sınıf ııı olgularda uygulanan tedavi yöntemlerinin hastanın vertikal

advertisement
T.C.
Ege Üniversitesi
Diş Hekimliği Fakültesi
Ortodonti Anabilim Dalı
SINIF III OLGULARDA UYGULANAN TEDAVİ
YÖNTEMLERİNİN HASTANIN VERTİKAL YÜZ GELİŞİMİNE
ETKİSİNİN İNCELENMESİ
BİTİRME TEZİ
Stj. Diş Hekimi Çelik ATAGÜN
Danışman Öğretim Üyesi: Prof. Dr. Özlem SEÇKİN
2015-İZMİR
T.C.
Ege Üniversitesi
Diş Hekimliği Fakültesi
Ortodonti Anabilim Dalı
SINIF III OLGULARDA UYGULANAN TEDAVİ
YÖNTEMLERİNİN HASTANIN VERTİKAL YÜZ GELİŞİMİNE
ETKİSİNİN İNCELENMESİ
BİTİRME TEZİ
Stj. Diş Hekimi Çelik ATAGÜN
Danışman Öğretim Üyesi: Prof. Dr. Özlem SEÇKİN
2015-İZMİR
ÖNSÖZ
Üniversite hayatım boyu bana emeği geçen tüm hocalarıma ve aileme
teşekkür ederim. Ayrıca bu tezin yazımında bana yol gösteren Çınar Atagün'e ve
benden yardımlarını hiç esirgemeyen Prof. Dr. Özlem Seçkin'e çok teşekkür ederim.
2015-İZMİR
Stj. Diş Hekimi Çelik Atagün
İÇİNDEKİLER
1. Giriş..................................................................................................................1
2. Genel Bilgiler...................................................................................................2
3. Sınıf III Anomalinin Etiyolojisi.....................................................................3
4. Sınıf III Anomalilerin Sınıflandırılması.......................................................3
4.1 Gerçek Prognati İnferior..........................................................................3
4.2 Yalancı (Pseudo) Prognati İnferior..........................................................4
4.3 Dişsel Prognati İnferior.............................................................................4
5. Yüz Yüksekliğinin Vertikal Yönde Sınıflandırılması..................................4
5.1 Hipodiverjan gelişim.................................................................................5
5.2 Normodiverjan gelişim.............................................................................5
5.3 Hiperdiverjan gelişim...............................................................................5
6. Sınıf III Anomalilerde Sefalometrik Bulgular..............................................5
6.1 Yüzün Vertikal Yönde Gelişimini İnceleyen Sefalometrik Açılar…....5
6.2 Çenelerin Sagittal Yönde Gelişimini İnceleyen Sefalometrik Açılar...7
7. Sınıf III Anomalilerde Tedavi Yöntemleri....................................................7
7.1 Sabit ve Hareketli Tedaviler...................................................................8
7.1.1
Sabit Apareyler........................................................................8
7.1.2
Eğik Düzlemler........................................................................9
7.1.3
Zemberekli Hareketli Apareyler ve Vidalı Düz Plaklar.......9
7.1.4
Sabit ve Hareketli Palatal Ekspansiyon Apareyleri.............9
7.1.5
Bite Bloklar ...........................................................................10
7.2 Fonksiyonel Tedaviler............................................................................10
7.2.1
Sabit Fonksiyonel Tedaviler..................................................11
7.2.2
Hareketli Fonksiyonel Tedaviler..........................................11
7.2.2.1 Frankel III Apareyi..............................................................11
7.2.2.2 Bionator III Apareyi.............................................................12
7.3 Ağız Dışı Apareyler.................................................................................12
7.3.1
Çenelik (Chincup) Uygulaması............................................12
7.3.2
Yüz Maskesi Uygulaması......................................................13
7.3.3
High Pull J-hook Headgear Uygulaması.............................14
7.4 Cerrahi Destekli Ortodontik Tedaviler.................................................14
7.5 İskeletsel Ankraj Uygulamaları (TAD's)..............................................14
8. Tedavi Yöntemlerinin Alt Yüz Yüksekliğinde Yaptığı Değişimler............15
8.1 Çekimli ve çekimsiz tedaviler.................................................................16
8.2 Ortognatik cerrahi ile ortodontik tedavinin kombinasyonu.............17
8.3 Ağız dışı apareyler...................................................................................18
8.3.1
Yüz maskesi uygulaması.......................................................18
8.3.2
Çenelik uygulaması...............................................................18
8.3.3
High pull headgear uygulamaları........................................19
8.4 Molar intrüzyon apareyleri...................................................................20
8.5 Isırma blokları, düzlemleri....................................................................20
8.6 Fonksiyonel apareyler.............................................................................22
8.7 Sınıf III Elastikler..................................................................................22
9. Tartışma........................................................................................................24
10. Sonuç............................................................................................................25
11. Kaynaklar.....................................................................................................26
12. Özet................................................................................................................29
13. Özgeçmiş........................................................................................................30
GİRİŞ
Prognati inferior veya iskeletsel Sınıf III maloklüzyonlar adıyla bilinen
maksillofasiyal deformiteler, ortodontide en ciddi anomaliler grubunu oluşturur.
Transversal ve vertikal yöndeki anomalilerle beraber görüldüklerinde tedavileri
oldukça güç hale gelebilir. İskeletsel Sınıf III malokluzyon; maksiler retrognatizm,
mandibular prognatizm veya her ikisinin kombinasyonu ile karakterizedir. Bu
hastalar klinik olarak konkav bir profil, retrüziv nazomaksiller alan ve alt yüz
bölümünde ilerilikle kendini göstermektedir. Alt dudak protrüziv, üst dudak retrüziv,
üst dental ark daralmış ve tersine overjet artmıştır (21).
Tezimde Sınıf III maloklüzyon hastalarının vertikal gelişimlerine bağlı olarak
tedavi prensiplerindeki farkları irdeleyeceğim.
GENEL BİLGİLER
Ortodontide, dişlerde, alveol kavislerinde ve çene kemiklerindeki normalin
dışındaki durumu ifade etmek için anomali terimi kullanılmaktadır (2).
Ortodontik anomaliler üç yönde sınıflandırılmaktadır. 20. yüzyılın başında
Amerika'lı ortodontist Angle bilimsel olarak ilk sınıflandırmayı yapmıştır. Basitliği
ve klinik uygulamadaki kolaylığı nedeniyle Angle sınıflaması bugüne dek üzerinde
en fazla durulan sınıflama olmuştur (2).
Sınıf III anomalileri uzak röntgen tekniklerinin gelişmesi ve bu tekniklerin
ortodontik tanı ve teşhis materyali olarak kullanılmaya başlamasıyla sınıf III
anomalilerin
hangi
çeneden
kaynaklandığı
konusunda
önemli
gelişmeler
kaydedilmiştir. Sınıf III anomalilerin % 9.1 – 45.2 oranında alt çene ileriliğinden, %
19.5 – 37.5 oranında üst çene geriliğinden veya %1.5 – 30 oranında ise her iki
durumun kombinasyonundan oluştuğu belirtilmiştir (16).
Alt çene prognatileri çoğunlukla mezial kapanış göstermektedir. Sınıf III
anomalilerde alt birinci büyük azılar, üst birinci büyük azılarla normal konumlara
göre daha mezial bir kapanış ve alt diş kavsi üst diş kavsine göre daha ileri bir durum
göstererek karakterize olurlar (2).
Sınıf III anomalilerin tedavisinde kullanılan yöntemler anomalinin sagittal ve
transversal yöndeki düzensizliğini giderirken hastanın vertikal yön gelişimini de
etkilemektedir. Buna göre hastalarda tedavi planlanmasında hastanın vertikal gelişim
paterninin dikkate alınması gerekmektedir (1).
2
3. Sınıf III Anomalilerin Etiyolojisi
Büyüme esnasında mandibuladaki gelişimi stimüle eden herhangi bir etken
prognati inferiora neden olabilir. Bununla birlikte:
Kalıtım
Kötü alışkanlıklar
Süt dişlerindeki prematür kontaktlar
Endokrinel bozukluklar
Sendromlar
Ağızdan solunum
Kassal dengesizlikler olabilir (2).
4. Sınıf III Anomalilerin Sınıflandırılması
3 tip prognati inferior mevcuttur. Bunlar;
Gerçek (iskeletsel) prognati inferior
Yalancı (pseudo) prognati inferior
Dişsel prognati inferior'dur (2).
4.1 Gerçek prognati inferior
Morfolojik prognati inferior çoğunlukla kalıtımsal kökenlidir. Ayrıca
endokrinal hastalıklara bağlı alt çene büyüme bozuklukları ve sendromlara bağlı
olarak meydana çıkabilir. (2)
3 karakteristik bulgusu vardır
İskeletsel maksiller yetersizlik
İskeletsel mandibular aşırı gelişim
İskeletsel maksiller yetersizlik ve iskeletsel madibular aşırı büyüme
3
kombinasyonu.
4.2 Yalancı prognati inferior
Pseudo prognatinin ayırıcı tanısı alt çenenin geriye doğru itildiğinde
keser dişlerin en azından başa baş konuma getirilebilmesidir. Ayrıca alt ve üst
çenenin istirahat konumundaki ilişkisi alt çene ileriliğini yansıtmaz. Pseudo
prognatiler zamanla morfolojik hale dönüşürler (2).
4.3 Dişsel prognati inferior
Erken süt dişi kaybına bağlı alt daimi molar dişin mezializasyonu ile
meydana gelen bir anomalidir (2).
5. Yüz Yüksekliğinin Vertikal Yönde Sınıflandırılması
Uzun yıllardır radyografiler üzerinde çeşitli düzlemler oluşturularak açı
ölçümleri yapılmıştır. Björk, kafa tabanı ve kafa kaidesinin büyümesini
değerlendirmiştir. Yüzün vertikal yönde büyümesinin büyüme rotasyonu ile yakından
ilişkili olduğu sonucuna varılmıştır . Yüzün vertikal gelişiminin incelenmesinde
çeşitli sefalometrik açılar kullanılmaktadır. Akçam ve arkadaşlarına (28) göre
GoGn/SN, GoMe/FH ve Gonial açı değerleri birbirini desteklemektedir (28). Buna
göre vertikal gelişimine göre hastaları 3 yönde sınıflayabiliriz. Bunlar;
Hipodiverjan
Normodiverjan
Hiperdiverjan olarak kabul edilmektedir.
4
5.1.Hipodiverjan gelişim
Azalmış alt yüz yüksekliği mevcuttur. Anteior bölgede derin kapanış
görülebilir. Sınıf III maloklüzyonlarla birlikte anterior çapraz kapanış belirgin bir hal
alabilir.
5.2.Normodiverjan gelişim
Alt yüz yüksekliği normal boyutlardadır.
5.3.Hiperdiverjan gelişim
Alt yüz yüksekliği artmıştır. Anterior open bite görülebilir.
6. Sınıf III Anomalilerde Sefalometrik Bulgular
Uzak röntgen yöntemlerinin gelişmesi bu yöntemlerin ortodontide sıkça
kullanılmasını sağlamıştır. Bu yöntemler sayesinde vertikal, transversal ve sagittal
yönlerde analizler yapmak mümkün olmuştur. Araştırmacılar çeşitli antropolojik
noktalar ve düzlemler kullanmaktadırlar. Bu noktalar ve düzlemler aracılığıyla
sefalometrik analizler yapılmaktadır.
6.1 Yüzün Vertikal Yönde Gelişimini İnceleyen Sefalometrik Açılar
"Y" Ekseni Açısı= SGn-FH
"Y" ekseni ile Frankfort Horizontal Düzlemi arasında kalan bu açı alt çenenin
gelişim yönünü belirlemekte kullanılır. Örneğin aynı çocuktan en az iki sefalogram
çekilip ölçüldüğünde "Y" açısı değişmeden kalıyorsa; alt çenenin öne doğru yatay
yöndeki (horizontal) gelişim miktarı ile aşağı doğru dik yöndeki (vertikal) gelişim
miktarı birbirine eşittir. Eğer "Y" açısı azalıyorsa yatay yön (horizontal) gelişim
5
miktan, dik yöndekinden daha fazladır. Eğer "Y" açısı artıyorsa dik yön (vertikal)
gelişim miktarı, yatay yöndekinden daha fazladır (17).
Posterior Açılar Toplamı
Sella, Artiküle, Gonion açılarının toplamı Björk’e göre 396 (±4) derecedir.
Eğer bu toplam 396º den büyük ise büyüme yönü dikey, küçük ise büyüme yönü
horizontaldir (19).
Frankfurt Horizontal-Mandibuler Düzlem Açısı (FMA:Frankfurt Mandibular
Plane Angle)
Alt çene düzlemi ile FH düzlemi arasındaki bu açının değeri 25 ºdir. Olgunun
vertikal gelişimini gösterir. Tweed’e göre FMA 16-28 º ise gelişim yönü normal
sınırlar içerisinde öne ve aşağıyadır. Yani dik yön gelişimi normaldir.28 º nin
üzerinde ise dik yön gelişimi artmıştır. 16 derecenin altında ise dik yön gelişimi
azalmıştır (19).
GoGn-SN Açısı
Ön kafa kaidesi düzlemi ile alt çene düzlemi (kemiksel Go ve kemiksel Gn
noktalarından geçen) arasında kalan açıdır. Normal değeri 32 derecedir. Bu açının
artması mandibulanın geriye doğru rotasyona uğradığını, dolayısıyla vertikal yönde
gelişimi yani yüz iskeletinin dik yön boyutlarının arttığını ifade eder. Bu durum
kısaca ‘high angle’ veya ‘hiperdiverjans’ olarak tanımlanır. Açının azalması
mandibulanın öne doğru rotasyonunu dolayısıyla horizontal yönde gelişimi yani yüz
iskeletinin dik yön boyutlarının azaldığına işaret eder ve kısaca ‘low angle’ veya
‘hipodiverjans’ olarak tanımlanır (19).
6
6.2 Çenelerin Sagittal Yönde Gelişimini İnceleyen Sefalometrik Açılar
SNA Açısı
Üst çene bazal kavsinin ön kafa kaidesine göre sagittal konumunu belirler.
Ortalama değer 80 (±2) derecedir. Eğer açı normalden küçük ise maxilla ön kafa
kaidesina göre geride (maxiller retrognati), büyük ise ileride (maxiller prognati) yer
almaktadır.
SNB Açısı
Alt çene bazal kavsinin ön kafa kaidesine göre sagittal (antero-posterior)
konumunu belirler. Ortalama değeri 78 (±2) dir. Açı normalden küçük ise mandibula
ön kafa kaidesine göre retrognatik (geride), büyük ise prognatiktir.
ANB Açısı
SNA ve SNB açılarının farkı olup, sagittal düzlemde maksiller ve mandibular
kaidelerinin birbirleri ile ilişkisini belirler. Ortalama değer 2 derecedir. Bu açı 2 ve 3
derece olduğunda iskeletsel sınıf I, 4 derece olduğunda sınıf II eğilimli iskeletsel
sınıf I, 4 dereceden büyük olduğunda iskeletsel sınıf II tanısı konur. Bu açı 1 derece
ise sınıf III eğilimli iskeletsel sınıf I, l dereceden küçük ise iskeletsel sınıf III
anomalileri belirlenir (19).
7. Sınıf III Anomalilerde Tedavi Yöntemleri
İskeletsel
Sınıf
III
anomaliler
ancak
üç
farklı
tedavi
düzeltilebilmektedir. Bunlar şu şekilde sıralanabilir (22):
1.
Büyüme - gelişim yönlendirilerek yapılan tedavi.
2. Çeneler arası düzensizliğin cerrahi olarak düzeltilmesi.
7
yaklaşımı
ile
3.
Kamuflaj tedavileri uygulanabilmektedir
Hasta büyüme gelişim sürecini bitirmediyse, büyüme gelişim yönlendirilerek sınıf
III anomalileri tedavi edilebilir. Unutulmamalıdır ki hiperdiverjan vakalarda büyüme
gelişim sagittal yönden vertikal yöne yönlendirildiğinde hastalarda estetik ve
fonksiyonel problemler görülebilmektedir. Bu durumda cerrahi tedaviler seçenek
olarak tercih edilebilir. Büyüme gelişim süreci bitmiş sınıf III anomalili hastalarda
ise iki çözüm yolu vardır. Hasta kamuflaj tedavisini kabul edebilir ya da ortognatik
cerrahi uygulanabilir.
7.1 Sabit ve Hareketli Tedaviler
7.1.1
Sabit Apareyler
Sobral ve arkadaşları (26), sınıf III hiperdiverjan vakalarda kamuflaj tedavisi
önermiş 0.022” Edge wise braketlerini kullanmışlardır (Resim 1-A).
Resim 1-A
Mezial kapanışın görüldüğü sınıf III hastalarda sınıf III elastikler oklüzyonun
anteroposterior ilişkisini düzeltmek için kullanılmaktadır (Resim 1-B) (5).
8
Resim 1-B
7.1.2
Eğik Düzlemler
Ön çapraz kapanış gözlenen hastalarda sabit veya hareketli şekilde eğik
düzlemler uygulanabilmektedir. Bu apareyler üst keserlerin protrüzyonuyla ve alt
keserlerin retrüzyonuyla uygun anterior kapanış ilişkisini sağlamayı amaçlarlar (19).
7.1.3
Zemberekli Hareketli Apareyler ve Vidalı Düz Plaklar
Zemberekler (resim 2) ve vidalar (resim 3) ön çapraz kapanıştaki dişleri ideal
pozisyonlarına getirmede, bazı malpoze dişleri dental arkta doğru konumlarına
getirmede kullanılmaktadırlar (19).
Resim 2
7.1.4
Resim 3
Sabit ve Hareketli Palatal Ekspansiyon Apareyleri
Maxillanın transversal yönde gelişim eksikliği gösterdiği vakalarda palatal
ekspansiyon apareyleri kullanılmaktadır. Bunlar hareketli (resim 4) veya sabit (resim
9
5) olarak uygulanabilmektedir. Vidalı plaklar hareketli apareylere bir örnekken,
quadhelix apareyi, hyrax gibi apareyler ise sabit apareylere birer örnektir. Tosun ve
Tuncer'e göre (10) hızlı genişletme apareyi kullanan hastalarda GoGn-SN ve Y
ekseni açılarında bir miktar artış gözlenmiştir.
Resim 4
7.1.5
Resim 5
Bite – Bloklar
Bite bloklar tel, akrilik veya plastikten hazırlanabilir. Aparey hazırlanırken
oluşturulacak bite-blok yüksekliğinin, normal istirahat pozisyonunda alt ve üst
posterior dişler arasında bulunan vertikal yükseklikten fazla olması gerekir. Aparey,
anteroposterior olarak ise, hastanın ihtiyacına göre mandibulayı önde veya normal
yerinde konumlandıracak şekilde hazırlanmaktadır. Bu şekilde çiğneme kasları,
yanak ve diğer yumuşak dokularda gerilim oluşur, maksiller ve mandibuler posterior
dişlere intrüziv kuvvetler iletilir (15).
7.2 Fonksiyonel Tedaviler
Sınıf III anomalilerin tedavisinde her iki çeneyi etkileyen apareyler de
kullanılabilmektedir. Bunlardan biri çiğneme kaslarını etkileyerek çene kemiklerinde
hedeflenen morfolojik değişiklikleri sağlayan “Fonksiyon Düzenleyici” apareyleridir
(16).
7.2.1
Sabit Fonksiyonel Tedaviler
10
Sınıf III maloklüzyonlarda alt çenede gelişim yetersizliği gibi bir durum
gözlenmediği için sabit fonksiyonel apareylerin konvansiyonal uygulamaları
kullanılmamaktadır. Mandibulanın ileri atılımını durdurmak ve üst çenenin
protrüzyonunu sağlamak amacıyla ters biçimde uygulanabilirler. Ancak maksilla,
mandibula gibi hareketli bir kemik olmadığı, suturlar ile çevre kemiklere bağlı
olduğu için sabit fonksiyonel apareyler maxillanın ileri atılımında yetersiz
kalmaktadır. Bu nedenle sabit fonksiyonel apareyler sınıf III vakaların tedavisinde
literatürde pek yer almamaktadır (20).
7.2.2
Hareketli Fonksiyonel Tedaviler
7.2.2.1 Frankel III Apareyi
Frankel III apareyi; mental, buksinatör ve orbikülaris oris kas aktiviteleri
elimine edilerek, normal fonksiyonların stimülasyonu sayesinde üst çenede ileri yön
gelişimi sağlanırken, alt çenedeki gelişim frenlenmektedir. Araştırmacılar büyüme
dönemindeki sınıf III çocuklarda uyguladıkları Frankel III apareyinin etkilerini alt
çenedeki aşağı-arkaya rotasyon ve alt keserlerin linguale doğru hareketine
bağlamışlardır. Öte yandan Frankel III (resim 6) apareyi ile sadece dentoalveoler
düzeyde bir düzelme olduğunu belirten çalışmalar da vardır (16).
Resim 6
Resim 7
11
7.2.2.2 Bionator III Apareyi
Bu anomalilerin tedavisinde kullanılan diğer bir aygıt Bionator III apareyidir.
Frankel III apareyine benzer şekilde dudak ve yanak yastıkları içerir ve dilin önde
konumlanmasını engelleyen bir düzenek vardır. Araştırmalarda özellikle sınıf III
yapının orta yüz yetersizliğine bağlı olduğu ve hipodiverjan büyüme modeli gösteren
bireylerde bu apareyin etkili olduğunu söylenmektedir (16). Araştırmacılar erken
karma dentisyonlu sınıf III çocuklarda yüz maskesi sonrası Bionator III apareyini
kullanarak etkili sonuçlara ulaşmışlar, bunu üst çenedeki ileri hareket ve alt çenedeki
arkaya rotasyona bağlamışlardır (16).
7.3 Ağız Dışı Apareyler
7.3.1
Çenelik (Chincup) Uygulaması
Üst çeneye göre ileride konumlanmış alt çeneyi normal konumuna getirmek,
aşırı büyüme ve gelişim gösteren alt çenenin bu hareketini sınırlayıp yönlendirmek
için çenelik (Chin-cup) uygulaması sıklıkla tercih edilen bir yöntemdir. (Resim 8)
Çenelik, ilk olarak çene kırıklarının tedavisinde kullanılmıştır. Ancak ilerleyen
yıllarda ortopedik etki elde etmek için, alt çenede her bir tarafa 250-900 gr kuvvet
uygulanmış ve alt çene aşağı arkaya doğru rotasyon yapmıştır. Uygulama sonrası
ramus
büyümesinin
azaldığı
ve
kondiler
büyümenin
yeniden
yönlendiği
gösterilmiştir. Dequchi ve Mc Namara, çenelik tedavisi ile alt çene büyümesinde
azalma belirlemiş ancak üst çenede herhangi bir değişiklik bulamamış ve sonuç
olarak çeneliğin sadece alt çeneye etkili olduğunu vurgulamışlardır (9,16).
12
Resim 8
7.3.2
Yüz Maskesi Uygulaması
Delair ve arkadaşları alın ve çene ucundan destek alan ‘Ortopedik Yüz
Maskesi adı verilen aygıtı geliştirmiştir (Resim 9) (16). Ortopedik yüz maskesi erken
dönemde sıklıkla uygulanan bir aygıt olup; zamanla bazı değişikliklere uğramış ve
üst çenenin ileri hareketine yardımcı olması amacıyla “Hızlı Palatal Ekspansiyon”
(RPE) gibi sutural açılım sağlayan çene genişletme sistemleri ile beraber
kullanılmıştır (16). Tedavilerin esas sonuçları; üst çenenin ileri yönde hareketi, alt
çenenin arkaya rotasyonu, üst keserlerin labial ve alt keserlerin lingual yönde
hareketi şeklinde belirtilmiştir (13,25).
Resim 9
13
7.3.3
High Pull J-hook Headgear Uygulaması
Sobral ve arkadaşları (26), çekimli sınıf III vakalarda alt çeneye high pull
head gear- j hook kombinasyonu uygulayarak kanin distalizasyonu yapılmasını
önermişlerdir.
7.4 Cerrahi Destekli Ortodontik Tedaviler
Büyüme dönemi sonrasında, şiddetli ve estetiğin ön planda olduğu vakalarda
ortognatik cerrahi uygulamaları tercih edilmektedir. Bu vakalarda cerrahi yaklaşıma
karar verilirken detaylı bir klinik inceleme, sefalometrik değerlendirmeler ve hasta
isteklerinin göz önünde bulundurulması gereklidir. Malokluzyonun oluştuğu çeneye
bağlı olarak, Le Fort veya sagittal splint osteotomileri ya da her ikisi birden
uygulanmaktadır. Cerrahi tedaviler arasında en yaygın uygulananlar sagittal split
ramus osteotomisi ve dik ramus osteotomisi olarak belirtilmiştir.
Bu tedavi ile
çenelerin normal fonksiyonlarının, fonksiyonel oklüzyonun, yüz estetiğinin ve tüm
bunların stabilizasyonunun sağlanması amaçlanmaktadır (1,12).
Son yıllarda cerrahi uygulamalar içinde distraksiyon osteogenezis de
uygulanmaktadır. Distraksiyon, ciddi sınıf III vakalarda, üst çene ve orta yüz
hipoplazisi vakalarında ve başka kraniyofasiyal deformitelerde kullanılan bir tedavi
yöntemidir. Bu yöntemde, anomalinin görüldüğü çeneye cerrahi yöntemlerle
yerleştirilen distraksiyon vidası ile istenilen yönde gelişim sağlanmaktadır (16).
7.5 İskeletsel Ankraj Uygulamaları (TAD's)
Son yıllarda iskeletsel ankraj uygulamaları ortodonti pratiğinde artarak yer
almaktadır. Sınıf III vakalarda alt yirmi yaş dişlerinin çekimini takiben, alt arkın
14
distalizasyonunu sağlamak için mandibular posterior bölgeye mini implant
uygulanması önerilmektedir (26).
Resim 10. Geçici ankraj üniteleriyle(TAD) Sınıf III tedavisinin şematik gösterimi. (A) Retromolar
bölgeye yerleştirilen TAD’ın direk kullanımı. (B) İnterradiküler bölgeye yerleştirilen TAD’ın direk
kullanımı (C) TAD’ın Sınıf III elastiklerle indirek kullanımı
Sınıf III vakalarda üst çene okluzal düzleminin değişmemesi için sınıf III
elastiklerin üst 1. molarların mezyaline uygulanan mini implantlara uygulanması
önerilmektedir. (Resim 10) Alt molarların mezyali ile kaninlerin distali arasına
uygulanan sliding jig ile 150 gr distalizasyon kuvveti direk olarak alt molarlara
iletilerek, alt molar distalizasyonu da bu mekanikle sağlanmaktadır (26). Mini
implantlar sınıf III vakaların tedavisinde alt çenenin saat yönünde rotasyonunu
önlemek için hekimlere yardımcı olabilmektedirler (6).
8. Tedavi Yöntemlerinin Alt Yüz Yüksekliğinde Yaptığı Değişimler
Sınıf III maloklüzyonunun başarılı tedavisi için önemli bir faktör de yüzün
büyüme paternidir. Azalmış alt yüz yüksekliği, derin kapanış (deepbite) ve pasif
dudak kapanışı bulunan sınıf III vakanın prognozu daha iyidir. Çünkü mandibulanın
geriye rotasyonuna neden olan tedavi anteroposterior ilişkinin düzelmesini sağlar.
Cerrahi olan yada olmayan sınıf III tedavileri mandibulanın geriye rotasyonuna ve alt
yüz yüksekliğinin artmasına neden olmaktadır. Bu nedenle sınıf III tedavisinde
15
hastanın hipodiverjan, ortodiverjan yada çok az hiperdiverjan olması endikedir (5).
Mandibuler molarların distal yönde hareketi klinik ortodontide ki en zor
başarılan diş hareketlerinden biri olarak tanımlanmaktadır ve üst molarların
distalizasyonundan çok daha zor elde edilmektedir. Genel olarak mandibuler
molarları distalize etmek için sabit apareylerle intermaksiller elastik kullanılmaktadır
ve sıklıkla resiprokal yan etki olarak üst keserlerin proklinasyonu ve üst molarların
ekstrüzyonu görülmektedir. Bu durum özellikle uzun yüze sahip yetişkinlerde estetik
ve stabilizasyon problem neden olmaktadır. Bu nedenlerle hiperdiverjan hastalarda
sınıf III olguların tedavisinde son derece dikkatli olunmalıdır ve çeşitli önlemler
alınmalıdır (5).
8.1 Çekimli ve çekimsiz tedaviye karar verme
Ortodonti'de çekimli ve çekimsiz tedaviler hala üzerinde çok tartışılan bir
konudur. Çekim kararı arktaki mevcut yer darlığına, hastanın molar ve kanin
ilişkisine, çenelerin kafa kaidesine göre
konumuna, hastanın vertikal gelişim
paternine ve hastanın yumuşak doku analizlerine, spee eğrisinin derinliğine göre
karar verilebilir (17).
Genellikle premolar dişlerin çekimi düşünülse de bazı durumlarda birinci
molar dişlerin çekimi düşünülebilir. Birinci molarların çekiminin endike olduğu
durumlar; mandibular arkın distal kısmında çapraşıklık, yüksek mandibular düzlem
açısı ve anterior openbite bulunan durumlardır. Çekimli tedaviler artmış alt yüz
yüksekliğine sahip hastalarda dikey boyutun kontrol altına alınması ve anterior
bölgedeki open bite'ın giderilmesi açısından tercih edilebilmektedir. Bazı yazarlar
Sınıf III maloklüzyona eşlik eden anterior açık kapanışın kapatılması için premolar
16
veya molar diş çekimini önermektedir (5).
8.2 Ortognatik cerrahi ile ortodontik tedavinin kombinasyonu
Ortodontik tedavinin sınırları içerisinde bazı iskeletsel bozuklukların
düzeltimi cerrahi girişime ihtiyaç duymadan mümkün olabilir. Ancak ortodontik
tedavi sınırlarını aşan problemlerin cerrahisiz düzeltilmesi stabil olmayan sonuçlar
doğurabilir.
Ortognatik
tedavinin
amacı;
fonksiyon
ve
yüz
estetiğinin
iyileştirilebilmesi için dengeli ve uyumlu bir iskeletsel, dişsel ve yumuşak doku
ilişkisi sağlamaktır. Bu tür cerrahi içeren işlemlerde cerrahlarla ortodontistlerin ekip
çalışmaları optimum sonuçların elde edilmesinde en önemli etmenlerdir. (11)
Sınıf III maloklüzyonla birlikte alt yüz yüksekliğinin arttığı durumlarda
cerrahi müdahale tek tedavi seçeneği olarak karşımıza çıkmaktadır. Çünkü
mandibulaya saat yönünde rotasyon yaptıran her tedavi alt yüz yüksekliğini
arttırmakta ve sonuç olarak dudak kapanışının yetersizliğine neden olmaktadır. Ağır
iskeletsel sınıf III anomalilerinde cerrahi tedavi ile kombine ortodontik tedavi en
başarılı yöntem olarak gözükmektedir. Pubertal gelişimi tamamlanmış hastalarda
ortognatik cerrahi sayesinde sagittal, transversal ve vertikal yöndeki anomalileri
tedavi etmek mümkün olmaktadır. Obwegeser – Dalpond tipi sagittal osteotomi,
vertikal sliding osteotomisi ve korpus step osteotomisi uygulanan olgularda
sefalometrik analizlerde sagittal yönde anlamlı bir fark olmasına karşın, vertikal
yönde anlamlı bir fark saptanamamıştır. Bu nedenle ortognatik cerrahi yapılması
planlanan sınıf III hiperdiverjan vakalarda artmış yüz yüksekliğini azaltmak için özel
cerrahi yöntemlerin uygulanması gerekmektedir (18).
17
8.3 Ağız dışı apareyler
8.3.1
Yüz maskesi uygulaması
Maksiller protraksiyon yüz maskesi, sınıf III elastikler veya hareketli
fonksiyonel apareyler ile gerçekleştirilebilmektedir. Maksiller retrognati nedeniyle
veya maksiller retrognati ve mandibular prognatinin neden olduğu Sınıf III
anomalilerde maksiller protraksiyon uygulanmaktadır. Çeşitli araştırmacılar sınıf III
vakalarda üst çenenin ileri yönde konumlanmasının yüz maskesi tedavisinde belirgin
olduğunu bulmuşlardır (16). Yüz maskesi ile protraksiyon uygulanan hastalarda,
tedavi özellikle erken yaşlarda uygulanmışsa alt yüz yüksekliğinde bir artış
gözlenmektedir. Hiperdiverjan gelişime sahip vakalarda istemediğimiz bu durum
nedenle çeşitli araştırmacılar buna engel olmak için çeşitli yöntemler öne
sürmüşlerdir.
İşcan ve arkadaşlarına (27) göre yüz maskesiyle beraber kullanılan pasif arka
ısırma bloğu iskeletsel Sınıf 3 ilişkinin düzeltilip pozitif overjet sağlanmasında ve
bununla beraber açık kapanışın düzeltilmesinde etkili bir yöntemdir. Yüz maskesiyle
beraber kullanılan pasif arka ısırma bloğu üst çenenin öne rotasyona uğramasına
engel olmuş ve alt çenenin geriye rotasyonunda ve ön yüz yüksekliğinin artmasında
etkin bir rolü gözlenmemiştir. 6 yaşından sonra yüz maskesi ile protraksiyon
uygulanan hastalarda belirgin bir vertikal değişim gözlenmemiştir.
8.3.2
Çenelik uygulaması
Mandibular prognati gözlenen hastalarda pubertal gelişimden önce çenelik
uygulaması mandibulanın gelişimi yönlendirmekte ve iskeletsel sınıf III anomalisini
önleyebilmektedir. Araştırmalar çenelik uygulamasının mandibulada ve arka yüzde
anlamlı bir değişiklik yaptığını göstermektedir. Arka yüz yüksekliği tedavi edilen
18
vakalarda az derecede artış göstermiş, yani posterior alveolar kret bölgesinde vertikal
gelişim sınırlanmıştır. High pull çenelik uygulamasında mandibulanın aşağı ve
arkaya rotasyona uğradığı bildirilmiştir. Çeneliğin etkisiyle alt çenenin büyüme yönü
sagittal yönden daha çok dikey yöne çevrilmiş ve ön yüz 2yüksekliğinde, mandibular
düzlem eğimi açısında artışa neden olmuştur. Artmış anterior yüz yüksekliğine sahip
vakalarda Vertical Pull çenelik uygulanması önerilmiştir. Yapılan çalışmalarda
vertikal chin cup’in tek başına iskeletsel açık kapanış tedavisinde çok etkili bir
aparey olduğu gösterilmiştir (7,8,14,16).
Yapılan çalışmalarda, vertikal chin cup kullanımı ile, mandibuler düzlem
açısı ve gonial açıda azalma ve posterior yüz yüksekliğinde ise artma olduğunu
bildirmiştir. Vertikal çenelik uygulanan vakalarda 1. Molar dişlerin intrüzyonu,
gonial açıda azalma ve mandibular korpus inklinasyonunda artış ile birlikte
mandibular posterior dentoalveoler bölgedeki vertikal büyümenin önlenmesi ile
mandibulada anterior rotasyon meydana geldiği bildirilmiştir (15). Mandibulanın
anterior rotasyonu sonucunda sınıf III anomalisi sagittal yönde daha ağır bir hal
almaktadır.
8.3.3
High pull headgear uygulamaları
Sobral ve arkadaşları (26), açık kapanışlı hiperdiverjan vakalarda kanin
distalizasyonu ve okluzal düzlemin saat yönünün tersine yönde rotasyonunu
sağlayarak açık kapanışı düzeltmek için alt kanin dişlere 150 gr kuvvet vererek high
pull headgear ve j-hook kombinasyonu uygulamıştır.
19
8.4 Molar İntrüzyon Apareylerinin uygulanması
İskeletsel açık kapanış olgularında hastanın vertikal gelişim paternine bağlı
olarak molar intrüzyon apareyleri kullanılabilmektedir. Sınıf III maloklüzyona eşlik
eden açık kapanış durumlarında amaç; molarları intrüze etmek, keser dişleri ekstrüze
etmek ve vertikal büyümeyi intraoral ve ekstraoral kuvvetlerle etkilemektir (5).
Carano ve arkadaşları (24), Rapid Molar Intruder (RMI) apareyi ile alt ve üst
molarlar arasında 600 – 900 gr kuvvet uygulamış ve yapılan sefalometrik analizlerde
hiperjansın azalarak ön açık kapanışta, keser dişlere hiç bir kuvvet uygulamadan
düzelme olduğunu belirtmişlerdir. Sınıf III vakalarda RMI'ın üst çenede head gear
tüpünün mezyaline alt çenede lip bumper tüpünün distaline uygulayarak aynı
zamanda sınıf III elastik etkisi elde etmektedirler.
Paik (23) sutura palatina media yakınına tek bir mini implant uygulayarak
modifiye Goshgorian palatal ark yardımı ile 2 - 3 mm intrüzyon elde etmiş. Bu
mekaniği yavaş intrüzyon olarak adlandırmış ve bulgularının cerrahi intrüzyon ile
elde edilen neticelere eşdeğer olduğunu belirtmiştir. Molar bölgede elde ettiği 1 mm
intrüzyonun anterior dişlerde 2 - 3 mm overbite artışına neden olduğunu
vurgulamaktadır. Alt çenede intrüzyon yapılması gereken vakalarda 1. ve 2. molarlar
arasına mini implant uygulamış, alt 19*25 SS ark teline aşırı lingual tork vererek
dişlerin gömülürken vestibüle devrilmelerini engellemeye çalışmıştır.
8.5 Isırma blokları, düzlemleri
Isırma düzlemleri özellikle süt ve karışık dişlenme dönemindeki hastalarda,
anterior çapraz kapanışın düzeltilmesinde etkili olarak kullanılmaktadır. Bu
20
apareylerde temel amaç mandibular anterior dişlerin lingualde, retrüze konumda
bulunan maksiller anterior dişlerin, mandibular anterior dişlerin vestibülünde
konumlandırılmasını sağlamaktır. Bu sayede fonksiyonel sınıf III anomalilerin
büyüme çağındaki hastalarda iskeletsel sınıf III anomaliye dönüşmesine engel
olunur. Ayrıca mandibular anterior dişlerin maksiller anterior dişler tarafından
vestibülden kuşatılması sayesinde mandibulanın iskeletsel sınıf III anomaliye sahip
bireylerde gelişimle beraber görülen ileri atağı bir ölçüde baskılanabilmektedir (4).
Yüz maskesi ile posterior ısırma bloklarının kombine kullanımı anterior açık
kapanış ve sınıf III molar – kanin ilişkinin düzeltilmesinde etkili bulunmuştur.
Maksillanın öne rotasyonuna engel olmuş ancak mandibulanın geri rotasyonunda ve
ön yüz yüksekliğinin artmasında etkili bir rolü gözlenmemiştir (27).
Posterior ısırma blokları molar dişlerin ekstrüzyonunun önlenmesinde etkili
bir araçtır. Buna rağmen mandibulanın yukarı öne rotasyonuna neden oldukları için
sınıf III olgularda gerekli önlemler alınmadan uygulanması vertikal yönde
anomalinin gelişimine engel olsa da sagittal yönde
mandibular prognatinin artışına, dolayısıyla istemediğimiz bir duruma neden
olacaktır (15).
Bu nedenlerle posterior ısırma bloğu uygulamaları genellikle hiperdivarjan
bir gelişim paterni gösteren sınıf III hastalarında endikedir ancak anomalinin
şiddetini sagittal yönde arttıracağı için dikkatli olunmalıdır (5).
21
8.6 Fonksiyonel apareyler
Fonksiyonel ortopedik tedaviler ortodontide geniş bir yer kaplamaktadır. Bu
apareyler çenelerin çevre kasların etkisinden kurtularak gelişimini stimüle etmeyi
amaçlamaktadır.
Sınıf III maloklüzyonların tedavisinde kullanılar Frankel III apareyi özellikle
mandibulanın normal konumda, maksillanın retrognatik konumda olduğu olgularda
tedavi amaçlı kullanılmaktadır. Dudak şiltleri maxillanın ileri hareketini sağlarken
bukkal şiltler maxillanın transversal yönde gelişimini stimüle etmektedir.
Mandibulanın ise sagittal yöndeki gelişimini önlemede etkili bulunmuştur.
Mandibula aşağı geri yönde rotasyona uğrayarak, hastaların alt yüz yüksekliklerinde
bir artışa neden olmuştur (3).
8.7 Sınıf III Elastikler
Sınıf III elastikler dişleri sadece anteroposterior yönde değil uzayda 3 boyutta
da hareket ettirebilmektedirler. Vertikal ekstrüzyon öne çıkan diş hareketlerinden
biridir. Alt keserleri retrakte etmek ve üst keserleri prokline etmek için sınıf III
elastikler alt keser ve üst molarları uzatmaktadırlar. Bu vertikal değişimler posterior
kısımda aşağıya, anterior kısımda yukarıya doğru okluzal düzlemin rotasyonuna
neden olmaktadır. Üst keserlerin proklinasyonu ve üst molarların ekstrüzyonu
hastanın yüz boyutlarının artmasına neden olmaktadır. Yetişkinlerde molarların
ekstrüzyonuyla ön yüz yüksekliğinin artması her zaman stabil bir durum değildir. Ön
yüz yüksekliğinin atmış olduğu ve overbite’ın azaldığı hastalarda sınıf III elastiğin
üst molarların ekstrüzyonu ve üst keserlerin proklinasyonu gibi etkilerinden
kaçınılmalıdır (5). Bu elastikler üst molar dişlerin genişlemesi ve kronlarının linguale
devrilmesi gibi transversal değişimlere neden olmaktadır. Araştırmacılar prognati
22
vakalarının birçoğunda alt yüz yüksekliğinde artış olduğunu ve openbite eğilimi
olduğunu bildirmiştir. Bu tip vakalarda sınıf III elastiklerin kullanımının problemleri
daha da arttıracağından endike olmadığını belirtmiştir (5).
Sınıf III elastik uygulamalarında üst 1. molarların ekstrüzyonu sonucu
vertikal boyutun artmasını engellemek için üst çene 1. molarların mezyaline mini
implant uygulanmış ve sınıf III elastiklerin üst çenede yan etki meydana getirmeleri
engellenmiştir (26).
23
9. Tartışma
Maloklüzyonlar arasında en ciddi yeri tutan sınıf III anomalilerin tedavisi
oldukça
güçtür.
Tedavide
temel
prensip
maksiller
yetersizliğin
giderilip,
mandibulanın aşağı geriye rotasyonunun sağlanması ve bu sayede molar ve kanin
bölgesinde sınıf I ilişki elde etmektir. Hipodiverjan vakalarda mandibulanın bu
hareketi alt yüz yüksekiliğinin artışını sağlamakta ve hastanın daha estetik bir
yumuşak doku ilişkisine sahip olmasını sağlamaktadır. Bu nedenle hekimler
hipodiverjan sınıf III vakaların tedavisinde alt çenenin aşağı rotasyonu sayesinde
hem sagittal hem de vertikal yöndeki anomaliyi tedavi edebilmektedir. Hiperdiverjan
vakalarda ise bu durum tedaviyi güçleştirmekte ve artan alt yüz yüksekliği için
hekimleri önlem almaya sevk etmektedir. Bu nedenle hiperdiverjan sınıf III
vakalarda çok iyi bir planlama yapılmalıdır.
24
10. Sonuç
Sınıf III anomalilerin tedavisini planlarken hastanın büyüme gelişim yönüne
göre yöntemler seçilmelidir. Anomali mandibulanın aşağı rotasyonu sonucu tedavi
edildiği için tedavi edilen vakalarda alt yüz yüksekliğinde bir artış meydana
gelmektedir. Hipodiverjan ve normodiverjan vakalarda bu durum bir sorun
oluşturmazken hiperdiverjan vakarlarda tedavi sonucu iyice artmış alt yüz yüksekliği
kötü estetik sonuçlara yol açabilmektedir. Bu nedenle hiperdiverjan gelişim gösteren
sınıf III vakalarda çekimli tedaviler tercih edilebilir ve molar intrüzyon apareyleri,
çenelik ve high pull headgear uygulamaları, ısırma blokları gibi yöntemler ile
hiperdiverjan vakalarda dahi hastaların dik yön gelişimleri kontrol altında tutulabilir.
Bu yöntemlerle tedavi bitiminde estetik bir sonuç alınamayacağı düşünülüyor ise
ortognatik cerrahi en etkili çözüm yolu olarak karşımıza çıkmaktadır.
25
11. Kaynaklar
1. Separzadeh R, A Comparative Study of Longitudinal Growth in Class III
Non-extraction Patients vs. Class III Untreated Controls, St. Louis University
2010,1-4
2. Işıksal E, Angle Sınıf III Düzensizliğinin Nedenleri ve Alınması Gereken
Koruyucu ve Durdurucu Önlemler, Ege Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi
Ortodonti Anabilim Dalı 2012,2-30
3. Fıratlı S, Yıldırım E, Türköz U, Angle III. Sınıf Olguların Tedavisinde
Frankel'in Fonksiyon Düzenleyicisi, İstanbul Üniversitesi Diş Hekimliği
Fakültesi Dergisi, Temmuz 1990,24,148-154
4. Jirgensone I, Liepa A, Abeltins A, Anterior crossbite correction in primary
and mixed dentition with removable inclined plane, Baltic Dental and
Maxillofacial Journal, 2008,10,140-144
5. Ulusoy S, Büyümesi Tamamlanmış Sınıf III Anomalisi Bulunan Hastaların
Cerrahi Olmayan Alternatif Tedavi Seçenekleri, İzmir Katip Çelebi
Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Ortodonti Anabilim Dalı, 2013,1-43
6. He S, Gao J, Wamalwa P, Wang Y, Zou S, Chen S, Camouflage treatment of
skeletal Class III malocclusion with multiloop edgewise arch wire and
modified Class III elastics by maxillary mini-implant anchorage, Angle
Orthodontist, 2013,83,630-640
7. Garg A, Jajoo A, Gupta A, Tan K, Chin Cup Therapy: An Effective Tool for
the Correction of Class III Malocclusion in Mixed and Late Deciduous
Dentitions, The Journal of Indian Orthodontic Society, October-December
2010,44,109-114
8. Graber L, Chin Cup Theraphy for Mandibular Prognathism 1977,72,23-41
26
9. Klempner L, Early Treatment of Skeletal Class III Open Bite with the
Tandem Appliance, JCO 2011,308-316
10. Tosun Y, Tuncer A, Erişkin Yaştaki Sınıf III Vakasında Rapid Palatal
Ekspansiyon Uygulaması, Türk Ortodonti Dergisi Nisan 1991,4,89-94
11. Başçiftçi F, İleri Z, Yavuzer R, İskeletsel Sınıf III Açık Kapanışa Sahip Bir
Olgunun Ortodontik-Cerrahi Tedavisi, Selçuk Tıp Dergisi 2012,28,50-53
12. Güngör Y, Türkkahraman H, Baykul T, Aydın A, İskeletsel sınıf III
malokluzyonun ortognatik cerrahi tedavisi: Olgu raporu, Süleyman Demirel
Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Dergisi, 2012,3,85-88
13. Akkaya S, Yüksel S, Hızlan S, Tortop T, İskeletsel Sınıf 3 Tedavisinde
Maksillar Protraksiyon Uygulamasının Üst Yüz ve Dentoalveolar Yapılara
Etkisi, Türk Ortodonti Dergisi, Nisan 1994,7,1-6
14. Üner O, Ilgar S, Karabekir N, İskeletsel 3. Sınıf Çapraz Kapanışlı Bireylerde
Çenelik Tedavisinin Yüzün Dik Yön Boyutları ve Profile Etkisi, Türk
Ortodonti Dergisi, Ocak 1988,1,50-58
15. Akkan B, Karışık Dişlenme Döneminde Açık Kapanış Anomalileri, İzmir
Katip Çelebi Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Ortodonti Anabilim Dalı,
2014,1-47
16. Tuncer B, Sınıf III Maloklüzyonlarında Uygulanan Tedavi Sistemleri,
Cumhuriyet Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Dergisi 2008,11,53-57
17. Ülgen M, Ortodonti, Yeditepe Üniversitesi, İstanbul 1999,s:43-105
18. Enacar A, Aksoy Ü, Ortognatik Cerrahi Uygulanmış Sınıf III Olgularında
Profil Değişiklikleri, Türk Ortodonti Dergisi, Ocak 1988,1,80-89
19. Işıksal E, Ön Çapraz Kapanışa Sahip Hastalar Üzerinde Hareketli Apareyle
Elde Edilen Sonuçların Sefalometrik Olarak Değerlendirilmesi, Ege
27
Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Ortodonti Anabilim Dalı, 2007,1-76
20. Önçağ G, Sabit Fonksiyonel Apareyler, Ege Üniversitesi Diş Hekimliği
Fakültesi Ortodonti Anabilim Dalı, 2013,2-82
21. Gündüz S, Devecioğlu J, Özer T, Darı O, Sınıf III Anomalilerin Tedavisiyle
Ark
Boyutlarında
Meydana
Gelen
Değişiklikler,
Türk
Ortodonti
Dergisi,2007,20,13-23
22. Sabuncuoğlu F, Sınıf III Maloklüzyonların Değerlendirilmesi ve Sınıf III
Hastaların Kamuflaj Tedavisi, İstanbul Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi
Dergisi, 2012,46,55-60
23. Paik
C, Molar Intrusion Using TADs: The Key Element to Correcting
Anterior Open Bite and/or Vertical Excess Problems, AAO Annual Session,
Philadelphia, 2013
24. Carano A, Giuseppe S, Bowman J, Treatment of Skeletal Open Bite with a
Device for Rapid Molar Intrusion, Angle Orthodontist, 2005,75,736-746
25. Saadia M, Torres E, Vertical changes in class III patients after maxillary
protraction with expansion in the primary and mixed dentitions, American
Academ of Pediatric Dentisry, 2001,23,125-130
26. Sobral M, Habib F, Nascimento A, Vertical control in the Class III
compensatory treatment, Dental Press J Orthodontics 2013,18,141-159
27. İşcan H, Türk T, Türköz Ç, Yüksek Açılı Sınıf 3 Vakaların Tedavisinde Pasif
Arka Isırma Bloğu ile Birlikte Kullanılan Yüz Maskesinin Etkilerinin
İncelenmesi, Gazi Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Dergisi, 2010,27,1722
28. Akçam U, Novruzor Z, Yüzün Dik Yön Sınıflamasında Kullanılan
Sefalometrik Açıların İncelenmesi, 2010,28,17-22
28
ÖZET
Sınıf III anomaliler ortodontik anomaliler arasında en ciddi maksillofasial
deformitelerden biridir. Tedavileri büyük ölçüde mandibulanın geriye rotasyonu
sonucu meydana gelmektedir. Bu nedenle hipodiverjan ve normodiverjan gelişim
paternine sahip bireylerde tedavi seçenekleri daha fazla iken, hiperdiverjan gelişim
paternine sahip bireylerde mandibulanın geriye rotasyonu anomalinin vertikal
yöndeki şiddetini arttırıp tedaviyi güçleştirmektedir. Bu nedenle sınıf III vakalarda
bireyin vertikal gelişim tipi dikkatlice incelenmeli ve tedavi buna göre
planlanmalıdır.
29
ÖZGEÇMİŞ
7 Şubat 1992 yılında İzmir'de doğdum. İlkögrenimimi M.E.V Özel İzmir
İlkögretim Okulunda tamamladım ve 2010 yılında Özel İzmir Amerikan Lisesinden
mezun oldum. 2010 yılında Ege Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesini kazandım.
30
Download