EĞİTİM HAKKI PERSPEKTİFİNDEN WEB TABANLI ÖĞRETİM Öğr

advertisement
EĞİTİM HAKKI PERSPEKTİFİNDEN WEB TABANLI ÖĞRETİM
Öğr. Gör. Dr. Yavuz ERDOĞAN
Marmara Üniversitesi, Atatürk Eğitim Fakültesi, Bilgisayar Bölümü
Özet
Çağımızda artan nüfusun eğitilebilmesi için geleneksel eğitim kurumlarının yetersiz
kaldığı hemen her kesim tarafından kabul edilmektedir. Bu gerçek; alternatif eğitim
sistemlerini gündeme getirmektedir. Günümüzde bu yönde bir talebi karşılamada
gelinen nokta web tabanlı öğretim olanaklarıdır. Bu çalışmada, eğitim hakkı
perspektifinden web tabanlı öğretimi irdelenmiştir. Bu bağlamda bazı ulusal ve uluslar
arası düzenlemeler incelenerek,
web tabanlı öğretimin eğitim imkânı bulmayan
öğrenciler için alternatif bir çözüm olabileceği üzerinde durulmuştur.
Anahtar Kelimeler: Web tabanlı öğretim, eğitim hukuku, eğitim hakkı,
Abstract
Nowadays, it is accepted by all part of the society that conventional education
establishments are insufficient for the growing populations. This reality attracts
attention to alternative educational systems. In these days, web based instruction is
supposed to be one of the best alternative solutions for the problem. In the current study,
web based instruction was examined from the perspective of educational rights. In this
respect some of national and international arrangements were investigated.
Consequently, it was pointed out that web based instruction could be an alternative
solution for the students who couldn’t find opportunities to take education.
Keywords: Web based instruction, education law, rights of education
1. Giriş
Eğitim hakkı, her bireyin kendi kapasitesi doğrultusunda, okul öncesinden
yükseköğretime kadar eğitimden yararlanabilmesi olarak tanımlanmaktadır (Selvi,
2002). Sosyal devlet, eğitim ve öğretimi devletin başta gelen ödevi sayar. Eğitim ve
öğretim hakkı başıboş bırakılmayacak kadar önemli bir hizmet olduğu için devlet bu
imkânı sağlıklı bir şekilde yerine getirmek durumundadır (Demir, 1998, 203). Bu
doğrultuda tüm vatandaşların eşit imkânlar içinde, bilime dayalı düşündüren,
bilinçlendiren, yaratıcı, barışçı, laik ve demokratik eğitim görmesini sağlar. Bu
cümleden hareketle denilebilir ki fırsat eşitliğini ve eğitimin toplumla bütünleşmesini
sağlamak sosyal devletin görevleri arasındadır (Duman, 1997, 217). Eğitimde eşitlik
hakkını tüm vatandaşlara sunulması, eğitimin parasız yapılması, eğitim faaliyetlerinin
plânlanması, eğitim kurumlarının yurt çapına yayılması ve meslekî/teknik eğitime
gereğince ağırlık verilmesi devletin başlıca görevleri arasında yer almaktadır (Kaya,
1984, 16). Eğitim olanaklarının coğrafi ve toplumsal boyutlar üzerindeki dağılımı, fırsat
eşitliği ilkesini gerçekleştirecek titizlikte sağlanmalıdır (Hesapçıoğlu, 2004, 34).
Bu noktalardan hareketle, web tabanlı öğretimin amaçları incelendiği zaman, eğitim
hakkının daha yaygın kullanılmasının esas alındığı görülmektedir. Çünkü web tabanlı
öğretim, örgün eğitim sistemine göre daha esnek, açık ve çeşitlilik gösteren programları
gerçekleştirecek düzenlemelerin yapılmasını öngörmektedir (Selvi, 2002, 2). Ayrıca
eğitim hizmetinin öğrencilerin yakın çevresine kadar götürülmesine, öğrencilerin
eğitimle ilgili ulaşım, barınma ve beslenme gibi yaşam giderlerinin düşmesine;
dolayısıyla da eğitim hakkının daha etkili geniş kitlelere ulaşmasına yardımcı
olmaktadır (Horton, 2000, 34). Web tabanlı öğretim sistemleri; gelişen web teknolojileri
ve bilgisayar konferans sistemleri sayesinde zaman, mekân ve uzaklıktan bağımsız bir
şekilde öğrencilerin birlikte çalışmalarına olanak veren oluşumlardır (Vural, 2002, 1;
Song ve arkadaşları, 2004, 59). Bu yönü ile eğitimde şimdiye kadar yaşanan en büyük
devrimlerden biri olma potansiyelindedir.
Web tabanlı öğretimde; oluşturulan elektronik kampuslar ile eğitim hizmetlerinden
yararlanmada var olagelen mekân ve zaman sınırlamalarını tümü ile kaldıran, kapasite
ve öğretim elemanı sorununu büyük ölçüde çözerek erişimi kolaylaştıran bir düzenleme
getirilmiştir (Trollip & Alessi, 2001; Schutle, 1997). Bu tarz eğitim ortamlarında,
öğrenciler kendilerine dayatılan zaman diliminde çalışmak zorunda değillerdir
(Bachman, 2000, 6). Örneğin, örgün eğitim sistemlerinde konular o gün, o sınıfta, o
sömestri işlenilmek üzere öğrenci tarafından çalışılmak zorundadır. O ders ya da
konular bir başka gün, bir başka mekânda, ikinci sömestri çalışılamaz, mutlaka o dönem
içersinde, hatta o hafta, o gün ve o sınıfta olmak zorundadır (Arslan, 2001, 34). Web
tabanlı öğretim ise öğrenciyi yer ve zaman konusunda özgür kılmaktadır.
2
Teknolojinin hızla ilerlemesi ve bilginin hızlı üretilmesi gibi nedenler öğrenmenin
yaşam boyunca gerekli kılmaktadır. Bu durumda teknolojiye ulaşabilen herkes
öğrenmelerini yaşamı boyunca devam ettirebilecektir. Kısacası, büyükanneler ve
büyükbabalar da isterlerse eğitim görebileceklerdir. Yetişkinler, yükseköğretim ve
yükseköğretim öncesi aşamalarındaki gençler, özürlüler, herhangi bir nedenden ötürü
okula gidemeyenler, dil öğrenmek isteyenler, değişen iş şartları nedeniyle çeşitli
konularda kendisini yetiştirmek isteyenler, çalıştığı için okula gidemeyenler, eğitim
kurumları açısından sınırlı imkânlara sahip olan kırsal kesimde yaşayanlar web tabanlı
öğretim sayesinde eğitim haklarından sonuna kadar yararlanabilmektedirler (Halis,
2001, 89). Bu sistemde,
eğitimsel gelişimle ilgili sorumluluk kişinin kendisine
verilmektedir (Bachman, 2000, 6). Bireyler bir müşteri gibi eğitim ve öğretim
pazarından kendi gereksinimlerine uygun eğitimi bireysel sorumluluğunu kullanarak
seçebilmektedirler. Bu noktalardan hareketle denilebilir ki; web tabanlı öğretim, eğitim
hakkından mahrum olanlar için büyük bir fırsat olarak karşımıza çıkmaktadır.
Diğer taraftan, devletler eğitim hizmetlerini sunmayı kabul etmişlerdir. Ancak bu
hizmetin nasıl sunulacağı ve hukuki dayanakları hala tartışılmaktadır. Aşağıda eğitim
hakkının hukukî dayanakları kısaca incelenmiştir;
2. Eğitim Hakkının Hukukî Dayanakları
Ülkemizde, eğitimin hukukî boyutu her zaman sorun olarak varlığını sürdüre
gelmektedir. Hâlâ birçok bölgede temel eğitim sorunu tam anlamıyla çözülememiş ve
kadın erkek arasındaki eğitilmişlik uçurumu belirli bir düzeye çekilememiştir (Yumuşak
ve Tuna, 2000, 10). Eğitimden yararlanabilen kesimler için de eğitim ortamları tam
olarak çağdaş eğitim seviyesine çıkarılamamıştır (Tomul, 2002, 2).
Millî Eğitim Şûralarında, Kalkınma Plânlarında, Anayasada eğitimin ülkenin geleceği
ne kadar önemli olduğunun üzerinde durulmuş, fakat tartışılan konular ve uygulamaya
konması gereken programlar zamanında uygulamaya konamamıştır. Bu kararlar
belirlenirken temel alınan bazı ulusal ve uluslararası düzenlemeler mevcuttur. Şüphesiz
bu düzenlemelerle gerek ulusal, gerekse uluslararası boyutta insanların eğitim hakkına
dair standart uygulamaların varlığından söz edilebilir.
3
2.1. Eğitim Hakkı ile İlgili Uluslararası Düzenlemeler
Eğitim hakkı daha çok uluslar arası sözleşmeler ile ülkelerin anayasa ve yasalarında
tanımlanmaktadır. Bu tanımlamalar esas alınarak eğitim hakkı kavramının kapsamı
belirlenmeye çalışılmıştır. Bununla birlikte eğitim hakkı insan hakları bağlamında ele
alınan haklarından biri olup, bu konuda yasal düzenlemelerle yaptırım uygulanması en
zor olan haklardan birisidir (Nowak, 1997). Aşağıda eğitim hakkı ile ilgili uluslararası
düzenlemeler yer almaktadır.
2.1.1. İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi
Dünyada eğitim hakkıyla ilgili ilk düzenlemeler 1948 tarihli Birleşmiş Milletler İnsan
Hakları Evrensel Bildirisi’nde yapılmıştır. Buna göre; "Herkesin eğitim hakkı vardır.
Eğitim hiç olmazsa temel eğitim evrelerinde parasızdır. Temel eğitim zorunludur.
Meslekî ve teknik eğitimden herkes yararlanabilmelidir. Yüksek öğrenim yeteneklerine
göre herkese açık olmalıdır" (İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi, 1948, Madde 26).
2.1.2. Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Bildirisi
"Bedensel, zihinsel ya da toplumsal bakımlardan güçlüğü bulunan çocuklara özel
durumun gerektirdiği özel sağaltım, öğretim, eğitim ve özen sağlanacaktır" (Çocuk
Hakları Bildirisi, 1959, Madde 51). “Eğitimi gibi aynı amaçla, çocuğa oyun oynaması
ve eğlenmesi için de tam fırsat verilecektir. Çocuğun bu hakkını tam kullanmasını
sağlamak için toplum ve kamu yetkilileri çalışacaklardır” (Adem, 1997, 140).
2.2. Ulusal Düzenlemeler
Ülkemizde eğitim hakkıyla ilgili olarak ilk düzenleme Anayasanın 42. Maddesidir. Bu
madde eğitim hakkını tanımlarken aynı zamanda bu hakkın kullanım şeklini
göstermekte ve bu hakkın sınırlarını göstermektedir. Eğitim ve öğrenim hakkının
düzenlenmesi ile ilgili olarak; Millî Eğitim Temel Kanunu, Yükseköğretim Kanunu,
İlköğretim ve Eğitim Kanunu, Özel Eğitim Kurumları kanunu gibi yasal düzenlemeler
mevcuttur. Buna göre anayasal ilkeler şunlardır (Türkiye Cumhuriyeti Anayasası,
Madde 42);
•
“Kimse, eğitim ve öğretim hakkından mahrum tutulamaz”.
•
“Bu hakkın kapsamı kanunla tespit edilir ve düzenlenir”.
4
•
“Eğitim ve öğretim, Atatürk ilkeleri ve inkılâpları doğrultusunda, çağdaş bilim
ve eğitim esaslarına göre, devletin ve denetimi gözetimi altında yapılır. Bu
esaslara aykırı eğitim ve öğretim yerleri açılamaz”.
•
“İlköğretim, kız ve erkek bütün vatandaşlar için zorunludur ve devlet
okullarında parasızdır”.
Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Uluslararası Sözleşmesi’nin 13. maddesinin c
fıkrasında “Yüksek öğrenim, özellikle başlangıçta verilecek ücretsiz geliştirme eğitimi
gibi her türlü uygun vasıtalarla, yetenek ölçüsüne göre herkesin eşit olarak
yararlanmasına açık duruma getirilir” denilmektedir (Sosyal ve Kültürel Haklar
Sözleşmesi, 2000, Madde 13). Bu madde de belirtilen “yükseköğretimin her uygun yol”
ve “herkese yetenek ölçüsüne göre eşit olarak yararlanılması” hükümleri web tabanlı
öğretim programları açısından değerlendirildiğinde, web tabanlı öğretim uygulanmakta
olan öğrenme-öğretme süreçlerindeki çeşitliliğe karşılık gelmektedir (Selvi, 2002, 2).
Senkron ya da asenkron öğretim, video konferans, CD, çoklu ortam uygulamaları
biçimindeki öğretim uygulamaları yükseköğretim programlarının uygun yolla
gerçekleştirilmesi hükmünü yerine getirmektedir. Yükseköğretimin herkese becerisine
göre eşit olarak açılması ise web tabanlı öğretim programlarına giriş koşullarındaki
eşitlik ve program türlerindeki çeşitliliğin sağlanabilmesi açısından değerlendirilebilir.
Bununla birlikte, yükseköğretim çağ nüfusu (18–21 yaş) 2000 yılından itibaren yüksek
artış göstermiştir. Aynı zamanda, ortaöğretimdeki okullaşma oranı ise sürekli olarak
artmaktadır. Örneğin, 1985-1986'da %32, 1990-1991'de %37,6 olan bu oran, 19981999'da %57,7'ye yükselmiştir (YÖK Raporu, 2004, 34). Bu nedenle, yükseköğretime
giriş için başvuran öğrenci sayısında, son yıllarda görülen durağanlaşma eğilimine
rağmen, özellikle sekiz yıllık temel eğitimin etkisiyle, önümüzdeki yıllarda büyük artış
beklenmektedir (Gürüz, 2001).
Millî Eğitim Bakanlığı tarafından yapılan kestirimlere göre (MEB Sayısal Veriler,
2004), 2005–2006 ders yılında ortaöğretimdeki öğrenci sayısı, 1.710.092'si genel
liselerde, 2.484.051'i ise meslekî ve teknik liselerde olmak üzere, toplam 4.194.143'e
ulaşacak, bu kademedeki okullaşma oranı ise %79,4'e yükselecektir. Buna göre,
5
önümüzdeki beş yıl içerisinde yükseköğretime giriş için başvuran aday sayısının
2.000.000'u aşacağı tahmin edilmektedir (YÖK Raporu, 2004, 35). Bu istatistiklerin de
ortaya koyduğu gibi, eğitim sistemimizdeki hızla büyüyen arz-talep dengesizliği
çocuklarımızın eğitim hakları önünde büyük engel teşkil etmektedir.
Üniversitelerde çalışan öğretim elemanlarının nicelik açısından yeterli olduğunu
söylemek çok zordur. Bunun en önemli göstergesi kalabalık sınıflar ve haftalık ders
saatlerinin çok fazla oluşudur (Güneş ve Hasan Demirtaş, 2002). 2005–2006 öğretim
yılında ortaöğretim okullaşma oranı %79,4’e yükselmesi durumunda yükseköğretim çağ
nüfusu sayısı artarak üniversite kapılarında yığılmalara neden olacaktır. Devlet İstatistik
Enstitüsü’nün projeksiyonlarına göre, ülkemizdeki yükseköğretim çağ nüfusu 2005
yılında 5.362.000 olacaktır (YÖK Raporu, 2004, 35). Türk yükseköğretim sisteminin
2005 yılındaki hedefleri;
•
Toplam okullaşma oranı
%40,
•
Açıköğretimin payı
%25,
•
Lisans öğrencilerinin payı
%45,
•
Önlisans öğrencilerinin payı
%30.
olarak konduğu takdirde, o yılki toplam öğrenci sayısı ve bunun dağılımı aşağıdaki gibi
olacaktır;
•
Toplam öğrenci sayısı
2.145.000,
•
Açıköğretimdeki öğrenci sayısı
536.000,
•
Örgün öğretim lisans öğrenci sayısı
965.000,
•
Örgün öğretim önlisans öğrenci sayısı
644.000.
Bu hedefe ulaşabilmek için önümüzdeki yedi yıl içinde açık öğretimdeki öğrenci sayısı
esas olarak sabit tutulurken, yaklaşık olarak, örgün öğretim lisans programlarında %50,
önlisans programlarında ise %220 oranında ek kapasite yaratılması gerekmektedir
(Mutlu, 2000). Son yıllarda, yükseköğretime yönelik hızla büyüyen talep artışı ile
kaynak yersizliklerinin ortaya çıkması üniversiteleri ek kaynak yaratmaya ve alternatif
çözümler üretmeye zorlamaktadır (Timur, 2000, 353).
6
Yükseköğretime olan talebin sürekli artması ve yaşam boyu öğrenimin kaçınılmaz hale
gelmesi alternatif eğitim sistemlerini gündeme getirmektedir. Günümüzde bu ihtiyacı
giderebilmek için gelinen nokta web tabanlı öğretim olanaklarıdır (Baron ve Karen
Ivers, 1999). 1990’lı yılların başından itibaren sosyal, ekonomik, politik ve kültürel
sahada insan yaşamının vazgeçilmez parçası haline gelen web teknolojileri, eğitim
alanında da etkin olarak kullanılmaya başlanmıştır. Law (2000), Enformasyon Devrimi
ile web teknolojileri arasındaki ilişkinin Sanayi Devrimi ile buhar makinesi arasındaki
ilişkiyle eşdeğer düzeyde olduğunu ifade etmektedir. Çünkü web tabanlı öğretim ile
geleneksel yöntemlerle hayal dahi edilemeyecek sayıda öğrenciye kitlesel eğitim
verilmektedir. Bununla birlikte farklı ilgi ve yeterlikteki kişilere sağladığı bire-bir ilgi
ile bireyselleştirilmiş eğitimi; yine geleneksel sistemlerle mümkün olmayan program,
kaynak, öğretim elemanı gibi potansiyeli ile küresel eğitimi birlikte sağlayan bir anlayış
oluşturulmaktadır (Karasar, 1999, 135).
3. Sonuç
Ülkemizdeki bazı üniversitelerin, web tabanlı öğretime başlayarak, üniversiteye
giremeyen birçok lise mezununa yeni olanaklar sağlayacağı düşünülmektedir.
Türkiye’nin her bölgesine ve değişik sosyo-ekonomik kesimlerine, eğitim hizmetleri
hızlı ve düşük maliyetle götürülerek fırsat eşitliği sağlanabilir (Şen, 1999, 16). Bu
öngörü gerçekleştiği takdirde, önümüzdeki yıllarda üniversite okuma olanağı bulan
öğrenci sayısının %25–50 oranında artacağı tahmin edilmektedir. Bu durum, eğitim
hizmetinin öğrencilerin yakın çevresine kadar götürülmesine, öğrencilerin eğitimle ilgili
ulaşım, barınma ve beslenme gibi yaşam giderlerinin düşmesine; dolayısıyla da eğitim
hakkının daha geniş kitlelere ulaşmasına yardımcı olacaktır. Dolayısıyla web üzerinden
eğitim verme potansiyeli olan üniversitelerimizin bu pozisyona kendilerini hazırlamaları
gerekmektedir.
Kaynaklar
ADEM, Mahmut (1997). “Eğitim Hakkı”. İnsan Hakları Yıllığı, Cilt 10–11, s.140.
ARSLAN, Ahmet (2001). “Web Destekli Bilgisayar Öğretiminde Tasarım Kriterlerinin
Değerlendirilmesi”. Marmara Üniversitesi, Fen Bilimler Enstitüsü (Yayımlanmamış
Yüksek Lisans Tezi), İstanbul.
7
BACHMAN, Keith (2000). “Corporate E-Learning: Exploring A New Frointer”. WR
Hambrecht & Co Issues E-Learning Industry Report, San Francisco.
BARON, Ann E. ve IVERS, Karen S. (1999). The Internet and Instruction. Libraries
Unlimited, Inc. Enlewood, Colorado.
BİRLEŞMİŞ MİLLETLER, Çocuk Hakları Bildirisi. 1959, Madde, 51.
BİRLEŞMİŞ MİLLETLER, Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Uluslararası
Sözleşmesi. 2000, 13. Madde, 2/c.
BİRLEŞMİŞ MİLLETLER, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi. 1948, Madde 26.
DEMİR, Fevzi (1998). Anayasa Hukukuna Giriş. Barış Yayınları, İzmir
DUMAN, Hasan (1997). İnsan Haklarına Saygılı Devlet. İnkılâp Yayınevi, İstanbul
GÜNEŞ, Hasan ve DEMİRTAŞ, Hasan (2002). “Üçüncü Bin Yılda Üniversiteler ve
Toplumsal Kalkınma”. Eğitim Araştırmaları Dergisi, Sayı:7.
GÜRÜZ, Kemal (2001). Dünya’da ve Türkiye’de Yükseköğretim: Tarihçe,
Bugünkü Sevk ve İdare Sistemleri. ÖSYM Yayınları, Yayın No:4, Ankara.
HESAPÇIOĞU, Muhsin (2004). “Eğitim ve Okul Alanındaki Çağdaş Gelişmeler ve Bu
Gelişmelerin Eğitim Yönetimine Yansımaları”. Yaşadıkça Eğitim, Sayı: 82, Ankara.
HORTON, William (2000). Designing Web-Based Training. Wiley Computer
Publishing, John Wiley & Sons, USA.
KARASAR, Şahin (1999). Sanal Yüksekeğitim. Anadolu Üniversitesi, Sosyal Bilimler
Enstitüsü (Yayımlanmamış Doktora Tezi), Eskişehir.
KAYA, Yahya Kemal (1984).
İnsan Yetiştirme Düzenimiz: Politika, Eğitim,
Kalkınma. Hacettepe Sosyal ve İdarî Bilimler Yayınları, 4. Baskı, Ankara
LAW, Derek (2000). “Information Policy for a New Millennium”. Library Review,
Cilt: 49, Sayı:7, s.322.
MEB,
http://www.meb.gov.tr/index1024.htm,
“Sayısal
Veriler
2003–2004”,
(Erişim Tarihi: 26.01.2005).
MUTLU, Latif (2000). Yükseköğretim Finansmanı: Yasal Düzenlemeler İçin
Öneriler, TÜSİAD Yayınları, Yayın No: 2000–10/287, İstanbul.
8
NOWAK, Manfred (1997). “The Right to Education”. Economic Social and Cultural
Rights, Martinus Nijhoff Publishers.
ŞEN, Nurcan (1999). İnternet Tabanlı Öğretimin Etkililiği, Ankara Üniversitesi,
Sosyal Bilimler Enstitüsü (Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi), Ankara.
SCHUTLE, Jerald G (1997). “Virtual Teaching in Higher Teaching”. 1997, CASO’s
Internet
University.
http://www.csun.edu/sociology/virexp.htm,
(Erişim
Tarihi:
24.01.2005).
SELVİ, Kıymet (2002). “Uzaktan Öğretim ve Eğitim Hakkı”. Açık ve Uzaktan Eğitim
Sempozyumu, Anadolu Üniversitesi, Eskişehir
SONG, Liyan; SINGLETON, Ernise S.; HILL, Janette R; ve KOH, Myung H. (2004).
“Improving Online Learning: Student Perceptions of Useful and Challenging
Characteristics”. Internet and Higher Education, Cilt: 7, Sayı: 1, s.59-70.
TİMUR, Taner (2000). Toplumsal Değişme ve Üniversiteler, İmge Kitabevi, Ankara.
TROLLIP, Stanley R. ve ALESSI, Stephen M. (2001). Multimedia for Learning:
Methods and Development, 3rd Edition, Allyn & Bacon, Massachusetts.
TOMUL, Ekmel (2002). “Eğitim Endeksi ve Boyutları İle Gelir Dağılımı Arasındaki
İlişki-Ülkelerin Gelişmişlik Düzeylerine Göre Bir Karşılaştırma”. 1.Ulusal Bilgi,
Ekonomi ve Yönetim Kongresi, İzmit.
TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI, Madde 42.
VURAL, Nurhayat (2002). “Uzaktan Eğitimde E-Pedagoji”. Bilişim Zirvesi, TBD,
İstanbul.
YAZICI, Ali ve ATLAS, İrfan (1999). “Web-Based Distance Education in Developing
Countries”. 14th Symposium on Computer and Information Sciences, Ankara.
YUMUŞAK, İ. Güran ve TUNA, Yusuf (2000). “Kalkınmışlık Göstergesi Olarak
Beşerî Kalkınma İndeksi ve Türkiye Üzerine Bir Değerlendirme”. IV. Uluslararası
Ekonomi Kongresi, ODTÜ, Ankara.
YÜKSEK ÖĞRETİM KURUMU (2004). Türk Yükseköğretiminin Bugünkü
Durumu. YÖK Başkanlığı, Ankara.
9
Download