Enes GÜLER 6/O 1119

advertisement
Mezopotamya
Sümerler İmparatorluğu
 Mezopotamya'da ortaya çıkan sayısız medeniyetin temelini
Sümerler atmıştır. Ayrıca yazı ve astronomi de ilk kez
Mezopotamya'da Sümerlerde ortaya çıkmıştır.[1] Genel kanı
Sümerlerin çağdaşı olan halklarla yakın etkileşim ve
benzerliklerinin olduğu yönündedir.
 Sümer Devleti, Sami olmayan bir topluluk tarafından
kurulmuştur.[2]
 Mezopotamya'da yaşayan birçok farklı kavimden ilk öne
çıkan ve daha sonraki medeni oluşumların temelini atan
Sümerlerdir. Gerek yazı, dil, tıp, astronomi, matematik,
gerekse din, fal, büyü ve mitoloji gibi alanlarda ilk öne çıkan
ve bilinen toplum Sümerlerdir. "Yaratılış" ve "Tufan"a ilk kez
Sümerlerde rastlanır. Sümer döneminde 21'i büyük olan
yaklaşık 35 büyük şehir ve kasaba vardı. Bunlar
arasında Kiş,Nippur, Zabalam, Umma, Lagaş, Eridu, Uruk ve
Ur sayılabilir.
 Sümerler! İlk medeniyet, ilk devlet ve
ilk sosyal toplum. Tarihin başlangıç
noktası kabul edilen Sümerler,
insanoğlunun dağınık ve otorite altına
girmeden yaşadıkları karanlık çağlarda
muazzam genişlikte bir coğrafyayı yurt
edineler ilk devlet
ve YÖNETİM biçimini oluşturmuş, ilk
kültürel eserleri ve yazıyı ortaya
çıkartarak insanoğluna medeniyeti
armağan etmiş efsanevi bir toplum
olmuştur.
Sümerlerin yazıyı icat etmesi
 İlk yazıyı M.Ö. 3200 yıllarında
Sümerler buldular. İlk yazıları
şekiller üzerine kurulu yani
her varlık ve olay için bir şekil
kullandılar. Çivi yazısı
işaretleri geçmişteki bir resim
yazısına dayanır. Bir kavramı
ifade eden işaretlere ideogram
adı verilir. Sümerce bugün
yapılan pek çok araştırma
Hint-Avrupa Dil Ailesi'nden
çok sondan eklemeli yapısı
sebebiyle Japonca, Korece,
Moğolca ve Türkçe ile yakın
akrabalıkları tahmin
edilmektedir.
Sümerlerin tekerleği icadı
 Tekerleğin buluşu oldukça eski tarihlerde gerçekleştirilmiştir. Bu
nedenle tekerleği kimlerin bulduğuna ve kaç yılında bulunduğuna dair
kaynaklarda pek bilgi yer almıyor. Ancak tahminlere göre bulunmuş ve
en eski tarihli tekerlek kalıntıları M.Ö 3000 – 2500 yıllarına ait olduğunu
saptanmıştır.
 Kimi kaynaklara göre tekerleğin icadı milattan önce 3500 senesinde
Mezopotomyalılarca gerçekleştirilmiştir. Fakat bunun kesin bir veri
olmadığı herkesçe bilinir. Bu konuda şu bir kesin ki; tekerlik oldukça
eski tarihlerde kullanılmaya başlanmıştır.
 Dünyada eşi olmayan ve hayatı kolaylaştıran bu icat bizlere Güneybatı
Asya’dan gelmiştir. Bu icat insanlık için bir lütuftur.
-astronomi bilimi
gelişmiştir.
- İlk defa yazıyı
kullanarak tarih çağlarını
başlattılar (Çivi yazısı).
- Dört işlemi
kullanmışlar, sayıları
bulmuşlar, ve çemberi
360'a bölmüşlerdir.
- İlk yazılı kanunlar
Sümer kralı Urgakina
tarafından yapılmıştır.
- Ay yılı takviminin
temellerini atmışlardır.
- Sümerlerde her erkek
asker sayılırdı.
- Tekerleği icat ettiler.
Babil İmparatorluğu
 Babil, Mezopotamya'da, adını aldığı Babil kenti etrafında MÖ
1894 yılında kurulmuş, Sümer ve Akad topraklarını kapsayan bir
imparatorluktur. Babil'in merkezi bugünkü Irak'ın El
Hilla kasabası üzerinde yer almaktadır.[1] Kuzey Babil
Devleti ise, Şırnak ilinin İdil ilçesi güneyinde Babil
köyündekurulmuştur. Babil halkının büyük bir
kısmı Sami ırkındandılar. Babilliler, eski halkların çoğu gibi birden
fazla tanrıya taparlar, tanrıları üzerine kuşaklar boyu anlatılan
düşsel öykülere inanırlardı. Bunların çoğu Sümer kaynaklıydı.
Evrenin ve insanların yaratılışını konu alan Sümer destanının
kahramanı Gılgamış, söylenceye göre ölümsüzlük otunu bulmak
için yola çıkar ve bu arayış sırasında binbir güçlükle karşılaşır.
Serüven dolu yolculuğunun sonunda bulduğu otu, suların
dibinden sinsice gelen bir yılan kayığından çalar. Bu öyküde Nuh
Tufanı'nı anımsatan bir sel felaketinden söz edilir.
 Babil kenti Dicle-Fırat
bölgesinin siyasî ve ticarî
merkezi konumuna geldi.
Ardından, Güney
Mezopotamya ve Asur
ülkesini içine alan büyük
Babil İmparatorluğu oluştu.
İlk Babil hanedanının
krallarından biri olan
Hammurabi, kent devletleri
arasında birlik sağladı, ünlü
yasalarını uygulamaya koydu,
bilim ve teknolojide ilerleme
kaydedilmesini sağladı.
 Babil uygarlığı kısa sürede, Hitit, Asur, Elâm
gibi birçok krallığın egemenliği altına girdi.
Sürekli el değiştiren Babil, Kaldeli
önderlerinden Nabopolassar tarafından
başkent ilân edildi. Nabopolassar’ın oğlu II.
Nabukadnezar, Babil’de görkemli asma
bahçeler kurup Marduk tapınağıyla
Zigguratı yeniden inşa ederek, Babil’e yaşam
verdi. Babil, M.Ö. 539 yılında Persler
tarafından işgal edildi ve bu işgalin ardından
bir daha bağımsızlığına kavuşamadı.Babil,
M.Ö. 331 yılında Büyük İskender’in
yönetimine geçti. İskender, Babil’i başkent
yapmayı düşünüyordu; ama bu düşüncesini
gerçekleştiremeden öldü. İskender’in
ölümünden sonra Babil İmparatorluğu da
sona erdi. Böylece, tarihin en büyük
imparatorluklarından biri olan Babil
İmparatorluğu devri kapanmış oldu.
Babil’liler, çeşitli sülâlelerin idaresi altında
Mezopotamyanın bu bölgesinde egemen
olmuşlardır. Kaynaklara göre Babilde 31 kral
sülâlesi gelmiştir.
Asur İmparatorluğu
 Asur, Mezopotamya'nın kuzey kısmına verilen isim.
Bugünkü Musul yöresinde bulunan Asur, Kalahve Ninova kentleri
Asur'un başlıca kentleriydi. Asur krallığın merkezi oldu
ve Asurlular MÖ 19. yüzyılda kurdukları devleti giderek
genişlettiler. MÖ 1300'de Asur kralı I. Salamanasar, Kalde ve Asur
ülkelerini birleştirdi. Sonra bir ara Hititler'in egemenliğine giren
asurlular MÖ 14. yüzyıl ortalarına doğru yeniden egemenlik elde
ettiler. Kral I. Tiglat-Pileser zamanında (MÖ
1100) Karadeniz ve Akdeniz'e kadar sınırlarını genişlettiler.
 Kral 2. Sargon iki kez Babil'i ele geçirdi. Suriye ve Mısır'ı yendi.
Asur devleti, Asurbanipal (MÖ 668-626) en parlak dönemini
yaşadı. Nil Nehri ile Basra Körfezi arasındaki tüm ülkeleri
egemenlik altına aldı. Fakat bu dönem uzun sürmedi. Asur
devleti, Medler'in saldırısı sonunda yenilerek ortadan kalktı (MÖ
612).
 Kan ve Dehşet İmparatorluğu "Asur" 1847'de
Musul'un yanında yükselen Koyuncuk
Höyüğü'nde yeni bir kazıya girişti ve
toprağın 6 metre altında büyük bir yapıyı
ortaya çıkardı. Bu kez Ninive'deydi ve bu
yapı, Asur Kralı Sin-ahheriba'nın
(Sennaherib) muhteşem sarayıydı.
Anadolu
ANADOLU
M.Ö 700-2000
Hititler
Hitit uygarlığı ilk çağ uygarlıklarından biri olup Anadolu’da
kurulmuştur. Bu çağlarda Anadolu’da kurulan ilk toplum
Hititlerdir. Kafkaslar üzerinden Anadolu’ya gelerek MÖ 2000
senelerinde burada bulunan Kızılırmak ve çevresindeki alana
yerleşmişlerdir. MÖ 1450 senesinde büyük bir imparatorluk
konumuna gelen Hititler, Hattuşaş’ı (Boğazköy) başkent
yapmışlardır. Hitit devletinin başında yetkileri sınırsız olmayan,
“Pankuş” adı verilen bir meclisle sınırlandırılmış yetkilere sahip
bir kral bulunmaktaydı. Kraliçe, kralın ardından gelen en yetkili
kişiydi.Hititlerde Eli silah tutan herkes asker sayılırken orduları
yaya ve atlı-arabalı askerlerden oluşmaktaydı. Ok, yay, mızrak,
kalkan, balta gibi silahlar en çok kullanılan savaş
aletleriydi.Hititlerde halk hürler , yarı hürler ve köleler olarak 3
e ayrılır.
Hitit Mısır Kadeş Antlaşması
 Tarihteki ilk yazılı barış antlaşması olarak bilinen Kadeş
Antlaşması, M.Ö 1280’de, Mısırlılar ve Hititliler
arasında imzalanmıştır.
 Hititler’in ticaret yollarını ele geçirmek istemeleri ve
Nefertiti ile evlenmesi için gönderilen bir Hitit prensinin
öldürülmesi sonucunda Kadeş Savaşı yapılmış ve savaş
sonucunda Kadeş Antlaşması imzalanmıştır.
 Hitit Kralı II.Mutavalli ve Mısır Kralı II.Ramses’in
başında olduğu ordular, iki gün boyunca Kadeş Kalesi
önlerinde savaşmıştır. Ancak savaş bir sona varamayacak
şekilde ilerlediğinden, Kadeş Savaşı bir antlaşma ile
bitirilmiştir.
ANADOLU
M.Ö 676-1200
FRİGLER
Frigler’in tarih sahnesinde görünmesi M.Ö 750 yılına
denk gelmektedir.Başkenti Polatlı(Gordion)dur
Anadolu tarihindeki en farklı uygarlıklardan biri olan
ve kökenleri Balkanlar olan Frigler , yıllar sonra geniş
bir alanda egemenlik kuracakları Anadolu’ya M.Ö
1200’lü yıllarda gelmiştir. O tarihe dek boylar biçiminde
bir yaşam sürmüşlerdir. Günümüzde Eskişehir, Afyon
ve Kütahya’nın bulunduğu topraklarda yaşayan Frigler,
aynı topraklarda yaşayan Yunan halkı üzerinde de
büyük etki sahibi olmuştur. Bu etkileşim sonucundan
Frig kültürü, Roma ve Yunan kültürü içinde kendisini
barındırmıştır. Frigler M.Ö.7. yüzyılda Lidyalıların
egemliğine girerek tarihten silindiler.
Midas’ın Kulakları Efsanesi
 Yunan Tanrısı Apollon ve Kır Tanrısı Pan arasında yapılacak olan bir
müzik yarışması için Kral Midas yargıç olarak istenmiş ve uygun
görülmüştür. Midas’ın oyu Pan adına idi, diğer yargıç ise oyunu
Apollon için kullanmıştır. Apollon Midas’a sinirlenip güzel müzikten
anlamayan bir insana ancak eşek kulakları yakışır diyerek Midas’ın
kulaklarını eşek kulağına dönüştürmüştür. Efsane budur ki Midas
artık bu kulaklarla halkının arasındadır. Midas,bunu gizlemeye çalışır
susar ve kimselere bahsetmez ancak bir gün berbere gittiğinde berber
Midas’ın kulaklarını fark eder fakat bunu kimselere anlatmaz. Bir
süre sonra dayanamaz ve artık bunu içinde tutamayacağını ve
anlatması gerektiğini düşünür, bir kuyuya gider ve haykırır…
 Efsaneye göre kuyu, sulara, sular, sazlara bu şekilde Midas’ın sırrı
herkes tarafından duyulur.
Milattan önce 1200'de
Batı Anadolu'da oluşturulan bir
medeniyettir. Batı Anadolu da
kabaca Gediz Nehrinden,
Küçük Menderes Nehirlerine
kadar ki kıyı bölgesine İyonya
adını vermiştir.
 Şehir devletleri halinde yaşamışlardır.
12 şehir devletinden oluşan bir birlik
oluşturmuşlardır. Bu şehirler sırasıyla
Miletos, Myos, Priene, Efes, Kolophon,
Lebedos, Teos, Erythria, Klazomenia,
Phokia Samos ve Khios'dur. Smyra
aslında Aiol birliğinde iken daha
sonradan iyonlaşmıştır. Halikarnos ise
Dor birliğinden atılınca, İyon birliğine
girmiştir.
Ticaret yollarının bitiş noktasında
bulunmaları, tarım ve deniz ticareti
sayesinde zenginleşmeleri
sonucunda kültürel ve bilim
yönüyle Anadolu medeniyetlerinin
en gelişmişini oluşturmuşlardır.
Yerleşme amacıyla özellikle
Marmara ve Karadeniz kıyılarından
pek çok koloni kurmuşlardır. Şehir
devletleri halinde yaşamaları, bilim
insanlarının yetişmesine uygun
özgür düşünce ortamına zemin
hazırlamıştır
 Bazı ünlü İyonyalılar; tıpta Hipokrat,
tarihte Herodot, felsefe'de Diyojen,
matematiktePisagor, Thales gibi bilim
insanları yetişmiştir.
 İnsan şeklinde düşündükleri çok
tanrılı din anlayışı vardır.
Özellikle Efes kentinde bir ana tanrıça
figürü olan Artemis önemli
tanrıçalardadır.
 Persler tarafından İyonyalılar'a son
verilmiştir. Perslere teslim
olan Miletos hariç diğer birçok İyon
kenti
yağmalanmıştır.Atinanın desteklediği
bazı isyan girişimleri olduysa da bu
girişimler sonuçsuz kalmıştır.
 Mimaride İyon nizamını
geliştirmişlerdir. (Örnek, Efes
harabeleri)
Urartular, Milattan Önce birinci
yüzyılın başında, Anadolu’da,
Van Gölü çevresinde kurulan bir
devlettir. Bu bölgeye yerleşen
kavimler, beylikler ve aşiretler
halinde yaşamaktansa, bir
devlet kurarak kendilerini
koruyabilmek adına, zaman
içinde bir araya gelmiş ve Urartu
Devleti’ni kurmuştur.

Başkenti Tuşpa (Van) olan
Urartu Devleti, Milattan Önce
8. ve 7. yüzyılda en güçlü olduğu
dönemi yaşamıştır. Bu dönemde
devletin sınırları içinde İran’ın
kuzeybatısı, Aras Vadisi ve Doğu
Anadolu yer almaktaydı.
Mezopotamya ve Asur
sanatının etkisini barındıran
bir kültüre sahip olan
Urartular, çivi yazısı ve Hitit
hiyeroglif yazısını kullanan
bir devletti.
Anadolu'nun
batısında Gediz ve Menderes ır
makları arasında
kalanbölgeye Antik çağda Lidya,
bu topraklarda yaşayanlara
da Lidyalılar denilmiştir.
Hint-Avrupa kökenli bir kavim
olan ve doğudan Anadolu'ya
gelen Lidyalılar önce Hititler'in
daha sonra da Frigler'in
egemenliği altında yaşadılar.
Dilleri, Hitit dili ile benzerlik
göstermektedir.
 Lidyalılar,Frigyalılarınyıkılmasından
sonra Kral Gigeszamanında bağımsız
bir devlet kurdular (M.Ö. 687).
Lidyalıların başkenti, dönemin en
büyük ve zengin kentlerinden olan
Salihli yakınlarındaki Sardes (Sard)'dır.
Giges, devletin sınırlarını genişletti.
Doğu sınırları Kızılırmak ırmağına
kadar uzandı. sınır oldu.

Kimmerlere karşıAsurlularla işb
irliği yapmışlar ve bunun
sonucunda Kral Yolu Asur'a
kadar uzanmıştır. Kral Alyattes
zamanında Medlerle savaş
yapıldı. MÖ 585 yılında barış
yapılarak, Kızılırmak iki devlet
arasında
Lidya’nın insanlık tarihine en
büyük katkısı “sikke”yi icat etmiş
olmalarıdır. Başkent Sardes’in
içinden geçen Paktalos Irmağı’nın
alüvyonlarında doğal olarak
bulanan altın-gümüş karışımı
“elektron” madeninden basılan ilk
sikkelerin üzerinde Lidya
Krallığının arması olan Aslanbaşı
bulunuyordu.
İlk Lidya sikkeleri muhtemelen
Alyattes döneminde basılmıştır.
Sikke basımının daha iyi bir
duruma gelmesi ve elektron yerine
altın ve gümüşten ayrı olarak sikke
basımı Kral Kroisos zamanında
ortaya çıkmıştır.
Kavimler Göçü
 Kavimler Göçü, 350-800 yılları arasında Avrupa'ya yapılan
şiddetli insan göçüdür.[1] İlk dönem ve ikinci dönem olarak
ikiye ayrılmaktadır. İkinci dönem kavimler göçü ilk dönem
kavimler göçünün devamı niteliğindedir. İlk dönem
kavimler göçü Roma İmparatorluğu ve Barbarlar arasında
yoğun sınır değişikliklerini kapsar. İlk gelen
göçmenler Hunlar, Slavlar, Ön Bulgarlar,Alanlar tarafından
Batı'ya doğru sürülen Gotlar, AngloSaksonlar, Vandallar ve Franklar gibi Cermen kabileleriydi.[
2] İkinci dönem göçleri de
(Arap fetihleri, Türk, Macar, Viking göçleri ve Moğol
istilaları) Kuzey Afrika, Anadolu ve Avrupa'da derin
değişimlere sebep olmuştur.
İlk Dönem Kavimler Göçü
İlk Dönem Kavimler Göçü, 4.
yüzyılın ortalarında Hunlar'ın A
ral Gölü ile Hazar
Denizi arasındaki bölgeden Don
ve Volga nehirleri
arasındaki bölgeye kaymaları ile
başlamıştır.
İkinci Dönem Kavimler Göçü
 567 yılında Türk boyu Avarlar ve Kuzey İtalya'daki Cermen
kabilesi Lombardlar, Gepid Krallığı'nın büyük kısmını yok
ettiler. Ön Bulgarlar yedinci yüzyılda Bizans'ın
doğu Balkanlar'daki topraklarını ele geçirdiler.
 Bizans-Arap Savaşları sırasında Arap orduları 7. yy'ın
sonunda 8. yy'ın başında, Anadolu üzerinden Balkanları ele
geçirmeye çalıştılar ancak 718'de Ön
Bulgarlar veBizans Orduları, Arapları Konstaninopolis
Kuşatması sırasında yenilgiye uğrattılar. Hazar-Arap
Savaşlarında da Hazarlar Arapları Kafkaslar'da
durdurdular. Aynı
zamanlarda Emeviler, 732'de Franklar tarafından Puvatya
Muharebesi'nde durdurulana dek
Avrupa'yı Cebelitarık üzerinden istilaya başladılar.
İlk VE İKİNCİ Dönem Kavimler Göçü'nün Sonuçları
 Roma İmparatorluğu 395'te ikiye ayrılmıştır. Batı Roma
İmparatorluğu ve Doğu Roma İmparatorluğu (Bizans)
Avrupa yüzyıla yakın bir süre karışıklıklar içerisinde
kalmıştır.
İlk çağ sona ermiş, Orta Çağ başlamıştır.
Barbar kavimler arasında Hıristiyanlık hızla
yayılmıştır. Cermenler, Hıristiyanlığı kabul ederek Ortaçağ
Avrupa'sına damgalarını vurmuşturlar.
 Göçlere dayanamayan Batı Roma İmparatorluğu 476'da
yıkılmıştır.
6/O
ENES GÜLER
FERHAT ERSOY
AHMET EREN ASLAN
SEDAT EMRE GÜLER
Download