Russell Trude ve Julie Bishop, Hizb-ut Tahrir Hakkında

advertisement
‫ﺤﺯﺏ ﺍﻟﺘﺤﺭﻴﺭ‬
Hizb-ut Tahrir
Avustralya
Medya Bürosu
No: AVL–BA–2011–MB–TR–0007
H. 07 Receb 1432 / M. 08 Haziran 2011
-Basın Açıklaması-
Russell Trude ve Julie Bishop, Hizb-ut Tahrir Hakkında Yalan Propaganda Yapıyorlar
Avustralya Federal Konseyi'nin geçen haftaki anayasal ve yasal işler hakkındaki oturumu sırasında
Senatör Russell Trude, Hizb-ut Tahrir'in siyasî hedeflerini gerçekleştirmenin meşru bir aracı olarak
şiddeti desteklemeye çağırdığını iddia etti. Zira Hizb-ut Tahrir'in görüşlerini, çirkin ve iğrenç olarak
nitelendirerek hizbin, Keşmir'deki Hinduların, Çeçenistan'daki Rusların ve "İsrail'deki" Yahudilerin yok
olmasına çağırdığını ve toplumun belirli çevrelerine karşı şiddete teşvik ettiğini iddia etti.
Federal Muhalefet Lideri Yardımcısı Juile Bishop'a gelince; bu hafta içerisindeki iddiaları takip ederek
Hizb-ut Tahrir'i, Yahudilerin katledilmesine çağıran antisemitizm bir kitle olmakla suçladı.
Hizb-ut Tahrir / Avustralya, bu iddialara cevap olarak insanlara hakikati açıklamak amacıyla
aşağıdaki noktaları açıklar:
Birincisi: Tamamen bilindiği üzere Hizb-ut Tahrir, siyasî bir hizb olup İslam dünyasında Hilafeti
geri getirmek için çalışan aktivistlerini, kültürel ve siyasî araçlarla sınırlandırmaktadır.
İkincisi: Hizb-ut Tahrir'in, Yahudilerin katledilmesine çağırdığıyla ilgili sahnelenen iddialar açık bir
yalandır. Karalama iftiraları sadece bununla da kalmayıp daha önce Federal Muhalefet Lideri Tony
Abbott da geçen mart ayında buna benzer bir iftiraya kalkışmıştır. Nitekim biz, bugüne kadar işe
yaramayan iddialarını kanıtlaması için kendisine meydan okumuştuk. Aha şimdi de onun yardımcısı,
hiçbir kanıt getirmeksizin aynı iddiaları gevelemektedir.
Üçüncüsü: Hizb-ut Tahrir'in, yerel ve küresel düzlemdeki eleştirileri sadece ve özellikle "İsrail"
varlığına karşı olup tüm Yahudilere yönelik değildir. Zira bizler, "İsrail'in", Filistin halkını katledip
yerinden etmek üzerine kurulmuş meşru olmayan bir varlık olduğuna inanıyoruz. İslam'ın ve dünya
Müslümanlarının "İsrailliler" ile çatışma içerisinde olmaları onların Yahudi olmalarından dolayı değildir.
Bilakis işgalci ve saldırgan olmaları vasfıyladır. İftiralar ne kadar çoğalırsa çoğalsın, siyasi yıldırmalar ne
kadar şiddetlenirse şiddetlensin, bizi ve tüm Müslümanları bu yaklaşımdan geri döndüremeyecektir.
Dördüncüsü: Antisemitizm suçlaması, "İsrail'i" eleştirmekten uzak tutmaya dönük miadı dolmuş eski
bir iftiradır. Aslında utanç verici hakikat, antisemitizm duygularının Avrupa'da doğup büyümesidir.
Dolayısıyla Senatör Trude ve Julie Bishop, tarih bilgilerini tekrar gözden geçirmelidirler. Zira tarih
kitaplarında geçtiği üzere Avrupa'nın Yahudilere yönelik muamelesi, İspanyol Engizisyon Mahkemeleri
ile Nazi Almanya'sında Yahudileri attıkları ölüm fırınlarında ortaya çıkmaktadır. Bu net olayın aksine
Yahudiler, Müslüman İspanya ve Osmanlı Hilafeti'nin gölgesinde hoş ve güzel bir muamele ile
karşılaşmışlardır.
Beşincisi: Senatör Trude'nin, -özellikle Federal Senato'nun karşı karşıya kaldığı- müptezel basını ve
soytarı gazeteleri destekleyeceğine başkalarına yönelik ciddi suçlamaları kanıtlamak için daha bilinçli
hareket etmesi gerekir. Binaenaleyh aynı şekilde Keşmir, Çeçenistan ve Filistin'in durumlarına yönelik
ortak paydanın, yabancı saldırganlar tarafından zalimce işgal edilmiş olması olduğunu anlamalıdır. Bu
nedenle Hizb-ut Tahrir, hiç çekinmeden bu zalim işgallerin durdurulmasına çağırdığı gibi çağırmaya da
devam edecektir. Zira o, askerî işgalle muamele etme yönteminin şiddetli mukavemet olduğuna
inanmaktadır.
Altıncısı: Ülkelerini işgal edenlere karşı direniş hakkı olanlar ile şiddete siyasî bir araç olarak itimat
etme hakkı olanlar arasındaki ayırım, Senatör Trude ile Julie Bishop tarafından yapılan ucuz bir
fırsatçılıktır. Ayrıca Afganistan'da aşırı şiddetle karakterize olmuş Avustralya'nın müdahalesini ve
Irak'taki vahşi müdahaleyi desteklediklerinin ve 2009 yılında Gazze'ye yönelik vahşi saldırı sırasında
meydana geldiği üzere "İsrail'in" şiddetini haklı çıkarmayı bir alışkanlık haline getirdiklerinin yayıldığı
bir sırada bu ikisinin, başkalarını siyasi bir araç olarak şiddete teşvik etmekle suçlamaları çirkin bir
husus sayılır.
Yedincisi: Senatör Trude'nin, Avustralya İstihbarat Başkanı ile olan çalışmaları sırasında,
İngiltere'deki Hizb-ut Tahrir üyelerinin, 2010 temmuz ayında Sidney şehrinde düzenlenen Hizb-ut
Tahrir'in konferansına katılmak için Avustralya'ya girmelerine izin verilmesinin nedenleriyle ilgili
mülahazaları olmuştur. Bu tür bir davranış, son zamanlarda yükselen Avustralya politika üreticilerinin
seviyesinin ne kadar da düştüğünün bir göstergesi sayılır. Dolayısıyla övündükleri ifade özgürlüğü ve
demokrasiyle ilgili samimiyetin boyutu, kendi arzularıyla örtüşmeyen görüş sahiplerinin görüşlerini
bastırmak isteyen eylemler ışında ölçülemez.
Bizler özenle, Senatör Trude ile gelecek ay düzenlenecek olup tüm bireylerin, politikacıların ve
medya organlarının katılabileceği 2011 yılındaki büyük konferansımızın fikirlerini suçlayan herkese
sesleniyoruz. Gerçek bir devler adamı, kendilerinden farklı olan kimselerin fikirleriyle ilgilenir.
Şeytanlaştırma ve korkutmaya dayanmak ise fikren iflas etmiş olan kimselerin durumudur.
Sekizincisi: Dikkatle mülahaza edilmelidir ki Avustralya politikacılarının Hizb-ut Tahrir'e yönelik
saldırıları, başbakan David Kameron gibi İngiltere'nin yönetim cihazının en yüksek makamlarının idare
ettiği İngiltere'de hizbe karşı yapılan medyasal kampanyanın akabinde gelmiştir. Avustralya politika
üreticilerinin bu yaptıkları, ana sömürgeci ülkenin siyasî bakışıyla yönlendirilmeyi sürdürmek olmuyor
mu? Yada bundan daha kötüsü, İngiltere'deki muhataplarından emirler almak anlamına gelmiyor mu?
Yada David Irvine'nin İngiliz İstihbarat Kurumları'nı işaret ederek, "Bizler, müttefik organlarıyla sıkı
işbirliği içerisindeyiz" şeklideki sözleri ne anlama gelmektedir?
Dokuzuncusu: Hizbin fikirlerinin iğrenç olarak nitelendirilmesine gelince; öncelikle bu
nitelendirmeyi hak eden, ülkelerin işgalini ve "İsrail'in" yaptığı gibi masum sakinlerin toplu olarak
yerinden edilmesini haklı çıkaran fikirlerdir. İğrenç fikirler, Irak'ta meydana geldiği üzere bir ümmete,
yalanlara dayalı olarak açılmış bir savaşı –ki bu savaş, yüz binlerce masum canın kaybına yol açmıştırhaklı çıkaran fikirlerdir. İğrenç fikirler, Afganistan'a karşı açılan savaş halinde olduğu gibi Amerika'nın
ekonomik ve siyasî çıkarlarını destekleyerek Avustralyalı askerlerin ve Afgan sivillerin canlarının
kurban verilmesini haklı çıkaran fikirlerdir.
‫ﺤﺯﺏ ﺍﻟﺘﺤﺭﻴﺭ‬
Hizb-ut Tahrir
Avustralya
Medya Bürosu
E-mail: [email protected]
Telefon: (+61) 438 000 465
w w w . h i z b - ut - t a h r i r .o r g | w w w . h i z b - u t - t a hr i r . i n f o | w w w . t u r k i y e v i l a y e t i . o r g | w w w . h i z b - a u s t r a l i a . o r g
Download
Random flashcards
canlılar ve enrji ilişkileri

2 Cards oauth2_google_d3979ca9-59f8-451c-9cf7-08c5056d5753

qweeqwqwe

5 Cards oauth2_google_78146396-8b44-4532-a806-7e25cc078908

En Mimar Architecture LTD ŞTİ XD

2 Cards asilyasar069

Create flashcards