Mutlak Sıfırdan Uç Sıcaklıklara Isının Evrendeki Etkileri

advertisement
Mutlak
Sıfırdan
Uç
Sıcaklıklara Isının Evrendeki
Etkileri
Sıcaklığı ölçmek için insanlık birçok standart geliştirmişse
de bilimde kullanılan yegane birim Kelvin’dir. Kelvin birimi
mutlak sıfır denen evrensel değer baz alınarak
oluşturulmuştur. Mutlak sıfır olarak anılan değer 0 Kelvin ve
aynı zamanda -273 santigrat dereceye denk düşer. Okullarda
“Doğada bulunabilecek en düşük sıcaklık” diye anılsa da mutlak
sıfır doğada bulunamaz, bu fizik kurallarının geçerli olduğu
evrende bulunması mümkün değildir. Bu değer tamamen
hesaplanarak bulunmuştur. Bunun nedenine gelecek olursak; her
maddenin sıcaklığı düştükçe hacminde azalma meydana gelir.
Mutlak sıfır noktasında yapılan hesaplamalara göre soğudukça
büzüşen ideal gazların tamamen ortadan yok olması gerekir. Tüm
maddelerin kendilerini oluşturan tanecikleri hareket
halindedir. Katı haldeki cisimlerin tanecikleri bulundukları
noktada titreşim hareketi yapar. Mutlak sıfır bu taneciklerin
tamamen durması demektir. Hiçbir şekilde maddenin iç
enerjisini oluşturan bu titreşimleri tamamen yok etmek mümkün
değildir. Mutlak sıfır kavramsal açıdan ışık hızı birimi
gibidir, hiçbir madde bu noktaya ulaşamaz ve bu sıcaklığa
yaklaşan maddelerde tuhaf kuantum etkileri gözlemlenir.
Örneğin süper iletkenlik denen dirençsiz yapıya sahip
iletkenler mutlak sıfıra yakın soğutulmuş maddelerden
ibarettir. Ulaşılabilmiş en düşük sıcaklık ise 4 pikokelvin
olarak kayıtlara geçmiştir. Pikokelvin değeri 1 Kelvin’in
milyarda birine denk düşer.
Çok büyük sıcaklıklarda ölçü birimi önemsiz kalır. Örneğin bir
süpernova patlaması sırasında oluşan 55.000.000 derecenin
Santigrat değerinden mi yoksa Kelvin mi olduğunun artık bir
önemi yoktur. Bu sıcaklık birimleri dünya gibi canlı yaşamı
için optimum durumdaki gezegen ortamları için işe yarar
vaziyettedir. Evrenin geri kalanı söz konusu olduğunda yemez.
Kelvin biriminde tıpkı Santigrat’ta olduğu gibi suyun kaynama
ve donma noktası arasında 100 derece fark vardır. Bu nedenle
iki birim için de sıcaklık arası oranlar eşittir. Santigrat
formundaki bir değerin Kelvin cinsinden dengini bulmak için
273 birim çıkartmak yeterlidir. Santigrat söz konusu olduğunda
0 derecede donan su Kelvin’de 273 derecede donarken, 100
derecede kaynayan su 373 derecede kaynar. Diğer sıcaklık ölçüm
birimleriyle işlem ise bu kadar basit değil, oran hesabı
gerektiren formüllere sahiptir.
Santigrat iki ölçüm değeri arasının 100 parçaya bölümüyle elde
edilen değerin ismidir. Çoğu zaman Celcius olarak kullanılsa
da, Celcius Kelvin’den 273,15 derece çıkarılmasıyla elde
edilir.
Çok uç sıcaklıklarda tanecikler parçanabilecekleri en küçük
parçacığa dek parçalanır. Enerjileri o kadar yüksek ve o kadar
hareketlidirler ki birleşerek maddeyi oluşturamazlar. Big
bang’den hemen sonra evren tamamen bu formda bulunmuştur.
Genişleyip soğudukça parçacıklar sakinleşmiş ve daha yavaş
hızlara ulaştıktan sonra bir araya gelerek hidrojen gibi basit
elementleri oluşturmuştur. Kütleçekim etkisiyle bir araya
gelen ve sıkışan hidrojen kütleleri ise bu basınçtan ileri
gelen füzyonun etkisiyle enerji yaymaya başlar. Sıkışan
hidrojen bulutunun merkezinde bulunan hidrojen atomları
birleşerek helyum atomlarına dönüşür ve bu nükleer
reaksiyondan açığa çıkan enerji uzaya ısı ve ışık olarak
yayılır. Bu kütle her taraftan eşit şekilde çekildiğinden
dolayı küre formunu alır ve böylece bir yıldız hayatına
başlamış olur. Evrenin büyük kısmını kaplayan, görece olarak
soğumuş olan hidrojen toplulukları bu süreç dolayısıyla tekrar
ısılarını arttırmaya başlar. Bu derece sıcaklıktaki bir madde
gaz halinden çok daha ötede bir faz yaşar. Yıldızlar yüksek
sıcaklıklarından dolayı plazma halindedir. Plazma hali ise
yüksek enerjiye, yüksek hıza sahip sahip atomların
elektronlarını artık yörüngesinde tutamayacak duruma
gelmesiyle, maddenin atomları arasında elektronların da
yüzdüğü bir durumdur. Elektronlar serbest durumda olduğundan
dolayı plazma halindeki bir madde elektrik akımını çok iyi
geçirir. Plazma halinde bulunmak için yüksek sıcaklık birinci
şart değildir. Radyoaktivite gibi etmenler de maddeyi plazma
haline geçirebilir.
Evren Big bang kuramına göre hayatına çok yüksek sıcaklıkta
başladı ve gittikçe soğumaya devam ediyor.
Daha önce bahsettiğim kozmik mikrodalga
arkaplan ışıması gittikçe düşen bu sıcaklığın
şu anki durumudur. Evren genişlemeye bu
ivmeyle devam ederse evrende sıcaklıktan eser
kalmayacak. Fakat evrenin bir noktadan sonra
aynı hızla kendi içine çökmesinden
bahseden Büyük çöküş (Big crunch) gibi teoriler söz konusu
olduğunda evren zamanı tersten yaşarken git gide ısınacak ve
Büyük patlama’nın gerçekleştiği ana geri dönecektir. Bu ana
dönüldükten
sonra
tekrar
bir
Büyük
patlama gerçekleşmesi olasıdır ve tüm bunlar art arda sürekli
olarak gerçekleşen bir Big bang ve Big crunch silsilesinin tek
bir elemanı olabilir.
Termodinamik fiziğin ısı alışverişlerini inceleyen alt bilim
dalıdır ve Entropi adında bir kavram içerir. Entropi kısaca
maddenin kaosa sürüklenme yatkınlığıdır. Her madde
olabildiğince düzensizleşmek ve enerjisini minimum seviyeye
indirmek ister. Porselen bir tabak yere düştüğünde kırılır,
sıkılan bir parfüm mekanın her yanına yayılır. Bu süreçleri
tersine çevirmek ise başlatmaktan çok daha fazla enerji ister.
Bu yüzden bu evren dahilinde 100% verim olması mümkün
değildir. Evrendeki her şey git gide bozunur. Zamanı oluşturan
kavram da bir açıdan budur. Büyük çöküş söz konusu olduğunda
entropi tersine işlemeye başlar ve evrendeki zaman tersinden
yaşanır. Evren düzensizlikten düzene doğru yol alır.
Download