22 Aralık 2015 GENÇ MÜSİAD, 5. UGİK

advertisement
GENÇ MÜSİAD, 5. UGİK
18. Aralık 2015
İstanbul, WOW Otel
Genç İş Dünyamızın Değerli Başkan ve Temsilcileri,
Değerli Genç MÜSİAD ve MÜSİAD Üyeleri, MÜSİAD Dostları,
Değerli Basın Mensupları,
Bugün 5. sini gerçekleştirdikleri bu güzel ve anlamlı program için Genç
MÜSİAD'lı kardeşlerimi kutluyor, onların bu programına katılımlarıyla omuz
veren siz değerli misafirlere teşekkür ediyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Tebriki gerçekten hakediyor benim Genç Kardeşlerim, çünkü programın
hazırlığı ve içeriği kadar ismi de çok anlamlı, "Adil Dünya Girişimi".
İnsan, yaratılmışların en şereflisidir. Bu saygınlık ve şeref, ancak "adil
olabildiği sürece" elde edilebilir. Bütün inanışların, felsefe ve öğretilerin ortak
paydası, adalettir. İnsanlar mutlu ve müreffeh bir şekilde yaşarken, kendinden
sonraki dünyaya da güzel bir miras bırakmalıdır. Adaletin ipi bırakıldığında ise,
dünya, yaşanılası bir yer olmaktan çıkar. Adalet, bir kutup yıldızı gibidir.
Elmalılı Hamdi Yazır, adaletin tersi olan, zulmü şöyle tanımlar: ‘’Bir şeyi,
yerinden başka bir yere koymak’’. Bu, zulmün, asgari ve azami şartlarını, en net
ve en yalın haliyle ortaya koyar.
Eğer, günümüzün dünyasında, sabah okuluna gitmesi gereken bir çocuk,
ağır bir iş kolunda çalışmaya gitmeye, şu veya bu sebepler sonunda
zorlanıyorsa, burada adaletten bahsedendeyiz.
Bilim ve sanatla uğraşması gereken bir genç, uyuşturucu ve alkol
bataklığında yol alıyorsa, o toplumda işleyen adalet anlayışında temel bir yanlış
vardır.
Bugün maalesef, dünyanın birçok bölgesinde, doğan her yeni gün, taze
bir umudu değil; korkuyu, yoksulluğu, tedirginliği ve çaresizliği yaşatıyor
insanlara. Niçin? Adalet kavramı insanları kuşatmadığından, ülkeler ve uluslar
birbirlerinin Hakkı'nı adilce gözetmediklerinden.
Bir ülkenin, yer altı ve yerüstü kaynaklarıyla beşeri zenginliklerinin,
öncelikle ve mutlaka, o ülkedeki insanların mutluğuna hizmet amaçlı,
sonrasında da diğer ülkedeki insanların yararına kullanılması gerekirken, tam
aksine, o ülkedeki yoksulların karnını doyurmuyor, yarasına merhem
olamıyorsa, sorunu başka yerlerde aramak yanlış olacaktır.
12 yıl önce kurduğumuz MÜSİAD Gençlik Kurulumuz, işte bu ve benzeri
konuları dert edinen, bu sorunları çözmeyi kendine hedef edinen, kazanırken
hukuki ve meşru kazanmayı esas alırken, harcarken de hukuki ve meşru
harcamayı kendine şiar edinen Genç Girişimcilerin yuvası.
Geleceğimizin emanetçisi ve geleceğimizin ta kendisi olan Genç
Kardeşlerimi, yürüdükleri bu kutlu yolda tebrik ediyorum.
Yeri gelmişken ifade etmek istim ki, adaletsizlik, sadece Ekonomi alanında
yaşanmıyor. Adaletin ve hukukun en temel prensiplerinden birisi de, iki tarafı
ilgilendiren bir konu gündemde ise, her iki tarafı da objektif şekilde dinleyerek,
adil bir şekilde davranmaktan geçiyor. Bu, kamuoyunu doğru aydınlatmakla
yükümlü olan Basın için ise, özellikle geçerli.
Bakıyorum, bu gün, bir basın organında bir haber var. Başlık bizimle ilgili.
Daha önce bir Basın Toplantısıyla açıkladığımız, Hükümet ve Meclis'ten
beklentilerimizi anlattığımız Ankara temaslarımızda, bir Siyasi Partiyi de ziyaret
ettik. Görüşme basına kapalı yapıldı. Çıkışta, basın açıklamamızı, olması
gerektiği şekilde, genel çerçeve içinde yaptık.
Bu sabah bir de bakıyoruz ki, bize atfen, içeriği doğruyu yansıtmayan
haberler var gazetede.
Ya, Objektif haber yapacaksanız, kaynak ve isim vererek, her iki taraftan
görüş alıp, bunu objektif olarak yansıtacaksınız. Ya da, spekülatif haber
yapmayacaksınız.
Bu da Adil bir davranış değil. Günümüzün temel problemlerinden birisi de
bu. Adil, kaynağa dayalı, objektif bir Basın perspektifinin eksikliği.
Değerli Genç İş Adamı Kardeşlerim,
Günümüzün en temel sorunlarından birisi, adil olmayan gelir dağılımıdır.
Oxfam’ın, ‘küresel servetin dağılımı ve gelir adaletsizliği’ başlıklı araştırmasında;
küresel servetin, gün geçtikçe, daha küçük ve daha varlıklı elit bir grubun elinde
biriktiği ifade ediliyor.
Rapora göre, bu varlıklı bireyler; finans, ilaç ve sağlık da dâhil olmak
üzere, önemli sektörlerde, sadece kendi çıkarları doğrultusunda hareket
etmektedir. Bu şirketler; çıkarlarını korumak amacıyla, kendilerine politik çevre
oluşturan lobi faaliyetlerine, her yıl, milyonlarca $ ödemektedir.
Küresel zenginliğin, varlıklı ama küçük bir elit grubun elinde
yoğunlaşmasının, Credit Suisse verileri ile de desteklendiği rapora göre; 2014
yılında, dünyanın en zengin %1’i, toplam küresel servetin %48’ine sahipken,
kalan %99’una yalnızca %52’sini bırakmıştır. En zengin %20’nin, dünyanın geri
kalan %80’ine bıraktığı servetse, küresel servetin %5,5 idir.
Mevcut trendin, en zenginler lehine devam etmesi durumunda, 2016
yılında, en zengin %1’in varlığının, toplam küresel varlığın %50’sini geçeceği
ifade ediliyor. 2010 yılında dünyanın en zengin 80 kişisinin, 1,3 trilyon $ varlığı
bulunurken, bu rakam, 2014'te 1,9 trilyon $'a yükselmiştir.
Dünyanın en zengin 80 kişisinin toplam serveti, en fakir %50’nin toplam
servetine eşittir. Yani, 3,5 milyar insanın paylaştıkları toplam servet, ilk 80
kişinin paylaştığı servete eşittir.
Son 5 yılda, dünyadaki milyarderlerin sayısı azalarak, 2010 yılında dünya
nüfusunun en fakir %50'sinin serveti, ilk 338 milyarderin servetine eşit iken, bu
sayı 2014’te yalnızca 80 milyardere düşmüştür.
İşte sorun bu noktada yatmaktadır. Bu acı tablolar gösteriyor ki, daha adil
bir paylaşım, daha adil bir girişim için vaktinin çoktan gelmiş et geçmektedir
bile.
MÜSİAD’ın ve Genç MÜSİAD’ın arayışı, Ahlak ve Erdem gibi insani
değerleri hiçe sayarak, merkezine, neredeyse sadece Finansman ve Faiz
enstrümanını koyan Ekonomik ve Finansal sistemden, İnsan Odaklı sisteme,
geçiş arayışıdır. Bugün, Kaliteli ve doğru finansmana, hızlı erişimin, nasıl olması
gerektiği değil de, faizlerin, kaç baz puan artmasına, niçin ihtiyaç olduğu
tartışılıyor. Tıpkı, insanların neden öldürüldüğünün değil, öldürülüş biçimlerinin
tartışıldığı, günümüzün medeniyet anlayışında olduğu gibi.
Bizim ilkemiz, ticaretin helal ve faizin haram olduğudur. Gerçek
ekonominin değerleri; AR-GE, Yenilikçilik, Yatırım, İstihdam ve Üretim'dir.
Bunları ve sosyal hayatın ana değerlerini bir kenara iterek, her şeyi, neredeyse,
sadece tek bir değere indirgeyen ve değerlerimizi acımasızca şekillendiren,
adeta yeni tehdit kaynağı, "Finans Terörü", en büyük sorun kaynağıdır.
Değerli Genç İş adamı Kardeşlerim,
Hayalleri olmayanlar, başkalarının hayallerinin parçası olur. 25 yıllık
MÜSİAD tarihimizde en büyük övünç kaynağımız olan Genç MÜSİAD sevinerek
görmekteyiz ki, bugüne kadar yaptığı güzel işlere bir yenisini daha kattı.
Genç MÜSİAD, Kahire’nin caddelerinde, Kudüs’ün mabetlerinde,
Afrika’nın çöllerinde, Afganistan’ın dağlarında, Akdeniz’in kıyılarında, yoksulluk
çeken insanlar ve ölenler olmasın diye, daha adil bir dünya için harekete
geçiyor, büyük farkındalıklar oluşturuyor. Bu yıl 5. si gerçekleşen UGİK, yapılan
yanlışlara dur denilmesi gerektiğini ortaya koyuyor. ‘’Adil Dünya Girişimi’’
temasıyla gerçekleşen bu toplantı, yurt içinden ve yurtdışından gelen
katılımcılarıyla, içinde yaşadığımız çağın yanlışlarına adaletsizliğine, bir haykırış,
bir çığlıktır.
Adil bir dünyanın kurulmasında Genç MÜSİAD’ın sorumluluğu, her geçen
gün daha da artıyor. Çünkü Ortadoğu başta olmak üzere, Müslüman nüfusun
yayıldığı coğrafyalar, gelişmenin ve ilerlemenin yakıtı olan yerlerdir.
Medeniyetin doğduğu bu münbit Mezopotamya toprakları, aradan geçen
10.000 yıl sonrasında, medeniyeti yok edecek enerjiyi sağlayan yer olmamalıdır.
Bunun için de Müslüman dünya, sahip olduğu zenginliklerin fark etmeli.
2014 yılı verileri, dünya petrol rezervlerinin 1,65 trilyon varil olduğunu
gösteriyor. Küresel petrol rezervlerinin % 48.5’i Müslüman ülkelerde.
Müslüman ülkeler, dünyanın petrol ihtiyacının yarısını, tek başına karşılıyor.
Aynı şekilde, 197 trilyon metreküp olan dünya doğal gaz rezervlerinin % 43’ü de
İslam ülkelerinde bulunuyor. Yine İslam ülkeleri, doğal kauçuğun % 70'ine,
kalayın % 52'sine, buğdayın % 15'ine, pirincin % 17'sine ve baharatın % 39'una
sahip.
Ne yazık ki, bu zenginlik ve üretkenlik potansiyellerine rağmen, tüm İslam
ülkeleri, dünya gayrisafi milli hasılasının ancak %10'unu üretebiliyorlar. Kişi
başına düşen ortalama milli gelirleri ise 5-6.000 $ civarında.
Dünya Bankası verilerine göre, İslam ülkelerinin nüfusunun % 22'si,
günlük 1,25 $ olan yoksulluk sınırının altında. Yine İslam ülkelerinin nüfusunun
%45'ini oluşturan 640 milyon insan ise günlük 2 $ olan yoksulluk sınırının
altında yaşıyor. Bu verilerde gösteriyor ki, hem İslam ülkeleri, hem de bütün
dünya için, en büyük sorun, gelir dağılımı adaletsizliği ve yoksulluktur. Küresel
ekonomi, küresel üretim, küresel ticaret, küresel pazar gibi kavramlar, servet
sahiplerinin servetlerine servet katarken, yoksulların fakirlik çıkmazındaki yerini
daha da geriletiyor. Zenginlerin daha zengin olduğu, yoksulların daha da
yoksullaştığı gelir dağılımının adaletsizlikte zirve yaptığı bu dünyada her birey,
adalet için çalışmalıdır. Dünyanın geleceğini şekillendiren siz değerli gençlerin
adil dünya girişimi çağrısı, inanıyorum ki, dünyanın her yerinde yankı bulacaktır.
Sözlerimin sonunda, bu güzel program için, Genç MÜSİAD'lı kardeşlerimin
tümünü ve onların değerli dostlarını, Genç MÜSİAD'ımızın değerli Başkanı Yavuz
Fettahoğlu kardeşim ve Yönetimini tebrik ediyor, programın gerçekleşmesi için
desteklerini esirgemeyen tüm kurumlara teşekkür ediyor, hepinizi saygıyla
selamlıyorum.
Nail Olpak
Genel Başkan
MÜSİAD
Download