ISI YALITIMI ve EPS

advertisement
ISI YALITIMI ve EPS
İskelet taşıyıcı sistem içinde nispeten ince duvarlara sahip binalarımızda, düşük maliyetle
ısıtma ve soğutma yapabilmek, küf, terleme, korozyon vb. sıkıntılarla karşılaşmamak ve
daha sağlıklı ortamlarda çevre kirliliğini en aza indirerek yaşamak için günümüzde etkin
bir şekilde ISI YALITIMI kullanılarak binaların ısıl performanslarının iyileştirilmesi
gerekmektedir.
Binanın ısıl performansının değerlendirilmesinde kullanılan iki önemli terim, sıcaklık ve ısıdır.
Sıcaklık ve ısı terimleri arasındaki farkın açıklanması, ülkemizde oldukça yerleşmiş olan yanlış
kullanımlardan kaçınılması için önemli olmaktadır.
Sıcaklık
Isı alış verişine sebep olan, maddeye ait ve kütlesinden bağımsız bir özelliktir. Birimi Derece
Santigrat (°C) veya Kelvin (K)’dir.
Isı
Sıcaklık farkı nedeniyle oluşan iletim halindeki enerjiye ısı denilmektedir. Maddeye ait bir özellik
değildir. Birimi Joule (J) dür. Sıcaklıkları farklı iki sistem, birbirleri ile temas edince sıcaklığı
yüksek olan sistemden, sıcaklığı düşük olan sisteme doğru kendiliğinden bir ısı iletimi meydana
gelir.
Yukarıdaki açıklamalara göre duvarın havanın v.b bir maddenin (havanın, duvarın, masanın vb)
ısısından bahsedilemez, sıcaklıkları belirtilir. Çünkü ısı maddenin bir özelliği değildir, iletim
halindeki enerjidir. Isı iletimi aşağıdaki üç farklı yolla gerçekleşir.
Kondüksiyonla (iletimle): Atomların titreşimleri sırasındaki çarpışmaları sonucu gerçekleşen
ısı iletimidir. Bu nedenle konduksiyonla ısı iletimi en fazla katı cisimlerde görülmektedir.
Konveksiyonla (taşınımla): Molekülleri serbestçe hareket eden akışkanlarda (sıvı veya
gazlarda), moleküllerin uzun mesafeli yer değiştirmeleri sonucu oluşan ısı iletimidir.
Radyasyonla (ışınımla): Isı enerjisinin, ışınım yolu ile (elektromanyetik dalgalarla), herhangi
bir ara taşıyıcıya gereksinim göstermeden iletilmesi halidir.
Isı iletimi zamana bağlı bir büyüklüktür. Isı iletiminin zamanla azalıp çoğalması veya sabit
kalması, ısı iletiminin rejimlerini meydana getirir. En genel haliyle ısı iletim rejimleri sabit (kararlı)
rejim ve değişken rejim olarak ikiye ayrılır.
Sabit Rejimde (kararlı rejim) Isı İletimi
Sabit rejim, sabit sıcaklıklar etkisinde meydana gelen ısı iletimidir. Herhangi iki eşit zaman
aralığında iletilen ısı miktarı hep aynıdır. Bu şartlarında sadece elemanın ısı iletimine karşı
gösterebildiği ısıl direnç önemlidir. Bileşen veya elemanın ısıl direnci, elemanı oluşturan
katmanlardaki malzemelerin ısıl iletkenlik değerleri (?) ve kalınlıklarından (d) faydalanılarak
bulunur. Her katmanın ısıl direnci d/?ile hesaplanır. Dolayısıyla bir katmanın ısıl direncinin
olabilmesi için ısıl iletkenliğinin küçük olmasının yanında anlamlı bir kalınlığa da sahip olması
gerekir. Türk Standardlarında ve Avrupa normlarında ısıtma enerjisi ihtiyacı (kış şartları) sabit
rejim esaslarına göre yapılmaktadır.
Değişken Rejimde Isı İletimi
Değişken sıcaklıklar etkisinde meydana gelen ısı iletimidir. Herhangi iki eşit zaman aralığında
iletilen ısı miktarı değişkendir. Eğer sıcaklıklar ve dolayısıyla da ısı akımı, zamanla periyodik
olarak değişiyorsa, periyodik rejim adını alır. Dış hava sıcaklığının değişimi, genellikle periyodik
olarak kabul edilir. Soğutma enerjisi ihtiyacının (yaz şartları) hesaplanmasında periyodik rejim
esas alınmaktadır. Yapı konusunda kullanıcı açısından önemli bir ihtiyaç, yapı ile ilgili teknik
bilgilerin, özel bilgi birikimi gerektirmeyecek şekilde anlaşılabilmesidir. Satın alınan binaya
ödenen paranın karşılığında kullanım süresince, kişilerin sağlıklı ve üretken olarak
yaşayabilecekleri ortamların en düşük maliyetle sağlanabilmesi tüketicinin bir binadan
bekleyeceği en önemli özelikler arasındadır. Bir binanın iç dekorasyonunu, kapı ve
pencerelerini, aksesuarlarını (kapı kolu, lavabo, vb) tüketicinin daha sonra istediği yönde
değiştirebilmesi mümkündür. Ama kendisinin sağlıklı ve üretken olarak ve düşük kullanım
maliyetleri (su, elektrik vb. faturalar, bakım, onarım faturaları vb.) ile yaşayabileceği ortam
şartlarını belirleyen yapıya ait teknik özellikleri, bina bittikten sonra değiştirmesi oldukça zordur.
Bu sebeple binayı satın alırken binanın bu açıdan sorgulanması tüketicinin yararınadır.
Yapı konusunda kullanıcı açısından önemli bir ihtiyaç, yapı ile ilgili teknik bilgilerin, özel bilgi
birikimi gerektirmeyecek şekilde anlaşılabilmesidir. Satın alınan binaya ödenen paranın
karşılığında kullanım süresince, kişilerin sağlıklı ve üretken olarak yaşayabilecekleri ortamların
en düşük maliyetle sağlanabilmesi tüketicinin bir binadan bekleyeceği en önemli özelikler
arasındadır. Bir binanın iç dekorasyonunu, kapı ve pencerelerini, aksesuarlarını (kapı kolu,
lavabo, vb) tüketicinin daha sonra istediği yönde değiştirebilmesi mümkündür. Ama kendisinin
sağlıklı ve üretken olarak ve düşük kullanım maliyetleri (su, elektrik vb. faturalar, bakım, onarım
faturaları vb.) ile yaşayabileceği ortam şartlarını belirleyen yapıya ait teknik özellikleri, bina
bittikten sonra değiştirmesi oldukça zordur. Bu sebeple binayı satın alırken binanın bu açıdan
sorgulanması tüketicinin yararınadır.
Isı yalıtımının amacı, enerjiyi yaşam şartlarından taviz vererek tüketmemek değil enerjiyi verimli
kullanmaktır. Yani gerekli yaşam şartlarını az enerji tüketerek, daha az maliyetle ve çevreye
daha az zarar vererek sağlamaktır.
Yapılarda ısı yalıtımı enerjiden tasarruf sağlayarak gaz, kurum ve toz emisyonunu azaltıp çevre
kirliliğini önler. Duvar, ısı köprüleri, zemin ve tavan yüzey sıcaklıklarının iç konfora olduğu kadar
yapı kabuğu üzerinde de önemli etkileri vardır. Yeterli yalıtım yaşam kalitesine katkıda bulunur
ve bina dokusunun korunmasına yardımcı olur. Sağlıklı ve rahat yaşam sadece uygun ısı ve
nem şartlarına sahip olan mekânlarda mümkündür.
Eğer bir fayda-maliyet karşılaştırması yapılırsa, ısı yalıtımı hem ekolojik hem de ekonomik
açıdan yararlı ve kısa sürede geri kazanılan bir yatırımdır. Bununla birlikte inşaatın fiziksel ve
teknik prensiplerinin incelenmesi ve yüksek kalitede uygun yalıtım malzemesinin kullanımı
önemlidir.
Binalarda ısı yalıtımının bulunmayışı veya yetersiz olması sonucu ısıl konforun, yani
kullanıcıların sağlıklı ve üretken olmaları için gerekli ısıl şartların, sağlanabilmesi için
çok yüksek yakıt tüketimi gerekir. Çoğunlukla da bu tüketime ekonomik sebeplerle
ulaşılamaz ve

Kullanıcıların sağlığının bozulmasının yanında,

Binanın iç yüzeylerinde terleme (havanın içindeki su buharının iç yüzeylerde
yoğuşması) veya küf oluşumları (su buharının duvar içinde yoğuşması) görülür.
Binanın taşıyıcı elemanlarında bu yoğuşma sonucu korozyon da oluşabilir ki, bu
husus binaların sağlamlığı açısından çok önemlidir.

Bu olumsuzluklara ilave olarak yine de yüksek yakıt faturaları ödenir.
Bu sorunların giderilmesinin tek yolu doğru ISI YALITIMI uygulanmasıdır. Ancak ısı yalıtımı
doğru malzeme, detay ve uygulama ile gerçekleştirildiği zaman faydalıdır. Üzücü olan yanlış
uygulamaların sonucunda yaşananların suçlusu olarak ısı yalıtımının görülmesi ve kişilerin ısı
yalıtımı yapmaktan uzaklaşmasıdır. Hâlbuki doğru malzeme, detay ve işçilikle yapılan ısı
yalıtımı ile hem konforlu mekânların elde edilmesi ve hem de her yıl ısıtma ve /veya soğutma
faturalarının en az yarısının tasarruf edilmesi mümkündür. Isı yalıtımı ısınma amaçlı enerji
tüketimini olduğu kadar soğutma amaçlı enerji tüketiminin azaltılmasında da faydalıdır.
Öncelikle küf ve boyada görülen hasarlar, yalıtımsızlıktan veya işinin ehli olmayan kişilerce
yapılan ve doğru olmayan malzemelerin kullanılmasından kaynaklanır. Doğru yalıtım ise bu
sorunları ortadan kaldıracaktır. Hatta iç yüzeylerde görülen terlemenin sebebi pek çok
durumda dışardan su girmesinden kaynaklandığı sanılsa da aslında ısı yalıtımı
olmayışının sonucunda iç yüzeylerin sıcaklıklarının düşmesi ve iç ortamdaki buharın bu
yüzeylerde yoğuşmasıdır. Isı yalıtımı ile bu sorunların da çözülmesi mümkün olacaktır.
Ayrıca, binanın taşıma gücü güvenliği açısından beton ve demirin korozyonunun
önlenmesi için yapılacak en doğru koruma da binaya, dışarıdan kesintisiz şekilde ısı
yalıtımı uygulanmasıdır. Böylelikle beton ve demir, atmosfer şartlarının olumsuz etkilerinden
(yağış, sıcaklık vb.) de korunduğu için binanın kullanım ömrü güvenli bir şekilde uzayacaktır.Isı
köprülerinin oluşumu da önlenecektir.
Isı yalıtımı sonucu ısıtma/soğutma cihazlarının daha düşük kapasiteli seçilebilmesi ve
donanımının daha az maliyet gerektirmesi de, her yıl sağlanacak yakıt tasarrufuna ilave mali
kazançlardır.
Ülkemizde ısı yalıtımının yeterli düzeyde yapılabilmesi için TS 825 Binalarda Isı Yalıtım Kuralları
Standardının uygulanması gerekir. TS 825 ZORUNLU BİR STANDARDDIR. Bu sebeple yeni
yapılan her binanın Qyıl değerinin hesaplanmış olması ve standardda verilen sınır değere eşit
veya küçük olması gerekir. Isı yalıtım hesaplarında elemanların (duvar, pencere, çatı vb) ayrı
ayrı hesaplanması uygun değildir ve Standardlarda izin verilmemektedir. Günümüzde her
binanın bütün olarak incelenmesi ve toplam yıllık ısıtma enerjisi ihtiyacının belirlenmesi gerekir.
Genleştirilmiş Polistiren Köpük (Expanded Ploystyrene Foam) veya kısaltılmış şekliyle EPS ısı
yalıtım malzemesinin,

Isıl iletkenliği çok düşüktür

Çevre şartlarına dayanıklıdır, uzun ömürlüdür

Yoğunluğu geniş bir aralıkta değiştirilebilir ve böylece bütün özellikleri geniş bir aralıkta
istenilen şekilde kontrol edilebilir

Su emme değeri çok küçüktür,

Bir çok diğer ısı yalıtım malzemesine göre hem üretim aşamasında hem de daha sonraki
süreçte daha çevre dostudur (içinde ve üretiminde ozon tabakasına zarar verici CFC vb.
içermez, direkt olarak küresel ısınmaya sebep olmaz, geri dönüşümü olan bir malzemedir).

Çok iyi darbe emme özelliği vardır

Bakteri büyümesine karşı dirençlidir

İstenilen biçimde üretilebilir, uygulama kolaylığına sahiptir
Bu özelliklere ek olarak EN EKONOMİK ISI YALITIM MALZEMESİ OLMASI sebebiyle ısı yalıtım
uygulamalarında önemli üstünlüklere sahiptir ve dünyada ve ülkemizde kullanımı yaygındır.
Isı Yalıtımda Neden EPS
EPS nin %98 hareketsiz ve kuru havadır , buda bilinen en iyi ısı yalıtım malzemesi , ekonomik
ve çevre dostu olması nın temel sebebidir.EPS üstün teknik özelliklere sahiptir , kullanılacağı işe
göre çok geniş bir yoğunlu aralığında ve ekonomik olarak üretilebilir. Bilhassa ısı yalıtımında
ideal yoğunluk olan 16-30 kg/m3 aralığı EPS de ekonomik bir üretimle mümkündür. Bu yoğunluk
aralığı Isınma ve soğumaya bağlı genleşme ve büzülme davranışı sonucu oluşabilecek
çatlamaları önleyen ayrıca buhar geçirgenliğini maksimum seviyede sağlayan bir aralıktır.
Ayrıca bu yoğunluk ve petek görünümlü hücre yapısı üzerine yapılan fileli sıva uygulamasınında
daha iyi bir adreans ile tutunmasına yardımcı olur ,çok sert ve parlak yüzeyler sıva tutunması
açısından her zaman handikap oluşturur. 3-6 hafta dinlendirilen EPS levhalar tüm üretim
gazlarını atarak sabit bir yalıtım katsayısına ulaşırlar.Halbuki kimi yalıtım levhalarında bu süre
yıllara yayılır ve yalıtım değeri zaman içinde azalır.
Download