TBMM B: 111 23 . 5 . 1987 0 : 1 çası, geçici madde, Anayasamızdaki

advertisement
T. B. M. M.
B : 111
çası, geçici madde, Anayasamızdaki bir ceza madde­
sidir. Oysa, 1982 Anayasasının 38 inci maddesinde
aynen; «Kimse, işlendiği zaman yürürlükte bulunan
kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamaz» ve «Suçluluğu hükmen sabit oluncaya ka­
dar, kimse suçlu sayılamaz» hükümleri vardır. Yine
aynı maddede, ceza sorumluluğunun şahsîliği ilkesi
vardır. Tüm bunlara karşın, Anayasanın da özüne
aykırı bir şekilde bu geçici madde konulmuştur. Ce­
zaların şahsîliği ilkesi de zedelenmiştir; çünkü bir
dönemin sorumluluğu, bir siyasî partinin sorumlulu­
ğu, bir kişinin veya birkaç kişinin omuzlarına yıkıl­
mak istenmektedir.
Yine Anayasamızın 67 nci maddesinde, vatandaş­
ların seçme ve seçilme hakları düzenlenmektedir.
Geçici 4 üncü madde, bu haliyle de Anayasanın özü­
ne ve ruhuna aykırıdır.
Komisyonda da belirttiğimiz gibi, geçici 4 üncü
maddenin hiçbir tartışmaya neden olmaksızın orta­
dan kaldırılması, bizce Türkiye Büyük Millet Mec­
lisinin başta gelen görevleri arasında idi ve yine,
hiçbir tartışmaya gerek kalmaksızın ortadan kaldırıl­
ması, demokrasinin gereği ve demokrasiye inanç ko­
nusunda yemin etmiş yüce Meclisin sayın üyelerinin
en başta gelen görevlerinden biriydi. Bu konuda ya­
pılacak bir halkoyîamasını bir halk mahkemesi ku­
ruluşu şeklinde düşündüğümüzü söylemiş, basın top­
lantılarıyla bunu çeşitli kereler açıklamıştık. Yine
aynı görüşteyiz; ama, bunu şu nedenle kabul etmek
durumunda kaldık': Birtakım kişilere bazı suçlar is­
nat ediliyor, bazı varsayımlardan hareket ediliyor.
Bir örnek vereyim: Türk Ceza Kanununun 481 inci
maddesinde, kamu görevinden dolayı bir kişiye suç
isnat edilirse, isnat edene ispat hakkı tanınır; ama
sayın milletvekilleri, karşılığında da ispat edemeyen­
lere 480 inci madde ile bir ceza hükmü getirilmiştir.
Soruyorum: Bu suç isnat edenler, varsayımda bulu­
nanlar, acaba aksi kanıtlandığında ne şekilde ve ki­
me karşı hesap vereceklerdir?
Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; tüm bunlara
karşın halkoylaması yapılacak gibi görünmektedir.
Eğer Sayın özal demokrasiye inanmış ise, açıkça,
yasakların kalkmasından yana olduğunu söylemek
zorundadır. Liberal olduğunu söyleyen Başbakan özal
şunu çok iyi bilmektedir: Liberalizmin özü ve te­
mel dayanak noktası, kişi hak ve özgürlüklerinin çok
daha iyi bir şekilde korunması esasıdır. Sayın Özal
gerçekten liberal ise, gerçekten demokrat ise bu ya­
saklara karşı olduğunu açıkça açıklamak zorundadır.
(ANAP sıralarından «Ne alakası var?» sesleri)
23 . 5 . 1987
0: 1
HASAN ALTAY (Devamla) — Var efendim.
BAŞKAN — Devam edin Sayın Altay, siz de­
vam edin efendim...
Bunun takdirini Başkanlık yapar efendim.
Buyurun, siz devam edin Sayın Altay.
HASAN ALTAY (Devamla) — Sayın Başkan,
değerli arkadaşlarım; bu Mecliste dinlemek gereğini
duymayan bazı arkadaşlarım, zaman zaman...
BAŞKAN — Sayın Altay, cevap vermeyin efen­
dim, devam edin.
HASAN ALTAY (Devamla) — Peki efendim.
HİLMİ NALBANTOĞLU (Erzurum) — Dinle­
meyenler dışarı çıksın, değil mi Sayın Altay?
HASAN ALTAY (Devamla) — Sayın Başkan,
sayın milletvekilleri; olayın bizce siyasî bir boyutu
vardır; dönülüp dolaşılıp kamuoyuna anlatılmak is­
tenen budur. 12 Eylül öncesinin faturası birkaç kişi­
ye çıkarılmak istenmektedir. Getirilen tasarının 5 in­
ci maddesinde, propaganda izninin halkoylamasına
bir hafta kala olmasına karşın, aleyhte propagan­
dalar bugünden başlatılmıştır. Bunları söylemek bizim
hakkımızdır, görevimizdir.
Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; yine Sayın
Başbakan özal yaptığı birçok açıklamada, yapılacak
referandumun 1982'de yapılan referandumla aynı ko­
şullarda gerçekleşeceğini söylemiştir. Oysa, getirilen
tasarıda bunun doğru olmadığını açıkça görüyoruz.
Geçmiş referandumda, «evet» veya «hayır» şeklin­
de tek bir kâğıt üzerinde oy kullanmanız gerekirken,
bu kere karışıklığa neden olacak şekilde parçalı, iki
kâğıt kullanılması zorunluluğu getirilmektedir.
YILMAZ ALTUĞ (Sivas) — Birleşik oy pusu­
lası, tek kâğıt.
HASAN ALTAY (Devamla) — Birleşik oy pusu­
lası; evet.
Sayın milletvekilleri, yine geçen dönemde yapı­
lan propagandanın tek yanlı olarak topluma empo­
ze edildiği açıkça görülmüştür. Bu defa yine Cum­
hurbaşkanı gereksiz yere tartışmaların içine çekil­
mekte» tartışmaların odak noktası haline getirilmeye
çalışılmaktadır. Prcpagandaların da tek yanlı olarak
gerçekleşeceği görülmektedir. Bize göre, Cumhur­
başkanı da konuşacaksa - kim konuşursa konuşsun yürürlükte olan Seçim Kanununa göre, Yüksek Se­
çim Kurulunun belirleyeceği sıra dahilinde herkesin
konuşması gerektiğidir.
Yine o dönemde seçmen kütükleri eylül ayında
düzenlenmişti. Bu kere, halkın tatilde olduğu aylar­
da seçmen kütükleri düzenlenmektedir. Bu da, kar­
gaşaya neden olabilecek bir durumdur.
— 289 —
Download