Üç parti grubundan ortak önergedir. Şaşırmaya

advertisement
TBMM
B: 104
12 . 6 . 2009
O: 3
Bakın, ben burada bir konuşma yaptım "Üç parti grubundan ortak önergedir. Şaşırmayasımz,
ortak önergedir, oylarınız..." dedim. Ben biliyorum, son dakika her zaman bir şey oluyor, bir şey
oluyor!
Eğer sizin Grup Başkan Vekilinizin, Adalet Komisyonu Başkanınızın, burada avukat olarak
görev yapan birçok milletvekilinin söylediklerinin kıymeti harbiyesi yoksa, muhalefetin de yoksa,
eğer buna da demokrasi diyorsanız...
RECEP KORAL (İstanbul) - Asıl demokrasi o ya!
HASİP KAPLAN (Devamla) - ...bu nasıl demokrasi diye sorarlar. Niye imzanıza sahip
çıkmadınız diye sorarlar.
RECEP KORAL (İstanbul) - Kimlere sorarlar?
HASİP KAPLAN (Devamla) - Sorarlar, sorarlar... Bunu önce kendi içinizden sorarlar.
Bu imza sahiplerini davet ediyorum kürsüye, neden imzalarını geri aldıklarını lütfen açıklasınlar.
Şimdi, TRT ile ilgili bir önerge verdik. Evet, düzenleme kaldırılsın dedik. TRT'nin zaten
özerkliği yok, tarafsızlığı yok. Çiftlik gibi kullanılmaya başlandı, bir partinin görüşleri doğrultusunda
kullanılmaya başlandı, Meclis TV, şu an canlı yayında konuştuğumuz Meclis TV, TRT 3. TRT 3,
bunca tartışma yaşanırken Mecliste, mayın gibi günlerce tartışılan bir konuda dahi Mecliste grubu
bulanan dört partinin temsilcilerini çıkarıp bir açık oturum yaptıramıyorsa, bu partiler, bu gruplar ne
söylüyor, nedir dertleri bunu işleyemiyorsa, bu tartışmaları halka yansıtamıyorsa o zaman bunun ne
anlamı var. Meclisin televizyonu üzerinde baskı olmamalı, yönlendirme olmamalı.
Bir gelenektir, biliyoruz, muhalefet partilerinden bir Meclis Başkan Vekili genellikle Meclis
TV'nin sorumlusu olur. Bu gelenek uyarınca da ana muhalefet partisinden Meclis Başkan Vekilimizin
elbette ki sorumluluğunda ama sormak gerekiyor bu kadar önemli konuları, yasaları tartışırken neden
Meclis TV gruplar arasında ayrım yapıyor, neden konulan seçerken grupların görüşlerini almıyor,
neden Meclisin iradesini halka yansıtmıyor? Bunları sorma hakkımız var.
Bu bütçeye giden para vatandaşın cebinden çıkıyor, vergilerinden çıkıyor, hazineden çıkıyor.
Hiç kimse kendi çizgisine, siyasi görüşüne, dünya görüşüne göre TRT'yi kullanma hakkına sahip
değildir. Bu ayrımcılık gerçekten kabul edilemez. Zaten holdingleri var, basını var, oluşturulan güçlü
iktidar olanaklarında yandaş medyası kuruluyor, bir de devletin televizyonunu, vatandaşın vergisiyle
ödenen televizyonu şekillendirmenin de etik bir yanı olması lazım, etik durmak lazım. Siyaset etiğinin
gereklerinin yerine getirilmesi lazım. Siyaset etiği öyledir ki, kuruş kuruş, yapılan harcamaların
hesabının çıkarılması lazım. Örneğin TRT Şeş'te program yapan sanatçılar neden TRT Şeş'ten
ayrılmak zorunda kaldı? Onların imzaladığı protokoller, prodüksiyon şirketlerine ödenen harcamalar,
bunların hepsinin getirilip Mecliste açık açık anlatılması lazım ve sormak lazım, TRT farklı dillerde
yayın yapabilir ama "Kürtçe yayın yapıyorum." diye sağda solda konuşuluyorsa ben bunun hesabını
şöyle sorarım: Ahmed-i Hani'yi, dünyanın, Orta Doğu'nun tanıdığı en büyük mutasavvıfı, şairi,
yazarı, divanını TRT 6 kaç defa işledi, anlattı?
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
HASİP KAPLAN (Devamla) - E, lahmacun ve çiğ köfte yapmayı anlatıyor, ona bir şey
diyeceğim yok ama Kürt dilinde, divanında, sanatında, Ahmed-i Ceziri'nin şiirlerini, Fakiye
Teyran'ın... Ki Fakiye Teyran dünyada kuşların hocası olarak bilinen tek hocadır. Ben geçen gün
Kültür Bakanına bir soru önergesi verdim, Fakiye Teyran'ın isminin Anıtlar Kurulunda olmadığını,
onun Dicle kenarındaki mescidinin, kuşlarla konuştuğu mescidinin, tarihî mescidin kaydının
olmadığını öğrendim. Alaaddin Kalesi ve sarayının... Sulak köyü, İdil'in... Büyük bir kale, büyük
bir saray. Dicle Nehri'nde... Gelen geçenlerden gümrük alır. Bunun, bu kalenin tarihi Anıtlar
-939-
Download