solunum sistemi

advertisement
SOLUNUM SİSTEMİ
Timur DOĞAN
VALİ RECEP YAZICIOĞLU İ.Ö.O.
Fen ve Teknoloji Öğretmeni
Kaman/KIRŞEHİR
©2007
Solunum


Tüm canlı hücreler yaşamlarını sürdürmek için oksijene ihtiyaç
duyarlar. Solunum sistemi vücut hücrelerine gerekli olan oksijeni
sağlar ve karbondioksit atığını uzaklaştırır. İnsan oksijensizliğe en
fazla 3-6 dakika dayanır. Canlılar oksijene enerji ihtiyaçlarını
karşılamak için gerek duyarlar.
Dakikada 16-18 defa soluk alıp veririz. Bebeklerde bu sayı 30-40’a
kadar yükselir. Solunum hızı omurilik sağındaki solunum merkezi
yönetir
Solunum sisteminin fonksiyonları







Havanın akciğerlere ulaştırılması
Akciğerlerde hava ile kan arasındaki alışverişi
sağlamak (oksijen ve karbondioksit değişimi)
Solunum yüzeyini sıcaklık değişimlerinden ve diğer
çevresel faktörlerden korumak
Solunum sistemini ve diğer dokuları patojenlerin
girişine karşı korumak
Sesin oluşumunu sağlamak
Homeostazın korunmasına yardımcı olmak
Kaslar ile idrar çıkarmada ve defekasyonda yardımcı
olmak
Solunum Sistemi Organları
1.BURUN




Havanın akciğerlere giriş yeridir. Burun boşluğu nasal kemiklerle
desteklenmiştir. Burun boşluğunun sırt, yani dış yan kısmı damarlı solunum
mukozası ile kaplıdır. Bu mukozada mukus salgısı yapan özelleşmiş
hücreler bulunmaktadır.
Burun yoluyla alınan hava içerisindeki toz ve partiküller öncelikle burun
kılları tarafından tutulmaya çalışılır. Böylelikle akciğerlere mümkün olan en
temiz hava ulaşmış olur. Ayrıca burundan alınan havayla akciğerlere giren
hava ısıtılır.
Burun boşluğunun üst kısmında doku epiteli yer alır.
Burun boşluğunun tabanında sert damak (palatum durum) bulunur.
2. Yutak (farinks)

Solunum sistemi ile sindirim sistemini birbirinden ayıran
bölümdür. Farinksin üst bölümü (nazofarinks) yumuşak
damakla ağız boşluğu ve burun boşluğunu birbirinden ayırır.
Alt bölümü (laringofarinks) ise trake ve özofagusla bağlantı
yapar.
3. Gırtlak (larinks)

Soluk alma sırasında, hava ağız ya da burundan yutağa geçer. Yutak
hem yiyecekler hem de hava için ortak bir geçiş yoludur. Yutak 2
tüpe ayrılır, birisi özafagustur ve buradan yiyecekler mideye geçer,
diğeri ise larinksdir ve bu da havayolunun bir parçasıdır. Farenks
sesin çıkartıldığı yerdir. Ses telleri larinkste bulunur, geçen havanın
bu telleri titretmesi ile ses oluşur. Larinks trakea denilen uzun bir
tüpe açılır.
4.Soluk borusu ( trakea)

Trakea yaklaşık 2-5 cm genişliğinde ve 10 cm kadar uzunlukta
olan boru şeklinde bir yapıdır. Trakea sağ ve sol 2 tane ana bronşa
ayrılır. Bir bronş sağ akciğere bir bronş da sol akciğere girer. Ana
bronşlar akciğere girdikten sonra dallanması devam eder, ve her
bir dallanma daha dar, daha kısa, ve daha çok sayıda tüp oluşması
ve ağaç gibi bir yapı oluşturması ile sonuçlanır. Bu küçük
dallanmalar bronşiyol olarak adlandırılır. Bronşiyoller bronşlara
göre daha fazla düz kas içerirler.
5.Akciğerler

Göğüs boşluğu içerisinde en fazla hacmi kaplayan akciğerler 2
tane olup, süngerimsi yapıda, rengi açık pembe olan
organlardır. Akciğerler dıştan göğüs kafesi ve alttan da göğüs
ve karın boşluğunu ayıran diyaframla çevrilmişlerdir.





Sağ akciğer 3, sol akciğer 2 bölümden yapılmıştır. Bu bölümlere lob denir. Sol akciğerin
3. lobunun yerlni kalp almıştır.Sağ akciğer lobu, sol akciğere göre % 10 daha büyüktür.
Akciğerlerin çok önemli olan iki görevi vardır. Dışarıdaki havayı alıp (soluk alma), hava
içindeki oksijenin alveollerin etrafındaki kılcal kan damarlarına geçmesini ve
organlardan kirli kanla gelen karbondioksidi alveollere alıp dışarı atılmasını (soluk
verme) sağlar.
Akciğeri örten çift katlı zara (membran) plevra adı verilir. Bu membranın akciğerin dış
yüzeyini saran saran tabakasına visseral plevra, göğüs kafesinin iç yüzündeki tabakasına
ise parietal plevra denir.
Bu zar, akciğerleri sarma ve koruma fonksiyonunun yanında, içerdiği sıvı sayesinde
akciğerlerin rahatça daralıp, gevşemesini sağlar.
Akciğerlere iki grup atardamardan kan gelir. Akciğeri besleyen kan, bronkial arterden
gelir. Kirli kanın temizlenmek üzere geldiği damar ise pulmoner arterdir.
6.Bronşçuklar


Bronşlar akciğerlerin içinde bronşcuklarla devam eder. Bronşcukların
ucunda üzüm salkımına benzeyen alveol denilen hava keseleri bulunur.
Akciğerlerin fonksiyonel birimleri olan alveoller, küçük ve içi hava dolu
keseciklerdir. Her bir akciğerde 300 milyondan fazla alveol bulunur.
Alveoller kılcal kan damarları ile çevrilidir Görünüşü üzüm salkımına
benzer.
Gaz değişimi nasıl olur?



Gaz değişiminin (karbondioksit-oksijen) gerçekleştiği yer olan alveoller
yaklaşık 25 mikrometre çapındadır.
Alveole giren havadaki oksijen kılcal kan damarlarına geçer. Kirli kandaki
karbondioksit de yine alveollerde tutularak dışarı verilir. Buna hücre dışı
solunum denir.
Alveoller fagositik alveolar makrofajlara sahiptirler. Bu makrofajlar
(savunma hücreleri) alveole giren mikroorganizma veya toz partikülleri
gibi yabancı maddeleri yok ederler.
Solunum Olayı

Alveollerin yalnız epitel dokudan yapılmış incecik duvarları
vardır. Alveol duvarlarının dış yüzeyleri atar ve toplardamar
kılcallarıyla bir ağ gibi sarılmıştır. Akciğer atardamarı
aracılığıyla alveollerin dış yüzeylerine sürekli olarak karbon
dioksit yüklü kan gelir. Buna karşın, alveollerin içine de hava
borularıyla oksijen yönünden zengin hava girer ve ince
duvarları aracılığıyla, içlerinde havayla kan arasında bir gaz
alışverişi olur. Sayısı yaklaşık dört yüz milyon civarında olan
alveollerin akciğerlerde oluşturdukları gaz alışveriş yüzeyi
oldukça büyüktür. Derin bir soluk alma sırasında alveollerin
yüzeyi, yani solunum yüzeyi toplamı yüz metrekareye
yükselir. Bu yüzey, bir insanın vücut yüzeyinin yaklaşık elli
katı demektir
Diyafram Kası

Göğüs boşluğunun alt kısmını kaplayan yassı bir
kastır. Aşağı-yukarı kasılıp gevşeyerek göğüs
boşluğunun hacmini değiştirir. Bu nedenle
akciğerlere hava girişi ve çıkışı kolaylaşır. Ayrıca
göğüs kasları kasılıp gevşeyerek kaburgaların
açılıp kapanmasını ve akciğerlere havanın girip
çıkmasını sağlarlar.

Diyafram aşağıya doğru çekilip, göğüs kasları
kasıldığında kaburgalarımız yukarı
kalkacağından, göğüs boşluğunun hacmi genişler.
Akciğerlere hava dolar, soluk alırız. Diyafram
yukarı doğru şişkin; kaburgalarımızı hareket
ettiren kaslar gevşek iken göğsümü-zün hacmi
küçülür. Bu durumda dışarıya hava verilir.

Soluk almada ilk olarak kaburgalar arasındaki
kaslar, diyafram kası kasılır. Göğüs boşluğu ve
genişler akciğerler genişler. Akciğerlerdeki hava
basıncı düşer ve oksijen alveollere kadar gelir.

Soluk vermede ise kaburgalar arası kaslar ve
diyafram kası gevşer. Göğüs boşluğu ve
akciğerler daralır. Son olarak da alveollerdeki
karbondioksit dışarı atılır.
Akciğerlerimizin sağlığının
korunması için;
Soluduğumuz hava, olabildiğince temiz ve
nemli olmalı.
 Terli iken soğuğa çıkılmamalı,kapalı
yerlerde fazla kalmamalı
 Toz, toprak, duman (sigara akciğer
kanserinin er önemli nedenidir) gibi
maddeler solunum havasında bulunmamalı

Solunum Sistemi Hastalıkları

Boğmaca, nezle, kızıl, kızamık, kabakulak,
menenjit zatürre, zatülcenp, çiçek, su
çiçeği, verem, difter (kuş palazı) dır
KAYNAK

www.medibul.com

www.biology.sebat.edu.kg/tr/solunum
Download