BASINÇ Balonu şişirirsiniz balon patlar. Çünkü balonun içine hava

advertisement
BASINÇ
Balonu şişirirsiniz balon patlar. Çünkü balonun içine hava sıkışır, yüksek basınç balonun
içine dolmuştur ve dışarıdaki alçak basınca doğru hava akımı gerçekleşir. Basınç konusu
bunun gibidir, yani aslında basit bir konudur. Bu konuyu zorlaştıran şey başka konuları
bilmediğimizdendir. Çünkü bu başka konular basıncı etkileyen, yönlendiren, oluşturan
faktörlerdir.
Yerçekimine bağlı olarak her maddenin belli bir ağırlığı vardır. Maddelerin ağırlıkları
oranında bulundukları yere uyguladıkları kuvvete basınç denir. Yani birim alana
uygulanan dikey yöndeki kuvvete basınç denir.
Atmosferde bulunan gazlarında belli bir ağırlığı vardır ve yerçekimi etkisiyle bu gazlar
bulundukları yere basınç uygular. Atmosferin uygulamış olduğu bu basınca atmosfer
basıncı yada hava basıncı denir. Atmosfer basıncı iklim ve hava olaylarında önemli
etkiler yapar. Özellikle rüzgarların oluşumunda temel etken basınçtır.
Ortalama basınç değeri 1013mb olarak bilinir. Bu değer 45 derece enlemlerinde deniz
seviyesinde ölçülmüş bir basınç değeridir. Bu değerden daha yüksek olan basınç yüksek
basınç (YB), bu değerden daha alçak olan basınç alçak basınç (AB) değerleridir.
Yüksek basınç atmosferin yere daha fazla ağırlık uygulaması olarak düşünülebilir. Alçak
basınç ise havanın (atmosferin) yere daha az basınç uygulaması olarak düşünülebilir.
Basınç dünyanın her yerinde vardır. Ancak bazı yerlerde daha fazla, bazı yerlerde daha
az olabilir.
Basınç yeryüzünde dikey ve yatay yönde dağılış gösterirken bölgeye ve zamana göre
değişiklik gösterir. Bunun sebebi basıncı etkileyen faktörlerin zaman ve yere göre
değişiklik göstermesidir.
Basıncı Etkileyen Faktörler
1-Sıcaklık
Basıncı etkileyen en önemli faktör sıcaklıktır. Sıcaklığın fazla olduğu yerlerde ısınan
hava genleşerek yükselir ve yere uyguladığı basınç azalır. Soğuyan hava ise ağırlaşır ve
alçalarak yere yakın yerlerde yoğunlaşır. Böylece soğuk yerlerde yüksek basınç oluşur.
Sıcaklığa bağlı olarak oluşan basınca Termik Basınç denir. Ekvator ve çevresinde sıcaklık
fazla olduğu için buralarda Termik Alçak Basınç (TAB) oluşur. Kutuplar ve çevresinde
sıcaklık az olduğu için buralarda Termik Yüksek Basınç (TYB) oluşur.
Sıcaklık herhangi bir yerde yıl içinde ve gün içinde değiştiği için basınç değerleride buna
bağlı olarak değişir.
2-Dinamik Etken (Dünyanın günlük hareketi)
Dünyanın kendi ekseni etrafında dönmesi sonucu dinamik basınç alanları oluşur.
Dünyanın bu günlük hareketi sırasında atmosferdeki gazlar hareketin etkisiyle
savrularak belirli bazı yerlerde yoğunlaşır bazı yerlerde ise seyrekleşir. Böylelikle 30
derece enlemlerinde AB, 60 derece enlemlerinde ise YB oluşur.
3-Yerçekimi
Yeryüzündeki bütün maddelerin yerçekimi etkisinden dolayı ağırlığı vardır. Havanın
ağırlığıda vardır ve yerçekiminin etkisine göre bu ağırlık artar yada azalır. Dünyanın
kendine has geoid şeklinin sonucu olarak dünya kutuplardan basık ekvatordan
şişkindir. Buna bağlı olarak kutuplarda yerçekimi ekvatora göre daha fazladır. Bu
durumda yerçekiminin fazla olduğu kutuplarda havanın ağırlığıda fazla olacağı için
gazlar yere doğru yoğunlaşır ve yüksek basınç oluşturur. Kısacası kutuplarda basınç
fazla ekvatorda az olur.
4-Yükselti
Yüksekliğin fazla olduğu yerlerde gazlar seyrekleşir ve alçak basınç oluşur. Bunun iki
sebebi vardır. Birincisi yükseldikçe yerçekimin etkisi azalır ve gazlar seyrekleşir. İkincisi
ise yüksek dağlık alanlarda etrafı açık olduğu için gazlar etrafa yayılır ve basınç azalır.
Yüksek dağlık alanlara çıkıldıkça kulaklarımızın çınlamasında ve burnumuzun
kanamasında alçak basıncın etkisi vardır. Aynı şekilde denizde dibe daldığımızda
vücudumuza olan baskı derinlere inildikçe oluşan yüksek basınçtandır.
Termik ve Dinamik Basınç Kuşakları
Sıcaklığa bağlı olarak oluşan termik alçak basınç (TAB) alanları ve termik yüksek basınç
(TYB) alanları ile, dünyanın günlük hareketinin ortaya çıkardığı savrulma etkisiyle
oluşan dinamik alçak basınç (DAB) alanları ve dinamik yüksek basınç (DYB) alanlarının
dünya üzerindeki dağılımı yandaki şekilde gösterilmiştir. Aşağıdaki şekildende
yararlanarak bu basınç alanlarının nasıl dağıldığını inceleyelim.
Kutuplar soğuk olduğu için buralarda hava soğumadan dolayı ağırlaşarak aşağılara
doğru çöker ve yüksek basınç oluşturur. Ayrıca kutuplarda yerçekiminin fazla olması da
burada havanın yere daha çok çekilmesine sebep olarak yüksek basınç oluşumuna katkı
sağlar. Şekil üzerinde 90 derece enlemlerinde oluşan basınç kuşakları bu şekilde
oluşmuştur.
60 derece enlemlerinde dünyanın kendi ekseni etrafındaki hareketinden ortaya çıkan
savrulmanın etkisiyle buradaki gazlar yükselmeye uğrar. Böylece bulunduğu bölgede
hava yükseldiği için basınç azalır.
30 derece enlemlerinde yine dünyanın kendi ekseni etrafındaki hareketi ile doğan
savrulmanın etkisi gazların bu sefer alçalmasına sebep olur. Böylece alçalan gazlar
yeryüzüne yakın yerlerde yığılarak yüksek basınç alanlarını ortaya çıkarır. 90 derece
enlemlerinden 60 derece enlemlerine gelen hava akımı 60 derece enlemlerinde
yükselmişti. Bu sefer 60 derece enlemlerinden yüksekten doğru gelen hava akımı
savrulmanın etkisiyle 30 derece enlemlerinde alçalmaya başlayarak bulunduğu yere
basınç yapmıştır.
0 derece enlemlerinde yani ekvatorda sıcaklığın fazla olmasından dolayı alçak basınç
alanları oluşur. Sıcaklıktan dolayı genleşen gazlar hafifleyerek yükselir ve bulunduğu
yere yaptığı basınç azalır. Ayrıca ekvatorda yerçekimin kutuplara göre daha az olmasıda
burada basıncın az olmasına etki yapmaktadır.
Sıcaklığa bağlı olarak termik basınç kuşakları oluşmuştur. Farklı basınç alanları arasında
basınç farkından doğan hava akımı olur. Bu hava akımı her zaman yüksek basınçtan
alçak basınca doğru olur. Bu sebeple kutuplardan ekvatora doğru bir hava akımı başlar.
Ancak bu hava akımı dünyanın dönmesinden dolayı savrulmaya uğrayarak 60
enlemlerinde yükselmeye başlar. 60 enlemlerinde yükselen hava 30 derece
enlemlerine geldiğinde yine dünyanın hareketinden dolayı savrulmaya uğrayarak bu
sefer alçalmaya başlar. Alçalınca da yüksek basınç oluşturur.
Hava Hareketleri
Sıcaklığa bağlı olarak termik basınç kuşakları oluşmuştur. Farklı basınç alanları arasında
basınç farkından doğan hava akımı olur. Bu hava akımı her zaman yüksek basınçtan
alçak basınca doğru olur. Bu sebeple kutuplardan ekvatora doğru bir hava akımı başlar.
Ancak bu hava akımı dünyanın dönmesinden dolayı savrulmaya uğrayarak 60
enlemlerinde yükselmeye başlar. 60 enlemlerinde yükselen hava 30 derece
enlemlerine geldiğinde yine dünyanın hareketinden dolayı savrulmaya uğrayarak bu
sefer alçalmaya başlar. Alçalınca da yüksek basınç oluşturur.
Basınç farklarından doğan hava akımları kuzey ve güney yarımkürelerde farklı yönlerde
sapmalar yapar. Bu sapmanın sebebi dünyanın kendi ekseni etrafında dönmesidir.
Dönmenin etkisiyle hava hava akımı Kuzey Yarımkürede sağa, Güney Yarımkürede ise
sola doğru olmaktadır.
Aşağıdaki şekillerde basınç farklarından doğan hava hareketleri ve bunların yönleri
gösterilmiştir.
Dikey Yönlü Hava Hareketleri
Yüksek basınç alanlarında hava alçalıcı hareket gösterir. Bu yüzden yere uygunanan
basınç artar. Alçalan hava kütlesinde soğuma ve yoğunlaşma olmayacağı için yağış ta
oluşmaz. Bu yüzden yüksek basınç alanlarında hava açık ve güneşlidir. 30 derece
enlemlerinde yüksek basınç alanı olduğu için yağış yoktur. Bu enlemlerde çöllerin yer
almasının sebebi de budur.
Alçak basınç alanlarında hava yükselici hareket gösterir. Bu yüzden yere uygunanan
basınç azalır. Yükselen hava soğur ve yoğunlaşarak yağış oluşturur. Bu yüzden alçak
basınç alanlarında hava genellikle bulutlu ve yağışlı olur.
Yatay Yönlü Hava Hareketleri
Yüksek basınç alanlarında alçalan hava kütlesi yere değdikten sonra etrafa doğru
yayılmaya başlar. Yani merkezden çevreye doğru yatay yönlü bir hava hareketi başlar.
Bu hareket kuzey ve güney yarımkürelerde dünyanın kendi ekseni etrafındaki
hareketinden dolayı farklı yönlerde sapmaya uğrar. Kuzey yarım kürede gidiş yönünün
sağına doğru sapma olurken, güney yarımkürede gidiş yönünün soluna doğru sapma
olur.
Alçak basınç alanlarında basınç az olduğu için bu boşluğu çevreden gelen hava
doldurur. Yüksek basınç alanlarından gelen hava dünyanın kendi ekseni etrafındaki
dönüşünden etkilenerek sapmaya uğrayarak gelir. Çevreden gelen bu hava gelmeye
devam ettikçe buradan yükselmeye başlar ve dikey yönlü bir hava hareketi başlar.
Kuzey ve güney yarımkürelerde sapmanın yönünü daha iyi anlayabilmek için bir takım
kodlamalar işimizi kolaylaştırır. Kuzey yarım kürede ok lar "S" harfine benzer bir şekil
oluştururken, güney yarımkürede "Z" harfine benzer bir şekil oluşturur.
RÜZGARLAR
Yüksek basınç alanlarından Alçak basınç alanlarına doğru olan yatay yönlü hava
hareketine rüzgar denir. Rüzgarın oluşumunda basınç değerleri çok önemlidir. Daha
detaylı bakarsak iki farklı basınç merkezi arasındaki hava akımı olduğunu penceresi ve
kapısı açık bir oda içerisinde oluşan hava akımıyla da anlayabiliriz. Başka bir örnekte
şişirilmiş bir balonun ağzının açılmasıyla balonun içindeki sıkışmış havanın dışarı
çıkması verilebilir.
Rüzgarlarla ilgili bilmemiz gerekenleri; hızı, yönü, sıcaklığa etkisi, esme sıklığı ve
çeşitleri olmak üzere gruplandırabiliriz.
Rüzgarın Hızı
Rüzgarın hızı saatte kilometre (km/saat) olarak anemometre ile ölçülür. Rüzgarın hızını;
basınç farkı, basınç merkezleri arasındaki mesafe, dünyanın günlük hareketi ve
sürtünme etkiler. Aşağıda bunlar detaylı bir şekilde incelenmiştir.
1-Basınç farkı
Merkezler arasındaki basınç farkı arttıkça rüzgarın hızı artar.
2-Basınç merkezleri arasındaki mesafe
Basınç merkezleri arasındaki mesafe arttıkça rüzgarın hızı azalır. Başlangıç ve bitiş
noktaları arasındaki basınç farkı aynı olan iki vadiden uzunluğu fazla olanda rüzgar
daha yavaş eser.
3-Dünyanın günlük hareketi
Dün yanın günlük hareketinden dolayı rüzgarlar yön değiştirirken hızları azalır.
4-Sürtünme
Rüzgar yeryüzüne sürtününce hızı azalır. Sürtünmenin az yada çok olması ise yeryüzü
şekillerine bağlıdır. Yüksek ve düz yerlerde sürtünme az olduğu için rüzgar daha hızlı
eser. Denizler üzerinde ve dağların yüksek yerlerinde rüzgarın hızlı esmesinin sebebi
sürtünmenin az olmasıdır.
Rüzgarın Yönü
Rüzgarın yönünü; basınç merkezlerinin konumu, dünyanın günlük hareketi,
yerşekillerinin uzanışı etkiler.
1-Basınç merkezlerinin konumu
Rüzgar daima yüksek basınç alanlarından alçak basınç alanlarına doğru eser. Bu yüzden
yüksek basınç ile alçak basınç merkezlerinin birbirine göre konumuna göre rüzgarda o
yünde eser.
2-Dünyanın günlük hareketi
Dünyanın kendi ekseni etrafındaki hareketinden doğan savrulmanın etkisiyle
rüzgarların yönlerinde değişme olur. Rüzgarların yönlerinde değişmeler yani sapmalar
kuzey ve güney yarımkürelerde farklı yönleredir. Rüzgarlar kuzey yarımkürede estiği
yönün sağına, güney yarımkürede ise estiği yönün soluna doğru saparlar.
3-Yerşekillerinin uzanışı
Rüzgarlar yer şekillerinin uzanışına uyumlu bir şekilde yön alırlar. Örneğin; kuzey-güney
uzantılı bir vadi içinde esen rüzgar da aynı şekilde kuzey-güney yönünde esecektir.
Rüzgarlar dağların ve vadilerin uzanış yönüne uygun yön alırlar.
Rüzgarların Sıcaklığa Etkisi
Rüzgarlar gittikleri yerlere geldikleri yerlerin sıcaklığını taşırlar. Yani soğuk bir yerden
sıcak bir yere giden rüzgar, gittiği yerde sıcaklığı azaltır. Aynı şekilde sıcak bir yerden
soğuk bir yere giden rüzgarda gittiği yerde sıcaklığı arttırır.
Öğrenciler arasında kalıp bir bilgi olarak bilinen kuzeyden esen rüzgar sıcakğı azaltır
bilgisi sadece kuzey yarımkürede esen rüzgarlar için geçerlidir. Yani Kuzey yarımkürede
yer alan Türkiye içinde geçerli sayılır. Dikkat etmek gerekir ki güney yarım kürede bu
bilgi geçersiz olup tam tersi bir durum söz konusudur. Bu sebeple ekvatordan esen
rüzgarlar sıcaklığı arttırır, kutuplardan esen rüzgarlar sıcaklığı azaltır, bilgisi daha
kapsamlı ve geçerli bir bilgidir.
Yandaki şekilde esiş yönleri belirtilen rüzgarların sıcaklığa etkisi aşağıda verilmiştir.
1-Gittiği yerde sıcaklığı arttırır.
2-Gittiği yerde sıcaklığı azaltır.
3-Gittiği yerde sıcaklığı azaltır.
4-Gittiği yerde sıcaklığı arttırır.
5-Gittiği yerde sıcaklığı azaltır.
6-Gittiği yerde sıcaklığı arttırır.
7-Gittiği yerde sıcaklığı arttırır.
8-Gittiği yerde sıcaklığı azaltır.
Rüzgarın Esme Sıklığı (Frekansı)
Rüzgarın yıl içinde esme sayısına rüzgar frekansı denir. Rüzgar yıl içinde bir bölgede
farklı yönlerden esebilir. Farklı yönlerden ne kadar estiğini rüzgar frekans gülleri ile
belirtebiliriz.
Rüzgar frekans güllerine bakarak rüzgarın hangi yönde daha yok estiğini anlarız ve bu
bilgiye dayanarak arazinin hangi yönde uzanış gösterdiğini yada basınç merkezlerinin
hangi yönde olduğunu bulabiliriz. Örneğin İstanbul Boğazı kuzey doğu-güney batı
uzantılı şekilde uzandığı için boğazda esen rüzgarda daha çok bu yönlerde olmaktadır.
İstanbul Boğazının rüzgar frekans gülü incelendiğinde aynı boğazın uzanış yönü gibi
rüzgarda daha çok kuzey doğu-güney batı doğrultusunda esmektedir.
Rüzgar yönü
Doğu
10
Kuzeydoğu
Batı
Esme sayısı
80
15
Kuzeybatı
35
Kuzey 40
Güneydoğu
Güney 30
25
Güneybatı
130
Yukarıdaki tablodaki verilerden yandaki rüzgar frekans gülü çizilmiştir. verilere ve şekile
göre en fazla rüzgar Güneybatı (GB) yönünden esmiştir. Bir yılın (365 günün) 130
gününde rüzgar bu yönden esmiştir. Rüzgarın bu yönde fazla esmesinde yerşekillerinin
ya da basınç merkezlerinin etkisi vardır.
Rüzgar Çeşitleri
1-Sürekli Rüzgarlar
Sıcaklığa bağlı olarak ekvatorda termik alçak basınç alanı ile kutuplarda termik yüksek
basınç alanı oluşmuştu. Bir de dünyanın günlük hareketi sonucunda 30 ve 60
enlemlerinde dinamik basınç alanları oluşmuştu. Termik ve dinamik basınç alanları
arasında oluşan yatay yönlü hava hareketleri sürekli rüzgarları ortaya çıkarır. Bu
rüzgarların yönlerinde yıl içinde yada gün içinde bir değişiklik olmadığı için sürekli
rüzgarlar olarak adlandırılmıştır.
Kutuplardaki Termik yüksek basınç alanlarından 60 derece enlemlerindeki dinamik
alçak basınç alanlarına doğru esen sürekli rüzgarlara kutup rüzgarları ismi verilir. 30
derece enlemlerindeki dinamik yüksek basınç alanlarından 60 derece enlemlerindeki
dinamik alçak basınç alanlarına doğru esen sürekli rüzgarlara batı rüzgarları ismi verilir.
Bunlara batı rüzgarları ismi verilmesinde, kuzey yarım kürede sağa doğru sapan bu
rüzgarın Avrupa'nın batı kıyılarında sıcaklığı arttırması rol oynamıştır. Kutup rüzgarları
ve batı rüzgarları dışında bir de Alize rüzgarları vardır. 30 derece enlemlerindeki yüksek
basınç alanlarından ekvatordaki alçak basınç alanlarına doğru esen rüzgarlara Alize
rüzgarları adı verilir.
2-Mevsimlik Rüzgarlar
Yılın farklı mevsimlerinde farklı yönlerde esen rüzgarlara mevsimlik rüzgarlar denir.
Mevsimlik rüzgarların en önemlisi Muson Rüzgarlarıdır. Muson Rüzgarları Kara ve
denizlerin farklı ısınmaları sonucunda kara ile deniz arasında yer değiştiren basınç
merkezleri sebebiyle oluşurlar.
Musonların bir mevsim karadan denize doğru, bir mevsim de denizden karaya doğru
esmesi farklı iki musonu ortaya çıkarmıştır. Bu yüzden musonları, yaz ve kış musonu
olmak üzere ikiye ayırırız.
1-Yaz Musonu
Kuzey yarım kürede bulunan Güney doğu Asya da haziran ayı itibari ile yaz mevsimi
başlar. Yazın ısınmanın çok olduğu karalarda Alçak basınç merkezi oluşurken, denizler
daha soğuk olduğu için yüksek basınç merkezi konumundadır. Rüzgarlar daima yüksek
basınçtan alçak basınca doğru estiği için denizden karaya doğru bir rüzgar oluşur. Bu
rüzgar denizden nemli havayı karalara getirip yağış oluşturur. Bu muson yaz
mevsiminde oluştuğu için yaz musonu olarak adlandırılır.
Yaz musonunun etkili olduğu yerlerde yazın bol yağış vardır. Yıl içinde düşen yağışın
neredeyse tamamı yazın düştüğü için genellikle bu bölgelerde yağış rejimi düzensiz
olur.
2- Kış Musonu
Kuzey yarım kürede bulunan Güney doğu Asya da aralık ayı itibari ile kış mevsimi
başlar. Kışın soğumanın çok olduğu karalarda Yüksek basınç merkezi oluşurken,
denizler kışın karalara göre daha sıcak olduğu için denizlerde alçak basınç merkezi
oluşur. Bu sebeple karadan denize doğru bir rüzgar esmeye başlar. Oluşumu kış
mevsiminde olduğundan bunlara kış musonu adı verilir. Kış musonu karadan denize
doğru estiği için ve karalarda nem az olduğu için yağış getirmez.
3-Yerel Rüzgarlar
Yerel rüzgarlar günlük etkili olan ve dar alanda etkili olan rüzgarlardır. Bunlardan en
önemlisi meltem rüzgarlarıdır.
Meltem Rüzgarları
Kara ve denizlerin bir de dağ ve vadilerin gün içinde farklı ısınmaları sonucu oluşan
günlük rüzgarlardır. Farklı ısınmaya bağlı olarak yüksek basınç merkezleri ile alçak
basınç merkezleri yer değiştirir. Buna bağlı olarak rüzgarlar da gece ve gündüz yön
değiştirerek eserler.
Sıcaklığa bağlı olarak oluşan rüzgarlarda olduğu gibi meltem rüzgarlarında da kara ve
denizlerin farklı ısınmaları etkili olup sıcak olan yerler Alçak Basınç (AB) alanlarıdır.
Soğuk olan yerler ise Yüksek Basınç (YB) alanlarıdır. Ve rüzgar daima YB alanlarından AB
alanlarına doğru eser.
Kara ve deniz meltemleri:
Kara ve denizlerin farklı ısınmalarına bağlı olarak gündüz karalar çok ısınır ve karalarda
AB alanı oluşur. Denizler ise karalara göre daha soğuk olup YB alanıdır. Rüzgar daima
YB'dan AB'a doğru estiği için denizden karaya doğru rüzgar eser. Buna denizden estiği
için deniz meltemi denir.
Geceleri ise karalar hızla soğuyacaktır. Denizler ise daha yavaş soğudu için karalara
göre daha sıcaktır ve AB alanıdır. Rüzgar bu sefer yön değiştirecek ve YB alanı olan
karalardan, AB alanı olan denizlere doğru esecektir. Rüzgar karadan denize doğru estiği
için buna kara meltemi denir.
Dağ ve vadi meltemi:
Kara ve denizlerde olduğu gibi dağ ve vadilerde de ısınma farkları olmaktadır. Dağlar
hızlı çok ısınıp çok soğur vadiler ise az ısınıp az soğur. Bu sebeple gündüzleri dağlar çok
ısınacak ve AB alanı olacaktır. Vadiler ise gündüz vakti dağlara göre daha soğuk olup YB
alanı olacaktır. Rüzgarlar daima YB'dan AB'a doğru estiği için vadiden dağa doğru
rüzgar eser ve buna vadiden doğru estiği için vadi meltemi denir.
Geceleri ise dağlar hızla soğuyacak fazla ısı kaybedecektir. Vadiler dağlara göre daha
sıcak kalıp AB alanı olacaktır. Rüzgar daima YB'dan AB'a doğru estiği için bu sefer
dağdan vadiye doğru rüzgar eser ve buna dağ meltemi denir.
Föhn (Fön) Rüzgarları
Deniz üzerinden gelen nemli hava kütlesinin dağ boyunca yükselerek yağış bıraktıktan
sonra dağın diğer yamacında kuru hava olarak esmesiyle oluşan rüzgarlardır. Hava
kütlesi yükseldikçe her 200 metrede 1 derece soğurken, alçalırken sürtünmenin
etkisinden dolayı her 100 metrede 1 derece ısınır. Alçalma esnasında ısınma
sürtünmenin etkisinden dolayı fazla olmaktadır. İşte bu sebepten dolayı fön rüzgarları
kuru esen ısıtıcı erki yapan rüzharlardır.
Yükseldikçe her 200 metrede 1 derece soğuyan havanın alçaldıkça da yine her 200
metrede 1 derece soğuması gerekirdi. Ancak alçalma sırasındaki sürtünme kuvvetinin
etkisi havanın ısınmasını hızlandırmaktadır. Bu sebeple alçalırken her 200 metrede
değil de her 100 metrede 1 derece ısınmaktadır.
Fön rüzgarlarının etkileri
1-Estiği yerde havanın ısınmasını sağlar.
2-Ekinlerin erken olgunlaşmasına sebep olur. Bazen ekinlerin kurumasına sebep olur.
3-Karların erken erimesine sebep olup çığ tehlikesi oluşturur.
Avrupa'da etkili olan diğer yerel rüzgarlar:
Sirokko: Büyük Sahra'nın kuzeyinden Cezayir,Tunus,İspanya,Sicilya ve İtalya kıyılarına
doğru esen sıcak ve kuru rüzgarlardır.
Hamsin: Kuzey Afrika ve Arabistan'da, güney ve güneydoğudan esen sıcak,kuru ve tozlu
rüzgarlardır.
Samyeli: Sıcak,kuru ve tozlu bir rüzgardır. Arabistan'ın iç kesimlerinden kuzeybatıya
doğru eser. Türkiye'de güney ve güneydoğudan eser.
Mistral: Fransa'da kuzey ve kuzeybatıdan esen soğuk kuru ve şiddetli rüzgarlardır.
Bora: Adriya Denizi,Dalmaçya ve İstiriya kıyılarında esen şiddetli, soğuk ve kuru
rüzgardır.
Krivetz: Orta Avrupa'dan Balkanlara doğru esen rüzgarlardır. Sıcaklığı düşürür.
Download