ABANT GÖLÜ TABİAT PARKI UZUN DEVRELİ GELİŞME PLANI Prof

advertisement
ABANT GÖLÜ TABİAT PARKI UZUN DEVRELİ GELİŞME PLANI
ABANT GÖLÜ TABİAT PARKI UZUN DEVRELİ GELİŞME PLANI
Prof. Dr. Mehmet Tunçer – Ekim 2009
AİBÜ Mühendislik Mimarlık Fakültesi – Mimarlık Bölümü Başkanı
(AİBÜ Üniversite Dergisi için hazırlanan yazıdır)
SORU : Sizin daha önce Bolu Çevre Düzeni Planı ve Abant Uzun Devreli Gelişme
Planı gibi çalışmalar içinde yer aldığınızı biliyoruz. Hazırladığınız bu çalışmalar
arasında önemli bir yer tutan Abant Tabiat Parkı Uzun Devreli Gelişme Planı’nın
amacı ve hedefi nedir?
2001 – 2002 yılları arasında hazırlanan bu çalışmada amaç; 1/10 000 ölçekli “Abant
Gölü Tabiat Parkı Uzun Devreli Gelişme Planı”’nın hazırlanmasıdır. Bu Plan, Koruma
plancısı, orman mühendisi, biyolog (flora ve fauna uzmanları), jeoloji mühendisi,
peyzaj mimarı, mimarlardan oluşan bir Ekip ile hazırlanmıştır. Bu çalışmada Proje
Yöneticisi olarak görev yapmıştım.
Abant Gölü Tabiat Parkı arazi kullanım kararlarının belirlenmesinde, jeolojik ve
jeomorfolojik sınırlayıcılar, biyolojik sınırlayıcılar önemli doğal eşiklerdir.
Planlamada başlıca hedef; Abant Tabiat Parkı’nda koruma-kullanma dengesinin
sağlanarak, göl ve orman ekosisteminin korunması, geliştirilmesi ve bu önemli doğa
parçasının gelecek nesillere aktarılmasıdır.
Plan’ın hedefleri arasında; ekosistemlerin devamlılığını sağlayacak şekilde doğal
hayat habitatlarının korunması, Göl kenarındaki turbalaşmanın önlenmesi,
yaylalardaki düzensiz ve kaçak yapılaşmanın önlenmesi, günübirlik kullanımların
denetim altına alınması, çevre kirliliğinin önlenmesi, doğal yaşam ile Tabiat
Parkı’ndan faydalanan insanları koruma-kullanma dengesi içinde uyumlu hale
getirecek araçların geliştirilmesi, Tabiat Parkı sınırları içinde kirlilik ve gürültü
oluşturan araç trafiğinin önlenmesi, otlatma faaliyetlerinin kısıtlanması
bulunmaktadır.
Abant Gölü Tabiat Parkı Flora ve Fauna Açısından Önemli Alanlar
SORU: Abant Tabiat Parkı’nda doğal çevrenin korunmasına yönelik planlama
kriterleri nelerdir ?
Uzun Devreli Gelişme Planları mutlak koruma, sınırlı kullanım ve kontrollü kullanım
alanlarını saptayarak planlama kararları getirirler. Abant için de aşağıdaki planlama
amaç, ilke ve kriterleri saptanmıştır;
1. Doğal kaynakların devamlılığının sağlanması; Habitat tahribatına neden olabilecek
faaliyetlerin denetlenmesi, mevcut sulak alan ekosisteminin bölümleri olan; su
alanları, su kenarı ve su içi bitkileri, tüm yaban hayatı (memeliler, kuşlar,
sürüngenler, böcekler, amfibiler vb.) ve bunların habitatlarının korunması,
2. Topografik yapıyı bozucu faaliyetlerin denetlenmesi
3. Su kalitesinin korunması ; Abant Gölü su niteliğinin ve ortamının içme suyu
niteliğinde ve kalitesinde tutulması, böylece Göldeki türlerin çeşitliliğinin devamı ve
sürdürülebilirliğinin sağlanması,
4. Havza sınırlarının belirlenerek koruma altına alınması; özellikle Bolu-Abant
Sapağına kadar (22 km) olan bölge Tabiat Parkı niteliğinde olduğu için koruma altına
alınması gereklidir. Tabiat Parkı sınırları genişletilmelidir. Çevre Düzeni Planı
yenilenen bu alanda yapılaşma devam etmekte ve ekolojik denge giderek
bozulmaktadır.
Abant Gölü ve Yakın Çevresi 1/25 000 Ölçekli Çevre Düzeni Planı
5. Tabiat Parkı’na olan yoğun kullanım baskısının en aza indirilmesi için önlemlerin
alınması, kullanıma yönelik baskının azaltılması,
6. Ormanda flora, fauna ve endemik türlerinin biyolojik çeşitliliğinin korunması ve
sürdürülebilirliğinin sağlanması,
7. İnsan yapısı çevrenin (yayla ve turistik tesisler) daha fazla yapılaşmasının
önlenmesi, yer yer tasfiyesi ve sağlıklaştırılması,
8. İnsan eylemlerinden ve insan yapısı çevreden kaynaklanan sorunların minimize
edilmesi amacıyla gerekli önlemlerin alınması,
9. Mevcut ulaşım ağı dışında yeni yol açılmaması, Göl’de araç ekzoslarından
kaynaklanan kurşun kirliliğinin önlenmesi amacıyla Göl çevresinde özel araçlarla
dolaşımın yasaklanması ve akülü sistemlerin devreye sokulması,
10. Gölü besleyen su kaynaklarının doğal özelliklerinin devamlılığının sağlanması,
11. Doğa sporlarının desteklenmesi,
12. Geleneksel el sanatları ve diğer faaliyetlerin desteklenmesi,
13. At ve fayton kullanımının düzenli hale getirilmesi,
14. Göle karışan akarsular, yer altı suları ve akiferlerin kirlenmesinin önlenmesi ve
denetimi, göle erozyonla ve akarsularla ulaşan toprak, alüvyon ve organik kaynaklı
katı atıkların önlenmesi, böylece gölde sazlık, turbalaşma ve dolgu oluşumunun
önlenmesi,
15. Yaylalardan kaynaklanan kaçak ve aykırı yapılaşmanın, kirlilik ve diğer görsel,
çevresel sorunların giderilmesi,
16. Atıksu arıtma tesisinin kurulması,
17. Yöre halkının ekonomik çıkarları ile arazi kullanım dengesinin kurulması,
18. Yangına hassas kesimlerin belirlenmesi ve her türlü ateş yakılmasının önlenmesi,
yangınla mücadele için alt yapının oluşturulması,
19. İdari organizasyonun geliştirilmesi ve uygulanması; Abant Gölü Tabiat Parkı,
idari organizasyon planının hazırlanması, ilgili kurum ve kuruluşlarla
koordinasyonun sağlanarak, planın uygulanabilirliğinin sağlanması,
20. Tabiat Parkı’nın doğal özelliklerinin devamlılığının sağlanması ile yöre halkının
çıkarlarının paralel olduğu konusunda bilinçlendirme programlarının düzenlenmesi,
Tanıtım ve bilgilendirme konularında organizasyonların düzenlenerek yöre halkının
Tabiat Parkına sahiplenmelerinin sağlanması.
Abant’ta Çevre Sorunları ve Kirlilikler
SORU: Korumayı ve kontrolü sağlamak için Abant Gölü Tabiat Parkı İşletme
Biçiminin değiştirilmesi gerektiğinden bahsetmiştiniz. Tabiat Parkı yönetimi ve
işletilmesi için önerileriniz nelerdir??
Aradan yaklaşık 8 yıl geçmesine rağmen günümüze kadar halen bazı önlemlerin
alınmamış olmasını üzüntü ile karşılıyorum. Özellikle, altını çizerek söylüyorum;
Abant Gölü’ndeki kirliliğin başlıca nedenlerinden biri olan göl çevresi taşıt trafiğine
kapatılmalıdır. Gerek hava kirleticilerinin nemli ortamda asit olarak göle dönmesi,
gerekse göldeki ağır metal kirliliğinin gölü çok kirlenmiş su sınıfına sokacak boyutlara
gelmesi, her geçen gün artan trafik yoğunluğuna bir çözüm bulmayı zorunlu
kılmaktadır. Günümüzde Abant içerisinde her noktaya, her an denetimsiz olarak
araçla ulaşmak olasıdır. Bu durumun önemli çevre sorunları yarattığı saptanmıştır.
Bu sorunlar;
Göl çevresinde denetimsiz trafiğin yarattığı gürültü ve kazalar,
Göle karışan ekzos vd kirlilikler, özellikle hafta sonları piknik yapanların oluşturduğu
gürültü, görüntü ve çevresel sorunlar, araçların yıkanmasından kaynaklanan
kirlilikler, deterjan kullanımı, atık yağlar vd. kirleticiler Göl’deki yaşama zarar
vermekte ve Abant Gölü’nün suyu ile Gölköy Göleti beslenmekte ve Bolu ovasındaki
tüm tarım alanları sulanmaktadır.
Planın önerisi; Göl çevresinde şattıl (shuttle) adı verilen ekzos çıkarmayan,
gürültüsüz akülü bir sistem oluşturulmasıdır.
Bu sistem, Göl çevresindeki tesislere ve yaylalara hizmet vererek, ulaşımı
sağlayacaktır. Göl çevresinde yürüyemeyecek derecede yaşlı, çocuk ve hamilelere,
özürlülere hizmet verecek, Giriş kapılarından başlayarak belirli duraklar ve ringlerde
servis yapacak, Çevre kirliliği ve gürültü yaratmayacak özel akülü/elektrikli araçlarla
ve/veya bu sistem oluşturuluncaya kadar faytonlarla verilecek olan servis hizmetidir.
Hafta sonları ve yoğun turizm mevsimlerinde (bayramlar, yılbaşı, dinlenme
tatillerinde) Göl çevresindeki yolda da hizmet verebilir. Göl çevresindeki asfalt yolun
özel olarak projelendirilip, kaplaması ve kesiti değiştirilerek, atlı spor, yaya
promenadı ve bisiklet yolu olarak düzenlenmesi öngörülmektedir.
At biniciliğinin sadece Planda gösterilen parkurlarda yapılması sağlanmalıdır. Göl
çevresindeki yolun düzenlenmesine kadar, hafta sonları, günübirlik yoğun
ziyaretçilerin bulunduğu zamanlarda Göl çevresinde dolaşamayacaklardır.
Tabiat Parkı içerisinde bulunan mevcut otel ve gazinolar, çevre kirliliği ve doğal
çevrenin bozulmasın neden olmaktadır, bunların katı ve sıvı atıkları denetim altına
alınmalıdır. Parkın doğal kaynak değerleri korunmalıdır, bunun için turbalaşma,
sazların oluşumu vb sorunlar kapsamlı araştırmalarla irdelenmelidir,
Abant Tabiat Parkı Uzun Devreli Gelişme Planı (1/10 000)
Potansiyel etkisi nedeniyle, Pelitözü Yaylasının tamamı Tabiat Parkı sınırları içine
alınmalıdır. Bu kesimde Beşpoyraz Deresine ulaşan küçük derelerin denetim altına
alınması Gölde oluşan turbalaşmanın denetimi bakımından önemlidir.
Giriş-Kontrol Noktalarında; tur otobüsleri, minibüs ve midibüsler için otoparklar,
tanıtım ve dinlenme noktaları, güvenlik ve diğer ilgili servislerin yer alması
planlanmıştır. Tabiat Parkı Giriş Kapıları Özel Projelendirilerek uygulanacaklardır.
Tabiat Parkı sınırları içinin zorunlu durumlar (yangın, cankurtaran vd) ve servis
araçları dışında motorlu araç trafiğine kapatılması, Planlamanın önde gelen
kararlarındandır.
Tur otobüsleri ve özel araçların Tabiat Parkı dış girişlerinde bırakılması ve iç ulaşımın
özel toplu taşın araçları (akülü sistem, çevre kirletmeyen ve gürültü üretmeyen
sistemler) ile yapılması başlıca ilkelerden biridir.
Mudurnu Yolu güzergahı var olan başka bir güzergahtan işlemelidir. Yaklaşık 10
yıldır ulaşım sorunları çözümlenememiştir. Tabiat Parkı sınırından Bulanık
Yaylasına, oradan Ballıca Doruğundan, Obrukkaya’ya ulaşmakta ve oradan
Mudurnu’ya varmaktadır. Bu yolun kalitesinin arttırılması gerekli olduğu
belirtilmektedir.
Göl çevresindeki atlı dolaşım yolu, orman tarafında yer alacak ve drenajı ayrıca
toplanarak Göle verilmeden bir arıtma sistemine bağlanacaktır. Atların katı
atıklarının yere dökülmeden toplanması gereklidir. Bunun için at sahipleri
eğitilmelidir. Samat Yaylası girişindeki turbalık alan üzerinde yer alan binicilik eğitim
alanının kirlilik yaratması nedeniyle kaldırılması gereklidir.
SORU : Abant Uzun Devreli Gelişme Planı’nın diğer bazı önemli kararlarını da
açıklarmısınız??
Ballıca Tepe, Alaçamtepe, Türkmençalı, Sarıyerçalı,Yellice Başı,Yellice Başı Kuzeyi,
Samat Yaylası Güneyi, Orman Misafirhanesi Doğusu Abant Gölü Manzara Manzara
Seyir Noktaları olarak düzenlenmelidir. Göl çevresinden başlayarak çevre yaylalara
(Samat, Sarıyer, Örencik, Pelitözü) ve başlıca manzara seyir noktalarına (Ballıca,
Alaçaptepe, Türkmençalı, Sarıyerçalı vd) ulaşmayı hedefleyen “Doğa Yürüyüş
Parkurları” / patikaları düzenlenmelidir. Bu patikaların doruk noktalarında dinlenme
ve manzara bakı terasları düzenlemeleri yapılacaktır.
İdare-Ziyaretçi Merkezleri planda öngörülen Bolu girişi Giriş-Kontrol Noktasında yer
alacaktır. Bu tesiste alanın tanıtımı, rehberlik ve danışmanlık hizmetleri, alanın
kontrolü, haberleşme, sevk ve idare hizmetleri yer alacaktır. Burada, otoparklar ve
güvenlik kontrol noktası tesis edilecektir.
Çevre köylülerin geleneksel gıda, ahşap işçiliği vd. ürünlerinin pazarlanacağı yerler
Geleneksel Üretim ve Satış Birimleri içerisinde yer alacaktır. Satış birimleri
yaylalarda, doğa parkurlarının dinlenme/bakı noktalarında yer alacaktır. Mevcut
yapının Ziyaretçi Kabul Merkezi ya da “Abant Tabiat Parkı Müzesi” olarak
kullanılması önerilmektedir.
Var olan konaklama tesisleri dışında herhangi bir yeni konaklama tesisi
yapılmayacaktır. Var olan tesislerin de sıvı ve katı atık yönetimleri için kapsamlı plan
notları geliştirilmiştir. Otellerin doğaya aykırı görsel niteliklerinin gizlenmesi
amacıyla ayrı peyzaj projeleri yapılmalıdır.
Abant Köşkü güney-doğusunda, Göl Gazinosu kuzey-doğusunda ve Samat Yaylası
güney-batısında yer alan açıklık alanlarda Günübirlik Kullanım Alanlarının yer
alması planlanmıştır. Bu kesimler halen kısmen düzenlenmiş alanlardır. Diğer
Günübirlik Kullanım Alanları için tüm gereksinimlerine karşılık verecek “Özel Proje”
lerin yapılması öngörülmüştür.
Çadırlı Kamp Alanları: Var olan otellerin yanı sıra, Abant Tabiat Parkı içerisinde
toplumun orta ve orta alt gelir düzeyine de hizmet verecek Çadırlı Kamp Alanları
planlanmıştır. Samat Yaylası batısında 1/500 ölçekli çadırlı kamp alanı
düzenlenmiştir. Etrafı tel ihata edilmiş, giriş kapısı ve hemen girişte ahşap, kütük bir
kulübe bulunmaktadır. Kamp alanında tuvalet ve bulaşık yıkama tesisi
bulunmaktadır. Bunların korunması, estetik olarak geliştirilmesi, fosseptiklerinin
sızdırmazlığının sağlanması gereklidir.
Yayla Evleri Pansiyon Alanları :
Samat, Sarıyer, Örencik, Pelitözü Yaylaları günümüzde artık klasik yaylacılıktan öte
anlam taşıyan gelişmelere sahne olmaktadır. Yayla evleri, belirli tipolojik özellikler
gözetilerek yeniden ele alınmalı, gerekli olanlar sağlıklaştırılmalı, çevre/doğaya aykırı
olanlar ise tasfiye edilmelidir,
Yayla evleri, banyo, tuvalet, içme suyu, elektrik, tele iletişim, sağlıklı fosseptik vd.
çağdaş konfor koşullarına uygun olarak yeniden ele alınmalıdır.
Yayla iç yerleşimi doğa ile iç içe yaya bölgeleri olarak tasarlanmalıdır.
Yaylalarda katı ve sıvı atıkların bertarafı için gerekli önlemler alınmalıdır.
Yaylaların çevre ve altyapı konularında belirli ortak bir işletme şeklinde örgütlenmesi
uygun olacaktır.
Koruma kararlarının uygulanabilmesi için yerel halkın bilgilendirilmesi ve
bilinçlendirilmesine yönelik çalışmalar yapılmalıdır.
Spor ve Çok Amaçlı Kullanım Alanları : Spor alanları yayla evleri pansiyon alanlarının
planlanması bütünü içinde değerlendirilerek projelendirilerek, Sarıyer ve Örencik
Yaylalarının doğu ve kuzeyinde yer alan uygun eğime sahip açık alanlarda kuzey –
güney yönelimli olarak planlanacaktır.
Ayrıca, plan üzerinde gösterilen alanlarda spor tesisleri projelendirilecektir. Bu
tesislerin çok değişik sportif eylemler barındırması öngörülmüştür.
Turbalaşmanın Yoğun Olduğu Kesimlerin (Beşpoyraz Deresi Kesimi) Islahı İle
Piknik, Spor Alanı Olarak Düzenlenmesi :
Gölün kuzey, kuzey doğu kıyısındaki turbalık alanlar geçmişte yapılan yanlış
faaliyetlerin bir sonucu olarak su ekosisteminin devamlılık süreci içerisinde doğal
olarak oluşmuştur. Bu nedenle bu alanlara yapılacak fiziki bir müdahale gölün
ekolojik geleceği açısından sakıncalıdır.
Ekolojik Koruma Alanı :
Abant Gölü etrafında bulunan sazlık alanlar ile turbalık alanların bulunduğu
kesimleri kapsamaktadır. Gölün batı ve doğu kesimlerinde oluşan Turbalık alanların
ve sazlıkların korunması, kuş ve su içi flora ve fauna türleri için büyük önem arz
etmektedir.
Bu alanlarda kesin yapı ve dip tarama yasağı getirilmektedir. Su içi bitkilerinin göl
eko sistemini dolayısıyla göldeki canlıların yaşamlarını tehdit eder boyutlardaki
yayılımının tespit edilmesi durumunda, bunun sebebinin saptanması ve ortadan
kaldırılması ile, bilimsel araştırmaların ışığında gölün temizlenmesi için uygun
müdahaleler veya başkaca önlemler alınabilir. Ancak bu önlemler hiçbir zaman
bilimsel önemi haiz türlerin hayatiyetlerini tehdit eder boyutlarda olamaz.
Ağaçlandırma ve Mera Islah Alanları:
Mera niteliğindeki alanların kaldırılması önerilmektedir. Hayvancılığın giderek
azaltılması ve yasaklanması ile bu alanlar sağlıklaştırılacaktır. Ağaçlandırma
çalışmaları, mera ıslahını da içeren bir proje çerçevesinde uygulanacak, yöreye has
olmayan egzotik türlere kesinlikle yer verilmeyecektir.
Download