KOLANsağlık İÇİNDEKİLER 4 8 11 6 16 24 28 32 34 36 38 40 22 20

advertisement
İÇİNDEKİLER
MEVSİM KÖŞESİ
4
Çocuklarda Romatİzmal Ateş
8
ALERJİNİZ VAR MI?
DiKKAT BU SAYFADA
11
SİGARA İÇİLMEZ
DOĞRU
BİLİNEN
X
POPÜLER DİYETLER
Kaan Yakuphan Röportaj
BEBEKLERDE
İŞİTME KAYBI
Sümbül
24
Uğurkan Erez Röportaj 28
hamileliğe
ne kadar hazırsınız?
Sizlerle buluştuğumuz dördüncü sayımızda kapağımız için
ilkbahar çiçeği Sümbül’ü seçtik.
Bu Bahar Yorgun Olmayın
İSKEMİK İNME nedir?
Op. Dr. Ahmet Şah KOLAN
Yönetim Kurulu Başkan Vekili
Genel Müdür
Sorumlu Yazı İşleri Müdürü
Şirvan KOLAN
Kurumsal Medya ve İletişim Koordinatörü
Yayın Adı
KOLAN SAĞLIK
Yayın Türü
Yerel süreli / 3 ayda bir / Ücretsiz
30
34
SİNSİ DÜŞMAN: HİPERTANSİYON
38
KARIN GERME AMELİYATI 40
Aknenin Oluşum Sebepleri
36
42
KOLANsağlık
Av. Mehmet Nedim KOLAN
Yönetim Kurulu Başkanı
32
ÇOCUGUNUZUN
UYKU DÜZENI NASIL?
.
Sümbül çiçeğinin adı Farsça da sümbül olarak da bilinir.
Genellikle süs için yetiştirilen çok gösterişli soğanlı bir bitkidir.
Zambakgiller familyasındandır. Sümbül, soğanlı ve otsu bir
bitkidir. Sümbül beğenilen bir süs bitkisidir, görünüşü çok güzel,
renkleri değişik ve parlak, kokusu keskindir. Sümbül erken çiçek
açar. Doğu Sümbül’ünün (hyacinthus orientaris) pek çok çeşidi
vardır. Açık havada, yerde veya evlerde saksılarda yetiştirilebilir.
Hoş kokulu çiçekleriyle en sevilen süs bitkilerinden olan
Sümbüllerin Akdeniz kıyılarında ve Afrika’ nın tropik
kesimlerinde yabani olarak yetişen 30 kadar türü daha vardır.
Dik salkımlar oluşturan bu hoş kokulu ve çansı çiçekler düz yada
katmerli mavi, mor, sarı, kırmızı, pembe yada beyazdır.
İmtiyaz Sahibi
KLN Sağlık ve Eğitim Hizmetleri A.Ş. adına
12
FASET SENDROMU 22
hyacInthus
Sümbüller Mart- Nisan aylarında açar. Soğanları topraktan
çıkarmaya gerek yoktur. Kumlu ve gevşek toprağı tercih eder.
Güneş ya da yarı gölge sever. Kış sonunda soğanları açar.
Soğanları her yıl yavrular. Fazla su sevmez.
Hafif kumlu, geçirgen ve iyi cins topraktan hoşlanır.
20
16
6
Yayın Kurulu Başkanı
Ercan KOLAN
Genel Müdür Yardımcısı
Yayın Kurulu
Prof. Dr. Fikret TURAN
Doç. Dr. Hasan MİRZAİ
Doç. Dr. Kenan İLTÜMÜR
Op. Dr. Serkan Fatih İPEK
Uzm. Dr. Önder Yüksel ERYİĞİT
Op. Dr. Nurettin KAPUCU
Op. Dr. Ahmet Atilla YILMAZ
Op.Dr.Tolga DEMİR
Op.Dr. Şevki Serkan HEZAR
Op. Dr. Berge EDE
Op. Dr. Arzu Aydın ÇUHALI
Dr. Şilan KOLAN
Hukuk Danışmanı
Kolan Hukuk
Yayına Hazırlayanlar
Şirvan KOLAN
Sinem ERTAŞ
Damla AYDIN
Baskı
Filmon Ofset Filmcilik Matbaacılık Ltd.Şti.
İkitelli Organize Sanayi Bölgesi ESKOOP
San. Sit. B-1/35 İkitelli 34306 İstanbul
(0212) 671 57 40
Reklam Rezervasyon:
0530 955 08 17
0212 883 90 90
Dahili: 4114 - 4113
Dergimizde yayımlanan yazı ve fotoğraflar izinsiz
kullanılamaz. Dergimizde yer alan ilan, yazı ve
fotoğrafların sorumluluğu sahiplerine aittir.
1
KATKIDA BULUNANLAR
Uzm.Dr. Önder Yüksel ERYİĞİT
s.4
1988 yılında İstanbul
Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp
Fakültesi’nden mezun olan
Uzm.Dr. Önder Yüksel Eryiğit,
Anestezi ve Reanimasyon
alanındaki uzmanlık eğitimini
ise 1994 yılında Taksim Eğitim
ve Araştırma Hastanesi’nde
tamamladı. Uzm.Dr. Önder
Yüksel Eryiğit Büyükçekmece
Kolan Hospital’da Yoğun Bakım
Sorumluluğu ve Başhekimlik
yapıyor.
Uzm. Dr. Nurçin ÇİMEN
İstanbul Üniversitesi İstanbul
Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları
ve Tüberküloz Eğitimi’nden
mezun olan Uzm. Dr. Nurçin
Çimen, 2006 - 2008 Bulanık
Devlet Hastanesi - Devlet
Hizmeti Yükümlüsü olarak
görev yaptı. Uzm. Dr. Nurçin
Çimen Beylikdüzü Kolan
Hospital’da Göğüs Hastalıkları
Bölümünde görev yapıyor.
Uzm. Dr. İsmail Hakkı BOZ
Dyt. E. Hicran ÖNAL
İstanbul Üniversitesi İstanbul
(Çapa) Tıp Fakültesi’nden
mezun oldu. İstanbul Üniversitesi
İstanbul (Çapa) Tıp Fakültesi
İç Hastalıkları Anabilim Dalı’nda
ihtisasını yaptı. Uzm. Dr. İsmail
Hakkı Boz Büyükçekmece
Kolan Hospital’da İç Hastalıkları
Bölümünde görev yapıyor.
T.C. Erciyes Üniversitesi
Beslenme ve Diyetetik
bölümünden mezun olan
Hicran Aslan uzmanlığını Tıp
Fakültesi Halk Sağlığı Ana Bilim
Dalı Yüksek Lisans yaparak
tamamladı. Hicran ÖNAL
Beylikdüzü Kolan Hospital’da
Beslenme ve Diyet Bölümünde
görev yapıyor.
s.36
s.12
Uzm. Dr. Hakan KILIÇ
Uzm. Dr. Melis ŞENLİK
1998 Cerrahpaşa Tıp
Fakültesi’nden mezun oldu.
2003 Bakırköy Yenimahalle
Doğum Evin’de İhtisasını yaptı.
Uzm. Dr. Hakan Kılıç
Büyükçekmece Kolan
Hospital’da Çocuk Sağlığı
ve Hastalıkları Bölümünde
görev yapıyor.
Eğitimini 1990 - 1998 Hacettepe
Üniversitesi Tıp Fakültesi (İngilizce),
2002 - 2007 İstanbul Eğitim ve
Araştırma Hastanesi, Vakıf Gureba
Hastanes’nde tamamladı.
Uzm. Dr. Melis Şenlik Beylikdüzü
Kolan Hospital’da Cilt Hastalıkları
Bölümünde görev yapıyor.
s.38
s.42
Uzm. Dr. Nihal KASAPÇOPUR
Uzm.Dr. Nil YILMAZ DİNÇER
1989 yılında İstanbul
Üniversitesi Tıp
Fakültesi’nden mezun
olan Uzm.Dr.Nil Dinçer
Yılmaz Büyükçekmece
Kolan Hospital’da Nöroloji
Bölümünde görev yapıyor.
İstanbul Üniversitesi İstanbul
Tıp Fakültesi den mezun olan
Uzm. Dr. Nihal Kasapçopur,
Güngören Kolan Hastanesinde
Göğüs Hastalıkları Bölümünde
görev yapıyor.
s.11
s.32
2
s.8
www.kolanhastanesi.com.tr
Opr. Dr. Tolga OĞUZ
Kadın Hastalıkları ve Doğum
Uzmanı, Perinatololoji Yan
Dal Uzmanı olarak eğitimini
tamamlayan Op. Dr. Altan Cebeci,
Büyükçekmece Kolan Hospitalda
Kadın Hastalıkları ve Doğum,
Perinatoloji Yan Dalı Uzmanı
olarak görev yapıyor.
s.24
Ege Üniversitesi Tıp
Fakültesi’nden mezun oldu.
Ankara Üniversitesi Tıp
Fakültesi İbn-i Sina Hastanesi
Beyin ve Sinir Cerrahisi
İhtisasını yaptı. Sağlık Bakanlığı
Ardahan Devlet Hastanesi
Mecburi hizmetini yaptı.
Op. Dr. Tolga Oğuz
Büyükçekmece Kolan
Hospital’da Beyin ve Sinir
Cerrahi Bölümünde görev
yapıyor.
s.22
Uzm. Dr. Masum KOŞAL
Dr. Şilan KOLAN
2003 yılında İstanbul Yeditepe
Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden
mezun olan Dr. Şilan Kolan,
Güngören Kolan Hastanesi’nde
Yönetici ve Başhekim Yardımcısı
olarak görev yapıyor.
s.30
1994 yılında İstanbul Üniversitesi
Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nden
mezun olan Uzm. Dr. Masum
Koşal, 1999 yılında Dr. Lütfi Kırdar
Kartal Eğitim Araştırma Hastanesi
Çocuk Kliniği Uzmanlığını yaptı.
Uzm. Dr. Masum Koşal
Büyükçekmece Kolan
Hospital’da Çocuk Sağlığı ve
Hastalıkları Bölümünde görev
yapıyor.
s.34
Op.Dr.Turgay Osman ARDA
Op. Dr. Volkan BEDEN
İstanbul Tıp Fakültesi’nden mezun
olan Op. Dr. Turgay Osman Arda
uzmanlık eğitimini Cerrahpaşa
Tıp Fakültesi’nde tamamladı.
Op.Dr. Turgay Osman Arda
Büyükçekmece Kolan Hospital’da
Kulak Burun Boğaz Bölümünde
görev yapıyor.
s.20
KATKIDA BULUNANLAR
Op. Dr. Altan CEBECİ
1995-2001 yıllarında Erciyes
Üniversitesi’nde tıp eğitimi
aldı. Plastik Rekonstrüktif
ve Estetik Cerrahi uzmanlığı
eğitimini Mersin Üniversitesi
Tıp Fakiltesinde 2002-2008
yılları arasında tamamladı.
Op. Dr. Volkan Beden
Büyükçekmece Kolan
Hospital’da Plastik ve
Rekonstrüktif Cerrahi
Bölümünde görev yapıyor.
s.40
Prof. Dr. Gülden KAFALI
1984 yılında Ege Üniversitesi Tıp Fakültesinden mezun oldu. 1992’de Çocuk Sağlığı ve
Hastalıkları Uzmanlığını Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesinde yaptı.
1998’de Doçentliğini Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesinde, 2002’de Çocuk Kardiyoloji
Yan Dal Uzmanlığını Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde, 2003’de Fötal Ekokardiyografi
Eğitimi St. George Hospital, Fetal Medicine Unit, Londra, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları
Profesörlüğünü İstanbul Bilim Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde yaptı. Prof. Dr. Gülden Kafalı
Beylikdüzü Kolan Hospital’da Çocuk Kardiyoloji Bölümünde görev yapıyor.
s.6
www.kolanhastanesi.com.tr
3
MEVSİM KÖŞESİ
!
Uzm.Dr.Önder Yüksel Eryiğit
Anesteziyoloji ve Reanimasyon
GIDA ZEHİRLENMESİ
BELİRTİLERİ
Gıda zehirlenmesine karşı ipuçları
Herkes gıda zehirlenmesinden korkar. Yaklaşan
ilkbahar ve yaz aylarında gıda kaynaklı hastalık
vakaları artar. Olay yerleri genellikle dışarısıdır
çünkü bakteriler 90 derecenin üzerinde en hızlı
şekilde gelişir. En önemlisi de hangi bakterinin
suçlu olduğunu bulup, tam olarak nasıl ve
ne zaman zehirlendiğinizi bilmektir çünkü bu
iyileşmenizde çok önemli rol oynar ve hatta
hayatınızı bile kurtarabilir.
Gıdaların neden olduğu en önemli 3 hastalık
Stafilokok Basili, Koli Basili, Salmonella.
4
1
2
3
Stafilokok Basili
Koli Basili
Salmonella
Başlıca gıda zehirlenmelerini tespit
etmeniz için bilgiler ve korunmak için
öneriler:
Stafilokok Basili
Belirtiler
• 6-12 saat içinde olur
• Kusma
• İshal
• Karın Ağrıları
Gıda kaynaklı hastalığa neden olan bu bakteri tatlı
veya tuzlu yiyeceklerde ürer, salatalardaki
mayonez veya pasta gibi tatlılar... Elle yapılan
pişmemiş yiyecekler sıcakta gelişen stafilokok
üremesinde en etkili rolü oynarlar. Yaygın
belirtiler olan sulu ishal, karın ağrısı ve kusma
anında oluşur, bazen bir saatten az bir
sürede ve sanki bir tren vücudunuzda dolaşıyor
gibi hissedersiniz.
Stafilokokun neden olduğu mide ve bağırsak
iltihabı genellikle yaşamınızı riske atmaz ancak
ciddi sıvı kaybına yol açar.
Bu yüzden bolca sıvı, sodyum veya glukoz içeren
çözeltiler aldığınıza emin olun. Basit bir ev yapımı
çözüm, bir çay kaşığı tuz ve 4 yemek kaşığı
dolusu şeker ilave edilmiş bir litre su.*
Koli Basili
Belirtiler
• 12-24 saat sonra kendini gösterir
• Sulu ishal
• İshal 3 gün içinde kanlı hale gelir
• Nadir olarak kusma
Bu durumda, koli basili enfeksiyonu etten veya
maruldan geçmiş olabilir. Koli basili virüsü
büyükbaş hayvanların dışkısından bulaşıp etin
işlem sürecinde ete bulaşabilir ve aynı zamanda
ekinleri sulamak için kullanılan sulara da
karışabilir.
Koli basili zehirlenmesinde, bakteri yiyecek
üzerinde çoğalır. Yendikten sonra son olarak ince
bağırsaklara ulaşır. Vücudun bağışıklık sistemi
bakteriyi yok etmeye çalışırken, bağırsak yüzeyi
zarar görür, kan bağırsak yoluna sızar ve böylece
kanlı ishale neden olur. Hemorajik kolit olarak
bilinen bu durum kan dolaşımı boyunca gezinip
sepsis veya kan zehirlenmesi riski oluşturabilir.
Bu korkunç gıda kaynaklı hastalığa yakalandığınızı
düşünüyorsanız doktorunuza başvurun.
Salmonella
Belirtiler
• 24-48 saat içinde kendini gösterir
• Şiddetli karın ağrısı
• Ateş
• Kanlı veya mukozalı ishal
Kümes hayvanlarının yanı sıra salmonella
bakterisi sığır eti, süt ürünleri, Sezar salata
sosu ve hollandez sos gibi pişmemiş yumurta
içeren yiyeceklerde de bulunur. Salmonella,
insan veya hayvan dışkısından birçok yolla et
ve yumurtaya bulaşabilir örneğin: lağıma temas
yoluyla, kümeslere doldurulup kendi dışkılarının
üzerinde yaşamaya bırakılan kümes hayvanlarının
yetişme koşulları yoluyla ve hatta tavuk
yumurtasının kabuğunu tutma yoluyla.
Tedavi edilmezse, salmonella enfeksiyonu sindirim
borusunda delikler açabilir. Ateş yükselmesi,
virüsün mide-bağırsak yoluna kadar yayıldığı ve
kan dolaşımına ulaştığını gösterir. Koli basili gibi
salmonella özellikle bağışıklık sistemi tehlikede
olan gençler veya çok yaşlılar için çok tehlikeli
olabilir.
Kendiniz veya bir yakınınızda salmonella
zehirlenmesinden şüpheleniyorsanız antibiyotik
tedavisi uygulayacak olan doktorunuzla iletişime
geçmede geç kalmayın.
Mutfakta gıda güvenliği
• Yemeği hazırlamadan önce ve hazırladıktan
sonra ellerinizi ılık sabunlu suda 20 saniye
boyunca iyice yıkayın.
• Etleri kasap kağıdı veya streç film gibi koruyucu
paketlerle kaplayın ve çapraz bulaşmayı
engellemek için buzdolabında alçak bir rafa koyun.
• Et, salata, vb. için ayrı renklerle kodlandırılmış
kesme tahtaları edinin.
• Sebzelerinizi ve meyvelerinizi iyi yıkayın.
* Mutlaka doktorunuza başvurun.
5
Prof.Dr. Gülden KAFALI
Çocuk Kardiyolojisi
Çocuklarda
Romatİzmal Ateş
6
“
Romatizmal ateş, 5 -15 yaş arasında çocuklarda,
kış ve bahar aylarında daha sık rastlanır.
”
A
Bu nedenle romatizmal ateş
Bu tedavi romatizmal ateş
geçiren çocukların uzun
tekrarını engellemek için
streptokoklar ile oluşan
süreli koruyucu antibiyotik
düzenli olarak kullanılan
boğaz infeksiyonu
(depo penisilin gibi) tedavisi
koruyucu antibiyotik tedaviden
romatizmal ateş nedenidir.
alması gerekir.
(penadur proflaksisi) farklıdır.
infeksiyonları çocukluk
Streptokoklara bağlı boğaz
Koruyucu antibiyotik tedavi
döneminde çoğunlukla
infeksiyonunun bulguları;
(depo penisilin proflaksisi);
romatizmal ateşe yol
Ani başlayan ve özellikle
Streptokoklara bağlı boğaz
açmadan iyileşirken,
yutma sırasında olan boğaz
infeksiyonunu ve dolayısıyla
bazı hassas kişilerde
ağrısı, ateş ve alt çene
romatizmal ateş gelişimini
enfeksiyondan 2-4 hafta
köşesinde veya boyun
önler. Özellikle bazı ailelerde
sonra romatizmal ateş
bölgesindeki bezelerde
streptokok infeksiyonu sonrası
gelişir. Ancak boğaz
ağrılı şişlik olmasıdır.
romatizmal ateş gelişme
infeksiyonu uygun olarak
Belirtilerin şiddeti her
eğilimi yüksek olduğundan,
tedavi edilirse, romatizmal
çocukta farklı olabilir.
uzun süreli koruyucu
ateşten büyük olasılıkla
Boğaz infeksiyonunun
antibiyotik tedavi önemlidir.
korunulabilir.
streptokoklara bağlı
Proflaksi depo penisillinle
Romatizmal ateş en sık
olduğundan emin olmak
3 haftada bir enjeksiyon
5 -15 yaş arasında görülür.
için bazı testler yapılması
şeklinde, penisillin allerji
Kış ve bahar aylarında
gerekir (boğaz kültürü,
olanlarda ise hergün ağızdan
daha sık rastlanır.
ASO gibi). Streptokoklara
antibiyotik şeklinde uygulanır.
Genellikle eklemlerde ağrı,
bağlı boğaz enfeksiyonları
şişlik, sıcaklık, hassasiyet
bulaşıdır.
grubu beta
hemolitik
Streptokoklara bağlı boğaz
veya deride döküntülerle
karşımıza çıkar. Kalp kası
Romatizmal karditli
iltihabına veya kalbi
hastaların tedavi ve izlemi;
saran zarda (perikard) sıvı
Romatizmal kapak hasarını
toplanmasına bağlı kalp
geçirmekte olan hastalar
yetersizliği gelişebilir.
hasarın derecesine göre
Bu bulgular tedavi
yatırılarak 2-6 hafta süreyle
edildiğinde sıklıkla
tedavi edildikten sonra,
geçicidir. Özellikle
belirli aralarla
mitral ve aort kapaklarının
ekokardiyografi ile
iltihaplanması durumunda
kontrol edilir. Hasarlı
ise tanı ve tedavinin
kapaklarda endokardit
gecikmesi ve etkilenmenin
(kalp içi dokuların iltihabı)
şiddetiyle orantılı olarak
gelişme riskine karşı dişler
kapak fonksiyonları kalıcı
temiz tutulmalı ve diş
olarak bozulabilir.
çürüklerinin tedavi edilmesi
Romatizmal ateş bulaşıcı
gerekir. Ayrıca diş çekimi
bir hastalık değildir.
veya ameliyat gibi girişimler
Bu hastalıktan bir kez
öncesinde koruyucu
etkilenen çocukta,
antibiyotik tedavi önerilir
tekrarlama riski yüksektir.
(endokardit proflaksisi).
Streptokoklara bağlı
boğaz infeksiyonunun
bulguları; Ani başlayan
ve özellikle yutma
sırasında olan boğaz
ağrısı, ateş ve alt çene
köşesinde veya boyun
bölgesindeki bezelerde
ağrılı şişlik olmasıdır.
Belirtilerin şiddeti her
çocukta farklı olabilir.
Boğaz infeksiyonunun
streptokoklara bağlı
olduğundan emin olmak
için bazı testler
yapılması gerekir.
7
ALERJİNİZ VAR MI?
Bahar aylarında alerjik şikayetler artıyor.
Bir kişinin alerjik olup olmaması sadece genetik faktörlere bağlı değildir.
Kalıtıma ek olarak çevrenin de alerji gelişiminde önemli bir
rol oynadığı görülmektedir.
Uzm.Dr. Nurçin ÇİMEN
Göğüs Hastalıkları Uzmanı
A
lerji, normalde zararsız olan maddelere karşı anormal ve zararlı
bir bağışıklık sistemi cevabıdır. Vücudumuzu zararlı organizmalara
karşı korumakla görevli bağışıklık sistemimiz bazı alerji yapıcı
maddelere karşı Ig E adı verilen bir immünglobulin üretmektedir. Genetik
yatkınlığı olanlarda( atopik kişilerde) ise bazı alerjenlere karşı aşırı bir reaksiyon
gelişmektedir. Alerjenle temas sonrası göz, burun, solunum yolları ve cilt gibi
organların bir veya daha fazlasında bu aşırı reaksiyonlar ortaya çıkabilmektedir.
Bir kişinin alerjik olup olmaması sadece genetik faktörlere bağlı değildir. Kalıtıma
ek olarak çevrenin de alerji gelişiminde önemli bir rol oynadığı görülmektedir.
Alerjik rahatsızlıklar her yaşta görülebilse de en çok çocuklar etkilenmektedir.
Günümüzde her 10 çocuktan biri alerjik sorunlarla karşılaşmakta, çocuğun
anne veya babası alerjik ise bu oran yüzde 25’lere kadar çıkmaktadır.
reaksiyonların
Mide-barsak
sisteminde
Sinir sisteminde
görüldüğü
Bulantı – kusma, Karın ağrısı ya da karın krampları.
Şuur bulanıklığı,
Bayılma
Alerjik
organlar
ve başlıca
Kalp ve damar sisteminde
belirtileri;
Çarpıntı (nabız sayısında artma), Tansiyon düşüklüğü.
Deride
Ürtiker: Değişik büyüklüklerde olan kaşıntılı
kabarıklıklardır. Halk arasında “kurdeşen”
olarak da adlandırılır.
Anjioödem: Derinin alt tabakalarında
sıvı birikmesi yani ödem ile ortaya çıkan
şişliklerdir. Genellikle yüz, göz kapakları,
dudaklar ve genital bölgede oluşur.
Anafilaksi (alerjik şok)
Nadir de olsa tüm sistemlere ait bu
bulguların hepsi bir arada görülebilir
ve anafilaksi olarak adlandırılır. Alerjik
reaksiyonların en ağır şeklidir.
Alt solunum
yollarında
Solunum zorluğu, Hışırtılı solunum (vizing),
Öksürük.
Göz ve üst solunum
yollarında
Gözlerde kızarıklık ve kaşıntı, Burun tıkanıklığı ya da burun akıntısı,
Burunda kaşıntı ve hapşırma.
Alerjik Rinit:
Alerjik rinit burun mukozasının (burun iç yüzünü örten zarın) enflamasyonu
(enfeksiyona bağlı olmayan iltihabı) olarak tanımlanır. Burunda kaşıntı,
hapşırık, sulu burun akıntısı ve burun tıkanıklığı ile karakterizedir. Baş ağrısı,
koku alma bozukluğu ve konjuktivit gibi bulgular da eşlik edebilir. Rinitlerin
yaklaşık yarısı alerjiye bağlıdır. Toplumun ortalama %10 ‘unda alerjik rinit
vardır. Bu oran diğer alerjik hastalıklarda olduğu gibi her geçen yıl artmaktadır.
Alerjik rinit insanların yaşam kalitesini önemli oranda etkilemektedir. Önemli
bir hastalıktır. Özellikle astım ve rinit birlikteliği en fazla önemsenmesi gereken
durumdur.
9
Mevsimsel alerjik rinit:
Halk arasında saman nezlesi olarak da bilinir. Ağaç poleni, çayır
poleni ve yabani ot polenlerine karşı alerji gelişmesi sonucunda
ortaya çıkar. Şikayetler bu alerjenlerin atmosferde yoğun olduğu
dönemlerde belirgindir. Yaşanılan coğrafi bölge ve iklim ile
yakından ilişkilidir.
Nezleniz her yıl hemen hemen aynı
dönemlerde ortaya çıkıyor ve baharla
birlikte devam ediyor mu?
Ailenizde benzer şikayetleri olan
akrabalarınız var mı?
evet
Bu sorulara yanıtınız
ise alerjik
rinit olma olasılığınız yüksektir.
- İlkbaharın erken döneminde ağaç polenleri,
- Yaz başında kadar geçen sürede çayır (ot) polenleri,
- Yaz ortasından sonbahara kadar ise yabani ot
polenleri alerjik şikayetlere neden olmaktadır
Polen takvimlerinde
polenlerin yıl içinde
atmosferdeki dağılımları
yer almaktadır.
Örneğin zeytin ağacı poleni
nisan mayıs haziran
aylarında atmosferde en yüksek seviyede bulunur.
Polen alerjisi olanların hemen hemen hepsinde göz ve burun
belirtileri görülebilmektedir.
Gözlerde
sulanma, kaşıntı, kızarıklık,
burunda
akıntı, tıkanıklık,hapşırık ve kaşıntı bu
belirtilerdendir.
Bazı hastalarda ise alt solunum yolları
da etkilenerek
astım tablosu ortaya çıkmaktadır. Nefes
darlığı, öksürük,
göğüste daralma hissi, hırıltılı solunum gibi belirtilerin olması astımı düşündürür.
Bu konuda uzman bir kulak burun boğaz uzmanına başvurup
muayene olmalı ardından deri prick testi
yaptırmalısınız. Alerjik rinitli hastaların muayenesinde
burun akıntısı direk olarak görülebilmekte, ayrıca burun i
çinde soluk renk, saydam salgı artışı, ödem (şiş),
eğer varsa et büyümesi de görülebilmektedir.
n
gereke
Burun içinin görüntüsü bazen
ı
s
a
lm
rın a
hastanın şikayetlerinin
i olanla
s
ji
r
le
a
Polen
şın, dinlemeden bile teşhis
bazıları:
maya çalı
a
n
m
e
ık
d
ç
r
ı
r
koydurucudur. Ağız içinden
erde dışa
önlemle
uğu saatl
ld
o
n
u
ğ
o
i su ile rin y
.
bakıldığında geniz akıntısı ve
gözleriniz
e
• Polenle a spor yapmayın
v
n
u
r
u
vad
iğinizde b
farenjit görülebilir. Muayene
açık ha
, eve geld tırın.
ın
n
a
ll
u
k
sonrasında alerjiden
gözlüğü
i uzaklaş
k için • Güneş yapışan polenler
olumama
s
i
r
le
n
k
le
o
şüphelenildiğinde
yıkayara
külecek p
ğınıza dö ı yıkayın.
tı
s
a
y
n
en sık uygulanan
a
ızd
cere ınız
• Saçların e her gece saçlar
rinde pen
e
tl
a
a
s
h
tetkik deri testleridir.
üns
ırın, saba
mümk
havaland
ra
n
o
s
Deri testleri ile hangi maddeye
n
kullanın.
lede
mizleyici
Evinizi öğ
te
•
a
v
a
h
li
ne kadar alerji olduğu öğrenilebilmektedir.
ın.
hepa filtre
açmay
mesinde
n
le
iz
Alerjik nezle hastalarının yaklaşık yarısında akciğer m
kurutun.
ın te
ev içinde
ı
içi havan
ız
v
ın
E
r
•
la
ır
ve aş
şikayetleri de vardır. Astım şikayetleri çok belirgin inde, çam
palı tutun
a
im
k
s
ı
v
r
e
la
m
m
a
olmasa bile, akciğerdeki hava yollarında alerjenlere
• Polen
rin.
derken c
seyahat e aharda sık değişti
e
il
iz
in
il
b
b
karşı aşırı cevaplılık durumu söz konusu olabilmektedir (örneğin
• Otomo polen filtresini ilk
ın
ız
ın
c
alerji teması ile ortaya çıkan kuru öksürük). Alerjik nezlenin
ra
a
tedavi edilmesi, astım gelişmesini önleyebilmektedir.
unun
lerin çoğ
ti
r
li
e
i
b
v
e
Polen ve polen alerjileri:
ı il
e lokal
Teda
llanılmas
veya göz
u
n
k
u
r
ın
u
r
b
la
ç
a
öz
Polen (çiçek tozu), bitkilerin genetik bilgilerini taşıyan erkek
minik ila ümkündür. Ayrıc e eklenmesi de s
Antihista
m
iy
v
k
rın
a
n gelme
ak bunla
ların ted
üreme tanecikleridir, çıplak gözle görülemeyecek kadar küçük
üstesinde lanan bazı damla ortizon içerir anc pması
ya
gu
rı k
yapılardır. Ortalama 20-60 mikron boyutlarında rüzgarla
olarak uy Bu ilaçların bazıla hangi bir yan etki
ri uzun
r
r.
u
da he
şikayetle
ın
e
r
d
taşınabilecek kadar küçük olanlar alerji gelişimi açısından önemli
la
in
konusud
n
a
m
e
rg
lgularda
len dön
diğer o
mayan o
a
n
ir.
lı
vücudun ğildir. Nadiren po
a
ç
iken renkli, kokulu ve gösterişli bitkilerin polenleri daha büyük
u
son
ilmekted
mkün de davisi ile istenilen noterapi yapılab
ü
m
i
boyuttadır (ortalama 100 mikron) ve alerji açısından çok önemli
l immü
ilaç te
diği gib
süren ve larak bilinen özgü linde uygulanabil
ir. Son
k
o
değildir.
e
ı
ş
ilmekted ar
b
a
alerji aşıs ltına enjeksiyon
ıl
p
a
y
ilt a
Polenler; ağaç polenleri, çayır polenleri ve yabani ot polenleri
e aşılama blet şeklinde aşıl nu
Koldan c
eklinde d
ş
y
uğu
arşı ta
re
p
s
uygun old nde
nlerine k
olmak üzere genel olarak üçe ayrılmaktadır.
a
le
h
o
dil altına
a
p
d
n
e
e
iz
a çim
inin s
kontrolü
zamanlard iştir. Hangi tedav
ir hekimin
b
n
la
m
o
il
r
ı
n
da gelişti
un uzma
Polenlerin iklim ve coğrafi bölgeye göre değişkenlik göstermekle
k için kon ir.
e
m
le
r
li
e
b
kted
birlikte bahar ve yaz süresince belli bir dağılımları vardır:
gerekme
olmanız
Sigarayı bırakmak isteyen
kişilere yardımcı olabilecek
birkaç küçük öneri:
Yazın!
Niye bırakmak istediğinizi, ne için içtiginizi ve ne
zaman sigarayı özlediğinizi yazın.
Okuyun!
Bu yazıyı minik bir deftere yazıp
yanınızda taşıyın ve sık sık okuyun.
Düşleyin!
Sigarayı bırakmış, sağlıklı nefes
alabilen spor yapabilen güçlü halinizi düşleyin ve kendinize
sembol seçin bu sembolü sık sık düşünün.
Nefes alın!
Doğru ve düzenli nefes alma, nefes tutma,
nefes verme egzersizlerini yapın. Derin bir nefes alın, kasılın, nefesinizi
tutun ve nefes vererek gevşeyin mümkünse yoga ögrenin sigarayı
bırakmanıza çok yardımcı olacaktır.
Spor yapın!
Sağlığınızın el verdiği bir sporu
düzenli olarak yapın,yürüyüş bile olabilir. Çünkü sporcu sigara
içmez.
Sigara zevk bağlantısını
Zevk aldığınız aktiviteler sırasında sigara
kırın!
içmeyiniz (çay,kahve,sohbet etmek, güzel bir manzara
izlemek)
Su için!
!
Sigarayı bırakma girişiminde bulunanlar
bol bol su içmelidirler. Günde en az 2 lt su tüketin, sebze
meyve ağırlıklı beslenin.
Uzaklaştırın!
Sigara elinizin altında
DiKKATBU SAYFADA
olmasın. Mümkünse paket almayın ve sigara
paketini kendinizden oldukça uzaklaştırın.
Söndürün!
Sigara dumanını
içinize çekmeyin bir kaç nefes sonra söndürün.
SİGARA İÇİLMEZ
Sigara bağımlılığı kötü sonuçlanan bir çok hastalığın
sebebidir.
Sigara bağımlılarının bir çoğu bunun bilincindedir ve
sigarayı bırakmak için çaba sarfederler.
Sigarayı bırakmadaki başarı oranı kişinin bırakma isteği
ve iradesi ile bağlantılıdır.
Uygulanacak yöntem geçerliliği, başarısı ve güvenirliği
bilimsel verilerle desteklenmiş olmalıdır. Sigarayı
bırakmak isteyenler profesyonel destek almalıdır.
Bazı hastaların psikiyatri hekimleri tarafından da
değerlendirilmesi gerekebilir. Depresyon, psikoz gibi
hastalıkları olan hastalar psikiyatri hekimi tarafından
mutlaka takip edilmelidir.
Uzm.Dr.Nihal KASAPÇOPUR
Göğüs Hastalıkları
Değiştirin!
Sevmediğiniz sigara
markasıyla değiştirin.
Azaltın!
Yukarıdaki önerilerin
hepsi vücudumuzdaki dokulardaki nikotini azaltmak ve
sigarayı bırakmakta zorlanmamak içindir. Miktarı azalttıktan
sonra sizin için değerli bir günde sigarayı bir daha hiç
içmemek üzere hayatınızdan çıkartın.
Sigarayı bırakanlar dikkatli olmalıdır, asla arkadaş tavsiyesiyle
yada sıkıldıklarında bir sigaradan ne olur deyip tekrar sigara
içmemelidir. Çünkü nikotin bağımlılığı ömür boyu süren bir
hastalıktır.
Asla
vazgeçme! Başarısız olursanız tekrar
deneyin, tekrar deneyin ve tekrar deneyin.
Doktorunuzun önerdiği, size uygun bazı ilaçlar
bantlar ve sakızlar doktorunuzun size uygun
gördügü şekilde kullanılabilir.
Bu tedavi yöntemlerini kendiniz belirlemeyiniz.
Seçimi ve sizin için en uygun yöntemi
doktorunuza bırakınız.
11
DOĞRU
BİLİNEN
X POPÜLER
DİYETLER
Ç
ağın en büyük problemlerinden biri
şişmanlık olunca popüler diyetlere de
her zaman ve her yerde rastlamaya başladık.
Herkesin elinde bir standart diyet! Uygulaması zor ve kişiye ise özel olmayan bu
diyet programları ile amaca ulaşmak kolay gibi
gözükse de kaybettiklerimiz kazandıklarımızdan
fazla oluyor. Çünkü standart diyetler size özel
düzenlenmediği için ömürleri de çok kısa
oluyor. Oysa kalıcı kilo vermenin ve elbette sağlıklı kilo vermenin sırrı, her zaman
savunduğum gibi “sağlıklı-yeterli ve dengeli
beslenmenin” bir yaşam tarzı haline getirilmesindedir. Moda diyetleri tanıyın fakat
onlara aldanmayın, mutlaka bir diyetisyene
danışın ve yardım alın…
Dyt. E. Hicran ASLAN
Beslenme ve Diyet Uzmanı
Uygulaması zor ve kişiye ise özel olmayan diyet programları ile amaca ulaşmak
kolay gibi gözükse de kaybettikleriniz kazandıklarınızdan fazla oluyor.
12
Sonoma Diyeti
Akdeniz diyetine benzer yapıya sahiptir.Lezzetli ve besin
değeri yüksek olan, badem biber, böğürtlenler, brokoli,
üzüm, zeytinyağı, ıspanak, domates ve tam tahıl
ürünlerinden zengin bir diyettir. Diyetin ilk basamağı
oldukça sıkı bir programdan oluşur. Süt ve meyvelerin
miktarı sınırlandırılır. Diyetin ikinci kısmında kalori ve
tüketilecek besin miktarı arttırılır. Üçüncü kısım ise
koruma programıdır.
Cheater’in Diyeti
İlk hafta, 3 ana 2 ara şeklinde bir öğün
düzeni gereklidir. Her öğünde tabağın yarısı
sebze ve meyvelerden, çeyreği yağsız et
ürünlerinden ve diğer çeyreği tam tahıl
ürünlerinden oluşur. Dr. Rivas’a göre kilo vermenin
devam etmesi için metabolizmanın kriz geçirmesini
sağlamak gerekir. Bu krizi yaratmak için Cheater
diyetinde Cumartesi sabah 9’dan Pazar akşamı
saat 9’a kadar kişi ne istiyorsa onu yer.
Fakat bir süreliğine diyetin serbest olmasının
metabolik hızı arttığına dair bilimsel bir veri yoktur.
Lezzet Noktası Diyeti
İlk basamakta iştahı azaltmaya çalışan bir diyettir.
Lezzetli besinler ile beslenmeyi organize eder.
Bir lezzet, gün boyunca defalarca tadıldığında
beyindeki iştah merkezi daha çabuk doygunluk
sinyali vermeye başlar. Böylece daha az kalori ile
doygunluk sağlanabilir. Lezzet noktası diyetinde
verilen yemek tarifleri ile lezzet tirbulansı yaratmadan
beslenmek mümkün olabilir. Düşük yağlı özellik
gösteren bu diyet taze ürünlerden, meyve,
sebze ve tam tahıl ürünlerinden zengindir.
sağlıklı yağların tercih edilmesi, 7-9 porsiyon
sebze ve meyvenin tüketilmesine dayanır.
Boş kalorilerin sınırlandırılması ve
sebze-meyveden zengin olması nedeni
ile sağlıklı olarak nitelendirilebilir.
South Beach Diyeti
Üç bölümden oluşan bu diyetin ilk kısmında
karbonhidrat ağırlıklı bir beslenme
modeli benimsenir. Meyve, ekmek, pirinç, patates,
makarnadan zengin bu modelde et, tavuk, balık,
deniz ürünleri, yumurta ve yağlı tohumlar da yer alır.
İlk iki hafta detoks zamanı olarak kabul edilir.
İkinci kısımda sadece düşük glisemik indeksli
besinler tercih edilmelidir. Son kısımda genel bir
kısıtlama yoktur fakat porsiyon miktarına
dikkat edilir.
Fransız Kadınları Diyeti
Beslenme uzmanı olmayan biri tarafından diyet
tecrübelerinin anlatıldığı bir kitaptır. Sebze ve çorba
ağırlıklı bir beslenme modeli öne sürülür.
Ayrıca 40 yaşın üzerindeki kadınlara
egzersiz tavsiyeleri bulunmaktadır.
Diüretik içeceklerin kullanılabileceğini belirten
kitabın bu önerisinin alt yapısında hiçbir bilimsel
çalışma bulunmamaktadır.
Çiğ Diyeti
Besinler pişirildiğinde vitamin, besin öğesi kaybı olur ve
besinin içerisinde yer alan enzimler etkisiz hale gelir.
Tohum, meyve ve sebzelerin dalından koparıldığı gibi
tüketilmesi bu diyetin temelidir. Etten yoksun bu diyet
bazı besin yetersizliklerine neden olabilir.
Süpermarket Diyeti
Protein Diyetleri
Bu diyet 2 haftalık alışveriş listesi,
yemek tarifleri ve atıştırmalık listesinden oluşur.
Enerji içeceği ortalama olan besinler tercih edilir.
Her besin grubundan besin bu diyette yer almaktadır.
Et ve yağın sınırsızca tüketilebildiği bu diyette
karbonhidrat içeren besinlerin tüketimi yasaktır.
Fakat karbonhidratlar vücudumuza enerji sağlamak
için oldukça önemli kaynaklardır ve yetersiz alımları
sağlığı son derece kötü etkiler. Ayrıca protein diyetleri,
yüksek miktarda doymuş yağ ve kolesterol ve
bu durumda kalp sağlığı açısından bir risktir.
Uzun Yaşam Diyeti
Hayvanlar üzerinde gerçekleştirilmiş bir
bilimsel araştırmanın sonuçlarına
dayandırılarak hazırlanmıştır. Bu araştırma
sonuçlarına göre düşük kalori alımı yaşlanma
sürecini yavaşlatan tek yoldur. Bu diyette
herhangi bir beslenme programı yoktur.
Sadece genel beslenme önerilerine
uyulması gerekir. Günde 40-60 gram posa tüketimi,
Tek Besin Diyetleri
Bu diyetler sadece bir çeşit besin içerir ve gün
boyunca aynı besin tüketilir. Sağlık açısından son
derece sakıncalı olan bu diyetler düşük enerjilidir ve
uzun süre uygulandığında besin yetersizliklerine neden
olurlar.
13
HİCRAN’IN ÖZEL ZAYIFLAMA İKSİRİ
D
anışanlarımın herzaman benden beklentisi içerisinde olduğu bir sihirli değneğim yok ama elbette özel birkaç iksirim
var benim de trend olan..Öncelikli olarak kişiye özel hazırladığım beslenme programları sonrasında destek olarak
önerdiğim, hatta zaman zaman kendiminde uyguladığım ve danışanlarım için geliştirdiğim, çok başarılı sonuçlar aldığımız
bu programı sizlerle paylaşmak istedim. Bu programdaki amaç özellikle kısa zamanda sonuç 1 hafta boyunca veya 3’er
gün ara ile 2 hafta boyunca uyguluyoruz. Programı uygularken tarifini vereceğim suyu ve keten tohumu-biberiye karışımını
düzenli olarak kullanmamız gerekiyor. Bu su vücudun asit ve baz dengesini düzenliyor ve metabolizmayı hızlandırırken
sindirim sisteminin de düzgün çalışmasını sağlıyor. Bu iksirleri yapmadan önce mutlaka doktorunuza başvurunuz.
boyunca tuz
1
. ADIM: Program
er,
eren yiyecekl
iç
ve yüksek tuz
kaçınmamız
en
rd
ile
şn
tuzlu çe
erikli
ve sodyum iç
gerekiyor. Tuz
irse
dar çok tüketil
besinler ne ka
su tutar.
vücut o kadar
2
. ADIM: Karbonhidr
atlar en aza
indiriliyor. 1 gram
karbonhidrat
yanında 3 gram
su ile birlikte
depolanır. Eğer yü
ksek oranda ener
ji
harcamıyorsak, aş
ırı karbonhidrat
tüketimine vücudu
n ihtiyacı yoktur
ve fazlası yağ ol
arak depolanır. (y
ani
göbek,kalça,base
n olarak geri döne
r)
3
. ADIM: Program boyunca
a
yediğiniz sebzelerin haşlam
kat
dik
ne
usülü pişirilmesi
ediyoruz. Kurutulmuş ya da
ine
tatlandırılmış çiğ besinler yer
iz.
ceğ
ede
cih
ter
haşlanmışları
4
. ADIM: Baklagiller,
karnabahar, brok
oli, pırasa,
soğanlar, lahana
giller gaz içeriği
yüksek besinler
olduğundan
tüketimini en aza
indiriyoruz.
Hafta da 2 kezi ge
çirmemeli.
süresinde
. ADIM: Program
üksek
kerli besinler,y
şekerler ve şe
ılan
r yağda kızart
karbonhidratla
, fındık,
tin
ey
iyoruz. Z
m
ye
i
er
kl
ce
yiye
besinleri
ı tohumlar gibi
ğl
ya
o,
ad
ok
av
.
tercih edebiliriz
5
6
. ADIM: Baharatların tüketimi
serbest çünkü mide asitler
inin
atılmasını sağlarlar ve metab
olizmayı
hızlandırırlar. Asitli içecekleri
ve siyah
çay ile kahveyi de bir kenara
atıyoruz..
Bunların yerine “zayıflama
iksiri suyu”
dediğimiz ve kendi hazırla
dığımız suyu
içiyoruz.
nli
gün düze
er
. ADIM: H çekiyoruz
7
14
ekik
ar ip
olarak m
ettiği kad
y
iz
im
s
ve nefe
…
atlıyoruz
ZAYIFLAMA İKSİRİ SUYU tarifi:
• 7-8 bardak su,
• 1 fincan yeşil çay (önceden demlenip hazırlanmış),
• 1 orta boy salatalık
(yıkanmış alaca soyulmuş ince dilimlenmiş),
• 2-3 dilim doğranmış taze zencefil veya
1 çay kaşığı rendelenmiş olabilir.
• 1 limon yıkanmış kabuklu olarak ince dilimlenmiş.
• 1 küçük elma yıkanmış kabuklu olarak dilimlenmiş,
• 5-6 sap taze nane veya bir tutam kuru nane.
• Tarçın sevenler 1-2 kabuk tarçın ekleyebilir.
Tüm malzemeleri karıştırıyor ve 1 gece buzdolabında
dinlendirdikten sonra tüm karışımı ara ara içerek 1 günde
bitiriyoruz.
ZAYIFLAMA İKSİRİ KARIŞIMI tarifi
1 tatlı kaşığı keten tohumu
1 tatlı kaşığı biberiye
2 yemek kaşığı yoğurt
Keten tohumu ve biberiyeyi öğütüp,2 yemek kaşığı yoğurt ile
karıştırıp öğün öncesi tüketiyoruz ve bol su içiyoruz.
Ekranların
Eskitemediği
Yüz
KAAN
YAKUPHAN
Yılların tecrübesi ile ekranlarımıza
gelen, dünyada olup biteni yıllardır
evimize taşıyan; yakışıklı, kibar
ve ağırbaşlı Kaan Yakuphan’a
hayata dair sorular sorduk...
‘‘
Milyon dolarlık evlerde
oturup, çok farklı bir
yaşantı sürüp sokaktaki
insanla empati
kuramayabilirsiniz.
Hayat bir taraftan
akarken siz Sırçalı
Köşkünüzden o hayatı
doğru algılayamazsınız.
Çünkü hayat eşittir haber.
O haberde gördüğünüz
eğer size ucundan köşesinde
dokunmuyorsa sizin o haberi
anlamanız da, anlatmanız
da, aktarmanız da
mümkün değildir.
s
16
Böyle genç ve yakışıklı kalmayı nasıl
başarıyorsunuz? Bir formülünüz var mı?
Teşekkür ederim. Aslında genç değilim 44 yaşındayım.
Yakışıklılıkta göreceli birşey . Eğer fizik olarak 44 yaşında böyle kalmayı nasıl başarıyorsun diye soruyorsanız;
iyi besleniyorum, dengeli besleniyorum ve bunun yanında çok düzenli bir hayatım var. Uçlarda yaşamıyorum,
hayatımda işim ve çocuklarım var. İki çocuğumla birlikte
yaşıyorum. Vitamin kullanmam ama protein, karbonhidrat
vitaminli besinler noktasında dikkatliyim ve kiloma özen
gösteririm. Her gün tartıya çıkarım dolayısıyla kilo almam,
ama onun dışında özel bir şey uygulamıyorum.
Sizce bir spiker hangi özelliklere sahip olmalıdır?
Ben TRT kökenliyim. 1989’da TRT de başladım sonra
özel sektörün bu işe soyunmasıyla birlikte ilk olarak STAR
TV’ ye sonra Atv ve son olarak 14 yıldır da TV8’deyim.
Ama bizden sonra ki kuşaklarda TRT kökeni olmadan bu
işi yapanlarda var. Bir spikerin özellikle bir eğitimi olmalıdır. Sonrasında işinin gerektirdiği sorumluluklara göre
yaşamayı bilmelidir. Sürekli okuyan, takip eden, haberin
içinde olan farklı bir hayat sürerek kendilerini başka şeylerin yerine koymaya çalışan bir insan olmamak. Burada
şunu demek istiyorum. Milyon dolarlık evlerde oturup çok
farklı bir yaşantı sürüp sokaktaki insanla empati kuramayabilirsiniz. Hayat bir taraftan akarken siz Sırçalı Köşkünüzden o hayatı doğru algılayamazsınız. Çünkü hayat
eşittir haber o haberde gördüğünüz eğer size ucundan
köşesinde dokunmuyorsa sizin o haberi anlamanızda anlatmanızda aktarmanızda mümkün değildir. Yaşamda ne
yaşıyorsanız haberde odur. Ekranda gördüğünüz Ayşe
teyzenin sorunun eğer ne olduğunu bilmiyorsanız bunu
da anlatmanız mümkün değildir. Diyelim ki konumuz sağlık, sağlıktaki sorunun ne olduğunu mevcut iktidarların
sağlık konusunda ne yapıp ne yapmadığını, nelerin eksik
olduğunu eğer bilmiyorsanız bunu haberlerinizde verebilmeniz mümkün değil ya da halkın yerine kendinizi koyup
onun bu konudaki sorunlarının olduğunu anlayamazsınız. Dolayısıyla doğru habercilik yapamazsınız. Tabii iyi
habercilik yada iyi haber spikerliğinde, olması gereken
başka şeyler de var. Doğru Türkçe, iyi bir eğitim, iyi bir
araştırmacı, hayatı iyi algılayabilmek, düzgün yaşamak
belli kriterler ama onun dışında kendi işinizin sahibi olacaksınız. Ben şahsen sabah 10:00 da buraya geliyorum
21:00 da çıkıyorum. 11 saat emek veriyorum bunun karşılığını başarı ve başarısızlık işini doğru yapmak veya
yapmamak noktasında alıyorum veya almıyorum. Buda
izleyicinin ya da vatandaşların görüşüdür, sizi izleyen kişinin görüşüdür.
bir bey
nım veya
a
h
ir
b
için
e
d
ıklı olduğu
Günümüz
ış
k
a
y
a
y
e
ran
zel v
hemen ek
a
rs
sadece gü
o
iy
il
b
bilmek
ğer işini
soluklu ola
birazda e
n
u
z
U
r.
o
e
abiliy
ek. Elbett
m
il
b
önüne çık
la
o
ı
c
r kalı
imiz
uzun yılla
da bizim iş
a
y
il
ğ
e
d
z,
n
apmıyoru
bu bir oyu
y
a
m
e
in
s
saf
ğil,
yaptığımız
artistlik de
im
iz
b
z
yapmıyoru
ndisi.
oyunculuk ilik yani hayatın ke
haberc
“
”
Sonuçta bu iş yetenek işi değil mi?
Tabii yetenek şarttır. Bunu şöyle örnekleyebiliriz. Diyelim
ki ses sanatçısının çok iyi sesi var. Hatta mükemmel, çok
az bulunan bir ses işte o ham maddedir. Sadece o ham
maddeyi bir şekilde eğitebilmek, eğittikten sonra doğru
notadan okuyabilmek, iyi şarkı söyleyebilmek, nota bilmek ve bunları doğru şekilde birleştirip sahne şovuyla
da eklendirip bir şey ortaya çıkarmak işte bu sanatçılıktır.
Bizde de öyle; çok iyi bir sesiniz olabilir ama çok iyi sesi
olup da pazarda patates diye bağıran bir sürü adam var.
Dolayısıyla o sesle okuduğunuz her sayfa, yıllar boyunca
yapmış olduğunuz her şey, her türlü haber sizin sesinize
vurgular, bir renk katar ve izleyen size güvenmekte ya
da güvenmemekte sizin görüşünüzle birlikte sesiniz ve
ses tonunuz ve vurgunuzla ortaya çıkan anlamdan sonra
katlanır. Çok yakışıklı bir adam ya da çok güzel bir hanım
ama çıkıyor çok kötü bir sesi var ne kadar iticiyse çok iyi
bir sesi var ama anlattığı şeyi siz anlamıyorsunuz çünkü
en başta kendisi anlamamış anlamadığı için size doğru
anlatamıyor. Bunun gibi işte …
Ben TRT kökenliyim 18 bin kişinin girdiği sınavda 36 kişi
arasına girdim sonra o 36’dan da 8 kişi arasına girdim ve
5 sınav sonrasında bu işi yapabilme ehliyetini kazandım.
Ama artık günümüzde öyle değil. Günümüzde bir hanım
veya bir bey sadece güzel veya yakışıklı olduğu için birazda eğer işini biliyorsa hemen ekran önüne çıkabiliyor.
Farklı sebeplerle, sahiplerle, farklı ilişkiler yada yakınlık
noktasında ekrana çıkabiliyorlar ama uzun soluklu olabilmek uzun yıllar kalıcı olabilmek. Elbette bu bir oyun
değil yada bizim işimiz artistlik değil, sinema yapmıyoruz,
oyunculuk yapmıyoruz bizim yaptığımız saf habercilik
yani hayatın kendisi.
“
Ben evlatla
rımdan sa
dece şunu
Okul birinc
bekliyorum
isi, sınıf bir
.
in
cisi, işinde
hep yüz pu
çok başarı
a
n
a
lı
la
,
n çocuklar
30 yaşına
değil,
geldiğinde
mutluyum
bireyler ye
diyebilen
tiştirmeye
çalışıyorum
.
Çocuklarınızla aranız nasıl?
”
Yani bana göre iyi bir sorun yok ama çocuklarıma da sormak lazım aranız nasıl diye. Ben anlayışlı olmaya çalışıyorum, eğitimlerine olabildiğimce katkıda bulunmaya
çalışıyorum. Sadece doğru okullarda okutabilmek değil
elbette eğitim yani okul çocuklara gençlere belli şeyleri
verebilir ama ailenin rolü çok büyük eğer siz çocuğunuza
iyi bir eğitim vermezseniz hangi okulda okursa okusun
o okul bittikten sonra mutlu bireyler olmak çok önemli.
Ben evlatlarımdan sadece şunu bekliyorum. Yani okul
birincisi, sınıf birincisi, işinde çok başarılı, hep yüz puan
alan çocuklar değil. 30 yaşına geldiğinde mutluyum diyebilen bireyler yetiştirmeye çalışıyorum. Bende elimden
geldiğince, dilimin döndüğünce çocuklarıma bunları anlatıyorum bunları paylaşıyorum. Hayatta vazgeçemem dediğim tek şeyde zaten çocuklarım yani her şeyden vazgeçebilirim. Televizyondan, ekrandan bunların hepsinden
vazgeçebilirim ki zaten vazgeçicem ben vazgeçmezsem
gün gelecek o benden vazgeçicek yani ekran merakım
yok. Müdür olayım, şunu olayım, çok para kazanayım
öyle dertlerim yok. Ama sadece doğru yaşayayım işimi
doğru yapayım çocuklarıma güzel bir hayat sunayım tek
derdim bu...
17
m
bir yapı
Sağlıklı zla hasta
fa
var çok
rum
olmuyo ki bir
bii
ama ta
ım
hastalığ ncelikle
ö
a
varsa d itmek
g
doktora kü her
n
ü
ç
r
lazım
manı va
z
u
ir
b
işin
ak
danışm
uzmana
lazım.
“
”
Sağlığınıza ne kadar önem veriyorsunuz?
Dikkat ediyorum. Doğru besleniyorum ne yemem gerektiğini ve ne yememem gerektiğini biliyorum. Un, tuz, şeker
o beyazlara çok dikkat ederim. 14 yıldır şeker kullanmıyorum, beyaz ekmek yemiyorum, tuz tüketmiyorum yani
tuzu ben yemeğe koymam. Evde kadın yemeği yaparken elbette tuz koyar belli miktarda çünkü aynı yemeği
çocuklarda yiyecek bende yiyeceğim ama ben çorbaya,
yemeğe, salataya ekstra tuz koymam. Yıllardır koymuyorum. Dediğim gibi beyaz ekmek yemiyorum, şeker tüketmiyorum, dolayısıyla et elbette ama bizim mutfağımız
daha çok sebze ağırlıklıdır. Yani et olsa bile içinde ağırlıklı
olarak sebzedir ve dengelidir. Eğer düzgün bir hayat yaşıyorsanız, bir şeylere dikkat ediyorsanız, doğru bir aile
hayatınız varsa zaten sağlıklı yaşamda budur. Ama eksik
olan ne var spor yapmıyorum. Keşke zamanım olsa da
yapabilsem ikincisi de kimseye tavsiye etmiyorum sigara içiyorum. Sağlık konusunda en büyük kusurum bu ki
babam bypass ameliyatı geçirdi. Altı damarı değişti ne
kadar zararlı olduğunu biliyorum aynı zamanda koah hastası benimde mesleki olarak bu işi uzun süre devam etirebilmem için öncelikli şeylerden bir tanesi de ses ve nefes
buna dikkat etmem gerektiğini biliyorum ama işte bundan
henüz vazgeçemedim ama vazgeçicem.
Kendi kendinizin doktoru musunuz, yoksa hastalandığınızda hemen doktora koşanlardan mısınız?
Dikkatli yaşadığım ve doğru beslendiğim için şu 14 yılda heralde iki kez grip olmuşumdur. Grip aşısı yaptırırım.
Onun dışında dediğim gibi kendimi korurum ama hastalık kimi noktalarda kaçınılmazdır. Herhangi bir sağlık
sorunundan ötürü bugüne kadar hiç ameliyat olmadım.
Dişimde dolgu bile yok. Biraz da genlerle alakalı, sağlıklı bir yapım var. Fazla hasta olmuyorum ama tabii ki bir
hastalığım varsa da öncelikle doktora gitmek lazım çünkü her işin bir uzmanı var ve uzmana danışmak lazım.
18
Canlı yayında başınıza gelen unutamadığınız
bir anınız var mı?
Canlı yayın esnasında dekor üstüme düşmüştü. Sonra bir
kameraman arkadaş onu arkamdan çekti. Öyle bir ortam
ki ben haberleri sunuyorum karşıda Ümit Aktan, Jülide
Ateş sabah programını sunuyorlar yanlarında ise rahmetli
Atilla İlhan konukları, ben bir an döndüm ‘Canlı yayında
bu tür şeyler olabiliyor.’ dedim ve devam ettim. Fakat ben
devam ederken herkes yerde katıla katıla gülüyor kameramanlar dahil sadece bir tanesi hariç oda zaten dekoru
çekiyordu. Öyle olunca bende başımı önüme eğip güldüm, güldükten sonra ‘ Bu haberi baştan alıyorum.’ dedim
ve devam ettim. Reji bitmiş durumda, içerideki arkadaşlar
bitmiş durumda. Görüntüsü de yok o haberin sadece ekranda kamera ve ben varım başka hiçbirşey yok, bana
yardım edebilecek herhangi bir şey yok. Soğuk kanlılık ve
deneyim diyeceğim ama o zaman ki görüntünün yaşandığı tarih 1991 yani bende çok deneyimli değilim. Hata
yapmak kötü bir şey midir, hayır insanız herkes hayatta
hata yapabilir ama maddi hata yapmamak lazım. O da
bilmekle alakalı yani tutup da bir bakanın adını yanlış söylemek veya var olan bir olayı siz anlatırken hatalı bir şekilde söylüyorsanız hata odur. Dil sürçebilir ama bu hatanın
minimum olması lazım. Bunun dışında 11 Eylül saldırıları
sonrasında saldırılar gerçekleşti ekranda gördük ve ondan sonra yayına başladık. Nasıl bir yayın sürdürüyoruz
işte olup biteni bir yandan anlatıyoruz. Canlı görüntüler
eşliğinde artık hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağını söylüyoruz. Ara manşet zaten buydu hala da öyle 11 eylül den
sonra dünya değişim sürecine girdi. O değişimin ilk günün
de siz yarını okumaya çalışıyorsunuz. Yayını okumaya
çalışırken çeşitli konuklar geliyor ve sizin haberiniz olmuyor, o konuklar kim. Solumda bir konuk otururken sağıma
bir konuk getirdiler. Arkadaşlar mikrofonu taktılar ben konuğumla konuşurken bir baktım yanımda bir konuk, ama
kim? Yabancı gelmiyor ama kim hatırlamıyorum ve banada yazıp vermediler gelen konuk şudur. Şimdi o an oraya
üniversiteden hoca gelmiş olabilir, bir ekonomist gelmiş
olabilir, o bir siyasi olmuş olabilir, o bir sosyolog olabilir,
psikolog olabilir çünkü bütün boyutlarını konuşuyoruz. Bir
an konukla konuşurken mikrofonu kapattım dedim titriniz
neydi dedim o da titrini ve o sırada ismini söyledi. O an
rahatladım ve teşekkür ettim. Diğer konuğa döndüm konuşmaya devam ettim. Bu tür şeyler olabiliyor çünkü her
an herkesi tanıyacaksınız, hatırlayacaksınız diye bir şey
yok. Hele ki ülkemizde bir sürü üniversite var. O Üniversitelerden birinden bir hoca gelmiş ki muhtemel yanlış hatırlamıyorsam uluslararası ilişkiler bağlamında biriydi ve
konu ise bundan sonra dünyayı ne bekliyor. Bu tür şeyler
çok olmuştur ama onun dışında bir şey yaşamadım.
Düzenli olarak check-up yaptırıyor musunuz?
Aslında her sene Check-up yaptırıyorum ama bu son
yılı atladım. Yaptırılmasını gerektiğini de düşünüyorum.
Özellikle belli bir yaştan sonra hepimizin yaptırması gerekiyor. Hayatta riskli işler var. Bizim yaptığımız işlerde
aslında o riskli işlere giriyor. Neden çünkü stresli bir iş
dolayısıyla özellikle ve özellikle kalp ve damar riski altında olduğumuzu düşünüyorum. Her ne kadar düzenli
yaşasam da stres hep var. Özellikle muhabir arkadaşlar
düzensiz yaşıyorlar çünkü onların saatleri belli değil gece
yarısı da bir yere gidebiliyorlar, sabahın köründe de gidebiliyorlar. Örneğin bir yerde deprem oluyor gidip dört gün
beş gün orda kalabiliyorlar. İnsani olmayan koşullarda
görevini yapmaya çalışıyorlar ve dolayısıyla kadın olsun
erkek olsun bu risk grubundaki insanların kendilerine fazlasıyla dikkat etmesi gerekiyor.
Sağlıkla ilgili bize bir mesaj verebilir misiniz?
Bize en büyük miras ailemizden kalan genlerimiz ve
Allah’ın bize verdiği bir vücut var. Ben vücudu bir
enstrüman olarak görüyorum ve bu enstrümanı bir hayat
boyunca iyi kullanmak bize bağlı. Biz eğer doğru kullanırsak vücudumuz sesimiz, kalbimiz, akıl sağlığımız her
şeyimiz bizi uzun yıllar sağlıklı şekilde ileriye taşır. Eğer
iyi bakmazsak doğru beslenmezsek, ruhumuzu iyi besleyemezsek, vücudumuza bakmazsak, ağzımıza bakmazsak ilerleyen yıllarda çok ciddi sorunlar yaşayabiliriz.
Dolayısıyla Allah’ın bize vermiş olduğu bu enstrümanı,
bu mükemmel makineyi iyi kullanmak bizlerin elinde ve
elbette doktorlara teslim ediyoruz.
Bize bir gününüzü anlatabilirmisiniz?
Benim her günüm sabah 07:00’de başlıyor. Kalkıp günlük
bakımımı yaptıktan sonra oğlumun kahvaltısını hazırlarım, kıyafetlerini de bir şekilde ayarlarım. Oğlum giyinirken
kahvaltısı hazır olur ve o kahvaltısını eder. Sonra oğlumu
servise bindirdikten sonra ben tıraşımı olurum, duşumu
yaparım, kahvaltımı ederim ve sonrasında saat 09.10’ da
evden çıkarım. O sırada kızım daha uyuyor olur. Dudu
ablamız yani evde çalışan hanım gelir. Ondan sonra ben
çıkar saat 10.00 gibi en geç işimde olurum. Sabah toplantısı yaparız. O gün hangi muhabir nereye gidecek hangi
işleri takip edecek, ne olacak ne bitecek onların planlanmasını yaparız. Bir tahinli çörek ya da bir simit eşliğinde
çekirdek kadromuzla kahvaltı yaparken diğer taraftan haber hazırlığına başlarız. Saat 13.00 haberleri için editör
arkadaşlarımız hazırlanırken bir yandan da akşamın ana
çatısı oluşturulmaya başlar. O gün mutlaka yapılması gereken haberler onunla ilgili bizim yapmamız gereken ne var
bir konuğa gidilecek mi, birisiyle bir bağlantı yapılacak mı
bunların hepsinin bir yandan planlanması yapılır. Seslen-
dirmeler yapılır, montajlar yapılır. Bende gerekli olduğu hallerde onlara müdahale ederim. Saat 13.00’da ilk gün ortası
haberlerimiz girer o bittikten sonra ekip olarak hep birlikte
yemeğe gideriz. Yemekte de az bir şeyler yerim yani bir
çorba bir salata onun gibi hafif şeyler sonra çıkarız ana haber toplantısını yaparız ve buda normalde 14.10 gibi olur.
En geç 15.00 gibi bu toplantı biter bu ana haberin çatısıdır.
Muhabirler haberlerini getirir editörler düzeltir. Haberlerin
alt yazıları yazılır, seslendirmeleri yapılır. Saat 19.00’ a kadar bu çalışmalar sürer. Saat 19.00’ da giderim makyajımı
yaparım, giyinirim ve ekrana çıkarım. Haber biter tekrar
yola koyulurum akşam saat 21.30 gibi evde olurum. Ben
eve girdiğim an evdeki ablamız gider. Ondan sonra benim
akşamım başlar hafif bir şeyler yerim. Abartmadan çünkü
artık geç bir saattir. Yemek için doğru bir saat değildir ama
yemekte gerekir. Sonra çocuklarımla birlikte sohbet ederiz.
Gün ile ilgili konuşuruz, kızımın yapamadığı dersleri varsa
onları tamamlarız. Saat 22.30 gibi oğlum yatar 23.00 gibi
kızımla ben yatarız. Hafta arası böyle rutin iş, ev arasında
giden bir hayatım var. Hafta sonları zaten çocuklar annelerine gider bende haftalık alışverişler yaparım.
alı,
ka muhabirlik yapm
İyi bir haberci mutla
olmalı,
eli, iyi bir gözlemci
lm
bi
ı
ay
zm
ya
i
rin
habe
seyretmeli.
çok okumalı ve çok
“
”
Sizi örnek alan birçok genç var onlara vermek
istediğiniz mesaj var mı?
Bence bu işi yapacaklarsa öncelikle iyi bir eğitimleri olması gerekiyor. Bu işi yapabilmek için eğitim birinci derecede önemli sonrası da sadece okuduğunuz okul değil bu
işi yapmak için işin mutfağında olmak lazım. Hazırlanan
yemeği iyi bir şekilde sunmak bu işin asli unsuru değil.
Asli unsur mutlaka ve mutlaka mutfakta olmayı gerektiriyor. O yemek yapılırken tuzunu koyan, o yemeği kavuran,
ayrıntıları tamamlayan, mutfağın temizliğinden her şeyine
kadar bu işin içinde olmak gerekiyor. Yani bunu haberciliğe adapte edersek iyi bir haberci mutlaka muhabirlik
yapmalı, haberini yazmayı bilmeli. O mutfakta mutlaka
çalışmalı sadece elindekini okuyan biri haber spikeri değildir. Her aşamada seslendirmesinden, montajına, ışığından, görüntü yönetmenliğine kadar iyi bir televizyoncu
bunların hepsini az ya da çok bilmek ve bilerek yapmak
zorundadır. Tavsiyem her anlamda iyi bir gözlemci olmaları birincisi bu, okumaları çok okumaları ve seyretmeleri
yani insanların iki tür hafızaları vardır. Bir tanesi işte görsel hafızadır. Görerek anlar bazı insanlar ki son dönemde
malesef ki malesef gençlerde gördüğüm bir şey var çok
fazla teknolojiye bağlılar yani herkesin elinde teknoloji aletleri, ellerinden cep telefonu hiç düşmüyor. Bir süre
sonra okumayan bir nesil gerçekten bizim o istediğimiz
geleceği yaratamaz. Okumak gerekiyor habercilik için çok
çok daha fazla okumak gerekiyor. Yani bir haberci her gün
en az 8-10 tane gazete okumak zorunda, internette fazlasıyla gezinmek zorunda, kim ne yapmış kim hangi haberi
yapmış, kim o haberin neresini görmüş araştırmak zorunda. Bir habere siz bakarsınız başka bir şey görürsünüz
ben bakarım başka bir şey görürüm çünkü habercilik aynı
zamanda ön görüdür, haberin ne olduğunu anlayabilmektir yani yeni nesillere dediğim gibi eğitim, araştırma, çok
okuma, çok çalışma ve emek verme. Emek vermeden hiç
bir şey olmaz hayatta. Ne iş yapıyorsanız yapın emeğiniz
mutlaka işinize yansımak zorunda.
19
BEBEKLERDE
!
İŞİTME KAYBI
Konuşmanın
normal gelişmesi
ve çocuğun konuşması
normal işitme varlığına bağlıdır
Op. Dr. Turgay Osman ARDA
Kulak Burun Boğaz Uzmanı
20
Doğdukları andan itibaren büyük bir
ilgi ve özenle büyütülen bebeklerin
ileride işitme sorunu yaşamamaları
için bu konunun üzerinde durulması
gerekiyor.
Doğumda işitme normaldir. Ancak
bunun saptanması için yeni doğan
bebeklerde mutlaka işitmeyi tarama
programları yapılmalıdır. Bu etüdün
başarılı bir şekilde yürütülebilmesi
için; jinekolog, pediyatrist ve KBB
uzmanlarının konuya gönülden destek
vermeleri gerekmektedir.
Bebek ve küçük çocuklarda
ölçülmesi zor olan işitmeyi,
başlıca şu yöntemlerle araştırabiliriz.
•
•
•
•
•
•
Davranış gözlemi: Ses alanının içinde oturan
ebeveynin kucağındaki çocuğun verilen ses veya konuşma uyarılarına tepkisi ölçülür. (solunum değişmesi, baş ve vücut hareketlerinde artış vs)
Vizüel güçlendirme ve şartlanmış yönlendirme: Çocuk ses uyarısına cevap verdiği zaman ışıklı bir
oyuncak hareket eder. Şartlanmış yönlendirmede ise çocuk sesi duyduğu zaman ışığa bakmaya şartlandırılır. Bu sayede çocuk duyduğu sese bakmaya motive olur.
Otoakustikemisyon: Sese yanıt olarak kokleada bir tür akustik enerjinin ölçülmesiyle sağlanır.
İmpedans oyometre: Orta kulak fonksiyonları hakkında bilgi verir.
İşitsel uyarılmış potansiyeller (BERA): Sese yanıt olarak periferik ve santral işitsel sinir yollarında ortaya çıkan düşük voltajlı elektriksel potansiyeller ölçülür.
Oyun odyometrisi: Daha büyük çocuklarda uygulanır. Kulaktan verilen ses uyarılarına karşılık olarak, çocuğun önündeki küpleri sepete koyması veya üst üste dizmesi gibi bir oyun kurgulanarak eşik tespiti yapılır.
Konuşmanın normal gelişmesi ve çocuğun konuşması
normal işitme varlığına bağlıdır. Yine; işitme kaybı olan
çocuğun konuşmasının anlaşılabilirliği kaybın derecesi ile
doğru orantılıdır. Yani işitme kaybı ne kadar az ise, konuşma
o kadar iyi olacaktır. Dilin öğrenilip kullanılabilirliğini elbette
işitme kaybının derecesinin yanında; kaybın şekli, sabit
veya ilerleyici olması, başlangıç zamanı, tanı zamanı,
verilen eğitim şekli, ailenin tutumu, çocuğun zeka ve
duygusal hali gibi diğer faktörler de etkileyebilir. Tüm bu
sistem içinde konuşma ve dilin gelişimi açısından yaşamının
ilk 6 ayı en kritik dönem olup; bebeklerdeki işitme kaybının ilk
3 ay içinde saptanması hayatidir diyebiliriz.
Anne ve babanın endişelenmesi gereken durumlar;
İşitme kaybının açısından risk taşıyan bebeklerin işitmelerinin
taranmasıyla problemin sadece %50’si saptanmaktadır. Diğer
% 50’sinde işitme kaybının tanısı ve tedavisi ne yazık ki kabul
edilemeyecek
kadar geç bir zamanda olmaktadır.
Risk faktörlerinden bazıları şöyle sıralanabilir:
• Ailede işitme kayıplı çocuk öyküsü
• Hamilelikte enfeksiyonlar (sitomegalovirüs- CMV, kızamıkçık, sifiliz, herpes, toksoplazma)
• Baş- boyunda anatomik anomaliler
• 1500 gr altında doğum ağırlığı
• Kan değişimi gerektirecek kadar hiperbilirubinemi
• Ototoksik ilaç kullanımı (aminoglikozidler,
kemoterapötikler, bazı diüretikler vs.)
• Menenjit
• Düşük APGAR skoru
• Kafa travmaları
Doğumsal işitme kayıpları
Doğumsal işitme kayıplarının
%60’tan fazlasının genetik
faktörlere bağlı olduğu
düşünülmektedir. Buradaki işitme
kayıplarına birden fazla organın
(sindirim, solunum, boşaltım,
ekstremiteler vs) normal yapısal
gelişiminde rol oynayan genlerin
mutasyonu rol açar. Sık görülenler
arasında; Alport, Ucher,
Pendred, Jervell, Lange-Nielsen,
Waardenburg, Sticker, Albinizm,
Digeorge, Treacher-Collins,
nörofibromatozis sendromları
örnek gösterilebilir.
Bebeğinde işitme kaybı olan
ailelerin yapması gerekenler
Erken dönemde işitme kaybı
gelişen çocuklarda hem iletişim,
hem deyaşam performansı
olumsuz etkilenir. Erken
farkedilmeyip tedavi edilemeyen
işitme kaybı konuşma ve lisan
gecikmesine, sonuç olarak
sosyal ve emosyonel
problemlere ve eğitim
başarısızlığına yol açar.
Bebeklerde işitme kaybı
saptandığında, zaman
kaybetmeden tedavisine yönelmek
ve gerekirse işitme aleti verilmesi,
konuşma ve dil gelişimini olumlu
etkileyecektir. İki taraflı ve çok ileri
derecede işitme kaybı olan ve
cihazdan yeterince fayda
göremeyen çocuklarda ise
koklear implant uygulanması
yarar sağlayabilir.
Son olarak; yakın akraba
evliliklerinin yapılmaması özellikle
bazı ilaç gruplarının kullanılmaması
ve hamileliğin ilk üç ayında tüm
enfeksiyonlara dikkat edilmesi
gibi yalın ve adeta standartize
olmuş önlemlerle, ömür boyu
sürecek olan üzüntü, pişmanlık ve
belki de suçluluk dolu bir yaşamı
sevinç ve mutluluk yumağına
dönüştürebiliriz kanısındayım.
21
BEL, SIRT VE BOYUN
AĞRILARININ
SIK NEDENLERİDEN
BİRİ OLAN
FASET
SENDROMU
TEDAVİ YÖNTEMLERİ
Faset eklemler omurlar
arasında sağ ve sol olmak
üzere ikişer adet olan ve
omurganın hareketliliğini
sağlayan küçük eklemlerdir.
Yaşlanmaya, darbelere,
travmaya ve ağır yük altında
çalışmaya bağlı olarak faset
eklemelde oluşan yıpranmalar
ve deformasyonlar şiddetli bel,
boyun ve sırt ağrılarına sebep
olabilmektedir.
Ağrılar hareketin nisbeten daha
fazla olduğu bel
bölgesinde daha fazla
olmaktadır.
Bu durum ‘’Faset Sendromu’’
olarak adlandırılır.
Op. Dr. Tolga OĞUZ
Beyin ve Sinir Cerrahisi
LER
her iki
sık belin
n
e
r
a
ıl
ağlı ağr
mu’na b issedilir.
o
r
d
n
e
S
Faset
larda h
ilir.
ve kalça
ılar olab
r
a
ğ
d
a
ın
n
n
a
a
ıl
y
ına yay
ğru
ön kısm
nlara do fıtığı ile
k
a
a
y
c
e
a
v
b
zaman
boyun
ğilmekle
Zaman
doğru e u kez bel ya da
e
iy
r
e
g
Özellikle şiddetlenir. Çoğ
le
dönmek
ir.
yine
ulunabil
b
e
ağrıyı be
t
k
e
c
e
birli
d
a
sinirler s
sindeki
e
lg
ö
b
lem
Faset ek
.
r
iletirle
BELİRTİ
22
İ
TEDAV
rısı
ençli ağ
ir
d
e
in
lem
avis
İlaç ted larda faset ek
a
t
s
a
olan h
faset
onu ve nikleri
iy
s
k
je
n
e
ek
syonu t
denerva aktadır.
m
uygulan
FASET EKLEM ENJEKSİYONU
VE FASET DENERVASYONU
Bu yöntem özel girişim odasında C Kollu Skopi ‘’Floroskopi’’ adı verilen görüntüleme
yönteminin yardımı ile uygulanır. İşlem için lokal anestezi yeterlidir. Hastaya uygun pozisyon verildikten sonra bel, sırt ya da boyun bölgesinde girişim planlanan bölgeye lokal
anestezik verilir. Sonrasında floroskopi yardımı ile eklem bölgesi ve eklem ağrısını ileten
sinir bölgesi tespit edilir. Ağrılı bölgeye özel iğnelerle girilerek ilaç enjeksiyonu yapılır.
Ortalama işlem süresi 10-15 dakikadır.
Ağrı tedavisinde kullanılan bir diğer yöntemde faset denervasyonudur. Bu işlemde
problemli faset ekleme ait sinir bulunarak, radyofrekans enerjisi ile bloke edilir ve ağrıyı
iletmesi engellenmiş olur. Bu sinirler sadece ağrıyı ilettiği için işlem sonrasında herhangi
bir his yada fonksiyon kaybı oluşmaz. Yöntem özel girişim odasında, radyofrekans cihazı
kullanılarak foloroskopi eşliğinde ve lokal anestezi uygulanarak yapılır. İşlem yapılacak
alana özel iğneler ile girilerek radyofrekans dalgaları yardımı ile kontrollü ısı uygulanır.
Sinirin ağrıyı iletmesi engellenmiş olur.
İşlem ortalama 25-30 dk sürmekte olup işlem
sırasında hasta ağrı duymamaktadır.
İşlem sonrası hastalar ortalama 2-3 saat dinlenme
sonrası taburcu edilirler.
Ve bir gün sonrasında işlerine dönebilirler.
Faset denervasyonu işleminin yan etkisi çok az olup
nadir enfeksiyon ve kanama bildirilmiştir.
?
Gebelerde, kanama, pıhtılaşma bozukluğu olanlarda ve aktif enfeksiyon geçiren kişilerde
uygulanmaz.
Faset eklem enjeksiyonu ve denervasyonu teknikleri özellikle geriye doğru eğilmekle,
yanlara doğru dönmekle belde, kısmen kalçalarda ve bacağın üst kısmına doğru
yayılan ağrısı olan hastalarda uygulanmakta ve yüksek seviyede hasta memnuniyeti
sağlamaktadır.
23
e
ğ
i
l
e
l
i
m
r
a
a
h
d
a
k
e
?
z
n
ı
n
ı
s
r
ı
z
ha
Op.Dr. Altan CEBECİ
Kadın Hastalıkları ve Doğum
Hamile kalmadan
önce yapacağınız bazı
değişiklikler sayesinde
daha sağlıklı bir
hamilelik geçirebilirsiniz.
Op. Dr. Altan Cebeci,
hamilelik öncesinde
neler yapılması
gerektiğini
sıralayarak bu dönem
hakkında anne
adaylarını bilgilendirdi.
24
Gebeliklerin çok büyük bir kısmı
kendiliğinden ve herhangi bir
planlama yapmadan gerçekleşir.
Genellikle de doktor takibi
gebelik başladıktan sonra akla
gelir. Gebelik planlı bir şekilde
oluşturulmak isteniyorsa,
ki ideal olanı budur, yapmamız
gereken bazı şeyler vardır.
Bunlar;
- Öncelikle sağlık durumunuzun
gebeliğe elverişli olup
olmadığını tespit ettirmeniz
gerekir. Kalp damar hastalıkları,
solunum sistemi hastalıkları,
metabolik hastalıklar, şeker
hastalığı, hipertansiyon gibi
gebeliği direkt olarak etkileyen
unsurların var olup olmadığı
belirlenmelidir.
- Tam bir jinekolojik muayene
yapılmalı ve ultrasonografi
yapılarak rahim ve yumurtaların
durumu hakkında bilgi
alınmalıdır.
- Kadın ve erkeğin ailelerinde
kalıtımsal geçtiği düşünülen bir
hastalık varsa bununla ilgilenen
genetik uzmanlarından yardım
istenmeli ve planlanan gebelikte
bu riskin ne olabileceği
sorulmalıdır.
- Kullanmakta olduğunuz ve
gebelikte devam etmeniz
zorunlu olan ilaçların gebeliğe
etkisi hakkında mutlaka bilgi
edinmelisiniz.
- Gebelik planladığınızda
gıdalarınıza daha fazla özen
göstermelisiniz. Hormonlu ve
bol karbonhidratlı yiyeceklerden
kaçınmalısınız. Besinleri doğal
hallerine en yakın şekliyle
tüketmeli, yeşil yapraklı
salata ve sebzelere ağırlık
vermelisiniz.
- Sigara ve alkol gebeliğe çok
olumsuz etkiler yapar. Bunlar
genel sağlığımıza ve gebelikte
bebeğe çok zararlıdır. Bu
nedenle bu toksik alışkanlıkları
bırakmalı veya en aza
indirmeliyiz.
Hamilelik öncesi özellikle sosyal
risk taşıyan annelerin AIDS
için ELİSA testini yaptırması
önemlidir.
Bu anne adayını kesinlikle
korkutmamalı ve rahatsız
etmemelidir. Ayrıca daha önce
yüksek riskli davranış öyküsü
olsun olmasın tüm hamilelere
AIDS testi önerilmesi gittikçe
kabul gören bir yaklaşımdır.
Hepatit taşıyıcılarından doğan
bebeklerde enfeksiyon riski
yüksektir ve bu bebeklere
doğumdan sonra 12 saat
içerisinde Hepatit-B aşısı
ve immunoglobulin tedavisi
yapılması hemen her zaman
enfeksiyonu önler. Hepatit B
testi gebelikte yapılır.
Diğer Bilinmesi Gerekenler
Bunlara ek olarak anne ve
babanın hamilelik öncesinde
kan gruplarının bilinmesi, eğer
bir kan uyuşmazlığı söz konusu
ise anneye doğumdan önce
gerekli aşının yapılması bir
sonraki hamilelikte tehlikeyi
önleyecektir.
Eğer bu annenin ilk hamileliği
değilse, anne ile baba arasında
kan uyuşmazlığı varsa, anneye
ilk hamileliğinde gereken
aşı yapılmamışsa, o zaman
annenin kanında ilk gebeliğinde
antikor oluşup oluşmadığına
bakılması ve doğumun daha
özel şartlarda planlanması
uygun olur.
bebeğe hamileyken verirse
bebek dünyaya geldiğinde
hem anne, hem bebek kendini
huzurlu hissedecektir. Annenin
hamileyken bebeğini sevmesi
aile içinde kurulan sağlıklı
ilişkilere bağlıdır.
Hamile kalmayı ve
anne olmayı çok istiyorsunuz
ancak bu duruma ne kadar
hazırsınız?
Gerek eşinizle gerek
kendinizle ilgili alacağınız
kararlar, hamilelik sürecinizin
en sağlıklı şekilde ilerlemesini
sağlayacaktır.
Hamilelik Öncesi Sağlık
Kontrolleri
Eşle Birlikte Alınması
Gereken Kararlar
Öncelikle hamile kalmaya
karar verirken eşler fikir birliği
içinde olmalıdır. Eşlerin neden
çocuk sahibi olmak istediklerini
ya da istemediklerini
birbirlerine açıklamaları
önemlidir. Ayrıca eşler bu
kararı alırken, ekonomik
durumlarını, ilişkilerinde
yaşanan problemleri, eğer
anne çalışacaksa çocuğa
kimin bakacağı konularını
ayrıntılı bir biçimde düşünmek
durumundadırlar. Düşünmeleri
gereken bir başka konu da
ev, iş ve sosyal hayatlarında
önemli değişiklikler olacağı ve
bu değişikliklere ne kadar hazır
olduklarıdır. Çiftlerin bu kararı
hiç tereddüt etmeden almaları
önemlidir.
En Sağlıklı Olanı Planlı
Hamilelik
Hamilelik beklenen, istenen,
planlanan bir hamilelik
olmalıdır. Çocuğun yaşantısını
geçireceği aile ortamı çok
önemlidir. Özellikle bebeğin
yaşantısının ilk yılları açısından
aile ortamı çok büyük önem
taşır. İstenilen hamilelikler
sevgi dolu ebeveynleri de
beraberinde getirir. Bebeğin
ihtiyacı olduğu sevgiyi anne
Hamile kalmadan önce annenin
fiziksel sağlık kontrolünden
geçmesi sağlık açısından
sorunsuz bir hamilelik yaşaması
için önemlidir. Doktorun
uygun bulduğu durumlarda
kızamıkçık aşısı olması, hepatit
B aşısı olması, sigara ve alkol
kullanımını kesmesi, bir kadın
doğum uzmanı edinmesi ve
onun yönlendirmelerine göre
hareket etmesi hamilelikte
oluşabilecek riskleri azaltır.
Annelik Yaşı Önemli Bir Unsur
Kadının hamile kalma yaşı da
önemli faktörlerden birisidir.
Günümüzde bir kadının istediği
yaşta hamile kalması için uygun
koşullar sağlanmaktadır fakat
hamile kalma için ideal yaş
20-35 yaş arasıdır. 35 yaşından
sonra hamile kalma olasılığı
ve oranı azalır; bir takım
müdahaleler gerekebilir. Geç
yaşta gerçekleşen doğumlarda
anne ve bebek açısından risk
artar.
Baba Adayı Hazır mı?
Hamile kalmaya karar
vermeden önce üzerinde
durulması gereken önemli
bir diğer konu da baba
adayının hazır olmasıdır. Anne
adayının hamilelik döneminde
karşılaşacağı çok sık ağlama,
alınganlık, çabuk incinme,
kusma, gibi durumlara karşı
baba adayının hazır olması
gerekir. Bu hazır bulunuşluk,
hamilelik sürecinin huzurlu ve
mutlu geçmesini sağlayacağı
gibi bebeğin sevgi dolu bir
ortama doğmasını da hazırlar.
25
o günden...
bugüne...
YEMEKLERİNİ ÖZLEDİM ANNEM CANIMSIN
CANIM GÜZEL ANNEM
BİRTANEMSİN CHECK-UP
ANNEM
YÜRÜYÜŞ YAPTIN MI
ANNEM
SENİ ÇOK ÖZLEDİM
FEDAKAR ANNEM
DOKTORUNA
GİTTİN Mİ BİRTANEM
SENİ
SEVİYORUM
BENİM ANNEM YANINDA HUZUR BULUYORUM
İLAÇLARINI ALDIN MI
BİTANECİK
YAPTIRDIN MI
ANNELER
İYİ Kİ
YEMEKLERİNİ
VARSINGÜNÜN ÖZLEDİM
KUTLUFEDAKAR ANNEM
CHECK-UP
OLSUN İYİ Kİ VARSIN
BAŞIMIN TACI
BİRTANEMSİN
MELEK ANNEM
GÜZEL ANNEM
YEMEKLERİNİ
ÖZLEDİM
İLAÇLARINI ALDIN MI
BİRTANEM
DERT ORTAĞIM MELEĞİM
CANIM ANNEM
DOKTORUNA
YANINDA
GİTTİN Mİ HUZUR BULUYORUM
YAPTIRDIN MI
MELEK ANNEM İLAÇLARINI ALDIN MI
DERT ORTAĞIM YÜRÜYÜŞ YAPTIN MI
ANNEM
BAŞIMIN TACI
DERT ORTAĞIM
DOKTORUNA SENİ ÇOK ÖZLEDİM SENİ ÇOK
GİTTİN Mİ GÜZEL ANNEM BENİM ANNEM SEVİYORUM
YANINDA HUZUR BULUYORUM İLAÇLARINI ALDIN MI
BENİM ANNEM CHECK-UP YÜRÜYÜŞ YAPTIN MI
BİRTANEMSİN ANNEM YAPTIRDIN MI GÜZEL ANNEM
YEMEKLERİNİ ÖZLEDİM İLAÇLARINI ALDIN MI
UĞURKAN EREZ
Bir marka, bir öğretmen, bir koreograf, bir sanatçı… Moda denilince akla gelen ilk isimlerden biri olan
Uğurkan Erez’e merak ettiklerimizi ve başarısının sırrını sorduk.
Defilelerin sadece podyumda sergi olmadığını, içinde dans olduğunu, tiyatro
olduğunu, paylaşım, arkadaşlık ve matematik olduğunu,
bir bütün olarak sanat olduğunu herkesin akıllarına kazıyan bir sanatçıdır;
“UĞURKAN EREZ”
28
Yakın zamanda sizi en çok heyecanlandıran
projeleriniz nelerdi? Hazırlığı süren projelerinizi
sizden dinlesek biraz?
Her proje sanki benim ilk projem gibidir ve
hepsinde aynı heyecanı yaşarım. Zaten bu heyecanı
hala kaybetmediğim için ve işe başladığım ilk
günlerdeki gibi amatör ruhla çalıştığım için belki bu
noktadayım. Şu anda çok keyif aldığım, Show TV’de her
gün yayınlanan “Bugün ne giysem” programının çekimleri sürüyor.
Uğurkan Erez yoğun çalışma temposu içinde
ne yer, ne içer nasıl beslenir ?
Ben sağlıklı beslenmeye dikkat ediyorum.Tüm beslenme
programımı diyetisyenim tarafından hazırlanıyor. Arada
tabii kaçamaklarım oluyor …
Ekranlardan tanıdığımız Uğurkan Erez;
çok keyifli, sempatik, enerji dolu ve bunun yanında
da dobra bir insan… Bir gün bir bakıyoruz ki bu
keyifli insan’ın kanser haberini okuyoruz. Neyse ki
sizi hemen terk etmiş. Bu vesile ile size bir kez daha
geçmiş olsun demek istiyorum. Yaşadığınız
bu tecrübeden sonra hayat algınız,
beklentileriniz değişti mi?
Artık günlerimi daha uzun ve dolu dolu yaşıyorum.
Yapmak istediklerimi bahaneler bularak ertelemiyorum.
Hayatı başa sarma şansınız olsa neleri
değiştirirdiniz?
Değiştirmek değil, aynı hayatı bir kez daha yaşamak
isterdim. Ailem ve dostlarımla çok güzel bir hayat
yaşadığıma inanıyorum. Hatalarım, yanlış kararlarım
olmadı mı, mutlaka oldu ama hatalar da insanlar için
değil mi? Önemli olan hatalarda ısrar etmemek,
dönebilmek. Kalıcı hasarlara sebebiyet vermemek.
Bu camiada bulunmaktan ve bugün geldiğiniz
noktadan, mutlu musunuz yoksa eksik yanlış
bir şeyler var mı?
Birçok önemli organizasyonda imzanızı
taşıyorsunuz. Bu kadar aranan ve marka
olmayı başarabilmiş bir kareograf olmanızın
ardındaki sır nedir?
Dünle yaşamamam, yeniliklere açık olmam, biriktirdiğim
dostluklar, çok çalışmam, yaratıcı gücüm ve işimde
disiplinim diyebilirim. Beni çalışma arkadaşlarıma
sorduğunuzda ki ben onlara Ailem diyorum, alacağınız
cevap, işkolik, otoriter ve mükemmeliyetçi olur. Yirmi yılı
aşkın süredir işimde kabul görmüş bir marka olmamı bu
prensiplerime borçluyum.
Camia derken, ben kendi çalışma arkadaşlarım ve
ekibimden çok memnunum. Onlarla birlikte olmaktan
büyük ve geniş bir Aileye sahip olmaktan, büyük
mutluluk duyuyorum, keyif alıyorum. 17-18 yaşında
yanıma gelen mankenlerimin evlenip çoluk çocuğa
karışması, beni çok mutlu ediyor. Örneğin; Çağla Şikel,
Sema Şimşek, Sinem Öztufan, Yüksel Ak gibi...
Sizin yerinizde olmak isteyen bir çok kişi var onlara
nasıl tavsiyelerde bulunmak isterdiniz?
Her kişi ayrı bir değerdir. Kendi yollarını belirlemeli
ve çok çalışmalılar. Meslek büyüklerinin tecrübelerinden mutlaka faydalanmalı, ama taklitten kaçınmalılar.
Kendi tarzını ortaya koyabilenlerin fark yaratacağına
inananlardanım. Tabii ki ekipte önemli.
29
Bu Bahar
Yorgun
Olmayın
Yorgunluk sık yaşadığımız bir sorundur. Değil ömrünün
herhangi bir döneminde, herhangi bir gününde bile şu
veya bu nedenle kendini yorgun hissetmeyen, hafif ya
da şiddetli, uzun ya da kısa süreli yorgunluktan şikâyet
etmeyenimiz var mı?
Dr. Şilan KOLAN
Acil Sorumlu Hekimi
Yorgunluğun, pek çok nedeni var. Bazen mevsimlerle de ilişkili olabiliyor. “Yorgunluk-mevsim ilişkisi” denince de
akla hemen “bahar yorgunluğu” geliyor.
Baharla birlikte ortaya çıkan yorgunluk hali, genellikle birkaç haftayı geçmez. Mevsim dönüşümünde ortaya çıkan,
iyon dengesi değişimlerinin, meteorolojik şartlardaki farklılaşmalarının, ısı ve nem oynamalarının, aydınlık ve
karanlıkta geçen saatlerde kaymaların ve daha pek çok nedenin bu yorgunlukta rolü olduğu söylenir. Her ne sebeple meydana gelirse gelsin, baharın ilk günlerinde ortaya çıkan yorgunluğun, kısa süreli ve hafif bir yorgunluk
olduğunu unutmamalı, eğer ciddi ve ilerleyici bir yorgunluk sorunu yaşıyorsanız, arkasında önemli bir bedensel
veya ruhsal problemin olabileceğini bilmelisiniz.
30
Bahar Yorgunluğunun Diğer Belirtileri
•
•
•
•
•
Baş ağrısı
Uyku ritm bozuklukları
Kas ağrıları, omuz, sırt ve boyun ağrıları
Konsantrasyon bozukluğu, aşırı sinirlilik, hafıza zayıflaması
Barsak ve mide rahatsızlıkları
Aile hayatımızı, iş hayatımızı ve sosyal hayatımızı olumsuz etkiler.
Dikkat Her Yorgunluk, Bahar Yorgunluğu Değildir!
Baharla birlikte ortaya çıkan yorgunlukların arkasında gizli bir depresyon, gözden kaçmış
bir kansızlık, farkına varılmamış bir tiroid yetmezliği ya da vücudunuz her hangi bir yerine
odaklanmış bir enfeksiyon hastalığı olabilir. İlerleyici yorgunluklar önemli hastalıkların daha
ağır ve ciddi sağlık sorunlarıyla da ilişkili olabileceği unutulmamalıdır. Yorgunluğu basite
almamak ve altta yatan nedenlerini bulmak gerekir.
Bahar Yorgunluğuna Karşı Alınması Gereken Önlemler
•
•
•
•
•
•
•
•
•
•
•
•
•
•
•
Güne mutlaka gülerek başlayın.
Bol bol sebze ve meyve tüketin.
Probiyotik gücünüzü arttırın, kefir ve yoğurt yiyin.
Unlu, unlu-yağlı, kızartılmış ve unlu-şekerli-yağlı paketlenmiş besinlerden
(cipsler, kurabiyeler, krakerler, gofretler…) uzak durun. Tam tahıl (bulgur) tüketin.
Karbonhidrat tüketimini (pirinç pilavı, pizza, makarna, beyaz ekmek, patates) abartmayın.
Fazla kilonuz varsa verin.
Düzenli olarak, her gün yedi-sekiz saat uyumaya çalışın.
Aşırı yemekten kaçının, sık ve az yiyin.
Her gün akşam ya da sabah ılık duş alın.
Günde 3 litre su tüketmeye çalışın.
Sentetik yerine pamuklu kumaştan üretilen kıyafetler tercih edin.
Alkol ve sigara kullanıyorsanız mümkün olduğunca azaltın.
Kahve, çay, kolalı içecekler gibi kafeinli içecekleri sınırlandırın.
Düzenli olarak açık havada yürüyüş yapın
Rezene, melisa, papatya ve ısırgan otu, meyan kökü gibi bitkisel çayları
(günde 2 fincan) içmeye özen gösterin.
Bahar Yorgunluğunda Kendini yenilemenin ipuçları;
Magnezyum, potasyum, çinko: İyi planlanmış bir magnezyum, potasyum, çinko destek
programı son derece iyi sonuçlar verebiliyor.
B grubu vitaminleri: B kompleks vitaminleri, karbonhidrat metabolizması, enerji üretimi ve
vücuttaki diğer metabolik reaksiyonlarda, zihinsel yorgunluk ve streste, bağışıklık sistemini
güçlendirmede önemli. B12 vitamini bağışıklık sistemini destekliyor, kan hücresi üretimini
artırıyor.
C vitamini: Böbreküstü bezini destekliyor, bağışıklığı güçlendiriyor ve doku iyileşmesini
artırıyor.
Ginseng: Enerji verici etkileri nedeniyle çok yaygın kullanılan bir bitkisel destek.
D vitamini: Demir omega-3 azlığı B12 eksikliği ciddi yorgunluk sebebidir.
Kanınızda bu maddeleri kontrol ettirmeyi ve varsa eksikliklerinin giderilmesi konusunda
doktorlarınızla görüşmeyi ihmal etmeyin.
31
İSKEMİK
İNME
Uzm. Dr. Nil YILMAZ
Nöroloji Uzmanı
32
Serebrovasküler hastalık (sık bilinen ismiyle inme veya
felç), dünyada kalp hastalığı ve kanserden sonra en sık görülen üçüncü ölüm sebebi ama birinci sakatlık nedenidir.
ABD’de yapılan bir çalışmada ABD’de bir dakikada ortalama bir kişinin inme geçirdiği ve her üç dakikada bir de bir
kişinin inme nedeniyle yaşamını yitirdiği saptanmıştır.
İnme yalnız hastayı değil tüm hasta ailesini olumsuz etkileyen bir durumdur. İnmenin yol açtığı sakatlık gelişmiş
toplumlarda sağlık ekonomisi üzerine büyük bir yük oluşturmaktadır.
İnme, beyin damarlarının tıkanmasına veya beyin kanamasına bağlı ortaya çıkan bir durum olmasına karşı sıklıkla
beyin damarlarının, beyin dışı kaynaklardan (kalp ve buradan çıkan damarlardan) pıhtı atması sonucu oluşan beyin
damar tıkanıkları sonucu oluşur.
İnmede kan akımı bozulan damar ve bunun suladığı beyin
bölgesinin fonksiyonuna bağlı olarak hastada çok sayıda
farklı nörolojik bulgular gelişebilir. Kendini çoğunlukla aniden ortaya çıkan bir felç, his kaybı, konuşma
güçlüğü, tek veya çift taraflı görme bozukluğu, baş
dönmesi, dengesizlik ve çift görme gibi yakınmalarla
gösterebilir.
Tüm inmelerin yaklaşık %80’ni iskemik inmedir. Yani
beyin damar tıkanması sonucu beyin hücrelerine yeterli kan ve oksijen gelmediği için o bölgedeki beyin
dokusunun hasara uğramasıdır. Bunun sonucunda
beyinin o bölgesinin kontrol ettiği vücut fonksiyonlarında bozukluklar görülür.
İnme Risk Faktörlerini değiştirilemeyen ve değiştirilebilen olarak iki başlıkta toplayabiliriz;
1. Değiştirilemeyen risk faktörleri yaş, cins, ırk ve
aile öyküsüdür.
2. Değiştirilebilen risk faktörleri ise kesin ve kesin
olmayan faktörler olarak iki grupta toplanabilir. Kalp
hastalıkları (kalp kapak ve damar hastalıkları, kalp ritim bozuklukları nedeni ile oluşan pıhtılardan kopan
parçaların beyin damarlarını tıkaması), hipertansiyon,
diyabet hastalığı, kan kolesterol ve lipid yüksekliği
(bu grup damar yatağını bozan kronik hastalıklardır),
sigara kullanımı, karotis arterlerinin (şah damarlarının) belirti vermeyen tıkanmaları, vertebral arterlerde
oluşan sorunlar kesin risk faktörü olarak kabul edilmiştir. Alkol kullanımı, obezite, beslenme alışkanlıkları, fiziksel hareketlerin azlığı, ilaç kullanımı ve bağımlılığı, hormon tedavisi, kan pıhtılaşma bozuklukları
ise kesinleşmemiş değiştirilebilen risk faktörlerinden
kabul edilmektedir.
Geçici iskemik atak (TİA), kan akımı yetersizliğine
bağlı olarak ani gelişen, 24 saatten kısa süren epizodlardır. Burada geçici görme kayıpları, uyuşma, kuvvet
kayıpları vb bulgular olabilir. Atakların çoğu 2-15 dakika içinde sonlanır. TİA’lar genellikle tekrarlayıcıdır.
İnme gelişimi için haberci olabilirler.
İskemik inme geçiren hastaların %10-30 oranında ise
bir neden bulunamamaktadır.
İskemik inme geçiren hastada yapılan tanısal değerlen-dirmelerden elde edilecek bulgular hem hastalığın
seyrini belirlemede hem de doğru tedavilerin başlatılmasında önemlidir. İlk planda istenen kraniyal BT
(bilgisayarlı beyin tomografisi) ile öncelikle inmenin
nedeninin iskemik veya hemorajik (kanama) olduğunu ayırt etmek amaçlanır. Kraniyal BT ile ayrıca inmeye bağlı gelişebilecek nörolojik komplikasyonlara
ait radyolojik değişikliklerin tanınmasını ve inme ile
karışabilecek diğer hastalık süreçlerinin dışlanmasını da sağlayacaktır. İskemik inmede uygun sekanslar
kullanılarak yapılan magnetik rezonans görüntüleme
incelemesinde BT ile elde edilen bilgiler elde edildiği
gibi ek bazı bilgilere de ulaşılabilir ve iskemik beyin
bölgesi ilk dakikalardan itibaren belirlenebilir. Klinik
durumu MRI incelemesine uygun olan hastalarda
magnetik rezonans görüntüleme bilgisayarlı tomografinin yerini alabilir.
Her iskemik inmeli hastada EKG ve akciğer grafisi
çekilmelidir. Hastada açlık kan şekeri ve lipid incelemeleri (kolesterol, trigliserid, HDL kolesterol, LDL kolesterol, VLDL kolesterol) yapılmalıdır. Diyabetik hastalarda kan şekeri regülasyonu hakkında fikir edinmek
için glikolize hemoglobin (HbA1c) düzeyine bakılmalı-
dır. Ayrıca diğer rutin kan testleri, kan sayımı, CRP her
hastada bakılmalıdır. Kan pıhtılaşma testleri, özellikle
genç yaşta iskemik inme geçirenlerde, özgeçmişinde
veya soy geçmişinde nedeni bilinmeyen tekrarlayıcı
arteryel veya venöz tromboembolik olay anamnezi
olanlarda (iskemik inme, miyokart enfarktüsü, derin
ven trombozu, pulmoner emboli), livedo retikülarisi
olanlarda, sistemik lupus eritematosus öykü veya klinik bulguları olan hastalarda mutlaka yapılmalıdır. İnflamatuar (vaskülit) veya infeksiyöz nedenlerden şüphelenildiğinde BOS incelemesi en iyi tarama testidir.
Boyun renkli Doppler ultrasonografi incelemesi
ekstrakranyal karotis ve vertebral arterleri inceleme
amacıyla yaygın şekilde başvurulan bir incelemedir.
Deneyimli uzman hekimler tarafından yapılan bu incelemelerde karotis ve vertebral arter tıkanmaları, darlıkları görüntülenebilir. Bu inceleme iyi bir tarama testidir ve sonuçları boyun damarlarında ileri bir darlığa
işaret ediyorsa magnetik rezonans anjiografi (MRA),
bilgisayarlı tomografik anjiografi (BTA) veya dijital
subtraksiyon anjiyografi (DSA) ile doğrulanabilir. Ultrasonografik inceleme ile karotis interna ve vertebral
arterlerin ekstrakranyal disseksiyonları da ortaya konulabilir.
Kalp hastalıkları ve kalp kaynaklı emboli iskemik inmenin önemli bir nedeni olduğundan birçok hastada
kardiyak görüntüleme incelemeleri yapılır. Transtorasik veya transösofagial ekokardiyografi bu amaçla en
sık başvurulan incelemelerdir.
İnmeli hastalarda acil tedavi uygulamaları ilk görüldükleri andan itibaren başlamalıdır. Her inmeli hasta
mümkünse hastaneye yatırılmalıdır. İskemik inmeli
hastanın hastaneye yatırılmasındaki amaçlar aşağıdaki gibi özetlenebilir.
• Vital bulguları stabilize etmek
• Nörolojik hasarın ilerlemesini durdurmak veya geriye dönüşümlü ise düzeltmek
• İnme ile beraber veya seyrinde ortaya çıkacak tıbbi
ve nörolojik komplikasyonlarla mücadele etmek
• Erken dönemden başlamak üzere rehabilitasyon
girişimlerini başlatmak
• Erken dönemde hasta ailesinin yeni duruma
adaptasyonunu sağlamak için bilgilendirme ve
destek sağlamaktır
Son yıllarda inmeden koruyucu yöntemlerin yanı sıra,
inme tekrarının önlenmesi ve özellikle inmeli hastaların akut dönemde tanı, tedavi ve bakımları açısından
önemli ilerlemeler kaydedilmiştir.
Bu nedenle başlamış doku hasarının durdurulması
bölgesel kan akımının yeniden sağlanabilmesi ile olanaklıdır. Bu amaçla trombolitik, antikoagülan ve antiplatelet tedavilere başvurulur.
İnmeden korunmak için risk faktörü oluşturan hastalığı olanların düzenli bir şekilde tedavilerine ve takiplerine devam etmeleri, düzenli sağlık kontrollerinin
yaptırılması, düzenli bir yaşam ve dengeli beslenme
prensiplerine uyulması, şişmanlık ve hareketsizliğe
karşı dikkatli olunması, yeteri kadar egzersizin yapılması, sigara ve aşırı alkolden uzak durulması gibi
basit önlemlerin inme ve benzeri damarsal rahatsızlıklardan korunmak için zorunlu olduğunu unutmamak
gerekir.
33
Uzm.Dr. Masum KOŞAL
Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı
.
ÇOCUGUNUZUN
UYKU DÜZENI NASIL?
Arabaya bindiğinde hemen uykuya dalıyor mu?
Genelde her sabah onu siz mi uyandırmak zorunda kalıyorsunuz?
Gün boyunca aksi, asabi ve aşırı yorgun görünüyor mu?
Bazı akşamlar, normal yatma saatinden önce uykuya dalıyor mu?
Sık sık sabah 06.00’da uyanıp mı güne başlıyor? Sürekli ağlayarak mı bir şey istiyor?
Bu sorulardan herhangi birisine “Evet” yanıtını verdiyseniz,
çocuğunuz uykusunu yeterince almıyor olabilir.
34
1/2
1/2
1/2
1/2
1/2
3/4
1/2
1/2
Uykusunu yeterince
alamayan çocuklar
nasıl etkilenir?
Odaklanma süresi uzar.
1/2
1/2
1/2
Uyumluluk azalır.
1/2
Asabiyet hali oluşur.
Kendi başına oyun
oynamasını etkiler.
Bir şeyi öğrenmesini etkiler.
Yukarıdaki tabloda çocukların ortalama uyku
saatleri verilmiş olsa da, unutmayalım ki her
çocuk kendi uyku düzenini ve saatini kendisi
belirleyecektir.
Çocuğunuzun kaç saat uyuduğundan fazla,
davranışlarına dikkat etmeniz daha önemlidir.
Dr. Weissbluth “Genelde, çocuklar ne kadar
uzun gece uykusu uyurlarsa, gündüz
boyunca davranışları daha iyi olur” diyor.
Çocuğunuzun beslenmesi ve uykusu en
önemli kaygı konunuzdur. Bebeğinizin
beslenme düzeni ve alışkanlıkları, uyku
düzenini de direkt olarak etkilediğinden;
karnı toksa, rahatlıkla uyuyacak, ancak
aç kaldığında uykuya dalmakta ve uykuyu
sürdürmekte sorunlar yaşayacaktır.
Bir bardak ılık süt uykudan bir saat
önce verildiğinde uykuya dalmayı
kolaylaştıracaktır. Tabii ki bir yaştan önce
anne sütü dışında hiçbir sütü kullanmamamız
gerekir. Çünkü anemi (kansızlık), alerjik
reaksiyonlar ve kabızlık yapabilir. Kansızlıkta
iştahsızlık, halsizlik yanında kendisini uyku
bozukluğu ile belli eder.
Büyüklerimizin “uyusun da büyüsün”
tekerlemesi aslında tam da gerçeği
yansıtmaktadır. Çünkü büyüme hormonu en
çok gece (23.00 - 03.00) arasında salgılanır.
Bu nedenle çocuklarınızı erken yatırmanız
onların daha iyi büyümeleri için şarttır.
Çocukların daha rahat ve kaliteli uyuyabilmesi için
işte sizlere tavsiyeler;
• İlk bebeklik döneminde, emziren anneye de kolaylık sağlaması amacıyla bebeğin, annenin yanında, ancak ayrı bir yerde (beşik, karyola vs.) yatmasını tercih edebilirsiniz.
• Yatmadan önce hareketli aktiviteler yaptırın.
• Çocuğunuzu aynı saatlerde yatırmaya çalışın.
• Uyutmaya karar vermeden önce banyo yaptırın.
• Çocuğunuzu yatırdığınız oda sıcaklığına dikkat edin.
• Çocuğunuzu rahat giyindirin.
• Her gün yatağına yatmasını, yatağının onun uyku alanı olduğunu anlamasını sağlayın.
• Uyutmaya karar vermeden önce çocuğunuzun ihtiyaçlarını karşılayın.
• Uyuması için ayağınızda sallamayın.
• Uyku zamanı geldiğinde, uyumak istemiyorsa ve ağlıyorsa,
onu yalnız başına yatağında bırakmayın.
• Uyuması için tamamen sessiz ve karanlık bir ortam oluşturmaya çalışmayın.
• Çocuğunuzu uyuturken sesli ortama alıştırın. Sesle uyumaya alışması, ileride de daha rahat uyku uyumasına yardımcı olacak alışkanlıklar kazanmasını sağlayacaktır.
• Uyuturken hafif bir müzik sesi açabilirsiniz, ninni
söyleyebilirsiniz veya masal anlatabilirsiniz.
• Gece uyanıp yanınıza geldiğinde, onu yatağına götürün ve bir süre onun yanında oturun.
• Bebeğinizin gece gündüz farkını öğrenmesini sağlamalısınız.
• Sevdiği bir oyuncağı yanına almasına izin verebilirsiniz.
• Çocuğunuz uyku düzenini sağlamak için sabırlı olmaya özen gösterin…
35
Hipertansiyon Nedir?
SİNSİ DÜŞMAN:
HİPERTANSİYON
Uzm.Dr. İsmail Hakkı BOZ
İç Hastalıkları Uzmanı
Tansiyon Nedir?
Tansiyon kısaca kan basıncı olarak
tanımlanabilir. Damarlarımızdaki kan,
dolaşım sırasında bir basınç oluşturur.
Bu basınç, alınan gıdalar, stres gibi
duygusal durumlar, yapılan iş ve
harcanan güçle bağlantılı olarak
gün içinde küçük değişiklikler gösterebilir.
Kan basıncının iki farklı türü vardır:
• Sistolik basınç
(büyük tansiyon)
• Diyastolik basınç
(küçük tansiyon)
36
Gün içinde kan basıncının belirli bir süre yüksek
olması, hipertansiyon (yüksek tansiyon) olarak
tanımlanır. Tansiyon milimetre civa (mmHg) olarak
ifade edilir. Sistolik kan basıncının (büyük tansiyon)
120 mmHg ve diyastolik kan basıncının
(küçük tansiyon) 80 mmHg olması en uygun
tansiyon değeridir. Kan basıncının
120-129/80-84 mmHg olması normal,
130-139/85-89 mmHg olması yüksek normal
tansiyon olarak adlandırılır. Kan basıncının
140/90 mmHg’nın üzerinde olması hipertansiyondur.
Yani büyük tansiyon 140 , küçük tansiyon 90 mmHg
üzerinde ise hipertansiyon olduğu söylenebilir.
Ülkemizde hipertansiyon oldukça yaygın bir
problemdir. Erişkin her 3 kişiden 1’inde
hipertansiyon vardır. Kadınlarda erkeklerden
daha sık görülmektedir. Ülkemizde,
hipertansiyon görülme sıklığı yüksek olmasına
rağmen, hastaların sadece %40’ı bunun
farkındadır. Bu durum, kişilerin düzenli
aralıklarla tansiyon ölçümü yaptırmamasından
kaynaklanmaktadır.
Tansiyon Nasıl Ölçülür?
Kan basıncı sfigmomanometre adı verilen tansiyon
aleti ile ölçülür. Tansiyonun doğru ölçülmesi için şu
noktalara dikkat edilmesi gerekir:
• Ölçümden kısa süre önce sigara veya kahve
içilmemiş olmalı.
• Kişi dinlenmiş olmalı.
• Ölçüm sırasında manşon (tansiyon cihazının kola
takılan kısmı) kalp seviyesinde tutulmalı.
• Ölçüm cihazının manşonu uygun boyutta olmalı.
Hipertansiyon Sebepleri Nelerdir ?
Hipertansiyon hastalarının % 92-95 inde altta yatan net
bir sebep yoktur. Bu duruma “ esansiyel hipertansiyon
“ denir. % 5-6 hastada ise böbrek veya bazı hormon
hastalıkları hipertansiyona sebep olmaktadır. Buna da
“sekonder hipertansiyon” denir.
Yüksek Tansiyon Nelere Yol Açar?
Yüksek tansiyon sinsi bir hastalıktır. Bu özelliğinden
ötürü her yaşta görülebilir. Belirti vermeden ortaya
çıkabilir. Bazen baş ağrısı , ense ağrısı , çarpıntı gibi
belirtiler de verebilir. Yüksek tansiyon kontrol altına
alınmazsa, aşağıdaki sorunlar ortaya çıkabilir:
* Kalp hastalığı,
*İnme ( Felç),
* Boyun ve bacak damarlarında tıkanma,
* Kalp yetmezliği,
* Böbrek hastalığı ve böbrek yetmezliği,
* Görme kaybı.
Kimler Riskli?
- Ailesinde hipertansiyon olan bireyler,
- 40 yaşın üzerinde olanlar,
- Obez (şişman) bireyler,
- Sigara içenler,
- Diyabeti (Şeker hastası) olanlar
veya ailesinde diyabet olanlar,
-Gebeler.
Hangi Önlemleri Alalım?
Yukarıda saydığımız riskli bireylerin , hipertansiyondan
korunması , veya hipertansiyonun başlangıcını
geciktirebilmesi için bazı önlemler alınmalıdır.
Bunlar:
• Sodyum (tuz) alımının kısıtlanması: Normal bir insanın
günlük sodyum ihtiyacı 5-6 gramdır. Tuz , sadece
yemeğe attığımız sofra tuzu değildir. Günlük hayatta
tükettiğimiz birçok ürünün sodyum içeriği çok fazladır
(İşlenmiş gıdalar, fast food, kolalı içecekler, maden
suyu, bazı ağrı kesici ilaçlar…vs)
Bu nedenle tükettiğimiz ürünlerin sodyum miktarını
mutlaka öğrenmeli ve tuz alımımızı sınırlamalıyız.
• Kilo verme
• Sigaranın bırakılması,
• Alkol alımının azaltılması
• Stres yönetimi
• Düzenli egzersiz.
Tedavi nasıl olmalıdır?
Hipertansiyon tedavisi için günümüzde kullanılan birçok
ilaçlar mevcuttur. Ancak hipertansiyon tedavisi , kişiye
özgü olmalıdır. Her hipertansiyon hastası aynı ilaçlarla
tedavi edilmez. Bu nedenle ilaç başlanmadan önce mutlaka uzman bir hekime başvurarak, gerekli fizik muayene ve tetkikler neticesinde uygun tedavi başlanmalı,
tedavi başlandıktan sonra da düzenli aralıklarla takip
edilmelidir.
Yukarıda sayılan özellikleri taşıyanlar,
sık aralıklarla tansiyon ölçümü yaptırmalıdır.
37
Aknenin
Uzm.Dr. Melis ŞENLİK
Cilt Hastalıkları Uzmanı
Oluşum Sebepleri
Akne Hakkında Bilinmesi Gerekenler
38
Akne, yani daha bilinir ismi ile
sivilce; cilt altında başlayan bir
problem olup çeşitli
nedenlerle tetiklenerek
epidermis dediğimiz derinin en
üst tabakasında ortaya çıkar.
Psikolojik ve hormonal
düzensizlikler aknenin
oluşumunda önemli rol oynar.
Hatta depresyonun akneyi
arttırdığı, akneninde
depresyonu tetiklediği
düşünülür, bu da kısır bir
döngü yaratır.
Bu döngüyü kırabilmek, akne
tedavisinin başarısı için çok
önemlidir. Öyleyse, tedaviyi
içeriden dışarıya, yani derinin
tüm fizyolojik oluşumunun
meydana geldiği dermisten
derinin en üst (gözümüz
ile gördüğümüz) tabakası
olan epidermise doğru
planlamalıyız.
Yüzeysel tedavi uygulamaları
geçici olarak etki gösterir,
ancak gerçek sebep ortadan
kaldırılmazsa akne kendini
tekrarlar ve derinleşir.
Sebum ölü cilt hücreleriyle
birleştiğinde bakteri üretimi
için uygun ortam oluşur,
bakteri kolonizasyonunun
artması ile birlikte cilt üzerinde
siyah noktalar ve komedonlar
oluşur.
Kadınlarda periyodik döngü
nedeni ile oluşan hormon
düzensizliği aknelerde
alevlenmeye neden olur.
Androjenler yağ bezlerini
Güneşlenmek ise akneyi
iyileştirmez, sadece geçici
bir süre kamufle eder, ancak
cilt altında akne daha da
büyür ve zorlaşır.
Akne ciddiye alınması
gereken bir cilt hastalığıdır,
mutlaka bir uzman hekim
kontrolünde tedavi
edilmelidir. Aknenin sebebi
Uygun olmayan kozmetikler,
yağlı fondöten ve güneş
koruyucular potansiyel akneli
ciltlerde kullanılmamalıdır.
Akne tedavisinde kullanılan
başlıca ilaçlar:
Benz
oil p
tikler;
in
Antibiyo
lindemis
K
,
in
is
Eritrom
erox
ide
Cildin b
ağışıkl
ık siste
güçlen
mini
dirici kr
emler
Azelaik asit
Daha çok ergenlik döneminde
görülen akne, yetişkinlerde de
sıklıkla görülebilmektedir.
Akne, erkeklik hormonu yani
androjenin üretiminin artması
ile oluşur. Androjen üretimi
ergenlik döneminde arttığı için
gençlerde akne daha çok
görülür.
polikistik over hastalığı olduğu
düşünülüyorsa, bir kadın
hastalıkları uzmanından
destek istenir. Bilinenin aksine
gıdalar akne oluşumunda etkili
değildir.
uyararak daha fazla sebum
üretirler, yani ciltteki yağ
üretimi artar.
iler
t
ik cil
ept
Antis
ic
zley
temi
Kimy
asal
Salisilik
asit, gl
ikolik a
ve mey
sit
ve asit
leri
Retino
idler; is
otretino
tretinoi
in,
n, adap
alene
peel
ingle
r
l
eriye i
t
k
a
antib lendiric
n
i
d
ç
l
Ci
ı gü
n
ı
n
a
kalk
ler
krem
39
KARIN GERME
AMELİYATI
Karın germe
ameliyatı;
karın
bölgesindeki
deri fazlalığı
ile birlikte yağ
dokusunun
çıkartılması,
karın ön
duvarındaki
gevşekliğin
giderilmesi
ameliyatıdır.
Op.Dr.Volkan BEDEN
Plastik Cerrahisi
40
Estetik karın ameliyat için en uygun adaylar,
karında diyet veya egzersizle giderilemeyen
yağ fazlalılığı ve deri gevşekliği şikayeti olan
kadın ve erkeklerdir. Özellikle doğum sonrası
karın derisinde sarkma ve çatlaklar, karın içi
organları çevreleyen karın duvarı kaslarında
gevşeme oluşmaktadır. Eğer deride bir
fazlalık yoksa hastalara liposuction yapılırken,
deride fazlalığı olan hastalara karın germe
ameliyatı uygulanır.
Ameliyata Uygun Olanlar
• Karın derisi iyice gevşemiş ve sarkıklık
varsa
• Karında yağ ve deri fazlalığı varsa
• Karın kasları gevşeyip araları açılmışsa
• Karında önemli ölçüde çatlaklar varsa
karın germe ameliyatı için iyi bir aday
sayılabilirsiniz.
Ameliyat sırasında yapılan işlemler
Karın estetiği ameliyatı, genel anestezi
altında yapılır. Ameliyatta mini abdominoplasti
ve abdominoplasti olmak üzere iki yöntem
uygulanır. Mini abdominoplasti çok az
sarkmış karınlara, abdominoplasti ise karın
duvarının ileri derecedeki deformasyonu
olan vakalarda kullanılır. İlk önce karın ve
çevresindeki fazla yağlar Liposuction yöntemi
ile alındıktan sonra her iki kasık arasından bir
kesi ile girilerek zayıflamış olan karın kasları
ve varsa göbek fıtığı tamir edilir. Gevşemiş
kaslar ve kaslar üzerindeki karın duvarı
zarlarına (fasia) toplayıcı dikişler konularak
karın duvarı gerginleştirilir. Göbek aynı
yerinde muhafaza edilmekle birlikte gerilen
karın derisinden açılan yeni bir göbek deliğine
dikilir.
Fazla olan deri çıkartıldıktan sonra, deri
gerilerek tabakalar halinde dikilir. Böylece
gevşeklik giderilir. Cilt altına birikebilecek
sıvıları dışarı almak için bir dren yerleştirilir,
genellikle bu dren 2-4. günde alınır. Dikişler
ortalama 12. günde alınır, bu süreçte
hasta günlük aktivitelerine geri dönebilir.
İlk haftalarda görülen şişlikler ve morluklar
normaldir ve zamanla azalmaya başlar.
Ancak şişliklerin tümüyle geçmesi ve
ameliyatın kesin sonucunu görebilmeniz için
1 ay beklemeniz gerekir.
Kısmi veya total olsun, abdominoplasti, karın
kasları zayıflamış ve derisi gevşeyip sarkmış
kişiler için mükemmel sonuç verir. Birçok
vakada, eğer dengeli bir diyet ve düzenli
bir egzersiz programı uygulanırsa sonuçlar
kalıcıdır.
Abdominoplasti, vücut kontürü düzeltilmesine
(estetik meme ameliyatları, liposuction vb)
yönelik ameliyatlar ile beraber de yapılabilir.
MERAK EDİLEN KONULAR
Kimlere karın germe ameliyatı yapılır?
Diyet ve egzersize cevap vermeyen, hem karın derisi sarkıklığı
olan hem de yağ fazlası olan kadın ve erkekler bu ameliyat
için adaydır. Bu ameliyat özellikle birkaç kez doğum yapmış,
karın bölgesi derisinde çatlaklar oluşmuş ve sarkmış, karın
kasları zayıflamış kadınlarda son derece faydalıdır. Doğum
yapmaya niyeti olan kişilerin bu ameliyatı doğum sonrasına
ertelemesinde yarar vardır.
Ameliyat hazırlıkları nelerdir?
Ameliyat olmayı düşünen kişi sigara kullanıyorsa, buna
ameliyattan 4 hafta önce ve 2 hafta sonrasına kadar ara
vermelidir. Bu dönemde güneşte fazla kalınmamalı, eğer
kullanılıyorsa E vitamini veya Aspirin kullanılımına ara
verilmelidir. Ameliyat öncesi ağır diyet rejimlerinden kaçınılmalı,
soğuk algınlığı ya da başka bir enfeksiyon geçirilmesi
operasyonun ertelenmesine sebep olabilir.
Ameliyat nerede yapılır?
Tam abdominoplasti ameliyatları hastane şartlarında yapılırken,
mini abdominoplasti vakaya bağlı olarak muayenehane
şartlarında yapılabilir.
Anestezi tipi nedir?
Çoğu zaman genel anestezi tercih edilirken, mini
abdominoplasti lokal anestezi ve sedasyon eşliğinde yapılabilir.
Ameliyat sonrası neler yaşanmaktadır?
İlk birkaç gün karın bölgesinde şişlik ve ağrı kesiciler ile kontrol
altına alınabilen ağrı olabilir. Drenler ortalama 1-3 gün, dikişler
1-2 hafta sonra alınır. Ortalama 1-3 gün hastanede kalmanız
gereklidir. Kendinizi eskisi gibi hissetmeniz birkaç ay alabilir.
İşinize 2-4 hafta sonra dönebilirsiniz. Yara izi ilk 3-6 ay kötüye
gidermiş gibi görülebilir ama bu normaldir, izlerin düzleşmesi
ve solması 9 ay ila 1 yıl alabilir. Kısmi veya tam abdominoplasti
işlemleri karın kaslarında zayıflık veya deri sarkıklığı olan
hastalar için mükemmel sonuç yaratır. Hastaların çoğunda,
düzenli egzersiz ve diyetle mükemmel sonuç yıllarca
korunabilir.
Karın germe ameliyatlarının riskleri nelerdir?
Her yıl yüzlerce abdominoplasti ameliyatı yapılmaktadır.
Vücut kontürü düzeltme konusunda da uzmanlaşmış bir
plastik cerrah tarafından bu ameliyat yapıldığı takdirde sonuç
genellikle tatmin edicidir. Her cerrahi işlemin belli miktarda riski
mevcuttur ve önemli olan sizin abdominoplasti ile ilgili olanları
anlamanızdır. Kişinin cerrahi işlemi kabul etmesinde ameliyatın
risk ve faydalarının karşılaştırılması esastır. İyi ameliyat
öncesi inceleme ve değerlendirme, uygun hastane şartlarında
ve plastik cerrah tarafından gerçekleştirilen bu ameliyatın
enfeksiyon ve kanama gibi komplikasyonları nadirdir. Yara
iyileşmesinde gecikme veya kötü yara iyileşmesi görülebilir
ve yara iziyle sonuçlanabilir. Bu şartlarda ikinci bir ameliyat
gerekebilir. Sigara içenlerde cilt kaybı ve yara iyileşmesinde
komplikasyonlara daha sık rastlanır.
Ameliyattan sonra ek prosedür gerekir mi?
Geçirdiğiniz cerrahi işlemin sonuçları ile ilgili olarak nadiren
arzuladığınız sonuçlara ulaşamayabilirsiniz. Bu tip sonuçları
düzeltmek için ek cerrahi girişim gerekebilir. Cerrahınız ile
karşılıklı konuşarak tüm ayrıntılar hakkında bilgi sahibi olunuz.
41
Artık bebeğiniz hızla büyüyor
ve buna bağlı olarak
besin ve enerji ihtiyaçları
da artacaktır. Bu dönemde,
meme ya da biberonla
normal beslenme sonrasında
bile mama istediğini
ve doymamış olduğunu fark
edeceksiniz. Bu bebeğinizin
ek besinlere hazır olduğunu
gösteren belirtilerdendir.
Uzm.Dr. Hakan KILIÇ
Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı
42
Bebeğiniz 4-6 ay arasında ek gıda almaya hazırdır. Ancak her bebeğin ek gıda almaya
hazır olduğu zaman birbirinden farklıdır. Bazı bebekler üç aylık iken katı gıdalar almaya
hazır duruma gelmesine karşın, dil atma refleksi genellikle dördüncü aydan itibaren
kaybolmaya başlar. Aslında emme işlevinde önemli bir rolü olan bu refleks yüzünden
bebek, ağzına sokulan her şeyi; kaşığı, yiyecekleri dili ile itmeye çalışır.
Beslenme sırasında bebeğiniz başını sağa-sola çevirir veya ağlarsa lütfen onu
zorlamayınız. Katı gıdalara her ikinizin de zevk alacağı, mutluluk duyacağı bir dönemde
başlamanız, herhangi belirli bir zamanda başlamaktan çok daha önemlidir. İstemiyorsa
zorlamayınız, emzirmeye ve ya biberonla beslemeye 3-4 gün daha devam ettikten sonra
tekrar deneyiniz.
Bebeğiniz tatmadan ve yutmadan önce yeni yemeğine belirli aralıklarla bakar, dokunur ve
koklar. Bu nedenle yapılacak en iyi şey bebeğinize yeni yemeğini bir kaç gün tanıtmanızdır.
Bebeğinizi beslenme saatlerinde yüksek bir sandalyede oturtup besleyiniz. Böylece
sandalyeye oturduğunda beslenme saatinin geldiğini anlayacaktır.
Yemeğini hazırlarken onun dikkatini çekmek için bebeğinizle konuşun ve hazırladığınız
yemekleri ona da gösteriniz. Böylece yemek saatlerini daha eğlenceli bir duruma
getirebilirsiniz.
Bebeğinizin ifadelerini ve davranışlarını izleyiniz. Yemek istemedikleri zaman bunu
çeşitli şekillerde ifade ederler; örneğin, ellerini kaldırırlar, başka tarafa döner, yüzlerini
buruştururlar, kafalarını sallarlar ya da ağızlarını açmazlar.
BEBEĞİNİZİN
EK GIDA
ALMAYA HAZIR
OLDUĞUNU
GÖSTEREN
BELİRTİLER
• Sık sık anne sütü ister ve daha çok süt için ağlaması.
Bazı bebekler geceleri sık uyanırlar.
• Başını tamamen rahatça dik tutarak oturabilmesi
• Parmakları ile tuttuğu nesneyi ağzına götürebilmesi.
• Yiyeceği gözleri ile takip edebilmesi ve yiyecek verilince ağzını açması.
• Ağzına verilen yiyecekleri dil ile dışarı atma
refleksinin kaybolmaya başlaması.
• Dudaklarına kaşık değdiği zaman, ağzını
açmasıyla beraber dilini dışarı doğru
çıkarmaması.
• Isırma, çiğneme-yutma hareketlerinin birbiri ile
uyumlu ve sıralı hale gelmesi
• Başlangıçtaki emme şeklinin daha
olgunlaşması ve emmenin adeta bir
sıvı içiyormuş gibi güçlenmesi.
• Diş çıkarmaya başlaması.
43
Bebeğinizin
ilk anlarını fotoğraflarla...
Hastane odanızı özel
tasarımlarla
renklendiriyoruz.
akikaları
a aldığınız ilk d
ruz.
rla renklendiriyo
ve fotoğrafla
güzel hatıralarla
vdiklerinize
ünde size ve se
g
l
ze
ö
u
b
ız
ın
izi karşıladığ
z.
olarak bebeğin
up
ro
G
l
ita
ekan hazırlıyoru
sp
Kolan Ho
daha özel bir m
karşılamak
i ve bebeğinizi
iz
rin
le
fir
isa
m
,
lar ile odanızı
in özel tasarım
iç
k
e
z...
b
e
b
z
kı
için tasarlıyoru
Erkek ve
ağınız
Bebeğinizi kuc
17
; 0530 955 08
in
iç
k
a
lm
a
i
Bilg
Download