ٰه بِسْمِ ّللا ِ الرَّحْمهنِ الرَّح۪ يمِ اِقْرَأْ بِاسْمِ رَبِّكَ الَ

advertisement
Eylül 1990
EĞİTİM VE ÖĞRETİMİN ÖNEMİ
Fahri Kayadibi
Kocaeli Müftüsü
ٰ ‫بِس ِْم ه‬
‫ّللاِ الرَّحْ مه ِن الر َّ۪ح ِيم‬
‫ان‬
َ ‫اْل ْن َس‬
َ َ‫ق َخل‬
َ َۚ َ‫ك الَّ ۪ذي َخل‬
َ ِّ‫اِ ْق َر ْأ بِاس ِْم َرب‬
ِْ ‫ق‬
‫ك ْاْلَ ْك َر ُۙم اَلَّ ۪ذي َعلَّ َم بِ ْالقَلَ ُۙ ِم‬
َ ُّ‫ِم ْن َعلَ َۚق اِ ْق َر ْأ َو َرب‬
‫ان َما لَ ْم يَ ْعلَ ْم‬
َ ‫اْل ْن َس‬
ِ ْ ‫َعلَّ َم‬
Muhterem Müslümanlar,
Yüce Dinimiz İslam, eğitim ve öğretim faaliyetleri
üzerinde önemle duran bir dindir. Fert ve toplumların
maddimanevi alanda yükselmeleri ve ilerlemeleri
ancak sağlam ve kaliteli bir eğitim öğretimle
mümkündür. Bunun için ilmi, okumayı, öğrenmeyi
teşvik eden; din ve dünya için gerekli olan bilgileri
öğrenmeyi farz kılan dinimiz, bunu bize sağlayacak
olan eğitimöğretimin de mükemmel olmasını ister.
Bu sebeble Kuranı Kerim'in ilk ayeti, Yüce
Allah'ın Peygamberine ilk hitabı "Oku" emri olmuştur.
Alak Suresi'nin başında yer alan ayetlerde "Seni
yaratan Rabbinin adı ile oku. O insanı kan pıhtısından
yarattı. Oku. Rabbin, nihayetsiz kerem sahibidir. O
kalemle yazmayı öğretendir. İnsana bilmediği şeyleri
O öğretti" (1) buyurmuştur. Ayrıca Kuranı Kerim'de
Allah Teala'nın Hz. Adem'e bütün isimleri öğrettiği
(2), Davut Aleyhisselama zırh elbise sanatını öğrettiği
(3) zikredilmektedir. Esasen Yüce Allah'ın bir sıfatı
olan "Rab" kelimesi terbiyeci eğitici anlamına gelir.
Tarih boyunca öğrenme, öğretme ve eğitim
müslümanların en önemli uğraşı olmuştur. Sevgili
Peygamberimiz "Allah beni sizlere bir muallim
(öğretici) olarak gönderdi" (4) diyerek kendisinin
insanları eğiten bir öğretici olduğunu açıklamıştır.
Nitekim Peygamberimiz (S.A.S.) in hayatına
baktığımızda 23 yıllık Peygamberliğin insanları
eğitmeköğretmek ve doğru yola getirmek için geçtiğini
görürüz.
Hicret'ten önce Mekke devri eziyet ve işkence
devri olmasına rağmen Hz. Peygamber (S.A.S.) eğitim
ve öğretim faaliyetlerine devam ediyordu. Hicret'le
Medine'ye varır varmaz burada bir mescidi inşa
ettirmiştir. Bu mescid'e namaz için bir bölüm, eğitim
ve öğretim faaliyetleri için suffa denilen ayrı bir bölüm
ve Hz. Peygamberin (S.A.S.) ailesi için de üçüncü bir
kısım yapılmıştır. Eğitim ve öğretim hizmetlerine
ayrılan suffa bölümünde bizzat Hz. Peygamber
(S.A.S.) dersler veriyordu. Okuma yazmayı ve diğer
ilimleri öğrencilere öğretmek için Ubade Bin Sabit ve
Sa'd Bin As gibi zevatı faal öğretmenlik görevi ile
görevlendirmiştir.
Bedir savaşında esir olarak karşı taraftan ele geçen
her kimse için 4000 Dirhem kurtuluş akçesi takdir
edilmişken, okuma yazma bilenlerden her biri,
Medineli 10 Müslümana bunu öğretmek karşılığında
hürriyetlerine kavuşmuşlardır.
Hz. Peygamber (S.A.S.) bir yandan bilenlerin
bildiklerini bilmeyenlere öğretmelerini emrederken,
diğer yandan da ihtiyaç duyulan bölgelere öğretmenler
göndermiştir. Böylece eğitim ve öğretimle bizzat
kendisi bizlere örnek olmuştur. Dini ilimlerin farziyeti
yanında müsbet bilimlerin de farziyetini şahsında
göstermiştir.
Müslümanlar, ilmin kendilerine farz oluşu şuuru
ve alimlerin Peygamberlerin varisleri olduğu düşüncesi
ile eğitimöğretim müesseseleri kurmuşlardır. Camileri
inşa ederken hemen yanıbaşında medrese, kütüphane
ve öğrencilerin barınacağı yurtları inşa etmişlerdir.
Bunları yaşatmak için de Vakıflar kurmuşlardır.
Eğitimöğretime ne zaman önem vermişlerse
keşiflerbuluşlar yapmışlar ve dünyada bilimin önderi
olmuşlardır. İlme, eğitim öğretime önem vermedikleri
zaman da gerilemişler, çöküntüye uğramışlardır.
Mesela. Amerika'da bulunan Oxford Üniversitesi,
kuruluşunda Türk İslam okulları örnek alınmıştır.
Değerli Müslümanlar,
İslam
Dini'nde
eğitimöğretim
Sevgili
Peygamberimizin (S.A.S.) tabiri ile beşikten mezara
kadardır. Yani, maddi ve manevi ilimleri kabiliyetimiz
ölçüsünde her yaşta öğrenme durumundayız.
Toplumun refah ve mutluluğunu artırmak, milli birlik
ve bütünlük içinde iktisadisosyal ve kültürel
kalkınmayı sağlamak ancak kaliteli çağdaş bir
eğitimöğretimle mümkün olur.
Aile en önemli eğitim yuvasıdır. Sevgi ile
yaklaşacağımız çocuklarımıza bir çok bilgiyi
öğretebileceğimiz gibi iyi örnek olma motifimizle de
onlara iyi alışkanlıkları kazandırabiliriz. Yuva'da,
ilkorta ve yüksek öğretimde de onları gerektiği şekilde
eğitmeliyiz. Yavrularımıza dini bilgileri vermemiz
yanında bir de meslek kazandırmalıyız. Şunu da
unutmamalıyız ki; meslek edinen insan mesleğinde
ölünceye kadar daima uzmanlaşması dini bir görevdir.
Bilgi sahibi canlar öğretmekle, parası olanlar da
okul yaptırarak, eğitim araç ve gereçlerini alarak veya
yoksul öğrencileri okutarak eğitime katkıda
bulunabilirler.
Gelişen dünyada öğrencileri faydasız bilgiden
arındırarak, modern eğitim ve öğretim metodlarını
sistematik bir şekilde, tatbik ederek, öğrenimi
kabiliyetlere göre yaparak eğitim öğretimde çok
mesafe alabiliriz. Eğitimöğretimde istenilen hedefe
ulaşıldığı takdirde problem gibi görünen çok
meselelerin de ayni paralelde kendiliğinden
çözümlendiği görülecektir. Yeter ki bu konuda herkes
kendisine düşen görevi hakkıyla yapabilsin.
Hutbemizi Yüce Peygamberimizin (S.A.S.) bir
sözü ile tamamlayalım. "Ya Alim (öğretici) ol, ya
öğrenci ol veya dinleyici ol. Dördüncüsü olma helak
olursun".
***
1- Alâk: 1-5
2- Bakara: 31
3- Enbiya: 80
4- Ibn-i Mace. Sünen. Mukaddime. Nr. 299.
Download