PARAZİTER ENFEKSİYONLAR
VE HEMŞİRELİK BAKIMI
Öğr. Gör. Sibel Serap CEYLAN
• Parazit; diğer bir canlının üzerinde ya da
içinde onun zararına olarak yaşayan
canlıdır. Paraziter hastalıklar, başta geri
kalmış ve gelişmekte olan ülkeler olmak
üzere dünyanın tüm bölgelerinde
görülmektedir.
• Parazitin insandan insana bulaşması
doğrudan ya da dolaylı yoldan olur.
2
3
Parazitlerin konak üzerine etkileri:
1-Doku yada organların zedelenmesi: Giardia’nın
emici diskleri, çengelli solucanların ağız kapsülleri,
trematodların ve sestodların çekmenleri ile
çengellerinin bağırsak çeperinde, Sarcoptes
scabei’nin ise deride oluşturduğu mekanik hasar.
2-Beslenmenin olumsuz yönde etkilenmesi:
Parazitin kan emmesi, sindirilmiş besinleri vücut
yüzeyinden absorbsiyonla veya ağız yolundan
alması konağın eksik beslenmesine yol açar. Bazı
parazitler konak için hayati önemi olan vitaminleri
(örneğin B12) vücutlarında biriktirirler. Sonuçta
anemi, büyüme gelişmede gerilik, anlam
yeteneğinde azalma gibi durumlar görülür.
4
3-Dokuları sıkıştırma, organları tıkama: Hidatik kistte
kistin çok büyüyerek çevredeki hücre ve dokuları
sıkıştırması, Ascaris ve Taenia erişkinlerinin bir yumak
olarak bağırsağı tıkaması gibi
4-Doku ve hücrelerde irkilmelere neden olma: Parazitin
kendisinin veya ürünlerinin hücrelerde veya dokularda
yerleşmesi buralarda irkilmelere ve sonuçta bazı tepkilere
yol açar. Çeşitli organ ve dokularda yerleşen Schistosoma
yumurtalarının , Trichinella spiralis larvalarının etrafında
görülen kapsül ve granülom oluşumları bunun örneğidir.
5-Eritme etkisi: Parazitin vücuda girmek sonrada
dokularda ilerleyebilmek için salgıladıkları proteolitik
enzimlerin etkisine bağlıdır. Çengelli solucan larvalarının
deriden girebilmesi, amibin dokularda yayılması bu enzimler
yardımıyla gerçekleşir.
6-Toksik etki:Bazı parazitlerin sekresyonları, metabolik
artıkları konakta toksik etki yapar.
7- İmmunopatolojik olaylara neden olma
5
2-Parazitin infektif hallerini içeren besinler: Genellikle
Parazitlerin
veya
parazitin
ara veya
sonparazitozların
konağı olduğu canlının vücut
kaynağı:Parazitlerin tüm evreleri insan
parçalarının beslenme amacıyla kullanılmasıdır. Taenia
vücudunda yerleşmeye elverişli değildir. Bazı
saginata’nın infektif şeklini içeren sığır etleri.
parazitlerin belli evrim dönemleri ancak toprak
3- veya
Kan emen
eklem
Bu grupveya
canlılar
suda bir
sürebacaklılar:
kalıp başkalaşım
gelişme
geçirdikten
sonravektörüdür.
insana infektif hale gelirler.
genellikle
parazitin
4- Paraziti barındıran evcil ve/veya yabani hayvanlar
ve su: Ascaris
5- 1-Toprak
Paraziti barındıran
diğer ve
birTrichiuris
insan, onun giysileri
yumurtaları..İçinde embriyo oluşmamış şekilde
veya bulaştırdığı yakın çevre: İnsan vücudunu terk
konak dışkısı ile atılan yumurtalar, toprakta uygun
ederken
infektif
evrim döneminde
bulunan parazitler
için
ısı, nem
ve oksijen
varlığında içlerinde
larva
söz
konusudur.
E.vermicularis,
H.nana insanlar
gibi
(embriyo)
oluşur.
Böyle yumurtalar
için
infektedir.
Aynı şekilde
kedi
dış parazitoz
ortama
6-Kişinin
kendisi:
Herhangi
birdışkısı
parazitile
veya
Toxoplasma
gondii
ookistleri
ancak
içinçıkan
kişinin
kendisi kaynak
olabilir.
Kişinin
kenditoprakta
belli bir süre geliştikten sonra infektif hale
vücudunda bulunan bir parazitle kendini bulaştırmasına
geçerler.
otoinfeksiyon denir.
6
İnsanlarda hastalık yapan parazitler;
1
• protozoolar
2
• helmintler
3
• antropotlar
7
Prootozoolar; Tek hücreli, ilkel yapılı
parazitlerdir. Eşeyli ve eşeysiz olmak üzere
iki ayrı şekilde çoğalır. Trofozoid ve kist şekli
vardır. İnsana çeşitli yollarla bulaşır. Bulaşma
sıklıkla sindirim yolundan kistlerin
alınmasıyla olmaktadır
8
Helmintler; çok hücreli ve omurgasız parazitlerdir. İnsanda
hastalık yapan helmint etkeni vücuda girdikten sonra
çeşitli organ ve dokulara yerleşir. İnsan sıklıkla sindirim
yolu ile bulaşır.
9
Ascariasis (askariyazis, askaryaz)
Tanım: En önemli belirtisi anüs veya ağızdan
erişkin solucanın çıkması ile karakterize ince
barsağın helmint enfeksiyonudur.
Etyoloji: Etken Ascaris lumbricoides (A.
lumbricoides). Erişkin dişisi 25-35 cm
uzunluğunda 4-5 mm kalınlığındadır. Erişkin
parazitin yaşam süresi 1-2 yıl'dır. Bu süre
içinde dişi parazit her gün 200.000 kadar
yumurta üretebilir.
10
Epidemiyoloji:
• Dünyanın her yanında sıcak ve nemli iklimlerde
• özellikle hijyen ve sanitas-yon kurallarının
yeterince uyulmadığı bölgelerde,
• oyun çocukluğu ve ilkokul çağındaki çocuklarda
erişkinlere göre daha sık görülür.
• Dünyada bir milyondan fazla sayıda insanın enfekte olduğu bildirilmektedir.
• Türkiye'de görülme sıklığı bölgelere göre % 7-80
oranında değişmektedir.
11
Bulaşma: En sık bulaşma parazit yumurtaları
içeren dışkı ile bulaşık toprak, sebze ya da
suların ağızdan alınması ile olmaktadır. Etken
yumurtaları dış koşullara ve dezenfektan
maddelere karşı oldukça dirençlidir. A.
Lumbricoides'in ara konağı yoktur ve insanların
parazitidir. Bununla birlikte insandan insana
bulaşmaz.
12
Patogenez :
• Erişkin solucanlar ince bağırsakta yaşar.
• Dişi parazit tarafından her gün 200.000 kadar yumurta üretilir ve dışkı ile
dışarı atılır.
• Döllenmiş yumurta embriyonları birkaç hafta sonra enfekte edecek
duruma gelir bunun için uygun nem, sıcaklık ve ışık gereklidir.
• Enfekte yumurtalar kontamine olmuş su, sebze, salata vb yiyeceklerle
veya topraktan ellerle ağız yoluna taşınır,
• Alınan yumurtadan ince bağırsakta larvalar açığa çıkar ,
• Larva ince bağırsak duvarını geçerek portal yolla taşınır, daha sonra
sistemik dolaşıma katılarak 3 gün içinde akciğerlere ulaşır
• 10-14 günde büyür, akciğer kılcal damarlarını yırtarak alveoller boşluğa
geçer ve öksürüğe neden olur.
• Larva, alveoller boşluktan bronşlara doğru hareket ederek trakeaya ve
oradan farinkse ulaşır, yutulur
• İnce bağırsakta erişkin solucan forma dönüşerek yerleşir
• Bağırsakta yerleştiği yerde sindirimi ve emilimi bozar.
• Erişkin solucanlar 1-2 yıl yaşayabilir.
13
Kuluçka dönemi:
Erişkin dişilerin yumurta
bırakabilmeleri için enfekte
yumurtaların alınmasından sonra
ortalama 2-3 aylık bir süre gerekir.
Belirti ve bulgular
• Kuluçka dönemi içinde genellikle semptom görülmez.
• Özellikle çocuklarda büyüme hızı yavaşlar.
• Daha sonra hafif ateş, öksürük, kırıklık, iştahsızlık, ara
sıra şiddetli karın ağrısı, bulantı, burunda kaşıntı,
uykusuzluk, diş gıcırdatma, tükrük artması görülebilir.
• Dispne, kuru öksürük, sternum altında ağrı, ateş ve
eozinofil varlığı ile eşlik eden birkaç hafta içinde
düzelen Loeffler sendromu olarak bilinen pulmoner
infiltrasyon belirtileri olabilir.
• Bu belirtiler enfeksiyon etkeninin alınmasından
ortalama bir hafta sonra başlar ve larvanın
akciğerlerden bağırsaklara geçişi (1-2 hafta içinde) ile
kaybolur.
15
Tedavi:
• Askaryazis'li tüm hastalarda semptom olmasa da
tedavi edilmesi gerekir
• Enfeksiyon genellikle 1-3 günde tedavi edilir.
• Genellikle reçete edilen ilaç günde bir kez
mebendazol sitrat veya piperazin'dir.
• Tedaviden 1-2 hafta sonra dışkıda etken
yumurtası varsa tedavi tekrar edilmektedir.
• Bağırsak tıkanmalarında cerrahi tedavi uygulanır.
16
Komplikasyonlar: En sık görülen
komplikasyon bağırsak tıkanmasıdır.
Apandisit, obstrük-tif sarılık ve karaciğer
absesine rastlanır. Prognoz genellikle
iyidir.
17
OXYURIASIS (ENTEROBIASIS,
KIL KURDU)
18
• Özellikle çocuklarda olmak üzere dünyada oldukça
yaygın bir parazittir.
• Etken: Enterobius Vermicularis’tir. Erkeği 2-5 mm,
dişisi ise 8-13 mm uzunluğunda olup sarı beyaz
renktedir.
• Dişisi geceleri göç ederek bağırsaktan dışarı çıkar,
yumurtalarını anüs etrafına bırakır.
• Bu yumurtalar uygun sıcaklık ve nemde bulaşıcı
hale geçer.
19
Epidemiyoloji:
• Dünyanın her yanında özellikle okul öncesi ve
okul yaş grubu çocuklarda sık görülür.
• Kalabalık ailelerde, bakımevi, yatılı okul gibi toplu
yaşanan yerlerde sıktır.
• Aile içi enfeksiyondur.
20
Bulaşma:
• Perianal bölgeye bırakılan yumurta şiddetli kaşıntıya
neden olur.
• Tırnaklarla enfeksiyon etrafa yayılır.
• Perineal bölgedeki yumurta vücut ısısında 6 saat içinde
bulaştırı-cı duruma geçer.
• Embriyonlu yumurtalar elbise ve yatak takımlarında bir ay
süreyle kalarak kişileri enfekte edebilir.
• En sık bulaşma perianal bölgenin kaşınması sırasında
ellere ve tırnaklara bulaşan yumurtaların ağızdan
alınması sonucu olmaktadır
21
Oksiyur çekum ve apendikste yaşar. Enfekte kişi uykuda
iken gebe olan dişiler bağırsaktan anüse doğru hareket
eder ve anüsten çıkarak perianal bölgede ortalama 10.000
yumurta bırakarak ölür. Yumurtalar 4-6 saat içinde
bulaştırıcı hale gelir.
Yumurtaları kişi elleri ile ağızdan alarak kendi kendini veya
sağlamları enfekte edebilir
ENTEROBİAZİS HAYAT SİKLUSU
22
• Enfekte kişilerin yumurta bulunan çamaşır ve yatak örtüsü silkelenince
yumurtalar sağlam kişi tarafından sindirim veya solunum yolundan
alınarak enfekte olur.
• Ağızdan alınan canlı yumurtadan duedenumda larva çıkar
• Olgulaşan larva kalın barsakta yerleşir
• Başı aracılığı ile bağırsak duvarına yapışarak kan, epitel hücreler ve
organik maddelerle beslenir
• Erişkinlerin ortalama yaşam süresi 2 aydır
• Enfekte kişi uykuda iken gebe olan dişiler bağırsaktan anüse doğru
hareket eder ve anüsten çıkarak perianal bölgede ortalama 10.000
yumurta bırakarak ölür.
• Yumrtalardan 4-6 saat sonra larva çıkar
• Larvalar anal bölgeye göç eder ve re-enfeksiyon oluşur.
23
Belirti ve Bulgular:
•
•
•
•
•
•
•
•
•
•
•
En sık belirti nokturnal anal kaşıntıdır.
Burunda kaşıntı
İştahsızlık
Kilo kaybı
Karın ağrısı
Baş dönmesi
Sinirlilik
Uykusuzluk
Geceleri korkma
Diş gıcırdatma
Geceleri altını ıslatma
24
Tedavi
• Genellikle reçete edilen ilaç Piperazin sülfat veya
mebendazol'dur
• Reenfeksiyon kolay oluştuğundan tedavi 2-3 hafta
sonra tekrarlanmaktadır.
• Bazı vakalardan 2 hafta aralarla 4 kez
tekrarlanmaktadır.
• Reenfeksiyona engel olmak için aile içindeki
kişilerinde tedavi edilmeleri gerekir.
25
Korunma:
• Ev tozlarında, kapı kollarında etken yumurtası bulunabilir.
Bu nedenle ev temizliğinde elektrik süpürgesi ve ıslak bez
kullanılmalıdır.
• Yatak çarşafları silkelenmeden toplanmamalıdır.
• Çocuğa her zaman içi çamaşırı giydirilmeli, anal bölgenin
temiz olması sağlanmalıdır.
• Tırnaklar kısa kesilmeli, el hijyeni dikkat edilmeli, tırnak
yeme ve kaşınma önlenmeye çalışılmalıdır.
26
• Çiğ olarak yenecek sebzelerin çok iyi yıkanarak
yenmesinin önemi vurgulanmalıdır.
• Çocuğun yatakta yalnız yatması sağlanmalıdır.
• İç çamaşırları, havlular ve çarşaflar kaynatılmalı ya
da ütülenmelidir.
• Reenfeksiyonu önlemek için aile üyelerine
tedavinin önemi ve tedavi bitiminden sonra
kontrole gelmeleri söylenmelidir.
27
Ancylostoma duodenale ve
Necator americanus
(Çengelli Solucanlar)
28
• Tanım: Karında şişkinlik, kabız veya ishal, anemi,
uykusuzluk, döküntü, kaşıntı ile karakte-rize çengelli
solucan hastalığıdır
• Etyoloji: Etken Ancylostoma duodenale
(A.duodenale), Necator americanus (N.americanus)'dur.
• Çengelli solucanlar ağız kapsülleri ile ince bağırsak
mukozasına tutunarak ortalama 5 yıl yaşarlar. Erişkin
çengelli solucanlar yaklaşık 1 cm uzunluğundadır
29
Epidemiyoloji:
• Çengelli solucan enfeksiyonlarının dünya nüfusunun
yaklaşık 1/5 inde görüldüğü bildirilmektedir.
• Sıcak iklimlerde sık görülür.
• İnsan dışkısının sağlıklı atılmadığı gelişmekte olan
toplumlarda ve özellikle tarlada çalışanlarda,
toprakla oynayan çocuklarda sık rastlanır.
• Dışkıyla çıkarılan yumurtalardan sıcak iklimde (28 29 °C), nemli (%70'in üstü) toprakta 5-10 günde
larva çıkar.
30
Bulaşma:
• Etken enfekte kişilerin dışkısı ile kontamine olmuş
topraktan deri ve mukozayı delerek vücuda girer.
• Giriş sıklıkla ayak parmakları arasından nadir olarak
ağız yolu ile olmaktadır.
• Kişiden kişiye bulaşma olmaz
31
Patogenez :
• Enfekte kişilerin dışkıları ile atılan yumurtalar toprakta
elverişli nem ve ısıda çatlar ve yumurtalardan 1-2 gün içinde
larva çıkar, larva 5-10 gün içinde bulaşıcı hale gelir .
• Enfekte larva uygun çevresel koşullarda 3-4 hafta canlı
kalabilir. İnsan çıplak cildi ile temas ettğinde (çıplak ayakla
toprakta gezme, çıplak elle toprakla uğraşma gibi) 5-10
dakika gibi kısa bir sürede penetre olur, deri ve mukozayı
delerek vücuda girer.
• Cilde penetre olan larva ve-nöz dolaşıma katılarak akciğerlere
ulaşır.
• Alveollerin duvarına tutunarak ağıza doğru taşınır.Yani
trakeadan farinkse gelir
32
• Yutularak mideye iner ve ince barsağa geçer.
• Bu seyahat ortaalama 1 hafta sürer.
• Çengelli solucan kancaları ile ince barsağa tutunarak kan
emerek Iteleye devam eder.
• Etken vücuda alındıktan 1-2 ay sonra erişkin hale gelir ve
dişileri yumurtlamaya başlar. Milyonlarca yumurta üretir.
• Yumurtalar dışkı ile atılırsa toprağı kontamine eder
• 5-10 gün sonra yumurtalardan tekrar enfekte edecek larvalar
çıkar.
• Erişkin çengelli kurt birkaç yıl barsağa yapışık olarak kalabilir.
• Çengelli solucanın bağırsaktan günlük emdiği kan 15 mi
kadardır.
33
34
• Kuluçka dönemi: Birkaç hafta ile birkaç ay arasında
değişir.
• Belirti ve bulguları: Enfeksiyonun yoğunluğuna ve
enfekte olan kişinin beslenme durumuna göre
değişir.
• Yenidoğanlar, çocuklar, gebe kadınlar ve beslenme
bozukluğu olanlarda ağır enfeksiyon gelişir.
35
•
•
•
•
•
•
•
•
•
Karında şişkinlik,
Kabızlık,
Dışkıda kan,
Uykusuzluk,
Demir eksikliği anemisi (aneminin ağırlığı larva sayısı,
enfeksiyonun süresi, diyetteki demir miktarı ve alınan demirin
bağırsaktan emilme düzeyine bağlıdır),
İleri derecede anemi varlığında kalp yetersizliği oluşur.
Etkenin giriş yerinde döküntü, kaşıntı olabilir.
Bunun yanında hiçbir belirti göstermeyen fakat helminti taşıyan
kişilerde bulunmaktadır.
Çocuklarda büyüme ve gelişmede gerilik görülür.
36
Tanı:
• Mikroskobik olarak
yumurtaların görülmesi ile
konur.
• kanda yüksek eozinofili ile
konulmaktadır
Tedavi:
• Genellikle 1-3 günde tedavi
edilir.
• Reçete edilen ilaç pirantel
pamoat veya
mebandazole'dir.
• Tedaviden 2 hafta sonra
dışkı kontrolü yapılarak
parazit varsa tedavi tekrar
edilmektedir.
• Ayrıca anemi için demir ve
B12 içeren ilaçlar
verilmektedir.
37
Korunma:
• Tarlada çalışanların lastik eldiven ve bot giymesi
sağlanmalı
• İnsan ve hayvan dışkısının gübre olarak
kullanılmaması
• Kanalizasyonun akarsulara akıtılmaması
sağlanmalıdır.
38
Taenio Saginata
(tenyazis, sığır tenyası, sığır şeridi,
silahsız şerit)
39
• Tanım: Halk arasında abdest bozan olarak bilinen, hastada
bulantı, iştahsızlık ve anemiye neden olan paraziter bir
hastalıktır. Çengelleri olmadığından silahsız tenya olarak da
adlandırılmaktadır.
• Etyoloji: Etken Taenia saginata'dır (T.saginata). Boyu
ortalama 4-10 mm, eni 2-7 mm dir.
• Vücudunda 1.000-2.000 kadar krem renginde halka bulunur.
Olgun halkalarda yumurtalar bulunur. Halkalar sıra ile erkek
ve dişi olarak (hermafrodit) dizilmiştir.
• Ömrü ortalama 10-15 yıl hatta 35 yıl kadar uzun olabilir.
40
Epidemioloji:
• T.saginata enfeksiyonları, dünyada Orta Asya ve Orta
ve Doğu Afrika gibi sığır besiciliğinin yaygın yapıldığı
yerlerde sıktır.
• Hastalık bütün dünyada yaygın ise de çiğ et yeme
alışkanlığı olan müslümanlarda sıktır.
• Özellikle ülkemizde çiğ köftenin fazla yendiği
Güneydoğu Anadolu bölgesinde hastalık çok
yaygındır.
41
Bulaşma:
• Enfekte dışkı ile çıkarılan halkaların parçalanmasıyla
kişi kendi kendini enfekte edebilir.
• Halkaların parçalanmasıyla serbest kalan
embriyonlu yumurtalar uygun sıcaklıkta nemli
toprakta 2 ay kadar yaşar.
• Bu yumurtaların kontamine ettiği su ve besinlerle sığırlara ve diğer otçul hayvanlara bulaşır.
• Enfekte etlerin insanlar tarafından yenmesi ile de,
insana bulaşır.
42
Patogenez:
• Hastalık enfekte kişilerin dışkısı ile atılan halkaların
parçalanmasıylaserbest kalan yumurta veya halkaların kontamine
ettiği su ve besinlerle beslenen sığırlara bulaşır.
• Sığrlar tarafından alınan yumurtalar ince bağırsak duvarlarına
yapışır, oradan çizgili kaslara yerleşerek larva şeklini (Cysticercus
bovis) meydana getirir.
• Hastalık; insanlara içinde larva bulunan etlerin çiğ ya da yeterince
pişirilmeden yenmesi sonucu bulaşır.
• Sindirim yolundan et ile alınan larva midede serbest hale gelir ve
baş kısmında (skoleks) 4 vantuz ile ince barsağa yapışır.
• Boyun kısmında halkalar oluşmaya başlar ve erişkin helmint adını
alır.
• 12 hafta içinde gelişimini tamamlar ve halka atmaya başlar.
• İnsan barsağında genellikle tek T. saginata yaşar.
43
44
Kuluçka dönemi: Ortalama 3 aydır.
Belirti ve bulgular:
• T.saginata enfeksiyonu genellikle asemptomatiktir.
• T.Saginata segment-leri ana gövdeden ayrıldıktan sonra da
hareket yetenekleri olduğundan bazen zamanlı zamansız
halkaların anüsten dışarı çıması dışında belirti olmayabilir.
• Bu nedenle halk arasında abdest bozan denir.
• İnsan barsağında yaşayan etken bağırsak mukozasını zedeler,
konağın besin maddelerini alarak beslenme bozukluğuna
neden olur.
• Hastada; bulantı, kusma, açlık ağrısı, ishal veya kabızlık ve
anemiye neden olabilir, iştahsızlık, kilo kaybı görülür.
45
Tedavi:
• Genellikle reçete edilen ilaç praziquantel (10-20 mg/kg, tek
doz, oral) veya niklozamid (yaşa göre, tek doz, oral)'dir.
• İlaç tedavisinin yapıldığı gün dışkıda şerit ve segmentlerin
düştüğünün görülmesi açısından dışkının gözlemi önemlidir.
• Tedavi ile % 80 başarı sağlanır. Gerekiyorsa tedavi birkaç
hafta sonra tekrar edilmektedir.
• Tedaviden 1-3 ay sonra, hasta yeni bir halka düşürmediği
veya yumurta saptanmadığı takdirde tedavinin başarılı
olduğu kabul edilmektedir.
46
Komplikasyonlar: Ender olarak apendeks, safra kanalları
ve pankreas kanalında tıkanıklık oluşur.
Korunma
• Bulaşma şekilleri topluma öğretilmeli
• Çiğ etlerle el temasının engellenmeli,
• İyi pişmemiş veya çiğ köfte gibi et yeme
geleneklerini kaldırılmalı
• Dışkı ile çevrenin kirlenmesi engellenmeli
• Ayrıca T. saginata’yı taşıyan insanlar bulunduğu
bölgedeki sığırlar hemen tedavi edilmelidir
47
Download

paraziter enfeksiyonlar ve hemşirelik bakımı