Dış Ticaret ve Büyüme Analizleri

advertisement
4. BÖLÜM
DIŞ TİCARET TEORİSİ VE
EKONOMİK BÜYÜME
ANALİZLERİ
Ekonomik büyüme bir ülkede toplam üretim hacminin
genişlemesi biçiminde tanımlanabilir.
Ekonomik büyümenin iki ana kaynağından birisi
üretim faktörleri stokundaki artışlar diğeri de teknolojik
gelişmelerdir.
Önceki bölümlerde yapılan dış ticaret analizlerinde,
bu faktörlerin ikisi de sabit kabul edilmişti. Oysa gerçek
dünyada hem emek ve sermaye gibi üretim faktörleri
artmakta hem de teknoloji ilerlemektedir. Dolayısıyla bu
kesimde yapılan analiz statik değil dinamiktir ve
karşılaştırmalı statik yöntemi uygulanmaktadır.
Karşılaştırmalı statik yönteminde olayın farklı zaman
aralıklarındaki
görüntüleri
belirlenerek
bunların
karşılaştırması yapılır ve geçen zaman içindeki değişmelerin
niteliği anlaşılmaya çalışılır (yarı dinamik bir yaklaşımdır).
Bu bölümdeki örnekler iki ülkeli ve iki mallı modele
dayanmaktadır. Modelde;
- Emek ve sermaye kullanılmakta,tekstil ve makine
gibi iki mal üretilmekte, tekstil emek-yoğun mal, makine ise
sermaye-yoğun mal olarak kabul edilmekte ve bu kaynaklar
tam kapasite olarak çalıştırılmaktadır.
- Ülke ise emek bol bir ülke olması nedeniyle tekstilde
karşılaştırmalı üstünlüğe sahip, küçük bir ülkedir.
- Böyle bir modelde ekonomik büyüme üretim
olanakları eğrisinin dışa doğru genişlemesiyle gösterilebilir.
I. FAKTÖR ARZINDA ARTIŞ
- Tasarrufların ve ona bağlı olarak yatırımların artması sermaye stokunu
büyütür.
- Doğal nüfus artışı ve dış göçlerde işgücü arzını çoğaltır.
- Arzı sabit kabul edilen doğal kaynaklar ise deniz ve göllerin
doldurulması, bataklıkların kurutulması, sulama kaynaklarının yaygınlaştırılması
ve yeni maden yataklarının keşfedilmesi gibi yollarla artırılabilir.
Faktör stokundaki artışlar üretim olanakları eğrisini dışa doğru kaydırır.
Ancak bu kaymanın şekli ve ölçüsü faktörlerin miktarlarındaki artış kadar
artışların oranını da bağlıdır.
Gerçek dünyada her üretim faktörünün çok değişik türleri vardır.
Örneğin, insanların yeteneklerine, eğitim ve öğretim durumuna, deneyimlerine
bağlı olarak farklı emek türleri ortaya çıkabileceği gibi, sermaye ve doğal kaynak
faktörlerinin de birçok çeşidi bulunmaktadır.
Bu bölümde yapılacak analizlerde faktör arzındaki artışların dış ticaret
üzerindeki etkileri incelenirken faktörlerin homojen (tek tür) olduğu kabul
edilecek ve böylece emek ve sermayedeki artışların sonuçları araştırılacaktır.
Tablo 4.1. Seçilmiş Ülkelerde Faktör Stoku ve Faktör Arzında Büyüme*
Ülke
ABD
1966
Kanada
785993
1020600
2432824
3,53
6,68
76595
17150
138000
1,84
1,95
165976
438631
2497614
15,67
13,38
Emek
49419
58070
68000
1,00
1,21
Sermaye
76537
150587
234452
3,50
3,41
7232
11311
17000
2,67
3,13
181079
222016
569830
6,37
11,78
26576
25004
32088
1,05
2,77
146052
233089
563227
4,22
6,79
Emek
21233
21193
26000
0,63
1,57
Sermaye
35053
47761
159828
4,74
9,29
4727
6646
10000
2,34
3,14
21639
72753
140997
5,86
5,09
Sermaye
Sermaye
Emek
Almanya
Sermaye
Emek
Fransa
Avustralya
Sermaye
Emek
Meksika
%
1985-98
1998
Emek
Japonya
%
1966-98
1985
Sermaye
Emek
12844
22066
38000
3,47
4,38
* D. R. Appleyard and A. J. Field, Jr., International Economics 8th Ed. McGraw-Hill
1. Yansız Büyüme Durumu
Emek ve sermayenin aynı oranda (yansız) büyümesi
durumunda ekonominin genel sermaye/emek oranı başlangıçtaki
ile aynı kalır ve üretim olanakları eğrisi ilk şekline paralel
biçimde dışa doğru genişler.
Emek ve sermaye faktörlerindeki artış oranları birbirlerine
ne ölçüde yakınsa, yeni eğri de ilk şekline göre o derece paralele
yakın olur. Yani ekonominin sermaye/emek oranı o derece sabit
kalır.
Büyüme zorunlu olarak üretimi etkiler. Fakat tüketimde
bundan etkilenir. Çünkü büyüyen bir ekonomide daha fazla
tüketim olanağı vardır. Üretim ve tüketim değişince ikisi
arasındaki farktan oluşan dış ticaret hacmi de değişir.
Grafik 4.1. Sapmasız Büyüme
Makine
T′
R
T
D'
D
CN
i1
C0
K
B0
P
i0
AN
A0
T′
T
0
D
D’ Tekstil
1. Yansız Büyüme Durumu
OP doğrusunun eğimi iki malın büyümeden önce ne
oranda üretildiklerini gösterir. OR doğrusunun eğimi de iki malın
büyüme öncesi tüketim oranını ifade eder.
Büyümeden sonraki üretim ve tüketim noktalarının OP ve
OR doğrularına göre bulundukları yerler büyümenin niteliği
konusunda fikir vericidir.
Sapmasız yada yansız büyüme durumunda üretim noktası
OP’nin tüketim noktası da OR’nin üzerinde dışa doğru daha uzak
bir yerde bulunur. Yani iki mal büyüme öncesindeki ile aynı
oranda üretilir ve tüketilir.
1. Yansız Büyüme Durumu
Sapmasız büyümenin iki temel koşulu vardır:
1. Faktörlerin büyüme öncesi ile aynı oranda artması yeni
faktörlerin iki endüstriye dağılışının tamamen eskisi gibi olmasıdır.
2. İki malın tüketiminin aynı oranda sürdürülmesidir.
Ekonomik büyüme GSYİH ya da milli gelirin artışı demek
olduğundan tüketimin artması doğaldır. Tüketimin büyüme öncesi
ile aynı oranda artması için her malın tüketimindeki artış (%),
gelirdeki % artışa eşit olmalıdır (her iki malın gelir talep esnekliği
1 olmalıdır).
Bu iki koşul belirli bir büyüme tipi olan sapmasız büyümeyi
tanımlamaktadır. Ancak buradaki diğer büyüme analizlerinde
basitlik sağlamak amacıyla büyümeden sonra tüketimin yine
sürekli olarak OR doğrusu boyunca değiştiği, diğer bir deyişle, her
malın gelir talep esnekliğinin bire eşit olduğu kabul edilmektedir.
2. Ticareti Artırıcı Yönlü Büyüme
İhracat kesiminde yoğun kullanılan faktörün ithal
edilebilir mal endüstride kullanılan faktörden daha hızlı arttığı
varsayılsın (model açısından emekteki artış oranının
sermayedeki artış oranından daha yüksek olması).
Bu durumda tekstil emek-yoğun bir endüstri olduğu ve
emek faktörü daha hızlı arttığı için üretim olanakları eğrisi
tekstil yönünde daha fazla dışa doğru genişler. İki mal
arasındaki fiyat oranının (ticaret hadlerinin) değişmediği
varsayıldığından, yeni üretim noktası eskisine göre daha düşük
bir makine tekstil bileşimini temsil eder.
Grafik 4.2. Ticareti Artırıcı Yönlü Büyüme
Makine
T
D'
D
R
i
P
1
A0
AE
2
T
0
D
D’
Tekstil
2. Ticareti Artırıcı Yönlü Büyüme
Yeni denge noktasındaki ürün bileşimi, sermayedeki artış
miktarının emekteki artış miktarına oranına bağlıdır. Eğer bu
oran tekstilde kullanılan sermaye/emek oranı ile aynı ise yeni
ürün dengesi A0AE üzerinde olacaktır. Artan faktörler tekstil
üretimi için gereken oranı tam olarak karşılarken makine
etkilenmez.
Faktör artışının oluşturduğu sermaye/emek oranı tekstil
için gereken orandan yüksek olursa üretim 1 no.’lu alanda
bulunur. Bu durumda her iki malın üretimi artar. Ancak
tekstildeki artış oranı makinedekinden daha yüksektir.
Eğer oran tekstilde kullanılan sermaye/emek oranından
daha düşük ise üretim dengesi 2 no.’lu alana kayar. Bu alanda
makine üretimi azalır, tekstil üretimi artar.
2. Ticareti Artırıcı Yönlü Büyüme
* İhracat kesiminde yoğun olarak kullanılan faktörün daha
yüksek bir oranda artışına dayanan büyüme koşulları altında
ihraç edilebilir malların üretimi ithal edilebilir malların
üretiminden göreceli olarak daha fazla artacak ve uluslararası
ticarette GSMH’daki toplam artıştan daha yüksek oranda
genişleyecektir. Bu tip büyümeye ticareti artırıcı yönlü büyüme
denir.
Eğer ülkenin ticaret hacmi, gelirdeki (GSYİH)
büyümeden daha yüksek oranda genişliyorsa o ülkedeki dış
ticaretin göreceli öneminin arttığı söylenebilir. OP, OR’den
uzaklaşarak yatay eksene doğru kayar (üretim noktası
tüketimden ayrılır).
3. Ticarete Karşıt Yönlü Büyüme
Ülkenin faktör stokundaki artış kıt olan faktörün daha hızlı
büyümesi biçiminde olursa, sermaye emeğe göre daha büyük
ölçüde artmakta ve ülkenin sermaye/emek oranı yükselmektedir.
Tüketimin ekonomideki genel büyüme oranı ile aynı hızda
artması varsayımı altında bu gelişme ile ülkenin ticaret hacmi
daralır. Çünkü ithal edilebilir malların üretimi ortalama büyüme
hızından daha yüksek oranda artmaktadır.
İthal edilebilir mallarda yoğun kullanılan faktörün daha hızlı
artışı nedeniyle ortaya çıkan büyüme durumunda ithal edilebilir
malların üretimi ihraç edilebilir malların üretimine göre daha
yüksek oranda artar. Dış ticaret hacmi düşer. Buna ticarete karşıt
yönlü büyüme denir.
Ticarete karşıt yönlü büyüme, ulusal ekonomide üretilen
malların zamanla tüketilen mal miktarına eşitlenmesi demektir (OP
OR’ye yaklaşır).
4. Rybczynski Teoremi
İki mallı ve iki faktörlü bir modelde tam çalışma koşulları
altında eğer tek bir faktörün arzı artırılacak olursa onu yoğun
olarak kullanan malda üretim genişler, diğer malda ise daralır. Bu
görüşe Rybczynski Teoremi denir.
Rybczynski Teoremine göre yalnız bir faktörün arttığı
durumlarda bu faktör üretim teknolojisinin onu yoğun biçimde
gerektirdiği endüstride kullanılacak arzı sabit olan faktöre yoğun
ihtiyaç duyulan endüstride ise üretim düşecektir.
Rybczynski Teoremi özellikle iktisadi büyümenin dış
ticaret üzerindeki etkilerinin incelenmesinde analitik yönden
büyük bir önem taşır.
Grafik 4.3. Rybczynski Teoremi
Makine
F’
F
M0
M1
E0
E1
F’
F
0
T0
T1
Tekstil
4. Rybczynski Teoremi
Teori dış ticaret ile olan ilişkisi yönünden incelendiğinde, eğer
arzı artan faktör ihracat endüstrisinde yoğun kullanılan faktör ise ihraç
edilebilir mal üretimi mutlak biçimde artarken ithal edilebilir malın
üretimi mutlak olarak azalmış olur. Bu ticareti artırıcı yönlü bir büyüme
şeklidir ve ithal edilebilir malın üretimi mutlak olarak azalmış
olduğundan buna aşırı ticareti artırıcı büyüme adı da verilebilir.
Tüketim etkisinin bu aşırı üretim etkisinin dengeleyecek
biçimde ihraç malına aşırı yönelimli olmaması durumunda dış ticaret
hadleri doğal olarak büyüyen ülkenin aleyhine döner.
Tersine, eğer arzı artan faktör yalnızca ülkenin ithal ikamesi
endüstrisinde kullanılan ve arzı göreceli biçimde kıt olan faktör ise,
ithal ikamesi malın arzı artarken, ihraç malının üretimi mutlak olarak
düşer. Bu da aşırı dış ticarete karşıt yönlü üretim etkisidir ve yine
tüketim etkisi bu aşırı üretim etkisini giderecek biçimde ithal malına
aşırı yönelimli değilse dış ticaret hadleri ülkenin lehine değişir.
II. TEKNOLOJİK GELİŞME
- Teknolojik gelişme ile piyasada mevcut mallar daha etkin
yöntemlerle üretilir ya da tümüyle farklı nitelikteki yeni mallar
ortaya çıkartılır.
-Yeni üretim yöntemleri bulunmasına dayalı teknolojik
gelişmenin özelliği aynı miktar kaynaklarla daha fazla mal
üretilebilmesi veya aynı miktar malın daha az kaynak kullanılarak
elde edilebilmesidir.
- Üretim fonksiyonlarının doğrusal ve homojen olması (sabit
verimler) varsayımı altında teknolojik yenilikler üçe ayrılır:
1. Sapmasız
2. Emek tasarrufu sağlayan
3. Sermaye tasarrufu sağlayan
Grafik 4.4. Sapmasız Teknik Yenilik
Sermaye
F
b1
b
X
F1
B
B1
b
b1
0
F1
F
Emek
Sapmasız yenilikler, emek ve sermayenin marjinal verimliliğini aynı oranda
artırır. Bunlar bir birim mal için gereken emek ve sermaye miktarlarını azaltarak
iki faktörden aynı oranda tasarruf sağlarlar.
Sapmasız yenilik durumunda sabit faktör fiyatlarından bir birim mal üretimi
için kullanılan girdilerin miktarları azalmakta fakat faktör yoğunluklarında bir
değişme olmamaktadır.
2. Emek Tasarrufu Sağlayan Yenilikler
Emek tasarrufu sağlayan bir teknolojik ilerleme,
sermayenin marjinal verimliliğini emeğinkinden daha fazla
artırır ve sermayeye göre daha çok emek açığı çıkartır. Başka
bir deyişle bunlar emek birimi başına daha fazla sermaye (veya
sermaye birimi başına daha az emek) kullanırlar.
Bu
gelişmelere sermaye kullanan teknolojik gelişme de denilebilir.
Yenilikten sonra faktör fiyatlarının değişmemesi
varsayımı altında faktör yoğunluğu (sermaye/emek ) yükselir.
Bunun nedeni marjinal verimliliği artan sermayenin işgücü
faktörü yerine kullanılmasıdır.
3. Sermaye Tasarrufu Sağlayan Yenilikler
Sermaye tasarrufu sağlayan yenilikler, emeğin marjinal
verimliliğini sermayeye göre daha fazla yükseltirler. Bu gibi
yeniliklerde emek birimi başına daha az sermaye kullanılır.
Böylece sermaye faktörü açığa çıkar.
Gerçek hayatta yenilikler daha çok emek tasarrufu
sağlayıcı tipte olmaktadır. Bunun nedeni teknoloji üreten
büyük sanayi ülkelerinin işgücü kıtlığına sahip olmalarıdır.
Grafik 4.5. Emek ve Sermaye Tasarrufu Sağlayan Yenilik Tipleri
Sermaye
b
F
b1
F1
x1
x
b1
b2
b
x2
b2
0
F1
F
Emek
II. TEKNOLOJİK GELİŞME
Teknolojik ilerlemelerin bağımsız olmayıp ekonomik koşulların bir
sonucu olduğunu savunan görüşe uyarılmış teknolojik gelişme hipotezi
denir.
Teknolojik yenilikler uygulandıkları alan ve faktör tasarrufu sağlama
özelliklerine göre üretim olanaklarının şeklini değiştirirler.
* Eğer ihracat ve ithalata rakip kesimlerde aynı derecede sapmasız bir
teknik ilerleme ortaya çıkmışsa, bunun sonucunda ülkenin üretim olanakları
eğrisi ilk şekline paralel olarak dışa doğru kayar.
* Eğer teknik yenilik bir sektörde yoğun olarak kullanılan faktörden
tasarruf sağlayıcı türde ise o sektörde üretimi artırıcı ve diğer sektörde
azaltıcı etkiler daha güçlüdür.
* Eğer ilerleme daha az yoğun kullanılan faktörde tasarruf sağlayıcı ise her
türlü sonuç oluşabilir. Burada birbirine ters iki etki vardır:
1. Teknolojik gelişmenin maliyetleri düşürmesi.
2. Açığa çıkan faktörün, onu yoğun kullanan öteki kesimde kullanılması
zorunluluğu (Rybczynski etkisi).
Bu iki etkiden hangisi baskın çıkarsa genel etki ona göre ticareti artırıcı
veya azaltıcı yönlü olur.
III. BÜYÜME, TİCARET HADLERİ VE REFAH İLİŞKİLERİ
Büyüme bir ülkenin toplam üretimini (GSYİH) genişletir, dolayısıyla
ekonomik refah düzeyini yükseltir.
Önceki analizlerde küçük ülke varsayımı yapılmıştı. Bu varsayım ülkedeki
büyümenin uluslararası göreceli fiyatları (ticaret hadleri) etkileyemeyeceğini
gösterir. Bu sebeple uluslararası fiyat doğrusu büyüme ile birlikte ilk şekline
paralel olarak dışa doğru kayar ve daha yüksek kayıtsızlık eğrilerine teğet olur.
Oysa bu varsayım terk edilerek ülkenin büyük bir ülke olduğu kabul edilirse daha
önce yapılan analizlerin değiştirilmesi gerekir. Çünkü dünya pazarlarında ağırlıklı
yeri olan bir ülkenin büyümesi uluslararası fiyatları etkileyerek değişmesine sebep
olur.
Yansız büyüme, yaşayan bir ülkenin daha çok mal ihraç edip daha fazla dışarıdan
mal ithal etmesi, ihraç malının fiyatını düşürürken, ithal malının fiyatını yükseltir.
Sonuçta ticaret hadleri ülkenin aleyhine değişir. Ticaret hadlerinin bozulması ise
ülke refahını olumsuz yönde etkiler. Diğer bir deyişle, ticaret hadlerindeki
bozulma dolayısıyla, büyümenin sağladığı nimetlerin bir kısmı ticaret yapılan dış
dünya ülkelerine aktarılmış olur.
Grafik 4.1.’e göre TT’nin dışa kaydığında, paralel durumda olmayıp daha
yatıklaşmasıdır. Dolayısıyla yeni TT doğrusunun teğet olacağı kayıtsızlık eğrisi de
i0’ın üzerinde, fakat i1’in altında bulunacaktır.
III. BÜYÜME, TİCARET HADLERİ VE REFAH İLİŞKİLERİ
Yönelimli büyüme tipleri de ülkenin ticaret hadlerini
etkiler.
* Ticareti artırıcı yönlü büyüme durumunda ticaret
hadleri, yansız büyümeden de daha fazla ülke aleyhine değişir.
Çünkü büyüme, dünya piyasalarına daha yüksek oranda ihraç
malı arz edilmesi ve bu piyasalardan daha yüksek oranda ithal
malı talep edilmesi sonucunu doğurmaktadır.
* Ticarete karşıt yönlü büyüme durumunda ise ticaret
hadleri ülkenin lehine değişir. Yani ülke hem üretim
artışlarıyla, hem de lehine değişen fiyat ilişkileri dolayısıyla
refahını yükseltir.
Grafik 4.6. Büyüme ve Ticaret Hadleri
Motor
TR
TR2
TR1
USA
D
C1
E
C
C2
H
TR1: Ticaret Artırıcı Büyüme
TR2: Ticaret Azaltıcı Büyüme
O
S2
S
S1
Tekstil
III. BÜYÜME, TİCARET HADLERİ VE REFAH İLİŞKİLERİ
Burada büyük ülkedeki ekonomik gelişmeye karşılık,
öteki ülkelerde bir değişme olmadığı varsayılmaktadır. Oysa
bütün ülkelerin büyüdüğü bir ortamda ticaret hadlerine ilişkin
sonuçlar değişecektir.
Mesela, bir ülkede ticaret artırıcı yönlü büyüme olması
durumunda, diğer ülkede de aynı yön ve ölçüde bir büyüme
olmuşsa ticaret hadlerinde bir değişme ortaya çıkmaz. Ancak
diğer ülkedeki büyümenin ters yönde, yani ticaret azaltıcı
yönde olması durumunda ticaret hadlerinin daha da fazla ilk
büyüyen ülke aleyhine döneceği belirtilmelidir.
1. Yoksullaştıran Büyüme
Yoksullaştıran Büyüme teorisi Jagdish Bhagwati tarafından
1958 yılında ortaya atılmıştır. Bhagwati çalışmasında büyümenin
net olarak refah düşüşüne yol açabileceği koşullarını teorik olarak
ortaya koymuştur.
Yoksullaştıran büyüme gerçek dünyada sık rastlanan bir
durum değildir. Çünkü bunun için önce, üretim artışları kadar
dünya talep koşullarının da bu sonucu doğurabilecek nitelikte
olması gerekir. Diğer bir koşul da dış dünyada bunu dengeleyecek
bir büyümenin ortaya çıkmamasıdır. Sonra, hükümetlerin elinde
böyle bir olumsuz gelişmeyi engelleyebilecek araçlar vardır. Ülke
ticaret hadlerini etkileyebilen büyüklüğe sahip olduğuna göre,
örneğin ithalat üzerine gümrük tarifeleri koyarak ticareti daraltır ve
ithal fiyatındaki yükselmeyi engelleyebilir.
Grafik 4.7. Yoksullaştıran Büyüme
Makine
i1 T
T'
D1
i0
C0
C1
D0
A1
T'
A0
T
0
D0
D1
Tekstil
2. Ticaret Hadleri ve Az Gelişmiş Ülkeler
Çoğu az gelişmiş ülke büyük ülke olma niteliğine sahip değildir. Bununla
birlikte bazı az gelişmiş ülkeler, özellikle belirli ilkel ürünlerin dünya fiyatlarını
etkileyebilecek boyutlarda önemli birer satıcı durumdadırlar. Dolayısıyla bu
malların ihracatıyla ilgili olarak bazı gözlemler yapılabilir:
1.İlkel tarımsal malların üretimdeki artış ticaret hadlerinde bozulmaya
neden olabilir. Bu gözlem, kalkınma stratejisi olarak ihracat gelirlerinde tek
veya az sayıda ürüne dayanmanın sakıncalarını ortaya koyarak ihracatta ürün
çeşitlendirilmesinin önemini ortaya koymaktadır.
2. Büyümenin doğuracağı nihai mal talebinin ürün gruplarına göre farklılık
göstereceği gözden kaçırılmamalıdır. Metaller, gıda ürünleri, tarımsal ham
maddeler için gelir talep esneklikleri genellikle 1’den küçük, imalat sanayi
ürünleri için 1’den büyüktür. Az gelişmiş ülkelerin ilkel tarım ürünleri ihraç
edip, sanayi ürünleri ithal ettikleri düşünüldüğünde bu ülkelerde geleneksel ihraç
ürünleri alanındaki büyüme, dış ticaret hadlerinin bozulmasına, ödemeler
bilançosu güçlüklerine ve ekonomik refah kayıplarına yol açabilir.
3. Az gelişmiş ülkelerin kalkınması için ithalat kapasitesinin büyük önemi
vardır. Satın aldıkları işlenmiş ürünlerin fiyatları yükselirken, sattıkları malların
fiyatlarının yavaş artması veya düşmesi, bu ülkelerin ithalat kapasitesini
düşürerek kalkınmalarını doğrudan olumsuz biçimde etkiler.
IV. EKONOMİK KALKINMA VE KARŞILAŞTIRMALI ÜSTÜNLÜKLER
Faktör arzındaki büyüme, artan faktörü göreceli
ucuzlatarak onu yoğun biçimde kullanan endüstrilerde
maliyet düşüşüne ve üretim genişlemesine yol açar. Bu ise
karşılaştırmalı üstünlük yapısının o yönde değişmesi
demektir. Heckscher-Ohlin Teoremi'ne göre, bir ülkenin
karşılaştırmalı üstünlük yapısı, onun faktör donatımına
bağlıdır.
Dolayısıyla
faktör
donatımı
değiştikçe
karşılaştırmalı üstünlüklerin de değişmesi gerekir.
Grafik 4.8. Faktör Donatımında Değişme ve Karşılaştırmalı Üstünlükler
Çelik
2000
U'
1990
1980
K'
1970
T
K
0
T'
S
U
Buğday
IV. EKONOMİK KALKINMA VE KARŞILAŞTIRMALI ÜSTÜNLÜKLER
Faktör donatımı ile karşılaştırmalı üstünlükler
arasındaki ilişki tek yönlüdür. Bunun yönü de birinciden
ikinciye doğrudur. Diğer bir deyişle faktör donatımı zamanla
değiştikçe ona bağlı olarak karşılaştırmalı üstünlük yapısı da
değişir.
Kalkınmakta olan ülkeler, uygun sanayileşme
politikaları izleyerek ekonomik yapılarını ve uluslararası
işbölümündeki
yerlerini
değiştirebilirler.
Nitekim
uygulamada çoğu ülkede kalkınma çabalarının altında yatan
temel amaç ekonomik yapıyı dinamik karşılaştırmalı
üstünlüklere uygun biçimde değiştirmeye yöneliktir.
V. DIŞ TİCARETİN DİNAMİK YARARLARI
Dış ticaretin statik yararları karşılaştırmalı üstünlüklere
uygun bir uluslararası uzmanlaşma ve işbölümüdür. Bunlar bir
defaya yönelik faydalardır.
Dış ticaretin dinamik yararları ise süreklilik taşır. Bu
yararlar kalkınma üzerinde önemli etkiler oluştururlar. Bunlar:
1. Üretim ve kaynak açığını karşılama
2. İç ekonomideki ürün fazlasına çıkış sağlama
3. Geniş bir piyasa hacmi
4. Rekabet
5. İç piyasa talebini geliştirme
6. Ekonomik dinamizm
Download