ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ YÜKSEK

advertisement
ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ
FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ
YÜKSEK LİSANS TEZİ
Utkan TEMİZ
SARMAL GALAKSİ M101'DE GAMA IŞIN PATLAMA
KALINTILARININ ARAŞTIRILMASI
FİZİK ANABİLİM DALI
ADANA, 2015
ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ
FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ
SARMAL GALAKSİ M101’DE GAMA IŞIN PATLAMA KALINTILARININ
ARAŞTIRILMASI
Utkan TEMİZ
YÜKSEK LİSANS TEZİ
FİZİK ANABİLİM DALI
Bu Tez 15/01/2015 Tarihinde Aşağıdaki
Oybirliği/Oyçokluğu ile Kabul Edilmiştir.
Jüri
Üyeleri
Tarafından
……………….....................
…………………………. .…................................................
Prof. Dr. Aysun AKYÜZ
Doç. Dr. Eda SONBAŞ Prof. Dr. Aysel KAYIŞ TOPAKSU
DANIŞMAN
2. DANIŞMAN
ÜYE
........................................... .............................................
Prof. Dr. Mustafa TOPAKSU Doç. Dr. Zerrin ESMERLİGİL
ÜYE
ÜYE
Bu Tez Enstitümüz Fizik Anabilim Dalında hazırlanmıştır.
Kod No:
Prof. Dr. Mustafa GÖK
Enstitü Müdürü
Bu Çalışma Ç.Ü. Araştırma Projeleri Birimi Tarafından Desteklenmiştir.
Proje No: FEF2013YL33
Not: Bu tezde kullanılan özgün ve başka kaynaktan yapılan bildirişlerin, çizelge ve fotoğrafların
kaynak gösterilmeden kullanımı, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunundaki hükümlere
tabidir.
ÖZ
YÜKSEK LİSANS TEZİ
SARMAL GALAKSİ M101'DE GAMA IŞIN PATLAMA KALINTILARININ
ARAŞTIRILMASI
Utkan TEMİZ
ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ
FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ
FİZİK ANABİLİM DALI
Danışman : Prof. Dr. Aysun AKYÜZ
2. Danışman : Doç. Dr. Eda SONBAŞ
Yıl: 2015, Sayfa: 73
Jüri
: Prof. Dr. Aysun AKYÜZ
: Prof. Dr. Aysel KAYIŞ TOPAKSU
: Prof. Dr. Mustafa TOPAKSU
: Doç. Dr. Zerrin ESMERLİGİL
: Doç. Dr. Eda SONBAŞ
Gama ışın patlamaları (GIP, Gamma Ray Bursts) (1049 - 1054) erg
mertebesindeki enerjileri ile Büyük Patlamadan sonra evrendeki en güçlü
patlamalardır. GIP'ların, süpernova patlamalarının ardında bıraktığı gibi bir kalıntı
bırakması beklenmektedir. Yakın galaksilerde GIP kalıntılarının belirlenmesi, bu
patlamaların oluşum yerleri ve ata yıldızları hakkında bilgi sahibi olmamıza olanak
sağlayabilir. Bu çalışmada, M101 sarmal galaksisinde 15 GIP olası kalıntı adayı
optik bölgede incelendi. Fotometrik ve tayfsal gözlemler TUG'da (TÜBİTAK Ulusal
Gözlemevi) bulunan RTT150 ve SAO'da (Special Astrophysical Observatory) 6 m
BTA teleskopları ile gerçekleştirildi. Foto-iyonize bölgelerde belirlenen çizgi akı
oranlarına göre ( 5007⁄
ve
4686⁄ ) belirlenen 15 kalıntı
adayının, konumları bilinen diğer yayınım kaynakları (süpernova kalıntıları, X-ışın
kaynakları, gezegenimsi bulutsular, HII bölgeleri) ile karşılaştırılarak olası doğası
tartışıldı.
Anahtar Kelimeler: Gama Işın Patlamaları (GIP), Tayf, Fotometri
I
ABSTRACT
MSc THESIS
A SEARCH FOR GAMMA RAY BURST REMNANT CANDIDATES IN
SPIRAL GALAXY M101
Utkan TEMİZ
ÇUKUROVA UNIVERSITY
INSTITUTE OF NATURAL AND APPLIED SCIENCES
DEPARTMENT OF PHYSICS
Supervisor
: Prof. Dr. Aysun AKYÜZ
2. Supervisor : Assoc. Prof. Dr. Eda SONBAŞ
Year: 2015, Pages: 73
Jury
: Prof. Dr. Aysun AKYÜZ
: Prof. Dr. Aysel KAYIŞ TOPAKSU
: Prof. Dr. Mustafa TOPAKSU
: Assoc. Prof. Dr. Zerrin ESMERLİGİL
: Assoc. Prof. Dr. Eda SONBAŞ
Gamma ray bursts (GRBs) are the most energetic events in the universe
within the energy range (1049 – 1054) ergs since the Big Bang. GRBs are expected to
leave behind remnants similar to the case of supernovae. Identification of GRB
remnants in nearby galaxies could provide knowledge about their birth place and
progenitors. In this study, 15 probable GRB remnant candidates in M101 spiral
galaxy are examined in the optical band. Photometric and spectral observations have
been made using RTT150 telescope at TUG (TÜBİTAK National Observatory) and 6
m BTA telescope at SAO (Special Astrophysical Observatory). According to the
identified line flux ratio (
and
) in the photoionized regions the possible nature of 15 probable GRB remnant candidates are
discussed by comparing them with the known positions of other conventional
emission sources (supernova remnants, X-ray sources, planetary nebulae, H II
regions).
Key Words: Gamma Ray Bursts (GRBs), Spectroscopy, Photometry
II
TEŞEKKÜR
Yüksek lisans öğrenimim süresince bilgilerini benimle paylaşan ve yol
göstericiliği ile bu tezin hazırlanmasında büyük katkıları olan danışmanım Sayın
Prof. Dr. Aysun AKYÜZ'e teşekkürlerimi sunarım.
Bu tez çalışmasının başından sonuna kadar her türlü desteği veren Sayın Doç.
Dr. Eda SONBAŞ'a teşekkürlerimi sunarım.
Yüksek lisans ile girdiğim akademik yolda maddi ve manevi tüm imkanları
ile desteklerini esirgemeyen sevgili aileme sonsuz teşekkürlerimi sunarım.
Yüksek lisans öğrenimim süresince verdikleri destek ve tecrübelerinin
paylaşımı
noktasında
UZAYMER
müdürü
Sayın
Yrd.
Doç.
Dr.
Nuri
EMRAHOĞLU'na ve Öğr. Gör. Dr. Nazım AKSAKER, Öğr. Gör. Dr. B. Yiğit
YILDIZ, Yrd. Doç. Dr. İlham NASIROĞLU'na çok teşekkür ederim.
Benimle aynı yolda ilerleyen ve bu çalışmanın hazırlanmasında desteklerini
esirgemeyen mesai arkadaşlarım Hasan AVDAN, Şenay AVDAN ve Furkan
DÖLEK'e teşekkür ederim.
Bu tez çalışması süresince sağladığı imkanlardan dolayı UZAYMER'e ve
yardımlarından ötürü Selami ÖZBAY'a teşekkür ederim.
TUG-RTT150.08.08 numaralı gözlem projesi kapsamında RTT150 cm
teleskobunun kullanımı ile sağladığı destekten ötürü TUG'a teşekkürlerimi sunarım.
Bu çalışma TÜBİTAK Temel Bilimler Araştırma Gurubu (TBAG) tarafından
Doç.Dr. Eda SONBAŞ yürütücülüğündeki 112T224 numaralı 1001 araştırma projesi
ile desteklenmiştir.
III
İÇİNDEKİLER
SAYFA
ÖZ ................................................................................................................................. I
ABSTRACT ................................................................................................................. II
TEŞEKKÜR ............................................................................................................... III
İÇİNDEKİLER .................................................................................................... …..IV
ÇİZELGELER DİZİNİ .............................................................................................. VI
ŞEKİLLER DİZİNİ................................................................................................. VIII
SİMGELER VE KISALTMALAR ........................................................................... XII
1. GİRİŞ ....................................................................................................................... 1
2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR........................................................................................ 3
3. MATERYAL VE METOD .................................................................................... 13
3.1. Materyal.......................................................................................................... 13
3.1.1. Gama Işın Patlamalarında Ateş Topu (Fireball) Modeli ...................... 13
3.1.2. Ardıl Işınımların Temel Teorisi ........................................................... 16
3.1.3. GIP-SN İlişkisi ..................................................................................... 19
3.1.4. Gama Işın Patlama Modelleri ............................................................... 20
3.1.4.1. Çökertici (Collapsar) Model ..................................................... 21
3.1.4.2. Birleşimi Modeli ....................................................................... 21
3.1.5. Sarmal Galaksi M101 ........................................................................... 22
3.1.6. Işın Patlama Kalıntısı Adaylarının Belirlenmesi .................................. 23
3.2. Metot ............................................................................................................. 29
3.2.1. TUG ...................................................................................................... 29
3.2.2. SAO-RAS ............................................................................................. 31
4. BULGULAR VE TARTIŞMA ............................................................................. 35
4.1. Veri İndirgeme ............................................................................................... 35
4.1.1. Fotometrik Verilerin İndirgenmesi....................................................... 35
4.1.2. Tayf Verilerinin İndirgenmesi .............................................................. 50
4.1.3. X-ışın Verilerinin İndirgenmesi ........................................................... 58
IV
5. SONUÇLAR VE ÖNERİLER .............................................................................. 61
KAYNAKLAR .......................................................................................................... 65
ÖZGEÇMİŞ ............................................................................................................... 73
V
ÇİZELGELER DİZİNİ
SAYFA
Çizelge 3.1. M101 galaksisinin genel özellikleri ......................................................22
Çizelge 4.1. TUG'da bulunan dar band filtrelerin özellikleri ....................................35
Çizelge 4.2. Sarmal galaksi M101'in fotometrik gözlemleri .....................................36
Çizelge 4.3. Hedef galaksi M101'de belirlediğimiz olası GIP kalıntı adayları .........44
Çizelge 4.4. Belirlenen GIP Kalıntısı adaylarının tayfsal gözlemleri .......................53
Çizelge 4.5. Sarmal galaksi M101'in incelenen Chandra gözlemleri .......................59
Çizelge 4.6. GIP kalıntı adayları ile X-ışın kaynaklarının karşılaştırılması..............60
Çizelge 4.6. GIPK 5 için sertlik oranı (hardness ratio) .............................................60
Çizelge 5.1. GIP kalıntı adaylarının tayfsal çizgi yoğunlukları ................................62
VI
VII
ŞEKİLLER DİZİNİ
SAYFA
Şekil 3.1. GIP'ların en genel tiplerinden biri olan bir yıldızın içe çökmesi
resmedilmiştir...........................................................................................14
Şekil 3.2. GIP'larda küresel rölativistik kabuklardan gelen yayınımın ve
kaynak
çerçevesi
ile
gözlemci
çerçevesi
arasındaki
zaman
gecikmesinin gösterimi ............................................................................16
Şekil 3.3. Şematik sinkrotron tayfında fraklı frekans bölgelerinin güç yasası
eğimleri ve kritik frekansların zamansal davranışının gösterimi .............18
Şekil 3.4. M101'in Hubble Uzay Teleskobu'ndan alınmış görüntüsü ......................23
Şekil 3.5. 1 cm-3 yoğunluklu ortamda 1052 erg enerjili GIP kalıntısı için en
güçlü yayınım çizgilerinin bazılarının ışıma güçlerinin zamansal
değişimidir ...............................................................................................25
Şekil 3.6. 1 cm-3 yoğunluklu ortamda 1052 erg enerjili bir GIP kalıntısı için
kullanılabilen
bazı
çizgi
oranlarının
zaman
bağımlılığı
gösterilmektedir .......................................................................................26
Şekil 3.7. 1 cm-3 yoğunluklu ortamda 1052 erg enerjili bir GIP kalıntısı için
çizgi ayracı. ..............................................................................................26
Şekil 3.8. RTT150 Teleskobu ..................................................................................30
Şekil 3.9. TFOSC şematik gösterimi ........................................................................31
Şekil 3.10. BTA Teleskobu ......................................................................................32
Şekil 3.11. SCORPIO şematik gösterimi ...................................................................33
Şekil 4.1. M101 sarmal galaksinin üst-bölgesinin TUG RTT150'den alınan [O
III] λ5007 görüntüsü ................................................................................37
Şekil 4.2. M101 sarmal galaksinin alt-bölgesinin TUG RTT150'den alınan [O
III] λ5007 görüntüsü ................................................................................38
Şekil 4.3. M101 sarmal galaksinin üst-bölgesinin TUG RTT150'den alınan He
II görüntüsü .............................................................................................39
Şekil 4.4. M101 sarmal galaksinin alt-bölgesinin TUG RTT150'den alınan He
II görüntüsü .............................................................................................40
VIII
Şekil 4.5. M101 sarmal galaksinin üst-bölgesinin TUG RTT150'den alınan Hβ
görüntüsü ..................................................................................................41
Şekil 4.6. M101 sarmal galaksinin alt-bölgesinin TUG RTT150'den alınan Hβ
görüntüsü ..................................................................................................42
Şekil 4.7. Belirlenen GIP kalıntı adaylarının galaksinin üst bölgesinde [O III]
λ5007 filtresinde gösterimi ......................................................................45
Şekil 4.8. Belirlenen GIP kalıntı adaylarının galaksinin alt bölgesinde [O III]
λ5007 filtresinde gösterimi ......................................................................46
Şekil 4.9. Belirlenen GIP kalıntı adaylarının galaksinin üst bölgesinde He II
filtresinde gösterimi .................................................................................47
Şekil 4.10. Belirlenen GIP kalıntı adaylarının galaksinin alt bölgesinde He II
filtresinde gösterimi .................................................................................48
Şekil 4.11. Belirlenen GIP kalıntı adaylarının galaksi üst bölgesinde Hβ
filtresinde gösterimi .................................................................................49
Şekil 4.12. Belirlenen GIP kalıntı adaylarının galaksinin alt bölgesinde Hβ
filtresiinde gösterimi ................................................................................50
Şekil 4.13. Tayf indirgeme için alınan bias görüntüsü ...............................................51
Şekil 4.14. Halojen lamba tayfı ..................................................................................51
Şekil 4.15. Neon lamba tayfı ......................................................................................52
Şekil 4.16. GIPK 1'in TUG TFOSC ile alınmış 1 boyutlu (1D) tayf görüntüsü ve
bazı yayınım çizgileri ...............................................................................53
Şekil 4.17. GIPK 2'nin TUG TFOSC ile alınmış 1D tayf görüntüsü ve bazı
belirgin yayınım çizgileri .........................................................................54
Şekil 4.18. GIPK 3'ün TUG TFOSC ile alınmış 1D tayf görüntüsü ve bazı
belirgin yayınım çizgileri .........................................................................54
Şekil 4.19. GIPK 5'in TUG TFOSC ile alınmış 1D tayf görüntüsü ve bazı
belirgin yayınım çizgileri .........................................................................55
Şekil 4.20. GIPK 7'nin TUG TFOSC ile alınmış 1D tayf görüntüsü ve bazı
belirgin yayınım çizgileri .........................................................................55
IX
Şekil 4.21. GIPK 8'in SAO SCORPIO ile alınmış 1D tayf görüntüsü ve bazı
belirgin yayınım çizgileri .........................................................................56
Şekil 4.22. GIPK 9'un TUG TFOSC ile alınmış 1D tayf görüntüsü ve bazı
belirgin yayınım çizgileri .........................................................................56
Şekil 4.23. GIPK 11'in TUG TFOSC ile alınmış 1D tayf görüntüsü ve bazı
belirgin yayınım çizgileri .........................................................................57
Şekil 4.24. GIPK 12'nin SAO SCORPIO ile alınmış 1D tayf görüntüsü ve bazı
belirgin yayınım çizgileri .........................................................................57
Şekil 4.25. GIPK 14'ün TUG TFOSC ile alınmış 1D tayf görüntüsü ve bazı
belirgin yayınım çizgileri .........................................................................58
X
XI
SİMGELER VE KISALTMALAR
GIP
: Gama Işın Patlamaları
keV
: Kilo elektron volt
"
: Açı saniyesi
Mpc
: Mega parsec
SN
: Süpernova
M101.
: Messier 101
GRB
: Gamma Ray Burst
SNK
: Süpernova Kalıntısı
g
: gram
cm
: santimetre
TeV
: Tera elektronvolt
Γ
: Rölativisttik Lorentz faktörü
GIPK
: Gama Işın Patlama Kalıntısı
PNe
: Gezegenimsi bulutsular
H II
: İyonize hidrojen bölgesi
[O III]
: Yasaklı oksijen çizgisi
λ
: Dalga boyu
ν
: Frekans
s
: saniye
km
: kilometre
kadir
: parlaklık birimi
erg
: enerji birimi
RA
: Right Ascention
Dec
: Declination
pc
: Parsek
K
: Kelvin
H+
: İyonize hidrojen
H0
: Nötral hidrojen
XII
XIII
1. GİRİŞ
Utkan TEMİZ
1. GİRİŞ
Gama ışın patlamaları (GIP) tesadüfen keşfedildikleri 1967 yılından bugüne
oluşum mekanizmalarının gizemi çözülemeyen, (1049 – 1054) erg mertebesindeki
enerjileri ile Büyük Patlamadan sonra evrendeki en güçlü patlamalardır. Günde
ortalama bir kaç GIP meydana gelmektedir. GIP'lar, süreleri ve enerjilerine göre iki
sınıfa ayrılırlar. 2 s den kısa süreli ve yüksek enerjili tayfa sahip olan patlamalar kısa,
2 s den uzun süreli ve düşük enerjili tayfa sahip olan patlamalar ise uzun patlamalar
olarak adlandırılırlar.
Süpernova (SN) patlamalarının geride bıraktığı kalıntıların çalışılması ile bu
patlamaları oluşturan ata yıldız ve bulundukları ortam hakkında bilgi edinilmektedir.
SN'ler gibi GIP'ların da geride bir kalıntı bırakması ve böylece oluşum bölgeleri ve
olası orijinleri hakkında önemli bulgular elde edilmesi beklenmektedir. GIP
kalıntılarından beklenen özgün tayfsal çizgilerinin belirlenmesi ise patlamaların
doğası ve oluştukları ortam için önerilen modellerin geçerliliğinde önemli olacaktır.
Perna ve arkadaşlarının (2000) yaptığı bilgisayar simülasyonu sonucu
GIP'lara özgü tayfsal çizgiler ve bu çizgilere ait akı oranları belirlenmiştir. Yaşlı GIP
kalıntılarını H II bölgeleri, SN kalıntıları ve gezegenimsi bulutsular (Planetary
Nebulae, PNe) gibi bilinen yayınım kaynaklarından ayırt etmek çok güçtür.
Dolayısıyla GIP'ların yeterince genç oldukları bir dönemde belirlenen tayfsal
çizgilerle bilinen bu yayınım kaynaklarından ayırt edilebileceği önerilmiştir.
Bu tez çalışmasında Perna ve arkadaşlarının (2000) belirlediği tayfsal çizgi
oranları dikkate alınarak yakın sarmal galaksi M101'de GIP kalıntı adayları
aranmıştır. Bu çalışma kapsamında Antalya Bakırlıtepe'deki TÜBİTAK Ulusal
Gözlemevi'nde bulunan RTT150 1.5 m (Rus - Türk Teleskobu 150 cm) ve odak
düzlem aleti TFOSC (TUG Faint Object Spectrograph and Camera) ile fotometrik ve
tayf gözlemleri yapılmıştır. Fotometrik gözlemler sonucu elde edilen verilerden
bilinen kaynaklarla pozisyon uyumu göstermeyen 15 yayınım kaynağı olası GIP
kalıntı adayı olarak belirlenmiş ve bunlardan yalnızca 10 adayın tayfsal gözlemleri
yapılabilmiştir. Tayf gözlemlerinden bazıları Rusya Bilimler Akademisi'ne ait
SAO'da (Special Astrophysical Observatory) bulunan 6 m'lik BTA'nın (The Big
1
1. GİRİŞ
Utkan TEMİZ
Telescope Alt-azimuthal) odak düzlem aleti SCORPIO (Spectral Camera with
Optical Reducer for Photometrical and Interferometrical Observations) ile
yapılmıştır.
Ayrıca belirlenen GIP kalıntı adaylarının olası X-ışın karşılıklarını belirlemek
ve bu dalga boyundaki yayınımlarını araştırmak için M101 galaksisinin Chandra Xışın gözlemevi arşiv verileri analiz edilmiştir.
2
2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR
Utkan TEMİZ
2.ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR
Gama-ışın patlamaları, öngörülemeyen zamanlarda uzayın herhangi bir
konumundan, (0.1-100) s zaman aralığında meydana gelen ve çoğunlukla yüksek
enerjili (≥100 keV) fotonların atımlarıyla oluşan olaylardır. GIP'lar ilk kez ABD'nin
(Amerika Birleşik Devletleri) Vela 4a,b uydusu tarafından 2 Temmuz 1967'de
tesadüfen keşfedildi. Vela uydusunun asıl amacı Sovyetler Birliği'nin nükleer
faaliyetlerini takip etmekti. Elde edilen uydu verileri ile yapılan çalışmalar sonucu,
Dünya doğrultusundan geldiği düşünülen bu gizemli parlamaların aslında yeni ve
oldukça karmaşık kozmik bir olay olduğu belirlendi (Klebesadel ve ark. 1973). Daha
sonra bu sonuçlar 1974 yılında Sovyet Konus Deneyi ve 1976 yılında IMP-6
(Interplanetary Monitoring Platform - Uydulararası Görüntüleme Platformu)
gözlemleriyle doğrulandı.
Dünya
atmosferinin
çok
ötesinden
geldiği
doğrulanan
bu
gizemli
parlamaların büyük kütleli yıldızların evrimlerinin son aşamasında gerçekleşen
Süpernova patlamaları ile olan ilişkisi araştırılmıştır. Bu amaçla geçmişteki pek çok
olayda, SN’lerin görülme zamanlarının ardından beklenen gama-ışın akısı belirtileri
için Vela uydusu öncesi veriler aranmış fakat bu aramalar başarısız olmuştur.
Colgate (1968), SN’lerin oluşumlarının başlangıç evrelerinde gama-ışın yayınımı
yaptığını belirtmiştir. Daha sonra Vela uydusunun donanımları geliştirilerek 1969 –
1972 yılları arasında çeşitli yönlere dağılmış 16 Gama Işın Patlaması belirlenmiştir
(Klebesadel ve ark, 1973). Keşfinden bugüne GIP’ların oluşum ve yayınım
mekanizmalarının
anlaşılması,
astrofiziğin
çözüm
bekleyen
en
gizemli
problemlerinden biridir.
GIP'ların
oluşum
mekanizmalarının
ve
bulundukları
ortamı
nasıl
etkilediklerinin anlaşılabilmesi için geçmişten bugüne pek çok uydu gönderilmiştir.
Vela (5a,b), (6a,b), CGRO (Compton Gamma Ray Observatory - Compton Gama
Işın Gözlemevi), BATSE (Burst And Transient Source Experiment - Patlama ve
Geçici Kaynak Deneyi), BeppoSAX (Beppo Satellite for X-ray Astronomy - Beppo
X-ışın Astronomi Uydusu), HETE (High Energy Transient Explorer - Yüksek Enerji
Geçici Kaşif), INTEGRAL (INTErnational Gamma-Ray Astrophysics Laboratory -
3
2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR
Utkan TEMİZ
Uluslararası Gama-ışın Astrofizik Laboratuarı), Swift, GLAST (Gamma-ray Large
Area Space Telescope - Gama ışın Geniş Alan Uzay Teleskobu) bunlardan
bazılarıdır.
Gama ışın algılayıcıları ile donatılmış uzay araçları grubu olan IPN
(Interplanetary Network - Uydulararası Ağ) GIP ve düşük enerjili gama-ışın
yayıcılarının konumlarını belirlemede kullanılmaktadır. GIP'ların astronomik
konumları, patlamanın gerçekleşme zamanı ile farklı amaçlar için gönderilmiş
algılayıcılara ulaşma zamanlarının kıyaslanması ile belirlenmektedir. IPN 1977'den
bugüne pek çok geçici (transient) gama-ışın kaynağı araştırmalarına katkıda
bulunmuştur. Belirlenen kaynakların, geçici X-ışın yayıcıları gibi bilinen kaynaklar
olmadığı ortaya konmuştur. Bugüne kadar 26 bilimsel uzay aracı bu ağa katılmıştır,
bazılarının görevi sona ermiş, bazıları halen çalışmaya devam etmektedir
(http://heasarc.gsfc.nasa.gov/W3Browse/all/ipngrb.html).
GIP'ların keşfi üzerinden geçen onlarca yılda astronomlar farklı uzay
araçlarından elde ettikleri veriler ile bu geçici kaynakların doğası, ışıma mekanizması
ve konumu, (yakın ya da uzak evrende olup olmadığı) hakkında çok az bilgi elde
edebildiler. Ancak 1990 yılı Nisan ayında uzaya gönderilen CGRO, GIP'lar
konusunda kaydedilen büyük ilerlemelerin başlangıcı olmuştur.
CGRO üzerinde yer alan BATSE verilerine göre Fishman ve ark. (1993),
GIP’ların gökyüzünde yönden bağımsız (izotropik) ve homojen olmayan bir dağılım
gösterdiklerini belirlemişlerdir. 1993 yılına kadar GIP’ların uzaysal, tayfsal ya da
morfolojik benzerliklerini temel alarak sınıflandırma girişimleri başarılı olamamıştır
(Briggs ve ark, 1993: Fishman ve ark, 1993). Kouveliotou ve ark. (1993) GIP’ları
zamansal ve tayfsal özelliklerini birlikte dikkate alarak sınıflandırmışlardır. Bu
sınıflandırmaya göre patlama enerjisinin %90'ının salımı için geçen süre 2 s'den kısa
ise "kısa patlamalar" (T90 ≤ 2s), 2 s'den uzun ise "uzun patlamalar" (T90 ≥ 2s) olarak
iki sınıf oluşturulmuştur. Bu sınıflandırma sonucu kısa patlamaların sertlik
oranlarının yüksek, uzun patlamaların sertlik oranlarının düşük olduğu ortaya
konmuştur. Kısa patlamaların uzun patlamalar gibi aynı pik yoğunluğu aralığına
sahip oldukları belirlenmiştir. Bu da toplam enerjinin iki farklı şekilde salındığını
göstermiştir. Bu tayfsal ve zamansal farklılıkların nedeninin, yayınım bölgelerinin
4
2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR
Utkan TEMİZ
farklı geometrilerinden kaynaklandığının bir işareti olabileceğini belirtmişlerdir
(Kouveliotou ve ark, 1993).
Charisi ve ark. (2014) uzun GIP'lar içerisinde, yayınım olaylarının kapsamlı
bir kataloğunu hazırladılar. Şimdiye kadar hazırlanan en geniş ölçekte izole yayınım
olayları kataloğu olarak, Fermi-GBM (Gamma-ray Burst Monitor - Gama-ışın
Patlama Monitörü), Swift ve BATSE'den toplam 2710 GIP kapsamlı olarak
incelendi. Yaptıkları bu çalışmada ilk defa ana patlamanın öncesi ve sonrasından
gelen yayınım incelendi ve yine ilk defa farklı uydular tarafından belirlenen GIP'lar
ortak bir algoritma ile analiz edildi.
Genellikle patlamalarda gama ışınlarını takip eden X-ışınları, optik ve radyo
dalga boylarını içeren daha düşük enerjili elektromanyetik dalgalar, GIP ardıl ışınımı
(afterglows) olarak adlandırılmaktadır. GIP’ların farklı dalga boylarındaki ardıl
ışınımlarının belirlenmesi, patlamaların oluşum bölgeleri ve mekanizmaları hakkında
önemli bilgiler kazanılmasını sağlamıştır. Bir GIP ardıl ışınımı ilk kez X-ışın
bandında BeppoSAX uydusunun 28 Şubat 1997’de GRB 970228 gözlemi sonucu
elde edilen verilerden belirlenmiştir (Costa ve ark, 1997). (GIP'ların adlandırılma
sistematiği GRB (Gamma Ray Burst - Gama Işın Patlaması ve patlamanın
kaydedildiği yıl, ay, gün olarak yapılmaktadır.) X–ışın ardıl ışınım kaynağı,
BeppoSAX üzerinde yer alan X–ışın teleskobu tarafından patlamadan yaklaşık sekiz
saat sonra gözlenmiş ve birkaç gün içerisinde X–ışın yayınımının zayıfladığı
belirlenmiştir. GIP’ın enerjisinin büyük bir kısmının X–ışın ardıl ışınımı ile salındığı
belirlenmiştir. BeppoSAX’ın bu gözlemi çoklu dalga boyu gözlemlerinin başlamasını
sağlamış ve X–ışını kaynağı ile pozisyon uyumu içerisinde zayıflayan bir optik
kaynak belirlenmiştir (Van Paradijs ve ark, 1997). Bu dönemde bir diğer kaynak,
GRB 970508’in hata aralığı içerisinde geçici optik kaynakla pozisyon uyumu
gösteren değişken bir radyo kaynak da belirlenmiştir. Bu radyo kaynağın GIP’ın
radyo bileşeni olduğu öne sürülmüştür (Frail ve ark, 1997).
Ardıl ışınım gözlemleri ile GIP’lar için farklı oluşum senaryoları
öngörülmüştür. Uzun süreli GIP’lar için önerilen model, kütleli yıldızların merkezleri
üzerindeki çok yüksek kütleye dayanamayarak kendi üzerine geri çökmesi ile oluşan
çökertici (collapsar) ya da hipernova modelidir (Woosley ve Heger, 2006: Woosley
5
2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR
Utkan TEMİZ
ve Bloom, 2006). Kısa sureli GIP’lar için önerilen model ise iki tıkız cismin (nötron
yıldızı – nötron yıldızı veya nötron yıldızı – kara delik çifti gibi) kütle çekimsel dalga
yayınımı ve yörüngesel açısal momentum kaybı sonucu birleşmesidir (Eichler ve ark.
1989: Fryer ve ark., 1999: Zhang ve Fryer, 2001: Zhang ve Heger, 2003: Zhang ve
Meszaros, 2004: Belczynski ve ark, 2006). Bu modeller ile GIP'ların oluştukları
ortam hakkında öngörülerde bulunulabilmektedir. Kütleli yıldızların ömürleri kısadır
ve oluştukları bölgeden uzaklaşamadan ömürlerinin sonuna gelirler. Böylece
çökertici model sonucu oluşan GIP’lar daha yoğun bölgelerde bulunmalıdır.
Birleşme modelinde ise nötron yıldızları yaşlı yıldızlardır ve oluştukları bölgelerden
çok daha uzaklara taşınabilirler. Dolayısıyla birleşme modeli sonucu oluşan GIP’lar
daha az yoğun bölgelerde bulunmalıdır (Perna ve ark, 2000).
Önerilen senaryoda
çökmesi sonucu oluştuğu
uzun süreli GIP'ların
kütleli bir yıldızın çekirdek
ve bu yüzden süpernovalar ile bağlantılı olabileceği
düşünülmektedir. Bazı GIP-SN çiftlerinin uyumu tayfsal olarak doğrulanmıştır. Bir
düzineden fazla GIP'ın ardıl ışınım ışık eğrilerinde SN imzası olduğu düşünülen
tümsek (bump) belirlenmiştir. 25 Nisan 1998 de sönük bir GIP BeppoSAX ve
BATSE tarafından belirlenmiştir. Yaklaşık iki buçuk gün sonra SN 1998bw GRB
980425'in BeppoSAX hata aralığı içerisinde keşfedilmiş ve bu iki olayın tesadüfi
olarak örtüşmesinin çok düşük bir olasılık (~10-4) olduğu dolayısıyla iki olayın
bağlantılı olduğu ortaya konmuştur (Galama ve ark, 1998).
GRB 031203'ün optik ve yakın kızılötesinde çok sönük ardıl ışınım
gözlemleri Cerro Tololo Inter-American Gözlemevi (Şili)' de 1.3 m'lik teleskoba
bağlı hem optik hem de kızılötesi gözlemlere imkan tanıyan ANDICAM (A Novel
Dual Imaging CAMera - Özgün Çift Görüntüleme Kamerası) kamerası ile yapılmıştır
ve ev sahibi galaksi ile pozisyon uyumu belirlenmiştir (Cobb ve ark, 2004). Ev sahibi
galaksinin fotometrik görüntülerine dayanarak pek çok grup GRB 031203 ile SN
bağlantısını vurgulamışlardır (Bersier ve ark, 2004: Thomsen ve ark, 2004: Cobb ve
ark, 2004: Gal-Yam ve ark, 2004). Tayfsal gözlemlerden gelen doğrulamalardan
sonra bu olay SN 2003Iw olarak isimlendirilmiştir (Malesani ve ark, 2004).
GIP'lar ve SN'ler arasındaki bağlantının çok iyi anlaşılamamasına rağmen
GRB 060218'nin gözlemleri SN 2006aj ile bağlantılı olduğunu göstermektedir
6
2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR
Utkan TEMİZ
(Campana, 2006). GRB 060218 Swift uydusu üzerinde bulunan BAT (Burst Alert
Telescope - Patlama Alarm Teleskobu), XRT ve UVOT tarafından belirlendi. Swift
gözlemlerinin hemen ardından optik ardıl ışınım ve ev sahibi galaksinin düşükçözünürlüklü tayfından kırmızıya kayma değeri (z= 0.033) belirlendi. Tayftaki
belirtiler bir SN oluşumunun sinyalini vermekte olduğu belirtildi ve GIP'tan 3 gün
sonra SN2006aj olarak tanımlanan bir SN bulundu. Bulgular hidrojen ve helyum
çizgilerinin bulunmadığı tip Ic SN ile uyumluydu. Ayrıca araştırmacılar elde etikleri
sonuçların büyük bir kesinlikle GRB 060218/SN2006aj'nin kaynağının Wolf-Rayet
yıldızı gibi kütleli tıkız bir ata yıldızı işaret ettiğini belirtmektedirler.
Bilindiği gibi SN kalıntıları büyük kütleli yıldızların evriminin sonunda SN
patlamasından sonra geride bıraktıkları yapıdır. SN’lerin ardında SN kalıntısı
bırakması gibi GIP’ların da arkalarında bir kalıntı bırakması beklenmektedir. Bu
kalıntıların belirlenmesi GIP oluşum bölgeleri ve geride bıraktıkları yapı hakkında
daha yakından inceleme şansı vermektedir. Ayrıca patlamaların oluşma oranları ile
enerji kaynakları hakkında bilgi sağlaması düşünülmektedir. GIP tarafından
oluşturulan kalıntıları, SN'ler, OB birleşmelerinden gelen yıldız rüzgarları, ışınım
basıncı ya da yüksek hızlı bulutların çarpışmaları gibi bilinen enerji kaynaklarından
ayırmak zordur. GIP kalıntılarında enerji salımı itici olduğundan dolayı
patlamaların, parlak ve genç oldukları yeterince erken bir zamanda özgün tayfsal
imzalarının belirlenmesi ile bilinen kaynaklardan ayrılmaları daha kolay olmalıdır.
Yüksek enerjili iyonlaşma ışımasının itici enerji salımı GIP kaynaklarına özgüdür ve
genç GIP kalıntılarının SN kalıntılarından ayrıt edilebilmesine imkan sağlayacağı
düşünülmektedir (Perna ve ark, 2000).
Bu araştırmacılar yaptıkları bilgisayar
simülasyonu sonuçlarına göre ardıl ışınımın foto-iyonlaşma etkilerini göz önüne
alarak GIP Kalıntısı için belirleyicisi olabilecek tayfsal çizgi oranlarını
(
⁄
,
4686⁄
gibi) belirlemişlerdir.
GIP kalıntıları ile ilgili olarak, Ayal ve Piran (2001) yaptıkları bilgisayar
simülasyonunda yıldızlar arası ortamda zıt yönlere hareket eden iki yoğun balon
olarak hüzmelenen GIP durumunu incelemişlerdir. Başlangıç enerjisi E0 = 1051 erg,
yıldızlar arası ortam yoğunluğu ρ1 = 10-24 g/cm3, hacimsel Lorentz faktörü Γ ≥ 100
alarak yaptıkları modellemede ~5000 yıl sonra kalıntının enerjisinin ~9.6 x 104 erg
7
2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR
Utkan TEMİZ
değerine düştüğünü öngörmüşlerdir. Enerjinin bu değere düşmesinden sonra şok
patlamanın ekvator bölgesinde birbirine temas etmekte ve morfolojik olarak küresel
bir yapıya dönüşmeye başlamaktadır. GIP kalıntılarının SN kalıntısı gibi küresel bir
yapıya dönüştüğü bu andan itibaren bu kalıntıları morfolojik olarak ayırt etmek
zorlaşmaktadır. Bu senaryo GIP'ları oluşturan merkezi motordan madde atımının ara
zaman (intermediate-time) davranışı için bir modeldir. Bu sonuçların, başlangıç
morfolojisi, açısal genişlik ve atılan maddenin yoğunluğundan bağımsız olduğu da
belirtilmiştir (Ayal ve Piran, 2001).
GIP kalıntıları, SN kalıntılarından sadece enerji mekanizması ile değil
içerdiği rölativistik parçacık bolluğu ile de ayırt edilebilmelidir. GIP kalıntılarının
ikinci bir özelliğinin ise rölativistik elektronlar, başlangıç şok enerjisinin bir kısmını
içerirken önemli bir miktarının yüksek enerjili protonlara aktarılması olduğu
belirtilmiştir. Yapılan ayrıntılı hesaplar ile GIP kalıntılarının güçlü TeV yayıcıları
olabileceği araştırılmıştır. Galaksi düzleminde bizden ~10 kpc uzaklıktaki GIP
kalıntısının 30 GeV ile 100 TeV enerji aralığında kozmik gama ışınlarını araştırmak
için kurulan bir atmosferik Cherenkov teleskop sistemi olan HESS (High Energy
Stereoscopic System - Yüksek Enerjili Stereoskopik Sistem) ile belirlenen fakat
tanımlanamayan (unidentified) bir TeV kaynağı ile eşleşebileceği öngörülmüştür
(Atoyan ve ark, 2006).
Gao ve Huang (2005) VLBI (Very Long Baseline Interferometry, Çok uzun
ana hat interferometri ) tarafından çözümlenmiş iki GIP kalıntısını (GRB 030329 ve
GRB 041227) incelemişlerdir. Bu kaynakların radyo gözlemleri standart ateş topu
modelinin dinamiğini test etmek için kullanılmıştır. Teorik olarak R yarıçaplı bir GIP
ateş topu ele alınmış, rölativistik ve eşit varış zaman yüzey etkilerinden dolayı
yarıçap ile kalıntının gözlenen boyutunun uyumlu olmadığı belirlenmiştir. Kalıntının
görünür boyutunun zamanla değişiminin basit kabuller yapılarak çıkarılabileceği
gösterilmiştir (Oren ve ark, 2004). GRB 030329 ve GRB 041227 kalıntıları basit
izotropik ateş topu ya da basit jetlerle açıklanamamıştır. Gao ve Huang (2005)
tarafından önerilen iki bileşenli jet yapısı
modeli sayısal hesaplamalarla ele
alınmıştır. İlginç bir şekilde iki bileşenli jet modelinin her iki GIP kalıntısı içinde
doğru olduğu belirlenmiştir. Bunun bir tesadüf olarak görülmemesi gerektiği ve bazı
8
2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR
Utkan TEMİZ
GIP ardıl ışınım akılarının ölçümünden de anlaşılacağı gibi GIP jetlerinin karmaşık
bir yapıya sahip olduğunun işareti olarak belirtilmiştir. (Gao ve Huang, 2005).
GIP kalıntılarının, kalıntıyı çevreleyen ortamın karakteristiği ya da GIP’a
eşlik eden SN’nin varlığı tarafından nasıl etkilenebileceği incelenmiştir (RamirezRuiz ve Macfadyen, 2010). Oluşturdukları modelde patlama ortamında zıt yönlere
genişleyen iki baloncuklu bir GIP ele alınmıştır. Baloncuğun her ikisi ve patlama
ortamı soğuk ideal gaz olarak modellenmiştir. Modellerinde, başlangıç yoğunlukları,
açısal genişlikler ve merkezden dışa atılan maddenin morfolojisi için farklı değerler
denenmiş ve GIP kalıntısının son şeklinin başlangıç değerlerinden bağımsız olduğu
belirlenmiştir. Elde edilen sonucun Rhoads (1999) ve Sari ve ark. (1999)’nın düzgün
jet yapısı modelleri ile uyumlu olduğu da tespit edilmiştir. Sonuç olarak patlama
kaynağından çıkan madde akışının, patlama çevresi ile etkileşimlerinden dolayı GIP
kalıntılarının dinamiğinin karmaşık olduğu ve özellikle genç kalıntılarda atımın
yapısının da önemli olduğu belirlenmiştir. Kalıntının morfolojisi ve görünürlüğünün
büyük oranda yıldız çevresini oluşturan ortam tarafından belirlendiği vurgulanmıştır
(Ramirez-Ruiz ve Macfadyen, 2010).
GIP’lar yaydıkları yüksek enerjili ışıma ile ortamı iyonize edebilir (fotoiyonizasyon), ışıma gücü arttıkça foto-iyonizasyon daha da etkin olabilir. Ayrıca
foto-iyonize bölgeler genellikle OB yıldızlarının etrafında da bulunabilir. Wang
(1999) da yaptığı çalışmada M101 galaksisinde X-ışın yayan bölgelerin gözlemleri
sonucu bu bölgelerin OB yıldızları ile eşleşebileceğine dair herhangi bir kanıt
bulunmadığını belirtmiştir. Bu durumda M101 deki bu iyonize bölgeler GIP
kalıntılarını işaret edebilirler (Perna ve ark 2000). Bu
tezde
amaçlanan
M101
sarmal galaksisinde olası GIP kalıntılarının araştırılmasıdır. Hedef galaksimiz M101
çok
çalışılan
bir
galaksidir
ve
çoklu
dalga
boyu
araştırmaları
aşağıda
özetlenmektedir:
Sarmal galaksi M101'in uyarılmış hidrojen bölgelerinin (H II bölgeleri)
katalog çalışması Hodge ve ark. (1990) tarafından yapılmış ve 1264 yayınım
bulutsusu H II bölgesi olarak kataloglanmıştır.
Feldmeier ve ark. (1996) sarmal galaksi M101'deki gezegenimsi bulutsular
için [O III] λ5007 araştırmasının sonucunda alınan Hα, R-band ve [O III] λ5007
9
2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR
Utkan TEMİZ
görüntülerinin kıyaslanması ile galaksinin dış ve kollar arası bölgesinde 65
gezegenimsi bulutsu adayı belirlemişlerdir.
Geleneksel kalıntıların belirlenmesinde [S II] / H koşulunu ilk olarak
Mathewson & Clark (1973a) kullanmıştır. Süpernova kalıntısının (SNK) şokunun
ardındaki uzun soğuma bölgesinde uyarılmış S+ ([S II]) iyonları güçlü [S II]
λλ6716,6731 yayınımları oluştururlar (Raymond 1979, Dopita 1984, Fesen, Blair
1985, Osterbrock 1989). M101 galaksisinde [S II] / H koşulu kullanılarak SNK
belirleme çalışması Matonick ve ark. (1997) tarafından yapılmıştır ve 93 aday
belirlenmiştir. Franchetti ve ark. (2012) Hubble Uzay Teleskobu ( Hubble Space
Telescope – HST) verileri ve Chandra arşiv verilerini kullanarak 55 SNK adayı
belirlemiş ve bunları çoklu dalgaboyu gözlemlerinden fiziksel yapıları, yıldızsal
çevreleri ve yıldız popülasyonu hakkında incelemelerde bulunmuşlardır.
Pence ve ark. (2001) 98.2 ks'lik poz süreli Chandra verilerini kullanarak 3σ
dan büyük belirginlikleri ile S3 çipi üzerinden 110 nokta kaynak kataloglamıştır.
Kaynaklar M101'in sarmal kolları ile uyum içerisinde görülmektedir ve pek çok Xışın çifti, süper yumuşak kaynaklar (supersoft source), süpernova kalıntıları gibi
bilinen kaynakları içermektedir. Sadece 27 tanesi artalan kaynağı olan diğer
kaynakları içermektedir.
BIMA SONG (Berkeley-Illinois-Maryland Association Survey of Nearby
Galaxies) kısa adı ile yakın galaksilerin araştırılması, M101'in de içinde bulunduğu
44 yakın sarmal galaksinin merkezi ve diski içerisinde 3 mm CO (J = 1-0) moleküler
yayınımının sistematik görüntüleme çalışmasıdır. Bu çalışma yakın galaksilerde
moleküler yayınımın hız alanları, tayfları, kanal haritaları, tümleşik yoğunluk
haritalarının tek bir herkese açık veri tabanını sağlamaktadır (Helfer ve ark, 2003).
Jenkins ve ark. (2005) tarafından sarmal galaksi M101'in XMM-Newton
verilerinden yararlanılarak nokta kaynak popülasyonunun X-ışın özellikleri
incelenmiş ve 108 nokta X-ışın kaynağı M101'in D25 (galaksinin çapsal olarak optik
dalga boyunda 25 kadir parlaklığa ulaştığı mesafe) elipsi içerisinde belirlenmiştir.
Bunlardan 24'ü artalan galaksisi olarak tahmin edilmiştir. Çoklu dalga boyu
karşılaştırmaları sonucu 20 kaynağın H II bölgesi ve/veya SN kalıntıları ile uyum
gösterdiği görülmüştür. Yedi nokta kaynak ise artalan galaksi bileşeni yada adayı
10
2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR
Utkan TEMİZ
olarak belirlenmiştir. Altı kaynak ön alan yıldızları ile uyum göstermektedir ve bir
kaynağın radyo bileşeni olduğu belirlenmiştir.
Gil de Paz ve ark. (2007) toplam 1034 yakın galaksinin Galaksi Evrim Kaşifi
(Galaxy Evolution Explorer-GALEX) uydusunun uzak-morötesi (far-ultraviolet
FUV; λetkin = 1516 Å) ve yakın morötesi (near-ultraviolet NUV; λetkin = 2267 Å)
bantlarındaki gözlemlerinden faydalanarak M101'inde içinde bulunduğu tüm yakın
galaksilerin renk profillerini, yüzey parlaklıklarını elde etmişler ve galaksilerin
belirlenen toplam (FUV- K ) renk değerlerinin, eliptik/merceksi galaksileri sarmal
ve düzensiz galaksilerden ayırt etmede çok önemli bir ölçüt olduğunu ileri
sürmektedirler.
11
2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR
Utkan TEMİZ
12
3. MATERYAL VE METOD
Utkan TEMİZ
3. MATERYAL VE METOD
3.1. Materyal
Gama ışın patlamaları, (10
10 ) erg mertebesindeki enerjileri ile
evrendeki en güçlü patlamalardır. Bu patlamalar günde ortalama bir kaç kez
meydana gelmektedir. Patlamalar, süreleri ve enerjilerine göre iki sınıfa ayrılırlar.
Kısa patlamalar gama-ışın yayınım süresi 2 s den kısa ve yüksek enerjili spektruma
sahip olan patlamalardır, uzun patlamalar ise 2 s den uzun ve düşük enerjili
spektruma sahip olan patlamalar olarak adlandırılırlar.
GIP oluşumları için iki önemli model bulunmaktadır. İlk model tek bir büyük
kütleli yıldızın içe çökmesi sonucu gerçekleşen hipernova ya da "çökertici"
(collapsar) modelidir (Woosley, 1993; Paczynski, 1998; MacFadyen ve Woosley,
1999). İkinci model ise iki nötron yıldızı ya da bir nötron yıldızı bir kara delik çifti
gibi iki tıkız nesnenin birleşmesini öneren "birleşme" modelidir (Eichler ve ark,
1989; Narayan ve ark, 1992; Ruffert ve Janka, 1999). Bu modellerin dışında ayrıca
literatürde kara delik yığılması, atarca (pulsar) modeli, dönen kara delikler,
supranova modeli ve Blandford-Znajek mekanizmasını içeren modeller de yer
almaktadır (Piran, 2004).
3.1.1. Gama Işın Patlamalarında Ateş Topu (Fireball) Modeli
GIP'lar ile ortaya çıkan muazzam enerjiyi oluşturan mekanizmayı
anlayabilmek içinde çok sayıda model önerilmiştir. Şok yapısını en iyi açıklayan ateş
topu (fireball) modeli, önerilen modeller arasında en yaygın kabul gören modeldir.
GIP'ların en büyük enerji kaynağı kütleli cisimlerin farklı modellerle açıklanabilen
muazzam enerjileri
ile ilişkilidir. Uzun süreli patlamalar için bu yüksek enerji
kaynağı, evriminin son aşamasındaki kütleli bir yıldızın kendi çekirdeği üzerine
çökmesidir. Bunun yanısıra kısa süreli patlamalar için tıkız çiftlerin (nötron yıldızı nötron yıldızı ya da nötron yıldızı - kara delik gibi) birleşmesidir. Her iki durumda da
merkezi tıkız nesnenin birkaç Güneş kütleli (
13
ʘ)
bir kara delik olması
3. MATERYAL VE METOD
Utkan TEMİZ
beklenmektedir. Şekil 3.1.'de merkezi motoru bir kara delik olan GIP temsil
edilmektedir. Uzun veya kısa patlama durumunun herhangi birinde çökme ya da
birleşme ile serbest kalan kütle çekimsel enerji birkaç
ʘ
değerindedir. Bu kütle
çekimsel enerji milisaniye mertebesindeki zaman aralığında, onlarca km3 'lük hacim
içerisinde bir enerjiye dönüşür.
Şekil 3.1. GIP'ların en genel tiplerinden biri olan bir yıldızın içe çökmesinin
gösterimi
Bu tıkız hacimde böylesi büyük kütle çekimsel enerjinin ani yayınımının
temel iki sonucu vardır. Enerjinin çok küçük bir kesri (10
baryonlar içeren yüksek sıcaklıklı (
≳
10 ) e±, γ-ışınları ve
) ateş topuna aktarılırken, bir kısmı da
kütle çekim dalgalarına ve nötrinolara dönüşür. Nötrinolar başlangıçta ısısal
dengededir ancak kütle çekim dalgaları ısısal dengede değildir. Ateş topu, kütle
çekim dalgalarına ve birkaç etkileşim uzunluğu ötesinde nötrinolara geçirgendir.
(10-30) MeV tipik enerjileri ile ısısal nötrino anti-nötrino çiftlerinin ve (10
10 )
Hz aralığındaki frekansları ile kütle çekim dalgalarının anlık yayınımlarına (prompt
emission) yol açar. Bu yayınımda birkaç saniye içerisinde 10
erg'lik enerji açığa
çıkar. Bu iki enerji GIP'larda şimdiye kadar algılanamamış en baskın enerji şeklidir.
Serbest kalan bu enerjinin küçük bir kesri ise, e±, γ-ışınları ve baryonlardan oluşan ve
belli ölçüde manyetik alan enerjisi de içeren "ateş topu"nda hapsolmuştur. Bu enerji
14
3. MATERYAL VE METOD
Utkan TEMİZ
miktarı en çok ısısal olmayan gama ışınları olarak gözlenmiştir. Isısal nötrino ve
kütle çekim dalga akışı beklenenden daha küçük olurken bu yinede evrendeki
herhangi bir patlamaya nazaran muazzam bir elektromanyetik enerji yayınımıdır.
GIP'lardan yayınlanan toplam enerji, SN'lardan yayınlanan toplam enerjiler ile
kıyaslanabilmektedir. GIP'lar ve SN'ler arasındaki farklar, enerjinin salındığı dalga
boyu ve patlamaların gerçekleşme süreleri olarak tanımlanabilir. GIP'lar enerjilerinin
büyük çoğunluğunu saniyeler süren patlama anında γ-ışın dalga boyunda
salmaktadır. SN'ler de ise enerji yayınımı optik dalga boyunda aylarca
sürebilmektedir (Meszaros, 2006).
GIP'lardan gözlenen elektromanyetik ışınım için önerilen modeller, çekirdek
çökmesi ya da iki tıkız nesnenin birleşmesi sonucu oluşan rölativistik "ateş topu"nu
temel almaktadır. Patlamaların ışıma gücü, Eddington ışıma gücünden (
10
⁄
ʘ
1.25
erg s-1) çok daha büyüktür. Bu değer gözlemlerden, ele alınan zaman
ölçeklerinden ve enerji değerlerinden elde edilir. Bu noktada ışınım basıncı, merkezi
kütle çekiminden daha büyük olmaktadır ve böylece ateş topu genişlemektedir. İlk
ateş topu modelleri, genişleme hızını rölativistik olarak kabul etmektedir fakat
genişleme hızı ateş topunun baryon miktarına bağlıdır. Eğer ateş topu enerjisi,
merkezdeki tüm baryonları içeriyorsa genişleme rölativistik değerden daha küçük
(sub-relativistic) olmaktadır. Fakat, merkezde oluşan kara deliğin yakınlarında
yoğunluk, yığılma ve merkezcil kuvvetlerden dolayı azalmaktadır. Bu durumda ateş
topunun oluştuğu bölgede baryonların tükenmesi beklenmektedir ve yüksek
düzensizlikte ışınım balonu oluşum eğilimi vardır. Dinamik olarak baskın manyetik
alanında az sayıda baryon içermesi beklenir. Gözlemsel kanıtlar, genişlemenin
yüksek seviyede rölativistik olması gerektiğini gösterir. Rölativistik genişleme,
GIP'ların 0.5 MeV'un üzerinde gözlenen tayfsal enerjilerine dayanmaktadır.
Böylelikle izotropik bir plazma içerisinde
→
süreci için ortalama serbest
yolun çok kısa olması beklenir. Pek çok patlamanın 1 GeV üzerine uzanan
spektrumlar göstermesi bir çelişki oluşturmaktadır. Bu yüzden ateş topu içerisindeki
madde 0.511 MeV eşik değerinin altındaki enerjilerde foton-foton etkileşimleri ile bu
durumu önlemek zorundadır. Bu durumun önlenmesi için ateş topu içerisindeki
maddenin çok yüksek Lorentz faktör ile genişlemesi kaçınılmazdır (Meszaros, 2006).
15
3. MATERYAL VE METOD
Utkan TEMİZ
Eğer GIP'ın merkezi motoru (çökme veya birleşme senaryoları sonucu oluşan
kara delik) sürekli değil de aralıklı olarak atımlar şeklinde enerji salımı yapıyorsa
farklı Lorentz faktörlere sahip kabuklar üretilebilmektedir. Şekil 3.2'de kaynak ve
gözlemci referans sistemi arasındaki zaman gecikmesi; farklı zaman ve yarıçaplarda
(r) rölativistik kabuklardan gelen yayınım gösterilmektedir. Burada
gerçekleştiği referans sistemi temsil ederken
etmektedir.
ve
∗
∗
patlamanın
gözlemci referans sistemini temsil
sistemleri için aynı uzaysal koordinatlar kullanılabilir fakat
gözlemci tarafından ölçülen sinyalin gözlemciye ulaşma zamanı ( ) Doppler
etkisinden dolayı
durum
ve
∗ 'dan
farklıdır (
∗ ).
Gözlenebilir zaman
olduğundan bu
cinsinden GIP problemi olarak adlandırılmaktadır (Meszaros, 2006).
Tüm kabuklar yıldızlar arası ortamla etkileşmekte ve bazı noktalarda süpürülen
madde miktarı ateş topunu yavaşlatmaya yetecek kadar büyük olmaktadır. Böylece
tüm frekanslarda gözlenebilen ardıl ışınımlar olarak tanımlanan ışınımlar
üretilebilmektedir (Ghisellini, 2000).
Şekil 3.2. GIP'larda küresel rölativistik kabuklardan gelen yayınımın ve kaynak
çerçevesi ile gözlemci çerçevesi arasındaki zaman gecikmesinin
gösterimi (Meszaros, 2006).
3.1.2. Ardıl Işınımların Temel Teorisi
Ardıl ışınımların farklı teleskoplarla gözlenmesinden önce bu tip ışımaların
olması gerektiği öngörülüyordu (Paczynski ve Rhoads, 1993; Katz, 1994; Vietri,
16
3. MATERYAL VE METOD
Utkan TEMİZ
1997; Meszaros ve Rees, 1997). İç şoklar GIP'ları meydana getirdikten sonra,
patlamayı çevreleyen ortam ile etkileşmekte ve yavaşlamaktadır. Atım ilerledikçe dış
ortamdaki önemli miktarda maddeyi süpürmekte ve şokun bolometrik ışıma gücü
zamanla artmaktadır ( ∝ ). İlerleyen süreçte daha fazla madde süpürülmektedir.
Yığın (bulk) Lorentz faktörü (Γ) ve patlamanın yarıçapı aşağıda verilen bağıntılarla
değişmektedir:
∝
∝
/
/
∝
/
∝
/
(adyabatik durum)
(3.1.)
(ışınımsal durum)
(3.2.)
, ∝
, ∝
/
Adyabatik durumda, ışınımsal soğuma zamanı sinkrotron durumu ele alındığında
gözlemci referans sistemi dinamik zamanından ( ~ /2
4 ⁄3
ve enerji korunmaktadır (
Γ ~
) daha uzun olmaktadır
). Işınımsal durumda
soğuma zamanı gözlemci çerçevesi dinamik zamanından daha kısa olup momentum
korunmaktadır (
~
).
GIP'larda oluşan şok dalgaları yıldızlararası ortam ile etkileştiğinde bu ortamı
yüksek sıcaklıklara kadar ısıtmaktadır. Isınan parçacıklar rölativistik hızlara
ulaşmaktadır. Rölativistik hızlarda hareket eden bu parçacıklar lokal manyetik alanda
ilerlemekte ve sinkrotron yoluyla ışıma yapmaktadırlar.
Sinkrotron ışıması yayan, protondan çok daha küçük kütleli ve bu yüzden
çok daha hızlı ışıma yapan
'lardır. Verilen bir zamanda ardıl ışınımın tayfı, farklı
frekanslarda gözlenen elektron akısına bağlıdır. Burada elektronların enerjisi
ve gözlenen pik frekansı
⁄2
Γ
karakteristik elektron enerjisi ile tanımlanır. Bunlar
(soğuma frekansı),
dir. Üç kritik frekans üç
(
'ye karşılık pik frekansı),
(maksimum sinkrotron frekansı) dir. Ayrıca düşük
frekanslarda sinkrotron self-absorptiona karşılık
frekansı vardır. Şekil 3.3'de
gösterildiği gibi GIP ardıl ışınımının sinkrotron tayfı
,
ve
tipik frekansları ile
ayrılmış dört parçalı kırık güç yasasıdır ( broken power law) (Sari, Piran ve Narayan,
1998).
17
3. MATERYAL VE METOD
Utkan TEMİZ
Şekil 3.3. Şematik sinkrotron tayfında fraklı frekans bölgelerinin güç yasası eğimleri
ve kritik frekansların zamansal davranışının gösterimi (Sari, Piran ve
Narayan, 1998)
ve
arasındaki ilişkiye göre iki tip tayf vardır.
durumu yavaş soğuma
durumu olarak adlandırılmaktadır ve akı frekans ilişkisi aşağıdaki gibi verilir:
,
/
/
/
/
/
/
/
/
/
/
/
18
(3.3.)
3. MATERYAL VE METOD
Utkan TEMİZ
durumu hızlı soğuma durumu olarak adlandırılır ve akı frekans ilişkisi
aşağıdaki gibi verilmektedir:
/
,
/
/
/
/
/
/
/ /
/ /
(3.4.)
Herhangi bir zamanda ardıl ışınım standart modelinin tayfı genellikle iki ya da üç
kırılım değeri ile Şekil 3.3'te gösterilen üç ya da dört parçalı güç yasası şeklinde
olmaktadır. Kalıntı genişlerken foton tayfı düşük frekanslara doğru ilerlemektedir ve
verilen bantta akı zamanla güç yasasına uyarak azalmaktadır.
3.1.3. GIP-SN İlişkisi
Süpernova patlamaları yıldız evriminin son aşamasında gerçekleşen çok
şiddetli olaylardır. Dinamik anlamda rölativistik olmayan bir genişlemeye sahip ateş
topu olarak da tanımlanabilir. SN, yıldız evriminde en enerjik olay olarak
bilinmektedir. SN patlamasının ardından genellikle binlerce yıldan daha uzun süre
ışıma yapan kalıntılar kalmaktadır. GIP' da bir patlama olaydır fakat SN
patlamasından çok daha enerjik ve çok daha şiddetlidir. Aşırı-rölativistik hızlarda
genişleyen ateş topu modelinin GIP'ları tanımlamakta en uygun model olduğu
görülmektedir. GIP, aylar mertebesinde bir süre boyunca parlayan ve farklı dalga
boylarında algılanabilen ardıl ışınım yaymaktadır.
Yapılan çalışmalarla pek çok GIP-SN uyumu gözlem verileri ile
doğrulanmıştır. Gözlemsel kanıtı olan bazı önemli patlamalar şöyle sıralanabilir:
BeppoSAX ve BATSE tarafından belirlenmiş GRB 980425 ve BeppoSAX hata
aralığı içerisinde keşfedilen SN 1998bw'nun birbiriyle bağlantılı iki olay olduğu
belirtilmiştir ( Galama ve ark, 1998). Malesani ve ark, (2004) GRB 031203 ve SN
2003Iw arasındaki uyumu tayfsal olarak doğrulamıştır. Swift tarafından belirlenen
19
3. MATERYAL VE METOD
Utkan TEMİZ
GRB 060218 patlaması ile SN 2006aj arasındaki bağıntı ise Campana ve ark. (2006)
tarafından çalışılmıştır.
SN patlamalarının ardından görünür bölgede uzun süre (~10 yıl) yayınım
yapan bir kalıntı bırakması gibi GIP’ların da patlama sonrası SN kalıntılarına benzer
bir kalıntı bırakması beklenmektedir. Yakın galaksilerde ( < 10 Mpc) bu kalıntıların
belirlenmesi, patlamaların oluştukları bölgeler ve ata yıldızlar hakkında önemli
bilgiler vermektedir. GIP kalıntılarının tayfsal imzalarının belirlenmesi, doğum
yerleri hakkında bilgi sağlayabilmekte ve oluşumları için önerilen modellerin
doğruluğunu
anlamaya
yardımcı
olmaktadır.
GIP’ların
çevrelerini
nasıl
etkilediklerinin araştırılması astronomi, astrofizik alanında güncel araştırma
konularından biridir.
3.1.4. Gama Işın Patlama Modelleri
Ateş topu modeli GIP'ların nasıl çalıştığını anlamamızda önemli rol
oynamıştır. Fakat GIP'larda, hangi ata yıldızların
ya da hangi astrofiziksel
süreçlerin, ateş topu için gerekli olan yüksek enerjili aşırı-rölativistik akışı ürettiğinin
yanıtı henüz tam olarak verilememektedir. Bununla beraber gözlem verilerine
dayanarak önerilen modellerden "çökertici" (collapsar) ve "iki tıkız nesnenin
birleşimi" modelleri en yaygın bilinen modeller olarak sıralanabilir. Bu gözlemsel
bilgiler özetle : 10
erg mertebelerindeki çok yüksek enerjileri üretebilen merkezi
motor, ~10
maddeyi rölativistik hızlara ivmelendirme, pek çok GIP'ta
ʘ
1º<θ<20º tipik açılım açıları (opening angle) ile rölativistik akışı hüzmelendirmesi,
merkezi motor tarafından belirlenen patlama süresinin (kısa yada uzun patlama) iki
farklı merkezi motoru gerektirmesi, GIP'ların galaksi başına ortalama 3 x 105 yılda
bir meydana gelme olasılığı olarak sıralanabilmektedir (Piran, 2004).
20
3. MATERYAL VE METOD
Utkan TEMİZ
3.1.4.1. Çökertici (Collapsar) Model
GIP'lar ve SN'ler arasındaki ilişkiyi gösteren bulgular çökertici modeli
desteklemektedir (Bloom, Kulkarni ve Djorgovski, 2002). Çökertici modele göre
30
ʘ
kütleli çok hızlı dönen bir yıldızın demir çekirdeği çökerek bir kara delik
oluşturur. Bu kara deliğin etrafında bir yığılma diski ve dönme ekseni boyunca bir
huni yapısı oluşur. Huni yapısının içerisinde yıldızdan gelen madde göreceli olarak
çok küçük bir dönme desteğine sahiptir. Bu diskin kara deliğin üzerine yığılması
onlarca saniye sürmekte ve GIP'a güç sağlamaktadır. Enerji nötrino anti-nötrino
etkileşimi ya da Bladford-Znajek mekanizmasıyla açıklanabilir. Bladford-Znajek
mekanizması dönen bir kara delikten enerji üretimi için önerilen bir mekanizmadır.
Kara deliği çevreleyen maddede depolanan enerji, dönme ekseni boyunca dışarı sızar
ve θ < 10° açılım açısı ile jetleri oluşturur. Eğer jetler yeterince güçlü ise patlama
sırasında yıldızdan dışa atılan maddeye doğru ilerler ve GIP'ları oluşturur (Piran,
2004).
Kutupsal sütun boyunca çekirdek çökmesi süreci ve yıldızdan atılan maddeye
doğru jet ilerlemesi ~10 s'lik bir zaman almaktadır (Macfadyen ve Woosly, 1999).
Kara deliğin üzerine yığılma süresi ise onlarca saniye sürmesi beklenmektedir. Bu
argümanlar çökertici modelin uzun GIP'ları oluşturduğunun göstergesi olarak
önerilmektedir (Zhang ve ark, 2003).
3.1.4.2. Birleşme Modeli
Birleşme modeli, iki nötron yıldızı ya da bir nötron yıldızı bir kara delik çifti
gibi iki tıkız nesnenin birleşimi ile meydana gelmektedir (Eichler ve ark, 1989;
Paczynski, 1991; Narayan ve ark, 1992). Özellikle kısa süreli GIP'lar için öngörülen
bir modeldir. Bu birleşmelerin gerçekleşme oranı galaksi başına yılda ~10
(Narayan ve ark, 1992). Bir birleşme ~5
10
dır
erg'lik bir enerji salmaktadır fakat
bu enerjinin büyük çoğunluğu düşük enerji nötrinoları ve kütle çekimsel dalgalar
halindedir. GIP'ın nasıl oluştuğu açık olmasada GIP'a güç vermeye yetecek kadar
enerji bulunmaktadır. Birleşmenin GIP'ı güçlendirmeye yetecek rölativistik
21
3. MATERYAL VE METOD
Utkan TEMİZ
rüzgarları nasıl oluşturduğu bilinmemektedir (Piran, 2004). Eichler (1989) tarafından
yaklaşık binlerce nötrinonun birbirini yok ettiği ve çiftler oluşturduğu önerildi
(
̅→
→
). Yeterli enerjinin üretilemediği düşüncesi bu modeldeki temel
sorun olarak ortaya konulmaktadır. Model içerisinde alternatif bir enerji kaynağı
olarak merkezde oluşan kara delik etrafındaki yığılma diski olarak belirtilmektedir.
3.1.5. Sarmal Galaksi M101
Sarmal galaksi M101 Büyük Ayı takım yıldızı bölgesinde yer alır ve dünyaya
~5.4 Mpc (Matonick ve ark, 1997) uzaklıkta bulunmaktadır. Pierre Mechain
tarafından 27 Mart 1781 yılında keşfedilmiştir. M101 Grubu olarak adlandırılan 9
galaksiden oluşan grubun en parlak üyesidir. M101'in genel özellikleri Çizelge 3.1'de
verilmektedir. Bu özelliklerinden dolayı en çok çalışılan yakın galaksilerden (< 10
Mpc) biridir. Şekil 3.4'de Hubble Uzay Teleskobu tarafından alınmış bir görüntüsü
verilmektedir.
Çizelge 3.1. M101 galaksisinin genel özellikleri
Galaksi
M101
R.A. (Right Ascension)
14:03:12.5
Dec (Declination)
+54:20:53
Uzaklık
5.4 Mpc (Matonick ve ark, 1997)
Tip
Scd
Görünür parlaklık(mV)
7.9 kadir
Eğim açısı
0°
Görünür boyut
28.8' x 26.9'
22
3. MATERYAL VE METOD
Utkan TEMİZ
Şekil 3.4. M101'in Hubble Uzay Teleskobu'ndan alınmış görüntüsü
3.1.6. Gama Işın Patlaması Kalıntı Adaylarının Belirlenmesi
Perna ve ark (2000) olası GIP kalıntılarının belirlenmesi amacıyla yaptıkları
simülasyonda,
0 anında, düzgün
zamana bağlı ışıma gücü
enerjisi 10
yoğunluklu bir ortamda, birim frekans başına
olan bir GIP kaynağı ele almıştır. Başlangıçta GIP
erg olarak belirlenmiş ve ardıl ışınımın standart ateş topu modeli ile
üretildiği varsayılmıştır. Simülasyonda sadece foto-iyonlaşma etkileri dikkate
alınmıştır. İyonize ışımanın büyük bir kısmının çevreleyen ortama aktarılması
GIP'lar ve ardıl ışınımlarının belirgin bir özelliğidir
Ardıl ışınımlar en iyi rölativistik ateş topu modeli ile açıklanmaktadır.
Merkezi motorun ürettiği rölativistik şoklar dış ortamla etkileştiklerinde yığın kinetik
enerjisini sinkrotron ışımasına dönüştürmektedir ve ardıl ışınımların oluşumuna
neden olmaktadır. Elde edilmiş optik ve radyo verilerinden ateş topunun enerjisinin
(10
10 ) erg olması gerektiği düşünülmektedir. En basit hüzmelenmemiş
sinkrotron modelinde ardıl ışınım için
;
23
3. MATERYAL VE METOD
Utkan TEMİZ
(3.5.)
olarak verilmektedir.
sinkrotron frekansını ifade etmektedir.
Başlangıçta nötral H, He, C, O, N, Ne, Mg, Si, S, Ar, Ca, Fe ve Ni gibi
10
elementleri içeren ve sıcaklığı
K3, düzgün (uniform) bir ortam ele
alınmıştır. R boyutlu ve ortam yoğunluğu n olan, GIP oluşum bölgesini de içine
alacak şekilde bir bölge seçilmiş ve Δ
adımlarına bölünmüştür. Belirli bir r
Δ durumuna yayılan ardıl ışınımın akısı;
durumundan
Δ ,
Δ
,
,
olarak verilmektedir. Burada Δ , Δ
(3.6.)
uzunluğu içerisinde foton soğrulmasından
(photoabsorption) dolayı optiksel derinliği ifade etmektedir. Optiksel derinlik;
Δ
,
Δ ∑
,
(3.7.)
,
şeklinde tanımlanmaktadır. Burada
yoğunluklarını,
farklı elementlerin yerel sayı
foto-iyonlaşma tesir kesitini belirtmektedir. Üst indis a elementi,
alt indis j iyonlaşma seviyesini karakterize etmektedir. Eşitlik 3.6'ya göre ardıl ışınım
akısının ilerlemesi ve evrimi incelenmiştir. Bu akı, ortamdaki gaz 10 K sıcaklığı
civarına soğuduktan sonra optik çizgilerin şiddet oranları (intensity ratios) ve ışıma
güçleri için önemli olmaktadır. Perna ve arkadaşları (2000) tarafından yapılan
simülasyonun bazı sonuçları Şekil 3.5 - 3.7 arasında verilmektedir.
1 cm-3 yoğunluklu ortamda 1052 erg enerjili GIP kalıntısı için tayfın
gözlenebilir bölgelerinde bazı önemli çizgilerin zamana göre davranışları Şekil 3.5'te
verilmektedir ve kalıntıdan gelen enerjinin çoğunlukla optik, UV ve yumuşak X-ışın
bandında yeniden yayımlandığı gösterilmektedir. Bu yayınım, genç süpernova
kalıntılarından gelen yayınım ile karşılaştırılabilmektedir. SN kalıntılarında 10
K‘den yüksek sıcaklıklara ısıtılan gaz X-ışın bandının sert bölgelerinde güçlü
yayınım üretmektedir. Fakat GIP kalıntısında X-ışın yayınımı çoğunlukla iç
24
3. MATERYAL VE METOD
Utkan TEMİZ
yarıçaptan gelmektedir. Halbuki mor ötesi ve optik yayınım yığından gelmektedir.
Buda mor ötesi ve optik yayınımın, X-ışın yayınımına göre daha parlak olmasının
nedenini açıklamaktadır.
Şekil 3.5. 1 cm-3 yoğunluklu ortamda 1052 erg enerjili GIP kalıntısı için en güçlü
yayınım çizgilerinin bazılarının ışıma güçlerinin zamansal değişimidir.
(a) HeII λ=1640 Å (kesikli çizgi), C IV λ=1549 Å (noktalı çizgi), O VI
λ=1034 Å (düz çizgi) (b) [O III] λ=4959+5007 Å (düz çizgi), [O II]
λ=3729 Å (noktalı çizgi), [S II] λ=6717 Å (noktalı kesikli çizgi), [N II]
λ=6548+6584 Å (kesikli çizgi) (c) OVII λ=21,6 Å (kesikli çizgi), O VIII
λ=18,97 Å (noktalı kesikli çizgi), Fe XXV λ=1.859 Å (düz çizgi) ve Fe
XXVI λ=1,78 Å (noktalı çizgi) (d) Hα (kesikli çizgi), Hcα (noktalı kesikli
çizgi), Hβ (düz çizgi) ve Hcβ (noktalı çizgi) (Perna ve ark, 2000).
Kalıntıdan gelen bazı güçlü çizgiler arasındaki oranın zamanla değişimi ve
çoğunlukla farklı uyarılma mekanizmaları arasında ayırt edici olarak kullanılan bazı
önemli çizgi oranlarının zamanla değişimi Şekil 3.6 'da GIP kalıntıları için ayırt edici
olarak kullanılması beklenen çizgilerle karşılaştırılması Şekil 3.7'de verilmektedir.
Bu grafikler 1 cm-3 yoğunluklu ortamda 1052 erg enerjili GIP kalıntısı için elde
edilmiş ve benzer grafikler 10 pc yarıçaplı, 102 cm-3 yoğunluklu moleküler bir
bulutta 1052 erg enerjili bir GIP kalıntısı içinde oluşturulmuştur (Perna ve ark, 2000).
25
3. MATERYAL VE METOD
Utkan TEMİZ
Şekil 3.6. 1 cm-3 yoğunluklu ortamda 1052 erg enerjili bir GIP kalıntısı için
kullanılabilen bazı çizgi oranlarının zaman bağımlılığı gösterilmektedir
(Perna ve ark., 2000).
Şekil 3.7. 1 cm-3 yoğunluklu ortamda 1052 erg enerjili bir GIP kalıntısı için çizgi
ayracı.
10
(içi dolu kare), ö
6 10
(içi
ö
dolu üçgen), ö
2 10
(içi boş kare), ö
4 10
(içi boş üçgen), ö
5 10
(çarpı), ö
7 10
(içi dolu daire) (Perna ark., 2000).
26
3. MATERYAL VE METOD
Utkan TEMİZ
Yayınım çizgi oranları yayınım mekanizmasını yansıtan bulutsular tarafından
sergilenmektedir. Perna ve ark (2000) simülasyon sonucu elde ettikleri çizimlerin
dikkate değer bir sonucu
5007⁄
oranın yüksek değerli olmasıdır. Sayısal
simülasyonlar böylesi yüksek oranların şoklarda üretilemeyeceğini öngörmektedir.
Bu yüksek oranların, göreceli olarak yüksek iyonlaşma parametrelerinin olduğu fotoiyonlaşma
modelleri
5007⁄
tarafından
üretildiği
öngörülmektedir.
Fakat
'nın yüksek değerlerinin sadece devam eden soğumanın kısa bir
periyodu boyunca süpernova kalıntı şoklarında ya da oksijence zengin süpernova
kalıntılarında gözlendiğine dikkat edilmelidir.
Yayınım bulutsularında yayınımın geldiği plazmanın bazı özelliklerinin
belirlenmesinde kullanılan çizgi oranları ele alındığında, sıcaklığının belirlenmesinde
4363⁄
5007 oranı yaygın olarak kullanılmaktadır. Bu oranın
zamanla artışı gazın soğuduğunun göstergesidir. GIP kalıntılarında beklenen sıcaklık
H II bölgeleri gibi sürekli foto-iyonize olmuş plazmalarda gözlenenden çok daha
büyüktür. GIP soğuma zamanının çoğu için bu sıcaklık süpernova kalıntılarından
bile daha yüksek olmaktadır.
Yayınım yapan bulutsular için sıkça kullanılan bir diğer belirleyici çizgi oranı
ise
genellikle
6717,6734⁄
süpernova
kalıntılarının
belirlenmesinde
kullanılan
oranıdır. Bu oran gezegenimsi bulutsular ve H II bölgelerinde
0.4 olmalıdır. Pek çok şokta
0.4 tür. GIP kalıntılarının optik yayınımında en
4686⁄
yüksek oranıdır. Bu oran çok kısa bir zaman için
nadir özellik ise
yüksek olurken, He II yayınımı, H II bölgelerinde aşırı zayıftır. Süpernova
kalıntılarında ise nadiren > 0.1 olmaktadır.
GIP kalıntılarının yoğun bölgelerden geçmeleri uzun süreler almaktadır. Bu
bölgelerden geçerken genç kalıntılar çok daha yüksek iyonize durumlar oluştururken
yaşlı kalıntılar daha düşük iyonize durumlar oluşturmaktadır. Bu faz boyunca bir
GIP kalıntısını ayırt etmek çok daha zor olmaktadır.
4363⁄
5007
gibi sıcaklık hassasiyeti gösteren çizgi oranları ve mor ötesi çizgileri GIP
kalıntılarında H II bölgelerinde bulunandan daha yüksek sıcaklıklara işaret
etmektedir.
27
3. MATERYAL VE METOD
Utkan TEMİZ
GIP'ların çevreleri ile etkileşiminin simülasyonunda, sadece foto-iyonlaşma
etkisi ele alınmaktadır. Şoklanan gaz çok ısındıkça, optik tayfın üzerinde çok küçük
etkisi olmaktadır. Şok, gazı sıkıştırır böylece yayıcılığı artar fakat gazı da
ısıtmaktadır. Bu eğilim salınan enerjiyi arttırmakta fakat üretilen foton sayısını
azaltmaktadır. Şok dalgası foto-iyonlaşmış gazın önemli bir miktarını süpürdüğünde
ya da şok dalgası güçlü iyonize ışıma ve soğuyan gazdan güçlü optik yayınım
ürettiğinde tayfı güçlü etkileyecektir. GIP kalıntılarının araştırılması amacıyla
yapılan modellemelerde genel olarak kalıntıların yaşam süreleri boyunca iki fazda
bulunduğu önerilmiştir. Bunlardan ilki soğuma fazıdır. GIP'lar ve ardıl ışınımları
çevreledikleri ortamı ısıtır ve iyonlaştırırlar. Bu durumda yayınım tayfının soğuyan
iyonize gaz tarafından üretilmesi beklenir ve gazın soğuma oranı ~10 yıl'dır (Perna
ve ark, 2000). İkinci faz ise yavaşlama fazıdır. Bu durumda GIP tarafından üretilen
rölativistik şok dalgaları yıldızlar arası ortam ile etkileşmekte ve ~10
yıl da
yavaşlayarak ortam ile birleşmektedir (Perna ve ark, 1998). Bu zaman aralıklarının
birleştirilmesinden galaksi başına GIP oluşum oranı ~ 10
elde edilmektedir. Burada
10
olarak
bilinmeyen hüzmelenme faktörüdür (Wijers ve ark.
1998). Böylelikle her bir galakside verilen herhangi bir zamanda GIP kalıntısı
bulunma olasılığı vardır. Yakın galaksilerde bu kalıntıların belirlenmesi GIP’ların
oluştuğu bölgelerin çok daha yakından çalışılmasına ve açığa çıkan enerjinin ve
olayın oluşum sıklığının tahmin edilmesine imkan sağlamaktadır (Loeb & Perna
1998).
GIP şok dalgalarının çevreleri ile hidrodinamik çarpışmaları, radyasyonun
iyonlaşma etkisinden daha uzun süre devam etmektedir. GIP şok dalgalarının hızının
10 km s-1'e düşmesi on milyonlarca yıl sürmektedir. Bu yüzden yaşlı GIP kalıntıları
büyük boyutlarda olmalıdır (~ kiloparsek). Fakat GIP tarafından üretilen bu yaşlı
hidrodinamik kalıntıları, süpernovalar, OB birleşmelerinden gelen yıldız rüzgârları,
ışınım basıncı ya da yüksek hızlı bulutların çarpışmaları gibi bilinen enerji
kaynaklarından ayırmak zordur. GIP kalıntılarında enerji salımı itici olduğundan,
genç ve parlak oldukları erken bir zamanda, kendilerine özgü tayfsal imzalarının
belirlenmesi ile bilinen yayınım bulutsularından ayırt edilmeleri daha kolay
olmaktadır. Rölativistik olmayan şok dalgaları foto-iyonize bölgeyi geçmek için 104
28
3. MATERYAL VE METOD
Utkan TEMİZ
yıldan daha uzun bir zaman harcamaktadır (Perna ve ark. 2000). 104 yıldan küçük
yaşları ile genç GIP kalıntılarından gelen yayınım en çok
GIP'ların patlama
dönemlerindeki ardıl ışınımın iyonlaşma etkilerinden etkilemektedir çünkü
rölativistik olmayan şok dalgaları için foto-iyonize bölgeyi geçmek çok daha uzun
bir zaman almaktadır. Yüksek enerjili iyonlaşma ışınımının itici enerji salımı GIP
kaynaklarına özgüdür ve genç GIP kalıntılarının süpernova kalıntılarından ayırt
edilmesinde kullanılabilmektedir (Perna ve ark. 2000).
3.2. Metot
Bu tez çalışmasında olası GIP kalıntıları için belirlenen karakteristik tayfsal
oranlardan
5007⁄
(
5007⁄
30,
3,
5007⁄
⁄
0.4,
4363
40) yararlanılarak hedef
⁄
10,
galaksi M101 'de GIP kalıntı adaylarının belirlenmesi amaçlanmıştır. Adayların
belirlenmesi için fotometrik ve tayfsal veriler TUG (TÜBİTAK Ulusal Gözlemevi)
da bulunan 150 cm'lik RTT150 (Russian Turkish Telescope - Rus Türk Teleskobu
150 cm) teleskobu ile SAO-RAS (Special Astrophysical Observatory of The Russian
Academy of Sciences – Rus Bilimler Akademisinin Özel Astrofiziksel Gözlemevi)
bulunan BTA 6 m'lik teleskoptan alınmıştır.
3.2.1. TUG
TUG Antalya'da 2547 m yükseklikli Bakırlıtepe zirvesinde yer almaktadır..
1995 yılında Rusya ile Türkiye arasında karşılıklı imzalanan protokol ile RTT150'nin
TUG'a kurulması kararlaştırılmış ve 1998 yılında kurulumu tamamlanmıştır (Şekil
3.8). Eylül 2001 de RTT150'den ilk ışık alınmıştır.
RTT150'nin odak düzlem aletlerinden TFOSC (TUG Faint Object
Spectrograph and Camera - TUG Sönek Nesne Tayfçeker ve Kamerası) Kopenhag
Üniversitesi Gözlemevi tarafından üretilen FOSC (Faint Object Spectrograph and
Camera - Sönük Nesne Tayfçeker ve Kamera) serisinin sonuncusu olup Kasım
2004’te teslim edilmiştir. TFOSC gözlemlere 8 Nisan 2005 tarihinde başlamıştır.İlk
29
3. MATERYAL VE METOD
Utkan TEMİZ
gözlemi bir GIP'ın optik ardıl ışınımı olmuştur (GCN 3198). TFOSC 'un iki işlevi
vardır. Doğrudan görüntüleme ve düşük/orta çözünürlüklü tayf ölçümü.
Şekil 3.8. RTT150 (www.tug.tubitak.gov.tr)
TFOSC'un bazı özellikleri aşağıda belirtilmiştir:
◦
Dalga boyu aralığı: 330 – 1200 nm
◦
Odak indirgeme oranı: 0.68
◦
Görüş alanı: 13.3' x 13.3'
◦
Tayfsal çözünürlük: R ~ 200 – 5000 ( Normal ve “echelle” grismlerle )
30
3. MATERYAL VE METOD
Utkan TEMİZ
◦
Kolimatör ve CCD kameranın yerleştirildiği optik bölüm
◦
FASUA ve FASUB adında, ışınların paralel gelmediği 2 adet beşer yuvalı
filtre tekerleği
◦
8 yuvalı açıklık tekerleği
◦
6 uzun yarık ( 39,44,54,67,100 ve 134 micron )
◦
Bir dalgaönü algılayıcı ve bir odak piramidi (ikisi de grism tekerleğine
yerleştirilir). Dalgaönü algılayıcı, grism tekerleğine yerleştirilmesi
gereken "pupil" maskesi ve bir mercekten oluşur. Hartmann-Korhonen
ilkesini kullanan bir dalgaönü algılayıcısı olarak çalışır. Parlak bir yıldız
kullanılarak teleskop optiğinden gelen dalgaönü belirlenebilir. Odak
piramidi de grism tekerleğine yerleştirilir.
TFOSC'un belirtilen özelliklerini içeren şematik gösterim Şekil 3.9'da verilmektedir.
Şekil 3.9. TFOSC şematik gösterim (www.tug.tubitak.gov.tr).
31
3. MATERYAL VE METOD
Utkan TEMİZ
3.2.2. SAO-RAS
1966 yılında kurulan SAO RAS (The Special Astrophysical Observatory of
the Russian Academy of Sciences - Rusya Bilimler Akademisi Özel Astrofizik
Gözlemevi) günümüzde Rusya'nın göksel nesneleri gözlediği en büyük yer tabanlı
gözlemevidir. Gözlemevi Rusya Cumhuriyeti'nin Kuzey Kafkasya'da yer alan
Karaçay
Çerkesya
bölgesindeki
2070
m
yükseklikli
Pastukhova
dağına
konumlanmıştır. Gözlemevinin ana enstrümanı 6 m ayna çapı ile BTA (The Big
Telescope Alt-azimuthal) dır (Şekil 3.10).
Şekil 3.10. BTA teleskobu (https://www.sao.ru/Doc-en/)
SCORPIO
(Spectral
Camera
with
Reducer
for
Photometrical
and
Interferometrical Observations - Fotometrik ve Girişimsel Gözlemler için İndirgeyici
ile Tayfsal Kamera) BTA 'nın çoklu mod odak düzlem aletidir. Şekil 3.11'de
SCORPIO'nun şematik gösterimi verilmektedir. SCORPIO 6 m'lik BTA'nın birincil
odağında yer almaktadır ve aşağıdaki işlemleri yapabilmektedir:
32
3. MATERYAL VE METOD
Utkan TEMİZ
◦
Geniş, orta ve dar bantta direk görüntüleme
◦
Taramalı Fabry Perot interferometresi ile 2D tayf ölçümü
◦
Uzun yarık tayf ölçümü
◦
Farklı dalga boylarında ışığın kutuplanmasının ölçümü
◦
Yarıksız tayf ölçümü
◦
16 hareketli yarık ile çoklu yarık tayf ölçümü
Şekil 3.11. SCORPIO şematik gösterim (https://www.sao.ru)
33
3. MATERYAL VE METOD
Utkan TEMİZ
34
4. BULGULAR VE TARTIŞMA
Utkan TEMİZ
4. BULGULAR VE TARTIŞMA
Bu çalışmada M101 sarmal galaksisinin RTT150 teleskobuyla alınmış
fotometrik görüntülerinin analizinden, olası GIP kalıntı adayları belirlenmiştir.
Belirlenen adayların tayfsal gözlemleri TUG' da bulunan RTT150 teleskobuna takılı
TFOSC ve SAO' da bulunan BTA teleskobuna takılı SCORPIO aletleri ile yapılmıştır.
Fotometrik görüntülerin alındığı filtreler ve özellikleri Çizelge 4.1'de verilmektedir.
Bu adayların olası GIP Kalıntısı olduğu, belirlenen tayfsal çizgi oran değerlerine
göre kararlaştırılmıştır.
Çizelge 4.1. TUG'da bulunan dar band filtrelerin özellikleri
Filtreler
Dalgaboyu λ (Å)
FWHM (Å)
[O III]
4363
50
[O III]
5007
56
[O II]
3727
50
He II
4686
50
Hβ
4861
50
Hα
6563
80
Blue
5125
44
Hα_cont
6446
123
4.1. Veri İndirgeme
4.1.1. Fotometrik Verilerin İndirgenmesi
Fotometrik görüntülerin temel indirgeme işlemleri, sıfır saniye poz süreli
CCD'nin (Charge Coupled Device - Yük Eşlenikli Aygıt) kendi gürültüsünü
çıkartmak amacıyla alınmış "bias" görüntülerinin çıkartılması, gözlenen nesnenin
poz süresi boyunca CCD'nin ürettiği gürültünün (dark) çıkartılması ve her bir filtre
için düz alan (flat) düzeltmelerini içermektedir. M101 sarmal galaksisinin görünür
boyutları (28.8' x 26.9') teleskobun görüş alanına (13.5' x 13.5') sığmadığından iki
35
4. BULGULAR VE TARTIŞMA
Utkan TEMİZ
parça halinde (galaksinin alt ve üst bölgesi) farklı filtreler ile görüntüleri alınmıştır.
Hedef galaksi M101'in fotometrik gözlemlerinde kullanılan filtreler ve poz süreleri
Çizelge 4.2.'de verilmiştir. Galaksinin [O III], [O II], Hβ, He II ve Mavi (Blue)
filtrelerinde görüntüleri alınmıştır. Mavi filtre 'sürekli ışınım' (Blue) çıkartılmasında
kullanılmaktadır. Alınan görüntüler Linux işletim sisteminde çalışan paket program
ESO-MIDAS (European Southern Observatory-Munich Imaging and Data Analysing
System ; Avrupa Güney Gözlemevi - Münih Görüntüleme ve Veri Analiz Sistemi)
13SEPpl1.2 sürümü ile indirgenmiştir.
Çizelge 4.2. Sarmal galaksi M101'in fotometrik gözlemleri
Galaksi Adı
Tarih
Filtre
M101
2008.05.13
2008.06.20
2009.09.22
2009.09.23
Poz süresi (s)
Blue
600
Hβ
3x1200
[O III] λ5007
3x1200
Hα
3x1200
Hα_cont
600
[O III] λ4363
3x1200
[O II]
3x1200
HeII
3x1200
[O III]
3x1200
Hβ
3x1200
He II
2x1200
Blue
300/600
He II
1x1200
ESO-MIDAS paket programında öncelikle kalibrasyon dosyalarının her biri
için "ccd/red" komutuyla master görüntüler oluşturulur. Düz alan (flat field)
görüntüsü gözlemin yapıldığı filtrelere göre ayrılır ve "stat/ima" komutuyla elde
edilen "mean" değerine bölünerek normalize edilir. Normalize edilmiş düz alan
görüntüsüyle, hedef nesnenin görüntüleri de normalize edilir ve görüntülerden biri
referans seçilerek "align/inter" komutu kullanılarak referansa göre hizalama
36
4. BULGULAR VE TARTIŞMA
Utkan TEMİZ
(alignment) yapılır. Hizalanmış görüntüler "comp/ima" komutuyla toplanır. Toplanan
görüntülerden sürekli ışınım çıkartma yine "comp/ima" komutu ile yapılır.
"set/context" ve "daophot/daophot" komutlarıyla görüntülerin ortalama gökyüzü
(sky) değerleri, kullanılan CCD'nin okuma gürültüsü (read noise) ve kazanç (gain)
değerleri verilerek hesaplatılır. "filter/cosmic" komutu yardımıyla görüntülerden
istenmeyen kozmik ışınlar temizlenir. Bütün bu işlemlerin sonucu elde edilen [O III]
λ5007, He II ve Hβ filtrelerinde temizlenmiş (kozmik ışınlar ve mavi-sürekli ışınım
çıkartılmış) görüntüler Şekil 4.1 - 4.6 arasında verilmektedir.
Şekil 4.1. M101 sarmal galaksinin üst-bölgesinin TUG RTT150'den alınan [O III]
λ5007 görüntüsü.
37
4. BULGULAR VE TARTIŞMA
Utkan TEMİZ
Şekil 4.2. M101 sarmal galaksinin alt-bölgesinin TUG RTT150'den alınan [O III]
λ5007 görüntüsü.
38
4. BULGULAR VE TARTIŞMA
Utkan TEMİZ
Şekil 4.3. M101 sarmal galaksinin üst-bölgesinin TUG RTT150'den alınan He II
görüntüsü.
39
4. BULGULAR VE TARTIŞMA
Utkan TEMİZ
Şekil 4.4. M101 sarmal galaksinin alt-bölgesinin TUG RTT150'den alınan He II
görüntüsü.
40
4. BULGULAR VE TARTIŞMA
Utkan TEMİZ
Şekil 4.5. M101 sarmal galaksinin üst-bölgesinin TUG RTT150'den alınan Hβ
görüntüsü.
41
4. BULGULAR VE TARTIŞMA
Utkan TEMİZ
Şekil 4.6. M101 sarmal galaksinin alt-bölgesinin TUG RTT150'den alınan Hβ
görüntüsü.
Elde edilen [O III] λ5007, Hβ ve He II görüntüleri DS9 yazılımında yan yana
açılarak gözle dikkatli bir tarama yapılır ve parlak bölgeler olası GIP kalıntı adayı
olarak belirlenir. Gözlemlerin yapıldığı gecelerde alınan Oke (1990) kataloğundan
seçilen standart yıldızların fotometrik ve tayfsal verilerinin temel indirgeme işlemleri
tamamlandıktan sonra ESO-MIDAS'ın “integrate/aper” komutuyla foton sayı
değerleri (counts) alınır. Belirlenen bu sayı değerlerinden Eşitlik 4.1, 4.2, 4.3
kullanılarak akı (flux) değerleri hesaplanmaktadır. Yine aynı eşitlikler ile belirlenen
adaylarında [O III], Hβ ve He II filtrelerindeki foton sayı değerleri akı değerlerine
dönüştürülür ve oranlanır (
⁄
,
⁄
42
).
4. BULGULAR VE TARTIŞMA
/
/
Utkan TEMİZ
10
ü
ü
.
10
(4.1.)
.
(4.2.)
(4.3.)
Burada alt indis "i" kullanılan filtreyi ifade etmektedir. Eşitlik 4.1'de kullanılan "poz
süresi" standart yıldız gözleminin ve Eşitlik 4.2'de kullanılan "poz süresi"
kaynaklarımızı içeren galaksinin poz sürelerine karşılık gelmektedir. "k" atmosferik
sönümleme katsayısı ve "A" hava kütlesini (airmass) ifade etmektedir.
Fotometrik görüntülerde belirlenen parlak bölgelerden
⁄
⁄
3 ,
10 değerinde olanlar GIP kalıntı adayları olarak belirlenmektedir. Bu
adaylar bilinen yayınım kaynakları (H II bölgeleri, USNO B1.0 nokta kaynak
kataloğu, Süpernova kalıntıları, X-ışın kaynakları) ile karşılaştırılmaktadır. Bu
kaynakların hiçbiri ile eşleşme göstermeyen bölgeler GIP kalıntı adayı olarak tayf
gözlemleri için belirlenmektedir. Belirlenen adayların koordinatları RA ve Dec
olarak Çizelge 4.3'te verilmektedir. GIP kalıntı adaylarının pozisyonları WCS (World
Coordinate System - Küresel Koordinat Sistemi) olarak koordinatlandırılmış [O III]
λ5007, He II ve Hβ görüntüleri üzerinde galaksinin alt ve üst bölgelerinde Şekil 4.7 4.12 arasında gösterilmektedir.
43
4. BULGULAR VE TARTIŞMA
Utkan TEMİZ
Çizelge 4.3. Hedef galaksi M101'de belirlediğimiz olası GIP kalıntı adayları
Adaylar
RA
Dec
GIPK1
14:03:18.7
+54:25:00
GIPK2
14:02:22.7
+54:23:35
GIPK3
14:02:18.8
+54:19:06
GIPK4
14:02:46.3
+54:17:33
GIPK5
14:02:48.2
+54:18:29
GIPK6
14:03:07.3
+54:21:42
GIPK7
14:04:04.3
+54:24:53
GIPK8
14:03:59.4
+54:25:31
GIPK9
14:03:57.3
+54:23:46
GIPK10
14:03:43.1
+54:19:15
GIPK11
14:03:53.3
+54:21:34
GIPK12
14:03:52.6
+54:21:50
GIPK13
14:03:50.0
+54:21:09
GIPK14
14:03:15.0
+54:26:28
GIPK15
14:03:27.0
+54:17:45
44
4. BULGULAR VE TARTIŞMA
Utkan TEMİZ
Şekil 4.7. Belirlenen GIP kalıntı adaylarının galaksinin üst bölgesinde [O III] λ5007
filtresinde gösterimi (Burada adaylar belirgin olsun diye zıt görüntü
renklendirmesi (invert color map) yapılmıştır).
45
4. BULGULAR VE TARTIŞMA
Utkan TEMİZ
Şekil 4.8. Belirlenen GIP kalıntı adaylarının galaksinin alt bölgesinde [O III] λ5007
filtresinde gösterimi (Burada adaylar belirgin olsun diye zıt görüntü
renklendirmesi (invert) yapılmıştır).
46
4. BULGULAR VE TARTIŞMA
Utkan TEMİZ
Şekil 4.9. Belirlenen GIP kalıntı adaylarının galaksinin üst bölgesinde He II
filtresinde gösterimi.
47
4. BULGULAR VE TARTIŞMA
Utkan TEMİZ
Şekil 4.10. Belirlenen GIP kalıntı adaylarının galaksinin alt bölgesinde He II
filtresinde gösterimi.
48
4. BULGULAR VE TARTIŞMA
Utkan TEMİZ
Şekil 4.11. Belirlenen GIP kalıntı adaylarının galaksi üst bölgesinde Hβ filtresinde
gösterimi.
49
4. BULGULAR VE TARTIŞMA
Utkan TEMİZ
Şekil 4.12. Belirlenen GIP kalıntı adaylarının galaksinin alt bölgesinde Hβ filtresiinde
gösterimi
4.1.2. Tayf Verilerinin İndirgenmesi
M101 sarmal galaksisinde belirlenen GIP kalıntı adaylarından tayf gözlemleri
yapılan 10 aday Çizelge 4.4'te verilmektedir. Bu adaylar [O III] / H oranının
belirlenen kriterini sağlamakta olup He II / H oranı beklenen değerde
hesaplanamamıştır. Teleskoplardan alınan gözlem zamanı yeterli olmadığından diğer
5 adayın tayf verileri alınamamıştır. Tayf indirgeme işlemleri IDL'de (Interactive
Data Language - Etkileşimli Veri Dili) yazılmış kodlar ve IRAF v.2.16 (Image
Reduction and Analysis Facility - Görüntü İndirgeme ve Analiz Aracı) kullanılarak
yapılmıştır. İndirgeme işleminde kalibrasyon görüntüsü olarak "bias", "flat" (aynı
grism (optik ağ) ve aynı slit (yarık) alınmış halojen lamba tayfı) ve "neon lamba
50
4. BULGULAR VE TARTIŞMA
Utkan TEMİZ
tayfı" kullanılmaktadır. Kalibrasyon görüntülerinden "spec_calib_pipeline" IDL
programı ile master görüntüleri oluşturulmaktadır. Master bias, master flat ve neon
lamba tayfı için birer örnek Şekil 4.13 - 4.15 arasında verilmiştir. "spec_reduc"
programı ile objenin tayfının temel indirgeme işlemi yapılır.
Şekil 4.13. Tayf indirgeme için alınan bias görüntüsü
Şekil 4.14. Halojen lamba tayfı
51
4. BULGULAR VE TARTIŞMA
Utkan TEMİZ
Şekil 4.15. Neon lamba tayfı
Temizlenmiş tayfa dalga boyu kalibrasyonu uygulamak gereklidir. Bu işlem
üç adımda yapılır. İlk adım olarak "corr_ethalon.pro" ile neon görüntüsünün satırları
ile ethalon vektörleri arasında bir ilişki kurulur. Bu program ile çizgiler için tahmini
değerleri içeren bir dosya (guess.dat) oluşturulur. TUG'da alınan tayflarda bu adımın
yerine "guess.pro" kullanılarak "guess.dat" dosyası elde edilir. İkinci adımda
"guess.dat" dosyası "ident_lines.pro"da kullanılarak neon çizgilerinin pozisyonları
hesaplanır. Dalga boyu kalibrasyonunun değişkenlerinin hesaplanması içinse
"disp_relation" programı kullanılır. Üçüncü adım olarak "rectify_frame" programı ile
tayfın dalga boyu kalibrasyonu tamamlanmış olur. İki boyutlu tayfta yer alan
gökyüzü çizgilerinin temizlenmesi için "skyfit.pro" kullanılır.
Sonraki adımda iki boyutlu tayf tek boyutlu (1D) tayfa "extract_spec.pro"
kullanılarak dönüştürülür. Eğer birden fazla tayfımız var ise bunların toplanması
"sum_spec.pro" ile yapılır. Aynı adımlar standart yıldız verilerinin indirgenmesinde
de kullanılır. Tüm bu adımlardan sonra Oke standart yıldız kataloğundan seçilmiş
yıldızlar için "response" fonksiyonu belirlemek gerekmektedir. Belirlenen bu
fonksiyon ile akı kalibrasyonu ve sönümleme (extinction_correction) doğrulaması
1D tayfa uygulanır. 1D tayf IRAF wspectext programı kullanılarak metin haline
getirilir. 15 GIP kalıntı adayından tayfı alınmış 10 tanesi için elde edilen tayflar ve
bazı belirgin yayınım çizgilerine karşılık gelen elementler Şekil 4.16 - 4.25 arasında
gösterilmektedir.
52
4. BULGULAR VE TARTIŞMA
Utkan TEMİZ
Çizelge 4.4. Belirlenen GIP Kalıntısı adaylarının tayfsal gözlemleri
Adaylar
RA
Dec
Gözlemevi
Optik
Poz Süresi
Ağ/Yarık
GIPK1
14:03:18.7
+54:25:00
TUG
15/slit_100
5400
GIPK2
14:02:22.7
+54:23:35
TUG
15/slit_100
4600
GIPK3
14:02:18.8
+54:19:06
TUG
15/slit_100
4500
GIPK5
14:02:48.2
+54:18:29
TUG
15/slit_100
5400
GIPK7
14:04:04.3
+54:24:53
TUG
15/slit_100
5400
GIPK8
14:03:59.4
+54:25:31
TUG
15/slit_100
5400
GIPK8
14:03:59.4
+54:25:31
SAO-RAS
Slit_1.0
900
GIPK9
14:03:57.3
+54:23:46
TUG
15/slit_100
5400
GIPK11
14:03:53.3
+54:21:34
TUG
15/slit_100
5400
GIPK12
14:03:52.6
+54:21:50
SAO-RAS
Slit_1.0
900
GIPK14
14:03:15.0
+54:26:28
TUG
15/slit_100
5400
Şekil 4.16. GIPK 1'in TUG TFOSC ile alınmış 1 boyutlu (1D) tayf görüntüsü ve
belirgin yayınım çizgileri.
53
4. BULGULAR VE TARTIŞMA
Utkan TEMİZ
Şekil 4.17. GIPK 2'nin TUG TFOSC ile alınmış 1D tayf görüntüsü ve belirgin
yayınım çizgileri
Şekil 4.18. GIPK 3'ün TUG TFOSC ile alınmış 1D tayf görüntüsü ve belirgin
yayınım çizgileri
54
4. BULGULAR VE TARTIŞMA
Utkan TEMİZ
Şekil 4.19. GIPK 5'in TUG TFOSC ile alınmış 1D tayf görüntüsü ve belirgin
yayınım çizgileri
Şekil 4.20. GIPK 7'nin TUG TFOSC ile alınmış 1D tayf görüntüsü ve belirgin
yayınım çizgileri
55
4. BULGULAR VE TARTIŞMA
Utkan TEMİZ
Şekil 4.21. GIPK 8'in SAO SCORPIO ile alınmış 1D tayf görüntüsü ve belirgin
yayınım çizgileri
Şekil 4.22. GIPK 9'un TUG TFOSC ile alınmış 1D tayf görüntüsü ve belirgin
yayınım çizgileri
56
4. BULGULAR VE TARTIŞMA
Utkan TEMİZ
Şekil 4.23. GIPK 11'in TUG TFOSC ile alınmış 1D tayf görüntüsü ve belirgin
yayınım çizgileri
Şekil 4.24. GIPK 12'nin SAO SCORPIO ile alınmış 1D tayf görüntüsü ve belirgin
yayınım çizgileri
57
4. BULGULAR VE TARTIŞMA
Utkan TEMİZ
Şekil 4.25. GIPK 14'ün TUG TFOSC ile alınmış 1D tayf görüntüsü ve belirgin
yayınım çizgileri
4.1.3. X-ışın Verilerinin İndirgenmesi
Fotometrik görüntülerde
5007⁄
oranına göre belirlenen adayların
X-ışın bileşenlerinin araştırılması için Chandra arşiv verilerine ve yayınlanmış
Chandra nokta kaynak kataloğuna bakılmıştır. M101 için incelenen arşiv verileri
listesi
Çizelge
4.5'te
verilmektedir.Yayınlanmış
Chandra
kataloğundaki
kaynaklardan sadece CXOJ140248.2+541829 kaynağı "GIPK 5" ile 0.738"'lik
yarıçapta pozisyon uyumu göstermektedir. Chandra verilerinin indirgenmesinde ciao
(v.4.6.1) (Chandra Interactive Analyses of Observations - Chandra Etkileşimli
Gözlem Analizleri) programı ve CALDB (v.4.6.3) (Calibration Data Base Kalibrasyon Veri Tabanı) versiyonu kullanılmıştır. Kalibre edilen dosyalar
kullanılarak kaynak belirleme işlemi yapıldıktan sonra elde edilen X-ışın kaynak
konumları
optik
bölgede
belirlenen
GIP
kalıntı
adayları
konumları
ile
karşılaştırılmıştır. Belirlenen 3 X-ışın kaynağı GIP kalıntı adayları ile 0.84" - 8.57"
aralığında uyum göstermektedir. Bu kaynakların özellikleri Çizelge 4.6'te
verilmektedir. GIPK 5, 0.84" uzaklıkla en iyi pozisyon uyumunu vermektedir.
58
4. BULGULAR VE TARTIŞMA
Utkan TEMİZ
Çizelge 4.5. Sarmal galaksi M101'in incelenen Chandra gözlemleri
Galaksi Adı
Uydu
Gözlem Tarihi
Gözlem No
M101
Chandra
2011-08-27
14341
Poz Süresi
(ks)
49
M101
Chandra
2000-03-26
934
98
M101
Chandra
2004-01-19
4731
56
M101
Chandra
2004-01-24
5297
22
M101
Chandra
2004-03-07
5300
52
M101
Chandra
2004-03-19
4732
70
M101
Chandra
2004-03-14
5309
71
M101
Chandra
2004-07-07
4733
25
M101
Chandra
2004-05-03
5322
65
M101
Chandra
2004-05-09
5323
43
M101
Chandra
2004-07-11
4734
35
M101
Chandra
2004-07-06
5338
29
M101
Chandra
2004-07-08
5340
54
M101
Chandra
2004-09-12
4735
29
M101
Chandra
2004-09-05
6114
66
M101
Chandra
2004-09-08
6115
36
M101
Chandra
2004-11-01
4736
77
M101
Chandra
2004-11-07
6152
44
M101
Chandra
2005-01-01
4737
22
M101
Chandra
2004-12-30
6169
29
M101
Chandra
2004-12-22
6170
48
M101
Chandra
2004-12-24
6175
41
59
4. BULGULAR VE TARTIŞMA
Utkan TEMİZ
Çizelge 4.6. GIP kalıntı adayları ile X-ışın kaynaklarının kıyaslanması
Adaylar
Obs ID
RA
Dec
GIPK 5
Ayrıklık
14:02:48.200
+54:18:29.00
14:02:48.295
+54:18:28.86
0.844"
CXOJ140248.2+541829
14:02:48.26
+54:18:29.5
0.738"
GIPK 12
14:03:52.600
+54:21:50.00
14:03:52.007
+54:21:49.51
14:03:59.400
+54:25:31.00
14:04:00.365
+54:25:32.62
CXOUJ140248+541829
CXOUJ140352+542149
05322
04736
GIPK 8
CXOUJ140400+542532
04736
5.206"
8.576"
Optik bölgede belirlenen adaylardan GIPK 5, CXOUJ140248+541829
Chandra X-ışın kaynağı ile de pozisyon uyumu göstermektedir. Bu yüzden olası Xışın bileşeni olduğu düşünülerek X-ışın tayf analizi yapılmıştır. Ancak yeterli X-ışın
verisi olmadığından elde edilen tayf uygun bir model ile fit edilememiştir. Olası GIP
kalıntı adaylarından gelen X-ışın yayınımının soft (yumuşak, düşük enerjili) olması
beklendiğinden (Perna ve ark., 2000) GIPK 5'in hardness ratio (sertlik oranı) değeri
hesaplanmıştır. Sertlik oranı:
şeklinde ifade edilmekte olup burada
belirlenen enerji aralıklarında H hard (sert, yüksek enerjili), S soft X-ışın foton
sayısını temsil etmektedir. Biz (0.5 - 2) keV aralığını S, (2 - 8) keV aralığını H olarak
tanımlayarak Çizelge 4.7'deki değerler ile HR = -0.14 hesapladık. HR'nin negatif
değeri ışımanın soft olduğuna işaret etmektedir. Kaynağın daha uzun gözlemlerle
elde edilecek fazla sayıda fotonla (yüksek istatistikle) X-ışın tayfının elde edilmesi
ve modellenmesi kaynak doğası hakkında daha fazla bilgi edinmemizi sağlayacaktır.
Çizelge 4.7. GIPK 5 için sertlik oranı (hardness ratio)
Kaynak
S (Soft)
H (hard)
Obs ID
GIPK 5
0,0001236 0,00009274
05322
60
Poz Süresi
65.5
HR
-0.14
5. SONUÇLAR VE ÖNERİLER
Utkan TEMİZ
5. SONUÇLAR VE ÖNERİLER
GIP'lar yaydıkları yüksek enerjili ışıma ile bulundukları ortamı iyonize
ederler (foto-iyonizasyon) ve ışıma gücü arttıkça foto-iyonizasyon daha da etkin
olabilir. Ayrıca foto-iyonize bölgeler OB tipi yıldızlardan gelen yıldız rüzgarlarıyla
da meydana gelebilmektedir. Wang (1999) yaptığı çalışmada M101 galaksisinde Xışın yayan bölgelerin OB yıldızları ile eşleşmediğini belirtmiştir. Bu durumda
M101'deki bu iyonize bölgeler GIP kalıntılarından kaynaklanıyor olabilir. Bu tezde,
Sonbaş ve ark. (2009, 2010) tarafından yakın galaksilerde SN kalıntılarını belirlemek
amacıyla
⁄
0.4 çizgi oran kriterini kullanarak yapılan çalışmalardan elde
edilen deneyimlerden yararlanılarak M101 galaksisinde GIP kalıntıları, belirli çizgi
oranları kullanılarak araştırılmıştır.
Araştırma için gerekli optik gözlem verileri TUG'da bulunan 1.5 m'lik
RTT150 ve SAO-RAS'ta bulunan 6 m'lik BTA teleskopları ile elde edilmiştir. Temel
indirgeme işlemleri tamamlanan fotometrik görüntülerden ([O III] λ5007, He II ve
Hβ) GIP kalıntı adayları belirlenmiştir.
adaydan yalnızca 10'unun
5007⁄
5007⁄
3 koşulunu sağlayan 15
tayf gözlemleri TUG ve SAO'da yapılmıştır.
3 koşulunu sağlayan adayların çizgi akı yoğunlukları Çizelge
5.1'de verilmektedir. Tayfı alınan 10 adaydan GIPK 2, 3, 7 ve 11'in (Gama Işın
Patlama Kalıntısı, GIPK) tayfsal çizgi oranlarına bakıldığında (sırasıyla 4.65, 4.99,
3.37, 3.33)
5007⁄
3 koşulunu sağladığı görülmektedir. Ancak diğer
olası GIP kalıntı tayfsal ayracı olarak belirlenmiş
⁄
ve
⁄
10
koşulunun beklenen değerin çok altında kaldığı görülmüştür. Simülasyon verileri ile
elde edilen çalışmalarda önerilen, böylesi yüksek oranların (
⁄
10) optik
yayınımda patlama sonrası çok kısa bir süre etkin olduğudur (Perna ve ark, 2000).
61
5. SONUÇLAR VE ÖNERİLER
Utkan TEMİZ
Çizelge 5.1. GIP kalıntı adaylarının tayfsal çizgi yoğunlukları
Çizgiler
GIPK 2 GIPK 3 GIPK 7 GIPK 11
Hβ (λ4861)
100
100
100
100
[OIII] (λ5007)
465
499
337
333
[OIII] (λ4959)
149
144.5
130
114
He II (λ5876)
12
23
He II (λ4686)
56
-
H (λ6563)
340
450
225
554
SII (λ6716)
23
31
98
-
SII (λ6731)
14
60
-
-
0.009
0.009
0.009
0.009
E(B-V)
Chandra X-ışın uydusunun M101 galaksisinin uzun poz süresine sahip 04736
numaralı gözlem verileri analiz edilmiş ve galaksideki X-ışın nokta kaynakları
belirlenmiştir. Bu X-ışın kaynaklarının, 10 GIP kalıntı adayı ile pozisyon uyumu
araştırılmıştır. Yüksek
5007⁄
akı oranlarına sahip 4 GIP kalıntı
adayından hiçbirinin, bir X-ışın kaynağı ile 1" yarıçapı içerisinde pozisyon uyumu
belirlenememiştir. Sadece GIPK 5 (Çizelge 4.4'te bulunan) 1" yarıçapta pozisyon
uyumu göstermektedir. Bunun yanı sıra olası GIP kalıntılarından gelen X-ışın
yayınımının, mor ötesi ve optik dalga boylarından gelen yayınımlar ile
karşılaştırıldığında daha zayıf olduğu belirtilmektedir. Bunun nedeni mor ötesi ve
optik dalga boylarında gelen yayınımın X-ışın yayınımına göre patlama merkezinden
daha dış bölgelerden gelmesidir. GIP kalıntılarının bu zayıf X-ışın yayınımı,
yıldızlararası rüzgarlar ya da süpernovalar gibi daha kararlı enerji kaynaklarından
GIP kalıntılarını ayırmaya yardım edebilmektedir (Perna ve ark., 2000).
Sarmal galaksi M101'de yapılan olası GIP kalıntı araştırması sonucu elde
ettiğimiz 10 adayın optik tayfları ve Chandra X-ışın gözlem verileri analiz edilmiştir.
Yapılan analizler belirlenen adayların yeterince genç olmadığına işaret etmektedir.
Bunun yanı sıra kullanılan teleskopların ayna çapının yeteri kadar büyük olmaması
ve odak düzlem aletlerinin yeterli çözünürlükte olmaması bu kalıntıların çizgi
oranlarını beklendiği kadar yüksek değerde bulunamamasının nedeni olabilir. Daha
62
5. SONUÇLAR VE ÖNERİLER
Utkan TEMİZ
büyük teleskoplar ve yüksek çözünürlüklü odak düzlem aletleri ya da uydu verileri
ile diğer yakın galaksilerde (< 10 Mpc) GIP kalıntı adaylarının araştırılması
önerilmektedir.
63
5. SONUÇLAR VE ÖNERİLER
Utkan TEMİZ
64
KAYNAKLAR
ATOYAN, A. ve ark., 2006. A Gamma-Ray Burst Remnant in Our Galaxy: HESS
J1303-631. The Astrophysical Journal, Volume 642, Issue 2, pp. L153-L156
AYAL, S. ve PIRAN, T., 2001. Remnants from Gamma-Ray Bursts. The
Astrophysical Journal, Volume 555, Issue 1, pp. 23-30
BELCZYNSKI, K. ve ark., 2006. A Study of Compact Object Mergers as Short
Gamma-Ray Burst Progenitors. The Astrophysical Journal, Volume 648,
Issue 2, pp. 1110-1116.
BERSIER, D. ve ark., 2004. American Astronomical Society Meeting 205,
#68.03; Bulletin of the American Astronomical Society, Vol. 36, p.1458
BHARGAVI, S. G. ve ark., 2004. GAMMA-RAY BURSTS: 30 YEARS OF
DISCOVERY: Gamma-Ray Burst Symposium. AIP Conference Proceedings,
Volume 727, pp. 388-391
BRIGGS, M. S., 1993. Dipole and quadrupole tests of the isotropy of gamma-ray
burst locations. Astrophysical Journal, Part 1 (ISSN 0004-
637X),
vol.
407, no. 1, p. 126-134.
BLOOM, J. S. ve ark., 2002. The Observed Offset Distribution of Gamma-Ray
Bursts from Their Host Galaxies: A Robust Clue to the Nature of the
Progenitors. The Astronomical Journal, Volume 123, Issue 3, pp. 1111-1148
CAMPANA, S. ve ark., 2006. The association of GRB 060218 with a supernova and
the evolution of the shock wave. Nature, Volume 442, Issue 7106, pp. 10081010
CHARISI, M. ve ark., 2014. Catalog of Isolated Emission Episodes in Gamma-ray
Bursts from Fermi, Swift and BATSE. arXiv:1409.2491
COBB, B. E. ve ark., 2004. The Supernova Associated with GRB 031203: SMARTS
Optical-Infrared Light Curves from 0.2 to 92 Days. The Astrophysical
Journal, Volume 608, Issue 2, pp. L93-L96
COLGATE, S. A., 1968. Prompt gamma rays and X-rays from supernovae. Canadian
Journal of Physics, 46, 476
65
COSTA, E. ve ark., 1997. Discovery of an X-ray afterglow associated with the γ-ray
burst of 28 February 1997. Nature, 387, 783
COX, D. P. ve RAYMOND, J. C., 1985. Preionization-dependent families of
radiative shock waves. Astrophysical Journal, Part 1 (ISSN 0004-637X), vol.
298, Nov. 15, 1985, p. 651-659
DOPITA, M. A. ve ark., 1984. Radiative shock-wave theory I - Chemical abundance
diagnostics and galactic abundance gradients. Astrophysical Journal, Part 1
(ISSN 0004-637X), vol. 276, Jan. 15, 1984, p. 653-666
EICHLER, D ve ark., 1989. Nucleosynthesis, neutrino bursts and gamma-rays from
coalescing neutron stars. Nature, vol. 340, July 13, 1989, p. 126-128
FELDMEIER, J. J., CIARDULLO, R., JACOBY-GEORGE, H., 1996. The Planetary
Nebulae Distance to M101. Astrophysical Journal Letters v.461, p.L25
FESEN, R. A., BLAIR, W. P., KIRSHNER, R. P., 1985. Optical emission-line
properties of evolved galactic supernova remnants. Astrophysical Journal,
Part 1 (ISSN 0004-637X), vol. 292, May 1, 1985, p. 29-48
FISHMAN, G. J. ve ark., 1994. The first BATSE gamma-ray burst catalog. The
Astrophysical Journal Supplement Series, vol.92, no. 1, p. 229-283
FRAIL, D. A. ve ark., 1997. The radio afterglow from the γ-ray burst of 8 May 1997.
Nature, 389, 261-263
FRANCHETTI, N. A. ve ark., 2012. Physical Structure and Nature of Supernova
Remnants in M101. The Astronomical Journal, Volume 143, Issue 4, article
id. 85, 14 pp
FRYER, C. L., WOOSLEY, S. E., HARTMAN, D. H., 1999. Formation Rates of
Black Hole Accretion Disk Gamma-Ray Bursts. Astrophysical Journal, 526,
152 – 177
GALAMA, T. J. Ve ark., 1998. An unusual supernova in the error box of the γ-ray
burst of 25 April 1998. Nature, Volume 395, Issue 6703, pp. 670-672
GAO, T. T. ve HUANG, Y. F., 2006. On the Evolution of the Apparent Size of
Gamma-Ray Burst Remnants. Chinese Journal of Astronomy and
Astrophysics, Volume 6, Issue 3, pp. 305-311
66
GAL-YAM, A. ve ark., 2004. The J-Band Light Curve of SN 2003lw, Associated
with GRB 031203. The Astrophysical Journal, Volume 609, Issue 2, pp. L59L62
GHISELLINI, G., 2000. Emission processes in gamma-ray bursts. Memorie della
Societa Astronomica Italiana, Vol. 71, p. 71-980
GIL DE PAZ, A. ve ark., 2007. The GALEX Ultraviolet Atlas of Nearby Galaxies.
The Astrophysical Journal Supplement Series, Volume 173, Issue 2, pp. 185255
HELFER, T. T. ve ark., 2003. The BIMA Survey of Nearby Galaxies (BIMA
SONG). II. The CO Data. The Astrophysical Journal Supplement
Series,
Volume 145, Issue 2, pp. 259-327
HODGE, P. W. ve ark., 1990. The H II regions of M101. I - an atlas of 1264
emission regions. Astrophysical Journal Supplement Series (ISSN 00670049), vol. 73, Aug. 1990, p. 661-670
JENKINS, L. P. ve ark., 2005. An XMM-Newton view of M101 - II. Global X-ray
source properties. Monthly Notices of the Royal Astronomical Society,
Volume 357, Issue 2, pp. 401-419
KATZ, J. I., 1994. Low-frequency spectra of gamma-ray bursts. Astrophysical
Journal, Part 2 - Letters (ISSN 0004-
637X), vol. 432, no. 2, p. L107-
L109
KLEBESADEL, R. W., STRONG, I. B., OLSON, R. A., 1973. Observations of
Gamma-Ray Bursts of Cosmic Origin. Bulletin of The American
Astronomical Society Vol.5, p.322
KOUVELIOTOU, C. ve ark., 1993. Identification of two classes of gamma-ray
bursts. Astrophysical Journal, Part 2 - Letters (ISSN 0004-637X), vol. 413,
no. 2, p. L101-L104
LOEB, A. ve PERNA, R., 1998. Are H I Supershells the Remnants of Gamma-Ray
Bursts?. The Astrophysical Journal, Volume 503, Issue 1, pp. L35-L37
MACFADYEN, A. I., WOOSLEY, S. E., 1999. Collapsars: Gamma-Ray Bursts and
Explosions in ''Failed Supernovae''. The Astrophysical Journal, Volume 524,
Issue 1, pp. 262-289
67
MALESANI, D. ve ark., 2004. SN 2003lw and GRB 031203: A Bright Supernova
for a Faint Gamma-Ray Burst. The Astrophysical Journal, Volume 609, Issue
1, pp. L5-L8
MATHEWSON, D. S., CLARKE, J. N., 1973. Supernova remnants in the Large
Magellanic Cloud. Astrophysical Journal, Vol. 180, p. 725 - 738
MATONICK, D. M. ve FESEN, R. A., 1997. The Astrophysical Journal Supplement
Series, Volume 112, Issue 1, pp. 49-107
MESZAROS, P., REES, M. J., 1997. Optical and Long-Wavelength Afterglow from
Gamma-Ray Bursts. The Astrophysical Journal, Volume 476, Issue 1, pp.
232-237
MESZAROS, P., 2003. γ-ray bursts: The supernova connection. Nature, Volume
423, Issue 6942, pp. 809-810
MRSZAROS, P., 2006. Gamma-ray bursts. Reports on Progress in Physics, Volume
69, Issue 8, pp. 2259-2321
NARAYAN, R. ve ark., 1992. Gamma-ray bursts as the death throes of massive
binary stars. Astrophysical Journal, Part 2 - Letters (ISSN 0004-637X), vol.
395, no. 2, Aug. 20, 1992, p. L83-L86
OKE, J, B., 1990. Faint spectrophotometric standard stars. Astronomical Journal
(ISSN 0004-6256), vol. 99, May 1990, p. 1621-1631
OREN, Y., NAKAR, E. ve PIRAN, T., 2004. The apparent size of gamma-ray burst
afterglows as a test of the fireball model. Monthly Notices of the Royal
Astronomical Society, Volume 353, Issue 4, pp. L35-L40
OSTERBROCK, D. E. ve BOCHKAREV, N. G., 1989. Book-Review - Astrophysics
of Gaseous Nebulae and Active Galactic Nuclei. Soviet Astronomy, Vol.33,
NO. 6/NOV, P.694,
PACZYNSKI, B., 1998. Are Gamma-Ray Bursts in Star-Forming Regions?. The
Astrophysical Journal, Volume 494, Issue 1, pp. L45-L48
PACZYNSKI, B. ve RHOADS, J. A., 1993. Radio Transients from Gamma-Ray
Bursters. Astrophysical Journal Letters v.418, p.L5
PENCE, W. D. ve ark., 2001. Chandra X-Ray Sources in M101. The Astrophysical
Journal, Volume 561, Issue 1, pp. 189-202.
68
PERNA, R. ve ark., 2000. Identifying Gamma-Ray Burst Remnants in Nearby
Galaxies. The Astrophysical Journal, Volume 533, Issue 2, pp. 658-669
PIRAN, T., 2004. The physics of gamma-ray bursts. Reviews of Modern Physics,
vol. 76, Issue 4, pp. 1143-1210
RAMIREZ-RUIZ, E., MACFADYEN, A., 2010. The Hydrodynamics of Gamma-ray
Burst Remnants. The Astrophysical Journal, Volume 716, Issue 2, pp. 10281039
RAYMOND, J. C., 1979. Shock waves in the interstellar medium. Astrophysical
Journal Supplement Series, vol. 39, Jan. 1979, p. 1-27
RHOADS, J. E., 1999. The Dynamics and Light Curves of Beamed Gamma-Ray
Burst Afterglows. Ap. J., 525, 737.
RUFFERT, M. ve ark., 1999. Neutron Star-Neutron Star and Neutron Star-Black
Hole Mergings. Astrophysical Letters and Communications, Vol. 38, p.189
SARI, R., PIRAN, T., 1999. The early afterglow. Astronomy and Astrophysics
Supplement, v.138, p.537-538
SARI, R., PIRAN, T. ve NARAYAN, R., 1998. Spectra and Light Curves of
Gamma-Ray Burst Afterglows. The Astrophysical Journal, Volume 497,
Issue 1, pp. L17-L20
SHULL, J. M. ve MCKEE, C. F., 1979. Theoretical models of interstellar shocks. I Radiative transfer and UV precursors. Astrophysical Journal, Part 1, vol. 227,
Jan. 1, 1979, p. 131-149
THOMSEN, B. ve ark., 2004. The supernova 2003lw associated with X-ray flash
031203. Astronomy and Astrophysics, v.419, p.L21-L25
VAN PARADIJS, J. ve ark., 1997. Transient optical emission from the error box of
the γ-ray burst of 28 February 1997. Nature, 386, 686-689
VIETRI, M., 1997. The Afterglow of Gamma-Ray Bursts: The Cases of GRB
970228 and GRB 970508. The Astrophysical Journal, Volume 488, Issue 2,
pp. L105-L108
WANG, Q. D., 1999. Detection of X-Ray-emitting Hypernova Remnants in M101.
The Astrophysical Journal, Volume 517, Issue 1, pp. L27-L30
69
WAXMAN, E., 1997. γ-Ray Burst Afterglow: Confirming the Cosmological Fireball
Model. The Astrophysical Journal, Volume 489, Issue 1, pp. L33-L36
WAXMAN, E., 1997. Gamma-Ray--Burst Afterglow: Supporting the Cosmological
Fireball Model, Constraining Parameters, and Making Predictions. The
Astrophysical Journal, Volume 485, Issue 1, pp. L5-L8
WIJERS, R. A. M. J. ve ark., 1997. Shocked by GRB 970228: the afterglow of a
cosmological fireball. Monthly Notices of the Royal Astronomical Society,
Volume 288, Issue 4, pp. L51-L56
WIJERS, R. A. M. J. ve ark., 1998. Gamma-ray bursts from stellar remnants Probing the universe at high redshift. Monthly Notices of the Royal
Astronomical Society, vol. 294, p. L13-L17
WOOSLEY, S. E., 1993. Gamma-ray bursts from stellar mass accretion disks around
black holes. Astrophysical Journal, Part 1 (ISSN 0004-637X), vol. 405, no. 1,
p. 273-277
WOOSLEY, S. E. ve BLOOM, J. S., 2006. The Supernova–Gamma-Ray Burst
Connection. Annual Review of Astronomy & Astrophysics, vol. 44, Issue 1,
pp.507-556
WOOSLEY, S. E. ve HEGER, A., 2006. The Progenitor Stars of Gamma-Ray
Bursts. The Astrophysical Journal, Volume 637, Issue 2, pp. 914-921
WOOSLEY, S. E. ve MACFADYEN, A. J., 1999. Central engines for gamma-ray
bursts. Astronomy and Astrophysics Supplement, v.138, p.499-502
ZHANG, B. ve ark., 2003. Gamma-Ray Burst Early Optical Afterglows:
Implications for the Initial Lorentz Factor and the Central Engine. The
Astrophysical Journal, Volume 595, Issue 2, pp. 950-954
ZHANG, W., FRYER, C. L., 2001. The Merger of a Helium Star and a Black Hole:
Gamma-Ray Bursts. The Astrophysical Journal, Volume 550, Issue 1, pp.
357-367
ZHANG, B., MESZAROS, P. 2004. Gamma-Ray Bursts: progress, problems &
prospects. International Journal of Modern Physics A, Volume 19, Issue 15,
pp. 2385-2472
70
http://heasarc.gsfc.nasa.gov/W3Browse/all/ipngrb.html
http://gcn.gsfc.nasa.gov/gcn3/3198.gcn3
http://www.tug.tubitak.gov.tr/
https://www.sao.ru/Doc-en/
71
72
ÖZGEÇMİŞ
06/03/1986 yılında Adana’da doğdu. İlk, orta ve lise öğrenimini Adana’da
tamamladı. 2005 yılında başladığı Çukurova Üniversitesi, Fen-Edebiyat Fakültesi,
Fizik Bölümü’nden 2011 yılında mezun oldu. 2012 yılında Fizik Anabilim Dalında
yüksek lisansa başladı.
73
Download