Anlatım Bozukluğu - Adnan Menderes Üniversitesi

advertisement
Doğru Anlatımın Önemi
Dil, insanlar arasında iletişimi sağlayan bir araçtır. Dolayısıyla insanlar arası
iletişimin en iyi şekilde olabilmesi için anlatımın doğru olması gerekir. Çünkü insanların
dili kullanmadaki temel amacı duygularını, düşüncelerini, bilgi ve birikimlerini karşı
tarafa ya da gelecek nesillere aktarmaktır.
Anlatımın yazılı ve sözlü olmak üzere iki temel yolu vardır. İki anlatım yolu
arasında kullanılan dil açısından farklılıklar olması doğaldır fakat her iki anlatımda da
dilin işlek, açık ve etkili olması gerekir. Bunun için de kişinin anadilini iyi bilmesi ve
anadili doğru kullanması gereklidir. İşlek, açık ve doğru anlatım kişinin yaşamının her
döneminde önemlidir.
Anlatım kişinin seviyesini belirler. Yazılı ve sözlü anlatımda başarı, istediklerimizi
derli toplu ve düzenli anlatmaya bağlıdır.
Adnan Menderes Üniversitesi Uzaktan Eğitim Merkezi
İyi Bir Cümlenin Nitelikleri
 1- Doğruluk; cümledeki sözcüklerin söz dizimi kurallarına göre dizilmesi,
öğelerin birbiriyle uyumlu olması, sözcüklerin anlatılmak istenen kavramları
tam olarak karşılaması ve cümlenin aktardığı bilginin yanlış olmamasıdır.
 2- Duruluk; yargının gereksiz sözcük kullanılmadan ortaya konulması, anlamı
etkileyen sözlere cümlede yer verilmemesi.
 3- Açıklık; cümlenin herkes tarafından kolaylıkla anlaşılan tek bir anlam
taşıması, okuyucu ve dinleyiciye göre farklı anlamlar kazanmamasıdır.
Adnan Menderes Üniversitesi Uzaktan Eğitim Merkezi
 4-Yalınlık; aşırı söz sanatı yapmadan, yabancı sözcüklere yer verilmeden
oluşturulan cümleler yalınlık ilkesine uygun kabul edilir.
 5-Akıcılık; paragrafı oluşturan cümlelerde telaffuzu ve anlamayı zorlaştıran
sözcüklerin kullanılmaması, paragrafın kolayca okunabilir ve anlaşılabilir
olmasıdır.
Adnan Menderes Üniversitesi Uzaktan Eğitim Merkezi
ANLATIM BOZUKLUĞU
 Cümleyi oluşturan sözcüklerin eksik veya fazla
olması, sıralarının karıştırılması, aralarındaki
bağlantıların yanlış kurulması ve dilbilgisi
kurallarına uygun olarak kullanılmaması anlatım
bozukluklarına yol açar. Kuşkusuz, anadilini iyi
öğrenememek, anadili bilincini kazanamamış
olmak anlatım bozukluklarının en önemli
nedenidir. Dolayısıyla bir cümlede bulunan
anlatım bozukluğunu bulmak ve bu bozukluğun
nedenini söyleyebilmek için anlam ve dilbilgisi
kurallarının bilinmesi gerekmektedir.
Adnan Menderes Üniversitesi Uzaktan Eğitim Merkezi
Anlatım Bozukluklarının Nedenleri
 Bir dilin sözlü ve yazılı olmak üzere iki yönü bulunduğundan anlatım
bozuklukları nedenlerini de buna göre değerlendirmek gerekir. Kişi amacını
söz veya yazıyla anlatmak için önce düşüncelerini belirler, düzenler,
sözcükleri seçer, sıraya koyar; cümleler kurar. Bu düzen konuşurken çoğu kez
kendiliğinden işler. Yazarken uzun uzun düşünme, uygun sözü ve biçimi
bulma, araştırma olanağı vardır. Yine de çoğu kez duyguları, düşünceleri
daha etkili anlatabilmek için gereksiz tekrarlar, yersiz sözcükler, bozuk
cümleler anlatımı doldurur.
Adnan Menderes Üniversitesi Uzaktan Eğitim Merkezi
 Anlatım bozuklukları yapay ve esnek bir sınıflandırmaya sahiptir. Bu sebeple,
konunun birçok kaynakta benzer veya farklı birçok sınıflandırmayla ele
alındığını görmek mümkündür. Bir ifadedeki bozukluk, aşağıda maddeler
hâlinde verdiğimiz bozuklukların birkaçını örnekleyebilir.
Adnan Menderes Üniversitesi Uzaktan Eğitim Merkezi
Anlatım Bozuklukları Türleri
7
Adnan Menderes Üniversitesi Uzaktan Eğitim Merkezi
ANLAMA BAĞLI ANLATIM BOZUKLUKLARI
 Dil bilgisi yanlışları dışında kalan dil yanlışları, anlamla ilgili anlatım
bozukluklardır. Kelimenin anlam çağrışımlarının bilinmemesi, sözcüklerin
anlamına uygun kullanılmaması, aynı anlamlı sözcüklerin bir arada
kullanılması, anlamı aynı cümledeki başka bir sözcükte bulunan sözcüğün
gereksiz olarak kullanılması, çelişen ifadelerin bir arada kullanılması,
düşüncenin yanlış sıralanması, düşünme ve mantık hataları, deyim ve
atasözü yanlışları anlamla ilgili yanlışlıklardandır.
Adnan Menderes Üniversitesi Uzaktan Eğitim Merkezi
Gereksiz Sözcük Kullanımı
 Bir cümlede anlamca biri diğerini içeren sözcüklerin birlikte kullanılması,
anlatım bozukluğuna yol açar.
 Örnek: Kulağıma eğilerek alçak sesle bir şeyler fısıldadı.
Cümlede fısıldamak zaten alçak sesle yapılan bir eylem olduğundan
alçak ses ifadesine gerek yoktur.
Adnan Menderes Üniversitesi Uzaktan Eğitim Merkezi
Örnek
Örnek:
Bu yol yaya yürümekle bitecek gibi değil.
Yürümek “yayan gitmek, yayan gezmek” demek. Bu cümlede yaya ifadesini
kullanmak gereksiz sözcük kullanımından kaynaklı anlatım bozukluğu yapmıştır.
Örnek:
Onlar da beş yıldır karşılıklı mektuplaşıyorlar.

Bu cümlede, mektuplaşmak ifadesi zaten karşılıklı yapılma anlamını taşımaktadır. Bu
sebeple karşılıklı ifadesini tekrar kullanmak gereksiz sözcük kullanımından kaynaklı
anlatım bozukluğuna neden olmaktadır.
Adnan Menderes Üniversitesi Uzaktan Eğitim Merkezi
Eş Anlamlı Sözcüklerin Bir Arada Kullanımı
 Bu tür anlatım bozuklukları genellikle, aynı
sözcüğün Türkçesinin yabancı dillerden gelen
karşılığıyla aynı cümle içinde kullanılmasıyla
oluşur.
Adnan Menderes Üniversitesi Uzaktan Eğitim Merkezi
Örnek
Örnek:
Birbirimizin fikir ve görüşlerine saygı duymalıyız.
 Bu cümlede, “fikir” ve “görüş” sözcükleri aynı anlama geldiğinden, gereksiz
sözcük kullanımından kaynaklanan bir anlatım bozukluğu yapılmıştır.
12
Adnan Menderes Üniversitesi Uzaktan Eğitim Merkezi
Örnek
Örnek:
Ben merhameti de acımayı da dedemden öğrendim.
 Bu cümlede, “merhamet” ve “acıma” sözcükleri aynı anlama geldiğinden,
gereksiz sözcük kullanımından kaynaklanan bir anlatım bozukluğu
yapılmıştır.
Adnan Menderes Üniversitesi Uzaktan Eğitim Merkezi
Yanlış Anlamda Sözcük Kullanımı
 Anlam veya yazım bakımından birbirine
yakın olan sözcüklerin, birbirlerinin
yerine kullanılmasından kaynaklanır. Bu
tür anlatım bozukluklarını fark
edebilmek için sözcüklerin anlamlarına
ve kullanım alanlarına dikkat etmek
gerekir.
Adnan Menderes Üniversitesi Uzaktan Eğitim Merkezi
Örnek
Örnek:
Sayın seyirciler, bültenimizi çok üzgün bir haberle noktalıyoruz.
 Bu cümlede, “üzgün” sözcüğü yanlış anlamda kullanılmıştır. Çünkü “üzgün”,
“üzülmüş, üzüntü duymuş” demektir ve insan için kullanılır; dolayısıyla
cümledeki “üzgün” sözcüğü “haber” sözcüğünün sıfatı olarak kullanılamaz.
Bu cümlede anlatılmak istenen “haber”in “üzüntü verdiği, acıklı
olduğu”dur. Bu nedenle “üzgün” sözcüğü yerine “üzücü” sözcüğü
getirilmelidir.
Adnan Menderes Üniversitesi Uzaktan Eğitim Merkezi
Örnek
Örnek:
Yeni kaydolan öğrencilerin bu kadar çekimser davranması normaldir.
Bu cümlede, “çekimser” sözcüğü yanlış anlamda kullanılmıştır. Çünkü
“çekimser”, “kararsız, taraf olmayan” demektir; dolayısıyla cümlenin
anlamına uygun değildir. Bu cümlede anlatılmak istenen öğrencilerin
utangaç davranmasıdır. Bu nedenle “çekimser” sözcüğü yerine “çekingen”
sözcüğü getirilmelidir.
Adnan Menderes Üniversitesi Uzaktan Eğitim Merkezi
Örnek
 Not: Atasözleri ve deyimler, kalıplaşmış sözler olduğu için, eşanlamlılarıyla
bile olsa bunlardaki sözcüklerin değiştirilmesi ve atasözleri ile deyimlerin,
anlamına uygun olmayan yerlerde kullanılması anlatım bozukluğuna yol
açar.
Örnek:
Besle kargayı, çıkarsın gözünü.
Bu atasözünde “oysun” sözcüğü yerine “çıkarsın” sözcüğünün kullanılması
anlatım bozukluğuna yol açmıştır.
17
Adnan Menderes Üniversitesi Uzaktan Eğitim Merkezi
Yanlış Yerde Sözcük Kullanımı (Sözdizimi Yanlışlığı)
 Bu anlatım bozukluğu, genellikle, zarf olarak kullanılması gereken
sözcüklerin sıfat olarak; sıfat olarak kullanılması gereken sözcüklerin zarf
olarak kullanılması durumunda ortaya çıkar.
18
Adnan Menderes Üniversitesi Uzaktan Eğitim Merkezi
Örnek
Örnek:
Mağazamızdan aldığınız eşyalar, aynı günde ücretsiz adresinize getirilir.
 Bu cümlede, “ücretsiz” sözcüğü yanlış yerde kullanılmıştır. Çünkü cümlede
anlatılmak istenen “adresin ücretsiz olduğu” değil; “getirilme işinin ücretsiz
yapıldığıdır. Bu nedenle “ücretsiz” sözcüğü “getirilir” sözcüğünün önüne
getirilerek cümle, “Mağazamızdan aldığınız eşyalar, aynı günde adresinize
ücretsiz getirilir.” şeklinde düzeltilmelidir.
Adnan Menderes Üniversitesi Uzaktan Eğitim Merkezi
Örnek
Örnek:
İhtiyar, çok güneşte kaldığından hastalanmış.
 Bu cümlede, “çok” sözcüğü yanlış yerde kullanılmıştır. Çünkü cümlede
anlatılmak istenen “çok güneş” değil; “güneşte çok kalmak” tır. Bu nedenle
“çok” sözcüğü “kaldığından” sözcüğünün önüne getirilerek cümle, “İhtiyar,
güneşte çok kaldığından hastalanmış.” şeklinde düzeltilmelidir.
Adnan Menderes Üniversitesi Uzaktan Eğitim Merkezi
Örnek
 Not: Günlük yaşamda, “İlk” ve “her” sözcüklerinin yanlış yerde
kullanımından kaynaklanan birçok anlatım bozukluğu yapılmaktadır.
Aşağıdaki cümlelerin birincisinde, sözcüğün yanlış yerde kullanımı;
ikincisinde, doğru yerde kullanımı gösterilmiştir;
•Uyandığımda ilk aklıma sen geliyorsun.
•Uyandığımda aklıma ilk sen geliyorsun.
•Her yolda kalan insana yardım etmeliyiz.
•Yolda kalan her insana yardım etmeliyiz.
Adnan Menderes Üniversitesi Uzaktan Eğitim Merkezi
Anlamca Çelişen Sözcüklerin Bir Arada Kullanımı
 Bir cümlede, anlam bakımından birbiriyle ters düşen sözcüklerin veya
sözlerin bir arada kullanılmasından kaynaklanan anlatım bozukluklarıdır.
Genellikle, kesinlik anlamı içeren bir sözcükle olasılık anlamı içeren bir
sözcüğün aynı cümlede kullanılmasıyla ortaya çıkar.
Adnan Menderes Üniversitesi Uzaktan Eğitim Merkezi
Örnek
Örnek:
Annemler, son vapuru da kaçırmış, eminim bu akşam buraya gelemezler galiba.
 Bu cümlede, “eminim” sözcüğü kesinlik; “galiba” sözcüğü olasılık anlamı
taşıdığından, bu sözcükler anlamca çelişmektedir. Dolayısıyla anlamca
çelişen bu sözcüklerin aynı cümle içinde kullanılması anlatım bozukluğuna
yol açmıştır.
Adnan Menderes Üniversitesi Uzaktan Eğitim Merkezi
Örnek
Örnek:
“Hava çok soğuk, mutlaka sizler de üşüyor olmalısınız.”
 Bu cümlede “mutlaka” kesinlik, “olmalısınız” sözcüğü olasılık anlamı
taşıdığından, bu sözcükler anlamca çelişmektedir. Bu cümledeki anlatım
bozukluğu, cümleye “Hava çok soğuk, sizler de üşüyor olmalısınız.”
şeklinde olasılık anlamı yüklenerek ya da “Hava çok soğuk, mutlaka sizler
de üşüyorsunuz.” şeklinde kesinlik anlamı yüklenerek giderilebilir.
Adnan Menderes Üniversitesi Uzaktan Eğitim Merkezi
Sıralama ve Mantık Yanlışlığı
 Cümlenin kuruluşunda, düşünce ve mantık sıralamasına uyulmaması
anlatım bozukluğuna neden olur. Cümlede, dile getirilen durum veya
olayların önem sırasına göre söylenmemesinden ya da mantık bakımından
tutarsızlık bulunmasından kaynaklanan anlatım bozukluklarıdır.
Adnan Menderes Üniversitesi Uzaktan Eğitim Merkezi
Örnek
Örnek:
“Ahmet yürüyemiyor hatta koşamıyor bile.”
 “koşmak”, “yürümekten” ten daha zor ve daha sonra gerçekleşebilecek bir
eylemdir. Oysa bu cümleden, bunun tam tersi anlaşılmaktadır. Cümle,
“yürüyemiyor” sözcüğüyle “koşamıyor” sözcüğünün yerleri değiştirilerek
düzeltilebilir.
Adnan Menderes Üniversitesi Uzaktan Eğitim Merkezi
Örnek
Örnek:
İki ay sonra düzenleyeceğimiz etkinlikleri, üyelerimize anımsatmak için dün akşam bir
toplantı yaptık.
Bu cümlede, “anımsatmak” sözcüğü mantık yanlışlığına yol açmıştır. Çünkü
“anımsatmak” sözcüğü, geçmişte gerçekleşmiş durum veya olaylar için kullanılır. Yani
daha gerçekleşmemiş bir durum veya olay için “anımsatmak” sözcüğünün kullanılması,
mantık bakımından doğru değildir. Dolayısıyla bu cümledeki anlatım bozukluğu “İki ay
sonra düzenleyeceğimiz etkinlikleri, üyelerimize açıklamak için dün akşam bir toplantı
yaptık.” şeklinde giderilebilir.
Adnan Menderes Üniversitesi Uzaktan Eğitim Merkezi
Anlam Belirsizliği (Karışıklığı)
 Tamlayanı ikinci tekil (senin) veya üçüncü tekil (onun) kişi adılı olan
tamlamalarda tamlayan düştüğünde; tamlananın ikinci tekil kişiye mi, yoksa
üçüncü tekil kişiye mi ait olduğunun anlaşılmamasından ya da bir cümlenin
yapısından dolayı iki anlama gelecek şekilde, oluşturulmasından kaynaklanır.
Adnan Menderes Üniversitesi Uzaktan Eğitim Merkezi
Örnek
Örnek:
Buralara kadar gelip de bize uğramadan döndüğünü duyunca kulaklarıma
inanamamıştım.
 Bu cümlede, “döndüğünü” sözcüğünün tamlayanı düştüğü için cümle hem
“Senin, buralara kadar gelip de bize uğramadan döndüğünü duyunca
kulaklarıma inanamamıştım.” hem de “Onun, buralara kadar gelip de bize
uğramadan döndüğünü duyunca kulaklarıma inanamamıştım.” şeklinde iki
türlü anlaşılabilmektedir. Bu durum, cümlede anlam belirsizliğine yol
açmaktadır.
Adnan Menderes Üniversitesi Uzaktan Eğitim Merkezi
Örnek
 Cümledeki anlam belirsizliği noktalama işaretleriyle de ilgili olabilir. Adlaşmış
sıfatlardan ve işaret zamirlerinden sonra isim varsa bu sözcüklerin arasında
virgül (,) kullanılmalıdır. Aksi halde bir anlam belirsizliği ortaya çıkar.
Müdür, yardımcısına bir şeyler söyledi.
Hasta, kadının kulağına bir şeyler söyledi.
Adnan Menderes Üniversitesi Uzaktan Eğitim Merkezi

Bir cümlenin, iki anlamı da çağrıştırmasından kaynaklanan belirsizlik
anlatım bozukluğuna neden olur.
“Adam,politikayla karısından çok ilgileniyor.”cümlesinden iki anlam
çıkarılabilir:
 Adamın politikaya ilgisi karısına olan ilgisinden daha fazla,
 Adam da karısı da politikayla ilgileniyor ancak adam daha ilgili .
Adnan Menderes Üniversitesi Uzaktan Eğitim Merkezi
YAPISAL ANLATIM BOZUKLUKLARI
 Bu tür bozukluklar, cümlelerde, dilbilgisi kurallarına uymamaktan
kaynaklanır. Bu bozukluklar genellikle; cümle öğeleri, cümle çeşitleri,
eylem çatısı, tamlamalar ve ekler konusunu ilgilendirdiğinden, bu soruları
çözebilmek için özellikle bu konular çok iyi bilinmelidir.
Adnan Menderes Üniversitesi Uzaktan Eğitim Merkezi
Yüklem, Ekeylem ve Eylemsi Eksikliği
 Sıralı, bağlı ve bileşik cümlelerde, farklı yüklemlere bağlanması gereken
öğelerin; aynı yükleme, ekeyleme, eylemsiye bağlanmasından kaynaklanan
anlatım bozukluklarıdır.
 Yüklem yanlışları genel olarak iki çeşittir. Cümlede ya bir eylem (fiil) ya da
yardımcı eylem eksikliği bulunur. Bazen de birbirine bağlı cümlelerin
yüklemleri arasında uyumsuzluk görülmektedir. Bu uyumsuzluk çoğunlukla
etken-edilgen, tek kişi-çok kişi veya zaman uyumsuzluğu hâlindedir.
Adnan Menderes Üniversitesi Uzaktan Eğitim Merkezi
a) Temel Cümlenin Yüklem Eksikliği
 Kahvaltıda peynir,ekmek ve çay içtik.
 Kahvaltıda peynir,ekmek yedik ve çay içtik.
 Roman okumayı çok, ders çalışmayı hiç sevmiyor.
 Roman okumayı çok seviyor ders çalışmayı hiç sevmiyor.
Adnan Menderes Üniversitesi Uzaktan Eğitim Merkezi
b)Eylemsi Eksikliği
Örnek:
Yarınki sınavdan sonra kimin çalışkan, kimin çalışkan olmadığı ortaya çıkacak.
 Bu cümlede, iki ayrı yargının, (kimin çalışkan, kimin çalışkan) aynı
eylemsiye (olmadığı) bağlanması anlatım bozukluğuna yol açmıştır.
Dolayısıyla birinci yargıya (kimin çalışkan) uygun olan eylemsi (olduğu)
getirilerek cümle, “Yarınki sınavdan sonra kimin çalışkan olduğu, kimin
çalışkan olmadığı ortaya çıkacak.” şeklinde düzeltilmelidir.
35
Adnan Menderes Üniversitesi Uzaktan Eğitim Merkezi
Örnek:
 Müdür kantinde kabuklu yemiş ve sigara içmeyi yasakladı.
 Müdür kantinde kabuklu yemiş [yemeyi] ve sigara içmeyi yasakladı.
Adnan Menderes Üniversitesi Uzaktan Eğitim Merkezi
c)Yüklemin Zaman Bakımından Yanlış Kullanılması
 Sabahları erken kalkar, parkta koşuyordu.
 Sabahları erken kalkıyor, parkta koşuyordu.
Adnan Menderes Üniversitesi Uzaktan Eğitim Merkezi
Özne Eksikliği
 Özne – Yüklem Uyuşmazlığı
 Özne, cümledeki yükleme veya yüklemlere uyum sağlamazsa anlatım
bozukluğu söz konusu olur. Sıralı- bağlı cümlelerde görülür. İki ayrı
yüklemin ayrı öznesi bulunması gerekirken ortak olmayan öznenin
ortakmış gibi kullanılması, bir özne ile yetinilmesi anlatım bozukluğuna yol
açar.
Adnan Menderes Üniversitesi Uzaktan Eğitim Merkezi
Örnek
Örnek:
“Bu toplantıda, herkesin görüşü alınmalı ve rahatlıkla konuşabilmeli.”
 Bu cümlede, alınmalı” yükleminin öznesi, “herkesin görüşü” sözüdür.
Cümlenin ikinci yüklemi olan “konuşabilmeli” yükleminin öznesinin
söylenmemesi “herkesin görüşü” sözünün, ikinci yüklemin de öznesi gibi
anlaşılmasına yol açmıştır. Bu yüzden ikinci yükleme “herkes” öznesi
getirilmelidir. Yani cümle, “Bu toplantıda, herkesin görüşü alınmalı ve
herkes rahatlıkla konuşabilmeli.” şeklinde düzeltilmelidir.
39
Adnan Menderes Üniversitesi Uzaktan Eğitim Merkezi
Kişi Bakımından Uyum
 Bir cümlede; öznenin, farklı kişilerden oluşmasına göre, yüklemin hangi kişi
ekini alması gerektiği belli kurallara bağlanmıştır. Bu kurallara
uyulmadığında özne-yüklem uyuşmazlığı ortaya çıkar. Bu kuralları şöyle
sıralayabiliriz:
 Özne grubunda; birinci kişinin (ben-biz) yanında, ikinci (sen-siz) veya
üçüncü kişi (o-onlar) varsa yüklem, “birinci çoğul kişi (biz)” olur.
Burayı sen ve ben, akşama kadar temizleriz. (doğru)
Burayı sen ve ben, akşama kadar temizlerim. (yanlış)
Ben ve annem, teyzeme uğrayacağız. (doğru)
Ben ve annem, teyzeme uğrayacak. (yanlış)
Adnan Menderes Üniversitesi Uzaktan Eğitim Merkezi
 Özne grubunda ikinci kişinin (sen-siz) yanında, üçüncü kişi (o-onlar) varsa
yüklem, “ikinci çoğul kişi (siz)” olur.
Arzu ve sen bu sabah otobüs durağındaydın.(yanlış)
Arzu ve sen bu sabah otobüs durağındaydınız.( doğru)
Çocuklar ve sen, sinemaya gidersin. (yanlış)
Çocuklar ve sen, sinemaya gidersiniz. (doğru)
Özne grubunda birden çok üçüncü kişi (o-onlar) varsa yüklem, “üçüncü tekil (o)
veya üçüncü çoğul kişi (onlar)” olur.
Adnan Menderes Üniversitesi Uzaktan Eğitim Merkezi
Tekillik – Çoğulluk Bakımından
 Bir cümlede; öznenin, tekil veya çoğul olmasına göre, yüklemin de tekil ya
da çoğul olması belli kurallara bağlanmıştır. Bu kurallara uyulmadığında
özne-yüklem uyuşmazlığı ortaya çıkar. Bu kuralları şöyle sıralayabiliriz:
Öznenin tekil olduğu cümlelerde, yüklem tekil olur.
Çocuk, annesine doğru koşuyor.
Güneş, tepelerin ardından yükseldi.
Kedi, sobanın yanında yumakla oynuyor.
Öznenin insandan oluştuğu ve çoğul olduğu cümlelerde, yüklem hem tekil hem de çoğul
olabilir.
Yolcular, durakta otobüs bekliyor. (doğru)
Yolcular, durakta otobüs bekliyorlar. (doğru)
Adnan Menderes Üniversitesi Uzaktan Eğitim Merkezi
 Öznenin insan dışında bir varlıktan oluştuğu ve çoğul olduğu cümlelerde,
yüklem tekil olur.
Doğrular da yanıltıcı olabilirler.(yanlış)
Doğrular da yanıltıcı olabilir.(doğru)
Çokluk anlamı taşıyan sayı sıfatları, belgisiz sıfatlar ve zamirler özne görevindeyse
yüklem tekil olur.
Yüzlerce kişi konsere katıldılar. (yanlış)
Yüzlerce kişi konsere katıldı. (doğru)
Herkes, salonda seni bekliyorlar. (yanlış)
Herkes, salonda seni bekliyor. (doğru)
Adnan Menderes Üniversitesi Uzaktan Eğitim Merkezi
Olumluluk – Olumsuzluk Bakımından
 Bu tür anlatım bozuklukları biri olumlu biri olumsuz yargı bildiren
cümlelerde öznenin olumlu olduğu cümlede olumsuz yüklem, olumsuz
olduğu cümlede olumlu yüklem kullanılmasından kaynaklanır. Türkçede
”herkes, hepimiz, hepsi…” gibi belgisiz zamirler olumlu yüklemlerin,
“kimse, hiçbiri, hiç kimse…” ise olumsuz yüklemlerin öznesi olur.
Adnan Menderes Üniversitesi Uzaktan Eğitim Merkezi
Örnek:
Örnek:
Sınıfta herkes konuşuyor; bir türlü susmuyor.
 Bu cümlede, “konuşuyor” yükleminin öznesi “herkes” sözcüğüdür. Ancak
“susmuyor” yükleminin öznesi söylenmemiştir, bu nedenle birinci
yüklemin öznesi “herkes”, ikinci yüklemin ortak öznesi kabul edilir. Fakat
ikinci yüklem (susmuyor) olumsuz olduğu için, birinci yüklemin öznesi
“herkesle” uyuşmamıştır. Dolayısıyla bu yükleme olumsuz bir özne
getirilmelidir. Yani cümle, “Sınıfta herkes konuşuyor; hiç kimse bir türlü
susmuyor.” şeklinde düzeltilebilir.
45
Adnan Menderes Üniversitesi Uzaktan Eğitim Merkezi
Nesne Eksikliği
 Yüklemi geçişli fiil olan cümlelerde nesne bulunmalıdır; bulunmazsa
anlatım bozukluğu olur. Genellikle bağımlı sıralı cümlelerde karşımıza çıkar.
Adnan Menderes Üniversitesi Uzaktan Eğitim Merkezi
Örnek
Örnek:
Kitaplarına gözü gibi bakar, kimseye vermezdi.
 Bu cümlede, “vermezdi” eylemi geçişli bir eylem olduğu halde, nesnesinin
olmaması anlatım bozukluğuna yol açmıştır. Yani I. cümlecikteki “kitaplar”
sözcüğü “vermezdi” eyleminin nesnesi olarak söylenmesi gerekirken
söylenmemiştir. Dolayısıyla cümle, “Kitaplarına gözü gibi bakar, kitaplarını
kimseye vermezdi.” şeklinde düzeltilmelidir.
47
Adnan Menderes Üniversitesi Uzaktan Eğitim Merkezi
Örnek:
 Arkadaşlarıma inanıyorum, her konuda destekliyorum.
 Arkadaşlarıma inanıyorum onları her konuda destekliyorum.
Adnan Menderes Üniversitesi Uzaktan Eğitim Merkezi
Tümleç Eksikliği
 Dolaylı tümleç eksikliği:
Sıralı veya bağlı cümlelerde birinci cümledeki dolaylı tümlecin ikinci cümlenin
yüklemine uymaması ya da birinci cümledeki özne, nesne veya tamlamanın ikinci
cümlenin dolaylı tümleci gibi düşünülmesinden kaynaklanır.
Adnan Menderes Üniversitesi Uzaktan Eğitim Merkezi
Örnek
Örnek:
Çevresindeki insanları çok sever, hep yardımcı olurdu.
 Bu cümlede, “sever” yükleminin nesnesi olan “Çevresindeki insanları”
sözündeki “insanlar” sözcüğü “yardımcı olurdu” yükleminin dolaylı tümleci
olarak söylenmesi gerektiği halde söylenmemiştir. Bu durum dolaylı tümleç
eksikliğine yol açmıştır. Dolayısıyla bu cümle, “yardımcı olurdu” yüklemine
“onlara” ya da “çevresindeki insanlara” dolaylı tümleci getirilerek:
“Çevresindeki insanları çok sever, onlara hep yardımcı olurdu.” şeklinde
düzeltilmelidir.
50
Adnan Menderes Üniversitesi Uzaktan Eğitim Merkezi
Zarf tümleci eksikliği
 Her cümlede zarf tümleci olmayabilir ancak bazı cümlelerde zarf
tümlecinin kullanılmaması anlamda kapalılığa yol açacağından anlatım
bozukluğuna neden olur. Yine bağımlı sıralı cümlelerde zarf tümleci
yüklemlerin tümü için uygun değilse anlatım bozukluğu ortaya çıkar.
Örnek:
Hiçbir zaman canını sıkmaz, neşeli görünürdü.
Hiçbir zaman canını sıkmaz her zaman neşeli görünürdü.
Adnan Menderes Üniversitesi Uzaktan Eğitim Merkezi
Edat Tümleci Eksikliği
Bağımlı sıralı cümlelerde bütün cümleler için geçerli olmayan edat
tümleci anlatımı bozar.
Örnek:
 Kızlarına çok düşkündü, her zaman yakından ilgilenirdi.
 Kızlarına çok düşkündü, her zaman onlarla yakından ilgilenirdi.
Adnan Menderes Üniversitesi Uzaktan Eğitim Merkezi
Tamlama Yanlışlığı
 Tamlama yanlışları hem isim hem de sıfat tamlamalarında görülür.
Tamlayan–tamlanan uyuşmazlığı:
İsimlerle sıfatlar aynı tamlanana bağlandığında ortaya çıkar. Bu durumda tamlanan
tamlayanlardan birine uymaz.
Örnek:
Askeri ve fen liseleri sınavı yapıldı.
Askeri liseler ve fen liseleri sınavı yapıldı.
Şehrimizde çeşitli kültürel ve sanatsal etkinlikleri düzenlendi.
Şehrimizde çeşitli kültürel etkinlikler ve sanat etkinlikleri düzenlendi.
Adnan Menderes Üniversitesi Uzaktan Eğitim Merkezi
Tamlayan eksikliği
 Bileşik cümlelerde tamlayanın ya da tamlayan ekinin verilmemesi anlatımı bozar.
Belirtili isim tamlamasında tamlayan ekinin(-ın, -in, -un, -ün)kullanılmaması
anlatım bozukluğuna yol açar.
Örnek:
Eldeki veriler bütün yönleriyle analiz edilmesi gerekir.
Bu cümle bu şekilde anlamsızdır. Cümleyi düzeltmek için “veri ” sözcüğüne (-in)
tamlayan eki getirilmelidir. Yani cümle, “ Eldeki verilerin bütün yönleriyle analiz
edilmesi gerekir.” şeklinde olmalıdır.
Adnan Menderes Üniversitesi Uzaktan Eğitim Merkezi
Tamlayan ekinin gereksiz kullanılması da anlatım bozukluğuna yol açar.
Evin, yıkılan bölümü onarıldıktan sonra boyandı.
 Bu cümlede ”ev” sözcüğüne tamlayan eki getirmek anlatımı bozmuştur.
Çünkü tamlayan ekinin kullanılması, sözde öznenin belirsizleşmesine
neden olmuştur. Bu cümleye sözde özne eklemek ise gereksiz sözcük
kullanımına neden olur.(Evin yıkılan bölümü onarıldıktan sonra ev
boyandı.) Bunun yerine tamlayan ekinin kaldırılması anlatımın düzelmesini
sağlar. (Ev, yıkılan bölümü onarıldıktan sonra boyandı.)
55
Adnan Menderes Üniversitesi Uzaktan Eğitim Merkezi
Tamlanan eksikliği
Örnek:
Bu işe ne senin ne de benim gücüm yeter.
Bu işe ne senin gücün yeter ne de benim gücüm yeter.
Benim ve onun fikrini beğenmeyebilirsiniz.
Benim fikrimi ve onun fikrini beğenmeyebilirsiniz.
Adnan Menderes Üniversitesi Uzaktan Eğitim Merkezi
Sıfat tamlaması yanlışları:
Bir sıfat bağlandığı bütün isimler için geçerli olmazsa anlatım bozulur.
 Örnek:
 Bu bölgede yüksek dağlar, tepeler, göller vardır.(yüksek göller olmaz)
 Bahçemizde kıpkırmızı güller ve papatyalar açmıştı.(kıpkırmızı papatyalar
olmaz)
Adnan Menderes Üniversitesi Uzaktan Eğitim Merkezi
Örnek
Örnek:
Toplumu oluşturan bireylerin sanat ve kültürel yönden gelişmesinde sanatçının
yadsınamaz bir yeri vardır.
Bu cümlede, “sanat” ve “kültürel” tamlayanları “yönden” tamlananına bağlanmıştır,
“sanat” sözcüğü ad, “kültürel” sözcüğü sıfat olduğundan, bu sözcüklerin aynı tamlanana
bağlanması anlatım bozukluğuna yol açmıştır. Dolayısıyla “sanat” sözcüğünün
“yönünden” tamlananına bağlanması gerekmektedir. Cümle, “Toplumu oluşturan
bireylerin sanat yönünden ve kültürel yönden gelişmesinde sanatçının yadsınamaz bir
yeri vardır.” şeklinde düzeltilmelidir.
Adnan Menderes Üniversitesi Uzaktan Eğitim Merkezi
Ek Yanlışlığı
 Kimi zaman eklerin kullanılmaması veya gereksiz kullanılması anlatım
bozukluğuna neden olur.
Adnan Menderes Üniversitesi Uzaktan Eğitim Merkezi
a- Çokluk ekinin kimi belgisiz sözcüklerle kullanılması anlatım bozukluğuna yol
açar. Çünkü çokluk anlamı zaten belgisiz sözcüklerle sağlanmaktadır.
Örnek:
Bu yollar pek çok kimseler için aşılması mümkün olmayan engellerdi.(Bu cümledeki “ler”
eki kaldırıldığında anlatım bozukluğu giderilmiş olur.)
Birçok çocuklar vardı okulun bahçesinde.
Dikkat: “1980’li yıllar” doğru bir kullanımdır; ancak “1985’li yıllar” demek anlatım
bozukluğuna yol açar. Çünkü yıl adlarına gelen “-lar, -ler” eki “onluk” bildirir.
60
Adnan Menderes Üniversitesi Uzaktan Eğitim Merkezi
b- “ile” edatının kullanılmaması anlatım bozukluğuna yol açar.
Örnek:
Öğrencilerin başarısına ilgilenmek gerekir.
Bu cümlede ile edatı yerine başka bir ekin kullanılması anlatım bozukluğuna
yol açmıştır. Bu cümle “Öğrencilerin başarısıyla ilgilenmek gerekir.” şeklinde
düzeltilmelidir.
Adnan Menderes Üniversitesi Uzaktan Eğitim Merkezi
c- Hal eklerinin kullanılmaması anlatım bozukluğuna yol açar.
Örnek:
Fuzulini’nin bu şiiri, vefasız sevgililerin elinden çeken âşıkların sesini buluruz.
Bulunma durum ekinin kullanılmaması anlatım bozukluğuna yol açmıştır. Bu cümle
“Fuzuli’nin bu şiirinde, vefasız sevgililerin elinden çeken âşıkların sesini buluruz.” şeklinde
düzeltilir.
Adnan Menderes Üniversitesi Uzaktan Eğitim Merkezi
d- “-ki” ekinin gereksiz kullanılması anlatımı bozar.
Örnek:
Ünlü sanatçının bize son bestesindeki duyduğumuz heyecanı aratmayacak bir beste
yapmasını bekliyoruz.
Bu cümlede “ki” ekinin kullanılması anlatım bozukluğuna yol açmıştır. Bu durumda “ki”
ekini kaldırmak anlamlı olacaktır: Cümleyi” Ünlü sanatçının bize son bestesinde
duyduğumuz heyecanı aratmayacak bir beste yapmasını bekliyoruz.” Şeklinde düzeltebiliriz.
Adnan Menderes Üniversitesi Uzaktan Eğitim Merkezi
e- Aynı kişi ve zaman eklerinin tekrarlanması anlatım bozukluğuna yol açar.
Örnek:
Konser alanı kalabalıktı ve havasızdı.
Bu cümlede zaman ekinin tekrarı anlatım bozukluğuna yol açmıştır. Bu cümle “Konser
alanı kalabalık ve havasızdı” şeklinde düzeltilebilir.
Adnan Menderes Üniversitesi Uzaktan Eğitim Merkezi
 f- Sözcüğün yapısındaki yanlışlık
 Örnek
 Bizi en çok sevindiren onun bu sınavı kazandığıdır. (Yanlış)
 Bizi en çok sevindiren onun bu sınavı kazanmasıdır.(Doğru)
 Mehmet Efendi on beş yıldır bakkalcılık yapıyor. (Yanlış)

Mehmet Efendi on beş yıldır bakkallık yapıyor. (Doğru)
Adnan Menderes Üniversitesi Uzaktan Eğitim Merkezi
Çatı Uyuşmazlığı
 Aynı cümlede etken, edilgen fiillerin kullanılması anlatım bozukluğuna yol
açabilir. Bileşik cümlelerde temel cümlenin yükleminin etken olup yan
cümlecikteki eylemsinin etken olmamasından ya da temel cümlenin
yükleminin edilgen olup yan cümlecikteki eylemsinin edilgen
olmamasından kaynaklanan anlatım bozukluğudur.
Adnan Menderes Üniversitesi Uzaktan Eğitim Merkezi
Örnek
Örnek:
Sertifikanızı müdür beye imzalatılıp, ilgili kuruma vermelisiniz.
 Cümlesinde yan cümlenin yüklemi “imzalatılıp” eylemi edilgen, yüklem
olan “vermelisiniz” eylemi ise etken çatılıdır. İşi yapan belli olduğuna göre
cümlede edilgen fiil olmamalıdır. O halde yan cümlenin yüklemi olan
“imzalatılıp” fiili etken yapılmalıdır.
 Cümle;
“Sertifikanızı müdür beye imzalatıp, ilgili kuruma vermelisiniz.“ şeklinde olmalıdır.
67
Adnan Menderes Üniversitesi Uzaktan Eğitim Merkezi
 Aşağıdaki cümlelerde, çatı uyuşmazlığından kaynaklanan anlatım
bozuklukları yer almaktadır. İkinci cümlelerde bu bozuklukların nasıl
giderileceği gösterilmiştir.
Derslerinize düzenli bir şekilde çalışılıp istediğiniz üniversiteyi kazanabilirsiniz.
Derslerinize düzenli bir şekilde çalışıp istediğiniz üniversiteyi kazanabilirsiniz.
Yol kenarlarına atılan çöpler görevlilerce toplandıktan sonra kamyona doldurulup çöplüğe döktüler.
Yol kenarlarına atılan çöpler görevlilerce toplandıktan sonra kamyona doldurulup çöplüğe döküldü.
Birçok önlem aldıysak da bazı bölgelerimizde erozyonun önüne bir türlü geçilemedi.
Birçok önlem alındıysa da bazı bölgelerimizde erozyonun önüne bir türlü geçilemedi
Adnan Menderes Üniversitesi Uzaktan Eğitim Merkezi
Download