Slayt 1 - WordPress.com

advertisement
KLİNİK BİLGİLER
Patent foramen ovale :Foramen ovale doğumdan sonra kapanır bunun
kapanmaması haline denir. Bu anomaliye sahip olan çocuklarda temiz ve kirli kanın
birbirine karışması sonucunda siyanosis gorülür. Bu tip çocuklar genellikle oyun
oynarken spor yaparken yorulur, parmak uçlarında morarma gorülür.
Emboli : Damarın çeşitli sebeplerle tıkanmasıdır (trombus , yağ , hava )
Konjesyon : Sıvı toplanmasına denir.
Üfürüm : Kalp kapaklarındaki bozukluklarda normal sesin dışında duyulan
sürtünme sesidir.
Pericardial ağrı: sternum’un (substernal bolge) arkasında hissedilir, ağrı komşu
bölgelerede yayılabilir.
Pericardit: Pericardın iltahaplanmasıdır. Substernal ağrıya sebep olur ve sıklıkla
cavum pericardii içinde sıvı toplanmış olabilir (Hidropericardium). Bu kesedeki sıvının
aşırı birikimi sonucu kalbin çalışması zorlaşır hatta pulmoner venlere basınç artar bu
olayı daha da ilerletir. Bu durumuda pericardın fibroz yapısı elastikiyetini kaybeder
kalbin kasılması zorlaşır. Buna kardıak tamponat denir. Akut Pericarditte en onemli
fiziksel bulgu pericardial sürtünme sesidir. Normal kimsede bu tabakaların sürtünmesini
duyamayiz. Acut pericarditis’in birçok sebebi vardır. Metabolik hastalıklarlada (Üremi).
Romatizmal ateş ve bacterial viral ve tuberküloz enfenksiyonlarla ilgili olabilir.
Atrial septal defekt (ASD): Septum interatriale’de gorülen defektlere denir. Bunun
en çok görüleni foramen ovale'nin doğumdan sonra kapanması gerekirken açık
kalmasıdır.
Pulmoner kapak stenozu: Pulmoner arterin kapaklarının
birbirlerine yapışık olmasi sonucunda oluşur. Bunun sonucunda
kapağin çapı daralır neticede akciğerlere giden kanın miktarında
azalma olur.
İnfundibular pulmoner stenoz: Eğer a. pulmonalis’in
infundibulumunda daralma söz konusu ise buna denir. Bu iki tip
birlikte veya ayrı ayrı olabilir. Bu iki olayın sonucunda sağ
ventricül hypertrofisi gorülür. Bu durum radyolojik olarak veya
EKG ile teşhis edilir.
Pulmoner kapak yetmezliği: Pulmoner kapakcıkların
serbest kenarları incedir. Eğer hastalık sonucunda bu kenarlar
kalınlaşarak sertleşirse veya tahrip olursa kapaklar tam
kapanamaz. Kapağın görevini yapamaması sonucu kanın bir
kısmı ventricüle geri döner. Bu durum statoskop ile üfürüm
şeklinde duyulur.
Tromboemboli: Bazen çeşitli kalp hastalıklarında kalp
içinde kan trombüsler oluşturabilir (Sol atrium auriculasinda sıktır)
eğer bu pıhtılar kopup sistemik dolaşıma katılırsa küçük veya
büyük arterleri tıkayarak (Emboli) enfarktüs (beslenememe)
nedeni olur.
Mitral kapak hastalıkları :
Mitral yetmezlik :Bu hastalıkta kapak tam görev yapamaz bunun sonucu kanın bir kısmı
geri sol atriuma döner. Neticede üfürüm duyulur.
Mitral Darlık (stenoz ): Mitral kapakların ilerleyen nedbeleşmesi ve ostiumun
gittikçe daralmasi sonucu oluşur. Sol atriumdaki kanın ventricüle geçişi zorlaşir. Sonuçta
pulmoner konjesyon oluşur. Akciğer alveollelinde sıvı toplanır. Ayrıca sol atrium büyür.
Bu durumdada üfürüm duyulur.
Aort kapak hastalıkları :
Aort stenozu: Aort kapakçıklarının serbest kenarlarının kaynaşması ile ortaya
çıkar. Bu durum konjenital veya sonradan gelişebilir. Ürürüm alınabilir. Bu stenoz sonucu
sol ventricül hypertrofisi gorülür.
Aort yetmezliği: Bir hastalık sonucu aort kapaklari tahrip olursa yetmezlik ortaya
çikar. Bu durumda ventricül’ün diastolu sırasında aortadaki kan geri ventricüle döner
(kaçar). Bu durumdada üfürüm duyulur.
Ventricüler septal defekt: Septum interventriculare'de defektlerin
(açıklıkdelik) bulunmasi sonucudur. Bütün konjenital kalp anomalilerinin % 50
sini oluşturur‚ çoğunlukla diğer anomalilerle birlikte bulunur. Defektin
büyüklüğü değişkendir. Bunun tanınısı ecocardiografi ile konur.
Kalp hypertrofisi : Kalp içindeki kanın basıncının artmasi ile kalp kası
liflerinin büyümesine denir.
Dilatasyon: Bu durum kalpte myokardın incelerek genişlemesidir. Bu
durum daha çok kalp yetmezliklerinde gorülür.
Anjiografi: Kateter yardımı ile kalp boşluklarına girilerek kalp içine
radyoopak madde enjeksiyonu yapılır. Bu maddenin gittiği yerler gerek
makinalarda izlenerek gerekse filmi çekilerek kalpteki anomali veya
defektlerin tanısı konur. Buna anjiografi diyoruz. Anjiografi için ya aorttan yada
v. cavalardan girilir. Anjiografi vücudun değişik bölgelerindede uygulanir
(Beyin).
İnfarktüs : Kalpte koroner arterde tıkanma olması sonucu tıkanan
arterin beslediği bölgede beslenmenin azalması ile bu alan nekroze olur buna
denir.
Koroner arteroskleroz: Damar lümenin zamanla daralması sonucunda (aterom plağı)
kalbin beslenmesinin bozulmasıdır. Bazen kollateral dolaşım bunu kısmen telafi edebilir. Buna
rağmen myokard yeterli oksijeni alamazsa Myokartda iskemi oluşur. Bu durumda substernal sıkıntı
veya ağrı vardır.
Angina pectoris: Arteroskleroz sonucu myokardın beslenmesi zorlaşır. Neticede
göğüste tipik bir ağrı ortaya çıkar. İlk zamanlarda bu ağrı 1-2 dakika dinlendikten sonra geçer. Bu
durumlarda dil altına konulan dil altı tabletinin (isordil) coroner damarlari genişletmesi sonucu ağrı
geçer.
Koroner anjiografi : Aortadan kateterle aortun çıkışında bulunan a. coronariaların çıkış
yerine ulaşılır buraya verilen radyoopak madde buradan a. coronaria’lara geçer bu sırada bu
arterlerlerin röntgen ile izlenmesi veya filme alınması olayıdır.
Bypass ameliyati: Anjina pectorisli veya kalp damarlarının kalbi besleyemediği
durumlarda vücudun bazı yerlerinden özellikle yüzeyel venler alınır alınan bu ven görev yapmayan
damara anastomoz yapılır bu şekilde kalbin beslenmesi eski durumuna getirilir bu ameliyata denir.
Yansıyan ağrılar: Ağrının bulunduğu yerde değilde başka bir yerde hissedilmesine denir.
Anjina pectoris ve myokard infarktüslerinin ağrısı genellikle substernal bölgededir. Bazen bu ağrıyı
sol pectoral bolgede ,sol omuzda veya sol kolun iç kısmında duyabiliriz.
Parasentez: Pericard boşluğunda sıvı birikmesi halinde bu sıvının boşaltılmasına denir.
Bunun için iğne ile sol 5.-6. İntercostal aralıkta sternum kıyısından pericard boşluğuna girilir. Bu
durumlarda a. thoracica interna'yı yaralamamak gerekir.
Patent ductus arteriosus (PDA): Ductus arteriosus botallinin doğumdan sonra
kapanması gerekirken kapanmamasına denir. Genellikle annenin gebeliğin ilk iki ayı içinde
kızamıkcık geçirmesi yavruda bu anomalinin ortaya çıkmasina sebep olur.
KALP
Kan dolaşımını sağlayan organımız olan kalp herkesin kendi
yumruğu büyüklüğüne kastan yapılmış koni şeklinde olan bir organımızdır.
Kalp vücudumuzdaki kanın dolaşımını sağlayan organımızdır. Kalp kanı
vücuda dağıtır, vücuda dağılmış olan kanı topladıktan sonra akciğerlere
gönderir. Akciğerlerde oksijenlenen kanı aldıktan sonra tekrar vücuda dağıtır.
Bu dolaşımın sonucu bütün doku ve hücrelere besin + oksijen gider.
Metabolizmanın sonucu oluşan artıklar doku aralarından alınıp böbreğinde
devreye girmesi ile vücuttan atılır. Bu dolaşımın sonucunda yaşamımız
devam eder.
Kalbin boyutları: Kalp ağırlığı erişkin erkeklerde 280 - 340 gram,
kadınlarda 230 - 280 gramdır. Hacmi 250-350 cm3 kadardır. Atriumların
hacmi 100-150 cm3 ventriküllerin hacmı 150-200 cm3 tür. Kalbin boyu 12
cm, genişliği 8-9 cm, önden arkaya kalınlığı 6 cm dir. Kalp günde 100.000
defa atar. Bu atışı sırasında vücuda 3,784 litre kan pompalar. Bu kan
damarların yardımı ile vücudu dolaşır.
Kalbin ekseni: Arkadan öne sağdan sola yukarıdan aşağı
doğrudur.
Kalp bazı şahıslarda aşağı doğru sarkık bir şekildedir
buna damla kalbi denir (uzun göğüslülerde veya asthenik
tiplerde). Geniş göğüslü olanlarda (piknik tiplerde)
diyaphragmanın üzerine yaslı yatık olur.
Kalp solunum esnasında diyaphragmanın hareketlerine
bağlı olarak yer değiştirir. İnsan vücudunun orta hattından sagittal
düzlemde bir kesit alırsak kalbin 1/3 kısmı sağda geri kalan 2/3
kısmı solda bulunur.
Kalbin yeri :
Göğüs boşluğunda mediastinum anteriorda bulunur.Yanlardan akciğerlerle,
arkada oesephagus, aortae descendens, ductus thoracicus ve columnae verebralis ile,
önde sternum ve costalar'la, aşağıda diyaphragma, üstte kalpten çıkan ve kalbe giren
büyük damarlar ile komşuluk yapar.
Kalp yatan bir kişide 5 -8, ayakta duran bir kişide 6 - 9 torax omuru düzeyindedir.
Kalp ile sternum arasındaki bölgeye regio retrosternalis, kalp ile columnae vertebralisin
arasindaki bölgeye regio retrocardiaca denir.
PERİCARDİUM
Kalbe giren ve çıkan damarların kalbe yakın bolümlerini ve kalbi içine alan
torba şeklindeki örtüye pericardium denir. Kalp pericadium’un içinde bulunur.
YERİ: Pericardium corpus sterni’nin arkasında 2 - 6 kıkırdak kaburgaların
arasında ve T 5 - 8 omurların önünde bulunur.
Pericardium iki yapraktan meydana gelir. Bunun dış yaprağına Pericardium
fibrosum, içerdeki seroz zar kısmına pericardium serosum denir. Dış yaprak
kalbe giren ve çıkan damarların kalbe girdikleri yerlerde bu damarlara tutunarak
kalbi bir torba gibi sarar. Sadece v.cava inferiora tutunmaz. Pericardium fibrosum
büyük damarların adventitiası ile kaynaşır.
Pericardium'un sternumla komşuluk yapan kısmına pars sternocostalis
denir. Pericardı sternuma bağlayan bağa Lig. sternopericardiaca, Pericardium’un
diyaphragma ile komşu olan kısmına pars diyaphragmatica denir. Burada
diyaphrag maya lig.phrenicopercardiale ile tutunur. Pericardium’u omurlara
bağlayan bağlara lig. pericardiovertebralis denir.
Pericardium serosum ise fibroz kısmın içinden damar dış duvarına oradanda
kalbin üzerine atlar. Böylece iki kısımda incelenir. Pericardium fibrosumun içini
doşeyen kısmına lamina parietalis, kalbin üzerini döşeyen kısmına lamina
visceralis denir. Lamina visceralisin diğer bir adı epicardiumdur. Parmağımızı
a.pulmonalis ile aortae’nın arkasından v.cava superiorun önünden geçecek şekilde
sokarsak parmağimızın diğer taraftan çıktıgını görürüz burada parmağımızın önünde
adı geçen damarlar, arkasında ise pericardium ve v. Cava superior bulunur. Burada
bu damarlar ile perikard arasında bir geçit bulunmaktadır. Bu geçide sinus
transversus pericardii denir. Eğer pericardı açılmış bir kalpte kalbin apexini kaldırıp
parmağımızı kalbin arkasına sokarsak parmağımız bir yere kadar gider sonra bir
çıkmazla durdurulur. Bu çıkmaza sinus obliqus pericardii (haller çikmazi) denir.
Burada parmağımızın sağında v.cava inferior ve v.pulmonalis dextralar, solunda v.
pulmonalis sinistralar, yukarısında bu damarların arasını birleştiren perikard bulunur.
Pericardium serosum kalbin üzerini örttükten sonra yukarı doğru a.pulmonalis
ve aortanın üzerinde fibröz kısmın yapışma yerine kadar yükselir. Burada adı geçen
damarları sarar bu kısma vagina serosum arteriarum denir.
Pericardın
beslenmesi
Arterleri: a.pericardiophyrenica, a.musculophyrenica, aa.bronchiales,
aa.oesophageales, a.phyrenica superior. Epicardium a.coronaria’larla beslenir.
Venleri: V.pericardiophyrenica v.asygos, V.thoracica interna.
Sinirleri: Pericardium serosum’un parietal yaprağı n. phyrenicus,
visseral yaprağında sinir bulunmaz. Pericardial ağrılar parietal yapraktan
kaynaklanır, Sternumun arkasında hissedilir. Pericardiuma N. Vagus’tan, N.
phyrenicustan ve simpatik sistemden sinir gelir.
Pericard’dan sıvı alınması: Sol 5. Ve 6. İntercostal aralıklardan
sternum kenarından girilerek pericard sıvısı alınır.
KALBİN PROJEKSİYONU YERİ
Kalbin göğüste bulunduğu yere kalbin projeksiyonu denir.
Buna göre dört nokta belirleriz.
1.NOKTA
Sağ 3. Kosta üst kenarı sternumdan 1-2 cm dışta
2.NOKTA
Sağ 6. Kostanın sternuma bileşimi
3.NOKTA
Tepe darbeleri noktası (5. İntercostal aralık median hattan 8-9 cm
solda)
4.NOKTA
Sol 2. Kostanın sternumdan 2 cm uzakta alt kenarındaki nokta
Belirlenen bu noktaları bir çizgi ile birleştirirsek kalbin yeri ortaya çıkar.
KALBİN (COR) ANATOMİSİ
Kalp koni şeklindedir. Kalbin tabanına basis cordis denir. Basis cordis'te kalbe
giren çikan oluşumlar (damarlar) bulunur.
Kalbin ön sol tarafa doğru yönelmiş tepesine apex cordis denir. Apex cordis’i
ventriculus sinister yapar.
Kalbin dört yüzü vardır.
Kalbin sternum , m.transversus thoracis ve costa'larla komşu olan öndeki yüzüne
facies sternocostalis (facies anterior) denir. Kalbin diyaphragma ile komşu olan arka
alttaki yüzüne facies diyaphragmatica (facies inferior) denir. Kalp facies
diyaphragmatica ile karaciğer, mide ile komşudur. Kalbin akciğerlerle komşu olan
yandaki yüzlerinden sağdakine facies pulmonalis dextra, soldakine facies pulmonalis
sinistra denir.
Kalbin dört kenarı vardır.
1-Kalbin sağda bulunan kenarına margo dexter (margo acutus ) denir. Bu
kenar facies anterior ve facies inferior’un sağda birleşim yeridir.
2-Kalbin solda bulunan kenarına margo aptusus denir. Bu kenar facies anterior ve
facies pulmonalis sinistra’nın solda birleşim yeridir.
3-Sol ventricül’ün üst kenarı kalbin üst kenarını yapar. Bu sınır v. cavae superiorun
giriş deliğinden sola çekilen bir çizgiye uyar.
4- Kalbin alt kenarı hemen hemen horizotal yönde bulunur, apexte bir kısmını sağ
bir kısmını sol ventricül yapar.
Kalbin üzerinde üç tane oluk bulunur.
Kalbin facies anterior’unda bulunan oluğa sulcus
interventricularis anterior denir.
Burada a.coronaria sinistra’nın ramus interventricularis anterior
dalı ve v.cardiaca (v.cordis) mağna’nın v. interventricularis anterior
dalı bulunur.
Kalbin facies posterior’unda bulunan oluğa sulcus
interventricularis posterior denir.
Burada a.coronaria dextranın ramus interventricularis posterior
dalı ve v.cardiaca media (v.cordis media)’nın v. interventricularis
posterior dalı bulunur. Kalpte atriumlar ile ventricülleri birbirinde
ayıran oluğa sulcus coronarius denir.
Bu oluk truncus pulmonalis’in üzerinde oluk şeklinde değildir.
Arkada bu oluk’ta sinus coronarius bulunur.
Sulcus interventricularis anterior ve sulcus interventricularis posterior’un
Ön ve arka yüzde sağda kalan kısmına venrtriculus dexter, solda kalan kısmına
ventriculus sinister denir. Ön yüzün 2/3 kısmını venrtriculus dexter, 1/3 kısmını
ventriculus sinister yapar, arka yüzde bu durum tam tersidir.
Kalbin margo dexter’inin tepeye yakın kısımda bulunan çentiğe İncissura apicis
cordis denir. Bu çentik sulcus interventricularis anterior ve sulcus interventricularis
posterior’un tepede birleşim yeridir.
Kalp dört gözlüdür. Bunlara
atrium cordis dextrum,
atrium cordis sinistrum,
ventriculus cordis dexter ve
ventriculus cordis sinister denir.
İki atrium’u birbirinden ayıran bölmeye septum interatriale,
iki ventricül’ü birbirindan ayıran bölmeye septum interventriculare
denir.
Atrium ve ventriculus’ları birbirindan ayıran bölmeye septum
atrioventriculare denir.
Atrium’ların öndeki uzantılarına auricula atrii denir.
Bulardan atrium dextrum’un uzantısına auricula dextra, atrium
sinistrumun uzantısına auricula sinistra denir.
Septum interventriculare’ nin septum atrioventriculare’ye yakın olan üst
kısmına pars membranacea denir, altta kalan kastan oluşan kısmına pars
muscularis denir. Atriumların içindeki kas kabartılarına Mm. pectinati denir,
Ventricüllerdeki kas kabartıları daha kalın olduğu için bunlara trabeculae
carneae denir. Trabeculae carneae’ ların üç tipi vardır bunların en büyükleri
olan üçüncü tipine Mm.papillaris denir. M. papillarisler ventricül’lerdeki
kapakları ventricül duvarına bağlarlar.
Kalbin tepesinde (apex cordis ) kas liflerinin birbirlerine girdikleri yere
vortex cordis denir.
Kalbin tepesi (apex cordis) Linea mediana anteriordan sol tarafta 5.
İntercostal aralikta 7- 9 cm gidildiğinde bulunan noktadadır.
KALBİN İÇİNDEKİ BOŞLUKLARIN YAPISI
Kalp dört gözlüdür. Bunlar: Atrium dextrum, atrium sinistrum, ventriculus dexter
ve ventriculus sinister.
ATRİUM’LARIN GENEL YAPISI
Atrium’lar damarlardan (venler) gelen kanın ventricül’lere geçmesini sağlayan
kalbin boşluklarıdır.
Kalbin tabaninda bulunan atriumlar atrium dextrum ve sinistrum olmak üzere iki
tanedirler. Atriumlar venlerle aldıkları kirli kanı ventricüllere nakletmeye yararlar. Bu
nedenle fazla bir dirençle karşılaşmadıklarından dolayı duvarı ventritricül'lerin
duvarından incedir. Atriumların öne doğru uzantılarına auricula denir . Auricula’nın sağ
atrium’dakine auricula dextra, sol atriumdakine auricula sinistra denir. Auriculaların
içindeki kas kabartilarina Mm. pectinati denir. Atrium dextrumu ventriculus dextere
birleştiren deliğe ostium atrioventriculare dextra denir. Atrium sinistrumu ventriculus
sinistere birleştiren deliğe ostium atrioventriculare sinistra denir. İki atriumu
birbirinden ayıran bolmeye septum interatriale denir. Bunun Üzerinde embryonal
donemde bir delik bulunur bu deliğe foramen ovale denir. Bu delik doğumdan sonra
kapanır. Eğer kapanma olmazsa doğumdan sonrada iki atriumu birbirine bağlayarak
vücutta karışık kan dolaşımını sağlar. Bu duruma patent foramen ovale denir.
Teşhisinden sonra ameliyatla tedavisi gerekir.
ATRİUM DEXTRUM’UN YAPISI
Bu atrium v. cava superior ile üst tarafın v. cava inferior ile alt tarafın ve
ostium sinus coronarii ile kalbin kendi kirli kanı toplar. Bu kanı ostium atrioventriculare
dextra ile sağ ventrikül’e gönderir.
v. cava superior bu atriuma yukarıdan v. cava inferior ise aşağıdan girer.
Atrium dextrum’un arkasındaki v.cava inferiorun sağından yukari doğru yükselen
oluğa sulcus terminalis atrii dextri denir bunun sağ atrium içindeki kismina crista
terminalis atrii dextri denir. Bu oluk veya krista sağ atriumun asıl atrium parçası ile
atriuma dokülen venlerin bulunduğu kısım arasındaki sınırin embryonal kalıntısıdır.
Sağ atrimun arka duvarının iç yüzünde v.cavaların arasindaki kabartıya
torus intervenosus denir. Sağ atriumun öne doğru uzantisina auricula dextra denir.
Bunun içindeki kas kabartilarina Mm. pectinati denir.
V. cava inferior’un sağ atriuma açıldığı yerdeki çapi 3-3.5 cm dir. Bunun
açılma yerinde tam olmayan bir kapak bulunur bu kapağa valvula venae cavae
inferioris denir.
Sinus coronarius’un sağ atrium’a açıldığı yere ostium sinus coronarii
denir. Burada bulunan tam olmayan kapağa valva sinus coronarii (thebesii) denir. Sağ
atrium’un üst duvarina giren v.cavae superior'un açılma yerinde kapak bulunmaz.
Sağ atrium’un sağ ventrikül’e açıldığı yerdeki deliğe ostium
atrioventriculare dextra denir. Burada valvula tricuspidalis denilen (Üçlü kapak)
kapak bulunur. Bu delikten sağ atriumdaki kan sağ ventriküle geçer.
ATRİUM SİNİSTRUM'UN YAPISI
Sağ atriumun önden büyük kısmı görülürken sol atriumun sadece
auricula sinistra'sı gorülür. Sol atrium kalbin arkasında yeralmaktadir.
Buranın öne doğru olan uzantısına auricula sinistra denir. Bu atriumdaki
kas kabartılarına Mm. pectinati denir.
V. pulmonalisler akciğerlerde oksijene olmuş kanı buraya getirirler.
Bu venler sağda ve solda genellikle iki tanedirler.
Bu atrium ile sol ventrikül arasında bulunan deliğe ostium
atrioventriculare sinistra denir. Burada bulunan kapağa mitral kapak (valva
mitralis) denir.
Bu atrium’u sağ atriumdan ayıran bölmenin (septum interatriale) üzerinde
bulunan foramen ovalenin artığına falx septi denir.
VENTRİKÜLLERİN YAPISI (VENTRİCULİ CORDİS)
Ventriküller kalbin sulcus coronarius’tan apex cordise kadar olan kısmını
meydana getirirler.
Sağ ve sol olmak üzere iki tanedir (Ventriculus dexter - sinister).
İki ventrikülü birbirinden ayıran bölmeye septum interventriculare denir.
Septum interventriculare'nin kalp tepesinde kalan kısmı kalındır buraya Pars
muscularis denir, atriumlara doğru yükseldikçe incelen kısmına pars membranacea
denir.
Ventrikül’ lerin içerisinde kaslarin meydana getirdiği kabartılar bulunur. Bunlara
trabecula carnea ve m.papillaris denir.
Sağ ventrikül kanı akciğerlere sol ventrikül kanı tüm vücuda pompalar bu
nedenle sol ventrikülün myokard tabakasi sağdakinden kalındır.
Ventriküllerin arasında önde bulunan oluğa sulcus interventricularis anterior,
arkadaki oluğa sulcus interventricularis posterior denir. Bunların kalp tepesinde
birleştiği yerdeki çentiğe incissura apicis cordis denir.
Her ventrikül’de iki kısım ayırt edilir. Bunlardan birisi kanın giriş yolu diğeri ise
kanın çıkış yoludur. Sağ ventriküldeki kanın çıkış yoluna conus arteriosus denir.
VENTRİCULUS DEXTER:
Bu ventrikül kalbin facies sternocostalisinin büyük bolümünü (2/3)
meydana getirir. Bu ventrikülün içindeki trabecula carnealardan bir tanesi
büyüktür. Bu yapı septum interatriale’den kalp tepesine doğru uzandıktan
sonra buradan ventrikülün dış duvarına atlar buna trabacula
septomarginalis (moderator bant) denir. Bunun içinde his huzmesi
denilen kalbin iletim sistemi bulunur. Bu ventrikülde ostium atrioventriculare
dextra ile conus arterosus arasında ibik şeklinde bir kas kabartısı bulunur.
Buna crista supraventricularis denir.
Bu ventrikül ile sağ atrium arasında ostium atrioventriculare
dextra bulunur burada valva tricuspidalis (tricuspidüçlü kapak) denilen bir
kapak bulunur. Bu ventrikülden a. pulmonalis’in çıktığı yerde bulunan deliğe
ostium trunci pulmonale denir. Burada valvula semilunaris denilen
yarımay şeklinde kapaklar (Valva trunci pulmonalis) bulunur. A.pulmonalis’in
başlangıç kısmındaki genişliğe bulbus a.pulmonalis denir.
VENTRİCULUS SİNİSTER:
Bu ventrikül kalbin margo optusus’u ile facies sternocostalis’inin
az bir kismini (1/3) ve facies diyaphragmaticanın büyük bir kısmını
meydana getirir. Apex cordis sol ventrikül tarafindan meydana
getirilmiştir. Bu ventrikül ile sol atrium arasında bulunan deliğe ostium
atrioventriculare sinistra denir burada valva bicuspidalis (mitral ikili
kapak) denilen bir kapak bulunur. Bu ventrikülden aortae'nın çıktığı
yerde bulunan deliğe ostium aortae denir. Burada Üç tane valvula
semilunaris denilen yarimay şeklinde kapak (Valva aortae) bulunur.
Aortanın başlangıç kısmındaki genişliğe bulbus aortae denir
Mitral ve tricuspid kapağın yapısı:
Bu kapaklar atriumlar ile ventriküllerin arasında bulunurlar, kanın
atriumdan ventriküle geçmesini atriuma geri dönmemesini sağlarlar. Bu
kapakların her birine cuspis denir. Sağ atrium ile sağ ventricülün
arasındaki delik olan ostium atrioventriculare dextra’da bulunan valva
tricuspidalis denilen kapak üç tanedir. Bunların öndekine cuspis
anterior, arkadakine cuspis posterior, septum interventriculare
tarafındakine cuspis septalis denir.
Sol atrium ile sol ventricülün arasındaki delik olan ostium
atrioventriculare sinistra’da bulunan valva bicuspidalis denilen kapak iki
tanedir. Bunların öndekine cuspis anterior, arkadakine cuspis posterior
denir.
Cuspisler yelken şeklindedir. Bunlar ventricüldeki m. papillaris denilen
kas kabartılarına chorda tendinea denilen yapılarla bağlıdırlar. Bu kapaklar
atrium tarafından gelen kanın ventriküle geçmesine müsade ederler fakat
ventriküldeki kanın atriuma dönmesine engel olurlar. Bu işi yaparken bunlarin
serbest yüzeyleri birbirlerine yapışırlar. Chorda tendinea'ler ise m.
papillarislerin kasılması ile kapağın geri ters dönmesini engeller. Eğer m.
papillaris'ler ile chorda tendinae’ler olmasaydı bu kapaklar ventrikülde sistol
esnasında basıncın artmasi ile serbest uçlari atrium tarafına dönerlerdi.
Yarımay (semilunar) kapaklarin yapısı: Bu kapaklar ventriküldeki kanın
atar damarlara geçmesini ve geri kalbe dönmemesini sağlar. Bunlar aortae ve
a. pulmonalis’in kalpten çıktıkları ostium trunci pulmonale ve ostium aortae'de
bulunurlar. Her iki delikte üçer tanedirler. Kuş yuvası şeklinde olan bu
kapakların serbest kenarları damarın lümenine doğrudur. Bu serbest
kenarlarındaki kabartıya nodulus valvula semilunaris denir. Bu kapaklar
serbest kenarlarının birbirlerine değmesi ile kapanır. Ventrikülde sistol
sırasındaki basıncın artmasi ile serbest kenarlar birbirinden uzaklaşır.
Böylece kan ventrikülden aortaya veya a. pulmonalise geçer. Ventrikülün
diastolünde ise kapağın serbest kenarları birbirine değerek deliği kapatır
böylece atardamara geçen kan geri donemez. Bu kapakların iç kısmındaki
boşluk (sinus) güvercin yuvasına benzediği için sinus valsalvae denir.
Ostium trunci pulmonalede valvula semilunaris'lerin öndekine valvula
semilunaris anterior, sağdakine valvula semilunaris dextra, soldakine
valvula semilunaris sinistra denir.
Ostium aortae'deki valvula semilunaris'’erin arkadakine valvula
semilunaris posterior, sağdakine valvula semilunaris dextra, soldakine
valvula semilunaris sinistra denir.
NOT:Kalpte bulunan kapaklarin hepsi kalbin iskeletine (trigonum
fibrosum) tutunurlar. Bu iskeletin kapaklarin çevresinde yaptığı halkaya
anulus fibrosus denir.
KALPTEKİ KAPAKLARIN PROJEKSİYONLARI
KAPAK
BULUNDUĞU YER
Pulmoner kapak
Sol 3. Kaburganın sternuma bileşim yeri
Mitral kapak
Sol 4. Kaburganın sternuma bileşim yeri
Ostium aortae
Sol 3. İntercostal aralığın sternuma bileşim yerinden
sternumun ortasına 1-2 cm gidip biraz aşağı inildiğinde bulunan nokta
Tricuspid kapak
Sağ sol 5. Kostaları birleştiren çizginin ortası
KAPAKLARIN DİNLEME NOKTALARI
(Kapakların sesi bulundukları yerin dışında başka yelerde dinlenir).
KAPAK
DİNLEME YERİ
Aort kapağı
Sağ 3. Kosta üst kenarı sternumdan 1-2 cm dışta
Tricuspid kapak
Sağ 6. Kostanın sternuma bileşimi
Mitral kapak
Tepe darbeleri noktası
(5. İntercostal aralık median hattan 8-9 cm solda)
Pulmoner kapak
Sol 2. Kostanın sternumdan 2 cm uzakta alt kenarı
NOT:Sol atrium arkada oesophagus ile komşudur bu nedenle oesophagus’tan
girilen bir balon ile sol atrium’un çalışması kayıt edilebilir.
KALBİN FİBRÖZ İSKELETİ
Kalbin tabanında atriumlar ile ventriküllerin arasına bulunan deliklerin ve
damarların çıkış deliklerinin çevresinde fibröz doku bulunur. Bu fibröz dokuya
kalbin iskeleti denir. Kalbin kas lifleri bu fibröz dokudan başlayıp bu dokuda
sonlanır. Bu iskelet iki kısımda incelenir. Fibröz iskeletin deliklerin ve damarların
çevresini saran kısmına annuli fibrosi denir
Sağdakine trigonum fibrosum dextrum denir: Tricuspid - mitral - aort
deliğini çevreleyen parçasıdır.
Soldakine trigonum fibrosum sinistrum denir: Aorta - mitral kapağı
çevreleyen parçasıdır.
RADYOLOJİK GÖĞÜS FİLMLERİNİ OKUMA
Radyolojik göğüs filmlerinde (AP) kalp göğüs boşluğu içinde koyu
olarak gorülür. Bu koyuluğun içinde sternumun ve columnae vertebralis’inde
izi bulunur. Filmdeki kalbe ait olan bu koyuluğu sağda I-III , solda ise I-II-IIIIV rakamlari ile gosteririz.
Sağdaki I:V.cava superiorun ve aortanin izidir,
III: Atrium dextrum'un izidir.
Soldaki I: Aorta descendens'e,
II: Truncus pulmonalis'e,
III: Auricula sinistra'ya,
IV: Ventriculus sinister'e aittir. Bunların aralarındaki çentikler Bu
sayılan yapıların sınırlarını gösterir.
KALBİN KAS TABAKASI (MYOCARDİUM)
Kalp dıştan içe
1. epicardium
2. myocardium
3. endocardium
olmak üzere üç tabakada incelenir. Bunların özellikleri histolojide anlatılacaktır fakat
myocardium’un kas yapısı kalbin çalışması ile ilgili olduğu için bahsetmeden
geçemeyiceğiz.
Kalp kasının lifleri kalbin iskeletinden başlar ve iskelette sonlanır.
Atriumların kas tabakasi: Atriumların kasları iki tabakalıdır. Dış tabaka iki
atriumu sarar iç tabaka ise atriumları ayrı ayrı sarar.
Ventriküllerin kas tabakası: Sol ventrikülün kas tabakası sağdan daha
kalındır. Bu kaslar annulus fibrosus ve trigonum fibrosumdan başlar tekrar burada
sonlanır. Buranın kasları üç tabakalıdır. Dış tabakadaki lifler kalp tabanından oblik
(eğri) olarak tepeye doğru uzanırlar, tepede kıvrılarak vertex cordis'i meydana
getirirler. Tepede içe derine dalarak sirküler tabakayi (orta tabaka) meydana
getirirler. Sirküler tabaka lifleri daha derine dalarak en içteki longitudinal kas
tabakasını meydana getirirler. Daha sonra bu kas lifleri tekrar fibroz iskelette
sonlanırlar. Bu tabakalardan dıştaki tabaka iki ventnrikülü birden sararken diğer iki
tabaka (orta ve iç ) her ventrikülü ayrı ayrı sarar.
KALPTE UYARTI MERKEZLERİ
Kalp otonom sistemin etkisi altında çalışır fakat bu sistemin
devreden çıkması durumunda yine çalışmasına devam eder bu
çalışmada normal fonksiyon yapmaz ama kalbin kendi kendini
uyaran bir sistemi bulunur. Bu sistem kalp kasının meydana
getirdiği uyartıyı yayan bir sistemdir. Bu sistem his huzmesi ve
purkinje liflerinden meydana gelmiştir. Uyartı sağ atriumda bulunan
bir gangliondan meydana gelir. Bu ganlionun yeri v.cava
superiorun atrium dextruma girdiği yerde önde bulunur bir bacağı
arkaya sulcus terminalis atrii dextri içindedir diğer bacağı ise
septum inter atrialede öne doğru uzanır. Bu düğüme Keith - Flack
düğümü veya nodus sinuatrialis denir. Bu düğüm dakikada 6080 uyartı oluşturur. Bu uyartı diğer düğüme iletilir. İletim için özel
bir sistem yoktur yine myocard lifleri bu işi yaparlar.
Aschof - Tavara düğümü = Nodus atrioventricularis.
Bu düğüm trigonum fibrosum dextrumun üzerinde septum interatriale’nin
yakınındadır. Bu düğüm öne doğru uzanarak septum interventriculare’nin tabanına
gelir. Burada ikiye ayrılır sağdakine crus dextrum denir. Bu bacak Septum
interventriculare'nin sağında aşağı doğru iner sonra trabecula septomarginalis
üzerinden karşı tarafa geçerek gittiği yerlerdeki kaslara ve m. papillarislere dağılır.
Soldakine crus sinistrum denir, septum interventricularenin solunda yelpaze gibi
yayılarak dağılır buradaki m. papillarislere ve buranın kaslarına uyartıyı iletir.
Kalbin atım hızı dakikada 60-90 cıvarındadır, küçük çocuklarda bu sayı 90140, yaşlılarda 70-80 dir.
Eğer nodus atrioventricularis çalışmazsa nodus atrioventricularis dakikada 40
uyartı oluşturur kalpte dakikada 40 defa sistol yapar. eğer iki düğümü birleştiren
sistem bozulursa o zaman atrium dakikada 60-80 sistol yapar ventricül ise 40 sistol
yapar. Klinikte rastlanan böyle vakalara kalp blokajı denir.
Birinci düğümde oluşan uyartı ikinci düğüme geçer. İkinci düğüm aldığı
uyartıyı hemen ventricüle vermeyip biraz bekletir. eğer bu bekleme olmasaydı
ventricüllerde titreme (fibrilasyon) meydana gelir ve kişi hemen ölürdü.
KALBİN İLETİM SİSTEMİ
1-Nodus sinuatrialis (Keith - flack )
2-Nodus atrioventricularis (Aschoff - Tavara )
3-Fasiculus atrioventricularis: Atriumdan ventriküle giden lifler
4-Purkinje lifleri: Ventrikül içinde yayılan lifler
KALBİN SİNİRLERİ
Kalp sympatik ve paracympatik sistemden sinirler alır.
Sympatikler boyun sympatik ganglionlarından gelirler (Ganglion cervicale
superius, medium ve cervicothoracicum ). Sağda ve solda üçer tanedirler
(1 - 4 Cervical sympatik ganglionlardan gelir). Bundan başka göğüsteki
ilk beş sympatik ganglionlardanda dal alır. Sympatikler kalbin çalışmasını
artırırlar. Paracympatikler sağ ve sol vagustan genellikle üçer dal halinde
gelirler (Rami cardiaci cervicales superiores, inferiores ve thoacici) .
Bunlar kalbin çalışmasını yavaşlatırlar. Bu sinirler kalpe iki plexus
meydana getirirler.
Plexus cardiacus superficialis: Bu plexus arcus aortae ile a.
pulmonalis’in çatallanma yeri arasındadır. Burada küçük ganglionlar bulunur
bazende bunlar birleşerek büyük bir ganglion yaparlar buna ganglia cardiaca
Wirsbergi denir.
Plexus cardiacus profundus: Arcus aortaenin arkası ile buffircatio
tracheanın önü arasında bulunur.
Bu plexuslardan çıkan sinirler kalpteki koroner damarların çevresınde
plexus coronariu’su meydana getirirler. Bunlardan çıkan sinirler kalp kasında
dağılır.
YANSIYAN AĞRI
Kalbin ağrı duyusu sempatik sinirlerin içinde orta ve alt boyun
segmentleri ile T1-T4 Thoracal segmentlere gider. Bunun sonucu olarak
kalbin ağrısı bu bölgelerin duyusunu getiren sinirlerin getirdikleri duyu ile
karışır. Kalbin ağrısını özellikle sol kol içyüzü sol omuzda bazende sağ
omuz ve kolda hissederiz. Buna kalbin yansıyan ağrısı diyoruz.
BÜYÜK VE KÜÇÜK DOLAŞIM
Sağ atriuma v.cava superior - inferior ve sinus coronarius ile kirli kan gelir
bu kan sağ atriumdan sağ ventriküle geçer buradan a. pulmonalis ile akciğerlere
gider oksijene olur. Akciğerlerden kalbe geri döner bu dolaşıma küçük dolaşım
denir. Sol atriuma v. pulmonalis'lerle akciğerden kan gelir gelen kan sol ventriküle
geçer buradan aortae ile vücuda dağılır sonra venlerle tekrar sağ atrium’a döner bu
dolaşıma büyük dolaşım denir.
KALBİN BESLENMESİ
Koroner arterler.
Kalbi besleyen damarların sulcus coronariusta bulunmaları sebebi ile
coroner arterler denir. Bunlar aortanın başlangıcında bulunan kapakların içinden
çıkarlar. Valvula semilunaris dextra’dan çıkan artere a. coronaria dextra valvula
semilunaris sinistra’dan çıkan artere a.coronaria sinistra denir.
A.coronaria cordis sinistra: Bu arter yukarıda söylenen yerden çıkıp a.
pulmonalis’in arkasından geçer auricula sinistranın önünde iki ana dala ayrılır. Birisi a.
pulmonalis ve auricula sinistra arasında öne doğru gelir sulcus interventricularis
anteriorda seyreder. Buna ramus interventricularis anterior denir. Bu arter incissura
apicis cordis’i geçerek arkaya geçer Burada ramus interventricularis posterior ile
anastomoz yapar. Bu dal aortayı, truncus pulmonalis’i, auricula sinistra'yı, kalbin facies
sternocostalis’inin 2/3 sol kısmını besler. A. coronaria dextra’nın ikinci dalı ramus
circumflexus adını alır. Sulcus coronarius'tan dolanarak sola ve arkaya geçer. Burada
sol ventricül’ün arka yüzünde dağılır diğer arterin dalları ile anastomozlar yapar.
A. coronaria sinistra’nın dalları.
1-R. interventricularis anterior
2-R. coni arteriosi
3-R. interventricularis
4-R. circumflexus
A.coronaria dextra: Valvula semilunaris dextradan çıkar. sulcus coronariusta
ilerler. sol kenarı dolandıktan sonra arkaya geçer burada ramus interventricularis
posterior adını alır. Bu arter sağ auriculayı, conus arteriousus, marga acutus’u
tepeye kadar, sulcus interventricularis posterior ve çevresini besler.
A.Coronaria dextra’nın dalları
1-R. interventricularis posterior
2-R. marginalis dexter
3-R. atrialis
4-R. atrioventricularis
5-R. coni arteriosi
Kalbin ön yüzünün 2/3 ünü a. coronaria sinistra, 1/3 ünü a. coronaria
dextra besler. Aka yüzdeki beslenme bunun tersidir.
Coroner arterler seyirleri sırasında kıvrım yaparlar. Bunun sonucu kalbin
yaptığı hareketler kolayca uyum sağlarlar.
Koroner anjiografi: Kalbin damarlarnın normal çalışıp çalışmadığını anlamak
için A. femoralis’ten kateterle girilir. Kalpteki aort kapaklarına kadar kateter sokulur.
Burada kateterle verilen radyoopak madde koroner damarlara gider. Böylece
koroner dolaşımın yapısı incelenmiş olur. Bu işleme koroner anjiyografi denir. Kalp
damarlarının besleme bozukluğunun sonucu kalpte ağrılar olur buna angina
pectoris denir.
KORONER VENLER:
Kalbin venleri sinus coronarius denilen 3-4 cm uzunluğundaki sinusa açılirlar.
Bu sinus kalbin arkasında sulcus coronarius'ta yerleşir. Bunun atrium dextruma açılma
yerinde valvula sinus coronarii denilen bir yarimay kapak bulunur.
V.cardiaca magna (V.interventricularis anterior): Kalbin en büyük venidir.
Sulcus interventricularis anterior’da yukarı doğru yükselir, sol kenarı dolanarak arkaya
geçer, Burada v. posterior ventriculi sinistri'yi alır, sinus koronarius’a katilir. Bu birleşme
yerinde v.obligi atrii sinistri buna açılır. Bu ven embryonal dönemdeki sol v.cava
superior’un kalıntısıdır. Bu ven bazen atrofi olmayıp kalırsa v.cava superior’u meydana
getirir. O zaman v. cava superior sinus coronariusa açılır.
V.cardiaca media (V. interventricularis posterior): Sulcus interventricularis
posteriorda tepeden sinus coronariusa doğru devam ederek sonunda sinusa açılır. Her
iki ventricül’ün arkasının kanını toplar. Bu venin sinusa açılma yerinde v.cordis parva
ile birleşir.
V.cardiaca parva: Bu ven kalbin sağinda auricula dextranın arkasında sulcus
coronarius’ta ilerleyip bu bölgenin kanını alır ve sonunda v.cardiaca media ile birleşir.
Sinus coronarius Kalbin arkasında sulcus coronarius’ta bulunan kalbin
venlerinin geldiği boşluktur. Aslında venin genişlemesi ile meydana gelmiştir.
Bu sinus kalbin kanının % 60 ını atrium dextruma getirir. Bunun dışında
doğrudan kalp boşluklarına dökülen venlerde bulunur, bunlara v.cordis
minimae denir. Bunların kalbin onünden atrium dextruma dokülenlerine
vv.cordis anterior denir. Bazılarıda atrium sinistruma açılırlar.Ventricüllere
dökülenleri azdır. Bunların kalbe girdikleri deliklere foramina tebesii denir.
Kalbin venleri:
1-V.Cardiaca magna (V.İnterventricularis anterior)
2-V.Cardiaca parva
3-V.Cardiaca medius (V.İnterventricularis posterior)
4-V.Ventriculi sinistri posterior
5-V.Obliqua atrii sinistri
6-V.Cordis anterior
7-V.Cordis minimae
ARTERLER
AORTA (AORTAE): Bu damar sol ventriküle akciğerden gelen kanı
vücuda dağıtan ana damardır. Aorta;
• aorta ascendens,
• arcus aorta ve
• aorta descendens
olmak üzere üç kısımda incelenir.
I-Ascendens aortae: Aortae’nin İlk kısmına aortae
ascendens denir. Kalpten çıkan bu kısım ortalama 5 cm
uzunluğundadır. Valvae aortae’den başlayarak angulus starniye
kadar uzanır. Başlangıç kısmındaki genişlemeye bulbus aortae
denir. Solunda a. pulmonalis, sağında auricula dextra ve v. Cavae
superior, arkasında a. pulmonalis dextra bulunur. Ascendens
aortae’den ilk çıkan arterler koroner arterlerdir. Bunlar valvula
semilunaris dextra ve sinistradan çıkar.
A.coronaria dextra: Valvula semilunaris dextradan çıkar. sulcus
coronariusta ilerler. sol kenarı dolandıktan sonra arkaya geçer
burada ramus interventricularis posterior adını alır. Bu arter sağ
auriculayı, conus arteriousus, marga acutus’u tepeye kadar,
sulcus interventricularis posterior ve çevresini besler
A.coronaria dextra’nın dalları
1-R. interventricularis posterior
2-R. marginalis dexter
3-R. atrialis
4-R. atrioventricularis
5-R. coni arteriosi
A.coronaria cordis sinistra: Valvula semilunaris sinistra’dan çıkar. a.
pulmonalis’in arkasından geçer auricula sinistranın önünde iki ana dala ayrılır.
Birisi a. pulmonalis ve auricula sinistra arasında öne doğru gelir sulcus
interventricularis anteriorda seyreder. Buna ramus interventricularis anterior
denir. Bu arter incissura apicis cordis’i geçerek arkaya geçer Burada ramus
interventricularis posterior ile anastomoz yapar. Bu dal aortayı, truncus p
pulmonalis’i, auricula sinistra'yı, kalbin facies sternocostalis’inin 2/3 sol kısmını
besler. A. coronaria dextra'nın ikinci dalı ramus circumflexus adını alır. Sulcus
coronarius'tan dolanarak sola ve arkaya geçer. Burada sol ventricül’ün arka
yüzünde dağılr, diğer arterin dalları ile anastomozlar yapar.
A.coronaria sinistra’nın dalları.
1-R. interventricularis anterior
2-R. coni arteriosi
3-R. interventricularis
4-R. circumflexus
II-Arcus aortae
a)Truncus brachiocephalicus
1-A.carotis communis dextra
A.carotis interna
A.carotis externa
2-A.subclavia dextra
b) 1-A.carotis communis sinistra
A.carotis interna
A.carotis externa
c)A.subclavia sinistra
III-Descendens aortae
Aortae thoracica
Aortae abdominalis
A.iliaca communis dextra
A.iliaca interna dextra
A.iliaca externa dextra
A.Femoralis
A.İliaca communis sinistra
A.iliaca interna sinistra
A.iliaca externa sinistra
A.femoralis
A.CAROTİS EXTERNA
1- A. thyroidea superior
a-R.infrahyodei
b-R.sternocleidomastoidea
c-A.laryngea süperior
d-R.cricothyroideus
R.glandulares anterior, posterior ve laterales
2-A.pharyngea ascendens
a-Rr.pharyrngeales
b-A.tympanica inferior
c-A.meningea posterior
3-A.Lingualis
a-R.suprahyoideus
b-R.dorsalis linguae
c-A.sublingualis
d-A.profunda linguae
4-A.facialis
a-A.palatina ascendens
b-R.tonsillares
c-R.glandulares
d-A.submentalis
e-A.labialis inferior
f-A.labialis superior (r.septi nasi)
g-A.angularis
5-A.occipitalis
a-Rr.sternocleidomastoidei
b-R.mastoideus
c-R.auricularis
d-Rr.muscularis
e-R.meningeus
f-R.descendens
gRr.occipitalis
6-A.auricularis posterior
a-A.stylomastoidea
b-R.Auricularis
c-R.occipitalis
d-R.parotideus
e-A.tympanica posterior
7-A.Temporalis superficialis
a-R.parotideus
b-R.transversa faciei
c-Rr.auriclaris anterior
d-A.zygomaticoorbitalis
e-A.temporalis media
f-R.frontalis
g-R.parietalis
8-A.MAXİLLARİS
PARS MANDİBULARİS
a-A.auricularis profunda
b-A.tympanica anterior
c-A.meningea media
d-A.alveolaris inferior
PARS PTERYGOİDEA
a-A.pterygomeningea
b-A.temporalis profunda ant ve post
c-A.massetterica
d-A.Buccalis
PARS PTERYGOPALATİNA
a-A.alveolaris superior posterior
b-A.infraorbitalis
c-A.palatina descendens
d-A.canalis pterygoidei
e-A.sphenopalatina
A.CAROTİS İNTERNA
A-Pars cervicalis
B-Pars petrosa
a-Aa.caroticotympanicae
b-A.canalis pterygoidei
C-Pars Cavernosa
a-R.basalis tentorii
b-R.marginalis tentorii
c-R.meningeus
d-R.sinus cavernosi
e-A.hypophysealis inferior
f-R.ganglionares trigemini
h.Rr.nervarum
D-Pars cerebralis
a-A.hypophysealis superior
b-R.clivales
c-A.ophtalmica
c1-A.centralis retinae
c2-A.lacrimalis
c3-Aa.ciliares posterior (longi-breves)
c4-A.supraorbitalis
c5-A.ethmoidales posterior
c6-A.ethmoidales anterior
c7-R.meningeus anterior
c8-Aa.palpebralis medialis
c9-A.supratrochlearis
c10-A.dorsalis nasi
c11-R.meningeus recurrens
c12-A.musculares
d-A.cerebri anterior (A.comminicans anterior)
e-A.cerebri media
f-A.comminicans posterior
g-A.coroidea anterior
h-A.uncales
ı-R.meningeus
A.SUBCLAVIA
1-A.VERTEBRALIS
a-R.spinales (Radiculares)
b-R.musculares
c-R. meningei
d-A. inferior posterior cerebelli
e-A.spinales anterior-posterior
f-R. medullares mediales - laterales
g-A.cerebelli inferior posterior
h-A.basillaris
1-A. inferior anterior cerebelli
2-A.pontis
3-Aa.mesencephalica
4-A. superior Cerebelli
5-A.cerebri posterior
2-A.THORACİCA İNTERNA
Bu arter a. subclavia’dan çıktıktan sonra göğüs içinde sternum’un her iki
yanında aşağıdaki dallarını verdikten 6. Kıkırdak kosta seviyesinde uç dalı
olan a. epigastrica superio’ru vererek sonlanır.
a-A.pericardiophyrenica: Pericardın iki yanında n.phyrenicus ile birlikte
seyreder. Pericardium’u, pleurayı ve diyaphragmayı besler.
b-Rr.mediastinales: Mediastinum anteriustaki bağ doku vs. besler.
c-Rr.thymici: Thymus artıklarını besler.
d-A.intercostalis anterior:İlk beş altı intercostal aralıkta dağlır.
A.İntercostalis posteriorlarla anastomozlar yapar.
e-Rr.sternales: M.Transversus thoracis ve sternumun arkasında dağılır.
f-Rr.perforantes: İlk 5,6 intercostal aralıktan göğüs dış yüzüne çıkarlar
buradaki kasları deriyi memeyi beslerler.
g-A.musculophyrenica: 6.Kıkırdak kaburganın hizasında a.thoracica
internadan ayrılır. 7-10 intercostal aralığı ve diyaphragmayı besler a.
intercostalis posteriorlarla anastomoz yapar.
h-A.epigastrica superior :Diyaphragmanin sternal ve costal
bölümlerinin arasından geçerek karın boşluğuna geçer burada rectus kılıfının
içinde göbek hizasına kadar gelir burada a.epigastrica inferior ile anastomoz
yapar.
3-TRUNCUS THYROCERVİCALİS
a-A.thyroidea inferior
b-A.cervicalis ascendens
c-A.transversa colli (a.transversa cervicalis)
d-A.suprascapularis
e-A.dorsalis scapulae
4-TRUNCUS COSTOCERVİCALİS
a-A.intercostalis suprema: Buradan 2 tane a.intercostalis posterior çıkar.
İlk iki intercostal aralığı besler. Diğer intercostaller aortae thoracicae den cıkar.
b-A.cervicalis profunda
A.AXİLLARİS
a-Rr.subscapulares
b-A.thoracica superior
c-A.thoracoacromiales
d-A.thoracica lateralis
e-A.subscapulares
f-A.circumflexa humeri anterior
g-A.circumflexa humeri posterior
A.BRACHIALIS
a-A.profunda brachii
b-A.collateralis ulnaris superior
c-A.collateralis ulnaris inferior
d-A.radialis
d 1-Aa.recurrens radialis
d 2-R.carpalis palmaris
d 3-R.palmaris superficialis
d 4-R.carpalis dorsalis
d 5-R.princeps pollicis
d 6-A.radialis indicis
d 7-Arcus palmaris pronfundus
e-A.ulnaris
e 1-A.recurrens ulnaris
e 2-Rete articularis cubuti
e 3-A.interossea communis
e 4-R.carpalis palmaris
e 5-R.carpalis dorsalis
e 6-R.palmaris profundus
e 7-Arcus palmaris superficialis
AORTAE THORACİCAE
Visceral dalları
a-Rami bronchiales
b-Rr.oesophageales
c-R.pericardiaci
d-Rr.mediastinales
Parietal dalları
a-Aa.intercostales posteriores. Bunlar 9 tanedir. A.intercosralis ant ile
anastomoz yaparlar
b-A.subcostales
c-Aa.phyrenica superiores
AORTE ABDOMİNALİS
Visceral dalları :
a)Truncus coeliacus
-A. gastrica sinistra
-A.hepatica communis
-A.lienalis
b)A.mesenterica superior
c)A.suprarenalis media
d)A.Renalis
e)A.Testicularis / Ovarica
f)A.Mesenterica inferior
Parietal dallar
g)A.phyrenica inferior
h)Aa.lumbales
ı)A.sacralis mediana
Terminal dalı
j)A.iliaca communis
A.İLİACA COMMUNİS
a)A.iliaca externa
b)A.iliaca interna
A.İLİACA İNTERNA
a)A.iliolumbalis
b)A.sacralis lateralis
c)A.obturatoria
d)A.glutea superior
e)A.glutea inferior
f)A.umbilicalis
g)A.vesicalis inferior.
h)A.uterina
ı)A.vaginalis
j)A.rectalis media
k)A.pudenda interna
k1-A.rectalis inferior
k2-A.perineales
k3-A.urethreales
k4-A.bulbi / Vestibuli-penis
k5-A.profunda penis-clitoridis
k6-A.dorsalis penis - Clitoridis
A.İLİACA EXTERNA
a)A.epigastrica inferior
b)A.circumflexa ileum profunda
c)A.femoralis
A.FEMORALIS
a)A.epigastrica superficialis
b)A.circuflexa ilium superficialis
c)Aa.pudenda externa superficialis - profunda
d)A.descendens genus
e)A.profunda femoris
e1-A.circuflexa femoris medialis
e2-A.circumflexa femoris lateralis
e3-A.perforantes
A.POPLİTEA
a)A.superior lateralis genus
b)A.superior medialis genus
c)A.media genus
d)Aa.Surales
e)A.inferior lateralis – medialis genus
f)rete articulare genus
g)Rete patellare
ı)A.tibialis anterior
ı1-A.recurrens tibialis anterior
ı2-A.recurrens tibialis posterior
ı3-A.malleolaris anterior lateralis
ı4-A.malleolaris anterior medialis
ı5-A.rete malleolaris mediale
ı6-A.rete malleolaris laterale
ı7-A.dorsalis pedis
i)A.tibialis posterior
1-A.circumflexus fibularis
2-A.malleolaris medialis
3-R.calcanei
4-A.plantaris medialis
5-A.plantaris lateralis
j)A.fibularis
1-R.perforantes
2-R.comminicans
3-R.malleolaris lateralis
VENLER (Baş boyunun dışındakiler)
ÜST EXTREMİTE VENLERİ
YÜZEYEL VENLER
1-Rete venosum dorsale manus.
2-V. Cephalica
3-V. Basilica
4-V. Mediana antebrachii
5-V. Medana cubuti.
DERİN VENLER
1-Arcus venosus palmaris profundus
2-Arcus venosus palmaris superficialis
3-Vv.Radiales
4-Vv.Ulnares
5-Vv.İnterosseae anteriores
6-Vv.İnteroseae posteriores
7-Vv.Brachiales
V.AXİLLARİS
V.SUBCLAVİA
GÖĞÜS BOŞLUĞU VENLERİ
1-V.Cava superior
2-V.Asygos
a-V.İntercostalis posteriores
b-V.Hemiasygos
c-V. Hemiasygos accessoria
d-Vv.Bronchiales
3-V.Brachiocephalica sinistra
4-V.Brachiocephalica dextra
5-V.Thoracica interna
6-V.Thyroidea inferior
7-V.İntercostalis superior
8-Vv.Columnae vertebralis
KARIN VENLERİ
V.CAVA İNFERİOR
1-V.Lumbales
2-V.Testicularis-ovarica dextra
3-Vv.Renales
4-V.Suprarenales dextra
5-Vv.Phyrenica inferiores
6-Vv.Hepaticae
7-V.İliaca communis
V.PORTAE HEPATİS
1-V.Splenica
a-V.Mesenterica inferior
2-V.Mesenterica superior
3-V.Gastrica sinistra
4-V.Gastrica dextra
5-Vv.Paraumbilicales
6-V.Cystica
PELVİS VE PERİNE VENLERİ
V.İliaca communis
V.İliaca interna
V.İliaca externa
V.İLİACA İNTERNA
1-V.Gluteales superior
2-V.Gluteales inferior
3-V.Pudentales interna
4-V.Obduratoriae
5-V.Sacrales laterales
6-Vv.Rectales media
7-V.Drsalis profunda penis
8-Vv.Vesicales
9-Vv.Uterinae (bayanlarda)
10-Vv.Vaginales (bayanlarda)
V.İLİACA EXTERNA
1-V.Epigastrica inferior
2-V.Circumflexa iliaca profunda
3-V.Pubica
ALT EXTREMİTE VENLERİ
YÜZEYEL
1-V.saphena magna
2-V.saphena parva
DERİN
1-Ayak venleri
2-V.Tibiales anteriores
3-V.Tibiales posteriores
4-V.Poplitea
5-V.Femoralis
Plevranın Anatomisi;
Her iki plevral kavite de, primitif barsak (çölom) epitelinin intraembryonik
türevleridir. Primitif çölom, her iki taraftaki lateral mezodermal yaprakların splankik
(iç organlar) ve somatik yapraklara farklılaşması ile oluşur. Bu çift kavite, daha
sonra 3 ayrı altgruba ayrılır: Perikard kavitesi, plevral kavite ve periton kavitesi. Bu
kavitelerin birbirinden ayrılmasını, tek olan septum transversum, her iki tarafta olan
plöroperitoneal ve plöroperikardial katlar sağlar. Plöroperitoneal katların gelişimi ile,
diğer iki kavite olan, perikard ve periton boşluklarından ayrılma sağlanır. Gelişimin
4. haftasında, laringotrakeal oluşum, farinksin tabanından itibaren görülmeye
başlar. 5. haftada, her iki plevral boşluk içinde, akciğerin ilk filizlenmesi görülür.
Patten’e göre (1968), akciğer, kendi kavitesine doğru büyüyerek, doldurmak üzere
hareket eder. Akciğerlerin büyümesi ile, kalbin her iki tarafında, plöroperikardial
membran ile akciğer karşılaşır ve plöroperitoneal kat ise, oluşmaya başlayan
diafragmaların bir parçası haline dönüşür. Akciğerlerin bu ekspansiyonu ile,
splankik mezoderm, mezenkim ile paketlenmiş bronş ağacının üzerine örterek
dışarı doğru itilir. Böylece, splankik mezoderm, plevranın mezotelial katını
oluşturacak şekilde incelir ve mezenkimal doku, plevranın altındaki bağ dokusunu
oluşturur. Bu nedenle, splankik mezoderm, viseral plevranın, somatik mezoderm
ise, parietal plevranın büyük bir bölümünü oluşturan yapılardır.
Genel Anatomik Özellikler:
Viseral plevra, akciğeri, hilustan başlayarak dışa doğru örter.
Viseral plevra, minör ve major fissürler boyunca da döşelidir
ve minör fissür bireylerin %50’sinde inkomplettir ya da
yoktur. Ayrıca, eğer bulunur ise, bazı aksesuar lobların
üzerini de örter. Pulmoner ligaman, hilustan diyafragmaya
doğru uzanan, viseral ve splankik plevraların karşılaşması
ile oluşan bir yapıdır ve sonunda parietal plevra ile
devamlılık gösterir.
Viseral plevra, akciğer parenkimine yapışıktır. Bir doğal
ayrım (klivaj) planı yoktur. Eğer, viseral plevra, akciğerden
ayrılırsa, sayısız hava kaçağı ve kanama odakları bulunan
bir yüzey oluşur.
Parietal plevra, göğüs duvarını, mediastini, diyafragm’ı ve akciğerin
cupulası ve toraks girişini (thoracic inlet) her iki tarfta da örter. Mediastinal
plevra, ventralden sternumdan, dorsalde toraks vertebra spina’larına kadar
uzanarak, mediastinal yapıları ve perikardı örter. Diyafragma üzerindeki
plevra, diyafragm yapılarına sıkıca yapışıktır ve bu iki yapı arasında doğal
bir ayrım planı (klivaj planı) yoktur. Benzer olarak, mediastinal plevra,
perikarda yapışıktır. Buna karşın, mediastinal plevranın geri kalan kısmı;
cupula’nın ve gögüs duvarının plevrası, altındaki dokulardan kolaylıkla
diseke edilebilir. Ayrıldığı doku olan endotorasik fasya, altındaki göğüs
duvarının kemik, kas ve damarsal yapılarına yapışık bulunmaktadır.
Topografik olarak, plevranın sınırları, kaburgaların, mediastinal ve diafragmatik plevra ile
devamlılık gösterir. Plevranın anterior sınırı, önde kostaların ve mediastinal plevranın
birleştiği yerde keskin bir sınırdır. İnferior sınır ise, kostal ve diyafragmatik plevranın bir
çizgi halinde karşılaşıp birleştiği yerdedir. Posterior sınır ise, parietal plevranın torasik
vertebraların yakınında mediastinal plevra ile karşılaştığı yerdir. Mediastinal ve kostal
plevralar, önde, plevral bir kese oluşturarak meydana gelir. Benzer olarak, kostal ve
diyafragmatik plevralar, karşılaşarak, bazalde kostadiyafragmatik resesi oluşturur.
Plevranın, topografik olarak, inferior, anterior ve posterior sınırları kişiden kişiye bir
miktar farklılık gösterir. Akciğerin kupulasındaki anterior plevral sınır, boynun tabanında
viseral organlar tarfından ayrılır. Buradan, medial olarak sternumun arkasından aşağı
doğru inerken, diğer tarafın plevrası ile karşı karşıya gelip birleşerek, PA grafilerde
görülebilen anterior mediastinal çizgiyi oluşturur. Sağ anterior sınır, aşağı doğru orta
hatta iner. Sternum cisminin alt sınırlarına doğru, 6. ya da 7. kostal kartilajda, tekrar iki
tarafa ayrılarak, inferior plevral sınırları oluşturur. Sol anterior plevra sınırı da aynı yolu
izleyebilir, fakat genellikle, 4. kostal kartilaj düzeyinde ayrılır, 5.nin sternal kenarını takip
eder, altıncının lateralini izler ve 7. kostal kartilajda giderek daha çok açılarak ayrılır.Sol
anterir plevra sınırının 4 ila 6. interkostal aralıklarda yer değiştirmesi ile kalp çentiği
oluşur (kardiak incisura). Latereal radyografide, akciğer, kalp ve bunlara bitişik yağ
dokusu tarafından oluşturulan yumuşak doku gölgesi görülür. Bu karşılaşma Whalen ve
ark. Tarafından retrosternal çizgi olarak adlandırılmıştır.
Her iki plevral boşluğun inferior sınırları, 7. kostal kıkırdak civarında ayrılır ve
8., 9. ve 10. kostaları çaprazlarlar. En alt seviyelerine, orta aksiller hat
hizasında 11. kostada ulaşırlar. Bu noktadan itibaren hemen hemen yatay bir
şekilde ilerleyerek, plevranın posterior sınırına 11. torasik vertebra düzeyinde
ulaşırlar.
Posterior plevra sınırları, torasik vertebranın önünde beraber olarak kupulaya
kadar uzanırlar, burada ayrılırlar. İnferior ve anterior sınırların tersine, künt bir
şekilde kavis çizerler. Sağ ve sol posterior plevra sınırları, vertebra cisimleri
önünde birbirlerine yakın seyrederler. Bu oluşuma bitişik olarak, özofagusun
arkasında ve aorta, hemiazigos ve azigos venlerinin önünde, ince bir
retroözofageal boşluklar oluşur.
Bu boşluklar nedeni ile, PA-göğüs grafisinde iyi görünebilen mediastinal
çizgiler bulunur. Bu çizgilere, azigoözofageal reses ve superior özofageal
reses denir. Vertebral cismin üzerinden aort üzerine doğru uzanan, sol
paraspinal çizgi de, genellikle grafilerde görülür.
Download