kawasaki hastalığı,kabakulak,kırım kongo kanamalı ateşi,hanta virüs

advertisement
KIZAMIK
Kızamık; Measles; Rubeola; Morbili;
Kızamık viral, çok bulaşıcı, döküntüler ile seyreden viral bir
enfeksiyon hastalığıdır.
Kızamık solunum yoluyla havadan bulaşır, tüm vücuda
yayılır.
İlk kez 7. yüzyılda tanımlanmış.
Aşı öncesi dönemde çocukluk çağının en yaygın hastalığı
idi.
Aşısı 1963 de bulundu.
Halen az gelişmiş ülkelerde sık görülür ve ölüm oranı
yüksektir.
Kızamık virüsü ısı ve ışıkta hemen ölür, insan vücudu
dışında uzun süre canlı kalamaz.
İnsandan başka canlıda hastalık yapamaz. Sadece
insandan insana bulaşır.
Kızamık virüsü:
Reservoir ( kaynak ) İnsandır.
Nezaman görülür: Kış sonu ilkbahar aylarında görülür.
Nasıl bulaşır: Solunum yoluyla havadan bulaşır.
Kime bulaşır: Bütün insanlara bulaşabilir yaş cins
ayrımı yapmaz.
Bulaşması: Döküntüler başlamadan 4 gün önce ve
döküntüler solduktan 4 gün sonraya kadar bulaşıcıdır.
Bağışıklık: 1- Aşı ile 2- hastalığı geçirerek
bağışıklık kazanılır.
Kızamık kimlerde görülür?
Kızamık tüm yaş gurubunda görülebilir,
Çocuklar özellikle aşısız çocuklar kızamık tehlikesi
altındadır,
Öğrenciler
Uluslar arası seyahat edenler
Sağlık çalışanları kızamık için risk altındadır.
Ne
zaman kızamıktan şüphelenelim?
3 günden uzun süren generalize döküntü varsa,
38,3 derecenin üstünde ateş varsa ve aşağıdakilerden en
az birtanesi
Öksürük yada burun akıntısı yada konjoktivit den en az
birtanesi var ise kızamıkdan şüphelenmek gerekir.
Kızamık virüsü nasıl bulaşır?
• Virüs solunum yoluyla havadan bulaşır.
• Boğazda çoğalarak lenf bezlerine yerleşir.
• Bulaştıktan 2 – 3 gün sonra tüm vicuda yayılır.
• Bulaştıktan 5 – 6 gün sonra tüm dokulara yerleşir ve
döküntü, ateş başlar.
Kızamık belirtileri nelerdir?
Kuluçka dönemi 10 – 12 gündür.
Hastalık üşüme, tireme ile ateşin 38,3 dereceye çıkması
ile başlar, hastada grip şikayetleri vardır, daha sonra
döküntü başlar.
Kızamıkta genellikle aşağıdakilerden biri vardır:
Konjoktivit (gözlerde kızarıklık),
Burun akıntısı,
Öksürük.
Kızamık döküntüsünün özelliği nedir?
Döküntü şikayetler başladıktan 2-4 gün sonra başlar ve
14 gün sürer.
Kızamık döküntüsü yüz ve boyundan (kulak arkası)
başlayarak kollara bacaklara doğru yayılır.
Kırmızı, ciltten hafif kabarık ve basmakla solan
döküntülerdir.
Avuç içi, ayak tabanı ve ağız içinde de döküntü
görülmesi önemlidir.
Küçük döküntüler daha sonra birleşerek büyür.
Döküntüler başladığı yerden başlayarak solar,
esmerleşir, pullanır ve kaybolur.
Kızamık tehlikeli bir hastalık mıdır?
Evet kızamık tehlikelşi bir hastalıktır. Kızamık sonrası
hastalarda aşağıdaki komplikasyonlar ortaya çıkabilir:
İshal % 8
Orta kulak iltihabı %7
Zatürre %6
Beyin iltihabı %0,1
Hastaneye yatış %18
Ölüm %0,2
Kızamık komplikasyonu 5 yaş altı ve 20 yaş üstünde artar.
Kızamık teşhisi nasıl konur?
Kızamık teşhisi
Boğaz örneği, kan veya idrardan virüs tespiti.
Kanda kızamık antikorlarının tespiti.
Boğaz, idrar ve örneklerde PCR ile virüs tespiti
ile konur.
Günümüzde kızamık vakaları nasıl ?
Salgınlar görülmüyor.
Nadir tek tek vakalar görülüyor.
Vakalar genellikle erişkin.
Vakalar genellikle yurt dışı ve aşılamanın şüpheli
olduğu ülkelerle ilgili.
Ülkemizde 2011 Ocak ayında 2 erikin vaka görülmüştür.
Atipik kızamık ne demek?
Çok hafif seyirli, veya
Çok ağır seyirli veya
Şok tablosuyla seyreden kızamık veya
Kanamalar ile seyreden kızamık tabloları atipik kızamık
diye adlandırılır.
Kızamık aşısı:
Canlı atenüe virüs aşısıdır.
% 95 etkilidir.
Hayat boyu koruma sağlar.
2 doz yapılır.
Kızamık Kızamıkcık Kabakulak ile birlikte yapılır. (
karma aşı = MMR aşısı )
12 ay üstü ve aşılanmamış erişkinlere yapılır.
İlk doz genellikle 18. ayda
2. doz 4- 6 yaş arasında yapılır.
Kızamık aşısının yan etkisi var mı?
Kızamık aşısı en güvenilir aşılardan birisidir. Çok az yan
etkisi vardır:
Ateş 5%-15%
Döküntü 5%
Eklem şikayetleri 25%
Thrombocytopenia <1/30,000 doz da bir
Parotit nadir
Sağırlık nadir
Ansefalit <1/1,000,000 doz da bir.
Kızamık aşısı kimlere yapılmaz:
Kızamık aşısı canlı aşıdır bu nedenle hamilelere ve immün
sistemi bozuk olanlara yapılmaz:
İlk dozda kızamık aşısına karşı ağır alerjik reaksiyon
olmuş ise.
Hamilelik varsa.
İlaca veya hastalığa bağlı bağışıklık bozukluğu varsa.
Akut hastalık hali varsa kızamık aşısı yapılmaz.
Kızamık nasıl tedavi edilir?
• Kızamığın tedavisi yoktur.
• Birçok kızamık vakası yatak istirahatı ve destek tedavisi
ile düzelir.
o Destek tedavisinde ateş düşürücü ilaçlar, öksürük kesici ve
bronş açıcı ilaçlar ile vitamin A takviyesi yapılır.
Kızamığa
yapılır?
bağlı
yan
etkilerin
tedavisi
nasıl
Hastalığın düzelme döneminde tekrar ateşin çıkması yada
ateşin 4. günden itibaren halen yüksek devam etmesi,
Kuru öksüsüğün yerine balgam çıkartan dolu öksürük
başlaması ve iltihabi balgam,
Kulak ağrısı, başağrısı başlaması komplikasyon
işaretidir.
İmmun sistemi bozuk hastalarda komplikasyon riski de
fazladır.
Akciğer tutulumu: zatüre, bronşit,
Orta kulak iltihabı,
Sinüzit,
Beyin tutulumu : ansefalit, Kızamık hastalığının
komplikasyonlarıdır.
Kızamık komplikasyonlarının tedavisinde antibiyotik
gerekebilir. Yukarıdaki şikayetlerin varlığında hastanın
doktora götürülmesi gerekir.
Kızamık aşı ile önlenebilen bir hastalıktır.
Referanslar:
1. Centers for Disease Control and Prevention
http://www.cdc.gov/
2. National Foundation for Infectious Disease
http://www.nfid.org/
3. Caring for Kids
http://www.caringforkids.cps.ca/
4. Public Health Agency of Canada
http://www.phac-aspc.gc.ca/
5. Bellini WJ, Rota JS, Lowe LE, et al. Subacute sclerosing
panencephalitis: more cases of this fatal disease are
prevented by measles immunization than was previously
recognized. J Infect Dis . 2005 Nov 15;192(10):1686-93.
6. Berkow R. The Merck Manual of Medical Information . 17th
ed. New York, NY: Simon and Schuster, Inc; 2000.
7. Glickman-Simon R. Measles vaccine. EBSCO Health Library
website.
:
http://www.ebscohost.com/thisTopic.php?marketID=15topicID=81 .
Updated February 2008. July 22, 2008.
8. Kassianos G. Vaccination for tomorrow: the need to improve
immunisation rates. J Fam Health Care . 2010;20(1):13-6.
9. Peter G, Gardner P. Standards for immunization practice for
vaccines in children and adults. Infect Dis Clin North Am .
2001;15:9-19.
10. Red Book: 2003 Report of the Committee on Infectious
Diseases . 26th ed. Washington, DC: American Academy of
Pediatrics; 2003.
KAWASAKİ HASTALIĞI
Kawasaki Sendromu; Mukokütanöz Lenf Nodu Sendromu;
Kawasaki hastalığı sebebi bilinmeyen ateşli çocukluk çağı
hastalığıdır. Nadiren ölümcül olur. Hastalık yüksek ateş,
boğazda ve dudaklarda şişlik, lenf bezlerinde şişme, el ve
ayaklarda soyulmalar ve eklem ağrıları ile seyreder. Hastalığı
viral bir enfeksiyonun başlattığı iddia edilmiş ancak
gösterilememiştir. Hastalığın gelişiminde genetik yatkınlık
olduğu düşünülmektedir.
Temel olarak otoimmün bir hastalıktır yani vücut sebebi
bilinmeyen bir nedenle kendi dokularına saldırır. Özellikle
kan damarları, ağız içi boğaz gibi mukozalara, eklemlere
saldırarak iltihaplanmaya neden olur. Lenf bezleri şişer boğaz
şişer, eklemler şişer, damarlarda iltihaplar gelişir.
Kawasaki hastalığı bulaşıcı değildir. Çocuklar hastalığı
birbirlerine bulaştıramazlar. Kawasaki başkasından kapılmaz.
Hastalık genellikle kendi kendine geriler ve iz bırakmadan
iyileşir. Nadir durumlarda hastalık kalbi ve kalp damarlarını
tutar ve damar iltihaplanması, damarlarda balonlaşmaya (
koroner anevrizma ) neden olur. Kalp kasında iltihap (
inflamasyon ) hali vardır. Kalp yetmezliğine neden olabilir.
Kawasaki hastalığı kalp damarlarında tıkanma ve daralmaya yol
açarsa kalp krizi, enfarktüs, kalp ağrıları ve kalp yetmezliği
ile kalıcı kalp şikayetlerine ve çocuğun hayatına mal
olabilir. Tedavi edilmeyen Kawasaki hastalarında kalp tutulumu
%20 ila 25 arasında değişir bu çocuklardan %1 i hayatını
kaybeder. Tedavi ile ölüm oranı %0.01 e kadar düşürülmektedir.
Bu nedenle Kawasaki hastalığının erken teşhis ve tedavisi çok
önemlidir.
Hastalık ilk kez Japon Doktor Tomisaku Kawasaki tarafından
1967 de tanımlandığı için bu adı almıştır.
Kawasaki hastalığı kimlerde görülür?
Kawasaki hastalığı aşağıdaki durumlarda daha sık görülür:
Yaş:
Hastalık Beş yaş altı çocuklarda görülür;
En sık 2 yaş civarında görülür,
8 yaş üstü çok nadir görülür, erişkinlerde
görülmez;
Erkeklerde kızlardan daha sık görülür;
Asyalılarda daha sık görülür;
Kış ve erken ilkbaharda sık görülür.
Hastalığın bu özellikleri akla mikrobik ve bulaşıcı
hastalıkalr ile ilişkisi olduğunu getirmekte ancak bugüne den
Kawasaki hastalığından sorumlu bir mikrop bulunamamıştır.
Kawasaki hastalığının belirtileri nelerdir ?
Hastalık başlangıçta diğer gribal şikayetlere benzer. En sık
görülen şikayetler :
Yüksek ateş, ateş ortalama 10 gün sürer, 40 dereceyi
bulan yüksek ateş görülür.
Döküntü: yama şeklinde daha çok göğüs bölgesine
görülür,
Eller ve ayaklarda şişme, kızarma ve daha sonra
soyulma,
Eklemlerde şişme ağrı artrit ( artrit ilerleyebilir),
eklemler simetrik olarak tutulur,
Gözlerde kızarıklık ( konjoktivit ) ,
Boyun lenf bezlerinde şişme,
Boğaz, ağız ve dudaklarda şişme kızarma, yutma zorluğu,
boğaz ağrısı ve boğukluk,
Çilek dili sarı beyaz dil üstünde kırmızı noktalar
görülür, yada dil kırmızı şiş ve ödemlidir.
İshal görülür,
Çocukta huzursuzluk vardır.
Kawasaki hastalığı nasıl teşhis edilir?
Hastanın şikayetleri ve muayene bulguları teşhise yardım eder.
Kawasaki hastalığına özle bir test yoktur. Muayene bulguları
teşhis koydurur.
Beş gün süren yüksek ateş ve aşağıdakilerden dört
tanesi teşhis koydurur:
Konjoktivit ( gözlerde kızarma ),
Boğaz, dil ve dudaklarda şişme kızarma,
El ve ayak derisinde ( döküntü, kızarıklık, ödem
yada soyulma ) ,
Gövdede döküntü,
Boyun lenf bezlerinde şişme.
Ayrıca kan ve idrar tahlilleri ile inflamasyonun varlığı
gösterilir:
Tam kan sayımı:
Anemi görülebilir
İltihap hücreleri artmıştır,
Trombositoz görülür,
Sedimantasyon yükselir,
CRP yükselir,
Karaciğer enzimleri yükselir,
Albümin düşer.
Ayrıca hastalığın kalp ve damarlarda yarattığı
komplikasyonları izlemek amacı ile :
EKG ( elektrokardiyogram) : kalp elektrosu
çekilerek ritim, kalp yetmezliği ve kalp krizi
bulguları izlenir.
EKO KARDİOGRAFİ : İle koroner arterlerin tutulup
tutulmadığına,
anevrizma
varlığına,
yetmezliği olup olmadığına bakılır.
kalp
Kawasaki hastalığı nasıl tedavi edilir?
Tedavinin amacı Kawasaki hastalığına bağlı kalp damarlarının
tutulumunu engellemektir. Tedaviye ne kadar erken başlanırsa
komplikasyonları önlemek o derece başarılı olur. Kawasaki
tedavisinde birçok ilaç kullanılır.
Aspirin: Yüksek doz aspirin verilerek:
Kanın pıhtılaşması engellenir,
Ateş düşürülür,
Artrit ve eklem iltihabı geriler,
Döküntüler solar.
Ancak viral çocukluk hastalıklarında aspirin kullanımı
karaciğere zararlı olduğundan teşhisten emin olmak gerekir.
Gamma globülin verilir: Kawasaki hastalığının erken
dönemlerinde gama globülin verilmesi koroner arterlerin
inflamasyonu nu ve komplikasyonların gelişmesini önler.
Plazmaferez yapılır: kanın içindeki sıvı kısmın ve bir
kısım proteinlerin alınması dır. Kawasaki hastalığı
temelde otoimmün bir hastalıktır. Yani vücut kendi
dokularına saldırır. Bu saldırıda kullanılan proteinler
plazmaferez ile alınırsa iltihap ta azalır. Tedavi
prensibi buna dayanır.
Kawasaki hastalığı tehlikeli midir?
Kawasaki hastalığı kalp damarlarını tuttuğundan en tehlikeli
komplikasyonlar damar tıkanması veya daralması sonucu ortaya
çıkar. Kalp krizi, kalp yetmezliği ve kalp ağrıları ortaya
çıkabilir. Bu komplikasyonlar sonucu tedavi edilmeyen
çocukların % 1i hayatını kaybeder. % 20 – 25 inde koroner
hasar kalır. Tedavi ile bu oran %0.01 e kadar geriler. Bu
nedenle Kawasaki hastalığının erken teşhisi ve tedavisi çok
önemlidir.
Kawasaki hastalığından korunma:
Kawasaki hastalığı mikrobik bulaşıcı bir hastalık değildir.
Hastalıktan bilinen bir korunma yolu yoktur. Erken teşhis çok
önemlidir. Hastalığın komplikasyonlarından korunmak erken
teşhis ve tedaviye bağlıdır.
Referanslar:
1- American Heart Association
http://www.americanheart.org/
2- Kawasaki Disease Foundation
http://www.kdfoundation.org/
3- Health Canada
http://www.hc-sc.gc.ca/index_e.html/
4- Heart and Stroke Foundation of Canada
http://ww2.heartandstroke.ca/
5- American Academy of Family Physicians. Kawasaki diseases.
Family
Doctor.org
website.
Available
at:
http://familydoctor.org/440.xml?printxml .
6- American Heart Association. Ask the pediatric
cardiologist—Kawasaki disease. American Heart Association
website.
Available
at:
http://www.americanheart.org/presenter.jhtml?identifier=300207
9 .
7- American Heart Association. Kawasaki disease:
complications, treatment, and prevention. American Heart
Association
website.
Available
at:
http://www.americanheart.org/presenter.jhtml?identifier=985 .
8- American Heart Association. What is Kawasaki disease?
American Heart Association website. Available at:
http://www.americanheart.org/presenter.jhtml?identifier=303199
2 .
9- DynaMed Editorial Team. Kawasaki disease. EBSCO DynaMed
website.
Available
at:
http://www.ebscohost.com/dynamed/what.php . Updated July 13,
2010.
10- Newburger JW, Takahashi M, Gerber MA, et al. AHA
scientific statement: diagnosis, treatment, and long-term
management
of
Kawasaki
Disease.
Circulation
.
2004;110:2747-2771.
11- Taubert KA, Shulman ST. Cardiovascular medicine: Kawasaki
disease. Am Fam Physician . 1999;59(11
KABAKULAK
Mumps;
Kabakulak viral bulaşıcı bir enfeksiyon hastalığıdır. Tükürük
bezlerinde şişme ağrı ve ateş ile seyreder. Aşı ile
önlenebilen bir hastalıktır. Genellikle çocuk çağda geçirilir,
buluğ çağında ve erişkin yaşta erkeklerde kısırlığa sebep
olabilir. Hastalık damlacıklar ile havadan ya da direk temas
ile yayılır. Aile içinde ve çocuklar arasında kolayca yayılır
salgınlar yapar.
kabakulak kimlerde görülür?
Aşı nedeniyle görülme sıklığı çok azalmıştır ancak,
Aşısı yapılmamış insanlarda,
Aşıya ulaşma imkanının düşük olduğu bölgelerde,
1956 dan sonra doğmuş, kabakulak geçirmemiş ve 1yaşını
doldurduktan sonra aşı olmamış kişilerde,
10 – 19 yaş arasında,
Kış aylarında,
İmmün sistemi bozulmuş hastalarda ( aşı olsalar dahi )
kabakulak geçirme ihtimali yüksektir.
Kabakulak şikayetleri nelerdir?
Hastalığın kuluçka süresi 2-3 haftadır. Hastaların yarıdan
çoğunda hastalığa rağmen hiçbir şikayet ve bulgu olamaz. En
sık görülen şikayetler:
Tükürük bezlerinin iltihabı sonucu
Kulak önü ve yanak bölgesinde ağrılı şişlik,
Şişlikler kulağı arkaya doğru iter kaba bir
görüntü oluşur ( kabakulak )
Yemek sırasına ağrı,
Ateş,
Boğaz ağrısı,
Baş ağrısı,
Ense de sertlik – ağrı,
Bulantı, kusma,
Seste boğuklaşma dır.
Ayrıca dilaltı ve çene altındaki tükürük bezleri de şiş ve
ağrılı olabilir, erkeklerde testislerde şişme ve ağrı
olabilir, kızlarda over iltihaplanması, karın ağrısı ve
hassasiyetine neden olabilir.
Kabakulak teşhisi:
Kaba kulak klinik görünüm, şikayetler ve muayene bulguları ile
teşhis edilir, kesin teşhis kan testleri ile konur.
Kabakulak tedavisi:
Kabakulak hastalığının özel bir tedavisi yoktur. İstirahat ve
ağrı kesici ilaçlar verilir. Kabakulak tedavisinde antibiyotik
kullanılmaz. Hastalık 10- 12 günde iyileşir, hasta tüm bu süre
içinde bulaştırıcıdır. Şikayetleri azaltmak için
Şişlikler üzerine sıcak ve/veya soğuk kompres
yapılabilir,
Tuzlu su ile gargara boğaz ağrısını hafifletir,
İlaçlar ile ateş kontrol edilebilir, çocuklara aspirin
verilmez
Bol su verilir ( limon suyu, portakal vb, ekşi gıda ve
içecekler tükürük
salgısını arttırır ve ağrıyı
arttırır ),
Yumuşak dengeli beslenme önerilir.
Kabakulak tehlikeli bir hastalıkmı dır?
Birçok çocukta kabakulak komplikasyonsuz
büyüdükçe
komplikasyonlar
artar.
En
seyreder. Yaş
sık
görülen
komplikasyonlar :
Sağırlık ( kalıcı değildir),
Beyin, pankreas, kalp ve diğer organ tutulumları ve
iltihabı: ciddi olabilir,
Testis iltihabı: adolesan erkekler ve erişkin yaşta
çıkan kabakulak vakalarının % 20 sinde görülür,
kısırlığa neden olabilir.
Kabakulaktan korunma:
Kabakulak aşı ile önlenebilen bir hastalıktır. Aşı en önemli
korunma yoludur. Aşı canlı aşıdır ve immün sistemi bozuk
kişilere, hamilelere yapılmaz. Aşı genellikle kombine halde
kızamık ve kızamıkçık ile birlikte ( MMR) yapılır. Erişkin
çağda yapılabilir. Normal aşı şeması 2 dozdur. İlk doz 12- 15.
Aylarda, 2. Doz 4- 6 yaş arasında yapılır. Eğer aşılanmamış
iseniz yada kabakulak aşısını olduğunuzdan emin değilseniz
kabakulak hastası ile temas etmeyin, aşı imkanını doktorunuza
danışın.
Refernaslar:
1- American Academy of Family Physicians
http://www.aafp.org/
2- American Academy of Pediatrics
http://www.aap.org/
3- AboutKidsHealth
http://www.aboutkidshealth.ca/
4- Canadian Family Physician
http://www.cfpc.ca/cfp/
5- Braunwald E. Harrisons Principles of Internal Medicine.
15th ed. New York, NY: McGraw Hill; 2001.
6- Infertility in men. University of Maryland Medical Center
website.
Available
at:
http://www.umm.edu/patiented/articles/what_causes_of_male_infe
rtility_000067_4.htm. Updated October 2006. Accessed July 28,
2008.
7- Kassianos G. Vaccination for tomorrow: the need to improve
immunisation rates. J Fam Health Care. 2010;20(1):13-6.
8- Mumps. EBSCO DynaMed website. Available
at:
http://www.ebscohost.com/dynamed/what.php. Updated July 2008.
Accessed July 28, 2008
KIRIM KONGO KANAMALI ATEŞİ
Kırım Kongo hastalığı 2002 yılından bu yana ülkemizde giderek
yayılan viral bir hastalıktır. Keneler aracılığıyla yayılan
hastalık tedaviye rağmen % 10 oranında ölümcül seyretmektedir.
Bilgilenmek hastalığa karşı en önemli silahtır.
KKK nedir?
Kırım Kongo Kanamalı Ateşi Bunyavirus ailesinden Nairoviruslar
ile meydana gelen keneler aracılığıyla bulaşan kanamalarla
karakterize viral bir hastalıktır. Kırım Kongo Kanamalı Ateşi
zoonoz karakterli bir hastalık olup sporadik vakalar şeklinde
veya salgınlarla seyreder, vakaların çoğu asemptomatiktir.
Hastalık ilk olarak 1944 de Kırımda 1969 da Kongoda tespit
edildiğinden adı Kırım Kongo Kanamalı Ateşi olarak konmuştur.
Hastalık nerelerde bulunur ?
Kırım Kongo Kanamalı Ateşi genellikle Doğu Avrupa, Sovtyetler
Birliği, Doğu Akdeniz , Orta Doğu, Kuzey Afrika, , Hindistan,
Orta Asya Kuzey Çin ülkelerinde bulunur. Ülkemizde özellikle
İç Anadolu, Doğu Karadeniz, Doğu Anadolu ve Güneydoğu
Anadoluda görülmektedir.
Kırım Kongo Kanamalı Ateşi virusu İxodid Hyalomma cinsi sert
kenelerle yayılır. Keneler virusun hem rezervuarı hemde
vektörüdür.
Virüs insanlar dışında doğada tavşan, dağ keçisi, kuşlar,
kemirgenler gibi hayvanları, ayrıca inek, koyun, keçi gibi
evcil hayvanları da infekte ederek çoğalır ve keneler yoluyla
yayılır. Hastalık kuşlarda çok hafif seyreder, çiflik
hayvanlarında da çok ölümcül seyirli değildir. Virüs insanlara
kene ısırması yada infekte hayvanların kan ve çıkartılarıyla
temas sonucu hematojen yolla bulaşır. Virus insandan insana
kan ve çıkartılarla temas sonucu bulaşabilir. Hastalık en çok
kırsal alanda yaşayanlarda, hayvancılıkla uğraşanlarda ve
mezbaha çalışanlarında görülmektedir.
Kırım-Kongo kanamalı ateşi belirtileri nelerdir?
Virüs, sığır, koyun, keçi, tavşan ve tilki gibi hayvanlardan
tespit edilmiştir. KKKA virusu kenelerin konakladığı
hayvanlara bulaşmasına rağmen hayvanlarda; bazen hafif ateş
çıkabilir, bunun dışında hastalık belirtisi görülmemektedir.
Buna karşılık hayvanlar hastalığın yayılmasında aracı rol
(portör) oynamaktadır.
Kırım-Kongo kanamalı ateşi salgınlarını etkileyen doğa
şartları nelerdir?
Doğu Avrupa ve Asya’daki Kırım-Kongo hemorajik ateş
salgınlarının genellikle insanlar tarafından oluşturan
çevresel şartlara bağlı olarak geliştiği düşünülmektedir.
Kırım’daki ilk salgının, İkinci Dünya Savaşı yıllarında kene
ile enfekte olmuş bölgelerin tarıma açılması nedeniyle
oluştuğu sanılmaktadır. Daha sonra eski Sovyetler Birliği ve
Bulgaristan’ da olan salgınlarda ise ziraatçılık ve
hayvancılıktaki değişmelerin rol oynadığı belirtilmektedir.
Hastalık yaklaşık 1-3 günlük bir kuluçka döneminin ardında
aniden ortaya çıkan yüksek ateş, başağrısı, sırt ağrısı, kas
eklem ağrıları, bulantı kusma karın ağrısı gibi gribal
şikayetlerle başlar. Göz aklarında kızarıklık, kırmızı yüz,
kızarık boğaz, yumuşak damakta enantemler sık görülür. İlk
günlerdeki yüz ve göğüsteki peteşilerle konjoktivalarda
kızarıklık dikkat çeker. Ağır vakalarda hepatit ve sarılık,
huy değişiklikleri, duyusal algılarda bozukluklar olabilir.
Hastalığın dördüncü gününden itibaren yaygın ekimozlar,
şiddetli burun kanamaları, melena, hematemez, enjeksiyon
yerinden sürekli kanama ve sızıntılar gibi hemorajik diatezler
başlar. Hastalığın kanamalı dönemi 2 hafta kadar sürebilir.
Patogenezden yaygın karaciğer ve endotel hasarıyla ağır
trombositopeni sorumludur. Ağır vakalarda 5. Günden itibaren
hepatorenal ve pulmoner yetersizlikler görülür. Ölüm
genellikle 2. Haftada ve MSOF nedeniyledir.
Laboratuar tahlillerinde lökopeni, trombositopeni, ALT, AST de
artış, CK ve bilirubin artışı, ALT, GGT, LDH artişi görülür.
INR, PT ve aPTT de uzama vardır.
Kırım Kongo Kanamalı Ateşi vakalarında %9 ila %50 arasında
değişen mortalite oranları bildirilmiştir.
Kırım Kongo Kanamalı Ateşi nasıl teşhis edilir?
Şüpheli vakalarda ilk iki hafta içinde Nairovirus RNA PCR
pozitif bulunabilir. Nairovirus IgM 9. Günden sonra pozitif
olur. Hastalığa bağlı antikorlar ELİSA yöntemiyle tespit
edilebilir. Erken dönemde IgM antikorlarının artması yada IgG
antikorlarında 4 kat artış gösterilmesi tanı koydurur. Bu
testler spesifik testler olduklarından sadece belli kurumlar
tarafından yapılabilmektedir.
Kırım kongo kanamalı ateşinini tedavisi varmı?
Kırım Kongo Kanamalı Ateşi de ana tedavi destek tedavisidir.
Metabolik ve hemodinamik parametreler yerinde tutulmaya
çalışılır. Hastalığın spesifik bir tedavisi bulunmamakla
birlikte, antiviral ilâçlardan ribavirinin, oral veya
parenteral olarak kullanılabileceği bildirilmektedir. Ayrıca
hastalığı geçirmiş kişilerden hazırlanan anti serumlar tedavi
ve koruma amacıyla kullanılmış fakat istatistiksel anlamlı
sonuçlar alınamamıştır.
KKK den korunma ve kontrol:
Tüm
enfeksiyon
hastalıklarında
olduğu
gibi
KIRIM
KONGO
KANAMALI ATEŞİ’NDE de korunma ve kontrol önlemlerinin alınması
çok önemli ve gereklidir.
Doğu Avrupa da üretilmiş fare beyninden elde edilen bir aşının
%70 koruma sağladığı bildirilmiştir fakat halihazırda dünya
sağlık örgütünün onayladığı bir aşı yoktur.
Hasta ve hastanın sekresyonları ile temas sırasında
mutlaka üniversel önlemler (eldiven, önlük, gözlük,
maske vb.) alınmalıdır. Genellikle hava yolu ile
bulaşmadan bahsedilmemektedir. Ancak, kan ve vücut
sıvıları ile temastan kaçınılmalıdır. Bu şekilde bir
temasın söz konusu olması halinde, temaslının en az 14
gün kadar ateş ve diğer belirtiler yönünden takip
edilmesi gerekmektedir.
Hayvan kanı, dokusu veya hayvana ait diğer vücut
sıvıları ile temas sırasında da gerekli korunma
önlemleri alınmalıdır.
Kene mücadelesi çok önemli olmakla birlikte oldukça zor
görülmektedir. Keneler yumurta dönemleri hariç diğer
biyolojik evrelerinde insanlara hücum ederek kan
emebilir. Hem mera keneleri hem de mesken keneleri
gelişmelerini sürdürebilmek ve nesillerini devam
ettirebilmek
için
konakçılarından
kan
emmek
zorundadırlar; genel olarak da konakçı spesifitesi
göstermezler. Coğrafik bölgelere ve türlere göre
değişmekle beraber, KIRIM KONGO KANAMALI ATEŞİ’yı
bulaştıran Hyalomma soyuna ait keneler genel olarak
Nisan ve Ekim aylarında aktiftirler; bu dönemlerdeki
salgınların sebebi de budur. Bu nedenle öncelikle
konakçılar kenelerden uzak tutulmalı ve kenelerin kan
emmeleri engellenmelidir.
Mümkün olduğu kadar kenelerin bulunduğu alanlardan
kaçınılması gerekmektedir. Hayvan barınakları veya
kenelerin
yaşayabileceği
alanlarda
bulunulması
durumunda, vücut belirli aralıklarla kene yönünden
muayene edilmeli; vücuda yapışmamış olanlar dikkatlice
toplanıp öldürülmeli, yapışan keneler ise kesinlikle
ezilmeden ve kenenin ağız kısmı koparılmadan (bir pensle
sağa sola oynatarak, çivi çıkarır gibi) alınmalıdır.
Diğer önemli hususlardan birisi de piknik amaçlı olarak
su kenarları ve otlak şeklindeki yerlerde bulunanlar
döndüklerinde, mutlaka üzerlerini kene bakımından
kontrol etmeli ve kene varsa usulüne uygun olarak
vücuttan uzaklaştırmalıdır. Çalı, çırpı ve gür ot
bulunan yerlerden uzak durulmalı, bu gibi yerlere çıplak
ayakla veya kısa giysilerle girilmemelidir.
Ormanlarda çalışan işçilerin ve ava çıkanların lastik
çizme giymeleri veya pantolonlarının paçalarını çorap
içine almaları kenelerden koruyucu olabilmektedir.
Hayvan sahipleri hayvanlarını kenelere karşı uygun
akarisitlerle ilâçlamalı, hayvan barınakları kenelerin
yaşamasına imkân vermeyecek şekilde yapılmalı, çatlaklar
ve yarıklar tamir edilerek badana yapılmalıdır. Kene
bulunan hayvan barınakları uygun akarisitlerle usulüne
göre ilâçlanmalıdır.
Gerek
insanları
gerekse
hayvanları
kene
enfestasyonlarından korumak için repellent olarak
bilinen böcek kaçıranlar dikkatli bir şekilde
kullanılabilir. Repellentler sıvı, losyon, krem, katı
yağ veya aerosol şeklinde hazırlanan maddeler olup,
cilde
sürülerek
veya
elbiselere
emdirilerek
uygulanabilmektedir. Aynı maddeler hayvanların baş veya
bacaklarına da uygulanabilir; ayrıca, bu maddelerin
emdirildiği plâstik şeritler, hayvanların kulaklarına
veya boynuzlarına takılabilir. İçinde DEET içeren
akarisitler kullanılmalıdır
HANTA VİRÜS
Hanta Virüs Enfeksiyonu;
Hanta virüs nedir?
Hanta virus farelerle bulaşan yüksek ateş ve kanamalar ile
seyreden bir hastalıktır. Virüs bulaştıktan sonra iki çeşit
hastalık yapar:
– Hanta virüs kanamalı ateşi: böbrek yetmezliği ve kanamalarla
seyreder,
– Hanta virüs kalp akciğer sendromu : kalp yetmezliği ve
akciğer kanamaları ile seyreden daha ağır bir hastalıktır.
Hanta virüs nasıl bulaşır ?
Hanta virüsler doğada fare gibi kemiricilerde bulunabilir,
fareler hasta olmaz, idrar, dışkı ve salyalarıyla virüsü
etrafa yayarlar. Virüs insanlara birkaç yolla bulaşır.
– Gıdalar ile ağızdan bulaşabilir,
– Toz halinde solunum yoluyla bulaşabilir,
– Hastalık taşıyan farelerin ısırması ile bulaşabilir. Hanta
virüs en çok gıdalar ve solunumla bulaşır. En sık fareler ile
teması olan orman işçileri, çiftçiler, hayvancılıkla
uğraşanlarda hastalık görülür.
Hantavirüs hastalığının belirtileri nelerdir ?
Virüs bulaştıktan sonra 1 ila 3 haftalık kuluçka dönemi
vardır.
Daha sonra
– Yüksek ateş,
– Üşüme titreme,
– Kas eklem ağrıları,
– Başağrısı, bulantı kusma, ishal,
– Karın ağrıları,
– Nefes almakta zorluk .
gibi şikayetler ortaya çıkmaya başlar.
Daha sonra böbrek yetmezliği ve kanamalar başlar, kanamalar
mide barsak kanamaları, cilt ve mukoza kanamaları, burun ve
solunum yolları kanamaları şeklinde ortaya çıkabilir ve daha
da ilerleyerek iç organ kanamaları ve ölüme neden olabilir.
Hastalık çok hafif şikayetlerle seyredip geçebileceği gibi
ağır böbrek yetmezliklerine, iç organ kanamalarına ve ölüme de
neden olabilir.
Hantavirüs hastalığının tedavisi varmıdır?
Hantavirüs hastalığının bilinen kesin bir tedavisi yoktur.
Tedavi hastanın yoğun bakım şartlarında destek tedavisini
içerir. Hastaların yaklaşık % 15 kadarı tüm destek tedavisine
rağmen ölümle sonuçlanmaktadır. Hastalık insandan insana
bulaşmaz. Hastalığın teşhisi ileri laboratuvar incelemeleri
ile konulabilmektedir.
Hanta virüsten nasıl korunurum ?
Hastalığa karşı korunmak için etkili bir aşı yoktur. Hanta
virus hastalığından korunmanın en önemli yolu fareler ile
mücadeledir. Farelerin yiyecek içeceklere ulaşması
engellenmelidir. Yiyecek içecekler açıkta bırakılmamalıdır.
Fare idar ve dışkısıyla kirlenmiş yerlerde toz
kaldırılmamalıdır, hastalık bu tozlar ile kolayca bulaşır.
Kiler, depo, kömürlük, garaj, mezra evi, barınak, kulübe vb.
gibi fare olması muhtemel alanlarda temizlik yapmadan önce
mikroplar öldürülmelidir. Bu amaçla iki litre su içine bir çay
bardağı çamaşır suyu atarak spey şeklinde serpmek 10 – 15
dakikada mikropları öldürür. Daha sonra temizlik yapılabilir.
Kesinlikle toz kaldırmadan temizlik yapılmalıdır, süpürge ve
elektrik süpürgesi kesinlikle kullanılmamalıdır. Fare dışkısı
bulunan alanlarda gıda varsa kesinlikle yenmemeli imha
edilmelidir. Avcılar, kampçılar, tarla da çalışan çiftçiler,
çiftlik çalışanlarının dikkatli olması gerekir. Fareler canlı
yakalanmaya çalışılmamalıdır, fare ölüsü derin çukura
gömülmeli çöpe atılmamalıdır. Farelere çıplak elle
dokunulmamalıdır. Bu gibi yerlerin temizliğinde mutlaka
eldiven giyilmeli ve eller sıklıkla yıkanmalıdır.
GRİP
İnfluenza; Flu;
Grip solunum yollarının viral bulaşıcı hastalığıdır. Tüm
vücudu etkileyen ağır enfeksiyona ve bazen ölüme yol açar.
Gripten korunmanın bilinen en etkili yolu aşı olmaktır.
Grip virüsü her yıl sonbahar kış aylarına salgınlara yol açar.
Her yıl üzerindeki yapıyı değiştirdiği için vücut tarafından
tanınamaz ve hastalık oluşur. 7 ila 10 yılda bir kendisini
tamamen değiştirip dünya çapında salgınlara yol açar. Her yıl
ortaya çıkan virüs bir öncekinden farklı olduğundan korunmak
amacıyla her yıl aşı olmak gerekir. İnsanlarda iki tipi grip
hastalığına yol açar İnfluenza tip A ve tip B. Grip olan
kişinin hapşırık, öksürük ve nefesi ile etrafa yayılan
mikroplar havadan bulaşarak salgınlara yol açar. Ayrıca grip
mikroplarının olduğu ortamlara dokunmakla da hastalık bulaşır.
Gribin soğuk algınlığından farkı nedir?
Grip tüm vücudu etkileyen bir hastalıktır, ağır seyreder ve
yatağa düşürür. Soğuk algınlığının ise 300 den fazla virüsü
vardır, genellikle burun boğazda sınırlı kalan hastalığa yol
açar, şikayetler çok ağır değildir, ateş çok yükselmez.
Grip hastalığı kimler için tehlikelidir?
Kalabalık ortamlarda yaşamak ( huzur evleri, bakım
evleri, kışlalar, okullar, yuvalar, vb.),
Fiziksel ve Mental gerilik ( kendini koruyamamak ve
kişisel temizlik, hijyen kurallarına uyamamak hastalık
kapma riskini arttırır),
Bazı kişilerde grip ağır seyreder ve komplikasyonlar
daha sık görülür;
5 yaş altı çocuklar,
65 yaş üstü kişiler,
Kronik akciğer hastalığı olanlar,
Diyabet hastaları,
Kalp hastaları,
Karaciğer ve böbrek hastalığı olanlar,
İmmün sistemi baskı altında olan hastalar;
HIV+ ve AİDS hastaları,
Kemoterapi radyoterapi görenler,
Kortizon kullanalar,
Gebeler,
18 yaş altında olup sürekli aspirin kullanan
çocuklar,
Huzurevi ve bakım evlerinde kalanlar,
Obez kişiler,
Anoreksiya nevrosa hastalarında
grip hastalığı hem normalden çok daha ağır seyreder ve hem de
ağır komplikasyonlar ortaya çıkar.
Grip belirtileri nelerdir?
Hastalar virüsü şikayetler başlamadan bir gün önce etrafa
yaymaya başlarlar ve 5- 6 gün boyunca yayarlar. Yani kişiler
daha hasta olduklarını fark etmeden hastalığı yaymaya
başlarlar. Buda hastalığın neden bu kadar çabuk yayıldığını
göstermektedir. Şikayetler hastalık kapıldıktan 1-2 gün sonra
başlar. En sık görülen şikayetler:
Yüksek ateş,
Kas ağrıları,
Üşüme, titreme, terleme,
Aşırı yorgunluk,
Baş ağrısı,
İştahsızlık, bulantı, kusma, nadiren ishal,
Hapşırık,
Burun akıntısı,
Öksürük ( öksürük şikayeti hastalık geçtikten sonra 2
-3 hafta sürebilir),
Göz yaşarması,
Boğaz ağrısı,
Boyunda şişmiş lenf bezleri en sık görülen
şikayetlerdir.
Şikayetler 7 – 10 gün içinde azalarak kaybolur. Öksürük ve
halsizlik şikayetleri ise birkaç hafta daha sürer.
Gribin yan etkisi nedir?
Zatüre ( hem grip virüsüne hemde diğer mikroplara bağlı
zatüre sık görülür),
Sinüzit,
Orta kulak iltihabı,
Var olan hastalıkların kontrolden çıkması;
Kalp yetmezliğinin artması,
Böbrek, karaciğer yetmezliği,
KOAH,
Diyabet in kontrolden çıkması en sık görülen
komplikasyonlardır.
Grip teşhisi nasıl konur?
Hastanın şikayetleri ve muayene bulguları teşhise yardım eder.
Grip şikayetleri bir çok hastalıkla kolayca karıştırılır.
Kesin teşhis kan, tükürük yada burun salgısından yapılan
laboratuar testleri ile konur. Grip şüphelenilen hastada
aşağıdaki testler yapılmalıdır:
• Tam kan sayımı,
• CRP,
• Sedimantasyon,
• Burun – boğaz salgısında İnfluenza A+ B testi,
Gribin tedavisi var mı ?
Gribin tedavisi var ancak ilaçlar hastalığın ilk 48 saati
içinde başlanırsa etkili olur. İlaçlar grip şikayetlerini ve
süresini kısaltır, komplikasyonları büyük oranda azaltır.
Erken tedavi özellikle risk gurubundaki hastalar için hayat
kurtarıcıdır. Ayrıca istirahat hem hastalığın hafif
seyretmesi, hem komplikasyonların az olması ve hem de diğer
kişileri korumak amacıyla istirahat grip tedavisinin aslını
oluşturur. Tedavi sırasında bol sıvı tüketilmelidir. Ağrı
kesici ve ateş düşürücüler şikayetlerin kontrol edilmesini
kolaylaştırır. Dekonjestan burun açıcılar 3 günden fazla
kullanılmamalıdır. Öksürük kesici ilaçlar şiddetli öksürükleri
hafifletir.
Gripten korunmak mümkün mü?
Gripten korunmanın en güvenilir yolu her yıl aşı olmaktır.
Grip aşısı grip mevsimi başlamadan Eylül – Ekim aylarında
hazır olur. Korunmak için mümkün olan en erken dönemde aşı
olmak gerekir. Aşının etkili olabilmesi için iki hafta geçmesi
gerekir.Grip mevsimi sonbahardan ilkbahara dek sürer.
Grip aşısı kimlere yapılmaz?
Aşı aşağıdaki kişilere yapılmamalıdır:
6 aydan küçük çocuklar,
Aşırı anafilaktik yumurta alerjisi olanlara,
Daha önceki grip aşısında ağır alerjik reaksiyon
gelişenlere,
Guillain –Barre Sendromu hastalarına,
Ateşi olan hastalara aşı yapılmaz.
Gripten korunmak için genel önlemler:
Hasta iseniz işe okula gitmeyin,
Hasta kişileri, çocukları işe, okula göndermeyin,
Ellerinizi sıkça yıkayın,
Kişisel temizlik ve hijyen kurallarına uyun,
Şikayeti olan kişiler ile temas etmeyin,
Hapşırır ve öksürürken ağzınızı kapatın,
Kağıt mendili bir kez kullanıp atın,
Ellerinizi yüzünüze sürmeyin,
Aşı olamayan yada olmamış kişilerin grip salgını sırasında
anti viral ilaçlar ile korunması mümkündür. Bu koruma ilaç
alındığı sürece etkili olur. Kısa sürelidir. İlaçla koruma:
Grip ile karşılaşmış ve hasta olması büyük ihtimal
dahilinde olan,
Komplikasyon
verilir.
gelişme
riski
yüksek
olan
kişilere
İlaçla koruma aşının yerini tutmaz.
Referanslar:
1. American Lung Association
http://www.lungusa.org/
2. Centers for Disease Control and Prevention
http://www.cdc.gov/flu
3. Flu.gov
http://www.flu.gov/
4. Health Canada
http://www.hc-sc.gc.ca/
5. Public Health Agency of Canada
http://www.phac-aspc.gc.ca/chn-rcs/index-eng.php/
6. 2011-12 influenza vaccine and vaccination information.
Centers for Disease Control and Prevention website. Available
at: http://www.cdc.gov/flu/flu_vaccine_updates.htm . Updated
August 15, 2011.
7. Centers for Disease Control and Prevention. Asthma
information for patients and parents of patients. Centers for
Disease Control and Prevention website. Available at:
http://www.cdc.gov/H1N1flu/asthma.htm . Updated September 15,
2009.
8. Centers for Disease Control and Prevention. Home care
guidance: physician directions to patient/parent. Centers for
Disease Control and Prevention website. Available at:
http://www.cdc.gov/h1n1flu/guidance_homecare_directions.htm .
Updated August 5, 2009.
9. Diseases—I: Influenza fact sheet. American Lung Association
website. Available at: http://www.lungusa.org . Published
September 2007.
10. Flu (influenza). National Institute of Allergy and
Infectious
Disease
website.
Available
at:
http://www3.niaid.nih.gov/topics/Flu/default.htm .
11. Influenza (flu). Mayo Clinic website. Available at:
http://www.mayoclinic.com/health/influenza/DS00081 . Updated
June 2009.
12. DynaMed Editors. Influenza. EBSCO DynaMed website.
Available at: http://www.ebscohost.com/dynamed/ . Updated
October 28, 2009.
13. Inactivated influenza vaccine 2011-12. Centers for Disease
Control
and
Prevention
website.
Available
at:
http://www.cdc.gov/vaccines/pubs/vis/downloads/vis-flu.pdf .
Updated July 26, 2011.
14. Key facts about seasonal influenza (flu). United States
Centers for Disease Control and Prevention website. Available
at: http://www.cdc.gov/flu/keyfacts.htm . Updated March 12,
2009.
15. Live, intranasal influenza 2011-12. Centers for Disease
Control
and
Prevention
website.
Available
at:
http://www.cdc.gov/vaccines/pubs/vis/downloads/vis-flulive.pdf
. Updated July 26, 2011.
16. MMWR Weekly: Recommended immunization schedules for 0-18
years-United States, 2008. Center for Disease Control website.
http://www.cdc.gov/mmwr/preview/mmwrhtml/mm5701a8.htm
.
Updated January 11, 2008. Accessed July 7, 2009.
17. Pandemic (H1N1) 2009. EBSCO DynaMed website. Available at:
http://www.flu.gov/individualfamily/prevention/index.html .
18. Prevention and control of influenza with vaccines:
recommendations of the Advisory Committee on Immunization
Practices (ACIP), 2011. Centers for Disease Control and
Prevention
website.
Available
at:
http://www.cdc.gov/mmwr/preview/mmwrhtml/mm60e0818a1.htm?s_cid
=mm60e0818a1_e . Updated August 18, 2011.
19. Prevention and treatment. Flu.gov website. Available at:
http://www.flu.gov/individualfamily/prevention/index.html
.
Accessed April 16, 2010.
20. What you should know about flu antiviral drugs. Centers
for Disease Control and Prevention website. Available at:
http://www.cdc.gov/flu/antivirals/whatyoushould.htm . Updated
February 9, 2011.
21. 1/30/2008 DynaMed Systematic Literature Surveillance
DynaMed’s Systematic Literature Surveillance : Public health
advisory: Nonprescription cough and cold medicine use in
children—FDA recommends that over-the-counter (OTC) cough and
cold products not be used for infants and children under 2
years of age. US Food and Drug Administration website.
Available
at:
http://www.fda.gov/cder/drug/advisory/cough_cold_2008.htm
.
Accessed January 30, 3008.
22. 3/12/2008 DynaMed Systematic Literature Surveillance
DynaMed’s Systematic Literature Surveillance : 2008 safety
alerts for drugs, biologics, medical devices, and dietary
supplements: tamiflu (oseltamivir phosphate). US Food and Drug
Administration
website.
Available
at:
http://www.fda.gov/medwatch/safety/2008/safety08.htm#Tamiflu .
Accessed March 12, 200
EPİLEPSİ
Sara;
Epilepsi herhangi bir nedenle beyinde ortaya çıkan anormal
elektrik aktivitesidir. Epilepsi krizi sırasında:
Şuur kaybı,
Düşme,
Anormal istemsiz kasılmalar,
Duygu ve hislerde anormallikler olabilir.
Eğer hayatınız boyunca bilinen bir hastalığa yada sebebe bağlı
olmadan ikiden fazla buna benzer kriz geçirmiş iseniz buna
epilepsi denir. Epilepsiler beynin hangi kısmının
etkilendiğine
ve
ortaya
çıkan
şikayetlere
göre
sınıflandırılırlar. Temel olarak
Generalize epilepsi ( Grand Mal) : tüm beyinden
kaynaklanan belli bir odağı olmayan sara nöbetleridir,
Parsiyel (fokal ) epilepsi ( petite mal ) : beynin bir
bölgesinden kaynaklanan epilepsiler dir.
Epilepsi sebepleri nelerdir?
Epilepsiler anormal beyin fonksiyonlarıdır, herhangi bir yaşta
başlayabilir, birçok epilepsinin nedeni bulunamaz.
Epilepsilerin çok küçük bir kısmının nedeni bilinmektedir.
Bilinen epilepsi nedenleri şunlardır:
Yenidoğan döneminde ( ilk bir ay ):
Doğumsal beyin anormallikleri,
Beynin oksijensiz kalmasına neden olan doğum
travmaları,
Metabolik hastalıklar,
Gebelikte annenin ilaç kullanması,
Enfeksiyon hastalıkları,
Bebek ve çocukluk döneminde:
Ateş ve havale geçirmek,
Beyin tümörleri,
Enfeksiyon hastalıkları ( ansefalit, menenjit,
serebrit, beyin abseleri),
Çocuk, genç ve erişkinlerde:
Doğumsal hasarların ortaya çıkması,
Genetik hastalıklar,
Kafa travmaları ve beyin hasarı (kontüzyon, kafa
kırıkları, kanamalar, boğulmalar, oksijensiz kalma
vb.),
Enfeksiyonlar ( ansefalit, menenjit, serebrit,
beyin apsesi vb. ),
Beyin kanamaları,
Beyin emboli ve felçleri,
Beyin tümörleri.
İleri yaşlarda ortaya çıka epilepsilerin sebepleri:
Kanama ve tıkanmalar,
Kafa travmaları,
Beyin tümörleri,
Beyin dejenerasyonuna bağlı sebepler ( Alzheimer
vb. ),
Epilepsi riskini arttıran sebepler nelerdir?
Aşağıdaki durumlar epilepsi nedeni olabilir:
Kafa travması, kanama, tıkanma vb. sebeple ortaya çıkan
bir beyin hasarı var ise: ( sara nöbetleri genellikle
beyin hasarını takiben bir yıl içinde başlar ),
Enfeksiyon hastalıkları,
Kızamık,
Sifiliz,
HİV enfeksiyonu,
Suçiçeği,
Menenjit sekeli,
Tüberküloz,
Brusella,
Herpes,
Jacob Cruetzfeldt ( deli dana ),
Parazit hastalıkları ( Sistiserkoz vb. ),
İnfluenza vb.
Beyinde anormal kan dolaşımı, anormal damar yumağı,
Beyin tümörleri,
Tıkanma ve kanamalara bağlı inme,
Ateş ve havale geçirmiş olmak,
İlaç kullanımı,
İlaç kesilmesi özellikle bağımlılık yapıcı ilaçlar ve
alkolün kesilmesi epilepsi başlatabilir,
Zehirlenme ( arsenik, kurşun, karbon
monoksit
zehirlenmesi vb. ),
Ailede epilepsi hastalarının olması,
Alzheimer hastalığı,
Gebelik zehirlenmesi,
Metabolik kimyasal bozukluklar ( sodyum, kan şekeri,
kalsiyum miktarının çok düşük yada yüksek olması vb. ),
Karaciğer yetmezliği, böbrek yetmezliği,
Yüksek tansiyon,
Kronik hastalıklar:
Lupus,
Poli arteritis nodosa,
Porfiri,
Whipple hastalığı, vb.,
epilepsi riskini arttıran sebeplerdir. Bu hastalıkların seyri
sırasında yada sonrasında sara krizleri ortaya çıkabilir.
Epilepsi krizlerini başlatan sebepler nelerdir?
Uykusuzluk,
Alkol kullanımı,
Hormonsal değişiklikler:
Adet dönemleri,
Menopoz dönemi,
Gebelik dönemi,
Fiziksel yada ruhsal stres halleri,
Flaş patlaması yada yanıp sönen ışıklar ( reklam
ışıkları, disko ışıkları, hızla değişen ekranlar vb. ),
Bazı ilaçlar,
Epilepsi ilaçlarının alınmaması.
Epilepsi krizlerini başlamasına neden olur.
Epilepsi belirtileri nelerdir?
Epilepsi şikayetleri çok çeşitli olabilir. Generalize
epilepsiler hiçbir bulgu vermeden aniden şiddetli kasılmalar
ve bilinç kaybıyla başlayabilirler. En sık görülen epilepsi
şikayetleri şunlardır:
Başlangıç dönemi : Aura epilepsi krizinin geleceğini
işaret eden başlangıç dönemidir. Kişiden kişiye çok
farklı olabilir. Bu dönemde görülen en sık şikayetler :
Koku duyma,
ses işitme şeklinde başlayan şikayetlerdir.
Bazen göz önünde karaltı şeklinde uçuşmalar
başlar.
Nadiren bulantı, kusma, karın ağrısı şeklinde
başlayabilir. Bu aura dönemini takiben epilepsi
krizi başlar.
Kriz dönemi: Epilepsi krizi
Grand mal epilepsilerde tüm vücudu kapsayan
istemsiz kasılmalar, şuur kaybı, idrar ve dışkı
kaçırma, şeklinde olabilir.
Fokal epilepsilerde ise kriz sırasında:
Gözde uçuşmalar,
Dalgınlık,
Bilinç kaybı,
İstemsiz el kol bacak hareketleri,
El hareketleri ( para sayma şeklinde, el
şaklatma şeklinde tekrarlayan el hareketleri
olabilir),
Dudak yalama,
Elbiseleri çekiştirme, toplama, büzme,
Koku, tat, ses duyma,
İdrar, dışkı kaçırma şeklinde olabilir.
Absans epilepsiler: gözde uçuşmalar, göz kırpma,
gözlerin sürekli hareket etmesi şeklinde olabilir,
Post iktal dönem ise kriz sonrası dönemdir dakikalar
yada saatler sürebilir. Bu dönemde:
Baş dönmesi,
Uyku hali,
Algı bozuklukları,
Konfüzyon ( sersemlik hali) görülür.
Beynin bir bölgesinden kaynaklanan epilepsiler de ise kriz
sırasında farklı şikayetler görülür özellikle beynin parietal
ve temporal bölgelerinden kaynaklanan epilepsi nöbetlerinde
aşağıdaki şikayetler görülebilir:
Gerçeklikle bağın kopması: Amaçlı hareketlerin durması,
amaçsız ve tekrarlayan hareketlerde bulunmak ( dudak
emmek, elde para sayar gibi tekrarlayan parmak
hareketleri, sürekli kıyafeti çekiştirmek vb. ),
Kısa süreli derin dalgınlık hali, şuur bulanıklığı,
dikkat ve ilgi kaybı,
Koku, ses ve tat duyma şeklinde olabilir.
Basit parsiyel epilepsilerde ise
Şuur kaybı olmaz, gerçekle bağı kopmaz,
Vücudun bir bölgesi kol yada bacak kontrolsüz olarak
kasılır,
Koku, ses, tat yada beklenmedik duygular hissetmek
şeklinde görülebilir.
Epilepsi teşhisi nasıl konur?
Detaylı fizik muayene ve detaylı bir öykü teşhis için şarttır.
Şikayetlerin nasıl başladığı, şikayetleri başlatan sebepler,
kriz anı, kriz sonrası belirtiler teşhis koymaya yardımcı
olur. Epilepsilerin büyük çoğunluğu çocuk yaşlarda başlar ve
altında herhangi bir neden bulunamaz. Epilepsi teşhisinde
aşağıdaki incelemeler yapılmalıdır:
Laboratuar testleri:
Metabolizma taraması,
Enfeksiyon hastalıkları araştırmaları,
Genetik hastalıklar taraması,
Elektrolitler,
Elektroensefalogram ( EEG). Beynin elektriksel
aktivitesini gösterir ve epilepsi teşhisinde çok değerli
bilgiler verir,
MRI; Manyetik Rezonans Görüntüleme: Beyin tümörleri ve
dokusuna ait hastalıklar ile beyin damarlarına ait
bozuklukların tespitinde kullanılan çok değerli bilgiler
sunar,
CT: Kompüterize Tomografi: Beyin ve dokularının
görüntülenmesinde çok değerli bilgiler sunar,
Lomber Ponksiyon: Beyin omurilik sıvısının alınmasıdır.
Beyin
omurilik
sıvısı
özellikle
enfeksiyon
hastalıklarında çok değerli bilgiler verir,
PET: Pozitron Emisyon tomografisi: özellikle tümör ve
beyin metastazlarının tespitinde kullanılan çok değerli
bir testtir,
Epilepsi tedavisi:
Epilepsi tedavisinde amaç
tekrarlarının önlenmesidir.
krizlerin
durdurulması
ve
Altta yatan sebebin tedavi edilmesi,
Atakların önlenmesi
İlaç,
Cerrahi,
Diğer yöntemler ile,
Epilepsi ataklarını başlatan nedenlerden kaçılması
tedavinin ana basamaklarıdır.
İlaç tedavisi: Epilepsi tedavisinde kullanılan birçok ilaç
mevcuttur. Bu ilaçlar ya tek yada kombine halde
kullanılabilirler. Her bir ilacın kendine has yan etkileri
mevcuttur.
Anti
epileptik
ilaçların
özellikleri
kullanıldıkları sürece epilepsi ataklarını bastırmaları dır,
bu ilaçların kesilmesi yada dozları ile oynanması epilepsi
ataklarını tetikler.
Cerrahi tedavi: ilaçların etki etmediği yada yan etkileri
nedeni ile kullanılamadığı durumlarda başvurulur. Cerrahi
girişim ile beyindeki anormal elektrik odağı çıkarılmaya yada
uzaklaştırılmaya çalışılır. Cerrahi sadece çok sınırlı ve
belirli alanlardaki epilepsi odaklarına uygulanabilen bir
yöntemdir.
Vagus Sinir Uyarısı: göğse yerleştirilen bir cihaz ile vagus
sinirinin uyarılmasıdır. Epilepsi ataklarının sayısını
azaltır.
Katojenik diyet: yağdan zengin karbonhidrat ve proteinden
fakir çok zor bir diyettir. Vücudu sürekli ketoz halinde
tutar. Ketoz epilepsi nöbetlerinin sayısını azaltır. Ketoz
diyeti çocuk epilepsilerinde çok başarılı bir tedavi
modalitesidir.
Epilepsi hastalarının uyması gereken yaşam kuralları:
Uykusuz kalmayın,
Aşırı alkol almayın, alkol epilepsiyi tetikler,
Aşırı nefes almayın aşırı nefes almak ( balon şişirmek
yada korku, endişe halinde aşırı nefes alıp vermek)
epilepsiyi başlatır,
Flaş ışıkları yada disko ışıkları gibi yanıp sönen
güçlü ışıkların bulunduğu yerlerden uzak durun,
Üzerinizde epilepsi hastası olduğunuzu belirten bir
uyarı taşıyın ( bilezik, Kolye, vb.),
Epilepsi hastalığınıza dair bir günlük tutun. Krizleri
başlatan sebebpleri not edin,
İlaçlarınızı düzenli kullanın, dozları ile oynamayın,
Epilepsi den korunma:
Epilepsiden korunmanın bilinen bir yolu yoktur. Epilepsiye
neden olabilecek kafa travmaları ve metabolik sebeplerden
korunmaya çalışmak en önemli yoldur.
Düzenli Check Up yaptırmak,
Çocuk ve erişkin aşılarını olmak,
Menenjit aşısı yaptırmak,
Zatüre aşısı ( pnemokok aşısı ) yaptırmak,
Diyabet,
Hipertansiyon ve
Kardiyo vasküler hastalıklardan korunmak, tedavilerini
aksatmamak,
Düzenli egzersiz yapmak,
Bisiklet, roller skate, kaykay, vb. yaparken çocuklara
kask giydirmek,
Suya, denize, havuza atlamamak,
Otomobil ve araçlarda daima emniyet kemeri kullanmak,
Bilmediğiniz ilaçları kullanmamak,
Bebek ve küçük çocuklarda ateş takibi ve gerekli
müdahaleyi düzgün ve zamanında yapmak, havaleye neden
olmamak,
Havale geçiren bebeklerde erken müdahale yapmak,
Gebelik döneminde ilaç kullanmamak, gebelik testlerini
yaptırmak, TORCH testlerini zamanında yaptırmak,
Gebelik sırasında tansiyon ve idrar takiplerini düzenli
yaptırmak,
enfeksiyondan
korunmak,
gebelik
zehirlenmesinde zamanında ve uygun ekilde tedavi olmak,
Ağır generalize
gerekenler.
epilepsi
hastalarının
dikkat
etmesi
Araba kullanmayın,
Tek başınıza banyo yapmayın,
Yüzmeyin,
Merdiven yada iş makinelerinde tek başınıza çalışmayın,
Atletik aktivitelere katılmayın, bisiklete, motosiklete
binmeyin.
Epilepsi krizi geçiren
yapmanız gerekir?
birini
görürseniz
ne
Epilepsi krizleri çok ağır ve tehlikeli olabilir.
Kriz sırada hasta boş bir alana çekilmeli yada etrafına
yastık ceket vb. yumuşak şeyler konarak başını vurması
engellenmelidir.
Kriz öncesi ağzına yumuşak bez parçası konabilir.
Dişlerini kırmaması ve dilini ısırarak koparmaması için
battaniye ceket vb. ucu ağıza dişler arasına konabilir.
Sert cisimler ve parmaklar ağıza sokulmamalıdır.
Kriz başladıktan sonra hastanın ağzı açılmaya
çalışılmamalı, bir şey yedirip içirilmemelidir. Bu çok
tehlikeli durumlara solunum yolunun tıkanmasına ve
hastanın boğularak ölmesine yol açabilir.
Hastanın kasılmaları güç kullanarak düzeltilmeye
kalkılmamalıdır bu kas yırtılmalarına kırıklara ve
çıkıklara yol açarak hastanın daha da ağır problemlerle
yüzleşmesine ve sakatlıklara yol açar.
Referanslar:
1. Epilepsy Foundation
http://www.efa.org/
2. National Institute of Neurological Disorders and Stroke
http://www.ninds.nih.gov/
3. Center for Epilepsy and Seizure Education
http://epilepsy.cc/
4. Epilepsy Ontario
http://www.epilepsyontario.org/
5. Cecil RL, Goldman L, Ausiello DA. Cecil Textbook of
Medicine. 22nd ed. Philadelphia, PA: WB Saunders Company;
2004.
6. DynaMed Editorial Team. Antiepileptic drugs (AEDs)
overview.
EBSCO
DynaMed
website.
Available
at:
http://www.ebscohost.com/dynamed/http://www.ebscohost.com/dyna
med/what.php . Updated December 13, 2010. Accessed December
17, 2010.
7. DynaMed Editorial Team. Epilepsy. EBSCO DynaMed website.
Available at: http://www.ebscohost.com/dynamed/ . Updated July
2009. Accessed July 8, 2009.
8. FDA approves new drug to treat severe form of epilepsy. US
Food and Drug Administration website. Available at:
http://www.fda.gov/NewsEvents/Newsroom/PressAnnouncements/2008
/ucm116980.htm . Accessed August 6, 2011.
9. FDA approves Potiga to treat seizures in adults. US Food
and
Drug
Administration
website.
Available
at:
http://www.fda.gov/NewsEvents/Newsroom/PressAnnouncements/ucm2
58834.htm . Accessed August 6, 2011.
10. Ferri FF. Ferri’s Clinical Advisor: Instant Diagnosis and
Treatment. Philadelphia, PA: Mosby Elsevier; 2004.
11. Fisher RS, Van Emde Boas W, Blume W, et al. Epileptic
seizures and epilepsy: Definition proposed by the
International League Against Epilepsy (ILAE) and the
International Bureau for Epilepsy (IBE). Epilepsia.
2005;46:470–472.
12. Goetz CG. Textbook of Clinical Neurology. 2nd ed.
Philadelphia, PA: WB Saunders Company; 2006.
13. Kasper DL. Harrison’s Principles of Internal Medicine.
16th ed. New York, NY: McGraw-Hill; 2005.
14. Magnetoencephalogram (MEG). About Kids Health website.
Available at: http://www.aboutkidshealth.ca/ . Updated
February 2006. Accessed October 21, 2009.
15. 12/20/2007 DynaMed’s Systematic Literature Surveillance
DynaMed’s Systematic Literature Surveillance : 2007 safety
alerts for drugs, biologics, medical devices, and dietary
supplements: Carbamazepine (marketed as Carbatrol, Equetro,
Tegretol and generics). Medwatch. US Food and Drug
Administration
website.
Available
at:
http://www.fda.gov/medwatch/safety/2007/safety07.htm#carbamaze
pine .
16. 5/14/2008 DynaMed’s Systematic Literature Surveillance
DynaMed’s Systematic Literature Surveillance : Neal EG, Chaffe
H, Schwartz RH, et al. The ketogenic diet for the treatment of
childhood epilepsy: a randomised controlled trial. Lancet
Neurol. 2008 May 2. [Epub ahead of print]
17. 11/10/2009 DynaMed’s Systematic Literature Surveillance
DynaMed’s Systematic Literature Surveillance : Sabril approved
by FDA to treat spasms in infants and epileptic seizures. US
Food and Drug Administration website. Available at:
http://www.fda.gov/NewsEvents/Newsroom/PressAnnouncements/ucm1
79855.htm . Updated August 21, 2009. Accessed October 8, 2009.
18. 5/6/2011 DynaMed’s Systematic Literature Surveillance
DynaMed’s Systematic Literature Surveillance : Quet F,
Guerchet M, Pion SD, Ngoungou EB, Nicoletti A, Preux PM. Metaanalysis of the association between cysticercosis and epilepsy
in Africa. Epilepsia. 2010 ;51(5):830-837
DİFTERİ
Difteri; Diphteria; Kuşpalazı;
Difteri solunum yolu ile bulaşan çok bulaşıcı bakteriyel bir
enfeksiyon hastalığıdır.
Hastalık solunum yolu ile
bulaşır,hapşırık, öksürük ile havaya karışan mikroplar diğer
insanlara bulaşarak hastalık yapar. Hastalığa corynebacterium
diphteriae adında bir bakteri sebep olur. Solunum yoluyla
bulaşan difteri mikropları en çok boğaz ve burunda yerleşerek
difteri yaparlar.
Boğazda solunum yollarını kaplayan sarı gri bir zar görülür.
Bu zar solunum yollarını daraltıp tıkayabilir. Burunda da
burun içini kaplayan sarı gri zarlar görülür ve solunum
yollarını tıkar. Difteri sadece burun ve boğazda
olmaz. Mikroplar deriye bulaşırsa ciltte iltihabi yaralara
neden olabilirler.
Aşılama ile difteri çok azalmıştır. Ülkemizde 2004 yılından
buyana görülmemektedir ancak 2011 yılında yeni hastalar tespit
edilmiştir. Aşılamanın kötü olduğu ülkelere seyahat, kalabalık
ortamlar, kötü temizlik şartları, aşılanmamış olmak difteri
için risk teşkil eder.
Difteri belirtileri nelerdir?
Difteri hastalığının kuluçka süresi 2-5 gündür. Hastalık
Deride maviye çalan renk değişimi
Burunda kanlı akıntı
Nefes almakta sıkıntı, hırıltılı soluma,
Seste kabalaşma, boğukluk,
Hızlı soluma
Titreme, üşüme,
Havlar tarzda öksürük,
Boğaz ağrısı,
Tükürüğünü yutamama, ağızdan salya akması,
Ateş,
Yutkunurken ağrı,
Nadiren cilt lezyonları ile seyreder. Hastanın boyun
lenf bezleri şişer ve boyun kabalaşır.
Difteri teşhisi nasıl konur:
Difteri teşhisi hastanın şikayetleri, klinik görünüm ve
muayene bulgularına ilaveten
Boğaz kültürü ile konur.
Difteri tehlikeli bir hastalık mıdır?
Difteri çok tehlikeli ve ölümcül sonuçları olabilen bir
hastalıktır. Hastalık çocuk erişkin tüm yaştaki insanları
tutabilir. Hastalık hafif boğaz ağrısı ile seyredebileceği
gibi çok ağır tablolar ile de seyredebilir bu vakaların % 10 u
ölümle sonuçlanır.
Difteri
mikrobu
yaptığı
toksin
nedeniyle
iltihaplanmasına yol açar ve çalışmasını ciddi
bozabilir.
kalbin
şekilde
Difteri nin en önemli ve tehlikeli komplikasyonu kalp
kasının iltihaplanmasıdır ( miyokardit ).
Nadiren sinir sisteminin de iltihaplanması ve buna
bağlı felç ( paralizi ) görülür.
Nadiren difteriye bağlı böbrek tutulumu ( nefrit )
olur.
Difteri nasıl tedavi edilir?
Difteri şüphesi başladığı anda test sonuçları beklenmeden
tedaviye başlanmalıdır. Difteri tedavisinde hem antibiyotik
hem de difteri anti serumu verilmelidir. Tedavide antibiyotik
olarak Penisilin yada Eritromisin kullanılır. Hastalar düzelme
görülene dek hastanede yatırılarak tedavi edilmelidir. Difteri
ile teması olan herkese aşı yapılarak koruma altına
alınmalıdır. Difteri aşısı 10 yıl boyunca koruma sağlar.
Erişkinlerin her 10 yılda bir difteri aşısı yaptırması
önerilir.
Nezaman difteriden şüphelenelim :
Yakın zamanda difteri geçirmiş biri ile temasınız oldu
ise,
Bölgenizde difteri var ve hastanızda
Boğaz ağrısı,
Ateş,
Boğuk ses,
Havlar tarzda öksürük,
Kanlı burun akıntısı,
Yutma güçlüğü,
Üşüme titreme,
Nefes alma zorluğu veya hırıltılı solunum
Boğaz ağrısı şikayetleri var ise mutlaka doktorunuza
danışınız.
Difteri aşı ile önlenebilen bir hastalıktır. Difteri aşısı
ancak 10 yıl korur. Aşının 10 yılda bir tekrarlanması gerekir.
Referanslar:
1Common
Misconceptions
about
Vaccination
http://www.cdc.gov/vaccines/vac-gen/6mishome.htm
2- Beers MH, Fletcher AJ, Jones TV, et al. The Merck Manual of
Medical Information: Second Home Edition . Whitehouse Station,
NJ: Merck Research Laboratories; 2003.
3- Epidemiology and Prevention of Vaccine-Preventable Diseases
. 8th ed (2005). Published by the National Immunization
Program, Centers for Disease Control and Prevention, US
Department of Health and Human Services. Available at:
http://www.cdc.gov/nip/publications/pink/dip.pdf.
4- Recommended adult immunization schedule—United States,
2010. Centers for Disease Control and Prevention, MMWR
website.
Available
at:
http://www.cdc.gov/mmwr/PDF/wk/mm5901-Immunization.pdf
.
Published January 15, 2010. Accessed January 24, 2011.
5- Recommended immunization schedule for persons aged 0
through 6 years—United States 2010. Centers for Disease
Control
and
Prevention
website.
Available
at:
http://www.cdc.gov/vaccines/recs/schedules/downloads/child/201
0/10_0-6yrs-schedule-pr.pdf . Accessed January 24, 2011.
6- Recommended immunization schedule for persons aged 7
through 18 years—United States 2010. Centers for Disease
Control
and
Prevention
website.
Available
at:
http://www.cdc.gov/vaccines/recs/schedules/downloads/child/201
0/10_7-18yrs-schedule-pr.pdf . Accessed January 24, 2011.
7- Tetanus, diphtheria (Td) or tetanus, diphtheria, pertussis
(Tdap) vaccine: what you need to know. Centers for Disease
Control
and
Prevention
website.
Available
at:
http://www.cdc.gov/vaccines/recs/schedules/downloads/child/201
0/10_0-6yrs-schedule-pr.pdf . Published November 18, 2008.
Accessed January 24, 2011.
8- 1/24/2011 DynaMeds Systematic Literature Surveillance
DynaMeds Systematic Literature Surveillance : Centers for
Disease Control and Prevention (CDC). Updated recommendations
for use of tetanus toxoid, reduced diphtheria toxoid and
acellular pertussis (tdap) vaccine from the advisory committee
on immunization practices, 2010. MMWR Morb Mortal Wkly Rep.
2011;60(1):13-15.
BEŞİNCİ HASTALIK
Eritema İnfeksiyosum; Fifth Disease; Parvovirus
B19;
Parvo virüs B 19 adli virüs ile meydana gelen bulaşıcı
enfeksiyon hastalığıdır. Eritema İnfeksiyozum yada 5. Hastalık
denir. Yüz göğüs ve kollarda kızarıklık ve ateş ile seyreder,
sağlıklı insanlarda kendi kendine geçer. Hamilelerde, immün
sistemi zayıflamış kişilerde, kansız kişilerde ve kan
hastalığı olanlarda ağır seyreder komplikasyonlara yol açar.
Beşinci hastalığın etkeni nedir?
Hastalığın etkeni Parvovirüs B19 dur. Sadece insanlarda
hastalık yapar. insanların yarısı bu hastalığı geçirmiştir.
Hastalık öksürük, hapşırıkla, havadan solunumla bulaşır.
Genellikle çocuklarda görülür, hastalar ile temas sonucu
bulaşır, okul, kreş, yuva gibi yerlerde salgınlar yapar.
Beşinci hastalık belirtileri nelerdir?
Virüs bulaştıktan 4 -14 gün sonra şikayetler ortaya çıkmaya
başlar. en sık görülen şikayetler
• Hafif ateş,
• Başağrısı,
• Burun akıntısı
dır.
Bu
şikayetler
birçok
hastalıkla
karışabilir.
Bu şikayetleri takiben birkaç gün sonra yüzde şamar yemiş gibi
kızarıklık başlar. Birkaç gün içinde bu kızarıklık gövde ve
ekstremitelere yayılır. Fiske şeklinde kızarıklıklar görülür.
Kızarıklıklar kaşıntılı olabilir, 7 – 10 gün içinde kendi
kendine geçer. Hastalık büyüklere de bulaşabilir. Büyüklerde
döküntü ile seyretmez, eklem ağrıları ve şişliği görülür.
Beşinci hastalığın teşhisi nasıl konur?
Hastanın şikayetleri ve görüntü teşhise yardımcıdır. Özellikle
birkaç gün süren ateş ve gripal şikayetlerin ardından şamar
yemiş gibi döküntünün çıkması 5. Hastalığı düşündürür. Kesin
teşhis kan testleri ve laboratuvar incelemeleri ile konur. 5.
Hastalık şüphesinde hastadan aşağıdaki testler istenir:
Hemogram,
CRP,
Sedimentasyon,
Prokalsitonin,
Parvovirüs B19 IgG ve IgM ( akut ve geçirilmiş
enfeksiyonun tespiti için )
Parvovirüs B19 DNA PCR ( immün sistemi baskılanmış
hastada aktif enfeksiyonu göstermek için ) istenir.
Beşinci hastalığın tedavisi
Beşinci hastalık viral bir hastalıktır, tedavide
antibiyotiklerin yeri yoktur. Hastalığın tedavisinde etkili
bir anti viral ilaç da yoktur. Hastalığın tedavisinde
istirahat ve destek tedavisi en önemlisidir. Ateş, eklem
ağrıları ve gripal şikayetler için basit ağrı kesiciler
kullanılır. Kızarıklıklar kaşıntılı ise tedaviye kaşıntı
önleyici ilaçlar eklenebilir.
Kronik kansızlığı ve kan hastalığı olanlarda beşinci hastalık
tedavisi:
Beşinci hastalık kronik kansızlığı olanlar ve kan hastalarında
çok ağır seyreder. Hastalık sırasında şiddetli ve derin
kansızlık gelişebilir, hastaneye yatırmak ve kan nakli
gerekebilir.
İmmün sistemi
hastalık:
baskılanmış
hastada
beşinci
İmmün sistemi baskılanmış hastalarda beşinci hastalık çok ağır
seyreder, hastanın hastaneye yatırılması ve immün globülin
verilerek desteklenmesi gerekebilir.
Hamilelerde beşinci hastalık:
Gebelerde beşinci hatalık bebekte ani kansızlığa ve düşüğe yol
açabilir. Bu durum nadir görülse de sonuçları tehlikelidir.
Beşinci hastalıktan korunma:
Beşinci hastalık hasta kişilerin öksürük, aksırıkları ile
havadan bulaşır. Hasta döküntülerden çok önce hastalığı
bulaştırmaya başladığından hastalıktan korunmak güçtür. Hijyen
ve sanitasyon kurallarına dikkat etmek bulaşmayı en aza
indirir.
Referanslar:
1. American Academy of Family Physicians
http://familydoctor.org
2. Nemours Foundation
http://www.kidshealth.org
3. US Centers for Disease Control and Prevention
http://www.cdc.gov
4. AboutKidsHealth
http://www.aboutkidshealth.ca
5. BC Health Guide
http://www.bchealthguide.org
6. Fifth disease. Nemours Foundation website. at:
http://kidshealth.org/parent/infections/bacterial_viral/fifth.
html . July 14, 2005.
7. Fifth disease in the child-care setting. Medem website. at:
http://www.medem.com/search/article_display.cfm?path=TANQUERAY
M_ContentItem&mstr=/M_ContentItem
/ZZZRHOZUHCC.html&soc=CDC&srch_typ=NAV_SERCH . July 14, 2005.
8. Parvovirus B19 (fifth disease). US Centers for Disease
Control
and
Prevention
website.
at:
http://www.cdc.gov/ncidod/dvrd/revb/respiratory/parvo_b19.htm
. July 14, 2005.
9. Parvovirus B19 infection and pregnancy. US Centers for
Disease
Control
and
Prevention
website.
at:
http://www.cdc.gov/ncidod/dvrd/revb/respiratory/B19&preg.htm .
July 14, 2005.
10. Parvovirus B19 infection and pregnancy. US Centers for
Disease
Control
and
Prevention
website.
at:
http://www.cdc.gov/ncidod/dvrd/revb/respiratory/B19&preg.htm .
December 1, 2006
AİLEVİ AKDENİZ ATEŞİ
FMF; Paroksismal Poliserözit; Periyodik Peritonit;
Periyodik Hastalık; Periyodik Ateş.
Ailevi Akdeniz ateşi aralıklı ateş, karın ağrısı, göğüs ağrısı
ve eklem ağrıları ile seyreden genetik hastalıktır. Hastalık
karın, göğüs ve eklem zarlarında iltihaplanma, ağrı, şişme ve
ateşe neden olur. Genetik bir hastalıktır, aileden geçer,
sonradan olmaz. Genetik bozukluk MEFV geninde ortaya çıkar bu
gen iltihaplardan sorumlu olan proteinin kodlayan gendir.
Hastalık kimlerde görülür?
FMF hastalığı genetik bir hastalıktır, daha çok Akdeniz
kökenli insanlarda görülür. Özellikle Askenaz olmayan
Musevilerde, Ermenilerde, Yunanlılarda ve Türklerde görülür.
FMF ne şikayete sebep olur?
Hastalık genellikle 5 ila 15 yaş arasında belirti vermeye
başlar. Karın içini, göğüs iç duvarını ve eklemleri kaplayan
zarlarda iltihaplanma (serözit ) ve ateş ortaya çıkar. Ataklar
2-3 saat içinde başlar ve 4 gün içinde azalarak kaybolur.
Atakların her biri aynı olmaz, kimi zaman karın ağrılı kimi
zaman eklem ağrılı vb. olabilir. En sık görülen şikayetler:
Karın ağrısı, hastaların %95 inde karın ağrılı ataklar
görülür, çok şiddetli karın ağrısı görülür ve apandisit
ile karışır. Birçok hasta bu nedenle gereksiz ameliyat
olmuştur.
Göğüs ağrısı, çok şiddetli keskin bir ağrı olur ve
nefes alınca artar, hasta yatağından kalkamaz,
Ateş, üşüme, titreme, ateş atakları olur, özellikle
çocuklarda başlangıçta ateş dışında belirti olmaz,
Eklem ağrısı, şişme ve kızarıklık olabilir, kalça diz
eklemi gibi büyük eklemlerde olur. Bir eklemde başlar.
Nadiren testisleri kaplayan zarların iltihabı olur.
Testislerde kızarıklık ateş ve şişme olur. Testis
torsiyonu ve iltihapları şile karışır.
Deri lezyonları: 5 ila 20 cm çapında kırmızı kabarık
lezyonlar görülür.
Hastalar ataklar arasında gayet iyidir. Çocuklarda ataklar
sırasında sadece ateş olabilir, 2- 3 yıl içinde ateşler klasik
FMF krizleri haline döner. Ataklar sırasında bol miktarda
amiloid protein üretilir ve bu birikerek amiloidoz’a neden
olur.
FMF nasıl teşhis edilir?
Hastanın şikayetleri ve muayene bulguları teşhis e yardımcı
olur. Teşhis laboratuar incelemeleri ile konur. FMF düşünülen
hastaya aşağıdaki testler yapılır:
Tam kan sayımı,
C-Reaktif Protein,
Eritrosit Sedimantasyon Hızı,
Lökosit sayımı,
İdrar tahlili ( idrarda kan ve protein görülür),
Fibrinojen yüksek bulunur.
Ailevi Akdeniz Ateşi krizleri sırasında iltihabi reaksiyonları
gösteren bu testler yüksek bulunur. Bu şikayetlere neden
olabilecek diğer hastalıklar elenmeye çalışılır. Şikayetler ve
klinik görünüm Ailevi Akdeniz Ateşi ne uyuyor ise genetik
mutasyon analizi yapılır.
FMF genetik mutasyon analizi testi: büyük doğrulukla
Ailevi Akdeniz Ateşi teşhisi koyduran en önemli genetik
testtir.
FMF Tedavisi:
Ailevi Akdeniz Ateşi tedavisinde amaç atakları bastırmak ve
şikayetleri kontrol altına almaktır. Kolsişin adlı ilaç hem
zarlardaki iltihaplanmayı azaltarak akut atakları bastırır hem
de sürekli alınır ise atak sayısını anlamlı derecede azaltır.
FMF hastalığının en büyük tehlikesi ataklar sırasında bol
miktarda üretilen Amiloid proteini’ nin birkmesi sonucu ortaya
çıkan amiloidoz dur. Kolsişin atakları azaltarak amiloid
birikmesini ve amiloidozu da önlemektedir.
Hastalığın tedavisinde kalıcı bir reçete yoktur. Önemli olan
atakların sayısını ve şiddetini azaltmaya çalışmaktır.
Referanslar:
1. Gershoni-Baruch R, Brik R, Shinawi M, Livneh A. The
differential contribution of MEFV mutant alleles to the
clinical profile of familial Mediterranean fever. Eur J Hum
Genet. Feb 2002;10(2):145-9. [Medline]. [Full Text].
2. Tomiyama N, Higashiuesato Y, Oda T, et al. MEFV mutation
analysis of familial Mediterranean fever in Japan. Clin Exp
Rheumatol. Jan-Feb 2008;26(1):13-7. [Medline].
3. Kim S, Ikusaka M, Mikasa G, et al. Clinical study of 7
cases of familial Mediterranean fever with MEFV gene mutation.
Intern Med. 2007;46(5):221-5. [Medline]. [Full Text].
4. Lidar M, Livneh A. Familial Mediterranean fever: clinical,
molecular and management advancements. Neth J Med. Oct
2007;65(9):318-24. [Medline]. [Full Text].
5. Lidar M, Kedem R, Langevitz P, et al. Intravenous
colchicine for treatment of patients with familial
Mediterranean fever unresponsive to oral colchicine. J
Rheumatol. Dec 2003;30(12):2620-3. [Medline].
6. Mor A, Pillinger MH, Kishimoto M, et al. Familial
Mediterranean fever successfully treated with etanercept. J
Clin Rheumatol. Feb 2007;13(1):38-40. [Medline].
7. Roldan R, Ruiz AM, Miranda MD, et al. Anakinra: new
therapeutic approach in children with Familial Mediterranean
Fever resistant to colchicine. Joint Bone Spine. Jul
2008;75(4):504-5. [Medline].
8. Tunca M, Akar S, Soyturk M, et al. The effect of interferon
alpha administration on acute attacks of familial
Mediterranean fever: A double-blind, placebo-controlled trial.
Clin Exp Rheumatol. Jul-Aug 2004;22(4 Suppl 34):S37-40.
[Medline].
9. Tweezer-Zaks N, Rabinovich E, Lidar M, et al. Interferonalpha as a treatment modality for colchicine- resistant
familial
Mediterranean
fever.
J
Rheumatol.
Jul
2008;35(7):1362-5.
Download