29) Kronik iskemik barsak hastalığı en sık nerede yerleşir?

advertisement
SORULAR
CEVAPLAR
1) Aşağıdakilerden hangisi
akalazya ile ilişkili değildir?
a) Alt özofagus sfinkterinde yetersiz
gevşeme
b) Özefagusda peristalsis kaybı
c) Özefagusda myenterik ganglion
bulunmaması
d) Alt sfinkterde bazal tonus artışı
e) Alt sfinkterde daraltıcı musküler
hipertrofi
1, E
Akalazya organik bozukluk değil,
innervasyon bozukluğudur. Gelişimsel olarak
veya tripanozomiazis ile edinsel olarak
gelişebilir. Gevşeyemeyen dar bir segment ve
bunun proksimalinde dilatasyon vardır. Kas
hipertrofisi görülmez.
2) Pulmoner aspirasyona neden
olmayan özefagus bozukluğu
hangisidir?
a) Divertikül
b) Akalazya
c) Sistemik skleroz
d) Viral özefajit
e) Özefagus karsinomu
2, D
Divertikül içerisinde birikim oluşarak
aspirasyona yol açabilir. Akalazyada
gevşeyemeyen sfinkterin proksimali genişler
ve gıda stazı oluşur ve aspirasyona yol
açabilir. Sistemik sklerozda motilite bozulur,
reflü ve aspirasyon gelişebilir. Özefagus
karsinomu ilerlediğinde lümende darlık,
proksimalde dilatasyon ve staza yol açar.
Viral özefajit ise darlık oluşumuna ve
aspirasyona yol açmaz.
3) En sık özefajit nedeni hangisidir?
a) Candida enfeksiyonu
b) Radyoterapi
c) Viral enfeksiyon
d) Üremi
e) Gastroözefageal reflü
3, E
Özefajite yol açan etkenler arasında,
özellikle batılı ülkelerde en sık neden,
gastroözefageal reflüdür.
4) Hangisi özefagus yassı epitel
hücreli karsinomu için risk faktörü
değildir?
a) Özefagus varisleri
b) Uzun süreli özefajit
c) Plummer – Vinson sendromu
d) Akalazya
e) Lye darlığı

4, A
Özegagusun en sık görülen tümörü olan
yassı epitel hücreli karsinom uzun süreli
özefageal bozukluklar zemininde
gelişebilir. Özefajit, Plummer-Vinson
sendromu, akalazya ve Lye darlığı
tümöre yol açabilir. Özefagus varisleri
ise portal hipertansiyona bağlı olarak
5) Özefagus adenokarsinomu için
doğru olmayan aşağıdakilerden
hangisidir?
a) Barret özefagusundan gelişir
b) Skuamöz hücreli karsinomdan sonra
ikinci sıklıkta görülür.
c) Çoğu üst 1/3 özefagusta yerleşir
d) Çoğu müsin üretip intestinal bulgular
içerir.
e) Displazi zemininden gelişir
5, C
Özefagusta yassı epitel hücreli karsinomdan
sonra, ikinci sıklıkta görülen maliğn tümör
adenokarsinomdur. Bilinenen tek risk faktörü
Barrett özefagusu olup en sık alt 1/3
özefagusda yerleşir ve çoğu olguda buradan
kardiaya yayılım gösterir. Barrett
özefagusundaki glandüler hücrelerden bir
kısmı, barsak tipi müsin üreten goblet
hücreleridir. Bu nedenle tümörde de
intestinal bulgular görülebilir. Tümör
glandüler epitelde displazi zemininde gelişir.
6) Özefagusun en sık
görülen beniğn tümörü hangisidir?
a) Polip
b) Leiomyom
c) Papillom
d) Adenokarsinom
e) Lipom
6, B
Özefagusda epitelial ve mezenşimal
beniğn tümörler nadir olup en sık görülen
beniğn tümörü mezenşimal kökenli
leiomyomdur.
7) Cushing ülser ile ilişkili olan
hangisidir?
a) Non- steroid anti inflamatuar ilaç
kullanımı
b) Ağır sepsis
c) Beyin kanamaları
d) Ağır yanıklar
e) Cushing sendromu
7, C
Santral sinir sisteminin travmatik yada
cerrahi zedelenmeleri ve intraserebral
kanamalar akut gastrik ülserasyona yol
açar. Cushing ülseri olarak isimlendirilir.
8) Hipertrofik pilor stenozu için
yanlış olan hangisidir?
a) Doğumdan sonra 3-12 haftalarda bulgu
verir
b) 1/300-900 canlı doğumda görülüp
ekeklerde daha sıktır
c) Gastrik içeriğin boşalması güçleşir
d) Antropilorik bölgede intestinal
metaplazi vardır
e) Pilorik kas hipertrofiktir
8, D
Hipertrofik pilor stenozu sık görülen
gelişimsel anomalilerden biridir. Pilor
kasında hipertrofiye bağlı, midenin
boşalması güçleşir ve 3-12 hafta arasında
bulgu verir. Mukozada herhangi bir
değişiklik söz konusu değildir.
9) Aşağıdakilerden hangisi
otoimmün gastritin özelliği değildir?
a) En önemli etken H. Ployri’dir.
b) Gland kaybı ve mukoza atrofisi vardır
c) Persiniyöz anemi vardır
d) Parietal hücre kaybı vardır
e) Hashimoto hastalığı ile birlikte
görülebilir.
9, A
Otoimmün gastrit iskandinav ülkelerinde,
orta yaşlı kadınlarda daha sık görülür.
Hashimoto ve Addison hastalğı gibi
otoimmün hastalıklarla birlikteliği sıktır.
Korpus ve fundusta glandlarda zedelenme ve
mukozal atrofi sonucunda asid ve intrensek
faktör üretimi azalır. Pernisiyöz anemi gelişir.
Atrofi ve intestinal metaplazi zemininde
adenokarsinom riski artar. Ayrıca karsinoid
tümör gelişebilir. H. Pylori ile ilişkili değildir.
10) Aşağıdakilerden hangisi
H.Pylorinin etkileri arasında yer
almaz?
a) Koruyucu glikoproteinin yıkımı
b) Amonyum artışı
a) Kemotaktik etki
d) Kapillerlerde trombotik tıkanıklık
e) Akut ülser gelişimi
10, E
H. pylori endopeptidaz enzimi ile koruyucu
glikoproteinleri parçalar, üreaz enzimi ile
amonyumu arttırır. Kemotaktik etki ile
nötrofilleri çağırır. Kronik olduğu halde
nötrofillerin görülebildiği, aktif kronik
inflamasyondur. Salgıladığı ürünlerle
kapillerlerde trombotik tıkanıklık oluşturarak
iyileşmeyi güçleştirir. Başlangıçta kısa süreli
akut gastrit yapsa da eroziv değildir ve bir
hafta içerisinde kronikleşir. Akut gastrik ülser
oluşturmaz.
11) Akut gastrik ülserin özelliği
olmayan aşağıdakilerden
hangisidir?
a) Genellikle 1 cm çapın altındadır
b) Zemini koyu kahve renktedir
c) Çok sayıda olabilir.
d) Zamanla kronik ülsere dönüşür
e) Midede duodenumdan sıktır
11, D
Akut ülser genellikle 1 cm çapın altında ve
çok sayıda olup en sık midede yerleşir.
Zemini kanamaya bağlı, koyu
kahverenktedir. İyileştikten sonra aynı
yerde tekrarlamaz, kronik ülsere
dönüşmez. Tümör gelişimi ile de ilişkili
değildir.
12) İntestinal tipte mide
adenokarsinomu için yanlış olan
hangisidir?
a) Kronik gastrit ile ilişkilidir
b) Kadın – erkek oranı eşittir
c) Yüksek riskli populasyonda sıktır
d) H. Pylori enfeksiyonu ile ilişkilidir
e) Diffüz tipten daha iyi prognozludur
12, B
İntestinal tipta mide adenokarsinomu,
kronik gastrit, atrofi ve intestinal
metaplazi zemininde gelişir. Bu duruma
yol açan H. Pylori gastriti, otoimmün
gastrit, diet faktörleri gibi risk faktörleri ile
ilişkilidir. Diffüz tipte karsinomdan daha iyi
prognozludur. Yüksek riskli
popülasyonlarda ve ileri yaşlı erkeklerde
daha sık görülür.
13) Özefagus karsinomu için doğru
olmayan aşağıdakilerden hangisidir?
a) En sık skuamöz hücreli karsinomdur
b) Zencilerde beyaz ırktan sıktır
c) Kronik inflamasyon predispozandır
d) Epigastrik ağrı tipik erken bulgudur
e) Sigara içimi riski arttırır
13, D
Özefagus karsinomunda erken bulgu görülmez.
Hastalar başlangıçta, kendiliğinden sıvı gıdalara
yönelebilirlerse de, bu genellikle fark
edilmez. İlerledikçe iştahsızlık, kilo kaybı gibi
bulgularla birlikte yutma güçlüğü ortaya çıkar,
kusma görülebilir. Bu dönemde tümör genellikle
lenfatik yayılımını yapmıştır ve hasta cerrahi
tedavi şansını yitirmiştir. Bu nedenle risk faktörleri
varsa, tümörün mukoza ve submukozada iken
yakalanabilmesi için, endoskobik inceleme ile
hastalar izlenmelidir.
14) Mide karsinomu için doğru
olmayan aşağıdakilerden hangisidir?
a) Çoğu adenokarsinomdur
b) Diet patogenezde önemlidir
c) En sık fundusda yerleşir
d) Kronik inflamasyon ve atrofi
predispozandır
e) H. Pylori enfeksiyonu ile ilişkilidir
14, C
Mide karsinomu en sık antropilorik bölge,
küçük kurvatura yerleşir. Aynı bölgeye
yerleşen ülserlerden ayrılması gerekir.
Kesin tanı her zaman mikroskobik olarak
yapılmakla birlikte, tümör çapı genellikle 4
cm. den fazla, kenarları yüzeyden oldukça
kabarık, zemini nekrotik görünümde ve
15) Yapılan mide biopsilerinin mikroskobik
incelemesinde korpus ve fundusda lenfoid
infiltrasyon, atrofi ve parietal hücre kaybı
izlenmektedir. Antrum doğal görünümüdür. En olası
tanı aşağıdakilerden hangisidir?
a) Diffüz antral gastrit
b) Akut eroziv gastrit
c) Multifokal atrofik gastrit
d) Alkalen reflü gastrit
e) Otoimmün gastrit
15, E
Otoimmün gastritte parietal hücreler ve
intrensek faktöre yönelik antikorlar vardır.
Parietal hücreler yalnızca fundus ve korpusta
bulunduğundan inflamasyon ve atrofi
buralarda sınırlıdır. Antrum doğal
görünümdedir. Diffüz antral gastritte yalnız
antrum tutulurken, multifokal atrofik
gastritte tüm midede yama tarzında
inflamasyon, atrofi ve metaplazi odakları
görülür.
16) Menetrier hastalığının özelliği
olmayan aşağıdakilerden hangisidir?
a)Gastrik rugal kıvrımlarda büyüme
belirgindir.
b)Protein kaybı olabilir
c)Gastrik lenfoma riski artmıştır
d)Müköz hücreler artmıştır
e)Gastrik karsinom ile ilişkili olabilir.
16, C
Mukozal hiperplazi nedeni ile rugal kıvrımlar
belirgindir. Müköz hücre hiperplazisidir. Müsin
salınımı arttığından protein kaybettirici
enteropati tablosu oluşabilir. Menetrier
hastalığının bir şekilde karsinom gelişimi ile
ilişkili olduğu kabul edilmektedir. Gastrik
lenfoma ile ilişkili değildir. Endoskobik
incelemede rugal kıvrımlarda büyüme,
lenfoma ile karışabilir.
17) Hiperplastik mide polipleri için
doğru olmayan hangisidir?
a) Genellikle çok sayıda bulunurlar
b) Genellikle asemptomatiktirler
c) Midenin herhangi bir yerinde
bulunabilirler
d) En sık görülen polip tipidir
e) Sıklıkla malign transformasyon
gösterirler
17, E
Mide ve barsaklarda en sık görülen polip
hiperplastik poliptir. Genellikle çok sayıda
ve küçük boyutlu olup, herhangi bir yerde
bulunabilirler. Neoplazik olmadığından
genellikle maliğn transformasyon
görülmez. Ancak çok büyük boyutlu ise,
fokal adenomatöz odak içeriyorsa yada
18) Peptik ülserin özelliği olmayan
hangisidir?
a) Genellikle tek lezyondur.
b) Aklorhidrili hastalarda gelişmez
c) Gastrik karsinomların çoğu peptik
ülserden gelişir
d) Peptik ülser çoğu kez kronik gastrit ile
birliktedir
e) Peptik ülserlilerin çoğunda H.pylori
enfeksiyon vardır
18, C
Peptik ülser genellikle tek lezyon olup
çoğu kez H. Pylori gastriti ile ilşkilidir.
Kronik bir lezyondur ve tekrarlamalar
gösterir. Peptik ülserden kanser gelişimi
gösterilmemiştir, premaliğn olarak kabul
edilmez.
19) Aşağıdakilerden hangisi mide
korpusmukozasının özelliklerinden
değildir?
a) Gastrin üretimi
b) Pepsin salınımı
c) İntrensek faktör üretimi
d) Endokrin hücre varlığı
e) Goblet hücre varlığı
19, E
Mide kardiya ve antropilorik bölge mukozalarında
nötral müsin üreten müköz hücreler ve
nöroendokrin hücreler bulunur. Antrumdaki
nöroendokrin hücreler gastrin üretir. Fundus ve
korpus aynı mukoza yapısına sahip olup
pepsinojen üreten esas hücreler (zimojen hücre),
asid ve intrensek faktör üreten parietal hücreler,
yine müköz hücreler ve histamin üreten
nöroendokrin hücreler bulunur. Normal koşullarda
midede asidik müsin üreten goblet hücreleri
bulunmaz. Bulunması intestinal metaplazidir.
20) Hangisi megakolon nedeni
değildir?
a) Chagas hastalığı
b) Rota virüs enfeksiyonu
c) Neoplazm
d) Ülseratif kolit
e) Psikosomatik bozukluklar
20, B
Megakolon kolonun 6 cm çaptan fazla
genişlemesidir. Konjenital (Hircshprung
hastalığı) veya edinsel olabilir. Edinsel olarak
Chagas hastalığı, lümeni daraltan tümörler
ve inflamatoar hastalıklar, idiopatik
inflamatuar barsak hastalığında (ülseratif
kolit ve Crohn) toksik megakolon ve
psikosomatik bozukluklara bağlı olarak
gelişebilir. Viral etkenler barsak mukozası ve
barsak duvarında kalıcı değişiklik oluşturmaz.
21) İleumda peyer plaklarına yerleşip
granulomlar oluşturarak Chron hastalığı ile
karışabilen etken hangisidir?
a) Giardia lamblia
b) Schigella
c) Yersinia
d) Clostridium pefringens
e) Clostridium difficile
21, C
Yersinia, tifo ve tüberküloz, ileumda peyer
plaklarında büyüme, barsak duvarında
inflamasyon ve kalınlaşma ile
granülomatöz inflamasyon tablosu
yaparak Crohn hastalığını taklit edebilir.
Özellikle tüberkülozun uzun eksene dik
yerleşen ülserleri ve kazeifiye
granülomları diğerlerinden kolay ayırımını
sağlar.
22) Whipple hastalığının özelliği
olmayan aşağıdakilerden hangisidir?
a) L. propriada makrofaj toplulukları
b) Makrofaj sitoplazmasında PAS (+)
basiller
c) L. propriada yoğun nötrofil infiltrasyonu
d) İnce barsak, SSS ve eklem tutulumu
e) Etkeni Tropheryma whipelli
22, C
Whipple hastalığında ince barsak
mukozasında, PAS pozitif basillerle dolu
makrofaj toplulukları dışında inflamatuar
hücre görülmez.
23) Aşağıdaki enfeksiyonlardan
hangisinde mukoza ülserasyonu
görülmez?
a) Entamoeba histolytica
b) Salmonella türleri
c) Campylobacter jejuni
d) Yersinia enterocolitica
e) Kolera
23, E
Kolera ve viral etkenler barsak
mukozasında ülserasyon tablosu
oluşturmaz. Tanıda partolojik inceleme
kullanılmaz.
24) Konjenital divertikülün en sık
yerleştiği yer aşağıdakilerden
hangisidir?
a) Özefagus
b) Mide
c) İnce barsak
d) Kalın barsak
e) Anüs
24, C
En sık görülen konjenital anomali olarakda
kabul edilen Meckel divertikülü ileumda,
ileoçekal bölgenin yaklaşık 80 cm
proksimalinde yerleşir.
25) Peyer plakları aşağıdaki
bölgelerden hangisinde yerleşir?
a) Duodenum
b) Jejunum
c) İleum
d) Mide
e) Kolon
25, C
Peyer plakları ileumda yerleşen, mukoza
ile ilişkili lenfoid dokudur. Lenfoid foliküller
içerir ve uyarı ile aktive olarak germinal
merkezlere dönüşebilir
26) Brunner glandları aşağıdaki
bölgelerden hangisinde bulunur?
a)Duodenum
b)Jejunum
c)İleum
d)Mide
e)Kolon
26, A
Duodenumda, submukozada yerleşen
müköz glandlara Brunner glandları adı
verilir.
27) En sık görülen kolon polibi
aşağıdakilerden hangisidir?
a) Hiperplastik polip
b) Tübüler adenom
c) Villöz adenom
d) Hamartomatöz polip
e) İnflamatuar poli
27, A
Kolonda en sık görülen polip hiperplastik
polip olup sıklığı yaşla birlikte artar.
Neoplazik değil, reaktifdir, maliğniteye
dönüşmez. Adenomatöz (neoplazik)
poliplar içerisinde en sık görülen ise
tübüler adenomdur
28) Aşağıdaki bozukluklardan hangisi histolojik anomali ve
intraluminal içeriğin akımında tıkanıklık oluşturması
açısından Hirschsprung hastalığına benzer?
a)
b)
c)
d)
e)
Meckel divertikülü
Akalazya
Crohn hastalığı
Konjenital pilor stenozu
Duodenal atrezi
28, B
Akalazya ve Hirschprung hastalığının
mekanizması birbirine benzer. İkisindede
konjenital innervasyon bozukluğuna bağlı
daralma, hareket bozukluğu ve akım
tıkanıklığı ile proksimalde genişleme
görülür.
29) Kronik iskemik barsak hastalığı
en sık nerede yerleşir?
a)
b)
c)
d)
e)
Splenik fleksura
Hepatik fleksura
Apendiks
İleum
Duodenum
29, A
Kronik iskemik barsak hastalığı, kolonda
en sık splenik fleksurada görülür. Bu bölge
süperior ve inferior mezenter arter
dallarının beslediği alanlar arasında geçiş
oluşturur ve beslenmesi daha zayıftır.
30) Aşağıdaki organlardan
hangisinde appendiksis epiploika
bulunur?
a)
b)
c)
d)
e)
Sigmoid kolon
Jejunum
Duodenum
Mide
Özefagus
30, A
Kolon serozasında yağ dokusundan oluşan
appendiks epiploika bulunur.
31) Kolon kanseri nedeni ile barsak rezeksiyonu yapılan hastanın
mikroskobik bulguları şöyledir: “Kesitlerde gland oluşturmayan ve müsin
üretmeyen maliğn hücrelerin kümeler oluşturduğu ve bu hücrelerin
mukozadan başlayıp derine doğru yayılarak serozal yağ dokusunu infiltre
ettiği görülmüştür.15 lenf nodunda metastaz belirlenememiştir.”Evre ve
derecesi hangisi ile uyumludur?
Modifiye Duke
Evrelemesi
a) Düşük derece
b) Yüksek derece
c) İyi diferansiye
d) Az diferansiye
e) Az diferansiye
B1
B1
B2
B2
C2
31, D
Tümör, normal barsak hücrelerinin yaptığı
glandüler yapıları taklit edemiyor ve onlar
gibi müsin üretemiyorsa, köken aldığı
hücreyi taklit edemeyen az diferansiye
(yüksek dereceli) bir tümördür. Ayrıca
barsak duvarında muskularis propriayı
aşarak serozaya çıkmış ama lenf nodu
32) Kolovezikal fistül oluşumunun en
sık nedeni hangisidir?
a) Crohn hastalığı
b) Divertikülit
c) Rektosigmoid denokarsinomu
d) Volvulus
e) Ülseratif kolit
32, B
Kolovezikal fistülün en sık sebebi
divertikülittir. Crohn hastalığında görülen
fistüller daha çok barsak ansları arasında
oluşur
33) Aşağıdaki tükrük bezi
tümörlerinden hangisi kendi özelliği
ile eşleştirilmemiştir?
a) Pleomorfik adenom – en sık görülen
tükrük bezi tümörü
b) Onkositoma – eozinofilik hüreler
c) Adenolenfoma – Warthin tümörü
d) Mukoepidermoid tümör – mikst
tümör
e) Adenoid kistik karsinom – ağrı
33, D
Tükrük bezlerinin en sık görülen tümörü
pleomorfik adenomdur (mikst tümör).
Tükrük bezlerinin en sık görülen maliğn
tümörü olan mukoepidermiod karsinom
ise hem glandüler kolumnar hücre hemde
yassı epitel hücrelerini içermekle birlikte,
her iki hücrede epitelial yapıda
olduğundan mikst tümör olarak kabul
edilmez.
34) Aşağıdakilerden hangisi kolitis
ülserozanın özelliği değildir?
a) Rektal kanama
b) Kript apsesi
c) Adenokarsinom riski
d) Tüm GİS’de yerleşebilme
e) Mukoza ve submukozada sınırlı
tutulum
34, D
Kolitis ülseroza tüm kolonu tutabilen,
mukoza ve submukozada sınırlı
inflamasyon tablosu oluşturur. Bir miktar
ileuma geçsede 10 cm. den fazla
proksimale geçemez. Crohn hastalığı ise
tüm gastrointestinal sistemi tutabilir.
Örneğin Crohn hastalığı, ülseratif kolite
35) Aşağıdaki lezyonlardan
hangisinde karsinoid gelişimi riski
diğerlerinden yüksektir?
a)
b)
c)
d)
e)
Akut gastrit
Otoimmun gastrit
H. Pylori gastriti
Akut gastrik ülser
Peptik ülser
35, B
Otoimmün gastritte aklorhidri nedeni ile
antrumda gastrin üreten nöroendokrin g
hücreleri ileri derecede hiperplaziktir ve
bazen bu zeminden karsinoid tümör
gelişebilir. Otoimmün gastrit gastrik
karsinom riski de taşır.
36) 55 yaşında solukluk, zayıflık, halsizlik
şikayetleri olan bir kadın hastanın gastrin düzeyi
yüksek, mide asid düzeyi düşük bulunuyor.En
uygun tanı hangisidir?
a)
b)
c)
d)
e)
Vipoma
Gastrinoma
Pilor stenozu
Pernisiyöz anemi
Dumping sendromu
36, D
Otoimmün gastritte intrensek faktör
üretimi azaldığından pernisiyöz anemi
tabloya eşlik eder. Hipo-aklorhidri nedeni
ile gastrin salınımı ileri derecede
artmasına rağmen, parietal hücreler azalıp
kaybolduğundan mide asid düzeyi
yükselemez.
37) Aşağıdakilerden hangisinin
patogenezi diğerlerinden farklıdır?
a)
b)
c)
d)
e)
Meckel divertikülü
Sigmoid divertikülü
Zencker divertikülü
İnce barsak divertikülü
Mesane divertikülü
37, A
Diğer şıklar edinsel divertikül olmakla
birlikte Meckel divertikülü konjenital
divertiküldür. Edinsel olanlardan farklı
olarak barsak duvarının tüm katlarını
içerir. Edinsel divertiküllerde muskularis
propria tabakası çok ince veya yoktur.
38) Fundus yerleşimli akut eroziv
gastritte ön planda hangi etyoloji
düşünülür?
a)
b)
c)
d)
e)
Curling ülser
Cushing ülser
H.pylori etkisi
NSAID kullanımı
Alkol
38, D
pek çok etken midede yaygın akut gastrit
tablosu oluştururken, NSAI ilaçlar
genellikle fundusa lokalize eroziv gastrit
oluşturur.
39) Familyal polipozis kolinin özelliği
olan aşağıdakilerden hangisidir?
a)
b)
c)
d)
e)
Otozomal resesif geçiş
Tüm kolonda hamartomatöz polipler
% 100 karsinom riski
Multiple osteomalar ile ilişki
Santral sinir sistemi tümörleri ile ilişki
39, C
FAP sendromu otozomal dominant geçen
kanser sendromudur. APC tümör süpresör
gen mutasyonu vardır. Kolonda başta tübüler
adenom olmak üzere, yaygın adenomatöz
polipler mevcuttur. Profilaktik kolektomi
yapılmazsa kanser riski %100 dür. Osteom
ve yumuşak doku tümörleri ile ilişkili olan
Gardner sendromu; SSS tümörleri ile ilişkili
olan ise Turcot sendromudur.
40) Divertikülozis için doğru olan
hangisidir?
a)
b)
c)
d)
e)
En sık 50 yaş altında görülür
Çıkan kolonda sıktır
İncebarsakta en sıktır
En sık komplikasyonu divertikülittir.
Premaliğndir
40, D
Divertikülozis 50 yaş üzeri erkeklerde sık
olup en sık rektosigmoid bölgeye yerleşir.
En sık komplikasyonu divertikülittir ve
akut apandisite benzer klinik tablo
oluşturur. Farklı olarak bulgular sol alt
kadranda lokalizedir. Kolovezikal fistül
gelişimi görülebilir. Perfore olursa
41) Ani oluşan intestinal iskemide en
sık neden hangisidir?
a)
b)
c)
d)
e)
Süperior mezenterik arter trombüsü
Süperior mezenterik arter embolisi
Arterit
Dissekan aort anevrizması
Cerrahi komplikasyonu
41, A
Akut transmural barsak enfarktüsünde en
sık neden süperiör mezenter arterin
trombüse bağlı tıkanıklığıdır. Tıkanan
damar büyük çaplı olduğundan ince
barsak duvarında tam kat hemorajik
enfarktüs gelişir.
42) Aşağıdakilerden hangisi Çöliak
hastalığının özelliği değildir?
a)
b)
c)
d)
e)
Villus atrofisi
Lenfosit, makrofaj, plazma hücreleri
Eozinofiller
Epitelioid histiositler
Lenfoma riski
42, D
Çöliak hastalığında ince barsak mukozasında
villus atrofisi, lamina propriada lenfosit,
makrofaj, plazma hücreleri ve eozinofillerden
oluşan inflamatuar hücre infiltrasyonu,
intraepitelial lenfosit artışı ve kript
hiperplazisi görülür. Bulgular spesifik
olmamakla birlikte, klinik bilgilerle
birleştirildiğinde tanıyı destekler. Uzun sürede
intestinal T hücreli lenfoma riski artar.
Granülomatöz hastalık olmadığından
43) Aşağıdakilerden hangisi GİS
lenfoması gelişimi ile ilişkili değildir?
a)
b)
c)
d)
e)
Çöliak hastalığı
H.pylori gastritir
Crohn hastalığı
AIDS
Kolitis ülseroza
43, E
Uzun süreli Çöliak hastalığı ve Crohn
hastlığı gibi emilim bozukluklarında
ileumda intestinal T hücreli (enteropati ile
ilişkili) lenfoma gelişebilir. H. Pylori gastriti
midede MALT lenfoma ile ilişkilidir. AIDS
hastalarında ekstranodal lenfoma riski
artar, özellikle çocuklarda Burkitt lenfoma
sıktır. Kolitis ülseroza lenfoma gelişimine
yol açmaz.
44) Aşağıdakilerden hangisi barsak
amiloidozu ile ilişkili değildir?
a)
b)
c)
d)
e)
Malabsorbsiyon
Kanama
İskemi
Pseudo-obstrüksiyon
Karsinom gelişimi
44, E
barsak duvarında amiloid birikimi iskemi,
kanama, malabsorbsiyon ve
pseudoobstrüksiyona yol açabilir ama
premaliğn bir lezyon değildir.
45) Aşağıdakilerden hangisi Crohn
hastalığının kolitis ülserozadan
ayırımında en fazla değerlidir?
a)
b)
c)
d)
e)
Terminal ileum tutulumu
Ülser oluşumu
Genç yaşlarda ortaya çıkması
Fistül oluşumu
Lenfoid hiperplazi
45, D
Crohn hastalığının ayırıcı tanısında ön
planda granülomlar aranır ama her olguda
granülom görülmez ve granülomların
yokluğu hastalığı ekarte ettirmez. Bu
durumda fissür ve fistüller aranır. Fistül
varlığı kolitis ülserozayı ekarte ettirir ve
granülomdan sonra en değerli ayırıcı
46) Herediter bir kolon karsinomu sendromu
olup nonpolipozis kolorektal karsinom olarak
da isimlendirilen hangisidir?
a)
b)
c)
d)
e)
Peutz – jeghers sendromu
Lynch sendromu
Turcot sendromu
Von Hippel Lindau sendromu
Von Recklinghausen sendromu
46, B
Herediter nonpolipozis kolorektal kanser
(HNPCC) veye Lynch sendromu otozomal
dominant geçen ailesel bir kanser
sendromudur. Kolorektal karsinom ve
endometrium karsinomu başta olmak üzere
ekstraintestinal karsinom riski artmıştır.
Adenomlar az sayıdadır. Kolon kanseri
genellikle splenik fleksuradan proksimalde
yerleşir ve daha önce bulunan adenomlardan
gelişmez.
47) Anüsün en sık görülen maliğn
tümörü hangisidir?
a) Skuamöz hücreli karsinom
b) Maliğn melanom
c) Anal gland karsinomu
(adenokarsinom)
d) Paget hastalığı
e)
Mukoepidermoid karsinom
47, A
Anüs non keratinize çok katlı yassı epitel
hücreleri ile döşelidir. Bu nedenle en sık
görülen maliğn tümörü skuamöz hücreli
(yassı epitel hücreli) karsinomdur. Bunun
özel bir formuda bazaloid (kloakojenik)
yassı epitel hücreli karsinomdur. Ayrıca
nadiren primer maliğn melanom,
adenokarsinom, paget hastalığı ve
mukoepidermoid karsinomda anüsde
gelişebilir.
48) 46 yaşında erkek hasta sulu diare, yüz
kızarması, wheezing şikayetleri ile başvuruyor.
CT ile karaciğerde çok sayıda nodüler kitleler
belirleniyor. Primer tümörü ön planda hangisi
olabilir?
a) Mide adenokarsinomu
b) Appendiks karsinoidi
c) Rektum adenokarsinomu
d) İnce barsak lenfoması
e) İnce barsak karsinoidi
48, E
Bulgular karsinoid sendromla uyumludur.
Apendiks karsinomu genellikle karsinoid
sendrom oluşturmaz çünkü buna yol açan
ürünler portal venle karaciğere ulaştığında
yıkılır ve etkisiz kalır. İnce barsak
karsinoidi ise ürünlerini direkt olarak
dolaşıma verir ve tabloyu oluşturabilir.
49) Midede parietal hücrelerin
otoimmün mekanizma ile zedelenmesi
aşağıdakilerden hangisine yol açar?
a) Gastrik karsinom insidansında azalma
b) Bazal asid üretiminde artış
c) Antropilorik bölgede atrofi
d) İntrensek faktör üretiminde azalma
e) Mikrositer anemi
49, D
Parietal hücrelerin zedelenmesi ürettiği
asid ve intrensek faktör düzeyinde
azalmaya yol açar. Böylece hastada hipoaklorhidri ve pernisiyöz anemi tablosu
oluşur.
50) Peutz-Jeghers polibi hangi
yapıdadır?
a) Hiperplastik
b) Neoplastik
c) Hamartomatöz
d) İnflamatuar
e) Koristom
50, C
Peutz-Jeghers polibi hamartomatöz
yapıdadır ve bu nedenle tek başına
premaliğn değildir. Ancak Peutz- Jeghers
polipozis sendromunda maliğnite riski
artar.
Download