Yaşadığımız çağın adı "Diriliş Çağı"dır

advertisement
On5yirmi5.com
Yaşadığımız çağın adı "Diriliş Çağı"dır
Şaban Abak, bugünkü köşe yazısında "diriliş"i ele aldı.
Yayın Tarihi : 29 Mayıs 2014 Perşembe (oluşturma : 10/20/2017)
21'inci yüzyılın İslam Milleti'nin ve İslam Medeniyetinin Diriliş Yüzyılı olacağını belirten Şaban
Abak, Diriliş dergisi, 7 güzel adam ve üstat-takipçi algısı konusunda önemli bilgiler verdi. Abak,
bugün "Yedi güzel adam" dizisi nedeniyle aynı sınıfta okuyor gibi gösterilen/algılanan şairlerin
arasındaki yaş farkına da dikkat çekti.
İşte o yazı...
" İçinde yaşadığımız çağın adı "Diriliş Çağı"dır ve 21'inci yüzyıl, İslam Milleti'nin ve İslam
Medeniyetinin Diriliş Yüzyılı olacaktır. Üstad Necip Fazıl'ın "Tohum saç, bitmezse toprak utansın!"
haykırışyla -hamdolsun- yeşerip filizlenmiş, ruhta, inançta, düşünce ve sanatta diriliş capcanlı bir
nabız gibi duyulmaktadır bugün.
Büyük Doğu ilk kez 1943'te çıktı ama asıl etkili dönemi 1949'da başladı. Sezai Karakoç o sırada
Gaziantep'te parasız yatılı lise son sınıf öğrencisiydi ve derhal bir mektup yazıp şiir gönderdi. Bu
Karakoç'un henüz 17 yaşındayken Büyük Doğu'da yayımlanmış ilk şiiridir.
Son günlerde konuşulan bir televizyon dizisinde canlandırılan isimler bu esnada henüz 3 ile 9 yaş
arasında çocuklardır. Bilindiği gibi üstad Necip Fazıl 1903 doğumludur, dizide olduğu gibi 1958
yılında (yani Necip Fazıl 55 yaşında iken) o sırada lisede okuyan çocuklarla 'arkadaş' gibi
gösterilmesi biraz zorlamadır.
Karakoç 1955'te Ankara Siyasal Bilgiler Fakültesi İktisat ve Maliye bölümünü bitirdi. 1956'da Büyük
Doğu'da edebiyat editörü olarak çalışmaya başladı.
Yepyeni bir çağı haber veren 'Diriliş' dergisi ise Nisan 1960'da yayımlanmaya başladı. Yazı kurulu şu
isimlerden oluşuyordu: Sezai Karakoç, Nuri Pakdil, Şevket Eygi, Kadir Mısıroğlu, Erol Güngör, Mehmet
Çavuşoğlu, Nevzat Yalçıntaş, Gökhan Evliyaoğlu ve Sait Mutlu.
İslam Birliği, İslam Ortak Pazarı, ortak para birimi gibi kavramların Türkiye'de ilk kez kullanıldığı ünlü
kitabı 'İslam Toplumunun Ekonomik Strüktürü' 1967'de Ötüken yayınlarınca basıldı. O tarihte ne
İslam Konferansı Teşkilatı (şimdi İslam İşbirliği Teşkilatı) vardı, ne Ekonomik İşbirliği Teşkilatı, ne de
D-8. Karakoç sözkonusu eserinde bu teşkilatları hatta daha büyük ve etkin olanını tarif ve teklif
ediyordu.
Ardından Sütun ve 1968'de 'İslamın Dirilişi' basıldı. 'İslam Milleti'nin uyanıp kendi 'İslam
Medeniyetinin' dirilişini gerçekleştirmek için öncelikle 'İslam Birliği'ni kurmaları gerektiği görüşünü
ısrarla vurguladı. Hemen bütün bu hakkında dava açıldı, 'bilmez kişiler'den oluşan bilirkişi
raporlarıyla yasaklanıp toplatıldı. Diriliş dergisi büyük baskılar sonucu yayınına ara verdi.
Başlıca yazarları Sezai Karakoç, Nuri Pakdil, Erol Güngör, İsmail Kıllıoğlu, Erdem Bayazıt, Cahit
Zarifoğlu, Ebubekir Eroğlu, Cahit Koytak, Sedat Umran, Rasim Özdenören, Abdullah Öztemiz
Hacıtahiroğlu, Ahmet Yücel, Kâmil Öztürk ve Alaaddin Özdenören.
Cahit Zarifoğlu Bey'in Sezai Karakoç'a ithaf ettiği ve çok örtük biçimde esasen Kur'an-ı Kerim'deki
'ashab-ı kehf'i anlattığı 'Yedi Güzel Adam' şiiri de bu dönemde Diriliş'te yayımlandı.
Bu şiirdeki kutlu davası için mücadele eden ve her türlü işkenceye göğüs geren insan tipinden
hareketle 'Yedi Güzel Adam' sözü, sonradan isabetli bir yakıştırmayla Cahit Zarifoğlu ve yaşıtlarının
'üstad' kabul ettikleri kişiler için de kullanılmıştır. Zaten Cahit Zarifoğlu kendisine 'güzel adam'
diyecek kadar çiğ biri asla değildir.
Bu kişiler tasavvuf, tefekkür ve sanat hayatımızın büyüklerinden üstad Necip Fazıl'ın da şeyhi olan
Seyyid Abdülhakim Arvasi, Mehmet Zahit Kotku, Necip Fazıl Kısakürek, Fethi Gemuhluoğlu, Sezai
Karakoç, Nuri Pakdil, Şeyh Abdürrahim Reyhan gibi gerçekten 'güzel' üstadlardır. Bugün bu
şahsiyetlerden sadece ikisi; üstad Pakdil ve üstad Karakoç hayattadırlar, Allah uzun ömür versin.
Diriliş'in ara verdiği bir sırada 1969'da Nuri Pakdil hemen hemen aynı yazarlarla Edebiyat'ı çıkardı.
Ancak kısa süre sonra (1974'te Erbakan-Ecevit koalisyon hükümeti kurulduğu dönemde) bazı genç
yazarlar Edebiyat'tan ayrılarak 'Milli Gazete' ve 'Yeni Devir' gazetelerinde yazmaya, ardından
1976'da Mavera dergisini çıkarmaya başladılar.
1974 yılında ilginç bir şey daha oldu. İki yıl öncesine kadar 'Halkın Dostları' adıyla Marksist-Leninist
anlayışta bir dergi çıkaran İsmet Özel, (Ataol Behramoğlu, Murat Belge, Haluk Şahin gibi
arkadaşlarıyla) 1971 muhtırasıyla Ataol Behramoğlu'nun yurt dışına kaçtığı bir sırada 'Müslüman
olduğunu' söyleyerek Diriliş'i ziyaret etmeye başlar ve ilk şiiri 'Amentü' de Diriliş'in Aralık 1974
sayısında yayımlanır. Fakat hemen ardından İsmet Özel'i de Yeni Devir'de yazarken görürüz. Üstelik
Sezai Karakoç'un temel kavramlarından olan 'İslam Medeniyeti' kavramına karşı çıkma anlamı
taşıyan yazılar yazar. 80'li ve 90'lı yıllar boyunca İsmet Özel Milli Gazete'de yazmayı sürdürdü.
İ. Özel, son yıllarda ise Karakoç'un bir başka temel kavramı olan 'İslam Milleti' kavramından farklı
olarak 'Türklük' tanımları geliştirmiştir.
Nuri Pakdil ise Arif Ay ve Hüseyin Su başta olmak üzere bir gurup genç yazarla yoluna devam etti
ve Edebiyat 1985'e kadar 15 yıl aralıksız yayımlandı. Diriliş ise son ve altın çağını 1988-1992 arası
haftalık çıktığı dönemde yaşadı ki benim kuşağım bu son dönemin abonesiydi.
Kim hangi yıl doğdu, bir fikir veya bir sanat görüşü 'ilk kez' hangi dergide hangi tarihte kim
tarafından seslendirildi gibi hususlarda tarihlere dikkat ederek tabloyu okursak, kişileri, eserleri ve
olayları doğru zemine oturtmak kolaylaşır. O zaman meselâ tohumla ağacı birbirine karıştırmaz,
öncü ile takipçiyi aynı şey sanma yanılgısına da düşmeyiz.
Yazıya ulaşmak için tıklayın...
Bu dökümanı orjinal adreste göster
Yaşadığımız çağın adı "Diriliş Çağı"dır
Download