Slide 1 - WordPress.com

advertisement
On First Looking into Chapman’s Homer, John Keats
(1816)
On First Looking into Chapman’s Homer
And many goodly states and kingdoms
seen;
Round many western islands have I
been
Which bards in fealty to Apollo hold.
Oft of one wide expanse had I been told
That deep-brow’d Homer ruled as his
demesne;
Yet did I never breathe its pure serene
Till I heard Chapman speak out loud
and bold:
Then felt I like some watcher of the
skies
When a new planet swims into his ken;
Or like stout Cortez when with eagle
eyes
He star’d at the Pacific–and all his men
Look’d at each other with a wild
surmise–
Silent, upon a peak in Darien.
Ünlü Ozan John Keats en
güzel şiirlerinden birinde
yurttaşı John Chapman’ın
on altıncı yüzyılda yapmış
olduğu bir Homeros
çevirisini ilk kez okumanın
coşkusunu dile getirir.
Çeviri Babil’den beri hep
varolagelmiştir. Bu yönüyle
tek tek diller ötesinde bir
ortak dildir çeviri, dillerin
dilidir. Kıskanç bir Tanrı’nın,
insanoğlunu bölüp
dağıtmasından doğan
olumsuz sonuçlara
Prometheus’ça bir
başkaldırmadır.
Göktürk, Akşit, Çeviri Dillerin
Dili, YKY, İstanbul, sf.13-16
Çok dolaştım altından ülkelerde
Nice görkemli devletler krallıklar
gördüm:
Gezdim batının bir çok adasını
Ozanların Apollon’u yücelttiği.
Hep adını işittim koca bir ülkenin
Alnı geniş Homeros’un egemenlik
sürdüğü
Ama hiç solumadım o ülkenin duru
havasını
Chapman’ın gür yiğit sesini işitene değin:
Bir yıldız gözlemcisi gibiydim o an
Görüş alanına yeni bir gezegen giren;
Ya da yiğit Cortez gibi kartal gözletiyle
Pasifik’i süzen –bitün adamları
Birbirine bakarken çılgın bir şaşkınlıklaSessizce Darien’de uçurumdan.
OCTAVIO PAZ (1914-1988)
Meksikalı şair, denemeci ve diplomat
1990 NOBEL EDEBİYAT ÖDÜLÜ
1932-1937 yılları arasında Mexico’daki Ulusal Üniversite’de öğrenim gördü. 1937’de
İspanya’ya gitti. Alberti ve Hernandez ile yakınlık kurdu.
İç Savaş sırasında Antifaşist Yazarlar Kongresi’ne katıldı.
İnsanlar, kültürler ve duyarlıklar arasında bağlantı kurmaya çalışan bir şair ve düşünür
olarak pek çok derginin yayımlanmasına katkıda bulundu.
1944’te ABD’ye giderek T.S. Elliot, E. Pound, W. Carlos Williams, W. Stevens ve e. e.
Cummings’in yapıtlarını inceledi.
Daha sonra diplomat olarak çeşitli ükelerde bulundu.Özellikle Paris’te görev yaptığı
yıllarda J.P. Sartre, A. Camus, J. Supervielle ile tanıştı.
Şiirin yanı sıra yazındal eleştirileri, felsefe, insanbilim, sanat tarihi konularındaki
denemeleri ve kültür,toplum, siyaset alanlarındaki yorumlarıyla dikkat çekti.
Yapıtlarında Meksika geleneklerini, gerçeküstücülüğü ve Doğu şiirini birleştiren Paz
bir çok İngiliz ve Amerikan şairini de İspanyolca’ya çevirmiştir.
“TRANSLATION: LİTERATURE AND
LETTERS”
Translated by IRENE del Corral
“Söz sanatı ve Söze Bağlılık açısından
Çeviri”, Almanca aslından çeviren,
Ahmet Cemal, Yazko Çeviri, 1,
Temmuz-Ağustos 1981, s.163-172
XIX. YÜZYILDAN ÖNCE ÇEVİRİYE BAKIŞ:
GEÇMİŞTE ÇEVİRİ DİLLERİN ÇOKLUĞUNA
EVRENSEL BOYUTTA ANLAŞILABİLİR OLMA
ÜLKÜSÜYLE CEVAP VERİYORDU.
MODERN ÇAĞ İLE GELEN YENİ ANLAYIŞ:
ÇEVİRİ ARTIK İNSANLARIN ÖZDEŞLİĞİNİ ORTAYA
ÇIKARAN BİR ARAÇ DEĞİL, İNSANLAR
ARASINDAKİ AYRILIKLARIN TAŞIYICISIDIR.
RUHUN EVRENSELLİĞİ:
BİRÇOK DİL-TEK BİR ÖZ
GEÇMİŞTE ÇEVİRİ KUŞKULARI
DAĞITMAKTAYDI;EVRENSEL BİR DİLİN
BULUNMAYIŞINA KARŞIN, AYRI AYRI DİLLER YİNE DE
EVRENSEL BİR TOPLUM OLUŞTURUYORDU. BU
TOPLUM İÇERİSİNDE DE BELLİ GÜÇLÜKLERİN
AŞILMASINDAN SONRA HERKES BİRBİRİYLE
ANLAŞABİLİYORDU.BUNUN NEDENİ İNSANLARIN
DEĞİŞİK DİLLERDE AYNI ŞEYİ SÖYLEMESİYDİ.
DÜŞÜNCE ALANINDAKİ EVRENSELLİK, BABİL’İN DİL
KARMAŞASINA VERİLEN YANIT OLUYORDU.
BABİL
DERRİDA:
DOĞU DİLLERİNDE BA, BABA, BABEL TANRI ANLAMI
TAŞIMAKTADIR. BABEL DE TANRI KENTİ, KUTSAL KENT
ANLAMINA GELİR. KUTSAL KİTAPTA YARADILIŞ
BÖLÜMÜNDE BABİL’İN NEDEN KARMAŞA ANLAMINA
GELDİĞİNİN BELİRSİZ OLDUĞUNU SÖYLER. ÇÜNKÜ
ÖTEDEN BERİ BAŞKENTLERE BABEL ADI VERİLİRDİ.
VERMEER:
TANRI BU DENLİ ÇALIŞKAN KULLARINI GÖRÜNCE
ONLARI DÖRT BİR YANA DAĞITARAK HER YERDE BU
TÜR ŞEHİRLER İNŞA ETMELERİNİ İSTİYOR.
MODERN ÇAĞ
MODERN ÇAĞ BU GÜVENLİK DUYGUSUNU YIKTI.
YARADILIŞLARIN VE TUTKULARIN SONSUZ
ÇEŞİTLİLİĞİNİN BİLİNCİNE YENİDEN VARILMASI,
GELENEKLERİN VE KURUMLARIN GÖRMEZLİKTEN
GELİNMEYECEK BİR ÇEŞİTLİLİK SERGİLEMESİ
YÜZÜNDEN İNSANOĞLU ARTIK HEMCİNSLERİNDE
KENDİNİ BULAMAZ OLDU.
ÇEVİRİ TÜM İNSANLARIN ÖZDEŞLİĞİNİ BULMA
ÇABASINI BİR KENARA ATARAK, İNSANLARI
BİRBİRİNDEN AYIRAN ÖZELLİKLERİN TAŞIYICISI
OLDU.
O güne değin tüm ayrımları aşarak
benzerlikleri sergilemek işlevini
üstlenmiş olan çeviri, o günden sonra
bu ayrımların aşılmazlığını kanıtlamaya
koymuştu.
MODERN ÇAĞIN İZLEMESİ GEREKEN İKİLİ YOL:
1- İNSAN-DOĞA AYRIMI: ARTIK İNSANOĞLUNUN GÖREVİ
SALT KENDİ ESENLİĞİNİ SAĞLAMAK DEĞİL, DOĞA
ÜZERİNDE EGEMENLİK KURMAKTIR.
2-DOĞA-KÜLTÜR AYRIMI: İNSANLARIN KENDİ
ARALARINDA AYRILMALARINA İLİŞKİNDİR.HER DİL
KENDİNE ÖZGÜ BİR DÜNYA GÖRÜŞÜNÜ, HER KÜLTÜR
DE KENDİNE ÖZGÜ BİR DÜNYAYI SERGİLEMEKTEDİR.
SÖZCÜĞÜ SÖZCÜĞÜNE ÇEVİRİ
OLANAKSIZ DEĞİLDİR.
ANCAK SÖZCÜĞÜ SÖZCÜĞÜNE ÇEVİRİ,
ÇOĞUNLUKLA KELİMELERİN SATIR
DÜZEYİNDE
DİZİLMESİDİR.
ÇEVİRİ HER ZAMAN
ÖZGÜN METNİN
DÖNÜŞTÜRÜLMESİNİ
İÇERİR.
ROMAN JAKOBSON
HER TÜRLÜ ÇEVİRİ METONYMIE ve METAPHOR
ÖĞELERİNE DAYANIR.
ÖZGÜN METİN ÇEVRİLDİĞİ DİLDE BİR DAHA
GÖZÜKMEZ, BUNA KARŞILIK VARLIĞINI HER AN
SÜRDÜRÜR. ÇÜNKÜ ÇEVİRİ ÖZGÜN METNE SÜREKLİ
DEĞİNİR YA DA ÖZGÜN METNİ SÖZSEL BİR NESNEYE
DÖNÜŞTÜRÜR. BU NESNE ÖZGÜN METNİ
DÜZDEĞİŞMECE YA DA EĞRETİLEME YOLUYLA
YANSITIR.
ŞİİR ÇEVİRİSİ/ ŞİİRİN ÇEVİRİLEBİLİRLİĞİ
GEORGES MOUNIN:
“ÇEVİRİ, BİR METNİN DÜZANLAMSAL
İÇERİKLERİNİ VEREBİLMEKTEDİR.BUNA
KARŞILIK ÇEVİRİ ARACILIĞIYLA YANANLAMSAL
İÇERİKLERİN VERİLEBİLMESİ OLANAKSIZDIR.
YANKILARDAN, YANSITLAMALARDANİ SES İLE
ANLAM ARASINDAKİ İLETİŞİMLERDEN OLUŞAN
ŞİİR DE, BİR YANANLAMLAR ÖRGÜSÜ OLMASI
NEDENİYLE ÇEVİRİLEMEZ.”
PAZ BU DÜŞÜNCEYE KARŞI ÇIKIYOR:
BUNUN SEBEBİ ŞİİRİN EVRENSEL
OLDUĞU FİKRİ VE BU DÜŞÜNCEYİ
TAŞIYANLARIN DÜŞÜNCELERİNİ YANLIŞ
BİR ANLAYIŞ ANLAYIŞ ÜZERİNE
TEMELLENDİRDİKLERİNİ BELİRTİYOR.
(SÖZCÜK MALZEMESİNE AŞIRI SEVGİ
DUYMALARI YA DA ÖZNELLİĞİN
TUZAĞINA DÜŞMELERİ BUNUN SEBEBİ
OLABİLİR.)
ÇEVİRİNİN EDEBİ YANININ KÜÇÜMSENME
EĞİLİMİNDE OLDUĞUNA DAİR KANISINDAN
SÖZ EDİYOR.
OYSA ÇEVİRİ, ÇEVİRMENİN GİRİŞİM GÜCÜNDE YATAN
BİR ETKİNLİKTİR.
ARTHUR WALEY:
BİR FRANSIZ DÜŞÜNÜRÜN “ÇEVİRMENLER
METİNLERİN ARKASINA SİNMELİDİRLER.
...METİNLER KENDİLİKLERİNDEN DİLE GELECEKTİR.”
SÖZÜNE KARŞIN BUNUN TÜMCELER ARASINDAN
BİR SEÇİM SORUNU OLDUĞUNU SÖYLER.
“KONUŞMAYI YAPAN, METİN DEĞİL KENDİMDİM.”
KURAMSAL OLARAK ŞİİR ÇEVİRİSİNİN SADECE
OZANLAR TARAFINDAN YAPILMASI GEREKTİĞİ
SÖYLENEBİLİR;
ANCAK OZANLARIN İYİ ÇEVİRMEN OLABİLDİKLERİ
ENDERDİR.
ÇÜNKÜ OZANLAR HEMEN HER YABANCI ŞİİRİ,
KENDİLERİNİN YAZACAĞI ŞİİRİN ÇIKIŞ NOKTASI
SAYARLAR.
İYİ ÇEVİRMEN İSE BUNUN TAM TERSİ YÖNDE
GİDER.ONUN EREĞİ,
ÖZGÜN ŞİİRLE ÖZDEŞ OLMAMAKLA BİRLİKTE
ONUNLA BENZEŞEN BİR ŞİİRE VARABİLMEKTİR. ”
PEİRCE:
BİR SÖZCÜĞÜN ANLAMI HER ZAMAN BAŞKA BİR
SÖZCÜKTÜR. BİR SÖZCÜĞÜN YERİNİ BİR BAŞKA
SÖZCÜK TUTABİLİR VE HER TÜMCE BİR BAŞKA
TÜMCE İLE ANLATILABİLİR.
ANCAK
ŞİİR ALANINA GİRDİĞİNİZDE SÖZCÜKLER
DEVİNGENLİKLERİNİ VE BİRBİRİYLE
DEĞİŞTİRİLEBİLİRLİKLERİNİ YİTİRİRLER. ŞİİRİN
ANLAMLARI ÇOK YÖNLÜ VE KAYPAK ; SÖZCÜKLERİ
İSE YALNIZCA O ŞİİRE ÖZGÜDÜR; BUNLARIN YERİNİ
BAŞKA SÖZÜKLERİN TUTMASI OLANAKSIZDIR.
ŞİİR,
DİL OLMAKTAN
ÇIKMAKSIZIN
BİR DİL-ÖTESİDİR.
ÇEVİRMENİN ÇIKIŞ NOKTASI,
OZANIN HAMMADDESİ OLAN DEVİNGEN DİL
DEĞİL, ŞİİR İÇİNDE SAPTANMIŞ DİLDİR.
DONMUŞ AMA TÜMÜYLE CANLI BİR DİL.
ÇEVİRMENİN ÇABASI OZANINKİNİ KARŞITIDIR:
BİR DAHA DEĞİŞTİRİLMESİ OLANAKSIZ BİR
METNİ KURMAK DEĞİL, METNİ ÖĞELERİNE
AYIRMAK, GÖSTERGELERİ YENİDEN DOLAŞIMA
SOKUP DİLE GETİRMEK.
ÇEVİRMENİN ÇALIŞMASI OKURUN VE
ELEŞTİRMENİN ÇALIŞMASINA BENZER:
HER OKUMA BİR ÇEVİRİ EYLEMİ, HER ELEŞTİRİ,
PARÇA PARÇA DA OLSA, BİR YORUMDUR.
ELEŞTİRMEN AÇISINDAN ŞİİR BİR BAŞKA METİN
İÇİN, KENDİ METNİ İÇİN ÇIKIŞ NOKTASIDIR.
ÇEVİRMEN ASLIYLA BENZEŞEN BİR ŞİİR
OLUŞTURMAKTADIR.
ÇEVİRMEN-OZAN KOŞUTLUĞU :
OZAN ŞİİRİN SONUNDA NASIL OLACAĞINI
BİLMEZKEN, ÇEVİRMEN ÇEVİRİ ŞİİRİN ÖZGÜN ŞİİRİ
YANSITMASI GEREKTİĞİNİ BİLİR.
SONUÇ, ÖZGÜN ŞİİRİN BİR BAŞKA ŞİİR
İÇERİSİNDE YENİDEN ÜRETİLMESİDİR.
VALERY:
ŞİİR ÇEVİRİSİNDE İDEAL AMAÇ, BAŞKA
ARAÇLARLA BENZER ETKİNİN
YARATILMASIDIR.
ÇEVİRİ VE YARATIM SÜREÇLERİ İKİZ
SÜREÇLERDİR.
ÇEVİRİ GENELLİKLE YARATIDAN AYIRT EDİLEMEZ.
İKİ SÜREÇ ARASINDA SÜREKLİ BİR ETKİLEŞİM
VARDIR.
EN İYİ YARATIM SÜREÇLERİ
FARKLI ŞİİR GELENEKLERİ ARASINDAKİ
ETKİLEŞİM –MELEZLEME
BAZEN TAKLİT BAZEN ÇEVİRİ
FORMUNDA
AVRUPA ŞİİRİNİN TARİHİ, ÇEŞİTLİ
GELENEKLERİN BİRLEŞMESİNİN TARİHİ
SAYILABİLİR.
BATI YAZININI, İÇİNDE ULUSAL GELENEKLERİN DEĞİL,
BİÇEMLERİN VE AKIMLARIN AĞIRLIK NOKTASINI
OLUŞTURDUĞU BİR BÜTÜN OLARAK GÖRMEK DAHA
AKILCI BİR TUTUMDUR. DİL SINIRLARI BİÇEMLERCE
AŞILMIŞTIR.
BİÇEMLER KOLEKTİF OLGULARDIR; BİR DİLDEN
ÖTEKİNE GEÇERLER; HER YAPIT, KÖKENİNİ KENDİ DİL
ALANINDA BULUR VE BİRİCİK OLMA NİTELİĞİNİ
TAŞIR.
ZOHAR: KÜLTÜR REPERTUARI
BAKHTİN:
Download