4. Sınıf Vücudumuzun Bilmecesini Çözelim Teması Özet Sunusu

advertisement
ÇALIŞKAN
CANAVARLAR
Ders:Fen ve Teknoloji
Konu:Vücudumuzun Bilmecesini Çözelim
Öğretmen:Latif Sakçı
İyi eğlenceler. Pardon iyi seyirler.
Amann boşver ikisi birlikte.
Destek ve Hareket
Soluk Alıp Verme
Kanın Vücutta Dolaşımı
Egzersiz Yapalım
Destek ve Hareket
Kemik, Eklem, Kas
Kemik, eklem ve kaslarımız birlikte çalışarak;
Vücudumuza şeklini verir.
İç organlarımızı korur.
Hareket etmemizi sağlar.
Kemik:Vücudumuza şekil veren sert yapılara denir.
Kemikler üçe ayrılır:
YASSI KEMİK
UZUN KEMİK
KISA KEMİK
Yassı Kemik:Geniş yüzeylidirler. Kafatası, göğüs
kafesi ve kalça kemiklerinde bulunur.
Uzun Kemik:Boyları enlerinden daha uzundur. Kol ve
bacak kemiklerinde bulunur.
Kısa Kemikler:Boyları enlerinden kısadır. El, ayak
bilekleri ve omurgada bulunur.
Eklem:Kemiklerin birbirine bağlandıkları yere denir.
Eklemler üçe ayrılır:
OYNAR - OYNAMAZ – YARI OYNAR
EKLEM
Oynar Eklem:Kafatasında bulunan eklemlerdir.
Oynamaz Eklem:Omurgada ve göğüs kafesinde
bulunan eklemlerdir.
Yarı Oynar Eklem:Kolay ve çok yönlü hareket edebilen
eklemlerdir.
Kas:Vücudumuza biçim kazandıran,
iskeletimizi ve iç organlarımızı hareket
ettiren yapılara denir.
Kaslar;
İskeletin dış kısmını örter.
Vücudumuza şeklini verir.
Eklemler ve kemikler ile birlikte hareket
etmemizi sağlar.
Soluk alıp vermeye yardımcı olur.
Kasılıp gevşeyebilirler.
Kasılınca boyları kısalır ve kalınlaşır.
Gevşeyince boyları uzar ve incelir.
Birbirlerine zıt yönlü çalışırlar.
İSKELET
Değişik şekillerde ve
uzunluklardaki
kemiklerin
birleştirilmesiyle oluşan
yapıya denir.
Harbiden
içimi
kuruttun.
İSKELETİN BÖLÜMLERİ
İskelet dört bölümde incelenir:
KAFATASI
OMURGA
GÖĞÜS KAFESİ
KOLLAR VE BACAKLAR
Kafatası;
Yassı kemiklerden oluşur.
Birbirine fermuarın dişleri gibi kenetlenmiştir.
Hareket etmezler.
Sert ve sağlamdırlar.
Sadece alt çene kemiği hareketlidir.
Dişlerimi
sıkmaktan
kafam
çatladı.
Omurga:Vücudun üst kısmını destekleyen iskelet
bölümüdür.
S biçiminde kıvrıktır.
Vücudumuza esneklik kazandırır.
Dik durmamızı sağlar.
Vücut ağırlığının eşit dağılmasını sağlar.
Omur adı verilen 33 kısa kemiğin üst üste
dizilmesiyle oluşur.
Göğüs kafesi;
Göğüs kemiği ile 12 çift kaburgadan oluşur.
Göğüs kafesi içinde kalp ve akciğerler bulunur.
Soluk alıp vermemize yardım eder.
Kollar ve bacaklar:Vücudumuzun en çok hareket
eden bölümleridir.
Kollar ve bacaklardaki kemikler;
Yürürken,
Top oynarken,
Yazı yazarken yapan kemiklerdir.
Soluk Alıp Verme
Vücudumuz için gerekli olan oksijenin
solunum organları yardımıyla vücudumuza
alınmasını soluk alma denir.
Vücudumuzdaki karbondioksitin
solunum organları yardımıyla dışarı
verilmesine soluk verme denir.
Canlıların besin ve oksijeni vücutlarına
alarak enerji ihtiyaçlarını karşıladıktan
sonra karbondioksit ve su buharını dışarı
vermelerine solunum denir.
Solunumda Görevli Organlar;
Burun,
Yutak,
Gırtlak,
Soluk borusu ve
Akciğerlerdir.
Ağız, soluk alıp-verme organı değildir.
BURUN
Havayı dış ortamdan vücudumuza alan organdır. İçinde
kıllar ve sümüksü salgı maddesi vardır.
Burun, içinden geçen havayı;
Isıtır,
Nemlendirir,
Mikrop ve yabancı maddelerden temizleyerek yutağa iletir.
Bu nedenle ,nefesimizi burnumuzdan almak daha
doğrudur.
Burun, hem koku alma hem de solunum organıdır.
YUTAK
Ağız ve burun boşluğuyla, yemek borusu
ve soluk borusunun birleştiği bir kavşak
gibidir.
Yutak;
Havanın, soluk borusuna,
Besinlerin, yemek borusuna iletilmesini
sağlar.
GIRTLAK
Soluk borusunun başlangıç kısmıdır.
Burundan geçen hava yutaktan sonra
gırtlağa gelir.
Gırtlak;
Yutkunma dışında sürekli soluk borusunu
açık tutar.
Havayı soluk borusuna iletir.
Besinleri yutarken soluk borusunu kapatır.
Yediklerimizin yemek borusuna geçmesini
sağlar, soluk borusuna kaçmasını önler.
SOLUK BORUSU
Gırtlak ile akciğer arasında uzanan uzun
borudur.Y şeklindedir.Akciğerlere girerken
iki dala ayrılır. Havanın akciğerlere
iletilmesini sağlar.
AKCİĞERLER
Solunum olayında havadan alınan oksijen ile
vücutta oluşan karbondioksitin değişimi
akciğerlerde gelişir.
Akciğerlerin altında göğüs boşluğu ile karın
boşluğunu ayıran düz ve kaslı yapıya diyafram
denir.
KANIN VÜCUTTA DOLAŞIMI
Vücudumuzdaki;
Yararlı maddelerin taşınması,
Zararlı maddelerin atılması
kan dolaşımı ile gerçekleşir.
Vücudumuzda kan dolaşımı;
Kan,
Kalp ve
Damarlar ile gerçekleşir.
Kan
Bir yerimiz kesildiğinde akan kırmızı, ılık
sıvının kan olduğunu biliyoruz.
Kan;
Vücudumuzun her noktasına besin ve
oksijen taşır.
Vücudu mikroplara karşı korur.
Karbondioksit ve diğer zararlı maddelerin,
vücut dışına atılmasına yardımcı olur.
Damarlar
Kanın, bütün vücudu dolaşmasını sağlayan
yapılara damar denir.
Damarlar;
Vücudun kan ihtiyacına göre farklı
kalınlıklarda olabilir.
Bitki yapraklarındaki gibi küçük dallara
ayrılarak tüm vücudu sarar.
Kesik ve yaralanma olmadığı sürece kanın
vücut dışına çıkmasını önler.
Kalp
Kalp;
Göğüs kafesinin içinde ve iki akciğer arasındadır.
Özel bir kastan oluşmuştur.
Kanı vücuda pompalar.
Kasılıp gevşeyerek kanın damarlar içinde
hareket etmesini sağlar.
Kan yoluyla besin ve oksijenin tüm vücuda
dağıtılmasını sağlar.
Kalp bir pompa gibi çalışır.
Oksijen bakımından zengin kan,
Açık kırmızı renktedir ve
Kalbin sol tarafındadır.
Karbondioksiti fazla olan kan,
Koyu kırmızıdır ve
Kalbin sağ tarafındadır.
EK BİLGİ
Kalp;
Dört odacığa ayrılmıştır.
Üstteki odacıklara kulakçık, alttaki
odacıklara karıncık denir.
Kalpte gerçekleşen kasılma-gevşeme
hareketine kalp atışı denir.
Elimizi sol göğsümüze bastırdığımızda kalp
atışımızı hissederiz.
Kalp atışları nabız sayesinde tespit edilir.
Kalbin kasılmasıyla damarlara pompalanan
kanın damar duvarına yaptığı vuruşa nabız
denir.
Nabız sayısı;
Ateşli hastalıklarda,
Yeni doğan bebeklerde,
Korktuğumuzda,
Heyecanlandığımızda ve
Soğuk havalarda artar.
Yürüme, koşma ve diğer vücut
egzersizlerinde artar.
Sınırlıdır. Egzersiz sürse de belirli bir
noktadan sonra artmaz.
Bir dakikadaki nabız sayısı;
Bebeklerde 100 – 120
Çocuklarda 80 – 100
Yetişkinlerde ise 70 – 80 civarındadır.
İlerleyen yaşlarda vücudun enerji ihtiyacı
azalır. Bu nedenle nabız sayısı da azalır.
STETOSKOP
Kalp atışları ve soluk alıp verme olayı
stetoskop denilen aletle dinlenir.
Stetoskop sesleri yükselterek duymamızı
sağlar.
EGZERSİZ YAPALIM
Günümüz teknolojik araçları (otomobil,
asansör, yürüyen merdiven, vb.) insanların
hareketlerini kısıtlamıştır.
Bu yüzden;
Yürüyüş,
Hafif koşu,
Bisiklete binme ve
Yüzme gibi düzenli ve sürekli egzersizler çok
önemlidir.
Neden Egzersiz?
Vücudumuzun;
Düzenli uykuya,
Dengeli beslenmeye ve
Egzersizlere ihtiyacı vardır.
Düzenli bir egzersiz;
Sağlıklı olmamızı,
Daha dinç görünmemizi ve
Kendimizi daha iyi hissetmemizi sağlar.
Egzersiz yapılmaması sonucu kilo alınır.
Bu kilolar farklı hastalıklara neden olabilir.
Televizyon ve bilgisayar başında
gereğinden fazla vakit geçirmek yerine sık
sık egzersiz yapmalıyız.
Download