 ve M2 küresel kümeleri bulunur.
Kısaltması: Aqr; yaklaşık konumu: sağaçıklığı=22sa;
dikaçıklığı=-10°; alanı= 980 derece kare.
http://en.wikipedia.org/wiki/File:Aquariusurania.jpg
Aquila (Kartal). Cygnus (Kuğu) yakınında bulunan bir eşlek
takımyıldızı. En parlak yıldızı 3. kadirden Altair'dir. Eta Aquila,
parlak Cephei değişenidir. Kısaltması: Aql; yaklaşık konumu:
sağaçıklığı= 19sa.5; dikaçıklığı= 3°; alanı= 652 derece kare.
http://en.wikipedia.org/wiki/File:Aquilaurania.jpg
Ara (Sunak). Güney yarıkürede, Centaurus (Erboğa) yakınında bulunan küçük bir
takımyıldız. En parlak yıldızı 3. kadirdendir. Kısaltması: Ara; yaklaşık konumu:
sağaçıklığı=17sa, dikaçıklığı=-55°; alanı=237 derece kare.
arayıcı. (finder). Geniş görüntü alanlı, düşük güçlü teleskop.
Ana teleskopla aynı doğrultuda optik eksene sahiptir.
http://www.telescope.com/Accessories/Telescope-Finder-Scopes/pc/3/49.uts
Arctrus (α Boo). Bootes (Çoban) takımyıldızındaki en parlak kırmızı dev yıldız.
Yüksek hızlı bir yıldızdır. Tayf türü: K2 IIIp; yarıçapı=28 R; uzaklığı=11 pc.
ardalan ışınımı. (background radiation) Bkz. kozmik ardalan ışınımı; mikrodalga
ardalan ışınımı.
Arecibo radyo teleskobu. (Arecibo radio telescope). 305
metre çapında küresel şekilli radyo teleskop. Porto Rico'da
doğal bir ortamda kuruludur. Dünyanın en büyük, tek çanaklı
teleskobudur. http://www.naic.edu/public/the_telescope.htm
Aries (Koç). Kuzey yarıkürede, Auriga (Arabacı)
yakınında bulunan burç. En parlak yıldızı 2. kadirden
Hamal (α) ve 3. kadirden Sheratan (β) dır. Kısaltması:
Ari;
yaklaşık
konumu:
sağaçıklığı=2sa.5;
dikaçıklığı=21°; alanı=441 derece kare.
http://en.wikipedia.org/wiki/File:Ariesurania.jpg
Aries'in ilk noktası. (first point of Aries). Đlkbahar ılımının bir diğer ismi. 2000 yıl
önce Hipparchus, bu terimi kullandığında ilkbahar noktası Aries (Koç)
takımyıldızında bulunuyordu. Ilımların doğuya deviniminden dolayı bu nokta
11
şimdi Pisces (Balıklar) takımyıldızındadır ve Aquaris'e (Kova) hareket etmektedir.
Libra'nın (Terazi) ilk noktası, yani sonbahar ılımı da önceleri Libra'da
bulunuyordu, fakat şimdi Virgo'dadır (Başak).
Arizona göktaşı krateri. (Arizona meteorite crater). Bir
göktaşının çarpmasıyla oluşan krater. 1280 metre genişliğe ve
180 metre derinliğe sahiptir.
http://www.solarviews.com/cap/earth/meteor.htm
artık yıl. (leap year). Kullanılan takvim yılından bir gün daha fazla gün içeren yıl.
Bu yılın uzunluğu, 365.2422 günlük tropikal yıl uzunluğuna veya aysıl yıla denk
gelir. Jülyen takviminde 366 günlük artık yıl, her dört yılda bir, yıl dörde
bölündüğünde olur. Eklenen gün Şubat ayının sonuna (Şubat 29) eklenir.
asimptotik dev kolu. (ing. asymptotic giant branch). Bkz. dev.
asteroid. (ing. asteroid). Bkz. küçük gezegenler.
asteroid kuşağı. (asteroid belt). Mars ve Jüpiter'in yörüngeleri
arasında, tutulum düzlemine yakın bölge. Çoğunlukla
asteroidleri içerir. Kuşağın iç kenarı daha iyi belirlenmiştir.
Dış kenar belli belirsizdir.
http://www.observeasteroids.org/asteroids-where.php
astigmatizm. (astigmatism). Mercek veya ayna sisteminde ışık, sisteme eğimli
düştüğünde ve görüntü tek bir noktaya odaklanmadığında meydana gelen sapınç.
astrobiyoloji. (astrobiology). Evrendeki yaşamın kökeninin,
yapısının, evriminin ve geleceğinin araştırılması. Bu
disiplinlerarası alan hem güneş sistemi içindeki hem de güneş
benzeri yıldızların etrafındaki yaşanabilir gezegenlerdeki
yaşanabilir bölgeleri araştırır.
http://en.wikipedia.org/wiki/File:DNA_Overview.png
astrofizik. (astrophysics). Gökcisimlerinin evrimi, yapısı ve
özelliklerinin çalışılması. Örneğin; yıldız, gökada ve evren gibi
sistemlerde erkenin üretilmesi ve harcanması ile ilgilidir.
Astrofizik, 19. yy da gelişmiştir ve parçacık fiziği, katı-hal fiziği,
plazma fiziği, relativite ile bağlantılıdır. Evrenbilim, radyo
gökbilim, gamma ışını, kızılöte ve moröte gökbilim astrofiziğin
alt dallarıdır.
DNA
astrokimya. (astrochemistry). Gökcisimlerinin ve uzayın kimyasal incelenmesi.
Temelde tayfbilim yardımıyla gökcisimlerindeki organik ve inorganik kimyasal
maddeler ile bu cisimlerde gerçekleşen tepkimeleri inceler.
12
astrometri (konum gökbilimi; küresel gökbilim). (astrometry). Gökcisimlerinin,
gökküresi üzerindeki yerlerinin belirlenmesinde kullanılan gökbilim dalı. Örneğin;
devinim, öz hareket gibi olaylar gökcisimlerinin konumlarında zaman içinde
değişiklik meydana getirir. Fotoğrafik astrometri; gezegen ve yıldızların
konumlarını, fotoğraf plağı üzerinde referans yıldızları kullanarak, Meridyen
astrometri ise Yer'in hareketine göre göreli olarak belirlenmesini çalışır.
astrometrik çift. (astrometric binary). Bkz. çift yıldızlar.
astronomik birim (AB). (astronomical unit). Güneş sisteminde uzaklıklar için
kullanılan uzunluk birimi. Yer'in yörüngesinin yarı-büyük eksen uzunluğuna
eşittir. Kepler'in 3. yasasından dinamik olarak hesaplanır: n 2 a 3 = k 2 (1 + m )
Burada a, astronomik birim olarak eliptik yörüngenin yarı-büyük eksen uzunluğu;
n, yıldızın radgün-1 biriminde yıldız hareketi; m, güneş kütlesi biriminde kütle; k
ise Gauss biriminde çekim sabitidir. Yer'in yarı-büyük eksen uzunluğu 1. 000 000
031 AB'dir. 1 AB, 149 597 870 km'ye eşittir.
astronomik tan. (astronomical twilight). Bkz. tan.
astronomik üçgen. (astronomical triangle). Bir gökcismini, gözlemcinin başucu
(Z) ve kuzey gök uçlağını (P) birleştiren büyük çemberlerin, keşişmesiyle oluşan
gökküresi üstündeki küresel üçgen. Küresel üçgenin kenarları ile açıları arasındaki
ilişki, eşlek ve çevren kondüzeneği arasındaki dönüşümlerde kullanılır.
atarca. (pulsar). Dönen bir nötron yıldızından kaynaklanan çok düzenli atmalar
veren ışınım kaynağı. Atarcalar, radyo gözlemleriyle bulundu. Bunlardan ikisi,
günümüzde gamma ışını ve optik dalgaboylarında da belirlenmiştir. X-ışını
gökbilimi, x-ışını atarcalarıyla ilgili bir sınıf ortaya
çıkardı. Đlk radyo atarcası olan PSR 1919+21,
gezegenlerarası ışınımın incelenmesi sırasında
Jocelyn Bell ve Antony Hewish tarafından
belirlenmiştir. Şu anda bilinen radyo atarcalarının
155'i Molonglo Radyo Gözlemevi'nde 1977 yılında
yapılan bir atarca araştırmasında bulunmuştur.
Dönemleri 1.56 milisaniye (PSR 1937+21) ile 4
saniye arasında değişir. Çoğu atarca tekdir; fakat, Bir atarcanın şematik gösterimi
bugün bazı atarcaların çift olduğu biliniyor. Gökadamızdaki atarcaların toplam
sayısı bir milyonun üzerindedir. Oluşum hızı, yüzyıl başına beş olarak
hesaplanmıştır. Atarcaların, süpernova patlamaları sonucunda oluştukları
düşünülmektedir. Gökadamızda hesaplanan süpernova oluşma hızı, yüzyıl başına
sadece 2-3 tanedir. Alınan atmalar, dönen bir nötron yıldızı tarafından salınan bir
radyo dalga ışınımının, bir fener kulesi ışığının gösterdiği flaşlara özdeş olarak,
Yer'den hızla geçmesiyle oluşur. Bu ışınım, sinkrotron salmasına sahiptir ve nötron
13
yıldızlarının kuvvetli manyetik alanında (yaklaşık 108 tesla) hareket eden
elektronlar nedeniyle oluşur. Tüm radyo atarcalarının dönemleri, nötron yıldızı
dönme erkesini kaybettiği için derece derece artar. Bilinen en genç atarca olan
Crab Bulutsusu’nun merkez yıldızı, hergün milyonda bir oranında yavaşlar. Crab
ve genç Vela atarcasının yavaşlama hızı, dönme hızındaki değişiklikler olan
glitchlerle kesilir. Bunların nötron yıldızının çekirdek veya kabuğunun yeniden
düzenlenmesinden olduğu düşünülüyor. Crab ve Vela atarcaları, optik atarcalardır
ve aynı zamanda gökyüzündeki en parlak gamma ışını kaynağıdırlar. Optik ve
gamma ışını ışıtmalarının, bir atarcanın yaşı ile ilgili olarak hızla azaldığı
görülmektedir. Crab atarcası 33 milisaniyelik dönemiyle genç atarcaların en
hızlısıdır.
http://en.wikipedia.org/wiki/File:Pulsar_schematic.svg
Atbaşı Bulutsusu (NGC 2024). (Horsehead nebula). Orion'da
(Avcı'da), Zeta Orionis yakınında bulunan karanlık bulutsu. Salma
bulutsusunun parlak ardalanına karşılık karanlık bir bölge olarak
görülür. http://www.noao.edu/image_gallery/html/im0057.html
ateş topu. (fireball). -10m den daha parlak görülebilen
görsel göktaşı. Her yıl, yer atmosferine yaklaşık 50 000100 000 adet girdiği saptanmıştır. Yanarak ve arkada iz
bırakarak kaydıklarından gökyüzünde uzun süre ve rahatça
izlenebilirler.http://news.nationalgeographic.com/news/2009/10/09101
5-fireball-explodes-netherlands-germany-picture.html
Hollanda üzerinde görülen
ateş topu, 15 Ekim 2009
atmosfer. (atmosphere). Yıldız, gezegen veya diğer gökcisimlerini saran gaz zarf.
Bir gezegen veya gezegen uydusunun sürekli bir atmosfere sahip olabilmesi,
onların yüzeyindeki kaçma hızına ve sıcaklığına bağlıdır. Ay gibi küçük cisimlerin
kaçma hızları düşük olduğundan, atmosferlerini saran gaz molekülleri bu cisimleri
kolaylıkla terkedebilir. Gaz moleküllerinin hızı
sıcaklıkla artar, moleküler ağırlıkla azalır. Hidrojen,
helyum, metan, amonyak gibi daha hafif olan
moleküller, azot, oksijen, karbondioksit gibi daha
ağır moleküllerden daha kolay uzaya kaçabilirler.
Gezegen atmosferlerinin yapısı ve evrimi üzerine
çalışmalar, 1960'larda uzay araçlarıyla hızla
Yer atmosferinin en üst katmanı
gelişmiştir. Dünya, Mars, Venüs, Jüpiter, Satürn ve
Satürn'ün uydusu Titan, uzay araçlarının yakın uçuşları yardımıyla incelenmiş ve
atmosferlerinin yapısı öğrenilmiştir. Güneş sisteminin çalışılması, gezegenlerin
atmosferlerindeki hava sistemlerini incelemekte büyük bir kolaylık sağlamıştır.
Venüs: Gezegen üzerinde yavaşça dönen bulut, sera etkisi yapar. Mars: Hava
sistemindeki ince atmosfer, yüzeyin topoğrafisinden etkilenir. Jüpiter ve Satürn:
Hızlı dönen büyük akışkan atmosferleri vardır.
http://en.wikipedia.org/wiki/File:Top_of_Atmosphere.jpg
14
atmosfer
basıncı.
(atmospheric
pressure).
Atmosferin üst sınırına kadar uzanan bir atmosfer
kolonunun birim alan üzerine uyguladığı kuvvet.
Genellikle milibar (mb), atmosfer (atm) veya
metrekare başına newton (Nm-2) biriminde ölçülür.
Yeryüzünde, deniz seviyesindeki standart atmosfer
basıncı 1013 mb veya 101 325 Nm-2 dir. Venüs ve
Mars'ın yüzeyindeki atmosfer basınçları sırasıyla
90 000 mb ve 7.5 mb dır.
http://en.wikipedia.org/wiki/File:Atmospheric_Pressure_vs._Altitude.png
atmosfer katmanları. (atmospheric layers). Yer atmosferinin, yüksekliğe bağlı
olarak sıcaklık değişimini temel alarak gaz katmanlarına bölünmesi. En alt katman
troposferdir. Deniz seviyesinden troposfere olan yükseklik, uçlaklarda 8 km ye,
dönence içinde 18 km ye uzanır. Kütlesi, atmosferin kütlesinin ¾’ü kadardır. Tüm
meteorolojik olaylar bu katmanda olur. Bu bölge, konveksiyon ve zeminden gelen
kızılöte ışınımdan dolayı ısınmıştır. Sıcaklık,
orta enlemde ve uçlak bölgelerde-55°C, eşlek
bölgesinde de -80°C ye ulaşır. Stratosfer,
troposferin üzerindedir ve stratosferin bittiği
50 km’lik yükseklikte sıcaklık 0°C dir.
Stratosferin ısınması, güneşten gelen yüksek
erkeli moröte ışınımın, ozon (O3) molekülleri
tarafından
soğurulmasıyla
olur.
Ozon
molekülleri, moröte ışınım ile oksijen
moleküllerinin etkileşmesi sonucu oluşur ve
böylece ozonosfer meydana gelir. Ozonosfer
bölgesi, yaklaşık 25 km ile 40 km yükseklikler
arasında bulunur. Stratosferin üzerinde ise
mezosfer
vardır.
Mezosferde
sıcaklık, Global atmosferik sıcaklığın yükseklikle
yükseklik arttıkça azalır ve mezosferin bittiği değişimi
85 km yükseklikte -90°C’ye kadar düşer.
Mezosferin soğuma nedeni, moröte ışınımı soğuran ozonun azalmasıdır.
Mezosferin üzerinde termosfer yeralır. Termosferin sıcaklığı, yükseklikle ve
güneşin uzak-moröte ışınımının oksijen, azot tarafından soğurulmasıyla artar. Bu
soğurulma, iyonlaşmış atom ve moleküllerin oluşmasını sağlar. Bu iyonlaşmış
atom ve moleküller, 60 km yükseklikte iyonosferi oluştururlar. Đyonosfer bölgesi,
kutup ışıması (aurora) ve meteor bölgesidir. Her ne kadar sıcaklık 150 km de
500°C ve 500 km de 1300°C ye ulaşsa da bu sıcaklıklar, bu yükseklikte bulunan az
sayıdaki atom ve moleküllerin kinetik sıcaklıklarıdır. Dolayısıyla, bunların ısıtma
yetenekleri boşlanacak kadar küçüktür. Atmosfer yoğunluğu, troposferde deniz
seviyesindeki değerinin 0.25'i, stratosferde 0.0009'u ve mezosferde 0.000 007 katı
15
kadardır. 500 km üstünde bulunan egzosferde, atmosferi oluşturan bileşenler
seyreklikten dolayı birbiriyle çarpışamaz. Van Allen ışınım kuşağı, bu bölgededir.
Bu tabaka, gezegenlerarası ortamla atmosferin birbirine karıştığı manyetosfere
kadar uzanır.
http://www.eoearth.org/article/Atmosphere_layers
atmosferik
kırılma.
(atmospheric
refraction).
Gökcisimlerinden gelen ışığın yer atmosferinden
geçerken kırılması. Yer atmosferine giren ışık, Yer'e
yaklaştıkça eğrilir. Bunun sonucu, yıldızlar ve diğer
gökcisimleri zenite doğru ihmal edilebilir bir yer
değiştirme gösterir. Yer değiştirme miktarı gökcisminin
gözlemcinin zenitinden olan uzaklığına bağlıdır. Bu
değer, çevrendeki cisimler için en büyük olur (yaklaşık
35 yay dakikası). Bkz. zenit uzaklığı. http://www.tutorvista.com/content/science/scienceii/human-eye-colourful-world/atmospheric-refraction.php
atmosferik sönükleştirme. (atmospheric extinction). Bkz. sönükleşme.
atmosferin yapısı. (composition of atmosphere). Yer
atmosferindeki kuru temiz hava bileşiminin yüzdeleri:
azot 78, oksijen 21, argon 0.93, karbon dioksit 0.03, neon
0.002 ve çok az olarak helyum, metan, kripton, karbon
monoksit, sülfür dioksit, hidrojen, ozon, xenon,
azotdioksit, radon ve azot oksit. Ozon miktarı,
ozonosferde artar, coğrafik ve meteorolojik değişmelere
bağlıdır. Normal havadaki su buharı oranı, hacimce % 0.1
ile % 2.8, kütlece % 0.06 ile %1.7 arasındadır. Bu oranlar,
meteorolojik ve coğrafik olaylara bağlıdır ve yükseklik
arttıkça azalır.
http://en.wikipedia.org/wiki/File:Atmosphere_gas_proportions.svg
atmosferik pencereler. (atmospheric windows). Yer
atmosferi tarafından önemli bir kısmı soğurma ve
yansımaya uğramadan geçebilen elektromanyetik tayf
bölgesi. Tüm tayf bölgeleri kısmen soğurulur fakat, iki
tane geçirgen aralık vardır: radyo ve optik pencere. Radyo
penceresi, 1 mm ile 30 m dalgaboyları arasındadır (yani, frekansı 300 GHz ile 10
MHz aralığına karşılık gelir). Bu pencere sayesinde gökyüzündeki radyo
kaynaklarından gelen yüksek erkeli radyo dalgaları yer-konuşlu teleskoplar
yardımıyla alınır. Optik pencere, 300 nm ile 900 nm dalgaboyu aralığındadır.
Yakın moröte ve yakın kızılöte bölgelerin bir kısmını içerir. Bu iki pencereye ek
olarak çeşitli darbant kızılöte pencereler vardır. Bunların dalgaboyu µm
mertebesindedir.
16
Bu pencereler J (1.25 µm), H (1.6 µm), K (2.2 µm), L (3.6 µm), M (5.0 µm), N
(10.0 µm) ve Q (21.0 µm) dir. 350 ve 460 µm’lerde, küçük ama kullanışlı
pencereler bulunur. Soğurmaya neden olan atmosfer bileşenleri su buharı,
karbondioksit ve ozondur.
Bu yüzden kızılöte kaynaklarını inceleyen gözlemevleri atmosferin ince,
su buharı etkisinin az olduğu kuru veya dağlık bölgelerde kurulmalıdır. Kısa
dalgaboylu hiçbir ışınım, atmosferi geçemez. 230-300 nm dalgaboylu moröte
ışınım, atmosferik ozon tarafından soğurulur. Daha kısa dalgaboylarına yani, 100
nm’ye inildikçe, bunlar azot ve oksijen molekülleri tarafından tutulur. En kısa
dalgaboylarına ulaşılınca, bunlar atmosferin en üst katmanlarındaki oksijen ve azot
atomları tarafından soğurulur. Daha kısa dalgaboylu yüksek erkeli ışınlar
atmosferik soğurmanın olmadığı yüksekliklerde uzay araçları tarafından incelenir.
http://csep10.phys.utk.edu/astr162/lect/light/windows.html
atom. (atom). Bir elementin kimyasal yapısını
belirleyen en küçük parçası. Atom, kimyasal
tepkimelerle bir veya daha başka atoma dönüşebilir.
Atomun toplam kütlesinin çoğu küçük bir çekirdekte
toplanmıştır. Çekirdekte proton ve nötronlar bulunur.
Çekirdekteki protonların sayısı, yani atom numarası,
nötr atomdaki elektronların sayısına eşittir. Elektronların
düzeni ve davranışları, atom ile diğer atomların
birbirleriyle etkileşmesini belirler, maddenin kimyasal
ve fiziksel özelliklerini ortaya koyar.
Bkz. enerji düzeyleri; izotoplar; iyonlar.
http://images.yourdictionary.com/images/main/A4atom.jpg
atom numarası. (atomic number). Sembolü: Z. Atomun çekirdeğindeki
protonların sayısı. Bu sayı, nötr atomda çekirdek etrafındaki elektronların sayısına
eşittir. Elementlerin izotopları aynı atom numarasına, fakat farklı kütle numarasına
sahiptir.
17
Auriga (Arabacı). Kuzey yarıkürede, Orion (Avcı) yakınındaki
takımyıldız. En parlak yıldızları Capella (α) ve 2m parlaklığındaki
Algol türü değişen Menkalinan (β)'dır. Epsilon Aurigae ve Zeta
Aurigae uzun dönemli örten çiftlerdir. Epsilon Aurigae 27 yıllık
yörünge dönemiyle bilinen en uzun dönemli örten çift yıldızdır. Bu
alan, parlak açık kümeler olan M36, M37, M38'i içerir. Kısaltması:
Aur, yaklaşık konumu: sağaçıklığı=5sa.5, dikaçıklığı=40°, alanı=
657 derece kare. http://en.wikipedia.org/wiki/File:Aurigaurania.jpg
Avrupa Güney Gözlemevi. (European Southern Observatory).
Avrupalıların Şili'de, La Serena yakınında bulunan, La Silla'daki
gözlemevi. 2400 m yükseklikte kurulmuştur. http://www.eso.org
Avrupa Uzay Ajansı. (European Space Agency). Avrupa uzay
programlarını destekleyen ve düzenleyen kuruluş. 1975'te
kurulmuştur. Merkezi Paris'tedir. http://www.esa.int
Ay. (Moon). Yer'in tek doğal uydusu. Çapı 3476 km, Yer'den uzaklığı 384400
km'dir. Yer etrafındaki bir dolanımını 27.322 günde (bkz. yıldızıl ay) tamamlar.
Kütlesinin, Yer'in kütlesine oranı 1: 81.3, yani 0.0123 tür. Yer etrafındaki dolanma
hızıyla, kendi ekseni etrafındaki dönüş hızı birbirine eşit olduğu için hep aynı
yüzünü görürüz. Ay, yörüngesinde dolanırken
değişen aydınlanma yüzdeleriyle evreler gösterir.
Dolunayda görünür parlaklığı -12m.7'e çıkar. Aynı
zamanda tutulmalar ve örtmelerin görüldüğü
geometrik olayları da doğurur. Ay'ın ortalama
yörünge hızı 10 kms-1 dir. Ay, yer-konuşlu gözlemler
ve uzay araçları ile dikkatlice incelenmiştir. Helyum,
radon, neon ve argon gazlarından oluşan son derece
ince bir atmosfere sahiptir. Zayıf bir manyetik alanı
vardır. Atmosferinin yok denecek kadar ince olması
nedeniyle -180°C ile 110°C arasında sıcaklık
farklarına, güneş rüzgarlarına, kozmik ışınlara ve göktaşlarına maruz kalır. Bkz.
Ay'ın yüzey yapıları. http://solarsystem.nasa.gov/images/Moon.jpg
ay. (month). Ay'ın Yer etrafındaki dolanma dönemi.
ay çevrimi. (Metonic cycle; lunar cycle). Ay'ın evrelerinin yılın aynı günlerinde
tekrarlanması için geçen 19 yıllık bir dönem. Bu dönem 6933.60 güne eşittir.
Çevrim Yunan'lı gökbilimci Meton tarafından M.Ö. 5. yüzyılda bulunmuştur ve
ekli ayların, ay takvimine nasıl eklendiğini belirlemede kullanılır.
18
ay dağları. (lunar mountains). Ay yüzeyindeki yüksek bölgeler.
Çoğu havzaların halka yapılarını belirleyen yüksek kabuk blokları
içerir. Ay'ın dağlık yerleri denizlerden topoğrafik olarak daha
yüksektir. http://www.penpal.ru/astro/10075716.jpg
ay denizleri. (lunar maria). 3000 ile 3900 yıl önce Ay yüzeyi üstüne
püskürtülmüş olan düşük albedolu (kısmen karanlık) demirce zengin
lavların oluşturduğu volkanik alanlar.
http://forum.moonzoo.org/index.php?topic=378.0
ay depremleri. (moonquakes). Ay içinde ortaya çıkan tedirginlikler. Apollo uzay
aracı tarafından belirlenmiştir. Ay depremleri Yer depremlerinden yaklaşık 1000
kez daha zayıf olmasına rağmen, kabukta kuvvetli bir
şekilde meydana gelir. 900-1000 km derinliklerde çok
sayıda zayıf depremler oluşur ve Ay enberideyken gelgitler tarafından başlatılır. Şiddetli depremler iç yapı
hakkında bilgi verir: 500 km yarıçapında merkezi
çekirdek, 1200 km yarıçapında manto ve 60 km
yarıçapında kabuk olduğu anlaşılmıştır.
http://shakingearth.blogspot.com/2009/07/apollo-11-moonquakes.html
ay günü. (lunar day). Ay'ın dönme dönemi. Uzunluğu yıldızıl aya eşittir ve 27.322
gündür.
Ay'ın evreleri. (lunar phases). Ay'ın gösterdiği evreler. Yeniay, Ay kavuşumda
iken oluşur. Bu evrede Ay’ı hiç göremeyiz. Ay, Yer etrafındaki yörüngesinde
doğuya
doğru
hareket
ederken, batı yönündeki
kenardan
aydınlanmaya
başlar. Bu evre hilal olarak
adlandırılır.
Đlkdördüne
büyüdüğünde Ay'ın yarısı
aydınlanmıştır. Dış bükey
ay, dolunaya büyür ve bu
sırada Ay, karşı konumdadır.
Daha
sonra
terminatör
küçülerek içbükey ay, sondördün ve içbükey hilal ve sonunda tekrar, yeniay oluşur.
http://ed101.bu.edu/StudentDoc/current/ED101fa10/mtherb/Why%20Lunar%20Phases%20Happen.html
ayırma gücü. (resolving power). Bkz. çözümleme.
ayna. (mirror). Üzeri, yansıtma miktarı yüksek bir maddeyle kaplanmış olan cam
veya cam benzeri optik cisim. Günümüzde teleskop aynalarında alüminyum
kullanılır (bkz. alüminyum kaplama). Ayna şekilleri, konkav (yakınsak) veya
konveks (ıraksak) olabilir ve genellikle paraboloid biçimindedir.
19
aynalı teleskop. (reflector, reflecting telescope). Işığı odağa yansıtan bir aynayla
çalışan teleskop. Cassegrain, Newtonian, Gregorian ve Coude teleskopları gibi
çeşitleri vardır. Maksutov ve Schmidt teleskopları katadioptrik olarak adlandırılır.
Bu aletler, görüntüyü uygun noktaya
getirmek amacıyla bazı optik sistemlerin
eklenmiş olmasından dolayı farklıdır.
Aynalı teleskoplarda sapınçlar birincil
aynaya
verilen
uygun
şekillerle
düzeltilebilir.
Cassegrain türü aynalı teleskopta ışın yolu
Đlk aynalı teleskop yapımını geliştiren
gökbilimci William Herschel'dir. 1783'de açıklığı 46 cm, 1789'da ise açıklığı 122
cm olan aynalı teleskop inşa etmiştir. Bu teleskoplarla yıldızlararası gökbilimde
önemli ilerlemeler sağlanmış ve bunlar geniş alan gözlemleri için kullanılmıştır.
Modern çağ, Kaliforniya'daki Mount Wilson Gözlemevi'nde inşa edilen dev aynalı
teleskoplar ile başlamıştır. Günümüzde açıklığı 8 m’yi aşan birçok aynalı teleskop
vardır. http://www.astronomy.ohio-state.edu/~pogge/Ast161/Unit4/Images/reflectors.gif
ayrık çift. (detached binary). Bkz. çift yıldız; eşpotansiyel yüzeyler.
ayrıklık. (anomaly). Eliptik yörüngede dolanan bir cismin belli bir andaki
konumuyla ilişkili açılardan herbiri.
ayrıksıl ay. (anomalistic month). Ay'ın kendi yörüngesindeki enberi noktasından
art arda iki geçişi arasındaki süre. Bu süre, 27.55455 gündür.
ayrıksıl yıl. (anomalistic year). Yer'in kendi yörüngesindeki günberi noktasından
art arda iki geçişi arasındaki süre. Bu süre, 365.25964 gündür.
ayrıklık (iki yıldız arasındaki). (separation). Sembolü: ρ. Görsel çift veya optik
çift yıldızın iki bileşeni arasındaki açısal uzaklık. Değeri, yay saniyesi biriminde
verilir.
ay takvimi. (lunar calendar). Ay'ın hareketini esas alan bir takvim. Bir yıl 354
gün, artık yıl 355 gündür. 29 veya 30 günlük 12 ay olarak düzenlenmiştir.
Ay tutulması. (ing. lunar eclipse). Bkz. tutulma.
ay yılı. (lunar year). 12 kavuşum ayından oluşan yıl. Her bir ay 29.5306 gün, bir
yıl 354.3672 gündür.
azimut. (azimuth). Bkz. çevren kon düzeneği.
azimutal kurgu. (azimuthal mounting). Bkz. altazimut kurgu.
20
B
B yıldızları. (B stars). B tayf türünden sıcak mavi
yıldızlar. Yüzey sıcaklıkları 10000 K ile 28000 K
arasındadır. Tayflarında nötr helyumun (HeI) soğurma
çizgileri baskındır ve bu çizgiler, B2 yıldızlarında
maksimum yeğinliğe ulaşır. Be yıldızları, yıldızı saran
gaz kabuktan gelen salma çizgilerine sahiptir. B0, B1
ve B2 yıldızları gökadaların sarmal kollarındaki OB
oymaklarında bulunur. Spica, Rigel, Bellatrix ve Alpha NGC2170’deki B yıldızları
Crucis, ünlü B yıldızlarındandır.
http://scienceblogs.com/startswithabang/2009/04/when_galaxies_turn_pink.php
bağlı-serbest soğurma. (bound-free absorption). Đyon veya atoma bağlı
elektronun, atomdan yeterli erkeyi alarak serbest hale geçmesi.
Balmer serisi, çizgileri. (Balmer series, lines). Bkz. hidrojen tayfı.
Barlow merceği. (Barlow lens). Bir teleskoptaki göz
merceği arkasına yerleştirilen akromatik, ıraksak
mercek. Bir objektif veya esas aynanın etkin odak
uzaklığını arttırmaya yarar. Teleskobun büyütmesini
Barlow mercek (B) kullanmadan
arttırır.
http://en.wikipedia.org/wiki/File:Barlow_lens.svg
ışın yolu kırmızı, kullanınca
yeşil; odak uzaklığı artar.
Barnard yıldızı. (Barnard’s star). Ophiuchus (Yılancı) takımyıldızındaki kırmızı
cüce yıldız. 1916 yılında E.E. Barnard tarafından keşfedildi. Güneş’e en yakın
dördüncü yıldızdır. Bilinen en büyük öz harekete sahiptir (yılda 10″.3). 180 yılda
Ay’ın çapına eşit bir uzaklığa hareket
eder. Yıldızın konumunun yıllarca
gözlenmesi sonucunda dikaçıklık ve
sağaçıklığında bir miktar salınımlı
değişimler görülmüştür. Bu salınım
hareketinin, yıldız etrafında dolanan
yaklaşık Jüpiter kütlesinde bir veya
birkaç
gezegenin
varlığından
kaynaklandığı düşünülmektedir.
mv=9m.53; Mv=13m.21; tayf türü: M5 V;
uzaklığı=1.83 pc.
http://www.fornax.myby.co.uk/barnards_star.html
Barnard yıldızının büyük öz hareketinden dolayı
yıllara göre gökyüzündeki konumu
21
Download