Yerli yatırımcılara stopajlar iade edilecek 17.11

advertisement
Yerli yatırımcılara stopajlar iade edilecek
17.11.2008 / Bumin Doğrusöz
Geçtiğimiz günlerde Maliye Bakanı'nın açıklamalarına atıfla basında çıkan haberlere göre
hisse senedi ve devlet iç borçlanma senedi alım-satım kazançlarında Türkiye'de yerleşik
kişilere uygulanan yüzde 10 oranındaki stopajın kaldırılacağına ilişkin haberler yer aldı.
Bilindiği gibi bu stopaj yabancı yatırımcılar için söz konusu değil.
Hatırlanacağı gibi Gelir Vergisi'nin söz konusu stopajı düzenleyen geçici 67. maddesinde
başlangıçta yerli yabancı ayırımı yapılmazken daha sonra yabancıların baskısı ile maddede
5227 sayılı kanunla değişiklik yapılmış ve söz konusu stopaj yabancı yatırımcılar için
kaldırılmış, yerli yatırımcılar için ise stopaj (yüzde 15) korunmakla birlikte bakanlar kuruluna
sıfıra kadar indirme yetkisi verilmişti. Bu oran daha sonra 2006/10731 sayılı bakanlar kurulu
kararı ile yüzde 10'a indirilmişti.
Burada bir eşitsizlik ve adaletsizlik olduğunu çok önceleri, söz konusu mevzuat değişiklikleri
sırasında yazdık, daha sonra 23 Temmuz 2007 ve 23 Ekim 2008 günlü Referans'taki
yazımızda da dile getirdik.
Sayın Bakan'ın vaat ettiği stopaj sıfırlaması, sadece hisse senedi alım satım kazançları için
gerçekleşti.
13 Kasım günlü Resmi Gazete'de yayımlanan 2008/14272 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile
tam mükellef gerçek kişi ve kurumlarca halka açık ve borsada işlem gören hisse senetlerinin
iktisabından itibaren 1 yıl içerisinde satışından elde edilen kazançlarda uygulanan % 10
oranındaki stopajın oranı, sıfıra indirildi.
Burada tam mükelleflerle dar mükellefler arasındaki eşitlik sağlanıldığı zannedilmesin.
Buradaki eşitsizlik aynen devam etmektedir. Çünkü dar mükelleflere sıfır oranı yasama
organının güvencesinde iken, tam mükelleflerde sıfır oranı Bakanlar Kurulunun takdirindedir.
Kanun değişmedikçe dar mükelleflere uygulanan oran değiştirilemezken, tam mükelleflere
uygulanan oran her an bir Kararname ile yeniden değiştirilebilir. Kanunun sağladığı güvence,
hiç şüphesiz Kararnamenin sağladığı güvenceden daha üstündür. Zaten bırakın üstünlüğü,
eşitlik olsaydı bile, verginin yasallığı ilkesi olmazdı.
Üstelik oran farklılığı bir çok konuda devam etmektedir. Hisse senedi dışındaki menkul
kıymetler ile diğer sermaye piyasası araçlarının alım satımımda, bunların itfası halinde alış
bedeli ile itfa bedeli arasındaki farkda, bunların dönemsel getirilerinde ve yine bunların ödünç
işlemlerinden sağlanan kazançlarda, yatırım fonlarının katılma belgelerinin kâr paylarında
uygulanan stopajın oranı, hâla dar mükellefler için sıfır, tam mükellefler için % 10'dur.
Dolayısı ile tam mükellefler ile dar mükellefler arasındaki eşitsizliğin giderilmesi söz konusu
değildir. Sadece uzunca bir süredir dar mükelleflere nazaran "enayi" yerine koyduğumuz ve
"bıyıklı yabancı" olamamış tam mükelleflere uyguladığımız stopaj, şimdi onlardan medet
umularak, borsada kalmaları için sıfırlanmıştır. Göreceksiniz kriz bitince bu stopaj yeniden
gelir.
Kaldı ki, stopaj oranının sıfırlanmasının da bu günlerde pek bir önemi kalmamıştır. Çünkü
hisse senedi alım satımından para kazanan pek yoktur. Yani Kararname hazineye gelmesi
zaten pek güç olan geliri kaldırmıştır.
Öte yandan bu Kararname ile yıl içerisinde borsada işlem gören hisse senedi alım satımı
yapanların yılsonunda ihtiyari olarak verecekleri beyannamede uygulanan % 10 oranındaki
yıllık vergi oranını da sıfıra indirmiştir.
Bilindiği gibi bir kısım satışları kârlı, bir kısım satışları zararlı olan mükelleflerin yıl sonunda
beyanname vermek suretiyle kârları ile zararlarını karşılaştırarak oluşan matrahın % 10
oranındaki vergisine göre, yıl içerisinde kârlı satışlarından kesilmiş yıllık vergilerine göre
fazla kesilmiş stopajları iade alabilmektedirler.
Şimdi stopaj oranının ve yıllık beyanname oranının sıfırlanması sonucu bazı yorumlar
yapılmaktadır. Stopajın sıfıra indirildiği dönemde oluşan zararların daha önce yapılmış kârlı
satışların kârından mahsubuna izin verilmeyeceği ve böylece Maliyenin stopaj iadesinden de
kurtulmuş olacağı ileri sürülmektedir. Bu düşünceyi ileri sürenlere göre, vergili dönemin
kazancından vergisiz dönemin zararı mahsup edilemez.
Böyle bir görüş geçerli olamaz. Sıfırda bir orandır. Yani Kararname sonrasında da, söz
konusu hisse senetlerinin tam mükelleflerce alım satım kazançlarında stopaj vardır, ancak
oranı sıfırdır. Dolayısıyla mahsup yapılabilir. İleri sürülen görüş, tam mükelleflerin bu
kazançlarındaki stopaj, kanunla kaldırılsaydı, yani vergisizlik kanunla tanınsa idi geçerli
olurdu. Nitekim benzer konularda yargı organlarının içtihadı hep, Kararnamelerle öngörülen
sıfır oranının bir tür vergileme olduğu yönünde gelişmiştir. Zaten doğru olan da budur.
Bu nedenle kimsenin, kriz sonrası hisse senedi satışlarından oluşan zararları, kriz öncesi
oluşan satış kârlarından mahsup edemeyeceği ve bu yolla yıllık sıfır oranındaki vergiye göre
fazladan kesilmiş stopajları geri alamayacağı yönünde bir endişesi olmasın. Çünkü
Kararname, yıllık vergi oranını sıfır olarak belirlemekle, yıllık beyanname verecek tam
mükelleflere yıl içerisinde kesilen bütün stopajların iadesi sonucu doğuracaktır.
Kaynak: http://www.referansgazetesi.com/haber.aspx?YZR_KOD=156&HBR_KOD=110701
Download