Müslüman olarak olup bitenden utanıyoruz

advertisement
On5yirmi5.com
Müslüman olarak olup bitenden utanıyoruz
Cumhurbaşkanı Gül, "Müslümanlar olarak açıkçası olup bitenlerden utanıyoruz. Çünkü
iç savaşlar yaşanıyor, Müslümanlar birbirlerini katlediyor" dedi.
Yayın Tarihi : 18 Temmuz 2014 Cuma (oluşturma : 10/20/2017)
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Diyanet İşleri Başkanlığının öncülüğünde düzenlenen "Dünya İslam
Bilginleri Barış, İtidal ve Sağduyu İnisiyatifi" toplantısı kapsamında, Diyanet İşleri Başkanlığının
Dolmabahçe Sarayı'nda düzenlediği iftar programında davetlilere hitap etti. Cumhurbaşkanı Gül, programın düzenlenmesinden ve İslam alimlerinin İstanbul'a gelmesinden
dolayı mutluluk duyduğunu belirterek, İslam dünyasının çok sıkıntılı günler geçirdiğini kaydetti. Gül, toplantılar boyunca yararlı tartışmaların yapılacağını dile getirerek, "Çok güzel neticelere
varacaksınız. Bunlar, bütün İslam dünyasına ve İslam dünyası yöneticilerine ışık tutan fikirler ortaya
çıkaracaktır. Burada bulunmanız, bölgemizde uzun yıllardır yaşanan ve Müslümanlar için adeta utanç
verici mahiyet kazanan kanlı olayları, sadece konuşmak ve tartışmak değil, bir noktada onlara yol
göstermek sorumluluğunu hissettiğiniz için buradasınız. Müslümanlar olarak açıkçası olup
bitenlerden utanıyoruz. Çünkü iç savaşlar yaşanıyor, Müslümanlar birbirlerini katlediyor. Komşular
birbirlerinin evlerini yıkıyor, bir taraftan da çok büyük acılar çekiyoruz. Ne Müslümanlığa yakışır, ne
de İslam'a yakışır" diye konuştu.
"Kusurlarımızı görmemiz gerekli"
İslam coğrafyasında yaşanan savaşlar nedeniyle tanınan şehirlerin yerle bir olduğuna işaret eden
Gül, tarihi varlıkların yok edildiğini aktardı.
Gül, çatışmalarda binlerce insanın öldüğünün anımsatarak, çocukların yetim, kadınların ise dul
kaldığını söyledi. Milyonlarca insanın da mülteci durumuna düştüğüne dikkati çeken Gül, şöyle
devam etti: "Geldiğiniz ülkelerin bazılarında huzur var ama çoğunda da acı var. 'Komşusu açken, tok yatan
bizden değildir' diyen bir dinin mensupları olarak, komşusunun evi yangınken, komşusunun evi yerle
bir edilirken, bizim rahat olmamız, acı çekmememiz, bunun çilesini hissetmememiz mümkün değildir.
Sadece üzülmek yetmez buna, yol gösterici çalışmaları da muhakkak yapmamız gerekli. Sizlerin bir
araya gelmeleri, ilim erbabının Kuran'ın, sünnetin yolunda insanlığı aydınlatan ve yol gösteren
sizlerin düşünmeniz ve tartışmanız ve yol gösterici fikirlerle ortaya çıkmanız, devlet adamlarına,
yöneticilere, sorumluluk hisseden herkese çok büyük bir rehber olacaktır. Burada gayet açık
konuşmak gerekir. Kendi kusurlarımızı önümüze koymamız gerekir. Herşeyi başkasından ve bizim
dışımızdan görmememiz gerekir. Bazen basiretsizlikler, ihtiraslar, başka arzular, mezhepleri, dinleri
ve çeşitli akımları kendilerine istismar ederek bu çatışmalara meydan vermektedirler. Yoksa, bu
çatışmaları sadece mezhep, din çatışması gibi göstermenin de yanlış olduğu kanaatindeyim."
"İlim adamları, siyasi otoriteden korkmamalı"
Cumhurbaşkanı Gül, çatışmaların temelinde kendilerine çıkar sağlamaya çalışan akımlar ve otoriteler
olduğunu ifade ederek, "Burada herkes aklını başına almalı ve bu yanlışlara kapılmamalı. Sizler cesur
bir şekilde doğruları söylemek durumundasınız. Hiçbir şeyden sakınmadan, yol göstermek
durumundasınız" değerlendirmesinde bulundu. İdarecilerin başka saiklerle, başka yollara kayabileceğini dile getiren Gül, ilim adamlarının bu
durumlarda çekinmeden hakkı ve doğruyu ortaya koymaları gerektiğini anlattı.
Gül, ilim adamlarının siyasi otoritelerden çekinmemeleri gerektiğine vurgu yaparak, aksi durumda
İslam aleminin içinde bulunduğu durumun devam edeceğini belirtti.
Yaşananların din adına yapılıyor gibi gösterildiğini aktaran Gül, bazı hareketlerin başında ve hareket
noktasında İslami referansların varlığına dikkati çekerek, bu nedenle İslamın çok yanlış tanıtıldığını
bildirdi. Gül, bu yanlış anlamaların İslam'ın tebliğini zorlaştırdığına işaret ederek, dünyanın farklı
yerlerinde yaşayan Müslümanların hayatının da zorlaşmasına neden olduğunu kaydetti.
"Hepimiz aklımızı başımıza toplamalıyız"
Herkesin, bütün Müslümanların gözü önünde Filistin'de ve Gazze'de çok büyük bir utanç ve acizlik
yaşandığını dile getiren Gül, hayatını kaybedenlere, şehitlere Allah'tan rahmet diledi.
Bu acıları durdurabilmek için İslam dünyasının güçlü bir dayanışma göstermesi gerektiğini ifade
eden Gül, "Bu dayanışmayı göstermediğimiz süre içinde daha çok büyük felaketler, acılar çekilebilir.
Halbuki İslam dünyasına Cenab-ı Allah her türlü nimeti vermiş vaziyettedir. Bu nimetler, insanların
mutluluğuna, refahına harcanması gerekirken maalesef bu nimetler üzerinde insanlar, fakirlik,
acizlik ve büyük bir zulüm çekmektedirler" diye konuştu.
Gül, başkaldırıların hepsinin yanlış olmadığını belirterek, şöyle devam etti:
"Bir yerde zulüm, adaletsizlik varsa, haksızlık, eşitsizlik varsa, insanlar bunu ifade etmeye başlar. En
tabii taleplerini dile getirdiklerinde onlar susturulursa, o zaman da maalesef işte ortaya çıkan
manzaralarla karşı karşıya kalırız. Onun için hepimizin aklımızı başımıza toplamamız gerekiyor.
Burada din adamlarına, İslam alimlerine çok büyük görev düşüyor. En zor şartlarda bile doğru neyse
bunu Allah için açıkça söylemek. Bunu söylerken de tabii Kur'an'ın, sünnetin en güzel şekilde
tefsirini, en güzel şekilde bugünkü çağa anlatımını yapmak gerekiyor. Bugün maalesef bazı
hareketler, çeşitli fetvalarla da yola çıkıp din adına hareket ettiklerini söylüyorlar. Din adına insanlar
öldürülüyor, din adına gerçekten utandığımız manzaralarla karşı karşıyayız. İslam dünyasında çapraz
savaşlar var. Bütün bunlar bir taraftan cehaletten olduğu gibi bir taraftan da tabii ki dirayetli
yönetimlerin olmayışından kaynaklanmaktadır."
Toplantının sonunda yapılacak açıklamanın ses getirmesini temenni eden Gül, "Yapacağınız
açıklama, belki her şeye çare olmayacaktır, belki çatışmaları durdurmayacaktır ama sizler gibi İslam
dünyasının değerli alimlerinin, düşünürlerinin açık ve berrak bir şekilde doğruların altına imza
atması, bunun duyulması bile başlı başına çok büyük bir olaydır. Bundan dolayı bu toplantıyı
tertipleyenleri tebrik ediyorum" dedi.
"Hepinizin geldiği yerlerde acı var. İnanın ki acısı olmayan ülkelerdeki Müslümanların da gönlü ve
kalbi sizlerle beraber" diyen Gül, Müslümanların bu yıl sıkıntılı bir ramazan geçirdiğini, yaşanan
acıların dinmesi için Allah'tan herkese basiret ve sağduyu verilmesini ve bu çekilen acı, ıstırap ve
gözyaşlarının en kısa zamanda bitmesini diledi.
İslam'ın barış, itidal ve sağduyu çağrısını dünyaya ulaştırmak için heyet
Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez de Cumhurbaşkanı Gül'e, önemli bir iftar sofrasını
kendileriyle paylaştığı için teşekkür etti. Toplantıda akademik meseleleri tartışmayacaklarını
belirten Görmez, şöyle konuştu:
"Özellikle son yıllarda İslam coğrafyasında kardeşi kardeşe kırdıran yanlış fikir ve düşüncelerin İslam
coğrafyasından kaldırılması için İslam alimlerine düşen büyük görev ve sorumlulukları yerine
getirmek ve İslam coğrafyasında acılar içinde kıvranan, İslam diyarında birlikte yaşama ahlakı ve
hukukunu yeniden inşa etmek üzere dünyanın her tarafından İslam bilginleri bugün İstanbul'da
buluştu."
Toplantının bütün insanlık için hayırlara vesile olmasını dileyen Görmez, "Bu toplantının sonunda
sadece dünyaya bir sonuç bildirgesi ilan edilmeyecek, aynı zamanda seçkin konuklar içinden, İslam
alimlerinden bir temas grubu, bir akiller heyeti oluşturularak Irak, Suriye, Mısır, Afganistan'da ve
dünyanın her tarafında özellikle İslam kardeşliğini ortadan kaldıran acı hadiseleri tamir etmek ve
İslam'ın barış, itidal ve sağduyu çağrısını dünyanın her tarafına ulaştırmak üzere bir heyet oluşacak"
ifadelerini kullandı.
Programa, Başbakan Yardımcısı Emrullah İşler, Iraklı İslam alimi Muhammed Mehdi Necef, İmam
Hakim Müessesesi Başkanı Ali el-Hakim, Müslüman Alimler Birliği Genel Sekreteri Ali Karadaği de
katıldı.
Bu dökümanı orjinal adreste göster
Müslüman olarak olup bitenden utanıyoruz
Download