5018 sayılı kamu mali yönetimi ve kontrol kanunu

advertisement
5018 SAYILI KAMU MALİ YÖNETİMİ VE KONTROL KANUNU
Kamu mali yönetim sistemimiz 1927 yılında çıkarılan 1050 sayılı Muhasebe-i Umumiye
Kanunuyla düzenlenmiş, söz konusu Kanun az sayıda değişiklikle uzun yıllar yürürlükte kalmış ve
kamu mali yönetimini düzenleyen temel kanun olma niteliğini sürdürmüştür.
Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu Tasarısı, IMF İcra Direktörleri Kurulu’nun 6.
gözden geçirmeyi onaylayabilmesi için yasalaştırılması ön şart olarak ileri sürülmüştür
Avrupa Birliği Uyum Şartları da yasayı bize “şart” koşmuştur. Yasa tasarısı Maliye
Bakanlığı tarafından “Avrupa Birliği ve uluslararası standartlarla uyumlu bir kamu iç kontrol
sistemi oluşturulması” amacıyla, 3 Ağustos 2002 tarihinde T.B.M.M.’ne sunulmuştur.
Uluslararası standartlara ve Avrupa Birliği normlarına uygun bir kamu mali yönetimi
oluşturulması amacıyla ve Ulusal Program ve Politika Belgesi çerçevesinde hazırlanan Kamu Mali
Yönetimi ve Kontrol Kanunu, Türkiye Büyük Millet Meclisince 10.12.2003 tarihinde 5018 sayı ile
kabul edilmiş, 24 Aralık 2003 tarihli Resmi Gazetede yayımlanmıştır.
Kanunun genel gerekçesinde; bu Kanun ile bütçe kapsamının genişletilmesi suretiyle bütçe
hakkının en iyi şekilde kullanılması, bütçe hazırlama ve uygulama sürecinde etkinliğin arttırılması,
mali yönetimde şeffaflığın sağlanması, sağlıklı bir hesap verme mekanizması ile harcama sürecinde
yetki - sorumluluk dengesinin yeniden kurulması, etkin bir iç kontrol sisteminin oluşturulması ve bu
suretle çağdaş gelişmelere uygun yeni bir kamu mali yönetim sistemi oluşturulması
öngörülmektedir.
Söz konusu Kanun 01.01.2005 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 1050 sayılı
Muhasebe-i Umumiye Kanununu yürürlükten kaldırmaktadır.
Ancak, Kanun 01.01.2005 tarihinde yürürlüğe girmesi gerekirken 5277 sayılı Kanun
aracılığıyla 2005 Mali Yılı Bütçe Kanunu’na konulan hükümle bazı maddelerinin uygulaması
ertelenmiş ve bazı maddeleri ise 5436 Sayılı Kanun ile değiştirildikten sonra 2006 Mali Yılında
yürürlüğe girmiştir.
AMACI
Kanunun amacı; “Kalkınma planları ve programlarda yer alan politika ve hedefler
doğrultusunda kamu kaynaklarının etkili, ekonomik ve verimli bir şekilde elde edilmesi ve
kullanılmasını, hesap verebilirliği ve mali saydamlığı sağlamak üzere, kamu mali yönetiminin
yapısını ve işleyişini, kamu bütçelerinin hazırlanmasını, uygulanmasını, tüm mali işlemlerin
muhasebeleştirilmesini, raporlanmasını ve mali kontrolü düzenlemek” şeklinde belirlenmiştir.
Bu ifadeyle mali işlem ve eylemler hakkında kapsamlı bir amaç tayin edildiği
görülmektedir. Ancak, bu Kanun ile 1050 sayılı Kanundan farklı olarak, mali yönetimin yapısı da
düzenlenmektedir.
1050 sayılı Muhasebe-i Umumiye Kanununda esas olarak mali usul düzenlenmekte; mali
yetki ve sorumluluklar idari yapıya bağlı görevler itibariyle tanımlanmakta idi. Bir başka deyişle
sayman, tahakkuk memuru, ita amiri ve diğer görevler, bunları yürütenlerin memuriyet
unvanlarından bağımsız olarak saptanmaktaydı. Sayıştay’ın hesap yargısı da bu yapıya göre
şekillendirilmişti.
Ancak, 1050 sayılı Kanunun öngördüğü bu yapı münferit mali işlemleri konu aldığından,
modern anlamda mali saydamlık, hesap verebilirlik ve raporlama işlevlerini ihmal etmekte, bunları
“Devletin bilumum emvalinin idare ve muhasebesi” dışında, ayrı bir idari faaliyet olarak mütalaa
etmektedir. Söz konusu fonksiyonlar bir yönü ile mali işler sayılmakla birlikte, diğer yönleriyle
yürütülen görevin başarı derecesinin ölçülmesi ve ortaya konulması bakımından idari-siyasi nitelikli
faaliyetlerdir. Kamu kaynaklarının etkili ve verimli kullanılması, hesap verebilirlik, saydamlık,
stratejik hedefler ve performans vb. kavramları ölçmek, değerlendirmek ve müeyyidelendirmek
mali hukuk konusu olmaktan çok, yönetim hukuku sorunu olarak görülmektedir.
Hesap yargısı önünde hesap verme ilkesi terk edilmekte; kamu kaynağının elde edilmesi ve
kullanılmasında, muhasebeleştirilmesinde ve raporlanmasında etkinlik, verimlilik ve hukuka
uygunluk bakımından sorumlu olmak ve bunu yetkili merciler önünde açıklamak anlamında bir
hesap verme sorumluluğu anlayışı getirilmektedir. (5018/8) Kamusal kaynak ve yetki kullananların
bağlı oldukları üst yöneticilere ve hükümete (yönetsel), parlamentoya (siyasal) ve kamuya
(demokratik-etik) hesap vermelerine yönelik düzenlemeler getirilmiştir.
KAPSAM
1050 sayılı Kanun mevcut idari yapıyı esas almakta, bunları tabi olduğu bütçe rejimi içinde
aşağıdaki şekilde üçe ayırmaktaydı:
- Genel Bütçe (Muvazene-i Umumiye), (Tek Devlet tüzel kişiliğine dahil yasama ve yargı
kurumları ile bakanlıklar ve teşkilat itibariyle bir bakanlığa bağlı olmakla birlikte, ödenekleri ayrı
bir bölüm oluşturan genel idareler (Daireler) Genel Bütçe içinde yer almaktadır.)
- Katma bütçe, (Yine Devlet yapısı içerisinde tanımlanmakla birlikte, tek Devlet tüzel kişiliği
içinde yer almayan, her biri ayrı tüzel kişilik sahibi bağımsız idareler (hizmet yerinden yönetimleri)
ise Devlet bütçesine katma bütçeli idareler adıyla dahil edilmektedir. Katma bütçeli idareler sahip
bulundukları ayrı tüzel kişilik dolayısıyla kendilerine özel bütçelere sahiptirler (Özel bütçeli
idarelerdir). Bunların ayrı özel gelirleri, ayrı vezneleri, ayrı muhasebeleri vardır, ayrı bir mal
rejimine ve özel hukuki kimliğe sahiptirler.)
- Mahalli idare bütçeleri.
Tüm Devlet birimleri (Posta idaresi, Demiryolları ve inhisarlar idareleri gibi iktisadi
işletmeler dahil) genel ve katma bütçe içinde toplanmış; sadece mahalli idarelerin bütçeleri, belki
dağınıklık ve fiili imkansızlık yüzünden, dışarıda bırakılmıştı. 1938 yılından itibaren işleyişleri
gereği bütçe rejimi içine oturmayan, görevleri bakımından kamu hizmeti ile doğrudan bağlantısı
olmayan ve çalışmalarını iktisadi ve ticari alanda özel hukuk hükümlerine göre yürüten İktisadi
Devlet Kuruluşları da konsolide bütçe dışına çıkarılmışlar ve ayrı bir idari ve hukuki rejime tabi
kılınmışlardır. Zamanla Devlet teşkilatındaki genişleme dolayısıyla ortaya çıkan kamu idareleri
esneklik kazanma gerekçesiyle, kendilerini bütçe rejimi ve 1050 sayılı Kanun kapsamı dışına
çıkarmanın yollarını bulmuşlar ve bunlara sürekli yenileri eklenerek (fonlar, döner sermayeler,
vakıflar) Devlet bütçesini ve bütçe rejimini yozlaştırmışlardır.
5018 Sayılı Kanunun Kapsamı; Merkezi yönetim kapsamındaki kamu idareleri, sosyal
güvenlik kurumları ve mahalli idarelerden oluşan idareler kapsamındaki kamu idarelerinin mali
yönetim ve kontrolü olarak saptanmıştır. Avrupa Birliği fonları ile yurtiçi ve yurtdışından kamu
idarelerine sağlanan kaynakların kullanımı ve kontrolü uluslararası anlaşmaların hükümleri saklı
kalmak kaydıyla yine kanun kapsamına eklenmiştir. Denetleyici ve düzenleyici (SPK, RTÜK,
Telekomünikasyon Kurumu, Kamu İhale Kurumu, Rekabet Kurumu, TMSF) kurumlar ise belirli
maddeler sıralanarak kısmî kapsama alınmıştır.
2
5018 Sayılı Kanun sosyal güvenlik kurumları ve yerel yerinden yönetimler (mahalli idareler)
dışında tüm kamu birimlerini üç cetvel halinde saymak ve toplamak suretiyle önemli bir adım
atmaktadır.
1-Merkezi Yönetim Kapsamındaki Kamu İdareleri
-Genel Bütçe Kapsamındaki ( I Sayılı Cetvelde yer alan)kamu idareleri
-Özel Bütçeli İdareler ( II Sayılı Cetvelde yer alan)kamu idareleri
-Düzenleyici ve Denetleyici Kurumlar ( III Sayılı Cetvelde yer alan)kamu idareleri
2-Sosyal Güvenlik Kurumları ( IV Sayılı Cetvelde yer alan) kamu kurumları
3-Mahalli idare: Yetkileri belirli bir coğrafi alan ve hizmetlerle sınırlı olarak kamusal
faaliyet gösteren;
-Belediye,
-İl Özel İdaresi
-Bunlara bağlı veya bunların kurdukları veya üye oldukları birlik ve idareleri (Örnek; ASKİ,
EGO, İETT gibi)
5018 sayılı Kanun’ da 1050 sayılı kanuna nazaran istisnai hükümler dışında çok daha geniş
bir kapsam karşımıza çıkmaktadır. Genel bütçe kapsamındaki idareler, mahalli idareler ve sosyal
güvenlik kurumları kapsama alınırken, TCMB ile kamu iktisadi teşebbüsleri ve kamuya ait şirketler
kapsam dışında tutulmuştur.
Ancak, bu yapılırken Devletin temel kuruluşu dikkate alındığında bazı olumsuzluklar olduğu
görülmektedir. Bunlardan birincisi, tek Devlet tüzel kişiliğine dahil dairelerin genel bütçe içinde
toplandığı ifade edildiği halde (Madde:12), Genel Bütçeli Kamu İdarelerinin yer aldığı I sayılı
cetvele TCK, DSİ, SHÇEK gibi ayrı tüzel kişiliğe sahip idarelerin de dahil edilmesidir. İkincisi,
düzenleyici ve denetleyici kurumların kanun kapsamına alındıktan sonra (ki bu son derece isabetli
ve gerekli bir tavırdır) bu kanun hükümlerinin ¾ ünden istisna edilmesi(5018/2), II ve III sayılı
cetvellerde yer alan özel bütçeli idareler için iki ayrı cetvel yapılmasıdır. Özel bütçeli idarelerin
tümü merkezden yönetime idari vesayet bağı ile bağlı hizmet yerinden yönetimleridir farklı özerklik
kriterleri ve dereceleri yaratılması anlamsız ve daha ötesi Türk Devlet sistematiğine aykırıdır.
TANIMLAR
Tanımlamalara baktığımızda 1050 sayılı Kanuna göre yeni kavramlar görmekteyiz.
Genel yönetim kapsamındaki kamu idareleri: Uluslararası sınıflandırmalara göre
belirlenmiş olan, merkezi yönetim kapsamındaki kamu idareleri, sosyal güvenlik kurumları ve
mahalli idareleri,
Merkezi yönetim kapsamındaki kamu idareleri: Bu Kanuna ekli (I), (II) ve (III) sayılı
cetvellerde yer alan kamu idarelerini,
(I) SAYILI CETVEL GENEL BÜTÇE KAPSAMINDAKİ KAMU İDARELERİ
1) Türkiye Büyük Millet Meclisi
2) Cumhurbaşkanlığı
3) Başbakanlık
3
4)
5)
6)
7)
8)
9)
10)
11)
12)
13)
14)
15)
16)
17)
18)
19)
20)
21)
22)
23)
24)
25)
26)
27)
28)
29)
30)
31)
32)
33)
34)
35)
36)
37)
38)
39)
40)
41)
42)
43)
44)
45)
46)
47)
48)
49)
50)
51)
52)
Anayasa Mahkemesi
Yargıtay
Danıştay
Sayıştay
Adalet Bakanlığı
Milli Savunma Bakanlığı
İçişleri Bakanlığı
Dışişleri Bakanlığı
Maliye Bakanlığı
Milli Eğitim Bakanlığı
Bayındırlık ve İskan Bakanlığı
Sağlık Bakanlığı
Ulaştırma Bakanlığı
Tarım ve Köyişleri Bakanlığı
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı
Sanayi ve Ticaret Bakanlığı
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı
Kültür ve Turizm Bakanlığı
Çevre ve Orman Bakanlığı
Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği
Milli İstihbarat Teşkilatı Müsteşarlığı
Jandarma Genel Komutanlığı
Sahil Güvenlik Komutanlığı
Emniyet Genel Müdürlüğü
Diyanet İşleri Başkanlığı
Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı
Hazine Müsteşarlığı
Dış Ticaret Müsteşarlığı
Gümrük Müsteşarlığı
Denizcilik Müsteşarlığı
Avrupa Birliği Genel Sekreterliği
Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulu
Devlet Personel Başkanlığı
Özürlüler İdaresi Başkanlığı
Devlet İstatistik Enstitüsü Başkanlığı
Gelir İdaresi Başkanlığı
Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü
Karayolları Genel Müdürlüğü
Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü
Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü
Tarım Reformu Genel Müdürlüğü
Orman Genel Müdürlüğü
Petrol İşleri Genel Müdürlüğü
Basın-Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü
Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Genel Müdürlüğü
Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğü
Aile ve Sosyal Araştırmalar Genel Müdürlüğü
Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü
Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı
(II) SAYILI CETVEL ÖZEL BÜTÇELİ İDARELER
4
A) YÜKSEKÖĞRETİM KURULU, ÜNİVERSİTELER VE YÜKSEK TEKNOLOJİ ENSTİTÜLERİ
1)
2)
3)
4)
5)
6)
7)
8)
9)
10)
11)
12)
13)
14)
15)
16)
17)
18)
19)
20)
21)
22)
23)
24)
25)
26)
27)
28)
29)
30)
31)
32)
33)
34)
35)
36)
37)
38)
39)
40)
41)
42)
43)
44)
45)
46)
47)
48)
49)
Yükseköğretim Kurulu
Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi
İstanbul Üniversitesi
İstanbul Teknik Üniversitesi
Ankara Üniversitesi
Karadeniz Teknik Üniversitesi
Ege Üniversitesi
Atatürk Üniversitesi
Orta Doğu Teknik Üniversitesi
Hacettepe Üniversitesi
Boğaziçi Üniversitesi
Dicle Üniversitesi
Çukurova Üniversitesi
Anadolu Üniversitesi
Cumhuriyet Üniversitesi
İnönü Üniversitesi
Fırat Üniversitesi
Ondokuz Mayıs Üniversitesi
Selçuk Üniversitesi
Uludağ Üniversitesi
Erciyes Üniversitesi
Akdeniz Üniversitesi
Dokuz Eylül Üniversitesi
Gazi Üniversitesi
Marmara Üniversitesi
Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi
Trakya Üniversitesi
Yıldız Teknik Üniversitesi
Yüzüncü Yıl Üniversitesi
Gaziantep Üniversitesi
Abant İzzet Baysal Üniversitesi
Adnan Menderes Üniversitesi
Afyon Kocatepe Üniversitesi
Balıkesir Üniversitesi
Celal Bayar Üniversitesi
Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi
Dumlupınar Üniversitesi
Gaziosmanpaşa Üniversitesi
Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü
Harran Üniversitesi
İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü
Kafkas Üniversitesi
Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi
Kırıkkale Üniversitesi
Kocaeli Üniversitesi
Mersin Üniversitesi
Muğla Üniversitesi
Mustafa Kemal Üniversitesi
Niğde Üniversitesi
5
50)
51)
52)
53)
54)
55)
Pamukkale Üniversitesi
Sakarya Üniversitesi
Süleyman Demirel Üniversitesi
Zonguldak Karaelmas Üniversitesi
Eskişehir Osmangazi Üniversitesi
Galatasaray Üniversitesi
B) ÖZEL BÜTÇELİ DİĞER İDARELER
1) Savunma Sanayi Müsteşarlığı
2) Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu
3) Türkiye ve Orta Doğu Amme İdaresi Enstitüsü
4) Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu
5) Türkiye Bilimler Akademisi
6) Türkiye Adalet Akademisi
7) Yükseköğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu
8) Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü
9) Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü
10) Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü
11) Vakıflar Genel Müdürlüğü
12) Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğü
13) Elektrik İşleri Etüt İdaresi
14) Maden Tetkik ve Arama Enstitüsü
15) Türk Akreditasyon Kurumu
16) Türk Standartları Enstitüsü
17) Milli Prodüktivite Merkezi
18) Türk Patent Enstitüsü
19) Ulusal Bor Araştırma Enstitüsü
20) Türkiye Atom Enerjisi Kurumu
21) Küçük ve Orta Ölçekli Sanayi Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı
22) İhracatı Geliştirme Etüt Merkezi
23) Türk İşbirliği ve Kalkınma İdaresi Başkanlığı
24) Özel Çevre Koruma Kurumu Başkanlığı
25) GAP Bölge Kalkınma İdaresi
26) Özelleştirme İdaresi Başkanlığı
27) Ceza ve İnfaz Kurumları ile Tutukevleri İş Yurtları Kurumu
Düzenleyici ve denetleyici kurumlar: Bu Kanuna ekli (III) sayılı cetvelde yer alan
kurumları,
(III) SAYILI CETVEL DÜZENLEYİCİ VE DENETLEYİCİ KURUMLAR
1)
2)
3)
4)
5)
6)
7)
8)
Radyo ve Televizyon Üst Kurulu
Telekomünikasyon Kurumu
Sermaye Piyasası Kurulu
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu
Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu
Kamu İhale Kurumu
Rekabet Kurumu
Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkollü İçkiler Piyasası Düzenleme Kurumu
6
Sosyal güvenlik kurumları: Bu Kanuna ekli (IV) sayılı cetvelde yer alan kamu kurumlarını,
(IV) SAYILI CETVEL SOSYAL GÜVENLİK KURUMLARI
1)
2)
3)
4)
T.C. Emekli Sandığı
Sosyal Sigortalar Kurumu
Esnaf ve Sanatkarlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu
Türkiye İş Kurumu”
Mahalli idare: Yetkileri belirli bir coğrafi alan ve hizmetlerle sınırlı olarak kamusal faaliyet
gösteren belediye, il özel idaresi ile bunlara bağlı veya bunların kurdukları veya üye oldukları
birlik ve idareleri,
Bütçe: Belirli bir dönemdeki gelir ve gider tahminleri ile bunların uygulanmasına ilişkin
hususları gösteren ve usulüne uygun olarak yürürlüğe konulan belgeyi,
Kamu kaynakları: Borçlanma suretiyle elde edilen imkanlar dahil kamuya ait gelirler,
taşınır ve taşınmazlar, hesaplarda bulunan para, alacak ve haklar ile her türlü değerleri,
Kamu gideri: Kanunlarına dayanılarak yaptırılan iş, alınan mal ve hizmet bedelleri, sosyal
güvenlik katkı payları, iç ve dış borç faizleri, borçlanma genel giderleri, borçlanma araçlarının
ıskontolu satışından doğan farklar, ekonomik, mali ve sosyal transferler, verilen bağış ve yardımlar
ile diğer giderleri,
Kamu geliri: Kanunlarına dayanılarak toplanan vergi, resim, harç, fon kesintisi, pay veya
benzeri gelirler, faiz, zam ve ceza gelirleri, taşınır ve taşınmazlardan elde edilen her türlü gelirler
ile hizmet karşılığı elde edilen gelirler, borçlanma araçlarının primli satışı suretiyle elde edilen
gelirler, sosyal güvenlik primi kesintileri, alınan bağış ve yardımlar ile diğer gelirleri,
Özel gelir: Genel bütçe kapsamındaki idarelerin kamu görevi ve hizmeti dışında ilgili
kanunlarında belirtilen faaliyetlerinden ve fiyatlandırılabilir nitelikteki mal ve hizmet
teslimlerinden sağlanan ve genel bütçede gösterilen gelirleri,
Harcama birimi: Kamu idaresi bütçesinde ödenek tahsis edilen ve harcama
bulunan birimi,
yetkisi
Kamu mali yönetimi: Kamu kaynaklarının tanımlanmış standartlara uygun olarak etkili,
ekonomik ve verimli kullanılmasını sağlayacak yasal ve yönetsel sistem ve süreçleri,
Mali kontrol: Kamu kaynaklarının belirlenmiş amaçlar doğrultusunda, ilgili mevzuatla
belirlenen kurallara uygun, etkili, ekonomik ve verimli bir şekilde kullanılmasını sağlamak için
oluşturulan kontrol sistemi ile kurumsal yapı, yöntem ve süreçleri,
Stratejik plan: Kamu idarelerinin orta ve uzun vadeli amaçlarını, temel ilke ve
politikalarını, hedef ve önceliklerini, performans ölçütlerini, bunlara ulaşmak için izlenecek
yöntemler ile kaynak dağılımlarını içeren planı,
Mali yıl: Takvim yılını,
İfade eder.
7
Kamu maliyesi ve temel ilkeleri
Kamu maliyesi; gelirlerin toplanması, harcamaların yapılması, açıkların finansmanı,
kamunun varlık ve borçları ile diğer yükümlülüklerinin yönetimini kapsar. Kamu maliyesi,
merkezden ve yerinden yönetim esaslarına göre yürütülür. Kamu idarelerinin görevleri, ilgili
kanunlarında açık olarak belirlenir ve kaynakların dağıtımında esas alınır.(5018 Md.4)
Kanunun 5. maddesinde ise kamu maliyesinin temel ilkeleri belirlenmiştir. Diğer bir ifade
ile iktisat politikalarından biri olan maliye politikalarının kurallarını belirlemeye çalışmıştır.
Kamu maliyesinin temel ilkeleri
a) Kamu mali yönetimi uyumlu bir bütün olarak oluşturulur ve yürütülür.
b) Kamu maliyesi, kamu görevlilerinin hesap verebilmelerini sağlayacak şekilde uygulanır.
c) Maliye politikası, makroekonomik ve sosyal hedefler ile uyumlu bir şekilde oluşturulur ve
yürütülür.
d) Kamu mali yönetimi Türkiye Büyük Millet Meclisinin bütçe hakkına uygun şekilde
yürütülür.
e) Kamu mali yönetimi mali disiplini sağlar.
f) Kamu mali yönetimi ekonomik, mali ve sosyal etkinliği birlikte sağlayacak şekilde
kamusal tercihlerin oluşması için gerekli ortamı yaratır.
g) Kamu idarelerinin mal ve hizmet üretimi ile ihtiyaçlarının karşılanmasında, ekonomik
veya sosyal verimlilik ilkelerine uygun olarak maliyet-fayda veya maliyet-etkinlik ile gerekli
görülen diğer ekonomik ve sosyal analizlerin yapılması esastır.
İlgili kanunlardaki hükümler saklı kalmak kaydıyla, kamu maliyesi
uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Maliye Bakanlığınca belirlenir ve izlenir.
ilkelerinin
Hazine Birliği
Hazine Birliği; “Merkezi yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin gelir, gider, tahsilat,
ödeme, nakit planlaması ve borç yönetimi Hazine birliğini sağlayacak şekilde yürütülür.”(5018
Mad.6) denilmektedir.
Merkezi yönetimin Kanuna ekli I. II. ve III. cetvelde sayılan idarelerin tümünü ifade ettiği
de bellidir
Buna rağmen, anılan maddenin ikinci ve üçüncü fıkrasında; “Bu Kanuna ekli (I) sayılı
cetvelde yer alan kamu idarelerinin tüm gelirleri Hazine veznelerine girer, giderleri bu veznelerden
ödenir. Bu idareler özel vezne açamaz.
Her türlü iç ve dış borçlanma, yurtdışından hibe alınması, borç ve hibe verilmesi ve bunlara
ilişkin geri ödemeler, Hazine garantileri, Hazine alacakları, nakit yönetimi ve bunlarla ilgili diğer
hususlarda 9.12.1994 tarihli ve 4059 sayılı, 28.3.2002 tarihli ve 4749 sayılı Kanun hükümleri
uygulanır.” Hükümleri yer almaktadır.
8
Bu hükümler ile II ve III sayılı cetvelde yer alan özel bütçeli idarelerin ayrı vezneler
(hazinecikler) oluşturabileceğini kabul etmektedir. Buna Hazine saymanlıkları ile ilgili istisnayı da
eklediğinizde ortada hazine birliği diye bir şey kalmamaktadır.
1050 sayılı Kanun hazine birliği ilkesini koymuştu (Madde:16). Başlangıçta katma bütçenin,
giderleri özel gelirleri ile karşılanan ve (bu yüzden) genel bütçe dışında yönetilen idarelerin
bütçeleri olarak tanımlanması ve hazine yardımlarının ihmal edilecek seviyelerde kalması yüzünden
anlamı olan hazine birliği ilkesi zamanla sulanmış ve giderlerinin ortalama % 98’i genel bütçeden
karşılanan idareler dahi katma bütçelilik statüsünü devam ettirmişlerdir. Böylece ilke gitmiş, adı
kalmıştır. Buna rağmen, idarelerin bünyesinde bulunan maliye saymanlıkları bu ilke geçerli
imişcesine görevlerine devam etmişlerdir. Bu suretle hazine birliğinin kaybolmasına rağmen,
muhasebe birliği sürdürülebilmiştir.
Yeni Kanun hem 1050 sayılı Kanun’ daki hazine birliğinin sakat halini tekrar etmekte hem
de bugüne kadar tek elden yürütülen muhasebe hizmetini de parçalamaktadır.
Kanunda Hazine Birliği maddenin birinci fıkrasında, doğru ve olması gerektiği şekilde
tanımlayıp, hemen arkasından içinin boşaltılması irade ile ifade arasında bir uyumsuzluk olduğunu
veya yersiz bir müdahale ile sistemin bozulduğunu düşündürmektedir.
Bu konuda önemli bir nokta da, özellikle II sayılı cetvelde yer alan özel bütçeli idareler
bakımından hazine yardımlarının devam ettirilmesi gerçeğidir. Adına belki hazine yardımı
denmeyecektir ama sonuçta yapılan, genel bütçe kaynaklarından bir transferin gerçekleştirilmesidir.
Bir idarenin giderlerinin % 98 ini genel bütçeden aktarılan transferlerle karşıladıktan sonra mali
özerklik iddiasında bulunmasının geçerliği bulunmamaktadır. Verilmesi genel bütçe imkanlarına
bağlı olan kaynaklarla, bağımsız hizmet yürütmek ve finanse etmek de her zaman mümkün olmaz.
MALİ KONTROL
Kamu Kaynağının Kullanılmasının Genel Esasları
Kanunun 7. maddesinde “Mali saydamlık” gereği olarak yapılması öngörülen hususlar şu
şekilde açıklanmıştır. “Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında denetimin
sağlanması amacıyla kamuoyu zamanında bilgilendirilir. Bu amaçla;
a) Görev, yetki ve sorumlulukların açık olarak tanımlanması,
b) Hükümet politikaları, kalkınma planları, yıllık programlar, stratejik planlar ile bütçelerin
hazırlanması, yetkili organlarda görüşülmesi, uygulanması ve uygulama sonuçları ile raporların
kamuoyuna açık ve ulaşılabilir olması,
c) Genel yönetim
kapsamındaki kamu idareleri tarafından sağlanan teşvik ve
desteklemelerin bir yılı geçmemek üzere belirli dönemler itibarıyla kamuoyuna açıklanması,
d) Kamu hesaplarının standart bir muhasebe sistemi ve genel kabul görmüş muhasebe
prensiplerine uygun bir muhasebe düzenine göre oluşturulması,
Zorunludur.
9
Mali saydamlığın sağlanması için gerekli düzenlemelerin yapılması ve önlemlerin
alınmasından
kamu idareleri sorumlu olup, bu hususlar Maliye Bakanlığınca izlenir.”
Denilmektedir.
Saydamlık, devletin, hedeflerini, bu hedeflere ulaşmak için hayata geçirdiği politikaları, ve
bu politikaların yarattığı sonuçları izlemek için gerekli olan bilgiyi düzenli, anlaşılabilir, tutarlı ve
güvenilir bir biçimde sunmasıdır. Bu tanımda iki unsurun altını çizmekte yarar vardır. Buna göre
sistemin saydam olması için sadece aktörlerin ne yaptıklarının bilinmesi değil, ne yapmaya niyetli
oldukları konusunun da kamuoyuna sunulması gerekmektedir. Niyetlerin açık bir biçimde
belirlenmesi ve kamuoyuna sunulması hem niyetlerin kamu yararına uygun olup olmadığını
tartışma olanağı yaratır, hem de vatandaşlara daha sonra davranışları ve bu davranışların sonuçlarını
değerlendirmede önemli bir kıstas sunar. İkincisi, bilginin bir yerlerde mevcut olması sistemin
saydam olduğunu göstermez. Bilginin vatandaş tarafından etkin bir biçimde kullanılabilmesini
sağlayacak bir biçimde düzenli, anlaşılabilir ve tutarlı olması gerekmektedir. Bilginin güvenilir
olması ise objektif olarak doğru olmasını içerir ama bununla sınırlı değildir. Güvenilirlik aynı
zamanda bilgiyi kullananların da bilginin doğruyu yansıttığına inanmasını, bu ise inandırıcılığı
sağlayan “kalite kontrol” mekanizmalarının kurulmuş olmasını gerektirir.
Saydamlığın çok çeşitli boyutları vardır. Bunlardan birincisi, mali saydamlık, kamu
kaynaklarının kim tarafından, nasıl ve hangi amaçla kullanıldığının bilgisinin varolması demektir.
İkincisi, performans saydamlığı ise nihai mal ve hizmet sunumunda etkinliğin (yani mümkün olan
en az maliyetle sunulup sunulmadığının veya amaçlanan toplumsal hedeflere ulaşılıp
ulaşılmadığının) değerlendirilmesine yarayan veya bu değerlendirmeyi kolaylaştıran bilgilerin
sunulmasıdır.
IMF'ye göre, mali saydamlığın asgari şartları arasında şunlar sayılmıştır:
- Tüm bütçe dışı uygulamaların bütçe sürecinin bir parçası olması
- Bu faaliyetlere ilişkin bilgiler bütçede veya tamamlayıcı raporlarda yer alması
- Muhasebe uygulama esasları yayınlanması
- Bütçenin yanı sıra, bir maliye politikası bildirimi sunulması (ve bu bildirim şu unsurları
içermelidir; temel varsayımlar, beklentiler, hedefler, orta vadeli makroekonomik çerçeve,
öncelikler, mali sürdürülebilirlik analizi, riskler)
- Sonuçların hedefler ile karşılaştırılması
an SARAÇ
Kanunun 8. maddesinde “Hesap Verme Sorumluluğu bulunanlar ile hesap verilecek
hususlar” açıklanmıştır.
“Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar,
kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından,
muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin
alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.”
Ancak bu sorumluluk net tarif edilmemiş olup, ilerde pek çok sıkıntıya gebedir.
Sorumluluğun hangi türleri kapsam dahilindedir? Söz konusu olan temsil sorumluluğu (kurumu
üst düzeyde yöneten ve temsil edenin sorumluluğu) mudur, idari sorumluluk (işin gereğince
yürütülmesi için maiyetindeki elemanların sevk ve idaresinin sorumluluğu) mudur, mali
sorumluluk (kişiye teslim edilen kıymetler, yapacağı işlemler ve alacağı kararlar nedeniyle maruz
bulunduğu risk) mudur, hukuki sorumluluk (yapılan işlem ve eylemler dolayısıyla maruz kalınan
hukuki ve cezai yaptırımların boyutu) mudur, teknik sorumluluk (inşaat, imalat, vb. işlerde
doğması muhtemel zararlar dolayısıyla üstlenilen sorumluluk) mudur? Bunların bileşkesi midir? Bu
10
belirsizlik ortamında, geçmişte 1050 sayılı Kanuna göre sorumluluğun saymanlar üzerinde
kalmasının getirdiği yük tekrarlanacak mıdır? Hesap verme yükümlülüğünün, üzerinde anlaşılan
beklentiler uyarınca ifa etmek üzere görev alma ve bu görevi ifa ettiğini gösterme mecburiyetine
dayanan bir ilişki olarak tanımı çağdaş kamu yönetiminin amaçlarına daha uygun bulunmaktadır.
Yalın bir ifadeyle hesap verme yükümlülüğü, genel olarak, kendisine emanet edilen para
veya malları yöneten ya da bir görevi ifa eden bir kişinin, başkalarına, bu para veya malları yönetme
veya bu görevleri yerine getirme tarzı hakkında açıkça cevap vermesi görevidir.
Kanunun 9. maddesinde “Stratejik planlama ve performans esaslı bütçeleme” ye ilişkin
hususlar açıklanmıştır.
“Kamu idareleri; kalkınma planları, programlar, ilgili mevzuat ve benimsedikleri temel
ilkeler çerçevesinde geleceğe ilişkin misyon ve vizyonlarını oluşturmak, stratejik amaçlar ve
ölçülebilir hedefler saptamak, performanslarını önceden belirlenmiş olan göstergeler
doğrultusunda ölçmek ve bu sürecin izleme ve değerlendirmesini yapmak amacıyla katılımcı
yöntemlerle stratejik plan hazırlarlar.
Kamu idareleri, kamu hizmetlerinin istenilen düzeyde ve kalitede sunulabilmesi için
bütçeleri ile program ve proje bazında kaynak tahsislerini; stratejik planlarına, yıllık amaç ve
hedefleri ile performans göstergelerine dayandırmak zorundadırlar.
Stratejik plan hazırlamakla yükümlü olacak kamu idarelerinin ve stratejik planlama
sürecine ilişkin takvimin tespitine, stratejik planların kalkınma planı ve programlarla
ilişkilendirilmesine yönelik usul ve esasların belirlenmesine Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı
yetkilidir.
Kamu idareleri bütçelerini, stratejik planlarında yer alan misyon, vizyon, stratejik amaç ve
hedeflerle uyumlu ve performans esasına dayalı olarak hazırlarlar. Kamu idarelerinin bütçelerinin
stratejik planlarda belirlenen performans göstergelerine uygunluğu ve idarelerin bu çerçevede
yürütecekleri faaliyetler ile performans esaslı bütçelemeye ilişkin diğer hususları belirlemeye
Maliye Bakanlığı yetkilidir.
Maliye Bakanlığı, Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı ve ilgili kamu idaresi tarafından
birlikte tespit edilecek olan performans göstergeleri, kuruluşların bütçelerinde yer alır. Performans
denetimleri bu göstergeler çerçevesinde gerçekleştirilir.” Hükmü yer almaktadır.
Yapılan düzenlemelerle, Türk Kamu Mali Yönetim Sistemi’nde, stratejik planlama ve
performans esaslı bütçeleme anlayışının uygulamaya konması amaçlanmakta, son yıllarda
hızla uygulama alanı bulan iki anlayışın Türk Mali Sisteminde uygulanmasını öngörmek suretiyle
hesap verilebilirlik ve kamu kaynaklarının kullanımında etkinlik ve verimliliğin sağlanması
açısından önemli bir aşama oluşturmaktadır.
Kamu idareleri, kamu hizmetlerinin istenilen düzeyde ve kalitede sunulabilme, Planlı hizmet
üretme, belirlenen politikaları somut iş programlarına ve bütçelere dayandırma ve uygulamayı etkili
bir şekilde izlemede kamu kuruluşlarının inisiyatif almaları ve aktif katılımı zorunlu görülmektedir.
Söz konusu faaliyetlerin kuruluşlar tarafından yürütülmesinde “stratejik planlama” temel bir araç
olarak gündeme gelmektedir.
11
Nitekim DPT, Kamu Kuruluşları İçin Stratejik Planlama Kılavuzu (Kamu Kuruluşları İçin
Stratejik Planlama Kılavuzu, DPT Yayını, Ankara 2003)hazırlamış; burada stratejik planlama süreci
aşağıdaki gibi tanımlanmıştır.
PLAN VE PROGRAMLAR
• GZFT Analizi
• Piyasa Analizi
• Hedef Kitle/İlgili Tarafların Belirlenmesi
DURUM ANALİZİ NEREDEYİZ?
•Kuruluşun varoluş gerekçesi
•Temel İlkeler
MİSYON VE İLKELER
• Arzu edilen gelecek
VİZYON
• Orta vadede ulaşılacak amaçlar
• Spesifik, somut ve ölçülebilir hedefler
STRATEJİK AMAÇLAR VE HEDEFLER NEREYE ULAŞMAK İSTİYORUZ?
• Amaç ve hedeflere ulaşma yöntemleri
• Detaylı iş planları
• Maliyetlendirme
FAALİYETLER VE PROJELER GİTMEK İSTEDİĞİMİZ YERE NASIL ULAŞABİLİRİZ?
• Raporlama
• Karşılaştırma
İZLEME
• Geri besleme
• Ölçme yöntemlerinin belirlenmesi
• Performans göstergeleri
• Performans Yönetimi
DEĞERLENDİRME VE PERFORMANS ÖLÇÜMÜ BAŞARIMIZI NASIL TAKİP EDER VE
DEĞERLENDİRİRİZ?
HARCAMA SÜRECİ VE YETKİLİLER ve SORUMLULUKLARI
1050 SAYILI KANUNDA YETKİLİ VE SORUMLULAR;
1- İta amiri
2- Tahakkuk memuru
3- Sayman
4- Kanunun 22’nci maddesinde belirtilen görevliler
olarak sayılmıştır.
1050 sayılı Kanun, devlet giderinin gerçekleştirilmesinde, tahakkuk memuru-ita amirisayman üçlüsüne yer vermiş idi.
12
Kısaca, tahakkuk memuru, devlet gelirini ve giderini mevzuatına uygun olarak
gerçekleştirenlere; ita amiri devlet hizmetlerine ilişkin giderlerin geçici yada kesin olarak ödenmesi
için saymanlara yazılı emir ve izin verenlere; sayman da gelir toplama, malları saklama, gideri
ödeme işlemlerini yapan ve Sayıştay’a yönetim dönemi hesabı veren kişi idi. Ayrıca, Kanunun
15’inci maddesi hükmü ile tahakkuk memurluğu, ita amirliği ve saymanlık görevlerinin ikisinin bir
kişide toplanması men edilmişti.
İta Amirliği: I. derece ita amiri Bakan, merkezde yetkili kıldığı Müsteşar, Müsteşar
Muavini, Genel Müdürler, Kurul Başkanları...
II. derecede İta Amiri ise; - Kanundan doğan II.derece ita amirliği; Üniversite Rektörleri,
Katma Bütçeli İdarelerin Genel Müdürleri
-Devredilmiş ita amirliği: Bakanın ödeme emrini taşraya göndermek taşradaki İdare Şube
Başkanlarını veya Bölge Müdürlerini harcamaya yetkili kılması,
Tahakkuk Memurluğu: 1050 sayılı Kanunun 22. maddesine göre Bütçe Kanunundaki
ayırıma göre Maliye Bakanlığınca belli edilir. İta amirlerine yetki olarak en yakın görevliler,
tahakkuk memuru olarak görevlendirilmiştir. Taşrada İdari Şube Başkanları tahakkuk memurudur.
Diğer yandan, 1050 sayılı Kanun bütçe ödeneklerinin kullanımını (giderin yapılmasını) dört
aşamalı bir sürece bağlamıştır:
-Taahhüt; Bütçe ile verilen ödenek dahilinde 1. derece ita amirlerinin taahhüde girişmesi
İhale suretiyle yapılacak alımlarda ihaleye çıkılması ihale komisyonu kararı, ihalenin onayı,
yaklaşık maliyetin tespiti gibi sözleşme yapılmasına kadar ki bütün aşamalar, giderin taahhüdü
aşamasını gösterir. Yolluk aylık gibi özlük hakkında, memurların istihdam edilmesiyle taahhüt
yerine getirilmiş olmaktadır.
-Tahakkuk; Sözleşme mucibince mal veya hizmet teslim alındıktan sonra harcamanın
kendine göre Devlet Harcama Belgeleri Yönetmeliğinde aranılan kanıtlayıcı belgelerin verile
emrine bağlanıp tahakkuk memuru tarafından imzalandıktan sonra ita amirince imzalanması halinde
giderin ödenmesi için saymanlara yazılı emir verilmiş olur.
-Verile emrine bağlama;İta amirinin giderin ödenmesi için saymana yazıl emir vermesi
-Ödeme; Usulüne uygun olarak tahakkuk etmiş ve verile emrine bağlanmış harcamanın,
1050 sayılı Kanunun 81. maddesine göre sayman tarafından yapılan inceleme sonucunda ödemenin
hak sahibine yapılması.
Bir iş, hizmet veya alıma teşebbüs edilmesi, teşebbüsün gerçekleştirilmesi (uygulanması ve
sonuçlandırılması) ve oluşan gider dolayısıyla hak sahibinin alacaklandırılması ilgili idarenin
yetkisinde ve inisiyatifindedir. Bir başka deyişle gider sürecinin ilk üç aşamasını gerçekleştirmek
ilgili idarenin görevidir. Ancak, giderin gerçekleşmesinde, ihale komisyonlarında maliye üyesi de
yer almaktaydı. Son aşama, yani giderin hak sahibine ödenmesi Maliye Bakanlığına (onun adına
saymanlığa) ait bir görevdir.
13
5018 SAYILI KANUNDA İSE YETKİLİLER, SORUMLULAR;
1-Bakanlar
2-Üst Yöneticiler
3- Harcama yetkilisi
4- Gerçekleştirme görevlileri (Destek Hizmetleri Birimi, Harcama Birimi’ nde)
5-Ön Mali Kontrol Görevlileri (Harcama Birimleri ve Mali Hizmetler Birimlerinde)
6-Mali Hizmetler Birimi (stratejik planlama, bütçe ve performans programı, muhasebe-kesin
hesap ve raporlama ile iç kontrol fonksiyonlarının ayrı alt birimlerden oluşur.)
7-Muhasebe yetkilisi
8-İç Denetçi
9-Dış Denetçi
şeklinde sayılmıştır.
1-BAKANLAR; “Bakanlar, hükümet politikasının uygulanması ile bakanlıklarının ve
bakanlıklarına bağlı, ilgili veya ilişkili kuruluşların stratejik planları ile bütçelerinin kalkınma
planlarına, yıllık programlara uygun olarak hazırlanması ve uygulanmasından, bu çerçevede diğer
bakanlıklarla koordinasyon ve işbirliğini sağlamaktan sorumludur. Bu sorumluluk, Yükseköğretim
Kurulu, üniversiteler ve yüksek teknoloji enstitüleri için Milli Eğitim Bakanına, mahalli idareler
için İçişleri Bakanına aittir.
Bakanlar, kamu kaynaklarının etkili, ekonomik ve verimli kullanılması konusunda
Başbakana ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne karşı sorumludurlar.
Bakanlar; idarelerinin amaçları, hedefleri, stratejileri, varlıkları, yükümlülükleri ve yıllık
performans programları konusunda her mali yılın ilk ayı içinde kamuoyunu bilgilendirir.”
(5018/10) hükmü yer almaktadır.
Bu hükümden de anlaşılacağı üzere, bakanların sorumluluğu siyasi sorumluluğu
içermektedir.
2- ÜST YÖNETİCİLER; “Bakanlıklarda müsteşar, diğer kamu idarelerinde en üst
yönetici, il özel idarelerinde vali ve belediyelerde belediye başkanı üst yöneticidir. Ancak, Milli
Savunma Bakanlığında üst yönetici Bakandır.
Üst yöneticiler, idarelerinin stratejik planlarının ve bütçelerinin kalkınma planına, yıllık
programlara, kurumun stratejik plan ve performans hedefleri ile hizmet gereklerine uygun olarak
hazırlanması ve uygulanmasından, sorumlulukları altındaki kaynakların etkili, ekonomik ve verimli
şekilde elde edilmesi ve kullanımını sağlamaktan, kayıp ve kötüye kullanımının önlenmesinden mali
yönetim ve kontrol sisteminin işleyişinin gözetilmesi, izlenmesi ve bu Kanunda belirtilen görev ve
sorumlulukların yerine getirilmesinden Bakana; mahalli idarelerde ise meclislerine karşı
sorumludurlar.
Üst yöneticiler, bu sorumluluğun gereklerini harcama yetkilileri, mali hizmetler birimi, ve
iç denetçiler aracılığıyla yerine getirirler.” (5018/11) hükmü yer almaktadır.
14
Bu hükümden de anlaşılacağı üzere, üst yöneticilerin sorumluluğu yönetsel sorumluluğu
içermektedir.
1050 Sayılı Kanuna göre Harcama sürecinde görevli;
I. derece ita amiri Bakan, merkezde yetkili kıldığı Müsteşar, Genel Müdürler, Kurul
Başkanları, ; 5018 sayılı Kanuna göre “Bakan” ve “Üst Yöneticiler”;
Kanundan doğan II.derece ita amirliği; Üniversite Rektörleri, Katma Bütçeli İdarelerin(Özel
Bütçeli İdarelerin) Müsteşarları, Genel Müdürleri 5018 sayılı Kanuna göre “Üst Yöneticiler”
Devredilmiş II. derece ita amirliği; Bakanın ödeme emrini taşraya göndermek suretiyle
harcamaya yetkili kıldığı taşradaki İdare Şube Başkanları veya Bölge Müdürleri 5018 sayılı Kanuna
göre “Harcama Yetkilileri”
olarak üçe ayrılmıştır.
1050 sayılı Kanuna göre ita amirleri, mali yönden bütçe uygulamalarını izlemek ve
gözetmek; kamu giderlerinin ödetmek konusunda görevli ve yetkili idiler. Bu konumlarının gereği
olarak da harcama sürecinin her aşamasında işlemlere katılmakta ve yönlendirmekte idiler.
Bir ihale uygulamasına örnek alırsak ita amiri:
- Ödeme emirleri (gönderme belgesi) ita amiri adına gönderilmektedir.
- Ödeneğin kullanılması için izin verir (onay belgesi).
- İhale komisyonunu seçer, oluşturur, görevlendirir.
- İhale kararını onaylar.
- İdare adına ihale sözleşmesini imzalar.
- İstihkakların tahakkuku için onay verir.
- Verile emrini imzalayarak ödemeyi yaptırır.
Görüleceği üzere ita amiri işlemin her aşamasında vardır. Bunun yanında ita amirleri sahip
bulundukları hiyerarşik yetkileriyle ve idari yöntemlerle de işlem ve eylemleri izlemekte idiler.
Oysa, 5018 Sayılı Kanun üst yöneticileri bütçe uygulamasından sorumlu tutmakta; fakat
işlem sürecinden koparmaktadır. Üst yönetici bu sorumluluğunun gereklerini yerine getirirken,
harcama yetkililerinden ve diğer görevlilerden gelecek raporlara bağlı kalacaktır.. Üst yöneticinin
gözetim yükümlülüğünün, uygulama sorumluluğu haline getirilmesi ve üstüne uygulamanın dışına
itilmiş olması, onları epey bir sıkıntıya koyacak gibi görünmektedir.
Eski uygulamada ita amirlerinin, bazı özel durumlarda sorumluluk üstlenmeleri hariç, mali
sorumlulukları bulunmamakta idi. Yeni düzenleme de üst yöneticilere mali sorumluluk
getirmemektedir. Sorumluluk, bir görevlendirme nedeniyle verilen yetkinin kullanımından doğacak
hukuksuzluk dolayısıyla bir müeyyideye maruz kalma durumu şeklinde tanımlanabilir. Bu tanım
çerçevesinde, uygulama yetkisi bulunmayan, işlemlere katılmayan ve karışmayan yöneticinin bu
işlem sonucu doğan hukuki mali yaptırımlara maruz kılınması esasen söz konusu olamaz. Zaten üst
seviyede bütçe sorumluluğunun mali, hukuki ve hatta idari bir sorumluluk değil; siyasi bir
sorumluluk olarak anlaşılması daha doğru olur.
15
3-HARCAMA YETKİLİSİ; “Bütçeyle ödenek tahsis edilen her bir harcama biriminin en
üst yöneticisi harcama yetkilisidir.
Ancak, teşkilat yapısı ve personel durumu gibi nedenlerle harcama yetkililerinin
belirlenmesinde güçlük bulunan idareler ile bütçelerinde harcama birimleri sınıflandırılmayan
idarelerde harcama yetkisi, üst yönetici veya üst yöneticinin belirleyeceği kişiler tarafından;
mahallî idarelerde İçişleri Bakanlığının, diğer idarelerde ise Maliye Bakanlığının uygun görüşü
üzerine yürütülebilir.
Kanunların verdiği yetkiye istinaden yönetim kurulu, icra komitesi, komisyon ve benzeri
kurul veya komite kararıyla yapılan harcamalarda, harcama yetkisinden doğan sorumluluk kurul,
komite veya komisyona ait olur.
Genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerinde; idareler, merkez ve merkez dışı birimler ve
görev unvanları itibarıyla harcama yetkililerinin belirlenmesine, harcama yetkisinin bir üst yönetim
kademesinde birleştirilmesine ve devredilmesine ilişkin usul ve esaslar Maliye Bakanlığınca
belirlenir. Harcama yetkisinin devredilmesi, yetkiyi devredenin idarî sorumluluğunu ortadan
kaldırmaz” (5018/31) denilmek suretiyle, yönetim kademesindeki hangi görevliler harcama
yetkilisi olacağı belirlenmiştir.
“Harcama yetkilileri bütçede öngörülen ödenekleri kadar, ödenek gönderme belgesiyle
kendisine ödenek verilen harcama yetkilileri ise tahsis edilen ödenek tutarında harcama yapabilir.”
(5018/31md son fıkra) hükmü ile de, harcama yetkilisinin harcama yapma sınırı / yetkisi
belirlenmiştir.
Bu hüküm gereğince, 5018 sayılı Kanuna ekli (III) sayılı cetvelde yer alan düzenleyici ve
denetleyici kurumlar hariç, genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerinde harcama yetkililerinin
belirlenmesine, harcama yetkisinin bir üst yönetim kademesinde birleştirilmesine ve devredilmesine
ilişkin usul ve esaslar 1 Seri Nolu Harcama Yetkilileri Hakkında Genel Tebliğ’ de aşağıdaki gibi
belirlenmiştir.
Harcama Yetkililerinin Belirlenmesi
5018 sayılı Kanunun 5436 sayılı Kanunla değişik 31 inci maddesinin birinci fıkrasında
bütçeyle ödenek tahsis edilen her bir harcama biriminin en üst yöneticisi harcama yetkilisi olarak
belirlenmiştir. Bu hüküm uyarınca bütçe sınıflandırması harcama yetkilisini belirleyen temel unsur
olmaktadır.
Bilindiği üzere kamu idare bütçeleri, Maliye Bakanlığınca uluslararası standartlara uyumlu
olarak belirlenen analitik bütçe sınıflandırmasına göre hazırlanmaktadır. Analitik bütçe
sınıflandırması; kurumsal sınıflandırma, fonksiyonel sınıflandırma, finansman tipi ve ekonomik
sınıflandırma olmak üzere dört gruptan oluşmaktadır.
Kurumsal sınıflandırmada dört düzeyli ve sekiz haneli bir kodlama sistemi benimsenmiş
olup, birinci düzeyde Cumhurbaşkanlığı, Türkiye Büyük Millet Meclisi, yüksek yargı organları ile
bakanlıklar ve bütçe türleri, ikinci düzeyde birinci düzeyde tanımlanan yöneticilere karşı doğrudan
sorumlu birimler ile bütçe türleri kapsamında yer alan kurumlar, üçüncü düzeyde ana hizmet
birimleri gibi ikinci düzeye bağlı birimler, dördüncü düzeyde ise destek ve lojistik birimler ile
politika uygulayıcı birimler yer almaktadır.
Buna göre, kurumsal sınıflandırmanın üçüncü ve dördüncü düzeyinde yer alan birimler,
bütçeyle ödenek tahsis edilen harcama birimlerini, bu birimlerin en üst yöneticileri de harcama
yetkililerini ifade etmektedir.
16
Merkez Teşkilatı Harcama Yetkilileri
5018 sayılı Kanuna ekli (III) sayılı cetvelde yer alan düzenleyici ve denetleyici kurumlar
hariç olmak üzere, merkezi yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin, sosyal güvenlik kurumlarının
ve mahalli idarelerin merkez teşkilatı harcama yetkilileri görev unvanları, bütçeyle ödenek tahsis
edilen harcama birimleri ve hesap verme sorumluluğu açısından bağlı oldukları üst yöneticiler
itibarıyla aşağıdaki gibi belirlenmiştir.
Genel Bütçe Kapsamındaki Kamu İdarelerinde Harcama Yetkilileri
Teşkilat Yapısı
Başbakanlık,
Bakanlık
(Milli Savunma
Bakanlığı hariç)
Müsteşarlık
Genel Müdürlük
Başkanlık
Üst Yönetici
Müsteşar
Müsteşar
Genel Müdür
Başkan
Genel Sekreterlik
Yüksek Mahkemeler ve
Sayıştay
Genel Sekreter
Kurul
Başkan
Kurum
Başkan
Başkan
Bütçeyle Ödenek Tahsis
Edilen Harcama Birimi
Kurul Başkanlığı
Genel Müdürlük
Başkanlık
Müstakil Daire Başkanlığı
Müşavirlik
Özel Kalem Müdürlüğü
Savunma Sekreterliği
Merkez
Kurul Başkanlığı
Genel Müdürlük
Müstakil Daire Başkanlığı
Başkanlık
Müşavirlik
Özel Kalem Müdürlüğü
Savunma Uzmanlığı
Kurul Başkanlığı
Müstakil Daire Başkanlığı
Daire Başkanlığı
Başkanlık
Müdürlük
Savunma Sekreterliği
Sivil Savunma Uzmanlığı
Savunma Uzmanlığı
Müşavirlik
Akademi Başkanlığı
Birim
Kurul Başkanlığı
Müstakil Daire Başkanlığı
Daire Başkanlığı
Savunma Uzmanlığı
Savunma Sekreterliği
Müşavirlik
Daire Başkanlığı
Genel Sekreterlik
Özel Kalem Müdürlüğü
Genel Sekreterlik
Denetim ve İnceleme Grupları
Müstakil Daire Başkanlığı
Müşavirlik
Savunma Uzmanlığı
17
Harcama Yetkilisi
Kurul Başkanı
Genel Müdür
Başkan
Daire Başkanı
Müşavir
Özel Kalem Müdürü
Savunma Sekreteri
Başkan
Kurul Başkanı
Genel Müdür
Daire Başkanı
Başkan
Müşavir
Özel Kalem Müdürü
Savunma Uzmanı
Kurul Başkanı
Daire Başkanı
Daire Başkanı
Başkan
Müdür
Savunma Sekreteri
Sivil Savunma Uzmanı
Savunma Uzmanı
Müşavir
Akademi Başkanı
Birim Amiri
Kurul Başkanı
Daire Başkanı
Daire Başkanı
Savunma Uzmanı
Savunma Sekreteri
Müşavir
Daire Başkanı
Genel Sekreter
Özel Kalem Müdürü
Genel Sekreter
Genel Sekreter
Daire Başkanı
Müşavir
Savunma Uzmanı
Cumhurbaşkanlığı, Türkiye Büyük Millet Meclisi, Milli Savunma Bakanlığı, Milli
Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği, Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı ve
Gelir İdaresi Başkanlığında görev unvanları itibarıyla merkez teşkilatı harcama yetkilileri bu
idarelerin üst yöneticileri tarafından belirlenir ve bunlar mali hizmetler birimi ile muhasebe
yetkilisine yazılı olarak bildirilir.
Yüksek Mahkemeler ve Sayıştay bütçelerinde Heyet, Daire, Kurullar, Cumhuriyet
Başsavcılığı ile Denetim Birimlerine tahsis edilen ödeneklerin harcama yetkilisi Genel Sekreterdir.
Özel Bütçeli İdarelerde Harcama Yetkilileri
Teşkilat Yapısı
Üst Yönetici
Üniversite ve
Yüksek Teknoloji
Enstitüleri
Rektör
Müsteşarlık
Müsteşar
Genel Müdürlük
Genel Müdür
Merkez
Merkez Başkanı veya
Genel Sekreter
Başkanlık
Başkan
Kurum
Başkan
Kurul
Kurul Başkanı
Bütçeyle Ödenek Tahsis
Edilen Harcama Birimi
Genel Sekreterlik
Daire Başkanlığı
Hukuk Müşavirliği
Fakülte
Yüksekokul
Meslek Yüksekokulu
Enstitü
Hastane
Merkez
Bölüm
Savunma Uzmanlığı
Müstakil Daire Başkanlığı
Hukuk Müşavirliği
Kurul Başkanlığı
Müstakil Daire Başkanlığı
Müdürlük
Sivil Savunma Uzmanlığı
Savunma Uzmanlığı
Hukuk Müşavirliği
Şube Müdürlüğü
Genel Sekreterlik
Başkanlık
Müdürlük
Hukuk Müşavirliği
Genel Sekreterlik
Müstakil Daire Başkanlığı
Özel Kalem Müdürlüğü
Hukuk Müşavirliği
Müdürlük
Genel Koordinatörlük
Grup Başkanlığı
Kurul Başkanlığı
Genel Sekreterlik
Müstakil Daire Başkanlığı
Daire Başkanlığı
Sivil Savunma Uzmanlığı
Hukuk Müşavirliği
Enstitü
Müdürlük
Merkez
Başkanlık
Üniversitelerarası Kurul
18
Harcama Yetkilisi
Genel Sekreter
Daire Başkanı
Hukuk Müşaviri
Dekan
Müdür
Müdür
Müdür
Başhekim
Müdür
Başkan
Savunma Uzmanı
Daire Başkanı
Hukuk Müşaviri
Kurul Başkanı
Daire Başkanı
Müdür
Sivil Savunma Uzmanı
Savunma Uzmanı
Hukuk Müşaviri
Şube Müdürü
Genel Sekreter
Başkan
Müdür
Hukuk Müşaviri
Genel Sekreter
Daire Başkanı
Özel kalem Müdürü
Hukuk Müşaviri
Müdür
Genel Koordinatör
Grup Başkanı
Kurul Başkanı
Genel Sekreterlik
Daire Başkanı
Daire Başkanı
Sivil Savunma Uzmanı
Hukuk Müşaviri
Müdür
Müdür
Başkan
Başkan
Ü. Kurul Başkanı
Başkan, Genel Müdür
veya Müdür
Enstitü
Genel Sekreterlik
Müstakil Daire Başkanlığı
Daire Başkanlığı
Özel Kalem Müdürlüğü
Sivil Savunma Uzmanlığı
Savunma Uzmanlığı
Hukuk Müşavirliği
Müdürlük
Koordinatörlük
Genel Sekreter
Daire Başkanı
Daire Başkanı
Özel Kalem Müdürü
Sivil Savunma Uzmanı
Savunma Uzmanı
Hukuk Müşaviri
Müdür
Koordinatör
Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu ile Küçük ve Orta Ölçekli Sanayi
Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığında görev unvanları itibarıyla merkez teşkilatı harcama
yetkilileri bu idarelerin üst yöneticileri tarafından belirlenir ve bunlar mali hizmetler birimi ile
muhasebe yetkilisine yazılı olarak bildirilir.
Sosyal Güvenlik Kurumlarında Harcama Yetkilileri
Teşkilat Yapısı
Üst Yönetici
Başkan
Kurum
Genel Müdürlük
Genel Müdür
Bütçeyle Ödenek Tahsis
Edilen Harcama Birimi
Kurul Başkanlığı
Genel Müdürlük
Müstakil Daire Başkanlığı
Savunma Uzmanlığı
Hukuk Müşavirliği
Uzmanlık
Kurul Başkanlığı
Daire Başkanlığı
Hukuk Müşavirliği
Sivil Savunma Birimi
Harcama Yetkilisi
Kurul Başkanı
Genel Müdür
Daire Başkanı
Savunma Uzmanı
Hukuk Müşaviri
Uzman
Kurul Başkanı
Daire Başkanı
Hukuk Müşaviri
Sivil Savunma Uzmanı
Mahalli İdarelerde Harcama Yetkilileri
5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 46 ncı maddesinde, il özel idaresi bütçesiyle ödenek
tahsis edilen her bir harcama biriminin en üst yöneticisi harcama yetkilisi olarak tanımlanmış,
ilçelerde bu yetkinin kaymakam tarafından kullanılacağı belirtilmiştir.
5393 sayılı Belediye Kanununun 63 üncü maddesinde, belediye bütçesiyle ödenek tahsis
edilen her bir harcama biriminin en üst yöneticisi, 5355 sayılı Mahalli İdare Birlikleri Kanunu
uyarınca da mahalli idare birliklerinde birlik başkanı harcama yetkilisi olarak tanımlanmıştır.
Mahalli idarelerde kurumsal sınıflandırmanın üçüncü ve dördüncü düzeyinde ödenek tahsis
edilen ana hizmet birimleri ve yardımcı hizmet birimleri ile danışma ve denetim birimlerinin en üst
yöneticilerinin harcama yetkilisi olarak belirlenmesi ve yetki-sorumluluk tesisinin buna göre
yapılması gerekmektedir.
Ancak teşkilat yapısı ve personel durumu gibi nedenlerle harcama yetkililerinin
belirlenmesinde güçlük bulunan ve bütçelerinde harcama birimleri sınıflandırılmayan mahalli
idarelerde harcama yetkisi, üst yönetici veya üst yöneticinin belirleyeceği kişiler tarafından; İçişleri
Bakanlığının uygun görüşü üzerine yürütülebilir.
19
Merkez Dışı Birimlerde Harcama Yetkilileri
5018 sayılı Kanunun 22 nci maddesi uyarınca kamu idarelerinin merkez teşkilatı harcama
yetkilileri merkez dışı birimlerine ödenek gönderme belgesi düzenlemek suretiyle ödenek
gönderirler. Ödenek gönderme belgesiyle ödenek gönderilen merkez dışı birimlerin en üst
yöneticisi harcama yetkilisidir.
Merkez dışı birimlerde harcama yetkilileri görev unvanları itibarıyla aşağıdaki gibi
belirlenmiştir:
Ödenek Gönderme Belgesiyle
Ödenek Gönderilen Birim
Harcama Yetkilisi
Bölge Müdürlükleri veya eşdeğer birimler Bölge Müdürü veya eşdeğer yetkili
İl Müdürlükleri veya eşdeğer birimler
İl Müdürü veya eşdeğer yetkili
İlçe Müdürlükleri veya eşdeğer birimler
İlçe Müdürü veya eşdeğer yetkili
Malmüdürlüklerinde ve ilçe özel idarelerinde harcama yetkilisi kaymakamdır.
Çeşitli bakanlık ve kuruluşlara bağlı; ilköğretim, ortaöğretim ve dengi okullar, başkanlık,
hastane, dispanser, sağlık ocağı, sağlık merkezi, müze ve kütüphaneler, ceza ve tevkif evleri gibi
birimlere ödenek gönderme belgesi ile ödenek gönderilmesi halinde bu birimlerin okul müdürü,
başhekim, tabip, başkan, müdür gibi unvanlara sahip en üst yöneticileri harcama yetkilisidir.
Harcama Yetkisinin Birleştirilmesi
Teşkilat yapısında üst yönetici ile harcama birimleri arasında yönetim kademesi yer almak
şartıyla, bütçeyle ödenek tahsis edilen harcama birimlerinin harcama yetkisi harcama türleri
itibarıyla kısmen veya tamamen; merkezi yönetim kapsamındaki kamu idarelerinde Maliye
Bakanlığının, sosyal güvenlik kurumlarında ilgili bakanlığın, mahalli idarelerde ise İçişleri
Bakanlığının uygun görüşü ve üst yöneticinin onayı ile bir üst yönetim kademesinde birleştirilebilir.
Uygun görüş talep yazılarında, harcama yetkisinin bir üst yönetim kademesinde
birleştirilme gerekçesine ayrıntılı olarak yer verilir.
Üst yönetici ve yardımcılarına harcama yetkisinin birleştirilmesi suretiyle harcama yetkisi
verilemez.
Harcama Yetkisinin Devri
Harcama yetkilileri, kamu hizmetlerinin etkili, ekonomik ve verimli bir şekilde
sunulmasını sağlamak amacıyla aşağıda belirlenen sınırlar dahilinde harcama yetkisini
devredebilirler. Buna göre kamu idarelerinin;
- Merkez teşkilatı harcama yetkilileri bu yetkilerini yardımcılarına, yardımcısı olmayanlar
ise hiyerarşik olarak bir alt kademedeki yöneticilere,
20
- Merkez dışı birimlerinde ise bölge müdürleri veya eşdeğer yetkililer, il müdürleri veya
eşdeğer yetkililer ile nüfusu 50.000’i aşan ilçelerin ilçe müdürleri veya eşdeğer yetkililer harcama
yetkilerini yardımcılarına,
- Belediye ve il özel idareleri ile bunlara bağlı idarelerin harcama yetkilileri bu yetkilerini
yardımcılarına, yardımcısı olmayanlar ise hiyerarşik olarak bir alt kademedeki yöneticilere,
- Mahalli idare birliklerinde birlik başkanı harcama yetkisini birlik genel sekreteri, birlik
müdürü veya birim amirlerine,
kısmen veya tamamen devredebilirler.
Her bir harcama işlemi itibarıyla, mal ve hizmet alımlarında ikiyüzellibin Yeni Türk
Lirasını, yapım işlerinde ise birmilyon Yeni Türk Lirasını aşan harcamalara ilişkin harcama yetkisi
hiçbir şekilde devredilemez.
Harcama yetkisi aşağıdaki şartlara uygun olarak devredilir:
-
Yetki devri yazılı olmak zorundadır.
-
Devredilen yetkinin sınırları açıkça belirlenmiş olmalıdır.
-
Merkez teşkilatında harcama yetkisinin devri ve bu yetkinin geri alınması üst
yöneticiye, mali hizmetler birimine ve muhasebe yetkilisine; merkez dışı birimlerde ise
mali hizmetler birimine ve muhasebe yetkilisine yazılı olarak bildirilmelidir.
Harcama yetkisinin devredilmesi, yetkiyi devredenin idari sorumluluğunu ortadan
kaldırmaz.
Harcama yetkilisinin kanuni izin, hastalık, geçici görev, disiplin cezası uygulaması,
görevden uzaklaştırma ve benzeri nedenlerle geçici olarak görevinden ayrılması halinde ilgili
harcama biriminin harcama yetkilisi vekaleten görevlendirilen kişidir.
Kanunların verdiği yetkiye istinaden yönetim kurulu, icra komitesi, komisyon ve benzeri
kurul veya komite kararıyla yapılan harcamalarda, harcama yetkisinden doğan sorumluluk kurul,
komite veya komisyona ait olur.
5018 sayılı Kanunun 5436 sayılı Kanunla değişik 60 ıncı maddesi uyarınca harcama
yetkilisi ve muhasebe yetkilisi görevi aynı kişide birleşemez. Mali hizmetler biriminde ön mali
kontrol görevini yürütenler mali işlem sürecinde görev alamazlar.
Harcama birimi: Kamu idaresi bütçesinde ödenek tahsis edilen ve harcama
bulunan birimi ifade eder.
yetkisi
Harcama talimatı; “Bütçelerden harcama yapılabilmesi, harcama yetkilisinin harcama
talimatı vermesiyle mümkündür. Harcama talimatlarında hizmet gerekçesi, yapılacak işin konusu
ve tutarı, süresi, kullanılabilir ödeneği, gerçekleştirme usulü ile gerçekleştirmeyle görevli olanlara
ilişkin bilgiler yer alır.” (5018/32md) Şeklinde ifade edilmektedir.
Harcama yetkilisinin sorumluluğu; “Harcama yetkilileri, harcama talimatlarının bütçe
ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygun olmasından, ödeneklerin
etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasından ve bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken diğer
işlemlerden sorumludur.” (5018/32md) Şeklinde belirlenmiştir.
21
1050 sayılı Kanunda sorumluluk bakımından temel eksikliklerinden birisi ita amirlerinin
kural olarak mali sorumluluklarının bulunmayışıydı. Bu durum sorumluluğun tahakkuk memuru ve
saymanın üzerine yıkılmasına ve dolayısıyla ita amirlerinin harcama sürecinde gereken dikkat ve
özeni göstermemesine ve kanuna aykırı ödemelerin yapılmasına sebebiyet vermelerine yol
açıyordu.
5018 sayılı Kanun ile Harcama Yetkilileri (1050 Sayılı Kanundaki Devredilmiş II. derece ita
amirliği) mali sorumluluğa tabi tutulmuş bunun dışındaki ita amirleri (Bakan, ve Üst Yöneticiler)
mali sorumluluk dışında tutulmuşlardır. Bunların sorumluluğu siyasi ve yönetsel sorumlulukla
sınırlandırılmıştır.
Bütçeyle ödenek tahsis edilen her bir harcama biriminin en üst yöneticisi (Bakanlıklarda
müsteşar, diğer kamu idarelerinde en üst yönetici, il özel idarelerinde vali ve belediyelerde belediye
başkanı üst yöneticidir. Ancak,Millî Savunma Bakanlığında üst yönetici Bakandır, md.11) harcama
yetkilisidir.
Kamu kaynaklarının kullanımı ve denetimi konusundaki bütün inisiyatif siyasi otoriteden
alınarak bürokrat olan kamu üst yöneticilerine geçmektedir. Bu tür bir kamu mali yönetimi ve
kontrol sistemi, anayasada öngörülen kamu yönetimi ve sorumluluk sistemi ile uyumlu değildir.
Harcama yetkilisi, harcama talimatlarının bütçe esaslarına ve mevzuata uygun olmasından,
ödeneklerin etkin ve verimli kullanılmasından sorumlu tutulmaktadır. Harcama talimatlarında
hizmet gerekçesi, yapılacak işin konusu ve tutarı, süresi, kullanılabilir ödeneği, gerçekleştirme
usulü ve gerçekleştirme görevlilerine ilişkin bilgilere yer verilmektedir
Burada tanımlanan harcama talimatı, bu güne kadar kullanıla gelen onay belgesi ile aynı
nitelikte ve içeriktedir. Fark, onay belgesinin ita amirince; harcama talimatının harcama yetkilisince
imzalanmasından ibarettir. Harcama yetkilisinin sorumluluğunun harcama talimatı ile
sınırlandırılması (yine hesap yargısı anlamında) onu adeta dokunulmaz kılmaktadır. Mevzuata
aykırı talimat vermek söz konusu olmayacağına ve aksine davranış suç teşkil edeceğine göre, doğru
talimatlar karşısında harcama yetkilisine mali sorumluluk yüklemek mümkün olmayacak demektir.
Harcama yetkilisine sadece verdiği talimattan dolayı değil; bu talimatın uygulanması sonucu doğan
yolsuzluk ve usulsüzlüklerden dolayı da hesap sorulması ve hakkında hüküm tesis edilebilmesi
gerekirdi.
Ödenek üstü harcama; “Kamu zararı oluşturmamakla birlikte bütçelere, ayrıntılı harcama
programlarına, serbest bırakma oranlarına aykırı olarak veya ödenek gönderme belgelerindeki
ödenek miktarını aşan harcama talimatı veren harcama yetkililerine, her türlü aylık, ödenek, zam
ve tazminat dahil yapılan bir aylık net ödemeler toplamının iki katı tutarına kadar para cezası
verilir.”(5018/70md) denilmek suretiyle, harcama yetkililerine ödenek üstü harcama talimatı
vermeleri halinde yaptırım uygulanması öngörülmektedir.
4-GERÇEKLEŞTİRME GÖREVLİLERİ; “Gerçekleştirme görevlileri, harcama talimatı
üzerine; işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması,
belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerini yürütürler.
Elektronik ortamda oluşturulan ortak bir veri tabanından yararlanmak suretiyle yapılacak
harcamalarda, veri giriş işlemleri gerçekleştirme görevi sayılır. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin
esas ve usuller Maliye Bakanlığınca belirlenir." (5018/33md 2. ve 3.fıkraları) denilmek suretiyle
gerçekleştirme görevlileri tanımlanmıştır.
22
Kanunda harcama yetkilileri tanımlanmamış ancak; bunların kimler olabileceği harcama
yetkilisi tarafından verilecek harcama talimatlarında belirtileceği hükme bağlanmıştır.
1050 sayılı Kanuna göre harcama sürecinde ikinci görevli grubu tahakkuk memurlarıdır.
Tahakkuk memurları, ödeneklerin yerinde ve zamanında kullanılmasından, giderin gerçek
gereksinme karşılığı olmasından, programlanmış hizmetlerin zamanında ve tam olarak yerine
getirilmesinden sorumlu kimseler (birim amirleri) şeklinde tanımlanmıştır (1050/22-A).
Tahakkuk memurları, Devlet gelirlerini ve giderlerini mevzuatına uygun olarak tahakkuk
ettirmekle görevli ve düzenledikleri belgelerin doğruluğundan ve yasalara uygunluğundan sorumlu
tutulmuşlardır (1050/13).
Bu görevlilere 5018 Sayılı Kanunda yer verilmemiş söz konusu görev ve sorumluluklar
Harcama Yetkilisinde birleştirilmiştir. Ancak, giderin gerçekleştirilmesinde görevli olan eski
tahakkuk memurları “gerçekleştirme görevlileri” arasında yerini almıştır.
Gerçekleştirme Görevlilerinin Sorumlulukları; “Gerçekleştirme görevlileri, bu Kanun
çerçevesinde yapmaları gereken iş ve işlemlerden sorumludurlar.” (5018/33md 4.fıkra) denilmek
suretiyle gerçekleştirme görevlilerinin sorumlulukları belirlenmiştir.
Harcama sürecinde rol alan üçüncü görevli grubu, işin yaptırılması, mal veya hizmetin
tesellümü, belgelendirilmesi ve ödeme işlerini yapan veya bunlara ilişkin belgeleri hazırlayan
memurlardır. 1050 sayılı Kanunun 22/E maddesine göre bu kişiler, şahsen ve doğrudan muhatap
alınmamakta, fakat, sayman ve tahakkuk memuru hakkında Sayıştay’ca saptanacak sorumluluğa
bunlar da katılmakta idiler. 5018 sayılı Kanunda bu görevli grubuna “Gerçekleştirme Görevlileri”
diye isim de konulmuştur. 1050 sayılı Kanundan farklı olarak, gerçekleştirme görevlileri, yaptıkları
veya yapmaları gereken iş ve işlemler dolayısıyla doğrudan sorumlu tutulmuşlardır. Bu
düzenlemenin de hesap yargısı anlamında, hesap verme sorumluluğunun tespitine uygun olmadığını
tekrarlayalım. Hesap döneminin (artık yönetim dönemi de yok!) süresi boyunca gerçekleştirilen
binlerce işlemin her birinde rol alan değişik (görevli sayısı her işlemde farklı kişiler
bulunacağından) kişi hakkında denetim yapmak ve soruşturma yürütmek güç olacaktır.
Giderin Gerçekleşmesi ve gerçekleştirme belgelerinin şekil ve türleri;
“Bütçelerden bir giderin yapılabilmesi için iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve
esaslara uygun olarak alındığının veya gerçekleştirildiğinin, görevlendirilmiş kişi veya
komisyonlarca onaylanması ve gerçekleştirme belgelerinin düzenlenmiş olması gerekir. Giderlerin
gerçekleştirilmesi; harcama yetkililerince belirlenen görevli tarafından düzenlenen ödeme emri
belgesinin harcama yetkilisince imzalanması ve tutarın hak sahibine ödenmesiyle tamamlanır”
(5018/33md 1.fıkra)
Ayrıca, İç Kontrol ve Ön Mali Kontrole İlişkin Usul ve Esaslar’ ın 12 inci maddesinin
üçüncü fıkrasında; “Harcama yetkilileri, yardımcıları veya hiyerarşik olarak kendisine en yakın üst
kademe yöneticileri arasından bir veya daha fazla sayıda gerçekleştirme görevlisini ödeme emri
belgesi düzenlemekle görevlendirir.” Denilmektedir.
Bu hükme göre, Ödeme Emri Belgelerini düzenleyen olarak (daha önce Tahakkuk Memuru
tarafından imzalanan bölüm) harcama yetkilisi tarafından gerçekleştirme görevlileri arasında
görevlendirilecek gerçekleştirme görevlisi tarafından imzalanması gerekmektedir.
"Giderin çeşidine göre aranacak gerçekleştirme belgelerinin şekil ve türleri; kamu borç
yönetimine ilişkin olanlarda Hazine Müsteşarlığının uygun görüşünün alınması kaydıyla, merkezi
23
yönetim kapsamındaki kamu idareleri için Maliye Bakanlığınca, mahalli idareler için İçişleri
Bakanlığınca, sosyal güvenlik kurumları için de bağlı veya ilgili oldukları bakanlıklar tarafından,
Maliye Bakanlığının uygun görüşü alınmak suretiyle çıkarılacak yönetmeliklerle belirlenir."
(5018/33md son fıkra)
Bu hüküm gereğince, merkezî yönetim kapsamındaki kamu idarelerinde malî işlemlerin
gerçekleştirilmesi ve muhasebeleştirilmesi kapsamında, harcamalarda ödeme belgesine bağlanacak
kanıtlayıcı belgeleri ve bunlardan bu Yönetmelikte düzenlenmesi gerekenlerin şekil ve türlerini
belirlemek amacıyla, “Merkezî Yönetim Harcama Belgeleri Yönetmeliği” çıkarılarak yayımlanmış
ve 01.01.2006 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
5-ÖN MALİ KONTROL; “Ön malî kontrol, harcama birimlerinde işlemlerin
gerçekleştirilmesi aşamasında yapılan kontroller ile malî hizmetler birimi tarafından yapılan
kontrolleri kapsar.
Ön malî kontrol süreci, malî karar ve işlemlerin hazırlanması, yüklenmeye girişilmesi, iş ve
işlemlerin gerçekleştirilmesi ve belgelendirilmesinden oluşur.
Kamu idarelerinde ön malî kontrol görevi, yönetim sorumluluğu çerçevesinde yürütülür.
Harcama birimlerinde işlemlerin gerçekleştirilmesi aşamasında yapılacak asgari kontroller,
malî hizmetler birimi tarafından ön malî kontrole tabi tutulacak malî karar ve işlemlerin usul ve
esasları ile ön malî kontrole ilişkin standart ve yöntemler Maliye Bakanlığınca belirlenir. Kamu
idareleri, bu standart ve yöntemlere aykırı olmamak şartıyla bu konuda düzenleme yapabilir."
(5018/58md Denilmek suretiyle, harcama birimlerinde ve mali hizmetler biriminde mali karar ve
işlemlerin hazırlanması, yüklenmeye girişilmesi, iş ve işlemlerin gerçekleştirilmesi ve
belgelendirilmesi sürecinde yapılan kontrolle ön mali kontrol olarak belirlemiş ve ön mali kontrol
görevinin yönetim sorumluluğu çerçevesinde yürütülmesi öngörülmüştür. Ayrıca, ön malî kontrole
ilişkin standart ve yöntemler Maliye Bakanlığınca belirleneceği belirtilmiştir.
Madde hükmü ile harcamaların yanı sıra mal ve gelir işlemlerinin de kontrol kapsamına
alınması sağlanmaktadır.
Bu hüküm gereğince çıkarılan “İÇ KONTROL VE ÖN MALÎ KONTROLE İLİŞKİN
USUL VE ESASLAR” Resmi Gazetede yayımlanarak 01.01.2006 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Bu
düzenlemeyle, düzenleyici ve denetleyici kurumlar hariç olmak üzere, genel yönetim kapsamındaki
kamu idarelerinde iç kontrol ve ön malî kontrol faaliyetlerinin yürütülmesine ilişkin ilke, iş, işlem
ve süreçleri belirlenmiştir.
Ön malî kontrolün kapsamı
Ön malî kontrol görevi, idarelerin yönetim sorumluluğu çerçevesinde, harcama birimleri ve
malî hizmetler birimi tarafından yerine getirilir.
Ön malî kontrol, harcama birimleri tarafından yapılan kontroller ile malî hizmetler birimi
tarafından yapılan kontrollerden oluşur. Malî hizmetler birimi tarafından yapılacak ön malî kontrol,
Usul ve Esaslarda belirtilen kontroller ile idarelerce yapılacak düzenlemeler çerçevesinde bu birim
tarafından yapılması öngörülen kontrollerden meydana gelir.
Gelir, gider, varlık ve yükümlülüklere ilişkin malî karar ve işlemler, harcama birimleri ve
malî hizmetler birimi tarafından idarenin bütçesi, bütçe tertibi, kullanılabilir ödenek tutarı, ayrıntılı
harcama veya finansman programları, merkezi yönetim bütçe kanunu ve diğer malî mevzuat
hükümlerine uygunluk yönlerinden kontrol edilir. Malî karar ve işlemler harcama birimleri
24
tarafından kaynakların etkili, ekonomik ve verimli bir şekilde kullanılması açısından da kontrol
edilir.(İKÖMKUE/Mad. 10)
Ön malî kontrolün niteliği
Ön malî kontrol sonucunda uygun görüş verilip verilmemesi, danışma ve önleyici niteliği
haiz olup, malî karar ve işlemlerin harcama yetkilisi tarafından uygulanmasında bağlayıcı değildir.
Malî karar ve işlemlerin ön malî kontrole tâbi tutulması ve ön malî kontrol sonucunda uygun
görüş verilmiş olması, harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin sorumluluğunu ortadan
kaldırmaz. (İKÖMKUE/Mad. 11)
Ön malî kontrol süreci
Malî hizmetler biriminin ön malî kontrolüne tâbi malî karar ve işlemler, kontrol edilmek
üzere malî hizmetler birimine gönderilir. Malî hizmetler birimince kontrol edilen işlemler hakkında
görüş yazısı düzenlenir ve ilgili birime gönderilir. Ön malî kontrol sonucunda yazılı görüş
düzenlenmesi halinde bu yazılı görüşler ayrıntılı, açık ve gerekçeli olmak zorundadır. Malî
hizmetler biriminin görüş yazısı ilgili işlem dosyasında saklanır ve bir örneği de ödeme emri
belgesine eklenir.
Harcama birimlerinde süreç kontrolü yapılır. Süreç kontrolünde, her bir işlem daha önceki
işlemlerin kontrolünü içerecek şekilde tasarlanır ve uygulanır. Malî işlemlerin yürütülmesinde
görev alanlar, yapacakları işlemden önceki işlemleri de kontrol ederler. Süreç kontrolünü sağlamak
amacıyla malî işlemlerin süreç akış şeması hazırlanır ve üst yöneticinin onayı ile yürürlüğe konulur.
Harcama yetkilileri, yardımcıları veya hiyerarşik olarak kendisine en yakın üst kademe
yöneticileri arasından bir veya daha fazla sayıda gerçekleştirme görevlisini ödeme emri belgesi
düzenlemekle görevlendirir. Ödeme emri belgesini düzenlemekle görevlendirilen gerçekleştirme
görevlileri, ödeme emri belgesi ve eki belgeler üzerinde ön malî kontrol yaparlar. Bu
gerçekleştirme görevlileri tarafından yapılan kontrol sonucunda, ödeme emri belgesi üzerine
“Kontrol edilmiş ve uygun görülmüştür” şerhi düşülerek imzalanır. (İKÖMKUE/Mad. 12)
Kontrol usulü
Harcama birimlerinde ve malî hizmetler biriminde yapılan kontrol sonucunda, malî karar ve
işlemin uygun görülmesi halinde, dayanak belgenin üzerine “Kontrol edilmiş ve uygun
görülmüştür” şerhi düşülür veya yazılı görüş düzenlenir.
Malî karar ve işlemin uygun görülmemesi halinde ise nedenleri açıkça belirtilen bir görüş
yazısı yazılarak kontrole tâbi karar ve işlem belgeleri eklenmek suretiyle ilgili birimine gönderilir.
Malî hizmetler birimince, Usul ve Esasların 17 ve 26 ncı maddeleri uyarınca yapılan
kontrollerde yazılı görüş düzenlenmesi zorunludur. Bu yazıda, yapılan kontrol sonucunda malî
karar ve işlemin uygun görülüp görülmediği, uygun görülmemişse nedenleri açıkça belirtilir.
Mevzuatına uygun olarak giderilebilecek nitelikte eksiklikleri bulunan malî karar ve işlemlerde, bu
eksiklikler ve nasıl düzeltilebileceği hususları belirtilmek ve bunların düzeltilmesi kaydıyla işlemin
uygun görüldüğü şeklinde yazılı görüş düzenlenebilir. (İKÖMKUE/Mad. 13)
25
Kontrol yetkisi
Malî hizmetler biriminde ön malî kontrol yetkisi malî hizmetler birimi yöneticisine aittir.
Kontrol sonucunda düzenlenen yazılı görüş ve kontrol şerhleri malî hizmetler birimi yöneticisi
tarafından imzalanır. Malî hizmetler birimi yöneticisi, bu yetkisini sınırlarını açıkça belirtmek
şartıyla yazılı olarak yardımcısına veya birimin iç kontrol alt birim yöneticisine devredebilir. Malî
hizmetler birimi yöneticisinin harcama yetkilisi olması durumunda ön malî kontrol görevi, iç
kontrol alt birim yöneticisi tarafından yürütülür.
Malî hizmetler biriminin ön malî kontrolüne tâbi malî karar ve işlemlerin kontrolü, birimin
iç kontrol alt birimi tarafından yerine getirilir.
Harcama birimlerinde ödeme emri belgesi ve eki belgeler üzerinde ön malî kontrol görevi,
ödeme emri belgesi düzenlemekle görevlendirilen gerçekleştirme görevlisi tarafından yerine
getirilir. (İKÖMKUE/Mad. 14)
Görevler ayrılığı ilkesi
Harcama yetkilisi ile muhasebe yetkilisi görevi aynı kişide birleşemez.Malî hizmetler
biriminde ön malî kontrol görevini yürütenler, onay belgesi ve ekleri ile şartname ve sözleşme
tasarılarının hazırlanması, malî karar ve işlemlerin belgelendirilmesi, mal ve hizmetlerin teslim
alınması gibi malî karar ve işlemlerin hazırlanması ve uygulanması aşamalarında
görevlendirilemezler ve ihale komisyonu ile muayene ve kabul komisyonunda başkan ve üye
olamazlar. (İKÖMKUE/Mad. 15)
MALÎ HİZMETLER BİRİMİNİN ÖN MALÎ KONTROLÜNE TÂBİ MALÎ KARAR
VE İŞLEMLER
Kanun tasarılarının malî yükünün hesaplanması
Gelirlerin azalmasına veya giderlerin artmasına neden olacak ve idareye yükümlülük
getirecek kanun tasarıları, malî yüklerinin hesaplanmasını sağlamak üzere malî hizmetler birimine
gönderilir. Kanun tasarılarının malî yükleri en az üç yıllık bir dönem için hesaplanarak, orta vadeli
program ve orta vadeli malî plan çerçevesinde, idarenin stratejik planı, performans programı ve
bütçesi üzerindeki etkileri açısından değerlendirilir. Sosyal güvenliğe yönelik kanun tasarılarında
ise en az yirmi yıllık aktüeryal hesaplama yapılır. (İKÖMKUE/Mad. 16)
Taahhüt evrakı ve sözleşme tasarıları
İdarelerin, ihale kanunlarına tâbi olsun veya olmasın, harcamayı gerektirecek taahhüt evrakı
ve sözleşme tasarılarından tutarı mal ve hizmet alımları için bir milyon Yeni Türk Lirasını, yapım
işleri için ikimilyon Yeni Türk Lirasını aşanlar kontrole tâbidir. Bu tutarlara katma değer vergisi
dahil değildir.
02/07/1992 tarihli ve 3833 sayılı Kanunun 1 inci maddesi kapsamında olup, Bakanlar
Kurulunca onaylanan yıllık programlarda yer verilen projelere ilişkin işler, uluslararası anlaşmalar
ve Bakanlar Kurulu kararı gereğince yurt dışına gönderilen Türk Silahlı Kuvvetleri Birliklerinin
ihtiyacı için mahallinden temin edilen her türlü mal ve hizmete ait taahhüt evrakı ve sözleşme
tasarıları ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu kapsamında yapılan harcamalara ilişkin taahhüt
evrakı tutarı ne olursa olsun kontrole tâbi değildir.
26
Kontrole tâbi taahhüt evrakı ve sözleşme tasarıları, bunlara ilişkin tüm bilgi ve belgeleri
içerecek şekilde bir işlem dosyası olarak harcama yetkilisi tarafından malî hizmetler birimine
gönderilir.
Taahhüt evrakı ve sözleşme tasarıları, en geç on işgünü içinde kontrol edilir. Yapılan kontrol
sonucunda düzenlenen görüş yazısı, işlem dosyası ile birlikte ilgili harcama yetkilisine gönderilir.
(İKÖMKUE/Mad. 17)
Ödenek gönderme belgeleri
Bütçe ödeneklerinin dağıtımı ödenek gönderme belgesiyle yapılır. Ödenek gönderme
belgeleri harcama yetkilisi tarafından imzalandıktan sonra kontrol edilmek üzere malî hizmetler
birimine gönderilir. Yılı merkezi yönetim bütçe kanununa veya bütçesine, bütçe tertibine, ayrıntılı
harcama veya finansman programlarına, bütçe ödeneklerinin dağıtım ve kullanımına ilişkin usul ve
esaslara uygunluğu yönünden kontrol edilen ve uygun bulunan ödenek gönderme belgeleri, en geç
üç işgünü içinde sonuçlandırılır. Uygun görülmeyen ödenek gönderme belgeleri gerekçeli bir
yazıyla harcama yetkilisine gönderilir. (İKÖMKUE/Mad. 18)
Ödenek aktarma işlemleri
Merkezi yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin Kanun ve merkezi yönetim bütçe kanunu
uyarınca bütçeleri içinde yapacakları aktarmalar ile diğer idarelerin ilgili düzenlemeler çerçevesinde
bütçeleri içinde yapacakları aktarmalar, harcama birimlerinin talebi üzerine malî hizmetler
biriminin bütçe ve performans programı alt birimi tarafından hazırlanır ve üst yöneticinin onayına
sunulmadan önce iç kontrol alt birimi tarafından kontrol edilir. Bu şekilde yapılacak aktarmalar
ilgisine göre Kanun, yılı merkezi yönetim bütçe kanunu ve bütçe işlemlerine ilişkin düzenlemeler
çerçevesinde kontrol edilerek en geç iki işgünü içinde sonuçlandırılır.
Mevzuatına aykırı bulunan aktarma talepleri, gerekçeli bir yazıyla harcama yetkilisine
gönderilir. (İKÖMKUE/Mad. 19)
Kadro dağılım cetvelleri
190 sayılı Genel Kadro ve Usulü Hakkında Kanun Hükmünde Kararnameye tâbi idarelere
ait kadro dağılım cetvelleri, anılan Kanun Hükmünde Kararname ve Kadro İhdas, Serbest Bırakma
ve Kadro Değişikliği ile Kadroların Kullanım Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik hükümleri
çerçevesinde, Bakanlık ve Devlet Personel Başkanlığı ile uygunluk sağlandıktan sonra kontrole
tâbidir.
78 sayılı Yükseköğretim Kurumları Öğretim Elemanlarının Kadroları Hakkında Kanun
Hükmünde Kararnameye tâbi idarelere ait kadro dağılım cetvelleri ise Yükseköğretim Kurulunun
onayını müteakip kontrole tâbidir.
Kadro dağılım cetvelleri en geç beş işgünü içinde kontrol edilir. İlgililerine yapılacak
ödemeler bu onaylı kadro dağılım cetvellerine göre yapılır. Bu cetvellerde yapılacak değişiklikler
de aynı şekilde kontrol edilir.
190 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tâbi olmayan idarelerde de kadro ihdas ve
değişiklikleri aynı süre içinde kontrol edilir.
27
Türk Silahlı Kuvvetleri personelinin kadroları ile millî güvenlik sebebiyle gizli kalması
gereken kadrolar hakkında bu madde hükümleri uygulanmaz. (İKÖMKUE/Mad. 20)
Seyahat kartı listeleri
6245 sayılı Harcırah Kanununun 48 inci maddesi uyarınca İçişleri, Maliye ve Ulaştırma
Bakanlıkları tarafından müştereken belirlenen esaslar çerçevesinde, seyahat kartı verilecek personel
listesi, birimlerin teklifleri değerlendirilerek malî hizmetler birimi tarafından kontrol edilir. Buna
ilişkin talepler yukarıda belirtilen esaslar ile Bakanlık tarafından yapılan düzenlemelere uygunluk
ve bütçe ödeneğinin yeterliliği yönünden en geç üç işgünü içinde kontrol edilir. Uygun görülmeyen
talepler gerekçeli bir yazıyla ilgili birime gönderilir. (İKÖMKUE/Mad. 21)
Seyyar görev tazminatı cetvelleri
İdarelerin teşkilat yapıları ve ihtiyaçlarına göre her birim, bölge, il ve ilçe için ayrı ayrı
hazırlanan seyyar görev dağılım listeleri malî hizmetler birimi tarafından kontrol edilir. Bu dağılım
listeleri 6245 sayılı Harcırah Kanunu, bu Kanuna dayanılarak yapılan düzenlemeler, yılı bütçesine
bu amaçla konulan ödenekler ve Bakanlık tarafından vize edilen cetvellere uygunluk açısından en
geç üç işgünü içinde kontrol edilir. Uygun görülmeyen talepler gerekçeli bir yazıyla ilgili birime
gönderilir. (İKÖMKUE/Mad. 22)
Geçici işçi pozisyonları
Yılı merkezi yönetim bütçe kanununda belirlenen yetki çerçevesinde, genel bütçe
kapsamındaki idareler, özel bütçeli idareler ile sosyal güvenlik kurumlarında çalıştırılacak geçici
işçi pozisyon (adam/ay) sayılarının aylar ve birimler itibarıyla dağılımı kontrole tâbidir.
Norm kadro uygulamasına geçilmemiş mahalli idarelerde çalıştırılacak geçici işçi pozisyon
(adam/ay) sayılarının aylar itibarıyla dağılımının İçişleri Bakanlığı tarafından vizesini müteakip,
idarelerin çalıştıracakları geçici işçilerin birimlere dağılımını gösteren cetveller kontrole tâbidir.
Geçici işçi pozisyonları malî hizmetler birimince en geç beş işgünü içinde kontrol edilir.
Kontrol sonucunda uygun görülmeyen cetveller gerekçeli bir yazıyla ilgili birime gönderilir.
(İKÖMKUE/Mad. 23)
Yan ödeme cetvelleri
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile bu Kanunun ek geçici 9 uncu maddesi kapsamına
giren idarelerde istihdam edilen Devlet memurlarından, hangi işi yapanlara ve hangi görevde
bulunanlara zam ve tazminat ödeneceği, ödenecek zam ve tazminatın miktarları ile ödeme usul ve
esaslarına ilişkin olarak anılan Kanunun 152 nci maddesine dayanılarak yürürlüğe konulan
Bakanlar Kurulu kararı uyarınca, zam ve tazminat ödemesi yapılacak personelin kadro veya görev
unvanları, sınıfları, dereceleri, sayıları ve hizmet yerleri ile bunlara uygun olarak ödenecek zam ve
tazminatın miktarlarını gösteren ve serbest kadro üzerinden hazırlanan cetvel ile bunların birimler
itibarıyla dağılımını gösteren listeler malî hizmetler birimi tarafından kontrol edilir. Kontrol işlemi
ve süreci ile cetvellerin üst yönetici tarafından onaylanması hususu anılan Bakanlar Kurulu
kararında belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde yürütülür. (İKÖMKUE/Mad. 24)
28
Sözleşmeli personel sayı ve sözleşmeleri
Bakanlık tarafından yıllık olarak her bir idare bazında vize edilen cetvellere ve tip
sözleşmeye uygun olarak çalıştırılacak personelle yapılacak sözleşmeler ile ilgili mevzuatı
gereğince Bakanlık vizesi alınmaksızın çalıştırılabilecek sözleşmeli personelle yapılacak
sözleşmeler kontrole tâbidir. Bu sözleşmeler, Bakanlık tarafından vize edilen cetvellere ve tip
sözleşmeye, ilgili kanunlarına, diğer mevzuatına ve bütçelerinde öngörülen düzenlemelere
uygunluk yönünden incelenir ve en geç beş işgünü içinde sonuçlandırılır. Uygun görülmeyen
sözleşmeler gerekçeli bir yazıyla ilgili birime gönderilir. (İKÖMKUE/Mad. 25)
Yurtdışı kira katkısı
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel
Kanununa tâbi olup, yurt dışı kadrolara sürekli görevle atanan personele yapılacak yurt dışı kira
katkısı ödemelerine ilişkin belgeleri içeren işlem dosyası birimlerince hazırlanır ve kontrol edilmek
üzere malî hizmetler birimine gönderilir. Yurt dışı kira katkısına ilişkin talepler yılı merkezi
yönetim bütçe kanunu uyarınca, Bakanlıkça belirlenen usul ve esaslara uygunluk yönünden
incelenir ve uygun bulunan talepler hakkında en geç üç işgünü içinde uygun görüş verilir. Uygun
görülmeyen talepler gerekçeli bir yazıyla ilgili birime gönderilir. (İKÖMKUE/Mad. 26)
6-MALİ HİZMETLER BİRİMİ; “Kamu idarelerinde aşağıda sayılan görevler, malî
hizmetler birimi tarafından yürütülür:
a) İdarenin stratejik plan ve performans programının hazırlanmasını koordine etmek ve
sonuçlarının konsolide edilmesi çalışmalarını yürütmek,
b) İzleyen iki yılın bütçe tahminlerini de içeren idare bütçesini, stratejik plan ve yıllık
performans programına uygun olarak hazırlamak ve idare faaliyetlerinin bunlara uygunluğunu
izlemek ve değerlendirmek,
c) Mevzuatı uyarınca belirlenecek bütçe ilke ve esasları çerçevesinde, ayrıntılı harcama
programı hazırlamak ve hizmet gereksinimleri dikkate alınarak ödeneğin ilgili birimlere
gönderilmesini sağlamak,
d) Bütçe kayıtlarını tutmak, bütçe uygulama sonuçlarına ilişkin verileri toplamak,
değerlendirmek ve bütçe kesin hesabı ile malî istatistikleri hazırlamak,
e) İlgili mevzuatı çerçevesinde idare gelirlerini tahakkuk ettirmek, gelir ve alacaklarının
takip ve tahsil işlemlerini yürütmek,
f) Genel bütçe kapsamı dışında kalan idarelerde muhasebe hizmetlerini yürütmek,
g) Harcama birimleri tarafından hazırlanan birim faaliyet raporlarını da esas alarak
idarenin faaliyet raporunu hazırlamak,
h) İdarenin mülkiyetinde veya kullanımında bulunan taşınır ve taşınmazlara ilişkin icmal
cetvellerini düzenlemek,
i) İdarenin yatırım programının hazırlanmasını koordine etmek, uygulama sonuçlarını
izlemek ve yıllık yatırım değerlendirme raporunu hazırlamak,
j) İdarenin, diğer idareler nezdinde takibi gereken malî iş ve işlemlerini yürütmek ve
sonuçlandırmak,
29
k) Malî kanunlarla ilgili diğer mevzuatın uygulanması konusunda üst yöneticiye ve harcama
yetkililerine gerekli bilgileri sağlamak ve danışmanlık yapmak,
l) Ön malî kontrol faaliyetini yürütmek,
m) İç kontrol sisteminin kurulması, standartlarının uygulanması ve geliştirilmesi
konularında çalışmalar yapmak,
n) Malî konularda üst yönetici tarafından verilen diğer görevleri yapmak.”şeklinde
belirtilmek suretiyle,
Malî Hizmetler Biriminin malî yönetim ve kontrol sistemindeki rolü belirlenmiştir. malî
hizmetler biriminin görevleri sayılmıştır.
İşlemleri Gerçekleştirecek Birimler; “Alım, satım, yapım, kiralama, kiraya verme, bakımonarım ve benzeri malî işlemlerden; idarenin tamamını ilgilendirenler destek hizmetlerini yürüten
birim, sadece harcama birimlerini ilgilendirenler ise harcama birimleri tarafından gerçekleştirilir.
Ancak, harcama yetkililiği görevi uhdesinde kalmak şartıyla, harcama birimlerinin talebi ve üst
yöneticinin onayıyla bu işlemler destek hizmetlerini yürüten birim tarafından yapılabilir.”
Mali Hizmetler Birimi Alt Birimleri; “Malî hizmetler biriminin yapısı teşkilat
kanunlarında gösterilir. Malî hizmetler birimlerinin çalışma usul ve esasları; idarelerin teşkilat
yapısı dikkate alınmak ve stratejik planlama, bütçe ve performans programı, muhasebe-kesin
hesap ve raporlama ile iç kontrol fonksiyonlarının ayrı alt birimler tarafından yürütülebilmesini
sağlayacak şekilde Maliye Bakanlığınca hazırlanarak Bakanlar Kurulunca çıkarılacak yönetmelikle
belirlenir.”şeklinde açıklanmıştır.
Birleşemeyecek Görevler; Harcama yetkilisi ile muhasebe yetkilisi görevi aynı kişide
birleşemez. Malî hizmetler biriminde ön malî kontrol görevini yürütenler malî işlem sürecinde
görev alamazlar.”
İdarelerin malî hizmetler birimlerinde malî hizmetler uzmanı çalıştırılabilir.” (5018/60md)
denilmek suretiyle; idarelerde malî hizmetlere ilişkin idari kapasiteyi güçlendirmek amacıyla malî
hizmetler uzmanı istihdamına imkan tanınmaktadır.
Kanun madde hükmü ile ön mali kontrol fonksiyonunun mali hizmetler biriminde ve harcama
birimlerinde gerçekleştirilmesi sağlanmakta, mali hizmetler biriminin görev yetki ve sorumlulukları
düzenlenmekte, Bu kapsamda, geçici madde hükümleri ile de; Araştırma Planlama ve
Koordinasyon Kurulu Başkanları ve Araştırma ve Planlama Koordinasyon Kurulu Dairesi
Başkanlıkları kaldırılmakta, Başbakanlıkta ve Milli Savunma Bakanlığı dışındaki bakanlıklarda
Strateji Geliştirme Başkanlığı, bazı idarelerde Strateji Geliştirme Daire Başkanlığı, bazı idarelerde
de strateji geliştirmeye ilişkin hizmetlerin yerine getirildiği müdürlükler kurulmakta ve getirilen
düzenlemelerle ilgili olarak kadro ihdas ve iptalleri öngörülmektedir.
7-MUHASEBE HİZMETİ VE MUHASEBE YETKİLİSİNİN YETKİ VE
SORUMLULUKLARI
“Muhasebe hizmeti; gelirlerin ve alacakların tahsili, giderlerin hak sahiplerine ödenmesi,
para ve parayla ifade edilebilen değerler ile emanetlerin alınması, saklanması, ilgililere verilmesi,
gönderilmesi ve diğer tüm malî işlemlerin kayıtlarının yapılması ve raporlanması işlemleridir. Bu
işlemleri yürütenler muhasebe yetkilisidir. Memuriyet kadro ve unvanlarının muhasebe yetkilisi
niteliğine etkisi yoktur." (5018/61md)
30
Muhasebe Yetkilisinin Sorumluluğu; “Muhasebe yetkilisi, bu hizmetlerin yapılmasından
ve muhasebe kayıtlarının usulüne uygun, saydam ve erişilebilir şekilde tutulmasından sorumludur.
9.12.1994 tarihli ve 4059 sayılı Kanun hükümleri saklı kalmak kaydıyla, genel bütçe kapsamındaki
kamu idarelerinin muhasebe hizmetleri Maliye Bakanlığınca yürütülür. Muhasebe yetkilileri
gerekli bilgi ve raporları düzenli olarak kamu idarelerine verirler.” (5018/61md)
“Muhasebe yetkilileri, 34 üncü maddenin birinci fıkrasındaki ödemeye ilişkin hükümler ile
bu maddenin üçüncü fıkrasında belirtilen ödemeye ilişkin kontrol yükümlülüklerinden dolayı
sorumludur. Muhasebe yetkililerinin bu Kanuna göre yapacakları kontrollere ilişkin
sorumlulukları, görevleri gereği incelemeleri gereken belgelerle sınırlıdır.” (5018/61md)
Muhasebe yetkilileri ödeme aşamasında, ödeme emri belgesi ve eki belgeler üzerinde
yapacağı kontroller; “Muhasebe yetkilileri ödeme aşamasında, ödeme emri belgesi ve eki belgeler
üzerinde;
a) Yetkililerin imzasını,
b) Ödemeye ilişkin ilgili mevzuatında sayılan belgelerin tamam olmasını,
c) Maddi hata bulunup bulunmadığını,
d) Hak sahibinin kimliğine ilişkin bilgileri,
Kontrol etmekle yükümlüdür.
Muhasebe yetkilileri, ilgili mevzuatında düzenlenmiş belgeler dışında belge arayamaz.
Yukarıda sayılan konulara ilişkin hata veya eksiklik bulunması halinde ödeme yapamaz. Belgesi
eksik veya hatalı olan ödeme emri belgeleri, düzeltilmek veya tamamlanmak üzere en geç bir iş
günü içinde gerekçeleriyle birlikte harcama yetkilisine yazılı olarak gönderilir. Hataların
düzeltilmesi veya eksikliklerin giderilmesi halinde ödeme işlemi gerçekleştirilir.
Muhasebe yetkilileri işlemlerine ilişkin defter, kayıt ve belgeleri muhafaza eder ve denetime
hazır bulundurur.” (5018/61md)
Muhasebe Yetkililerinin Yetki Devri; “Muhasebe yetkililerinin görev ve yetkilerinin
yardımcılarına devredilmesine ilişkin düzenleme yapmaya Maliye Bakanlığı yetkilidir.”
(5018/61md)
Muhasebe yetkilisinin nitelikleri ve atanması; “Muhasebe yetkilisi görevini yürütmek
üzere atanacakların, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 48 inci maddesinde belirtilenler ile
aşağıdaki şartları taşıması gerekir:
a) En az dört yıllık yüksek öğrenim görmüş olmak,
b) Kamu idarelerinin muhasebe hizmetlerinde en az dört yıl çalışmış olmak koşuluyla bu
idarelerde muhasebe yetkilisi yardımcısı veya eşiti görevlerde bulunmak,
c) Muhasebe yetkilisi sertifikası almış olmak,
d) Son üç yıl içerisinde olumsuz sicil almamış olmak,
e) Aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezası almamış olmak,
31
f) Görevin gerektirdiği bilgi ve temsil yeteneğine sahip olmak.
9.12.1994 tarihli ve 4059 sayılı Kanun hükümleri saklı kalmak kaydıyla, genel bütçe
kapsamındaki kamu idarelerinde muhasebe yetkilisi Maliye Bakanlığınca, diğer kamu idarelerinde
ise üst yöneticiler tarafından atanır.
Muhasebe yetkilisi olacak görevliler, Maliye Bakanlığınca görevin niteliği dikkate alınarak
mesleki konularda eğitime tâbi tutulur ve bu eğitimi başarıyla tamamlayanlara sertifika verilir.
Muhasebe yetkililerinin eğitimi, sertifika verilmesi, mahalli idarelerde muhasebe
yetkililerinin niteliklerinin birinci fıkrada sayılanlardan farklı olarak belirlenmesi ile çalışma usul
ve esasları, Maliye Bakanlığınca hazırlanacak ve Bakanlar Kurulu tarafından çıkarılacak
yönetmelikle düzenlenir." (5018/62md)
Muhasebe Yetkilisi Mutemedi; “Muhasebe yetkilisi adına ve hesabına para ve parayla
ifade edilebilen değerleri geçici olarak almaya, vermeye ve göndermeye yetkili olanlar muhasebe
yetkilisi mutemedidir. Muhasebe yetkilisi mutemetleri doğrudan muhasebe yetkilisine karşı
sorumludur. Muhasebe yetkilisi mutemetlerinin görevlendirilmeleri, yetkileri, denetimi, tutacakları
defter ve belgeler ve diğer hususlara ilişkin usul ve esaslar Maliye Bakanlığınca çıkarılacak
yönetmelikle düzenlenir.” (5018/61md)
1050 sayılı Genel Muhasebe Kanununun 9 uncu maddesi saymanı; "Gelirleri toplama, nakit
ve malları saklama, giderleri hak sahiplerine ödeme ve teslim ve bu işlerle ilgili her türlü
göndermeler ile bunlara bağlı bütün nakit ve mal işlemlerini yapan ve Sayıştay’a yönetim dönemi
hesabı verenlere sayman denir." şeklinde tanımlamıştır.
Aynı yasanın Sayman İncelemesi başlıklı 81 inci maddesi ise saymanın görevlerini
"Saymanlarca bütçeye ilişkin bir giderin ödenmesinin, ita amiri tarafından imzalanmış bir verile
emri veya kredi senedine dayanması gerekir. Saymanların verile emirlerinde yapacakları inceleme:
A- Giderin kendisine verilen yetki içinde olması,
B- Giderin bütçedeki tertibine uygunluğu,
C- Verile emrine bağlı yüklenme ve gerçekleştirme belgelerinin tamam olması,
D- Maddi hata bulunmaması,
H- Giderin kanunlar, tüzükler ve kararlar hükümlerine uygunluğu,
V- Hak sahibinin kimliği,
hususlarına aittir.
Merkez saymanları Sayıştay’ca vize edilmiş belgelerde (B) ve (H) fıkralarının incelenmesinden ve
uygulanmasından sorumlu değildir." şeklinde belirlemiştir.
1050 Sayılı Kanuna göre; Sayman harcama belgelerini kontrol edecek, hak sahibinin
kimliğine bakacak, giderin karşılığını (nakdi) sağlayacak ve ödemeyi yapacaktır.
Sayman bütün bunları nezdinde görev yaptığı idareyi yönetmek, kontrol etmek veya onlara
müdahale etmek için değil; kamu kaynağının idaresinde kendi üzerine düşen yasal sorumluluğun
gereğini yerine getirmek için yapmakta idi. Hazineye ait veya hazinenin sorumluluğu altında
bulunan kamu kaynaklarını yönetmek, korumak ve hesabını vermek saymanın görevidir (1050/9,
14, 17).
32
Hazine birliği bağlamında saymanın bu sorumluluğu yanında, giderin ödeme öncesi
aşamalarında idare adına görev alan ve yetki kullanan kişilerin idari, hukuki ve mali sorumlulukları
da 1050 sayılı Kanunda düzenlemişti.
5018 Sayılı Kanun, saymanlık kavramını kaldırmıştır. Sayman yerine öngörülen muhasebe
yetkilisinin görevi muhasebe hizmetinin yürütülmesi ile sınırlıdır. Buna paralel olarak sorumluluğu
da belge ve kayıt düzeni ile raporlama konularına inhisar ettirilmektedir.
Bu düzenlemenin doğal sonucu olarak, saymanlar hakkında 1050 sayılı Kanunun 9, 13, 14,
18 ve 20 nci maddelerinde belirtilen görev ve sorumluluklar muhasebe yetkilileri için sözkonusu
olmayacak; dolayısıyla Sayıştay’a, defter ve belgeleri denetim için ibraz etmekten öte bir hesap
vermeyeceklerdir. Bir başka deyişle, idarenin karar ve işlemleri hakkında mali, hukuki, cezai
sorumlulukları bulunmayacaktır. Belge noksanı, yetkili imzaların bulunmaması, maddi hata ve hak
sahibinin kimliği gibi konularda, bu kanunda ve 657 sayılı Kanunda öngörülen yaptırımlar
uygulanacaktır. Bu konularda gerekli özeni göstermemekten dolayı bir kamu zararına da sebep
olmuş ise bu da kendisinden genel hükümlere göre tazmin ettirilecektir. Bu durum Sayıştay
tarafından müeyyidelendirilemez, zira bu eylemler sayman sorumluluğunu gerektirir nitelikte değil,
idari disiplin suçlarıdır.
Bu güne kadarki uygulamada saymanların, maruz bulundukları ağır sorumlulukların da
etkisiyle titiz davrandıkları, zaman zaman tereddüde düştükleri veya kişisel kaprislerle idarelerin
hizmet ve faaliyetlerini aksattıkları bilinmekte idi. Kanunun yeni düzenlemesi muhasebe
yetkililerinin sorumluluk alanlarını daraltarak, onları sadece muhasebe hizmeti ile sınırlı olarak
yetkilendirmiş ve muhasebenin dayanağı olan işlem ve belgeler üzerindeki hukuki mali
yükümlülüklerini kaldırmıştır. Bunun doğal sonucu olarak muhasiplerin, idarenin iş ve işlemleri
üzerinde herhangi bir yetkileri de kalmamış olmaktadır. Hal böyle iken, sadece I sayılı cetvelde yer
alan dairelerde muhasebe hizmetlerinin Maliye Bakanlığınca yürütülmesi ve muhasebe
yetkililerinin bu Bakanlıkça atanması; Hazine Müsteşarlığı ile diğer özel bütçeli idarelerde
muhasebe hizmetinin kendilerine bırakılması faydasından çok zarar getirecek, koordinasyonu ve
uygulama disiplinini bozacak, kaliteyi olumsuz etkileyecek, istikrarsızlığa yol açacak riskler
taşımaktadır. Diğer taraftan, bütün bu düzenlemeler yapılırken yine Maliye Bakanlığına ve onun
yetişmiş kadrolarına bel bağlanmaktadır (Geçici Madde:5).
Muhasebe sistemi; “Muhasebe sistemi; karar, kontrol ve hesap verme süreçlerinin etkili
çalışmasını sağlayacak ve malî raporların düzenlenmesi ile kesin hesabın çıkarılmasına temel
olacak şekilde kurulur ve yürütülür.
Kamu hesapları, kamu idarelerinin gelir, gider ve varlıkları ile malî sonuç doğuran ve öz
kaynağın artmasına veya azalmasına neden olan her türlü işlemlerle, garantilerin ve
yükümlülüklerin belirlenmiş bir düzen içinde hesaplara kaydedilerek, yönetim ve denetim
yetkilileriyle kamuoyuna gerekli bilgilerin sağlanması amacıyla tutulur.
Genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerinde uygulanacak muhasebe ve raporlama
standartları, uluslararası standartlara uygun olarak Maliye Bakanlığı bünyesinde; Sayıştay
Başkanlığı, Maliye Bakanlığı, Devlet Planlama Teşkilâtı Müsteşarlığı, Hazine Müsteşarlığı ve diğer
ilgili kuruluş temsilcilerinin katılımıyla oluşturulacak olan Devlet Muhasebesi Standartları Kurulu
tarafından belirlenir. Bu standartlar Resmî Gazetede yayımlanır. Kurulun yapısı, çalışma usul ve
esasları ile diğer hususlar Maliye Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.
Genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerince uygulanacak çerçeve hesap planı ile
düzenlenecek raporların şekil, süre ve türlerine ilişkin hususlar, Kurul tarafından belirlenen
33
muhasebe ve raporlama standartları çerçevesinde, ilgili idarelerin de görüşü alınarak Maliye
Bakanlığınca belirlenir ve Bakanlar Kurulu kararıyla yürürlüğe konulacak yönetmelikle düzenlenir.
Muhasebe işlemlerine, hesap planlarına ve işlemlerin muhasebeleştirilmesinde kullanılacak
belgelerin şekil ve türlerine ilişkin düzenleme, beşinci fıkrada belirtilen yönetmeliğe uygun olarak,
ilgili idarelerin görüşü alınmak suretiyle merkezi yönetim kapsamındaki kamu idareleri için Maliye
Bakanlığınca; sosyal güvenlik kurumları için ilgili idarelerce, mahalli idareler için ise İçişleri
Bakanlığınca Maliye Bakanlığının uygun görüşü alınmak suretiyle hazırlanır. Genel yönetim
kapsamındaki kamu idarelerinin detaylı hesap planlarına ilişkin hususlar Maliye Bakanlığınca
belirlenir." .(5018/49)
Kayıt zamanı ; “Bir ekonomik değer yaratıldığında, başka bir şekle dönüştürüldüğünde,
mübadeleye konu edildiğinde, el değiştirdiğinde veya yok olduğunda muhasebeleştirilir. Bütün mali
işlemlerin muhasebeleştirilmesi ve her muhasebe kaydının belgeye dayanması şarttır.” (5018/50)
Kamu gelir ve giderlerinin yılı ve mahsup dönemi; “Kamu gelir ve giderleri tahakkuk
ettirildikleri mali yılın hesaplarında gösterilir.
Bütçe gelirleri tahsil edildiği, bütçe giderleri ise ödendiği yılda muhasebeleştirilir.
Kamu hesapları mali yıl esasına göre tutulur. Mali yılın bitimine kadar fiilen yapılmış olan
ödemelerden mahsup edilememiş olanların, ödenekleri saklı tutulmak suretiyle, mahsup işlemleri
mali yılın bitimini izleyen bir ay içinde yapılabilir. Zorunlu hallerde bu süre, Maliye Bakanlığı
tarafından bütçe giderleri için bir ay, diğer işlemlerde beş ayı geçmemek üzere uzatılabilir.”
(5018/51)
Ödenemeyen giderler ve bütçeleştirilmiş borçlar
Ödeme emri belgesine bağlandığı halde ödenemeyen tutarlar, bütçeye gider yazılarak
emanet hesaplarına alınır ve buradan ödenir. Ancak, malın alındığı veya hizmetin yapıldığı malî
yılı izleyen beşinci yılın sonuna kadar talep edilmeyen emanet hesaplarındaki tutarlar bütçeye gelir
kaydedilir. Gelir kaydedilen tutarlar, mahkeme kararı üzerine ödenir.
Kamu idarelerinin nakit mevcudunun tüm ödemeleri karşılayamaması halinde giderler,
muhasebe kayıtlarına alınma sırasına göre ödenir. Ancak, sırasıyla kanunları gereğince diğer kamu
idarelerine ödenmesi gereken vergi, resim, harç, prim, fon kesintisi, pay ve benzeri tutarlara,
tarifeye bağlı ödemelere, ilama bağlı borçlara, ödenmemesi halinde gecikme cezası veya faiz gibi
ek yük getirecek borçlara ve ödenmesi talep edilen emanet hesaplarındaki tutarlara öncelik verilir.
İlgili olduğu malî yılın sonundan başlayarak beş yıl içinde alacaklıları tarafından geçerli
bir mazerete dayanmaksızın, yazılı talep edilmediğinden veya belgeleri verilmediğinden dolayı
ödenemeyen borçlar zamanaşımına uğrayarak kamu idareleri lehine düşer.
Genel bütçe kapsamındaki kamu idarelerinde, bir taahhüde ve harcama talimatına
dayanmayan giderlere ilişkin olup, Maliye Bakanlığınca belirlenecek ekonomik kodlardan yapılan
ve bütçede ödeneği öngörülmüş olmakla birlikte, oluştuğu yer ve zamanda ödeneği bulunmayan
giderler; dayanağını oluşturan harcama belgeleri de eklenmek suretiyle usulüne göre
gerçekleştirilerek ilgili hesaplara alınır ve ödeneğinin gelmesini müteakip ödenir. Bu tutarlara
ilişkin ödenek gönderme belgeleri, en geç malî yılın sonuna kadar muhasebe birimine gönderilerek
muhasebeleştirme işlemleri tamamlanır. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Maliye
Bakanlığınca belirlenir.(5018/36)
34
Ön ödeme
Harcama yetkilisinin uygun görmesi ve karşılığı ödeneğin saklı tutulması kaydıyla, ilgili
kanunlarda öngörülen haller ile gerçekleştirme işlemlerinin tamamlanması beklenilemeyecek ivedi
veya zorunlu giderler için avans vermek veya kredi açmak suretiyle ön ödeme yapılabilir. Verilecek
avansın üst sınırları merkezi yönetim bütçe kanununda gösterilir.
Sözleşmesinde belirtilmek ve yüklenme tutarının yüzde otuzunu geçmemek üzere,
yüklenicilere, teminat karşılığında bütçe dışı avans ödenebilir. İlgili kanunların bütçe dışı avans
ödenmesine ilişkin hükümleri saklıdır.
Açılmış akreditiflere ilişkin kredi artıkları ertesi yıla devredilmekle birlikte ödenekleri iptal
olunur. Devredilen kredi artıklarının karşılığı, genel bütçe kapsamındaki kamu idarelerinde Maliye
Bakanı, diğer kamu idarelerinde ise üst yönetici tarafından idare bütçesinin ilgili tertibine ödenek
kaydolunur.
Sözleşmelerin bitim tarihlerinde henüz bir kısım hizmet yerine getirilememiş veya zorunlu
nedenlerle sözleşmenin uygulanmasına başlanılamamış ancak, ilgili idarece ek süre verilmiş ve bu
süre ertesi mali yıla taşmış ise; yıl sonunda yüklenme artığı devredilir ve bu tutarlara ilişkin
ödenekler hakkında akreditiflerle ilgili hükümler uygulanır. Devredilen yüklenme artığı karşılığı
hizmet ek süre içinde yerine getirilerek kanıtlayıcı belgeleri verildiğinde, tutarı hizmetin yapıldığı
yıl bütçesine gider kaydıyla ödenir.
Her mutemet ön ödemelerden harcadığı tutara ilişkin kanıtlayıcı belgeleri, ilgili
kanunlarında belirtilmemiş olması halinde avanslarda bir ay, kredilerde üç ay içinde muhasebe
yetkilisine vermek ve artan tutarı iade etmekle yükümlüdür. Süresi içerisinde mahsup edilmeyen
avanslar hakkında 21.7.1953 tarihli ve 6183 sayılı Kanun hükümleri uygulanır.
Merkezi yönetim kapsamındaki kamu idarelerinde ön ödeme şekilleri, devir ve mahsup
işlemleri, yapılacak ön ödemelerin idareler ve gider türleri itibarıyla miktarı ve oranlarının
belirlenmesi, zorunlu hallerde yapılacak harcamalar için ön ödemenin tutarı ve mahsup süresi,
mutemetlerin görevlendirilmesi ve diğer işlemlere ilişkin usul ve esaslar Maliye Bakanlığınca
hazırlanacak ve Bakanlar Kurulunca çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir. Diğer kamu idarelerinde
ön ödemeye ilişkin usul ve esaslar bu madde hükümleri dikkate alınmak suretiyle ilgili
mevzuatlarında düzenlenir.
2.7.1992 tarihli ve 3833 sayılı Kanunun avans ve kredi işlemlerine ilişkin hükümleri
saklıdır.(5018/35)
35
8-İÇ DENETİM;
İç denetim; İç denetim, kamu idaresinin çalışmalarına değer katmak ve geliştirmek için
kaynakların ekonomiklik, etkililik ve verimlilik esaslarına göre yönetilip yönetilmediğini
değerlendirmek ve rehberlik yapmak amacıyla yapılan bağımsız, nesnel güvence sağlama ve
danışmanlık faaliyetidir. Bu faaliyetler, idarelerin yönetim ve kontrol yapıları ile mali işlemlerinin
risk yönetimi, yönetim ve kontrol süreçlerinin etkinliğini değerlendirmek ve geliştirmek yönünde
sistematik, sürekli ve disiplinli bir yaklaşımla ve genel kabul görmüş standartlara uygun olarak
gerçekleştirilir.
İç denetim, iç denetçiler tarafından yapılır. "Kamu idarelerinin yapısı ve personel sayısı
dikkate alınmak suretiyle, İç Denetim Koordinasyon Kurulunun uygun görüşü üzerine, doğrudan
üst yöneticiye bağlı iç denetim birimi başkanlıkları kurulabilir." (5018/63)
İç denetçinin görevleri; “Kamu idarelerinin yıllık iç denetim programı üst yöneticinin
önerileri de dikkate alınarak iç denetçiler tarafından hazırlanır ve üst yönetici tarafından
onaylanır.
İç denetçi, aşağıda belirtilen görevleri yerine getirir:
a) Nesnel risk analizlerine dayanarak kamu idarelerinin yönetim ve kontrol yapılarını
değerlendirmek.
b) Kaynakların etkili, ekonomik ve verimli kullanılması bakımından incelemeler yapmak ve
önerilerde bulunmak.
c) Harcama sonrasında yasal uygunluk denetimi yapmak.
d) İdarenin harcamalarının, mali işlemlere ilişkin karar ve tasarruflarının, amaç ve
politikalara, kalkınma planına, programlara, stratejik planlara ve performans programlarına
uygunluğunu denetlemek ve değerlendirmek.
e) Mali yönetim ve kontrol süreçlerinin sistem denetimini yapmak ve bu konularda
önerilerde bulunmak.
f) Denetim sonuçları çerçevesinde iyileştirmelere yönelik önerilerde bulunmak.
g) Denetim sırasında veya denetim sonuçlarına göre soruşturma açılmasını gerektirecek bir
duruma rastlandığında, ilgili idarenin en üst amirine bildirmek.
İç denetçi bu görevlerini, İç Denetim Koordinasyon Kurulu tarafından belirlenen ve
uluslararası kabul görmüş kontrol ve denetim standartlarına uygun şekilde yerine getirir. İç
denetçi, görevinde bağımsızdır ve iç denetçiye asli görevi dışında hiçbir görev verilemez ve
yaptırılamaz.
İç denetçiler, raporlarını doğrudan üst yöneticiye sunar. Bu raporlar üst yönetici
tarafından değerlendirmek suretiyle gereği için ilgili birimler ile mali hizmetler birimine verilir. İç
denetim raporları ile bunlar üzerine yapılan işlemler, üst yönetici tarafından en geç iki ay içinde İç
Denetim Koordinasyon Kuruluna gönderilir. (5018/64)
36
İç denetçinin nitelikleri ve atanması; “İç denetçi olarak atanacakların, 657 sayılı Devlet
Memurları Kanununun 48 inci maddesinde belirtilenler ile aşağıdaki şartları taşıması gerekir:
a) İlgili kamu idaresinin özelliği de dikkate alınarak İç Denetim Koordinasyon Kurulu
tarafından belirlenen alanlarda en az dört yıllık yüksek öğrenim görmüş olmak.
b) Kamu idarelerinde denetim elemanı olarak en az beş yıl veya İç Denetim Koordinasyon
Kurulunca belirlenen alanlarda en az sekiz yıl çalışmış olmak.
c) Mesleğin gerektirdiği bilgi, ehliyet ve temsil yeteneğine sahip olmak.
d) İç Denetim Koordinasyon Kurulunca gerekli görülen diğer şartları taşımak.
Kamu idarelerine iç denetçi olarak atanacaklar, İç Denetim Koordinasyon Kurulu
koordinatörlüğünde, Maliye Bakanlığınca iç denetim eğitimine tâbi tutulur. Eğitim programı, iç
denetçi adaylarına denetim, bütçe, mali kontrol, kamu ihale mevzuatı, muhasebe, personel
mevzuatı, Avrupa Birliği mevzuatı ve mesleki diğer konularda yeterli bilgi verilecek şekilde
hazırlanır. Bu eğitimi başarıyla tamamlayanlara sertifika verilir. İç denetçi adayları için
uygulanacak eğitim programının süresi, konuları ve eğitim sonucunda yapılacak işlemler ile diğer
hususlar İç Denetim Koordinasyon Kurulu tarafından hazırlanarak Maliye Bakanlığınca
çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.
İç denetçiler, üst yöneticiler tarafından, sertifikalı adaylar arasından atanır. "İç denetçiler,
bakanlıklar ve bağlı idarelerde, üst yöneticilerin teklifi üzerine Bakan, diğer idarelerde üst
yöneticiler tarafından sertifikalı adaylar arasından atanır ve aynı usulle görevden alınır." İç
denetçilerin kamu idareleri itibarıyla sayıları, çalışma usul ve esasları ile diğer hususlar İç
Denetim Koordinasyon Kurulunca hazırlanarak, Maliye Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar
Kurulunca çıkarılacak yönetmelikle belirlenir. (5018/65)
İç denetim koordinasyon kurulu; “Maliye Bakanlığına bağlı İç Denetim Koordinasyon
Kurulu, yedi üyeden oluşur. Üyelerden biri Başbakanın, biri Devlet Planlama Teşkilatı
Müsteşarlığının bağlı olduğu Bakanın, biri Hazine Müsteşarlığının bağlı olduğu Bakanın, biri
İçişleri Bakanının, başkanı dahil üçü Maliye Bakanının önerisi üzerine beş yıl süre ile Bakanlar
Kurulu tarafından atanır. Bunların 67 nci maddede belirtilen görevleri yapabilecek niteliklere
sahip olması şarttır. Maliye Bakanı tarafından önerilecek adaylardan birinin ekonomi, maliye,
muhasebe, işletme alanlarından birinde doktora derecesine sahip öğretim üyeleri arasından olması
şartı aranır. Üyeler, bu sürenin sonunda yeniden atanabilirler.
Gerekli görülen hallerde İç Denetim Koordinasyon Kurulu, oy hakkı olmamak kaydıyla
teknik yardım almak ve danışmak amacıyla uzman kişileri de toplantılara davet edebilir. Kurulun
çalışma usul ve esasları ile diğer hususlar İç Denetim Koordinasyon Kurulunun önerisi üzerine
Maliye Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.
İç Denetim Koordinasyon Kurulunda görevlendirilenlerin asli görevleri devam eder. Başkan
ve üyelerine, ayda dörtten fazla olmamak üzere her toplantı günü için (3000) gösterge rakamının
memur aylık katsayısıyla çarpımı sonucu bulunacak tutar üzerinden toplantı ücreti ödenir.
(5018/66)
İç denetim koordinasyon kurulunun görevleri; “İç Denetim Koordinasyon Kurulu, kamu
idarelerinin iç denetim sistemlerini izlemek, bağımsız ve tarafsız bir organ olarak hizmet vermek
üzere aşağıdaki görevleri yürütür:
37
a) İç denetime ilişkin denetim ve raporlama standartlarını belirlemek, denetim rehberlerini
hazırlamak ve geliştirmek.
b) Uluslararası uygulamalar ve denetim standartlarıyla uyumlu risk değerlendirme
yöntemlerini geliştirmek.
c) Kamu idarelerinin denetim birimleri ile işbirliğini sağlamak.
d) Yolsuzluk veya usulsüzlüklerin ortadan kaldırılması için gerekli önlemlerin alınması
konusunda önerilerde bulunmak.
e) Risk içeren alanlarda iç denetçilere program dışı özel denetim yaptırılması için kamu
idarelerine önerilerde bulunmak.
f) İç denetçilerin eğitim programlarını düzenlemek.
g) İç denetçiler ile üst yöneticiler arasında görüş ayrılığı bulunması halinde anlaşmazlığın
giderilmesine yardımcı olmak.
h) İdarelerin iç denetim raporlarını değerlendirerek sonuçlarını konsolide etmek suretiyle
yıllık rapor halinde Maliye Bakanına sunmak ve kamuoyuna açıklamak.
i) İşlem hacimleri dikkate alınmak suretiyle ilçe ve belde belediyeleri için iç denetçi atanıp
atanmayacağına karar vermek. "İşlem hacimleri ve personel sayıları dikkate alınmak suretiyle
idareler ile ilçe ve belde belediyeleri için iç denetçi atanıp atanmayacağına karar vermek."
j) İç denetçilerin atanmasına ilişkin diğer usulleri belirlemek.
k) İç denetçilerin uyacakları etik kuralları belirlemek.
l) Kalite güvence ve geliştirme programını düzenlemek ve iç denetim birimlerini bu
kapsamda değerlendirmek." (5018/67)
9-DIŞ DENETİM;
Dış denetim; “Sayıştay tarafından yapılacak harcama sonrası dış denetimin amacı, genel
yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin hesap verme sorumluluğu çerçevesinde, yönetimin mali
faaliyet, karar ve işlemlerinin; kanunlara, kurumsal amaç, hedef ve planlara uygunluk yönünden
incelenmesi ve sonuçlarının Türkiye Büyük Millet Meclisine raporlanmasıdır. Dış denetim, genel
kabul görmüş uluslararası denetim standartları dikkate alınarak;
a) Kamu idaresi hesapları ve bunlara ilişkin belgeler esas alınarak, mali tabloların
güvenilirliği ve doğruluğuna ilişkin mali denetimi ile kamu idarelerinin gelir, gider ve mallarına
ilişkin mali işlemlerinin kanunlara ve diğer hukuki düzenlemelere uygun olup olmadığının tespiti,
b) Kamu kaynaklarının etkili, ekonomik ve verimli olarak kullanılıp kullanılmadığının
belirlenmesi, faaliyet sonuçlarının ölçülmesi ve performans bakımından değerlendirilmesi,
Suretiyle gerçekleştirilir.
38
Dış denetim sırasında, kamu idarelerinin iç denetçileri tarafından düzenlenen raporlar,
talep edilmesi halinde Sayıştay denetçilerinin bilgisine sunulur.
Denetimler sonucunda; ikinci fıkranın (a) ve (b) bentlerinde belirtilen hususlarda
düzenlenen raporlar, idareler itibarıyla konsolide edilir ve bir örneği ilgili kamu idaresine verilerek
üst yönetici tarafından cevaplandırılır. Sayıştay, denetim raporları ve bunlara verilen cevapları
dikkate alarak düzenleyeceği dış denetim genel değerlendirme raporunu Türkiye Büyük Millet
Meclisine sunar.
Sayıştay tarafından hesapların hükme bağlanması; genel yönetim kapsamındaki kamu
idarelerinin gelir, gider ve mal hesapları ile bu hesaplarla ilgili işlemlerinin yasal düzenlemelere
uygun olup olmadığına karar verilmesidir.
Dış denetim ve hesapların hükme bağlanmasına ilişkin diğer hususlar ilgili kanununda
düzenlenir.” (5018/68)
Sayıştayın denetlenmesi; Sayıştay ın denetlenmesi, her yıl Türkiye Büyük Millet Meclisi
adına Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlık Divanı tarafından görevlendirilen ve gerekli mesleki
niteliklere sahip denetim elemanlarından oluşan bir komisyon tarafından, hesaplar ve bunlara
ilişkin belgeler esas alınarak yapılır.” (5018/69)
BÜTÇE TÜRLERİ VE KAPSAMI
Kanunla ilk defa farklı bütçe isimleri bir terim olarak değerlendirip kullanılmıştır. Buna
göre,
Bu kapsamda üç çeşit bütçe hazırlanmaktadır.
1-Merkezi Yönetim Bütçesi
a)-Genel Bütçe; Devlet tüzel kişiliğine dahil olan, ve bu Kanuna ekli (I) sayılı cetvelde yer alan
kamu idarelerinin bütçesidir.
b)-Özel Bütçe; bir bakanlığa bağlı veya ilgili olarak belirli bir kamu hizmetini yürütmek üzere
kurulan, gelir tahsis edilen, bu gelirlerden harcama yapma yetkisi verilen, kuruluş ve çalışma
esasları özel kanunla düzenlenen ve bu Kanuna ekli (II) sayılı cetvelde yer alan her bir kamu
idaresinin bütçesidir.
c)- Düzenleyici Ve Denetleyici Kurum Bütçesi; özel kanunlarla kurul, kurum veya üst kurul
şeklinde teşkilatlanan ve bu Kanuna ekli (III) sayılı cetvelde yer alan her bir düzenleyici ve
denetleyici kurumun bütçesidir.
2-Sosyal Güvenlik Kurumu Bütçesi; sosyal güvenlik hizmeti sunmak üzere, kanunla kurulan
ve bu Kanuna ekli (IV) sayılı cetvelde yer alan her bir kamu idaresinin bütçesidir.
3-Mahalli İdare Bütçesi; mahalli idare kapsamındaki kamu idarelerinin bütçesidir.
Anayasamızda, genel, katma ve özel bütçelerin (ayrıca, KİTlerin özerk bütçeleri) tarifi
yapılmış, bunun dışında bir tanımlama getirilmemiştir. 5018 sayılı Kanunla tanımlandırılan merkezi
yönetim bütçesi, düzenleyici ve denetleyici kurum bütçesi, sosyal güvenlik kurumu bütçesi
39
ibarelerinin de Anayasada yer bulmamaları sebebiyle bir Anayasa değişikliği getirilmek suretiyle
Anayasanın şu maddelerinde yer alan “genel ve katma bütçeleri” ibareleri; 130.maddesinde
“merkezi yönetim bütçesi”, 160. maddesinde “merkezî yönetim bütçesi kapsamındaki kamu
idareleri ile sosyal güvenlik kurumlarının”,161. maddesinde “merkezi yönetim bütçesi”,162.
maddesinde “merkezi yönetim bütçesi”, 163. maddesinde “merkezi yönetim bütçesi” si şeklinde
değiştirilmiştir. Ayrıca, 160. maddeye üçüncü fıkra olarak aşağıdaki fıkra eklenmek suretiyle;
“Mahallî idarelerin hesap ve işlemlerinin denetimi ve kesin hükme bağlanması Sayıştay
tarafından yapılır.” Hükmü getirilmiştir.
Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu yasanın temel felsefesinin bütçelemede şeffaflık olmasına ve
kamu ile ilgisi bulunan tüm birimlerin bütçe şemsiyesi altında toplanmasının hedeflendiği halde;
-TBMM, Cumhurbaşkanlığı ve Sayıştay'ın bütçelerini merkezi yönetim bütçesi dışına çıkararak doğrudan
Meclis'e sunulmasını öngörüyor.
Bu kurumların denetimi, TBMM Hesaplarını İnceleme Komisyonu'nca yapılacak
Maliye Bakanlığı'nca hazırlanan ve 17 Ekim'de TBMM'ye sunulan 2006-2008 bütçe yasa tasarısında 15
BİRİM CETVELLERDEN ÇIKARILACAK
2006'dan itibaren yeni bütçeleme sistemi çerçevesinde dört ayrı listeden çıkarılan kurumlar ve
gerekçeleri şöyle:
- TMSF: Düzenleyici ve denetleyici kurum niteliği taşımıyor ve bir tanzim fonu ödemeleri bütçe
kapsamına alınamıyor.
- TOKİ: Tamamen sosyal amaçlı konut yapıp satıyor. Yatırımları kamu yatırımı kapsamına dahil
edilemiyor. Bir kamu şirketi niteliğine dönüştürülecek ve Yüksek Denetleme Kurulu ile KİT Komisyonu
denetiminde olacak.
- AB Eğitim ve Gençlik Programları Merkezi: AB Fonlarıyla çalışıyor. Bütçeden destek almıyor.
- TRT: KİT olarak çalışıyor. Yüksek Denetleme Kurulu ve KİT Komisyonu denetimine tabi olacak.
- NATO Pol Tesisleri: Teşkilatı yok. İşletme ve kar esasına göre çalışıyor.
- Doğal Afet Kurumu: Kamu kaynağı kullanmıyor. Teşkilatı yok.
- Milli Piyango İdaresi: Yeniden yapılandırıldıktan sonra düzenleyici ve denetleyici kuruma
dönüştürülecek daha sonra kanun kapsamına alınacak.
- Spor Toto Teşkilatı: Teşkilatı yok.
- Kefalet Sandığı: Kamu kaynağı kullanmıyor.
- Muhasebe standartları: Kamu kaynağı kullanmıyor.
- Yüksek İhtisas ve Araştırma Hastanesi: Döner Sermaye niteliğinde. Personel maaşları Sağlık
Bakanlığı bütçesinden ödenecek.
- Köy Hizmetleri: Kaldırıldı
- Arsa Ofisi: Kaldırıldı.
- Şeker Kurumu: Kaldırıldı.
-Ereğli Yardım Sandığı: Kamu niteliği yok.
40
özellikle TRT, TMSF ve TOKİ'nin bütçe dışına çıkarılmasının son derece hatalı bir adım TOKİ'nin 2006
yılında 5 milyar YTL'lik yatırım yapacağı ve bunun gerçek anlamda denetlenemeyeceği, KİT Komisyonu'nun
yapacağı denetimin yeterli olmayacağı. TMSF'nin bankalardan, TRT'nin ise elektrik faturalarından pay aldığı
Hem TRT hem TMSF kamu kaynağı kullanıyor. Yalnızca bu gerekçeyle dahi bütçe kapsamı dışına çıkarılamaz"
Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu
Merkezi Yönetim Bütçe Kanununun Kapsamı
Merkezî yönetim bütçe kanunu, merkezî yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin gelir ve
gider tahminlerini göstermesi, bunların uygulanmasına ve yürütülmesine yetki ve izin vermesi
düzenlenmiştir. Merkezî yönetim bütçe kanununda; yılı ve izleyen iki yılın gelir ve gider
tahminleri, varsa bütçe açığının veya fazlasının tutarı, açığın nasıl kapatılacağı veya fazlanın nasıl
kullanılacağı, vergi muafiyeti, istisnası ve indirimleri ile benzeri uygulamalar nedeniyle vazgeçilen
vergi gelirleri, borçlanma ve garanti sınırları, bütçelerin uygulanmasında tanınacak yetkiler, bağlı
cetveller, malî yıl içinde gelir ve giderlere yönelik olarak uygulanacak ve kısmen veya tamamen
uygulanmayacak hükümler yer alacaktır.
Bir sonraki başlıkta da ele alacağımız gibi, çok yıllı bütçeleme esasının bir gereği olarak
bütçe kanununda izleyen iki yılın da (üç yıllık bütçeleme) bütçesi üzerinde kimi hususların
değerlendirilmesi esas alınmıştır.
Orta Vadeli Program, Mali Plan ve Bütçe Hazırlama Rehberi
Merkezî yönetim bütçe kanunu tasarısının hazırlanmasından ve bu amaçla ilgili kamu
idareleri arasında koordinasyonun sağlanmasından Maliye Bakanlığı sorumlu tutulmaktadır.
1050 sayılı Kanunda Anayasada yer alan 75 günden önce kurum ve kuruluşların bütçe
taslaklarının Temmuz ayı sonuna kadar Maliye Bakanlığına gönderilmesi yer almaktaydı. 5018
sayılı Kanunda bütçe hazırlık süreci, öncelikle orta vadeli programın DPT, ardından orta vadeli
mali planın Maliye Bakanlığı tarafından hazırlanmasına bağlanmıştır. Buna göre, merkezî
yönetim bütçesinin hazırlanma süreci, Bakanlar Kurulunun Mayıs ayının sonuna kadar toplanarak
kalkınma planları, stratejik planlar ve genel ekonomik koşulların gerekleri doğrultusunda makro
politikaları, ilkeleri, hedef ve gösterge niteliğindeki temel ekonomik büyüklükleri de kapsayacak
şekilde Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığınca hazırlanan orta vadeli programı kabul etmesiyle
başlar. (Orta vadeli program, aynı süre içinde Resmî Gazetede yayımlanır.) Orta vadeli program ile
uyumlu olmak üzere, gelecek üç yıla ilişkin toplam gelir ve gider tahminleri ile birlikte hedef açık
ve borçlanma durumu ile kamu idarelerinin ödenek teklif tavanlarını içeren ve Maliye Bakanlığı
tarafından hazırlanan orta vadeli malî plan, Haziran ayının onbeşine kadar Yüksek Planlama
Kurulu tarafından karara bağlanır ve Resmî Gazetede yayımlanır.
Kamu idarelerinin bütçe tekliflerini ve yatırım programını hazırlama sürecini yönlendirmek
üzere; Bütçe Çağrısı ve eki Bütçe Hazırlama Rehberi Maliye Bakanlığınca, Yatırım Genelgesi ve
eki Yatırım Programı Hazırlama Rehberi ise Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığınca
hazırlanarak Haziran ayının sonuna kadar Resmî Gazetede yayımlanır.
Burada hemen hemen aynı nitelikte, orta vadeli planlamanın ve bütçe çağrılarının DPT ve
Maliye Bakanlığına paylaştırılmış olması ilginçtir. 540 sayılı KHK ile kurulan ve büyük bölümü
istişari görevlerle donatılmış DPT’ye ciddi yürütme görevleri yüklenmiş, bu amaçla bütçe hazırlık
süreci Maliye Bakanlığı ile paylaştırılmıştır. İstişari görevlerle donatılmış, yürütme ehliyeti ve
kadrolarına sahip bulunmayan bir kurumun, hangi kaygılarla bütçe sürecine bu etkinlikte
katılımının sağlandığını anlayabilmek zordur. Bundan daha önemlisi, Avrupa Birliği ve ciddi
uluslar arası ülke örnekleri cari-yatırım bütçesi gibi bir bütçeleme ayırımı getirmemiştir. Bir bütçe
vardır ve onun da sahibi belli olmalıdır, aksi durum, Kanunun tasarımı ve yapımında şikayet konusu
41
edilen mali disiplinsizliği (md. 16, 17, 18, 25) vahim noktalara taşıyabilecek önemli bir risktir. Bu
riskin, ülke içinde kurumsal prestij kaygılarıyla alınabilmesi şaşırtıcıdır. Son olarak, yatırım
bütçesini hazırlama ile görevlendirilen DPT’nin kuruluş kararnamesinin buna göre dizaynı yada
yanlıştan dönülerek yatırım bütçesi hazırlama sürecinin DPT’den alınması gerekmektedir.
Merkezi Yönetim Bütçesinin Hazırlanması
Gelir ve gider tekliflerinin hazırlanmasında;
• Orta vadeli program ve malî planda belirlenen temel büyüklükler ile ilke ve esaslar,
• Kalkınma planı ve yıllık program öncelikleri ile kurumun stratejik planları çerçevesinde
belirlenmiş ödenek tavanları,
• Kamu idarelerinin stratejik planları ile uyumlu çok yıllı bütçeleme anlayışı,
• İdarenin performans hedefleri,
dikkate alınacaktır.
Kamu idareleri, merkez ve merkez dışı birimlerinin ödenek taleplerini dikkate alarak gider
tekliflerini hazırlar. Genel bütçe gelir teklifi Maliye Bakanlığınca, diğer bütçelerin gelir teklifleri
1050 sayılı Kanundan farklı olarak ilgili idarelerce hazırlanır. Gider teklifleri, ekonomik ve malî
analiz yapılmasına imkân verecek, hesap verilebilirliği ve saydamlığı sağlayacak şekilde Maliye
Bakanlığınca belirlenmiş, analitik bütçeleme esasına göre, kurumsal, işlevsel ve ekonomik
sınıflandırma sistemine; gelir teklifleri ise ekonomik sınıflandırma sistemine uygun olarak
hazırlanır. Kamu idareleri, stratejik planları ile Bütçe Hazırlama Rehberinde yer alan esaslar
çerçevesinde, bütçe gelir ve gider tekliflerini gerekçeli olarak hazırlar ve yetkilileri tarafından
imzalanmış olarak Temmuz ayı sonuna kadar Maliye Bakanlığına gönderir. Kamu idarelerinin
yatırım teklifleri, değerlendirilmek üzere aynı süre içinde Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığına
verilir. Bütçe teklifleri Maliye Bakanlığına verildikten sonra, kamu idarelerinin yetkilileriyle gider
ve gelir teklifleri hakkında görüşmeler yapılabilir. Burada olumlu bir unsur olarak, kamu idarelerine
kendi bütçeleri hakkında gereken inisiyatifin verildiğini belirtmek gerekir.
Düzenleyici ve denetleyici kurumlar ise, bütçelerini üç yıllık bütçeleme anlayışı, stratejik
planları ve performans hedefleri ile kurumsal, işlevsel ve ekonomik sınıflandırma sistemine göre
hazırlayacak, 16’ncı maddede belirtilen orta vadeli plan ve programlara, bütçe rehberlerine bağlı
kalmayacaklardır. Ancak, teklifleri DPT ve Maliye Bakanlığına iletilecektir.
Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Tasarısının Sunulması
Makroekonomik göstergeler ve bütçe büyüklüklerinin en geç Ekim ayının ilk haftası içinde
Yüksek Planlama Kurulunda görüşülmesinden sonra, Maliye Bakanlığınca hazırlanan merkezî
yönetim bütçe kanun tasarısı ile millî bütçe tahmin raporu, malî yıl başından en az yetmiş beş gün
önce Bakanlar Kurulu tarafından Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulacaktır. Merkezî yönetim
bütçe kanun tasarısına, Türkiye Büyük Millet Meclisinde görüşülmesi sırasında dikkate alınmak
üzere;
• Orta vadeli malî planı da içeren bütçe gerekçesi,
• Yıllık ekonomik rapor,
• Vergi muafiyeti, istisnası ve indirimleri ile benzeri uygulamalar nedeniyle vazgeçilen
kamu gelirleri cetveli,
42
• Kamu borç yönetimi raporu,
• Genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin son iki yıla ait bütçe gerçekleşmeleri ile
izleyen iki yıla ait gelir ve gider tahminleri,
• Mahallî idareler ve sosyal güvenlik kurumlarının bütçe tahminleri,
• Kamu iktisadi teşebbüsleri ile kamu şirketi niteliğindeki kuruluşlar hariç olmak üzere,
merkezî yönetim kapsamındaki idarelerin, hizmet amaçlarıyla ilgili olan diğer kurum ve
kuruluşlarından Maliye Bakanlığınca belirlenecek olanların bütçe tahminleri,
• Merkezî yönetim kapsamında olmayıp, merkezî yönetim bütçesinden yardım alan kamu
idareleri ile diğer kurum ve kuruluşların listesi, ekleyeceklerdir.
Düzenleyici ve denetleyici kurumlar, bütçelerini Eylül ayı sonuna kadar doğrudan Türkiye
Büyük Millet Meclisine, bir örneğini de Maliye Bakanlığına gönderirler. Kapsam genişlemesi
dolayısıyla 1050 sayılı Kanundan reel olarak getirilen farklı düzenlemenin Kamu Borç Yönetimi
Raporu olduğu gözükmektedir. Bu yepyeni bir belgedir; zira 4749 sayılı Kamu Finansmanı ve Borç
Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanun un 14’üncü maddesinde, Devlet borcu ve Hazine
garantilerinin uygulama sonuçları Hazine Müsteşarlığınca hazırlanarak ilgili yıl kesin hesap cetveli
ile birlikte Hazine genel hesabına dahil edilmek üzere Maliye Bakanlığına gönderileceği, ilgili
bütçe yılı içinde sağlanan iç ve dış finansman imkanları, sağlanan Hazine garantileri, Risk Hesabı,
alınan ve verilen hibeler, dış borcun devri, dış borcun ikrazı ve dış borcun tahsisine ilişkin bilgilerle
finans piyasalarına ve borç yönetimine ilişkin değerlendirmelerin yer aldığı Kamu Borç Yönetimi
Raporunun üçer aylık dönemler itibariyle Plan ve Bütçe Komisyonuna havale edilmek üzere
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına, Bakanlar Kuruluna sunulmak üzere Başbakanlığa,
Maliye Bakanlığına, Sayıştay Bakanlığına ve Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığına
gönderileceği bildirilmiş; Hazineden sorumlu Bakanın, Türkiye Büyük Millet Meclisi Plan ve Bütçe
Komisyonunu özel gündemle yapılacak toplantı ile yılda bir defadan az olmamak üzere
bilgilendireceği hüküm altına alınmıştır. Bu raporlama, borç yönetiminde şeffaflık yönünde bir
adım olarak değerlendirilmelidir.
Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Tasarısının Görüşülmesi
Türkiye Büyük Millet Meclisi, merkezî yönetim bütçe kanun tasarısının metnini maddeler,
gider ve gelir cetvellerini kamu idareleri itibarıyla görüşür ve bölümler halinde oylar. Merkezî
yönetim bütçe kanunu malî yıl başından önce Resmî Gazetede yayımlanır. 1050 sayılı Kanunun
35’inci maddesi ile bu düzenlemenin paralellik arz ettiği görülmektedir.
1050 sayılı Kanundan kapsam itibariyle doğan farklı bir düzenleme, kamu yatırım
programının, merkezî yönetim bütçe kanununa uygun olarak Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı
tarafından hazırlanması ve anılan Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren on beş gün içinde
Bakanlar Kurulu kararıyla Resmî Gazetede yayımlanmasıdır. Bu konudaki değerlendirmemizi
yukarıda ana hatlarıyla açıklamıştık.
Geçici Bütçe
1050 sayılı Kanunda yer almayan ancak, uygulamada ortaya çıkmış bulunan geçici bütçeler,
bir standardının bulunmaması, dayanaklarının yoksunluğu, mali disiplinsizliğe sevki nedeniyle
yıllarca eleştiri konusu edilmiştir.Zorunlu nedenlerle merkezî yönetim bütçe kanununun süresinde
yürürlüğe konulamaması halinde, geçici bütçe kanunu çıkarılır. Geçici bütçe ödenekleri, bir önceki
yıl bütçe başlangıç ödeneklerinin belirli bir oranı esas alınarak belirlenir. Geçici bütçe uygulaması
43
altı ayı geçemez. Cari yıl bütçesinin yürürlüğe girmesiyle geçici bütçe uygulaması sona erer ve o
tarihe kadar yapılan harcamalar ve girişilen yüklenmeler ile tahsil olunan gelirler cari yıl bütçesine
dahil edilir.
Ek Bütçe
Merkezî yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin bütçelerindeki ödeneklerin yetersiz
kalması halinde veya öngörülmeyen hizmetlerin yerine getirilmesi amacıyla, karşılığı gelir
gösterilmek kaydıyla, kanunla ek bütçe yapılabilir. 1050 sayılı Kanunda “ek bütçe” değil 36’ncı
maddesinde, tertibi bulunup yetersizliğinden dolayı ilave alınan ödenek anlamında “ek ödenek”
düzenlenmiştir.
Bütçelerin Uygulama Esasları Ödeneklerin Kullanılması
Bütçe ödeneklerinin kullanılmasında aşağıda belirtilen esaslara uyulur:
• Bütçe ödeneklerinin kullanımının önceden planlanabilmesi amacıyla, bu Kanuna ekli (I)
sayılı cetvelde yer alan kamu idareleri ile genel bütçeden yardım alan ekli (II) sayılı cetvele dahil
idareler, ayrıntılı harcama programlarını hazırlar ve vize edilmek üzere Maliye Bakanlığına
gönderir. Bütçe ödenekleri, Maliye Bakanlığınca belirlenecek esaslar çerçevesinde, nakit planlaması
da dikkate alınarak vize edilen ayrıntılı harcama programları ve serbest bırakma oranlarına göre
kullanılır. 1050 sayılı Kanunun 63, 64 ve 74’üncü maddesi uyarınca, sözleşmelerin Maliye
Bakanlığı ve Sayıştayca, ödemeye ilişkin emirlerin vizesi öngörülmüştü.
• Genel bütçeden yardım almayan ekli (II) sayılı cetvele dahil idareler, sürdürülebilir
finansman durumlarını dikkate alarak, ayrıntılı harcama programlarını hazırlar ve bir örneğini de
merkezî yönetim bütçe kanununun yürürlüğe girdiği ilk ay içinde Maliye Bakanlığına gönderir.
Bu idareler, aylık uygulama sonuçlarını da izleyen ay içinde Maliye Bakanlığına göndermek
zorundadır.
• Sosyal güvenlik kurumları ile genel bütçeden yardım alan ekli II sayılı cetvele dahil
idareler, hizmetleriyle ilgili aylık finansman programlarını vize edilmek üzere merkezî yönetim
bütçe kanununun yürürlüğe girdiği ilk ay içinde Maliye Bakanlığına gönderir. Bu programlar
Maliye Bakanlığınca vize edilmeden, bu idarelerin bütçelerine yardım yapılamaz. Bu idareler, aylık
uygulama sonuçlarını izleyen ay içinde Maliye Bakanlığına göndermek zorundadır.
• Kamu idareleri, bütçelerinde yer alan ödeneklerin üzerinde harcama yapamaz. Bütçeyle
verilen ödenekler, tahsis edildikleri amaçlar doğrultusunda yılı içinde yaptırılan iş, satın alınan mal
ve hizmetler ile diğer giderlerin karşılanmasında kullanılır. Ancak, ait olduğu malî yılda
ödenemeyen ve emanet hesabına alınamayan zamanaşımına uğramamış geçen yıllar borçları ile
ilama bağlı borçlar, ilgili kamu idaresinin cari yıl bütçesinden ödenir.
• Cari yılda kullanılmayan ödenekler yıl sonunda iptal edilir. Ancak, kamu idarelerinin
bütçelerinde cari yıl içinde kullanılmayan ödeneklerinden merkezî yönetim bütçe kanununda
belirtilenler ertesi yıla devredilebilir. Ödenek devir işlemlerini yapmaya, genel bütçe kapsamındaki
kamu idareleri için Maliye Bakanı, diğer kamu idareleri için üst yönetici yetkilidir.
• Genel veya kısmi seferberlik, savaş ilanı veya Bakanlar Kurulu kararıyla zorunlu askeri
hazırlıkların yapıldığı olağanüstü hallerde Millî Savunma Bakanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı
ve Sahil Güvenlik Komutanlığı bütçelerindeki mevcut ödenekler, bu idarelerin ödenek toplamları
aşılmamak şartıyla, birleştirilerek kullanılabilir. Bu durumda da mevcut ödeneklerin yeterli
olmaması halinde toplam ödenek tutarının yüzde on beşine kadar ek harcama yapılabilir. Yukarıda
44
sayılan hallerde sevk ve intikalle ilgili giderler için, harcama yetkililerinin onayıyla
görevlendirilecek mutemetlere gereken miktarda avans verilebilir ve gönderilecek ödeneğe
istinaden bir ay içinde mahsup edilir.
Ödenek Aktarımı
1050 sayılı Kanunda olduğu gibi (md. 56), 5018 sayılı Kanunda, Merkezî yönetim
kapsamındaki kamu idarelerinin bütçeleri arasındaki ödenek aktarmaları kanunla yapılacaktır.
Ancak, merkezî yönetim kapsamındaki kamu idareleri, aktarma yapılacak tertipteki ödeneğin, yılı
bütçe kanununda farklı bir oran belirlenmedikçe yüzde beşine kadar kendi bütçeleri içinde ödenek
aktarması yapabilirler. Bu şekilde yapılan aktarmalar, yedi gün içinde Maliye Bakanlığına
bildirecektir. Burada, 1050 say ılı Kanundan farklı olarak aktarma yetkisinin Maliye Bakanlığından
alındığını, bildirilen oran içinde sadece bildirimde bulunulmakla yetinildiği anlaşılmaktadır.
Öte yandan geçmiş yıllardaki mali disiplini bozucu etkilerinden dolayı, personel giderleri
tertiplerinden, aktarma yapılmış tertiplerden ve yedek ödenekten aktarma yapılmış tertiplerden,
diğer tertiplere aktarma yapılamayacağı bildirilmiştir.
Dikkati çeken bir diğer husus, ödenek aktarmanın merkezi yönetim bütçe kapsamı için söz
konusu edilmesidir. Buna göre sosyal güvenlik kurumları ile mahalli idare bütçelerinde bu durumun
olup olmayacağı hususu açıkta kalmaktadır.
Merkez Dışı Birimlere Ödenek Gönderme
1050 sayılı Kanun ve Devlet Muhasebesi Yönetmeliğinde düzenlenmiş bulunan ödeme
emrinin yerini, 5018 sayılı Kanunda ödenek gönderme belgesi almıştır. Buna göre, kamu
idarelerinin merkez teşkilatı harcama yetkilileri, merkez dışı birimlere, ihtiyaçlarında kullanılmak
üzere Ödenek Gönderme Belgesi düzenlemek suretiyle ödenek gönderirler. Merkezî yönetim
kapsamındaki kamu idarelerinde ödenek gönderilmesine ilişkin usul ve esasları belirlemeye Maliye
Bakanı yetkili kılınmıştır, bu durum alınan pek çok yetkisine karşın, uzun vadede Maliye Bakanlığı
personeline ve sistematiğine ihtiyaç duyulacağı gözlenmektedir.
Yedek Ödenek
1050 sayılı Kanunu’nun 37’nci maddesine paralel olarak, 5018 sayılı Kanunda, merkezî
yönetim bütçe kanununda belirtilen hizmet ve amaçları gerçekleştirmek, ödenek yetersizliğini
gidermek veya bütçelerde öngörülmeyen hizmetler için, bu Kanuna ekli (I) sayılı cetvelde yer alan
idarelerin bütçelerine aktarılmak üzere, genel bütçe ödeneklerinin yüzde ikisine kadar Maliye
Bakanlığı bütçesine yedek ödenek konulabilecek, bu ödenekten aktarma yapmaya Maliye Bakanı
yetkili olacaktır. Ayrıca, malî yıl içinde yedek ödenekten yapılan aktarmaların tür, tutar ve idareler
itibarıyla dağılımı, yılın bitimini takip eden on beş gün içinde Maliye Bakanlığınca ilan edilecektir.
Bu durumu da şeffaflık ve mali raporlama hizmeti olarak kabul etmek mümkündür.
Örtülü Ödenek
Örtülü ödenek düzenlemesi 1050 sayılı Kanunla hemen hemen aynı düzenlemeleri
içermektedir. Örtülü ödenek; kapalı istihbarat ve kapalı savunma hizmetleri, Devletin millî
güvenliği ve yüksek menfaatleri ile Devlet itibarının gerekleri, siyasi, sosyal ve kültürel amaçlar ve
olağanüstü hizmetlerle ilgili Hükümet icapları için kullanılmak üzere Başbakanlık bütçesine
konulan ödenektir.
Kanunlarla verilen görevlerin gerektirdiği istihbarat hizmetlerini yürüten diğer kamu
idarelerinin bütçelerine de örtülü ödenek konulabilir. Örtülü ödenek, bu amaçlar dışında ve
Başbakanın ve ailesinin kişisel harcamaları ile siyasi partilerin idare, propaganda ve seçim
45
ihtiyaçlarında kullanılamaz. İlgili yılda bu amaçla tahsis edilen ödenekler toplamı, genel bütçe
başlangıç ödenekleri toplamının binde beşini geçemez.
Başbakanlık ve diğer ilgili idare bütçelerinde yer alan örtülü ödeneklerin kullanılma yeri,
giderin kimin tarafından yapılacağı, hesapların tutulma ve kapatılma yöntemi, gideri yapanın
değişmesi halinde yeni yetkiliye hangi belgelerin aktarılacağı Başbakan tarafından belirlenir. Örtülü
ödeneklere ilişkin giderler Başbakan, Maliye Bakanı ve ilgili Bakan tarafından imzalanan
kararname esaslarına göre gerçekleştirilir ve ödenir.
Kamu Yatırım Projeleri
Kamu yatırım projeleri 19.6.1994 tarihli ve 540 sayılı Kanun Hükmünde Kararname,
Yatırım Programı Hazırlama Rehberi ve ilgili diğer mevzuat hükümleri çerçevesinde hazırlanır,
uygulanır ve izlenir. Devlet Planlama Teşkilâtı Müsteşarlığı, merkezî yönetim kapsamındaki kamu
idarelerinin yatırım programında yer alan proje ödeneklerinin belirlenmesi sürecinde, bütçe
bütünlüğünün sağlanması açısından Maliye Bakanlığı ile işbirliği ile görevlendirilmiştir. Bu Kanuna
ekli (III) sayılı cetvelde yer alan idarelerin yatırım nitelikli projelerine, bilgi için yılı yatırım
programında yer verilir. Ayrıca, sosyal güvenlik kurumları ve mahallî idarelerin yatırımlarının
uygulanması ve izlenmesine ilişkin usul ve esaslar Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığınca
belirlenir.
Kamu yatırım projelerinin gerçekleşme ve uygulama sonuçları, ilgili kamu idaresi tarafından
izleyen yılın Mart ayı sonuna kadar bir rapor halinde Sayıştay Başkanlığına, Maliye Bakanlığına ve
Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığına gönderilir. Proje maliyeti, Yılı Programının Uygulanması,
Koordinasyonu ve İzlenmesine Dair Bakanlar Kurulu Kararında belirlenecek sınırın üzerinde
bulunan afetlerle ilgili olanlar hariç yeni kamu yatırım projesi tekliflerinden; fayda-maliyet veya
maliyet-etkinlik analizleri ile çevresel analizleri içerecek şekilde yapılabilirlik etüdü bulunmayan ve
Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı tarafından incelenerek yapılabilirliği onaylanmamış projeler
yatırım programına alınamaz.
Yüklenme
1050 sayılı Kanunda da (md. 50-51) düzenlenen ertesi yıllara geçici yüklenme ve yıllara sair
yüklenmeler 5018 sayılı Kanunda da yer bulmuştur. Yanı sıra, yüklenme kavramına açıklık
getirilmiştir.
Buna göre, yüklenme, usulüne uygun olarak düzenlenmiş sözleşme esaslarına veya kanun
hükmüne dayanılarak iş yaptırılması, mal veya hizmet alınması karşılığında geleceğe yönelik bir
ödeme yükümlülüğüne girilmesi olarak tanımlanmıştır. Bütçede yeterli ödeneği bulunmayan işler
için yüklenmeye girişilemez. Yüklenme süresi malî yılla sınırlıdır. Harcama yetkilileri, tahsis edilen
ödenekler dahilinde yüklenmeye girebilirler. Yüklenmeye girişilen tutara ait ödenekler saklı tutulur;
başka iş yaptırılması, mal veya hizmet alınması için kullanılamaz.
Niteliğinden dolayı malî yılla sınırlı tutulamayan ve sürekliliği bulunan aşağıdaki iş ve
hizmetler için; her iş itibarıyla, bütçelerinde öngörülen ödeneklerin yüzde ellisini, izleyen yılın
Haziran ayını geçmemek ve yüklenme süresi on iki ayı aşmamak üzere, ilgili üst yöneticinin
onayıyla ertesi yıla geçen yüklenmelere girişilebilir:
a) Türk Silahlı Kuvvetlerinin yapım, onarım, etüt ve proje işleri, araştırma-geliştirme
projeleri, giyecek ve yiyecek alımları, makine-teçhizat, silah-mühimmat-teçhizat alımlarıyla
bunların bakım, onarım ve imalat işleri.
46
b) Yiyecek, yakacak, akaryakıt ve madeni yağ ihtiyaçları.
c) Temini ve korunması güç olan ilaç, aşı, serum ve tıbbi sarf
malzemeleri.
d) Süreli yayın alımı, taşıma, temizlik ve yemek hizmetleri.
e) Taşıtların zorunlu malî sorumluluk sigortası.
f) Makine-teçhizat bakım ve onarım işleri, bilgisayar sistem ve santralleri ile elektronik bilgi
erişim hizmetleri.
d) Süreli yayın alımı, taşıma, "koruma ve güvenlik," temizlik ve yemek hizmetleri.
e) Taşıtların zorunlu mali sorumluluk sigortası.
f) Makine-teçhizat bakım ve onarım işleri, bilgisayar sistem ve santralleri ile elektronik bilgi
erişim hizmetleri.
Ancak (d) bendinde sayılan işler için bütçelerinde ödeneklerin yüzde ellisinin aşılmayacağı
hükmü Millî Eğitim Bakanlığı için aranmaz.
Merkezî yönetim kapsamındaki kamu idareleri, bir malî yıl içinde tamamlanması mümkün
olmayan yatırım projeleri için Maliye Bakanlığı ve Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığının
görüşü üzerine, gelecek yıllara yaygın yüklenmeye girişebilir.
Bütçelerden Yardım Yapılması
Gerçek veya tüzel kişilere kanuni dayanağı olmadan kamu kaynağı kullandırılamaz, yardımda
bulunulamaz veya menfaat sağlanamaz. Ancak, genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin
bütçelerinde öngörülmüş olmak kaydıyla; kamu yararı gözetilerek dernek, vakıf, birlik, kurum,
kuruluş, sandık ve benzeri teşekküllere yardım yapılabilir. Yardımların yapılması, kullanılması,
izlenmesi, denetlenmesi ve kamuoyuna açıklanmasına ilişkin esas ve usuller bir yönetmelikle
belirlenecektir.
Bütçe Politikası, Gelir ve Giderlerinin İzlenmesi
Mali anlamda vesayet yetkisi elinden alınan Maliye Bakanı, merkezî yönetim bütçe
kanununun uygulamasına ilişkin olarak; harcamalarda tasarrufu sağlamak, tutarlı, dengeli ve etkili
bir bütçe politikası yürütmek için gelir ve giderlere ilişkin kanun, tüzük, yönetmelik ve
kararnamelerle belirlenmiş konularda uygulamaları düzenlemek üzere gerekli önlemleri almaya,
standartları belirlemeye, sınırlamalar koymaya, kamu istihdam politikasının belirlenmesine ve
uygulanmasına yön vermeye, bütçe harcama ve gerçekleşmelerini izlemeye, ödeneklerin dağıtım ve
kullanımını belirli esaslara bağlamaya ve bu hususlarda kamu idareleri için uyulması zorunlu
düzenlemeleri yapmaya ve her türlü bilgi alışverişine yetkili kılınmıştır. Bakanlık ayrıca, merkezî
yönetim kapsamındaki idareler, bütçelerine ilişkin ilk altı aylık uygulama sonuçlarını, ekonomik ve
malî duruma ilişkin gelişmeleri, ikinci altı aya ilişkin beklentilerini, hedefleri ile faaliyetlerini
kapsayan bilgileri, kamuoyuna açıklar.
47
Download