3 — ması ve mali bakımdan takviye edilmesi (gerekçesiyle

advertisement
— 3 —
ması ve mali bakımdan takviye edilmesi (gerekçesiyle Sosyal Sigortalar Kurumunum tüm gelirle­
rimden yüzıde yarımını 7332 sayılı yatsa ile İş ve işçi Bulama Kurumuna vermesi kabul edilmiştir.
Hazineden verilecek az bir ödenekle ikuruma kanunlarla verilen, memleketimizin katıldığı mil­
letlerarası sözleşmelerde öngörülen görevlerin gereekleştirnmesini sağlayamayacağı da »açıktır. Bu­
mun yanı sıra genel bütçemiz ülkemizin malî durumunu karşılar durumda olmakla beraber 1959
yılından bu yairııa Sosyal Sigortalar Kurumundan sağlanan 81 milyon liralık bir meblâğ bugünkü
bütçemiz için küçümsenemeyecek bir miktar olduğm da vakıadır.
Yine kurumun faaliyetlerinden olaaı ve Sosyal Sigortalar Kurumu ile mevcut bağıntısı nedeniy­
le işyerlerinde çalışan çeşitli meslek kollarına ımıensup işçiler, Kurum tarafından 'meslek kurs­
larına tabi tutularak kalifiye hale -getirilmekte, böylece iş kazası, (meslek hastalığı ve maluliyet
gibi çeşitli sigorta risklerini azaltılmasııma katkıda bulunmakta ve Sosyal Sigortalar
Kurumunun
bu amaca dönük giderlerinin azalmasına yardımcı olmaktadır. Kurum tarafından kalifiye ve ye­
tişmiş işçi durarnuma getirilen işçilerin ücretleri yükselmekte ve bunun sonucu olarak Sosyal
Sigorta Kurumunun her sigorta 'kolu için .tahsil ettiği primlerim iartimasını da sağlanmaktadır.
Kaldı ki, günümüzün sosyal güvenlik ve Sosyal Sigorta anlayışı risklerim telâfisi ilkesine de­
ğil önlenmesi, prensibine dayanmaktadır. Bu bakım dam yukarda değinildiği gibi, Kurum vasıtası
ile sigortalı sayısının da artmasına yardım etmektir. Genel bütçeımizin, Kurumun parasal durumu­
nu karşılama gücünde olabileceği düşünülse ıdahi Sosyal Sigortalar Kurumu
tarafından verilen
yüzde yarımların devam etmesi ile Kurum hizmetlerinim daha etkili ve yaygın olması ile iş ve işçi
ile ilgili 'reformların sağlanabilmesi bakımından yararlı olacağı gibi en önemli işsizlik ve imsaııgücfünüin pıx>gratmlaınmıasa saranları kom/usmınd'aın daha çalrşmıal'ar yapabilmesi için İde yararlı görülmekte­
dir.
Teklif gerekçesinde ileri sürülen Anayasamızın 42 nesi maddesi, 931 sayılı İş Kanunu ile 88 sa­
yılı Millletlerarası Sözleşmleye atıf yapılmaktadır. İleri sürülen görüşler yanlış bir yorum tarzı­
nı yansıtmakta, olup, gerek iş Kanununda gerek yasama, organlarınca kabul edilmiş olan 88 sa­
yılı Milletlerarası Sözleşmede iş ve işçi bulma faaliyetlerinin parasız yapılması gereken bir kamu
hizmeti olduğu görüşü, evvelce bu işi para ile yapan ve işçileri istismar eden özel aracılara karşı
bir tedbir olarak öngörülmüştür Buna göre iş ve işçi bulma bir kamu görevidir ve karşılığında
kendisine iş sağlanan işçiden bir maddî karşılık istenemez. Bu nedenledirki özel aracılık yasak­
lanmıştır. Ancak bu da kamu hizmeti gören bir kurumun fimansmansız bırakılması şeklinde yo­
rumlanmaması gerekir.
Kaldı ki, modern maliyet teorisi, vergilemede ve vergilemeye (aynı anlamda, kabul edilen ve
bu yüzden de Batı maliye literatüründe «parafiscalite» (Yergi benzeri) denilen sosyal güvenlik
ödemelerinde tiki anamaliye teorisinden kaynak silmiştir. Bunlardan biri vatandaşların kamu hiz­
metlerinin finansmanlarına «İktidar teorisine gö.'c» (Malî güç) katılmalarıdır. Modern vergilen­
dirmenin temelini bu ilke teşkil eder. İkinci teori ise vergilendirmenin ve kamu hizmetlerine kat­
manın «fayda teorisine» (Hizmet maliyeti teorisi) dayanmaktadır. Bu konuda temel ölçü kamu
hizmeti ile, bu hizmetten yararlananlar arasınla ilişki kurulabilmesi olanağıdır. Bu ilişkinin
kurulabildiği vergilendirme ipleri hizmetten faydalanan kamu hizmetinin maliyetini ödetmek
şeklilnde olmaktadır. Kuramıuı yerine getirmekle görevlendirildiği kamu hizmeti doğrudan doğ­
ruya işçi ve işveren kesimini ilgilendirmektedir. Bu itibarla yararlanılan bu kamu hizmetinin ma­
liyetini, bu kesim üzerine yansıtmaktan daha talmî bir sonuç olamaz, iş ve İşçi Bulma kurumları­
na malî ve idarî özerklik verilen bütün ülkelerde de aynı çözüm yolu tutulmuştur.
Kanun teklifinin gerekçesinde önerilen görüj, işçi kesimimin bir bölümünü büyük bir işsiz
kitlesi karşısında ayrıcalıklı bir duruma getirmektedir. Bu görüş tarzı kabul edilecek olursa
kuram işe yerleştirdikleri ile meşgul olup, büyük bir işsilz kitlesiyle ilgilenmeyecek demektir.
Bıı görüş ise işçi kitlesinin organik dayanışmasını ortadan kaldırmakta ve işsiz kesimi sosyal
himayeden mahram bırakılmaktadır. Bugün için Devlet Planlama Teşkilâtımın ve Başbakanlık
Devlet istatistik Enstitüsü Genel Müdürlüğünün verilerine göre 2 milyona yakın bir işsiz kitlesi ile
Cumhuriyet Senatosu
(S. Sayısı : 124)
Download