Oksijenli Solunum #3

advertisement
15
HÜCRESEL SOLUNUM 4
OKSİJENLİ SOLUNUM
Kemiozmozis
Elektronların, ETS de aktarımı sırasında matriksi ile
zarlar arası boşluk arasında meydana gelen H
konsantrasyonuna bağlı olarak ATP üretimini açıklayan
hipoteze KEMİOZMOTİK HİPOTEZ ya da KEMİOZMOZİS
denir.
Elektronlar ETS de aktarılırken açığa çıkan enerjinin bir
kısmı ısı olarak ayrılır diğer kısmı ise H lerin zarlar arası
boşluğa pompalanmasında kullanılır.
Hlerin pompalanması matriks ile zarlar arası boşluk
arasında H konsantrasyonuna bağlı potansiyel bir fark
oluşturur.
İç zar Hlerin yeniden matrikse dönmesine engel
olduğundan Hler ATP sentaz enzimi ile matrikse geri
dönerler. Bu geçiş sırasında ATP sentaz ATP üretir.
Matrikse geri dönen Hler oksijenle birleşere H2O
oluşturur.
Kemiozmozis
NADH2 nin getrdiği H için 2,5 ATP, FADH2 nin
getirdiği H için 1,5 ATP üretilir.
ETS de oksidatif fosforilasyon ile toplamda 28 ATP
üretilmiş olur.
ETS de genel olarak;
 10 NADH2
2 FADH2
6 O2 kullanılır.
 12 H2O
28 ATP (10 NAD 25 ATP,
2 FAD  3 ATP) üretilir.
 Oksijenli solunumda toplamda 30-32 ATP üretilir. (Bir
glikoz için) Bu farklılık glikoliz evresinde üretilen NADH2
moleküllerinin farklı hücrelerde ETS ye farklı yerlerden
katılmasından kaynaklanır.
ÖRN: iskelet kası ve beyin hücrelerinde 30 ATP, karaciğer
böbrek ve kalp hücrelerinde 32 ATP üretilir.
 Oksijenli solunumda toplamda 12 H2O üretilir. Krebste 6
H20 kullanıldığından net 6 H2O üretilmiş olur.
 Oksijenli solunum fermantasyona göre daha fazla ATP
üretir. Bunun sebebi glikozun inorganik maddeler kadar
parçalanabilmesidir.
Besinlerin Oksijenli Solunuma Katılma Yolları
Oksijenli solunumda organik madde olarak sadece glikoz
kullanılmaz.
 Karbonhidratlar solunuma katılacaksa glikoza kadar parçalanır.
Galaktoz ve früktoz ise glikoza dönüştürülerek solunuma katılır.
 Proteinler aminoasitlere parçalanırlar. Aminoasitler solunuma
katılmadan önce DEAMİNASYONA uğrarlar. Yapılarındaki azot
NH3(amonyak) olarak ayrılır. Karaciğerde üreye dönüştürülür ve
böbrekler ile vücuttan uzaklaştırılır. Oluşan molekülün karbon
sayısına göre farklı yollardan hücre solunumuna katılır.
 Lipitler hidroliz sonucunda gliserol ve yağ asidi haline
dönüştürülürler.
Gliserol molekülü glikoliz aşamasına katılır.
Yağ asitleri ise BETA OKSİDASYON adı verilen reaksiyonlar ile 2c
halinde parçalanarak asetil co-A halinde hücresel solunuma
katılırlar.
Canlılar enerji verici olarak öncelikle karbonhidrat, lipit ve en
son olarak proteinleri kullanır.
Solunum Katsayısı
Oksijenli solunumda üretilen CO2 miktarının
kullanılan O2 miktarına oranına SOLUNUM
KATSAYISI denir. Rq ile gösterilir.
Karbonhidrat  Rq=1 Üretilen CO2 ile kullanılan
O2 sayısı birbirine eşittir.
Lipit  Rq<1  Yağlarda bol miktarda hidrojen
bulunduğundan daha fazla O2 kullanılır. Kullanılan
oksijen miktarı üretilen CO2 miktarından fazla
olduğundan solunum katsayısı 1 den küçüktür.
Protein  Rq<1, Rq>1 Genellikle 1 den büyüktür.
Proteinin solunum katsayısını çeşidine göre
değişir.
Solunum İle Fotosentezin İlişkisi
Fotosentez ve oksijenli solunum kimyasal tepkime olarak birbirinin tersidir.
FOTOSENTEZ
 Ökaryot canlılarda Kloroplast, prokaryot
canlılarda sitoplazma ve hücre zarında
gerçekleşir.
 Canlı çeşidine göre H2O, H2 ve H2S gibi
maddeler ve CO2 kullanılır.
 Sadece aydınlık ortamda gerçekleşir.
 ETS, ışık, enzim ve klorofil görev alır.
 Fotofosforilasyon ile ATP üretimi yapılır.
 Üretilen ATP ler ışıktan bağımsız
tepkimelerde kullanılır.
OKSİJENLİ SOLUNUM
 Ökaryot canlılarda mitokondri,
prokaryot canlılarda mezozomda
gerçekleşir.
 Organik maddeler oksijen ile parçalanır.
 Canlının hayatı boyunca hiç kesilmeden
devam eder.
 ETS ve enzim görev alır.
 Substrat düzeyinde fosforilasyon ve
oksidatif fosforilasyon ile ATP üretimi olur.
 Üretilen ATP ler canlının fotosentez ve
kemosentez dışındaki enerji gerektiren
hayatsal faaliyetlerinde kullanılır.
Download