TBMM B : 96 19 . 6 . 2003 O : 1 Değerli milletvekilleri, kamusal alan

advertisement
T.B.M.M.
B : 96
19 . 6 . 2003
O :1
Değerli milletvekilleri, kamusal alan, bir eşitlik ve toplumsal sorumluluk alanıdır. Bu alanda,
kamu düzeninin kuralları, laik, demokratik cumhuriyetimizin vazgeçilmez ilkeleri geçerlidir. Özel
alan ise, özgürlük ve bireysel sorumluluk alanıdır. Herkes, özel alan içinde, kendi altkimliğini geliş­
tirmek, anadilde eğitim ve yayın yapmak, bu amaçla özel radyo ve televizyonları kullanmak hak­
kına sahip olmalıdır. Tabiî, anadilde radyo ve televizyonda yayın hakları kullanılırken, devletin ve
sivil toplumun denetim mekanizmaları, yasallık ve saydamlık kuralları içinde, yürürlükte olmalıdır;
tabiî, kamusal alanın varlığına herkes saygılı olmalıdır; tabiî, herkes laikliğin, ulusal bütünlüğün ve
bağımsızlığın korunmasına sınırsız özen içinde olmalıdır. Ancak, şunun bilinmesini istiyorum:
Kamu okullarında anadillerde eğitim yapmak, anadillerde devlet radyo ve televizyonlarında yayın
yapmak devletin görevi değildir değerli arkadaşlarım.
Kürtçeyi sadece devlet konuşur, özel TV'lerde kullanamazsınız anlayışı kabul edilemez. Tabiî,
getirilen maddeyle, bu, özel televizyonlara da açılmıştır; ancak, tartışmakta olduğumuz konu,
dışarıdan, anadilde yayın yapan TV'lere yönelik, Kürtçe yayın yapan TV'lere yönelik karşı
propaganda için yayın yapılması, bu amaçla devlet televizyonlarının kullanılması meselesi değildir.
Bırakınız, anadili, sahibi konuşsun, bu ihtiyacı duyan konuşsun, istediği platformda konuşsun. Bu
haklar, özel alanda, özgürlük içinde, ancak, kamusal denetim altında, isteyen taraflarca gerçekleş­
tirilir. 21 inci Yüzyılın insanını, onun hukukunu, varlığını ve kimliğini temel alan çağdaş anlayış
bunu öngörür. Bunu gerçekleştirmek, bizim, hepimizin, Adalet ve Kalkınma Partisinin ve Cum­
huriyet Halk Partisinin görevidir. Bunu, Avrupa Birliği bizden istedi diye değil, insanlarımıza ve ül­
kemize saygımızın ve sorumluluğumuzun gereği ve nedeniyle gerçekleştirmeliyiz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun Sayın Hacaloğlu.
ALGAN HACALOĞLU (Devamla) - Dün herkes susarken, biz, olaya, davaya sahip çıktık;
herkesin başı eğikken, ülkemizde demokratikleşmenin ve kültürel çoğulculuğun bayraktarlığını
yaptık. Bundan sonra da, eğilmeden, bel vermeden, hukuk devleti, dürüst yönetim ve insan hak­
larının ödünsüz savunucusu olmaya kararlıyız.
Bu konuda, Avrupa Birliği ülkelerine de bir sözüm var. Kopenhag Kriterleri, onun gereği olan
hukuk devleti, demokratikleşmeyi ve insan haklarını sürekli geliştirmek, hepimizin ortak görevidir;
insan hakları ihlallerinin ve işkencenin kökünü kazımak, hepimizin ortak sorumluluğudur; ancak,
çağdaş dünyanın çağdaş ilkesini oluşturan kültürel çoğulculuğun çok yönlü gereklerini bizden ister­
ken, Avrupa Birliğinin kendi özeleştirisini de yapmasını beklemek hakkımızdır. Avrupa Birliği dev­
letlerinin, Avrupa'da yaşamakta olan farklı altkimlikten insanlara, Avrupa'da yaşamakta olan insan­
larımıza eşit hukuk, eşit hak ve eşit hizmet anlayışıyla yaklaşmasını bekliyoruz.
Hükümete de son bir uyarıda bulunmak istiyorum izninizle. Avrupa Birliği üyeliğinin temel
koşullarından biri Kopenhag Kriterleri ise bir diğeri de Maastricht Kriterleridir. Adalet ve Kalkın­
ma Partisi Hükümeti, her geçen gün, Maastricht Kriterlerinden giderek daha da uzaklaşmaktadır.
Bilindiği gibi, Maastricht Kriterleri, bütçe açığının gayri safi yurtiçi hâsılaya oranının yüzde 3'ü aş­
mamasını öngörmektedir; ancak, son rakamlar, mayıs ayı sonu itibariyle bütçe rakamları, bütçe
açığının bütçe toplamına oranının yüzde 37'ye tırmandığını ortaya koymaktadır. Keza, Maastricht
Kriterlerinin toplam kamu dışborcu hedefinin de, neredeyse ikiye katlanmakta olduğunu hepimiz
bilmekteyiz.
Kısaca, daha altı ay geçmeden, Adalet ve Kalkınma Partisinin önderliğinde, devlet...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Hacaloğlu.
ALGAN HACALOĞLU (Devamla) - Efendim, teşekkür edebilir mıyım/
-450-
Download