Çözüm Kitapçığı Deneme-7

advertisement
KAMU PERSONEL SEÇME SINAVI
LİSANS
ALAN BİLGİSİ TESTİ
(HUKUK-İKTİSAT-MALİYE-MUHASEBE)
17-19 MART 2017
Çözüm
Kitapçığı
Deneme-7
Bu testlerin her hakkı saklıdır. Hangi amaçla olursa olsun, testlerin tamamının veya bir kısmının Merkezimizin yazılı izni olmadan
kopya edilmesi, fotoğrafının çekilmesi, herhangi bir yolla çoğaltılması, yayımlanması ya da kullanılması yasaktır. Bu yasağa uymayanlar gerekli cezai sorumluluğu ve testlerin hazırlanmasındaki. mali külfeti peşinen kabullenmiş sayılır.
2017 - KP SS/AB
1.
HUKUK
3.
Danışma Kurulu, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı’nın
başkanlığında siyasi parti grup başkanları veya vekillerinden biri veya onların yazılı olarak görevlendirdiği birer
milletvekilinden kurulur. Kurul, İç Tüzük’te kendisine verilen görevleri yerine getirir ve Başkan’ın istemi üzerine danışma niteliğinde görüş bildirir. Gerektiğinde bir hükûmet
temsilcisi veya Meclis başkanvekilleri de Danışma Kuruluna çağrılabilir. Danışma Kurulu, Başkan’ın gerekli görmesi
veya bir siyasi parti grubu başkanlığının istemi üzerine en
geç yirmi dört saat içinde Başkan tarafından toplantıya
çağrılır.
Türkiye Büyük Millet Meclisinin Anayasa ve İç Tüzük ile
belirlenmiş kendine has bir çalışma düzeni vardır.
●
Yasama Dönemi: Yasama dönemi iki milletvekili genel seçimi arasındaki süre olup bu süre, Anayasa
uyarınca uzatılmadığı veya seçimler yenilenmediği
takdirde dört yıldır.
●
Yasama Yılı: 1 Ekim’de başlayıp 30 Eylül’de sona
eren, Meclisin bir yıl içinde çalıştığı dönemdir.
●
Birleşim: Genel Kurulun belli bir gününde açılan toplantısıdır.
●
Oturum: Bir birleşimin ara ile bölünen kısımlarından
her biridir.
ise m
2.
ya yın cılık
A B C D E
TG D E NE M E Ç Ö ZÜM - 7
Anayasa’nın özel karar yeter sayıları öngördüğü durumlar
şunlardır:
●
Anayasa’nın değiştirilmesi: Üye tam sayısının üçte
ikisi veya beşte üçü (m. 175)
●
Genel ve özel af ilanı: Üye tam sayısının beşte üçü
(ayrıca açık oy ile)
●
Türkiye Büyük Millet Meclisi başkanının seçimi: Üye
tam sayısının üçte ikisi veya üye tam sayısının salt
çoğunluğu (m. 94)
●
Gensoru neticesinde yapılan güven oylaması: Üye
tam sayısının salt çoğunluğu (m. 99/4)
●
Görev sırasında güvenoyu: Üye tam sayısının salt
çoğunluğu (m.111)
●
Yüce Divana sevk kararı: Üye tam sayısının salt çoğunluğu (m. 100/3)
●
Cumhurbaşkanı’nın vatana ihanetten dolayı suçlandırılması: Üye tam sayısının dörtte üçü (m. 105)
●
Devamsızlık nedeniyle milletvekilliğinin düşmesine
karar verilmesi: Üye tam sayısının salt çoğunluğu
●
Kamu başdenetçisinin seçimi: Üye tam sayısının üçte
ikisi veya üye tam sayısının salt çoğunluğu (m. 74’te
yapılan 2010 Anayasa değişikliği)
●
Anayasa Mahkemesi üyelerinin seçimi: Üye tam sayısının üçte ikisi veya üye tam sayısının salt çoğunluğu
(m. 146’da yapılan 2010 Anayasa değişikliği)
A B C D E
4.
A B C D E
●
Seçimin başlangıç tarihinden üç gün önce;
●
Seçim dönemi bitmeden seçimin yenilenmesine karar
verilmesi hâlinde ise bu karardan başlayarak beş gün
içinde;
♦
Adalet,
♦
Ulaştırma,
♦
İçişleri
bakanları görevlerinden çekilir.
A B C D E
5.
2577 sayılı İYUK’a göre, davanın hasım gösterilmeden
açılması hâlinde, dava dilekçesinin tespit edilecek gerçek
hasma tebliğine karar verir. Somut olayda husumet Adalet
Bakanlığına yöneltilmiştir ancak husumetin İçişleri Bakanlığına yöneltilmesi gerekmektedir.
A B C D E
2
Diğer sayfaya geçiniz.
TG D EN EME ÇÖZ ÜM -7
6.
20 17- K P S S /A B
9.
Dilekçe incelemesinde sıra şu şekildedir:
●
Görev ve yetki
●
İdari merci tecavüzü
●
Ehliyet
●
İdari davaya konu olabilecek kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı
●
Süre aşımı
●
Husumet
●
3 ve 5’inci maddelere uygun olup olmadığı
Kısmi kamulaştırmada eğer taşınmazın diğer kısmı kullanılamaz bir hâle gelmişse taşınmazı kamulaştırılan kişi
kamulaştırma işlemine karşı iptal davası açmamış olmak
şartıyla kamulaştırma kararının kendisine tebliğinden itibaren 30 gün içinde idareye başvurarak kalan kısmında
kamulaştırılmasını isteyebilir.
A B C D E
A B C D E
10.
5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu madde 30’a göre; il
özel idaresi stratejik plana uygun olarak yönetmek, il özel
idaresinin kurumsal stratejilerini oluşturmak, bu stratejilere uygun olarak bütçeyi, il özel idaresi faaliyetlerinin ve
personelinin performans ölçütlerini hazırlamak ve uygulamak, izlemek ve değerlendirmek, bunlarla ilgili raporları
Meclise sunmak valinin görevidir.
2577 sayılı İYUK’a göre, İYUK’de veya özel kanunlarda
yetkili idare mahkemesinin gösterilmemiş olması hâlinde,
yetkili idare mahkemesi, dava konusu olan idari işlemi
veya idari sözleşmeyi yapan idari merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesidir ve bu durum genel yetkiyi ifade
etmektedir. Ancak
●
kamu görevlileri ile ilgili davalarda,
●
taşınmaz mallara ilişkin davalarda,
●
taşınır mallara ilişkin davalalarda,
●
tam yargı davalarında
11.
Koşullu salıvermede aranan infaz şartı, hükmedilen cezanın miktarına göre değişmektedir. 5275 sayılı Kanun’a
göre, koşullu salıvermeden faydalanmak için ceza infaz
kurumunda geçirilmesi gereken süre, müebbet hapis cezasında 24 yıldır.
A B C D E
ise m
7.
ya yın cılık
A B C D E
Özel yetki düzenlemesi bulunmaktadır.
A B C D E
12.
8.
Genel af TCK’nin 65/1. maddesine göre, kamu davasının
düşmesini ve hükmolunan cezaların bütün sonuçlarıyla
ortadan kalkmasını sağlayan aftır. Bu durumda soruşturma evresinde bulunuyorsa şüpheli hakkında kamu davası
açılamaz, kamu davası açılmış ancak karar kesinleşmemiş ise kamu davasının düşürülmesine karar verilir. Genel affa uğramış mahkûmiyet ertelemeye engel olmayıp
tekerrür hükümlerinin uygulanmasına engeldir.
Genel ve özel af TBMM üye tam sayısının en az 3/5’nin
kabul oyuyla ilan edilir. Genel af cezayı tüm sonuçlarıyla
ortadan kaldırırken özel af yalnızca cezanın infazını engeller. Cumhurbaşkanı’na tanınan af yetkisi özel af niteliğindedir.
Merkezden yönetimin sakıncalarını ortadan kaldırmak ve
özellikle bu yönetim biçiminin yol açtığı kırtasiyeciliği bertaraf ederek hizmetlerin taşrada gecikmeden yürütülmesini sağlamak amacıyla yetki genişliği ilkesinin uygulanması
yoluna gidilmiştir.
Adli para cezalarına ilişkin özel af çıkarılamaz. Genel affa
uğrayan mahkûmiyetler tekerrüre esas olmaz ancak özel
affa uğrayan mahkumiyetler tekerrüre esas olur.
A B C D E
A B C D E
3
Diğer sayfaya geçiniz.
2017 - KP SS/AB
13.
TG D E NE M E Ç Ö ZÜM - 7
16.
Betül muhakkak ve ağır bir tehlikeden kurtulmak amacı
ile Ersin’in sürat motorunu rızası dışında almıştır. Olayda zorunluluk hâli söz konusudur. Betül’e ceza verilmez
ancak unutulmamalıdır ki eğer motor zarar görmüşse ve
hakkaniyet gerektiriyorsa Ersin’in uğramış olduğu zararları tazmin etmesine karar verilir.
A B C D E
Türk Ceza Kanunu madde 31 ve 33 uyarınca A ve B seçeneklerinde verilen kimselerin ceza ehliyeti yoktur. Bu
kişilere hiç ceza verilmez. 17 yaşını doldurmuş sağır ve
dilsize ise işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamaması veya davranışlarını yönlendirme yeteneğinin
yeterince gelişmemiş olması hâlinde ceza verilmez, 20
yaşını doldurmuş sağır ve dilsizlere ise indirilmiş ceza verilir. Bu yüzden C ve E seçenekleri de yanlıştır.
A B C D E
17.
Çözümü uzmanlığı, özel veya teknik bilgiyi gerektiren konularda hâkim veya mahkeme resen veya tarafların talebi
üzerine bilirkişinin oy ve görüşüne başvurabilir. Bilirkişinin
görevini yerine getireceği süre en çok 3 aydır.
A B C D E
ise m
A B C D E
Evlatlığın kendi kan bağı olan alt soyu ile miras açısından
bir farkı bulunmamaktadır, dolayısıyla kök içi halefiyet ilkesi gereği evlatlığın çocuğu da mirasçılar arasında yer
alır.
ya yın cılık
14.
Miras bırakanın alt soyu bulunduğundan kardeşi 2. Zümre
mirasçı olarak mirastan pay alamaz. Aynı zamanda eşi de
sağ olduğu için eşi ile birlikte alt soyu mirasçıları olarak
belirlenir.
18.
Kural olarak her taşınmaz için tapu kütüğünde tek sayfa
açılır. Ancak bazı durumlarda taşınmaz için bölünme gibi
nedenle açılan sayfada ayrı kayıt bulunmasına rağmen ilk
kayıtın kapatılması unutulabilir, bu gibi durumlarda ortaya
çıkan durum eşya hukukunda çifte tapu olarak adlandırılır.
A B C D E
15.
6638 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikle, münhasıran
cumhuriyet savcısına ait olan “gözaltına alma” kararı verme yetkisi katalog suçların varlığı hâlinde mülki amirlerce
belirlenecek olan kolluk amirleri tarafından da kullanılabilecektir.
A B C D E
19.
Soruda verilen kanun hükmünde, evlilik birliğinin sürekli
ihtiyaçlarının nelerden ibaret olduğu sayılmamış ve genel
bir kayıt kullanılmıştır. Dolayısıyla kural içi boşluk söz konusudur.
A B C D E
4
Diğer sayfaya geçiniz.
TG D EN EME ÇÖZ ÜM -7
20.
20 17- K P S S /A B
24.
Vakıflara üyelik mümkündür. Türk Medeni Kanunu’nun
101. maddesindeki; “Vakıflara üyelik olmaz.” şeklindeki
üçüncü fıkra cümlesi Anayasa Mahkemesi’nin 17/04/2008
tarihli ve 2008/92 sayılı kararı ile iptal edilmiş ve yürürlüğe
girmiştir.
A B C D E
Öneri, bir sözleşmenin kurulabilmesi için gerekli olan irade beyanlarından zaman itibarıyla önce yapılmış olanıdır.
Bir irade beyanının öneri sayılabilmesi için
●
Öneri sözleşmenin bütün esaslı noktalarını içermelidir.
●
Bağlanma iradesi taşımalıdır.
●
Yeni BK’ye göre, reklam broşürü, fiyat listesi ve fiyatını göstererek mal sergilenmesi aksi açıkça anlaşılmadıkça icap sayılır.
A B C D E
21.
Eşlerden biri diğer eşin açık rızası bulunmadıkça
●
Aile konutu ile ilgili kira sözleşmesini feshedemez.
●
Aile konutunu devredemez.
●
Yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejiminde aksine anlaşma olmadıkça, eşlerden biri diğerinin rızası olmadan paylı mülkiyet konusu maldaki
payı üzerinde tasarrufta bulunamaz.
25.
A B C D E
Feri haklar asıl alacağa bağlı ancak ondan bağımsız haklardır. Gecikme faizi, cezai şart asıl alacağı genişleten ferî
haklardandır. Kefalet, rehin, ipotek, hapis hakkı gibi haklar
ise asıl alacağın ödenmesini teminat altına alan haklardır.
22.
Sevcan, Ayşe’ye bisikletini emanet olarak bıraktığına
göre, eşya üzerindeki zilyetliği bir başka kişi aracılığıyla
devam etmektedir. Dolayısıyla zilyetliği dolaylı zilyetlik
türüdür.
ise m
ya yın cılık
A B C D E
A B C D E
23.
26.
Nispilik ilkesinin istisnaları şunlardır:
●
Kuvvetlendirilmiş kişisel haklar
●
Borcun üstlenilmesi
●
3. kişi yararına sözleşmeler
●
Halefiyet ilkesi
Şerh verilebilen nispi haklar şunlardır:
Şahsi edim kişisel özelliklerin önem taşıdığı edim türüdür.
Örneğin işçinin iş görme borcu, ressamın portre çizme
borcu şahsi edimin konusunu oluşturur. Borçlunun mal
varlığıyla ifa edilen edimler ise maddi edimleri oluşturur.
●
Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden doğan inşaat hakkı
●
Sözleşmeden doğan ön alım hakkı
●
İştira hakkı
●
Vefa hakkı
●
Kira hakkı
●
Bağışlayana rücu hakkı
●
Taşınma satış vadi vb.
Dolayısıyla tapuya şerh edilen ön alım hakkı nispilik ilkesine istisna teşkil eder.
A B C D E
A B C D E
5
Diğer sayfaya geçiniz.
2017 - KP SS/AB
27.
TG D E NE M E Ç Ö ZÜM - 7
31.
Nispi muvazaada tarafların gerçek arzularına uymayan ve
3. kişileri aldatmak amacıyla yaptıkları görünürdeki işlem
sayesinde, gerçek iradelerine uyan asıl işlemi gizlemektir.
Görünürdeki işlem muvazaa nedeniyle geçersizdir. Gizli
işlemse diğer şartları taşıyorsa geçerlidir.
Anonim şirketlerde
●
Genel kurul kararlarının sakatlığı üç türlü olabilir. Bunlar yokluk, butlan ve iptal edilebilirliktir. Genel kurul
kararının iptali için ortada bir genel kurul kararının
olması ve kanunda sayılan iptal sebeplerinden birinin bulunması gerekir. Bu iptal sebepleri şunlardır:
kanuna aykırılık, esas sözleşmeye aykırılık, dürüstlük
kurallarına aykırılık.
●
İptal davasında yetkili mahkeme, şirket merkezinin
bulunduğu yer mahkemesidir. Görevli mahkeme ise
ticaret mahkemesidir. İptal davası kararın alındığı tarihten itibaren 3 ay içinde açılır. Üç aylık dava açma
süresi bitmeden duruşmaya başlanamaz. Hâkim,
aynı konuya ilişkin davaları ise birleştirerek görmektedir.
A B C D E
Somut olayda bir kesin vade söz konusudur. Kesin vadeli ve iki tarafa borç yükleyen sözleşmelerde borçlunun
temerrüdü hâlinde alacaklı ek süre vermeksizin seçimlik
haklarını kullanabilir. Borçluya ek süre vermeksizin alacaklı,
●
Aynen ifa ve birlikte gecikme tazminatı talep edebilir.
●
İfadan vazgeçip müspet zararlarının tazminini isteyebilir.
●
Sözleşmeden dönüp menfi zararlarını talep edebilir.
32.
ise m
A B C D E
A B C D E
ya yın cılık
28.
29.
Ticari işletmenin devri için tek bir sözleşme yapılması yeterlidir. Borçlar Kanunu, işletmelerin devrine ilişkin sözleşmeler için herhangi bir şekil şartı öngörmemiş olsa da TTK
md. 11/III ile, ticari işletmelerin devrine ilişkin sözleşmelerin yazılı şekilde yapılması ve ticaret siciline tescil ve ilan
edilmesi şartı getirilmiştir.
A B C D E
30.
Gerçek kişilerin tacir sıfatı, ticaretin terk edilmesiyle sona
erer. Ticaret siciline kayıtlı bir tacirin ticareti terk ettiğini,
tacir sıfatının son bulduğunu ticaret siciline bildirerek kaydın terkinini istemesi gerekir. Ticareti terk eden gerçek kişi
tacir hakkında terk olayının ilanından itibaren 1 yıl daha
iflas yoluyla takip edilebilir.
A B C D E
YTTK madde 344/1’e göre; anonim şirketlerde nakden taahhüt edilen payların itibarı değerlerinin en az yüzde yirmi
beşi tescilden önce, gerisi de şirketin tescilini izleyen yirmi
dört ay içinde ödenir. Payların çıkarma primlerinin tamamı
tescilden önce ödenir.
A B C D E
33.
YTTK’nin 616’ıncı maddesine göre, genel kurulun devredilemez yetkileri şunlardır:
●
Şirket sözleşmesinin değiştirilmesi
●
Müdürlerin atanmaları ve görevden alınmaları
●
Topluluk denetçisi ile denetçilerin atanmaları ve görevden alınmaları
●
Topluluk yıl sonu finansal tabloları ile yıllık faaliyet raporunun onaylanması
●
Yıl sonu finansal tablolarının ve yıllık faaliyet raporunun onaylanması, kâr payı hakkında karar verilmesi,
kazanç paylarının belirlenmesi
●
Müdürlerin ücretlerinin belirlenmesi ve ibraları
●
Esas sermaye paylarının devirlerinin onaylanması
●
Bir ortağın şirketten çıkarılması için mahkemeden istemde bulunulması
●
Müdürün, şirketin kendi paylarını iktisabı konusunda
yetkilendirilmesi veya böyle bir iktisabın onaylanması
●
Şirketin feshi
●
Genel kurulun kanun veya şirket sözleşmesi ile yetkilendirildiği ya da müdürlerin genel kurula sunduğu
konularda karar verilmesi
A B C D E
6
Diğer sayfaya geçiniz.
TG D EN EME ÇÖZ ÜM -7
34.
20 17- K P S S /A B
38.
Çek, emre yazılı bir senettir. Poliçe bir kredi aracı olduğu
hâlde, çek bir ödeme aracıdır. Bu sebeple çekin muhatap
tarafından kabulü söz konusu olamaz, düzenleyenin muhatap nezdinde bir provizyonunun (karşılığının) bulunması gerekir. Türkiye’de ödenecek çeklerde muhatap ancak
bir banka olabilir.
A B C D E
Defteri tutulan malların bedelinin adi tasfiyenin masraflarını karşılayamayacağının anlaşılması hâlinde bu tasfiye
usulüne karar verilir. Bu karar ilan edilir ve ilan ile alacaklıları 20 günden az 2 aydan çok olmamak üzere belirlenecek süre içinde alacaklarını ve iddialarını bildirmeye
davet edilir. Yine aynı süre içinde alacaklılar başvurup
masrafını da peşin vermek suretiyle tasfiyenin adi şekilde
yapılmasını talep edebilirler. Ayrıca adi tasfiye 6 ay içinde
bitirilemeyeceğini anlaşılması üzerine, ikinci alacaklılar
toplantısında alacak çoğunluğu ile alınacak karar ile basit
tasfiyeye dönülebilir.
A B C D E
35.
Hacze imtiyazlı iştirak edebilecek kişiler şunlardır:
●
Borçlunun eşi
●
Borçlunun çocukları
●
Borçlunun veli, vasi ve kayyımlıktan doğan borçları
●
Ölünceye kadar bakma alacaklısı
●
Nafaka alacaklısı
39.
Komiser, alacaklıları 20 gün içinde alacaklarını bildirmeye davet eder. Ancak bu alacakları kabul veya ret yetkisi
yoktur.
●
Masa mallarının satış şekli belirlenir.
ya yın cılık
36.
İkinci alacaklılar toplantısının görevleri şunlardır:
●
Acele satışlar yapılır.
●
Adi tasfiye 6 ay içinde bitirilemezse basit tasfiyeye
karar verilir.
●
Hukuk davalarına devam edilip edilemeyeceğine karar verilir.
ise m
A B C D E
●
Müflisin konkordato teklifi görüşülür.
●
İşlemlerine karşı 7 gün içinde şikâyet yoluna gidilebilir. Malların satışı icradaki usullerin aynısıdır. İflas
idaresi satıştan sonra pay cetveli düzenler.
A B C D E
A B C D E
37.
Maddi hukuka veya takip hukukuna ilişkin itiraz sebepleri
şunlardır:
●
Alacak hiç doğmamıştır veya istenildiği kadar değildir.
●
Alacağı doğuran sözleşme geçersizdir.
●
Alacağın vadesi gelmemiştir.
●
Borç son bulmuştur, ödenmiş veya zaman aşımına
uğramıştır.
●
Alacak ikincil bir şarta bağlıdır.
●
Alacaklı veya borçlu sıfatı yoktur.
40.
“Borcunun, mevcudu ile alacağından çok olduğunu bildiği hâlde bu vaziyetinden haberleri olmayan kimselerden
ehemmiyetli miktarda veresiye mal satın yahut borç para
almış ise” durumu taksiratlı iflas hâlleri arasında yer almaktadır.
A B C D E
A B C D E
7
Diğer sayfaya geçiniz.
İK T İS AT
2017 - KP SS/AB
1.
18. yüzyılda Fransa’da gelişen fizyokrasinin temel düşüncesi net ürünün topraktan sağlandığı ve tarım haricindeki
sektörlerin kısır olduğu yönündedir. Devletin tek vergiyi
tarım sektöründen alması gerektiğini savunan ekol ekonomideki “doğal düzen”in dengeyi sağlayacağı görüşündedir.
TG D E NE M E Ç Ö ZÜM - 7
TP
5.
max
T
TP
A
A B C D E
L0
L1
L
L2
AP
2.
MP
J. Duessenberry tarafından geliştirilen Nispi Gelir
Hipotezi’ne göre, ekonomik birimlerin tüketim kararları
içinde bulundukları çevre ve alışkanlıklara göre belirlenir.
Bu nedenle gelir azaldığında tüketimde yaşanan azalış,
gelir arttığında yaşanan artıştan daha yavaş olacaktır. Bu
durum Mandal - takoz etkisi olarak da adlandırılır.
MP0
AP0
A B C D E
AP
L0
L1
L
L2
MP
AFC
MC
MRS x, y =
MU x
MU y
1
1
2U
1
& MU x = 4 : : X 2 : Y 4
2
2X
3
1
2U
1
MU y
& MU y = 4 : X 2 : : Y 4
4
2Y
1
1
1
: X 2 : Y4
2
MRS x, y =
3
1
1
4 : : X2 : Y 4
4
4:
2Y
2Y
& MRSx, y = 0, 5 =
& 4Y = X olacakt›r.
X
X
Bu durumda,
Y = 16 & X = 4 : 16 & X = 64'tür. X ve Y değerleri fayda
AFC
MPO APO
1
1
●
Marjinal ürün maksimum, marjinal maliyet minimum
değer alır.
●
Ortalama ürün eğrisi pozitif, ortalama değişken maliyet ve ortalama maliyet eğrileri negatif eğimlidir. Ortalama maliyet eğrisinin bu üretim düzeyinde negatif
eğimli olması firmanın atıl kapasitede üretim yaptığını
ifade eder.
●
Ortalama sabit maliyet eğrisi ise her üretim düzeyi
için negatif eğimlidir.
1
U = 4 : X 2 : Y 4 & U = 4 : _ 64 i 2 : _ 16 i 4
& U = 4 : 8 : 2 & U = 64 olacakt›r.
A B C D E
L
Kısa dönem toplam ürün eğrisinin büküm noktasında (A
noktası, L0 işçi düzeyi)
fonksiyonuna yazılırsa
1
AC
AVC
&
MU x =
MRSx, y =
MC
şeklindeki fayda fonksiyonunda MRSx, y
ya yın cılık
U = 4X
1
: Y4
ise m
3.
1
2
A B C D E
4.
Düşük malların giffen türünde malın fiyatı ile tüketim miktarı arasında doğru yönlü ilişki söz konusudur. Çünkü giffen mallarda ikame etkisi negatif yönlüyken daha baskın
olan gelir etkisi pozitif yönlüdür. Bu nedenle giffen mallarda sadece ikame etkisini gösteren telafi edilmiş talep
eğrisi negatif eğimli çizilirken fiyat etkisini gösteren sıra
olan talep eğrisi pozitif eğimli çizilir. Bu mallarda fiyat ile
tüketim miktarı arasındaki doğru yönlü ilişki nedeniyle talebin fiyat esnekliği pozitif değer alırken gelir ve tüketim
miktarı arasındaki ters yönlü ilişki nedeniyle talebin gelir
esnekliği negatif değer alır.
A B C D E
8
Diğer sayfaya geçiniz.
TG D EN EME ÇÖZ ÜM -7
6.
20 17- K P S S /A B
8.
P
50 – 2Q = –10 + 3Q & 60 = 5Q & Q = 12 ve P = 26 olacaktır.
S
8
Vergi uygulaması sonrası yeni arz fonksiyonu,
a
a
PX = –10 + 3QS + 10 & PX = 3QS olacaktır.
Q
10
Bu durumda denge,
Arz esneklik formülü
fs =
P = 50 –2QD ve P = –10 + 3Qs şeklindeki arz ve talep
fonksiyonlarına sahip malın vergi öncesi piyasa dengesi
50 – 2Q = 3Q & 5Q = 50 & Q = 10 ve P = 30 olacaktır.
1
P
: ’dur. Yandaki arz fonksiyonunun eğimi,
e€im Q
E€im = tan a =
Bu durumda piyasa denge fiyatındaki 4 birimlik artış tüketiciye yansıyan vergidir. 10 TL’lik verginin tüketiciye yansımayan 6 birimlik kısmı ise üretici tarafından karşılanmaktadır. Sonuçta piyasa denge miktarı 10 birimdir ve devlet
ürün başına 10 TL vergi almaktadır. Bu durumda toplam
vergi hasılatı = 10:10 = 100 olur.
_8 - ai
10
10
8
10
8
& fs =
:
olacakt›r. f s = 4 & 4 =
:
8 - a 10
8 - a 10
A B C D E
& 8- a = 2 & a = 6
7.
ya yın cılık
A B C D E
P1
A
P0
B
C
D1
Q0
ise m
P
D2
Q1
9.
AC
MC
LRMC
LRAC
Q
Talep esneklik formülü,
fD =
1
P
: 'dur. Birbirine paralel doğruların eğiminin
e€im Q
Q0
Firmanın ölçeğe göre azalan verimle çalıştığı üretim düzeylerinde (Q0 dan sonraki üretim düzeyleri)
eşit olduğu düşünülürse
fA =
Q
P1
1
:
4 Eğimler eşit ve P1 > P0 olduğu için
e€im Q 0
fA > fB olacaktır.
P0 b_bb
1
b
fB =
:
e€im Q 0 bbb
b
b` Eğimler eşit ve Q1 > Q0 olduğu için
P0 bbb
1
bb
fC =
:
e€im Q 1 bb
a
fB > fC olacaktır.
●
Marjinal maliyet artar. Bu nedenle toplam maliyet artarak artar.
●
Marjinal maliyet, ortalama maliyetten büyüktür. Bu
nedenle ortalama maliyet artar.
Ancak uzun dönemde tüm girdiler değişken girdi alarak
ele alındığı için sabit maliyetlerden bahsetmek mümkün
değildir.
A B C D E
A B C D E
9
Diğer sayfaya geçiniz.
2017 - KP SS/AB
10.
TG D E NE M E Ç Ö ZÜM - 7
13.
P
MC
Marjinal dönüşüm oranı bir malın üretimi artırılırken diğer
malın üretiminin ne kadar azaldığını gösterir ve üretim
imkânları eğrisinin o noktadaki eğimidir.
AC
A B C D E
10
7
D = P = AR
A
MR
10
Q
Firma dengesi (kâr maksimizasyonu) MR = MC (A noktası, QD düzeyi) koşulunda oluşur. Bu noktada firmanın
ortalama hasılatı, AR = P = D = 10 birimdir. Bu durumda
firmanın toplam hasılatı,
AR =
TR
& TR = AR : Q & TR = 10 : 10 = 100'dür.
Q
Bu noktada firmanın ortalama maliyeti,
14.
AC = 7 birimdir. Bu durumda firmanın toplam maliyeti,
AC =
TC
& TC = AC : Q & TC = 7 : 10 = 70'dir.
Q
Pareto optimumu piyasa başarısızlıklarının oluşması durumunda gerçekleşmez. Bu durumlar:
●
Eksik rekabet piyasalarının varlığı (Monopolcü gücün
oluşması)
●
Kamusal malların varlığı
●
Asimetrik enformasyon
●
Dışsallıkların varlığı Monopolcü gücün oluşmadığı
tam rekabet piyasalarının varlığı ise pareto optimumumun oluşmasına engel teşkil etmez.
Dolayısıyla firmanın kârı,
A B C D E
ise m
A B C D E
ya yın cılık
r = TR - TC & r = 100 - 70 & r = 30'dur.
11.
Tam rekabet piyasasında normal kâr dengesi, ortalama
maliyetin minimum düzeyinde yani tam kapasitede oluşurken tekelci rekabet ve tekel piyasalarında normal kâr
dengesi ortalama maliyetin azalan bölgesinde yani eksik
kapasitede oluşur.
A B C D E
Nominal
12.
Arzın pozitif, talebin negatif eğimli çizildiği durumlarda
Walras Fiyat Uyumu ve Marshall Miktar Uyumu açısından
istikrarlı denge söz konusudur.
15.
Nominal
Gelir
: 100 &
DEFLATÖR =
=
Reel Gelir
Gelir
& Nominal Gelir =
A B C D E
Deflatör :
Reel
Gelir
100
80 : 500
= 400'dür.
100
A B C D E
10
Diğer sayfaya geçiniz.
TG D EN EME ÇÖZ ÜM -7
16.
20 17- K P S S /A B
19.
Gini katsayısı bir ekonomide gelir dağılımında adaleti ifade eder ve değer sıfıra yaklaştıkça adalet artar. Bu
nedenle A ülkesi, B ülkesine göre gelir dağılımında daha
adaletlidir.
A B C D E
P
P0
AS
ADı
AD
Y0
Y1
Y
Kısa dönem Keynesyen toplam arz eğrisi yüksek eksik
istihdam ve sabit maliyetler nedeni ile veri fiyat düzeyinde
yatay eksene paraleldir. Bu durumda merkez bankasının
para arzını artırarak toplam talebi sağa kaydırması durumunda veri fiyat düzeyinde denge gelir artacaktır.
A B C D E
17.
SAFİ (NET) MİLLÎ HASILA = GSYH + Net dış faktör geliri
– Amortisman – Dolaylı Vergi SMH = 1500 + (–100) – 200
– 150 & SMH = 1050
20.
ise m
ya yın cılık
A B C D E
18.
Çekim hipotezine göre genişletici politikalarla fiili işsizlik
doğal işsizlik oranının altına düşürüldüğünde enflasyon
önce artacak, daha sonra yeni işe alınanların verimliliklerinin artması sonucu eski seviyesine dönecek, dolayısıyla
doğal işsizlik oranı fiili işsizliğe doğru azalmış olacaktır.
A B C D E
i
i1
A
LM
21.
IS
Y0
Y
A noktası,
Monetarist görüşün temel aldığı uyucu (adaptif) beklentiler sonucu işçiler fiyat tahmin hatasına düşecek, bu nedenle de toplam arz kısa dönemde pozitif eğimli olacaktır.
Dolayısıyla kısa dönemde uygulanan talep yönlü genişletici politikalarla denge gelir artırılabilecekdir.
A B C D E
IS eğrisinin sağındadır ve mal arz fazlasını (Y > AE) ifade
eder.
LM eğrisinin solundadır ve para arz fazlasının (Ms > Md)
ifade eder.
A B C D E
11
Diğer sayfaya geçiniz.
2017 - KP SS/AB
22.
TG D E NE M E Ç Ö ZÜM - 7
25.
Yd = Y – T & Yd = Y – 40 olacaktır.
M1 para arzı,
(T → Otonom vergi) Bu durumda tüketim,
M1 = m1:B formülü ile hesaplanır.
C = 140 + 0,8(Y – 40) & C = 140 + 0,8Y – 32
f
& C = 108 + 0,8Y olacaktır.
Dengede,
M 1 $ M 1 para çarpan›
B $ Parasal taban
m1 =
p
1 + 0, 2
1+ c
& m1 =
rDD + e + c
0, 1 + 0, 1 + 0, 2
Y = AE & Y = C + I + G & Y = 108 + 0,8Y + 200 + 52
& m1 =
& Y – 0,8Y = 360
& Y = 1800
1, 2
0, 4
& m 1 = 3 olacakt›r.
Bu durumda,
A B C D E
M 1 = m 1 : B & 750 = 3 : B & B = 250'dir.
JKrDD $ Zorunlu rezerv oran› NO
O
KK
KKe $ serbest rezerv oran› OOO
OO
KK
O
Kc $ nakit tercih oran›
L
P
A B C D E
AE
Y = AE
ya yın cılık
123
AE1
ist
syon
Defla
Açık
AE2
AE
45°
Y0
YN
Y
Ekonomide yaratılan denge gelirin (Y0) tam istihdamın
(YN) altında olması durumunda yukarıdaki grafiğe göre
AE2 - AE1 arası kadar deflasyonist açık vardır ve genişletici mali politikalar yoluyla toplam harcamalar AE2 düzeyine
yükseltilmelidir.
26.
ise m
23.
A B C D E
Friedman’ın Modern Miktar Kuramı’na göre para hem finansal aktif hem de reel aktiflerle ikamedir. Bu nedenle
para talebi,
●
sürekli gelir,
●
tahvil getirisi,
●
hisse senedi getirisi,
●
beklenen enflasyon,
●
beşeri ve fiziki servet,
●
zevk ve tercihler
unsurlarına bağlı olarak belirlenir.
A B C D E
24.
BP eğrisi ödemeler bilançosunun dengede olduğu noktaları ifade eder. Ekonomideki faiz artışları ülkeye sermaye
girişine neden olarak sermaye hesabını artırır. Bilançonun
dengede kalabilmesi için gelir artışının aynı miktarda net
ihracatta azalma yaratması gereklidir.
27.
REZERV PARA = Emisyon Serbest Rezervler + Bankadışı kesim Mevduatı + Fon Hesabı
PARASAL TABAN = Rezerv Para + APİ işlemleri
A B C D E
A B C D E
12
Diğer sayfaya geçiniz.
TG D EN EME ÇÖZ ÜM -7
28.
20 17- K P S S /A B
Taylor Kuralı’na göre, enflasyon hedeflemesinde kullanılması gereken araç değişken kısa vadeli faiz oranıdır.
31.
P
S
A B C D E
15
I
10
D
100 250
450 500
Q
Yukarıdaki grafiğe göre, tarife uygulaması sonrası devletin elde edeceği tarife geliri I numaralı alandır.
Tarife Geliri = 5:200 = 1000
A B C D E
29.
Y
B ülkesi iç fiyat doğrusu
A ülkesi teklif eğrisi
M
B ülkesi teklif eğrisi
Dış ticaret haddi
Teklif eğrileri üzerinde yukarı doğru hareket edildikçe ülke
aynı miktarda ithal mal için daha az ihraç malı teklif eder.
Teklif eğrileri ülkenin arz ve talep koşullarına bağlı olarak
çizilir.
A B C D E
32.
ise m
X
Teklif eğrileri bir ülkenin belli miktarda ithal malı karşılığı
önerdiği ihraç mal miktarını ifade eder. Teklif eğrileri ülkelerin iç fiyat doğrularına teğet geçer.
ya yın cılık
A ülkesi iç fiyat doğrusu
Gümrük tarifesinin yarattığı sonuçlar:
●
İthalata rakip endüstride üretim artar.
●
Üretici rantı artar.
●
Tüketici rantı azalır.
●
İthalat azalır.
●
Toplumsal refah azalır.
A B C D E
30.
33.
Yurtiçinde üretilmeyen bir malın ithalatına tarife uygulanmasının temel nedeni hazineye gelir sağlamaktır.
A B C D E
Rostow’un gelişim aşamaları:
●
Geleneksel toplum aşaması
●
Kalkışa hazırlık aşaması
●
Kalkış (Take - off) aşaması
●
Olgunluk aşaması
●
Kitlesel tüketim aşaması
A B C D E
13
Diğer sayfaya geçiniz.
2017 - KP SS/AB
34.
TG D E NE M E Ç Ö ZÜM - 7
37.
Az gelişmiş ekonomilerde görülen hızlı nüfus artışı bağımlı nüfusu artırır ve kamu yatırımlarının altyapı yatırımlarından eğitim ve sağlık gibi alanlara sapmasına yol açar.
Marshall Planı yardımları Türkiye’de 1948-1951 yılları
arasında uygulanmıştır.
A B C D E
A B C D E
38.
35.
2016 yılı TÜFE %8,53 olarak açıklanmıştır.
Az gelişmiş ülkelerin ekonomik özellikleri:
A B C D E
●
Yüksek tüketim eğilimleri
●
Düşük tasarruf eğilimi ve düzeyi
●
Yetersiz sermaye birikimi
●
Yüksek sermaye-hasıla oranı (sermayenin marjinal
veriminin düşük olması)
●
Düşük kişi başına gelir düzeyi
39.
ise m
ya yın cılık
A B C D E
y
36.
(d + n)k
y = f(k)
y0
A
k0
sy
2008 küresel krizine karşı Türkiye’de
●
Teşvik belgeli yatırım kazançlarına vergi indirimi uygulanmıştır.
●
Yeni konut satışlarında KDV indirimine gidilmiştir.
●
Kayıt dışı varlıkları kayıt altına almak için “Bazı Varlıkların Millî Ekonomiye Kazandırılması Hakkında Kanun” yürürlüğe konmuştur.
●
Bankaların kâr dağıtımı BDDK’nin onayına bağlanmıştır.
●
Yabancı para zorunlu rezerv oranları azaltılmıştır.
A B C D E
k
Solow modeline göre durağan durum dengesindeki bir
ekonomide (A noktası)
●
Tasarruf oranı, yıpranma oranlarına eşittir.
●
İşçi başına sermaye ve hasıla düzeyi sabittir.
●
Nüfusunun artması sonucu durağan durum denge
düzeyi azalır.
●
Tasarruf artışı sonucu durağan durum denge düzeyi
(işçi başına sermaye ve hasıla düzeyi) artar.
40.
A B C D E
Türkiye’de kâğıt para basma yetkisi TCMB’ye aitken
madenî para basma yetkisi Hazine Müsteşarlığına bağlı
Darphaneye aittir.
A B C D E
14
Diğer sayfaya geçiniz.
M A L İY E
TG D EN EME ÇÖZ ÜM -7
1.
3.
Modern (Fonksiyonel) Maliye Yaklaşı’mın temel görüşleri
aşağıdaki gibidir:
20 17- K P S S /A B
Statik piyasa başarısızlıkları aşağıdaki gibi sıralanabilir:
●
Monopol ve oligopol piyasalar (aksak rekabet piyasaları)
Süzgeç devlet teorisi (ikincil dağılım) esastır.
●
Sosyal malların (kamu hizmetlerinin) varlığı
●
Hazinenin gelir sağlama fonksiyonu vardır ve borçlanma normal bir kamu geliridir.
●
Dışsallıklar
●
●
Bütçe dengesi değil, makroekonomik denge esastır.
Ortak mülkiyet konusu kaynakların varlığı (meralar,
göller)
●
Ekonomi daima tam istihdam denge noktasında değildir.
●
Doğal tekeller
●
●
Ekonomide çarpan etkisi vardır.
Gelir dağılımındaki eşitsizliklerin ve yoksulluğun düzeltilememesi
●
Yüksek bilgi edinmenin maliyeti (iş bulma, deprem
sigortası vs.)
●
Asimetrik bilgi
●
Müdahâleci/sosyal devleti savunur.
●
A B C D E
Dinamik piyasa başarısızlıkları ise şunlardır:
●
Makul bir büyüme hızına ulaşılamaması
●
Makro dengesizlikler (işsizlik ve enflasyon)
●
Sermaye kıtlığı
●
Mali piyasaların yani para ve sermaye piyasalarının
yokluğunun sanayileşmenin finansmanını engellemesi
Kamu maliyesinin amaçları şu şekilde sıralanabilir:
●
Kaynak kullanımında etkinlik: İktisat biliminin temeli
kıt kaynaklarla ve sonsuz olan ihtiyaçların nasıl karşılanacağı sorunu üzerine kurulmuştur. Nitekim, kıt
kaynaklarla sonsuz olan ihtiyaçlar karşılanırken kaynakların etkin kullanımı bir zorunluluktur. Kamu sektörü de aynı kıt kaynakları kullanarak toplumsal ihtiyaçları karşılamaya çalışmaktadır. Bu anlamda kaynak
kullanımında etkinliğin sağlanması kamu sektörünün,
diğer bir ifadeyle kamu ekonomisi içinde temel sorunlardan ve ulaşılması gereken amaçlardan biridir.
●
Bölüşümde (gelir dağılımında) etkinliğin sağlanması:
Kamu ekonomisinde sunulması zorunlu hizmetler için
kaynaklar toplanmakta (vergi), toplanan kaynaklar
bu hizmetlerin sunumu için gerekli olan maliyetlere
harcanmaktadır. Bu süreç nihai olarak bütçe ile şekillenmektedir.
●
Ekonomik istikrar: Ekonomik istikrarın sağlanması iki
temel veriden oluşmaktadır. Bunlar, fiyat istikrarı ve
tam istihdamdır. Fiyat istikrarı, fiyatlar genel düzeyinin
aşağı ya da yukarı doğru dalgalanmaması yani istikrarlı olmasıdır. Tam istihdam; geniş ve dar anlamda
tam istihdam olarak ikiye ayrılmaktadır. Burada dar
anlamda yani sadece iş gücünün atıl kalmayacak şekilde kullanılması ifade edilmektedir. Kısaca işsizliğin
olmaması, tüm iş gücünün kullanılması kastedilmektedir. Geniş anlamda tam istihdam ise tüm üretim faktörlerinin tam kullanımı demektir.
ise m
2.
ya yın cılık
A B C D E
4.
Öncelikle Kaldor tarafından önerilen ve Hicks tarafından
da benimsenen tazminat çözümü, pareto kriterlerine yeni
uygulama alanı açmıştır. Hicks-Kaldor ölçütü, bireyler
arası fayda karşılaştırmasını dolaylı olarak gerçekleştirmektedir.
Negatif dışsallık meydana geldiğinde dışsal maliyete neden olan taraf, üretim sürecinden zarar gören tarafa denkleştirici olarak üretim sürecinden elde ettiği dışsal faydayı karşılık olarak sunar. Bu durum Hicks-Kaldor Tazmin
Prensibi olarak adlandırılır.
Bir akarsuya zehirli atıklarını boşaltan A boya fabrikası,
nehir aşağı kıyısında balık üreticiliği yapan B üreticisine
negatif dışsallık yaratmaktadır. B üreticisi, balık üretme
çiftliği üzerinde mülkiyete sahip olduğu için bir zarar uğramakta ve bu zarar, aynı zamanda tazminat hakkı doğurmaktadır. A’nın kazancı ile B’nin kaybının eşitlendiği
miktardaki tazminat A tarafından B’ye ödenmektedir. Bu
tazminat A’nın üretimi arttıkça artan negatif dışsallık nedeni ile artacağından A belirli bir noktaya kadar üretimini
artıracak ve bu zararı tazmin edecektir.
A B C D E
A B C D E
15
Diğer sayfaya geçiniz.
2017 - KP SS/AB
5.
TG D E NE M E Ç Ö ZÜM - 7
8.
Condorcet paradoksunda, ortak rasyonelliğin yani oy birliğinin, demokratik görüş belirleme sisteminde tam sağlanamayabileceğini ve bireysel tercihlerden, toplumsal
tercihlere geçişkenliğin var olmadığı iddia edilmektedir.
Diğer taraftan çoğunluk ilkesi hâlinde de sonsuz bir devresel hareket yani her bir tercihin diğerine tercih edildiği
süreç başlamaktadır. Condorcet, en az oyu alan seçimlerin elenmesi ile ancak devresel hareketlerinin alanının
daraltılabileceğini ve en etkin tercihe bu sayede ulaşılabileceğini ifade etmiştir.
Özel kesimin yapmış olduğu taşınmaz aynı yıl içinde devlet tarafından satın alınıyorsa söz konusu yapılan ödeme
yatırım harcamasıdır. Çünkü özel kesim söz konusu taşınmazı devlet için yapmıştır. Ancak önceki dönemlerde
yapılmış olan taşınmazı devlet ileriki yıllarda satın alıyorsa bu sefer sermaye teşkili için transfer harcaması kapsamındadır.
A B C D E
6.
Kamu sektörünün özek sektöre ait taşınır sermaye malları
ile cari dönemde değil, önceki dönemlerde üretimi yapılan
taşınmazları satın almak için yapmış olduğu harcamalara
sermaye teşkili için yapılan transfer harcamaları adı verilmektedir. Söz konusu harcamalar, transfer harcamaları
içinde sayılmakta ancak asıl transfer harcamaları gibi karşılıksız nitelikte değildir yani sermaye teşkili için yapılan
transfer harcamaları karşılıklı transfer harcamalarıdır.
Sermaye teşkili için yapılan transfer harcamalarına kamulaştırma, devletleştirme, ikincil piyasalardan alınan tahvil
alımı gibi örnekler verilebilir.
Topluma sunulan kamu harcamalarındaki artış ile birlikte
ekonomiye sunulan mal ve hizmetlerin miktar ve kalitesinde de artış yaşanıyorsa kamu harcamaları gerçekte artar.
Tersi durumda ise yani topluma sunulan kamu harcamalarındaki artışa karşın ekonomiye sunulan mal ve hizmetin miktar ve kalitesinde herhangi bir artış görülmüyorsa
kamu harcamaları görünüşte artar.
A B C D E
Ayni ekonomiden parasal ekonomiye geçilmesi
●
Fiyatlar genel seviyesinin yükselmesi (para değerinin
düşmesi)
●
Bütçe usullerinin değişmesi (Safi usulden gayrisafi
usule geçilmesi)
●
Ülke sınırlarının genişlemesi
●
Kamulaştırma ve devletleştirme
Özel teşebbüslerin gerçek karşılıklarının ödenmesi suretiyle kamuya geçirilmesi devletleştirme, özel mülkiyette yer alan taşınmazlara kamu yararı adı altında devlet
tarafından el konulması ise kamulaştırmadır. Dolayısıyla
yapılan harcamalar görünüşte harcamalardır.
ise m
●
ya yın cılık
Kamu harcamalarının görünüşte artış nedenleri şunlardır:
A B C D E
7.
9.
Belirli bir girişimin yaratacağı fayda ile doğuracağı maliyetin karşılaştırıldığı ve net fayda sağlayacak olan girişimlerin kabul gördüğü analiz, fayda-maliyet analizidir.
Fayda-maliyet analizini ilk yapan kişi Dupuit’tir. Sosyal
fayda maliyet analizi daha çok kamu yatırım projelerine
uygulanmaktadır. Çünkü cari harcamalar, daha çok kısa
vadeli olduklarından olası yanlış kararlardan dönmek
mümkündür. Oysa yatırım projeleri, uzun vadeli harcama
programları olduğu için başlangıçta etkinlik analizlerinin
titiz biçimde yapılması gerekmektedir.
A B C D E
Rostow’a göre kamu giderlerinin artışı, ekonomik gelişmeye bağlıdır. Rostow, ekonomik büyümenin sağlanması
bakımından, kamu yatırımlarının önem taşıdığını ve devletin bu bakımdan iktisadi fonksiyonlara sahip olmasının,
kamu harcamalarını artırdığını ileri sürmüştür. Farklı gelişmişlik düzeyinde bulunan her bir ülkenin, sosyoekonomik ve siyasi niteliklerine bağlı olarak devlet, değişen
büyüklüklerde üretimde bulunmuş ve bulunmaktadır. Bazı
ekonomik ve sosyal faaliyetlerin devlet tarafından yapılması ve özel sektör tarafından üretilemeyen bazı mal ve
hizmetlerin devlet tarafından üretiliyor olması, kamu harcamaları üzerinde etkileyici ve yönlendirici olmuştur.
A B C D E
16
Diğer sayfaya geçiniz.
TG D EN EME ÇÖZ ÜM -7
10.
20 17- K P S S /A B
12.
İşlevsel (Fonksiyonel) sınıflandırma; kamu harcamalarının, kamu hizmetlerinin niteliğine göre ayrımıdır. İşlevsel
sınıflandırma ayrımın amacı, çeşitli devlet faaliyetlerinin
maliyetini tespit etmektir.
Devletin klasik ve sosyoekonomik nitelikteki hizmetlerinin
göz önünde tutulmakta olduğu bu sınıflandırma şeklinde
her bir hizmet grubu için yapılan harcamalar dikkate alınmaktadır. Aynı hizmet, birden fazla kamu kuruluşu aracılığı ile gerçekleştiriliyor ise her kuruluşun o hizmet için
yaptığı giderler toplanmakta ve böylece her hizmet için
toplam gider belirlenmektedir.
Mamelek gelirleri olarak da adlandırılan mülk gelirleri ile
patrimuan gelirler olarak da ifade edilen teşebbüs gelirleri,
devletin bina, arazi, orman, maden gibi gayrimenkullerinden veya ticari ve mali girişimlerinden elde edilen gelirlerdir.
Devletin bazı taşınmazlarını satması veya kiraya vermesi
sonucu elde ettiği gelirler mülk gelirleri iken bazı iktisadi
işletmeleri işletmesi sonucu elde ettiği gelirler patrimuan
gelirlerdir.
A B C D E
Dolayısıyla aynı hizmete yönelik harcamaları engellemeye ve tasarruf sağlamaya yönelik olan işlevsel sınıflandırmada bu sayede etkinlik ve verimlilik artar.
Genel hizmetleri yürüten kuruluşlardan bazıları şunlardır:
●
Cumhurbaşkanlığı
●
Anayasa Mahkemesi
●
Başbakanlık
●
Dışişleri Bakanlığı
●
Millî Savunma Bakanlığı
13.
Ulaştırma Bakanlığı
●
Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü
●
Karayolları Genel Müdürlüğü
Sosyal hizmetleri yürüten kuruluşlardan bazıları ise şunlardır:
●
Sağlık Bakanlığı
●
Diyanet İşleri Başkanlığı
●
Üniversiteler
A B C D E
11.
A B C D E
ise m
●
ya yın cılık
Ekonomik hizmetleri yürüten kuruluşlardan bazıları şunlardır:
Bir kamu idaresi, herhangi bir yerde yaptığı bayındırlık
hizmeti sonucunda o bölgede yaşayan vatandaşlara iki
farklı fayda sağlar. Biri bölgedeki emlakların değerinin
artması, bir diğeri de bu bayındırlık hizmetlerinin bölge
halkına sağlayacağı toplumsal faydadır. İlk faydaya bağlı
olarak hizmeti yerine getiren kamu idaresinin bu faydadan
yararlananlardan, bu hizmetin maliyetine ortak edilmeleri
karşılığı aldığı bedel şerefiyedir. Yapılan bayındırlık hizmeti, emlakların değerini arttırmadığı hâlde tahsil edilen
maliyete yani katılım bedeli karşılığında alınan bedellere
harcamalara katılım payı denir. Harcamalara katılma payı,
değer artışını vergilendirmek gibi sosyal bir amaçla değil,
öngörülen harcamayı finanse edebilmek için alınmaktadır.
Ekonomik sınıflandırma içerisinde yer alan transfer harcamaları, cari dönem üretimine karşı devlet tarafından
doğrudan talep yaratma niteliği taşımayan ve kamuya ait
kaynakların bireyler ile kurumlar arasında el değiştirmesi
niteliği taşıyan harcamalardır.
14.
Transfer harcamaları mali, sosyal ve iktisadi (ekonomik)
transfer harcamaları şeklinde ayrıma tabi tutulur.
Vergi, kamusal hizmetlerin finansmanı için gerçek veya
tüzel kişilerin gelir, servet veya harcamaları üzerinden
karşılıksız ve cebren alınan parasal değerlerdir. Verginin amaçları mali (fiskal) ve mali olmayan (ekstra fiskal)
amaçlar olmak üzere ayrılabilir.
Verginin fiskal (mali) amacı, verginin kamu hizmetlerinin
finansmanı için toplanmasıdır. Bu amaç yerine getirilirken
vergi yükünün adil dağılımına dikkat edilmeli ve vergi yükü
mümkün olduğunca asgari düzeyde tutulmalıdır.
Ekonomik transferler, firmalara yapılan ve genel olarak
sübvansiyon adı verilen karşılıksız ödemelerdir. Devletin
buradaki amacı; belirli malların fiyatlarını düşük tutmak
ve malın kullanımını teşvik etmek, ithalat ile ihracatı artırmaktır.
Verginin ektra fiskal amaçları ise iktisadi ve sosyal amaçlarından oluşur. Gelir dağılımında adaleti sağlaması “sosyal”, iktisadi büyüme ve kalkınmayı sağlaması, ekonomik
istikrarı sağlaması vb. fonksiyonları da “ekonomik” fonksiyonudur.
Sosyal transferlere işsizlik ödemeleri, müşkül durumdaki
ailelere yapılan yardımlar, yaşlılara sunulan hizmetler ve
emeklilik ödemeleri örnek gösterilebilir.
A B C D E
Mali transferler ise kamu kurum ve kuruluşların açıklarını
kapatmak maksadıyla verilen hazine yardımlarıdır.
A B C D E
17
Diğer sayfaya geçiniz.
2017 - KP SS/AB
15.
TG D E NE M E Ç Ö ZÜM - 7
17.
Vergileri açıklamaya ilişkin görüşler, faydalanma teorisi ve
otorite (iktidar) teorisi olmak üzere ikiye ayrılır. Faydalanma teorisi ise değişim teorisi, sigorta primi teorisi ve verginin sosyal üretim giderlerine katılma payı teorisi olmak
üzere bölümlere ayrılır.
Vergi tazyiki sonucunda ortaya çıkan kişisel tepkiler şu
şekildedir:
Değişim teorisine göre vergi, kamu harcamalarında elde
edilen faydaya göre ayarlanmalıdır. Şöyle ki özel mal ve
hizmetler için ödenmesi gereken bir bedel varsa tam kamusal mal ve hizmetler için de olmalıdır. Dolayısıyla vergi
geliri, merkezî otoritenin üretimini sağladığı mal ve hizmetlerin bedelidir.
Sigorta primi teorisine göre vergi, bireylerin yaşam ve
mülk güvenliği kamu otoritesi tarafından güvence altına
alınması karşılığında ödenen bedel olarak sayılır. Dolayısıyla bu görüşe göre vergi, güvenliği sağlayan devlete,
söz konusu hizmetlerden fayda elde edenlerin karşılık
olarak ödedikleri sigorta primi niteliğindedir.
Ödenmesi: Vergi borcunun mükellef tarafından ödenmesidir.
●
Terkin: Mükellefin vergi borcunun silinmesidir. Mükellefin vergi borcu doğal afet, vergi hatalarının düzeltilmesi, yargı kararları, tahsilden veya tahakkuktan
vazgeçme şeklinde olabilir.
●
Zaman aşımı: Vergi borcunun belirli bir zaman içerisinde vergi idaresi tarafından talep edilmemesi sonucu sona ermesidir. Buradaki zaman aşımı hak düşürücü zaman aşımı niteliğindedir.
●
Verginin Mahsubu ve Takası: Bir verginin daha önce
ödenmiş olan kısmının vergi borcundan düşürülmesine verginin mahsubu denir. Aynı türden karşılıklı ve
muaccel olan iki borcun mübadele edilmesine verginin takası denir. Takasın mahsuptan farkı aynı türden
ve muaccel iki borcun olması, takasın tahsil, mahsubun ise tarh aşamasında gerçekleşmesidir.
●
Af: İdari, siyasi ve bazen de ekonomik nedenlerle
devletin vergi veya vergi alacağına bağlı olan vergi
cezalarının silinmesidir. Vergi bilincinin zedeleyen,
mükellefler arası eşitliği bozan bir unsurdur. Birçok
kaynağa göre vergi borcunu ortadan kaldıran bir hâl
sayılmaz.
●
Vergiden kaçınma
●
Vergi kaçakçılığı
●
Vergi borcunun zamanında ödenmemesi
●
Vergi yansıması
●
Verginin reddi
●
Vergi grevi
Vergi nedeniyle gelirde yaşanan kaybın daha çok çalışarak giderilmesi ise verginin gelir etkisi olup vergiden kaçınma yöntemlerinden biri değildir.
A B C D E
ise m
●
ya yın cılık
A B C D E
Vergi alacağını sona erdiren durumlar:
●
Bireylerin kanunlara aykırı davranış sergilemeksizin vergi
ödeme yükümlülüğünden kurtulma amacıyla yaptığı fiiller,
vergiden kaçınmadır. Vergi avantajlarından yararlanma,
gelir aktarımı, verginin ertelenmesi ve vergi arbitrajı ise
vergiden kaçınma yöntemleridir. Kanunlarda yer alan muafiyet ve istisna gibi kurumları araştırarak buna uygun eylemlerde bulunması vergi avantajlarından yararlanmayı,
verginin gelecekte ödenebiliyor olmasının avantajından
yararlanılması verginin ertelenmesini, yüksek oranda
vergi ödeyen mükellefin, hiç vergi ödemeyen yakınlarına
gelir aktarması gelir aktarımını, farklı vergi oranlarının
avantajlarından yararlanılması ise vergi arbitrajını ifade
etmektedir.
Sosyal üretim giderlerine katılma payı teorisine göre vergi
ise devletin üretimden almış olduğu pay şeklindedir. Yani
bireylerin tamamını üretici, toplumu ise üreticilerin oluşturduğu birlik olarak görerek devletin üreticiler birliğinin genel
giderlerini karşıladığı ve söz konusu giderlere üretici birimlerin katkısının vergi olduğunu ifade eder.
16.
Ödenen verginin vergi mükelleflerinin üzerlerinde oluşturduğu psikolojik tavırlara vergi tazyiki, bir diğer ifadeyle
vergi baskısı denmektedir.
18.
Verginin, belli bir dönem içinde karşılanması gereken
kamu giderleri açısından yeterli finansmanı sağlamaya
yönelik olmasını ifade eden ilke randıman ilkesidir. Verimlilik ilkesi de denilen randıman ilkesi, vergiden beklenilen
hasılatın belirli bir dönem içinde elde edilmiş olmasını öngörmektedir.
Uygunluk ilkesi, verginin mükelleflerden en uygun zaman
ve biçimde alınmasını öngörmektedir.
İstikrar ilkesi, vergi ile ilgili olarak vergilendirme tekniği konusunda yapılan düzenlemelerin sık sık değiştirilmemesini, düzenli olmasını ifade etmektedir.
Esneklik ilkesi, verginin, mükelleflerin vergi ödeme güçlerindeki artma ve azalmayı izleyebilmesidir.
Uzlaşma: Vergi mükellefi ile vergi idaresi arasındaki
uyuşmazlığın idari aşmada çözümü ile vergi borcu
kısmen indirilebilir.
İktisaidilik ilkesi, vergiden amaçlanan hasılatın en az masrafla gerçekleştirilmesini öngörür.
Seçeneklerde yer alan tecil ise erteleme anlamına gelmekte olup vergi borcunu sona erdirmemektedir.
A B C D E
A B C D E
18
Diğer sayfaya geçiniz.
TG D EN EME ÇÖZ ÜM -7
19.
20 17- K P S S /A B
22.
Yüksek faizli devlet borçlanma senetlerinin, düşük faiz
oranı taşıyan borçlanma senetleri ile değiştirilmesi işlemine konversiyon adı verilir. Devletin faiz yükünü azaltma
dolayısıyla borç yükünü azaltma amacını taşıyan bu işlem
ile ağır bir borç daha kolay yönetilebilir bir hâle getirilir.
Kalkınma amacını taşıyan kredilere kalkınma kredileri
denmekte olup şunlardan oluşmaktadır:
●
Proje ve program kredileri
●
Bağlı ve serbest krediler
Konversiyonun etkileri şu şekildedir:
●
Satıcı (İhracat) kredileri
●
Borç yükü azaltılır (borç senetlerinden alacaklıların
elde edeceği faizin vergiden muaf olması hâlinde).
●
Röfinasman kredileri
●
Gelir dağılımını olumlu etkiler. (Daha az faiz ödenmesi hâlinde, faiz ile neden olunan gelir transferinin
boyutları da azalır.)
●
Borçların ertelenmesi
●
Borç günün koşullarına uydurularak borcun gizli
amortismanı sağlanır (Amortisman, borcun itfası veya
sona ermesidir.)
Proje kredileri, kalkınma planlarına ilişkin kamu ve özel
kesim yatırım projelerinin gerçekleştirilebilmesi maksadıyla alınan kredilerdir.
Program kredileri, bütçede meydana gelen açıkların kapatılması ve yedek parça, ham madde gibi malların ithalinin finansmanının sağlanması amacıyla alınan kredilerdir.
Buradaki temel husus ithalat aşamasında ortaya çıkabilecek tıkanıklıkların bertaraf edilmesidir.
A B C D E
Kredilerin hangi alanlarda ne nerede kullanılacağının belirtildiği krediler bağlı krediler iken herhangi bir şarta bağlanmayan krediler serbest kredilerdir.
Dış borçluluk değerlendirme oranları:
Risk ve güvenilirlik (Ekonomik, politik istikrar)
●
Dış Borçlanma Kapasitesi: Bir ülkenin ithalat harcamalarının, döviz birikimlerine (döviz rezervleri) bölünmesiyle bulunur (Düşük çıkması olumludur.)
●
Dış borç ödeme kapasitesi (Büyüme, ihracat, borçlanma kapasitesi vb. göstergelerden hareketle değerlendirilir).
●
Dış borç servis oranı: Bir ülkenin bir yılda sağladığı
döviz gelirlerinin ne kadarının dış borç servisine (anapara + faiz) ödemelerinde kullanıldığını gösterir.
A B C D E
21.
İhracat kredileri, özel sektörde satıcı firmalardan sağlanan
kredilerdir. Pahalı bir finansman şekli olup diğer dış borç
türlerine göre vadeleri daha kısadır.
Borçların ertelenmesi, vadesi gelen bir borcun ileriki dönemlere daha düşük bir faiz oranı taşıyan senetle değiştirilmesidir.
ya yın cılık
●
ise m
20.
Röfinansman kredileri ise vadesi geçen bir borcun ödenmesine yönelik kullanılan yeni bir dış borçtur.
A B C D E
23.
İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra ortaya çıkan hasar ve
zararları tazmin etmek ve az gelişmiş ülkelerin ekonomik
kalkınma ve gelişmeye yararlı kamu ve özel kesim yatırımlarını uzun vadeli kredilerle destek vermek amacıyla
kurulan Dünya Bankasının fonksiyonları şunlardır:
●
Üye ülkelerin bilançolarındaki dengesizlikleri gidermek
●
Üye ülkelerin ulusal paralarının değerini korumak
●
Uluslararası kredi sağlamak
●
Az gelişmiş ülkelerin sermaye ihtiyaçlarını karşılamak
●
Dünya kaynaklarının gelişmesine yardımcı olmak suretiyle yatırım yapmak
Hazine kefaletini haiz bonolar, merkezî devlet teşkilatı dışında kalan kamu kuruluşlarının ham madde veya ürün
alımı gibi farklı gereksinimlerini karşılamak amacıyla hazine güvencesiyle çıkarılır. En fazla 9 ay vadeli olabilirler.
Örneğin KİT’ler ve diğer kamu kuruluşları ham madde
veya ürün alımı gibi çeşitli ihtiyaçlarını zamanında karşılayabilmek için hazinenin güvencesi ile çıkarılan bonoları
Merkez Bankasına iskonto ettirerek avans alabilmektedirler. (2001 yılında Merkez Bankasına iskonto ettirilerek
avans alınması kaldırıldı.)
A B C D E
24.
Uluslararası ticareti genişletmek ise IMF’nin fonksiyonları
arasında yer amaktadır.
A B C D E
Magna Carta, kral ile halk ve kral ile baronlar arasındaki
ilişkileri düzenleyen ve 63 maddeden oluşan bir anlaşmadır. Anlaşmanın, “Yasalar dışında hiçbir vergi, yüksek rütbeli kilise adamları ile baronlardan gelen bir kurula danışılmadan haciz yoluyla veya zor kullanılarak toplanamaz.”
hükmü bütçe hakkının ve parlamenter demokratik sistemlerin gelişimi için önemli bir adım olarak tarihe geçmiştir.
Daha sonra 1688 yılında İnsan Hakları Kanunu (Bill of
Rights) bütçe ve bütçe hakkını gelişimini pekiştiren adımlar olmuştur. Türkiye’de de ilk bütçe hakkı 1876 Kanunuesasi diğer bir ifade ile ilk anayasada yer alan hükümler
ile elde edilmiştir.
A B C D E
19
Diğer sayfaya geçiniz.
2017 - KP SS/AB
25.
TG D E NE M E Ç Ö ZÜM - 7
28.
Sayıştay tarafından yapılacak harcama sonrası dış denetimin amacı, genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin hesap verme sorumluluğu çerçevesinde, yönetimin
malî faaliyet, karar ve işlemlerinin; kanunlara, kurumsal
amaç, hedef ve planlara uygunluk yönünden incelenmesi
ve sonuçlarının Türkiye Büyük Millet Meclisine raporlanmasıdır. Dış denetim, genel kabul görmüş uluslararası
denetim standartları dikkate alınarak
●
●
Kesin hesap kanunu tasarısı ve genel uygunluk bildiriminin Türkiye Büyük Millet Meclisine verilmiş olması, ilgili
yıla ait Sayıştay tarafından sonuçlandırılmamış denetimleri önlemez ve hesapların kesin hükme bağlandığı anlamına gelmez.
kamu idaresi hesapları ve bunlara ilişkin belgeler
esas alınarak, mali tabloların güvenilirliği ve doğruluğuna ilişkin mali denetimi ile kamu idarelerinin gelir,
gider ve mallarına ilişkin malî işlemlerinin kanunlara
ve diğer hukuki düzenlemelere uygun olup olmadığının tespiti,
A B C D E
kamu kaynaklarının etkili, ekonomik ve verimli olarak
kullanılıp kullanılmadığının belirlenmesi, faaliyet sonuçlarının ölçülmesi ve performans bakımından değerlendirilmesi suretiyle gerçekleştirilir.
29.
26.
Maliye Bakanlığına bağlı İç Denetim Koordinasyon Kurulu, yedi üyeden oluşur. Üyelerden biri Başbakan’ın,
biri Kalkınma Bakanlığının bağlı olduğu bakanın, biri
Hazine Müsteşarlığının bağlı olduğu bakanın, biri İçişleri
Bakanı’nın, başkanı dahil üçü Maliye Bakanı’nın önerisi
üzerine beş yıl süre ile Bakanlar Kurulu tarafından atanır.
Maliye Bakanı tarafından önerilecek adaylardan birinin
ekonomi, maliye, muhasebe, işletme alanlarından birinde doktora derecesine sahip öğretim üyeleri arasından
olması şartı aranır. Üyeler, bu sürenin sonunda yeniden
atanabilirler.
ise m
A B C D E
ya yın cılık
Dış denetim sırasında, kamu idarelerinin iç denetçileri tarafından düzenlenen raporlar, talep edilmesi hâlinde Sayıştay denetçilerinin bilgisine sunulur.
Sayıştay, denetim raporları ve bunlara verilen cevapları
dikkate alarak düzenleyeceği dış denetim genel değerlendirme raporunu Türkiye Büyük Millet Meclisine sunar.
Sayıştay tarafından hesapların hükme bağlanması; genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin gelir, gider
ve mal hesapları ile bu hesaplarla ilgili işlemlerinin yasal
düzenlemelere uygun olup olmadığına karar verilmesidir.
Türk bütçe sisteminde jestiyon sistemi geçerlidir. Buna
göre kamu gelir ve giderleri tahakkuk ettirildikleri mali yıl
hesaplarında gösterilirken, kamu gelirleri tahsil edildiği,
bütçe giderleri ise ödendiği yılda muhasebeleştirilir. Türk
bütçe sisteminde jestiyon usulünün istisnaları mahsup ve
emanet işlemleridir.
●
Denetim daha güçlü ve etkin yapılır.
●
Esnek bir sistem değildir.
●
Tasarrufu sağlar.
●
Yıl sonuna doğru harcamaların yoğunlaşmasına ve
bu nedenle kamu kaynakların etkinsiz kullanımına
neden olabilir.
●
Yıllık olma ilkesi ile uyuşur.
●
Bütçelerin karşılaştırılması güçleşir (birden fazla yıla
yaygın hâle gelen harcamalar ait olduğu yıl değil, harcandığı yıl bütçesinde gözüktüğü için).
A B C D E
30.
A B C D E
27.
Sayıştay, merkezî yönetim kapsamındaki kamu idareleri
için düzenleyeceği genel uygunluk bildirimini, kesin hesap
kanun tasarısının verilmesinden başlayarak en geç yetmiş beş gün içinde Türkiye Büyük Millet Meclisine sunar.
Genel uygunluk bildirimi; dış denetim raporları, idare faaliyet raporları ve genel faaliyet raporu dikkate alınarak
hazırlanır.
Bütçe tasarısı Bakanlar Kurulu tarafından TBMM’ye sunulduktan sonra Meclis Başkanı, tasarıyı Plan ve Bütçe
Komisyonuna gönderir. En az 25’i iktidar partilerinden,
kalanı ise muhalefet partilerinden olmak üzere toplam 40
üyeden oluşan komisyondaki çalışmaların 55 gün içerisinde tamamlanması gerekir. Üyelerce incelenen tasarı,
TBMM Genel Kuruluna sunulur. Kuruldaki görüşmeler
esnasında milletvekillerinin gider artırıcı ve gelir azaltıcı
teklif vermeleri mümkün değildir ve buradaki çalışmaların
20 gün içerisinde tamamlanması gerekir. Kuruldan sonra
bütçe tasarısı, Cumhurbaşkanlığına gönderilir. Onaylanması hâlinde de mali yıl başından önce Resmî Gazete’de
yayımlanarak 1 Ocak’ta yürürlüğe girer.
En önemli temsilcisinin Milton Friedman olduğu Monetarist Yaklaşım’a göre ekonomide meydana gelen istikrarsızlıkların nedeni, yanlış uygulanan para politikalarıdır.
Ekonomide doğal işsizliğin bulunduğunu ileri süren yaklaşımın savunucularına göre uzun dönem Phillips eğrisi diktir ve para arzı sabit orana göre artırılmalıdır. Bu anlamda
para arzı önem arz etmektedir.
Kamu harcamalarının, borçlanma yoluyla finanse edilmesinde finansman kaynağı kişiler olursa dışlama etkisi
ortaya çıkacağını ifade eden yaklaşımda özel sektör istikrarlıdır, kamu sektörü ekonomiye müdahâle etmemelidir.
Monetaristlere göre millî gelirin belirleyici unsuru, gelecekteki gelirdir. Dolayısıyla geçmiş deneyimlere göre değil, gelecek deneyimlere göre iktisadi politikalar yönlendirilmelidir.
A B C D E
A B C D E
20
Diğer sayfaya geçiniz.
TG D EN EME ÇÖZ ÜM -7
31.
20 17- K P S S /A B
33.
Enflasyon, bir ekonomide, belirli bir süre içinde, fiyatlar
genel düzeyinin devamlı yükselmesi olayıdır.
Enflasyonun çeşitli nedenleri ve buna bağlı olarak çeşitli
tanımları vardır:
●
Talep Enflasyonu: Ekonomide toplam talebin, tam istihdam gelir düzeyi için gerekli gelir miktarını aşması
ile ortaya çıkmaktadır. Toplam talep düzeyi, bu noktada toplam arz düzeyini aşar.
●
Maliyet Enflasyonu (Çekirdek Enflasyon): Piyasada
talep ile desteklenen ancak öncelikle maliyetlerin artması sonucu ortaya çıkan enflasyondur.
●
Ücret Enflasyonu: Verimlilikte artış olmaksızın ücretlerde yapılan artışın fiyatlar genel düzeyinde artışa
neden olmasıdır.
●
●
Ortodoks IMF Programı;
Yapısal Enflasyon: Ekonomide talebin artışına bağlı
olarak bazı darboğazlar nedeniyle arzın artırılamaması durumunda ortaya çıkar. Örneğin enerji, ham
madde kıtlığı nedenleriyle.
İthal Enflasyon: Üretimde kullanılan ve dış ülkelerden
sağlanan ham maddelerin fiyatlarının yükselmesi ile
maliyetlerdeki artışa bağlı olarak ortaya çıkan enflasyondur.
Sentetik Enflasyon: Bu enflasyon çeşidinde, fiyatlar
genel düzeyinde sürekli ve hissedilir bir artıştan ziyade fiyatlar genel düzeyinin, yüksek kamu zamları
ya da ithal girdi fiyatlarındaki ani yükselişler nedeniyle
bir defalık sıçramasına sentetik enflasyon adı verilir.
devalüasyon veya döviz kuru ayarlamaları,
●
dış ticarette liberalizasyon,
●
para arzı artışının sınırlandırılması,
●
yurt içi fiyat ayarlamalarının ve kamu harcamalarının
azaltılması,
●
vergilerin artırılması,
●
dış borç ödemelerinin gerçekleştirilmesi,
●
kısa ve orta dönemli borçların sınırlandırılması
gibi önlemleri kapsamaktadır.
Ücret ve fiyatların dondurulması ise heteredoks politikalardan biridir.
A B C D E
ise m
A B C D E
●
ya yın cılık
●
İstikrar programı, birkaç yıldan fazla olmayan bir dönem
için enflasyon, bütçe açıkları, ödemeler dengesi problemleri gibi sorunları çözmeye yönelik kapsamlı önlemler
dizisini içermektedir. Programlar çoğu kez IMF desteği
ile yürütülmektedir. Bu durumda program koşula bağlı
olmaktadır. Bunun anlamı, üye ülkenin, IMF’nin finansal
desteğini sağlayabilmesi için kabul edilebilir bir istikrar
programı izlemesini gerektirmektedir. İstikrar programlarını genel olarak ortodoks ve heterodoks olarak ikiye ayırmak mümkündür.
32.
Enflasyon, fiyatlar genel seviyesinde yaşanan sürekli artışlar anlamına gelmekte olup bu dönemlerde toplam talep toplam arzı aştığından talep şişkinliği yaşanmaktadır.
Enflasyonist dönemlerde hükûmetin amacı toplam talebi
azaltmaktır. Dolayısıyla hükûmet ya kamu harcamalarını
azaltmak suretiyle ya vergi oranlarını artırmak suretiyle ya
da kişi ya da firmalardan yapılacak borçlanma ile toplam
talebi düşürecektir.
34.
Ekonomik kalkınmanın sağlanması için
Enflasyonla mücadelede harcama politikaları şu şekilde
olacaktır:
●
Ekonomik kalkınma kavramı, kişi başına gerçek gelir miktarındaki artışın yanı sıra, ilkel üretimden çağdaş üretime
geçişi, millî gelir içinde tarım sektörünün payı düşerken
sanayi sektörünün payının yükselmesini ve ekonomide
sosyal ve politik alandaki çağdaşlaşmayı kapsayan bir
kavram olarak tanımlayabiliriz.
Genel olarak harcamalar kısılır ancak cari ve transfer
harcamalarının kısılması zor olacağı için yatırım harcamalarının kısılmasına gidilir.
●
İç tasarruf artırılmalıdır.
●
Yatırımlar artırılmalıdır.
●
İhracatı geliştirici politikalar izlenmelidir.
●
Dış kaynaklara yönelik politikalar izlenmelidir.
●
Bu dönemde gelir dağılımı daha da bozulacağı için
transfer harcamaları kısılamaz.
●
Kamu yönetiminde etkinliği artırıcı politikalar izlenmelidir.
●
Yatırımların süreleri uzatılarak yıllara yayılabilir, kamu
harcamalarının verimliliği artırılabilir, lüks tüketime
yönelik kamu harcamaları daraltılabilir.
●
Teknoloji ithaline yönelik politikalar izlenmelidir.
A B C D E
A B C D E
21
Diğer sayfaya geçiniz.
2017 - KP SS/AB
35.
TG D E NE M E Ç Ö ZÜM - 7
38.
Açık bir ekonomide sabit kur politikasında genişletici maliye politikası olarak kamu harcamalarının artırılması, işlem
güdüsüyle para talebini artırır, artan para talebi faizleri
yükseltir. Faizlerin yükselmesi yabancı sermayeyi ülkeye
çekerek genişletici etki yaratır. Diğer taraftan, sermaye
girişine bağlı döviz arzındaki artış nedeniyle döviz alımı
yapan merkez bankası yerli para arzını artırdığı için düşen
faizler yatırımı artırarak genişletici etki yaparken sermaye
girişi de durur. Hem kamu harcamalarının artışından hem
de ülkeye giren yabancı sermayenin yerli paraya çevrilmesinden kaynaklanan para arzının artması genişletici
etki yaratacaktır. Maliye politikası etkindir.
Tahakkuk zaman aşımı vergiyi doğuran olayın gerçekleştiği yılı takip eden yıl başından itibaren 5 yıldır. Tahakkuk
zaman aşımında sadece emlak, veraset intikal ve damga
vergisinde vergiyi doğuran olayın olduğu yıl değil, vergiyi
doğuran olayın vergi idaresince öğrenildiği yılı takip eden
yılbaşı itibarı ile zaman aşımı işlemeye başlar.
Tahakkuk zaman aşımını durduran hâller:
●
Vergi idaresince vergi matrahının tespiti için takdir komisyonuna başvurulması
●
Mücbir sebepler
A B C D E
A B C D E
36.
39.
Yasama organından doğan kaynaklar:
●
Anayasa
●
Kanun
●
Uluslararası anlaşmalar
●
Kanun hükmünde kararname
●
Bakanlar Kurulu Kararları
●
Tüzük
●
Yönetmelik
●
Tebliğ
●
Genelge
●
Mukteza
ya yın cılık
Yürütme organından doğan kaynaklar:
Anayasa Mahkemesi Kararları
●
İçtihadı Birleştirme Kararları
●
Diğer yargı kararları
Diğer kaynaklar:
37.
●
Doktrin
●
Örf ve âdetler
●
Şubat ayında beyan edilen gelirler için şubat ve haziran aylarında iki taksitte
●
Mart ayında beyan edilen gelirler için mart ve temmuz
aylarında iki taksitte
●
Ülkeyi terk hâllerinde ülkeyi terkten önce 15 gün içinde
●
Ölüm ve gaiplik hâllerinde beyanname verme süresi
içinde (4 ay içinde)
●
Zirai kazançları, beyan edilen toplam kazancın
%75’inden fazla olanlar için kasım ve aralık aylarında
iki taksit hâlinde
A B C D E
ise m
Yargı organından doğan kaynaklar
●
Yıllık beyannamelerde verginin ödenme süreleri şu şekildedir:
40.
Damga vergisine tabi olan kâğıtlar şunlardır:
●
Sözleşmeler, taahhütnameler, teminatlar, temlikname, kefalet, rehin senetleri vb.
A B C D E
●
Makbuzlar, beyannameler, (GV, KV vb.) bildirgeler,
resmi dairelere sunulan bilançolar, gelir tabloları, işletme hesap özetleri
Verginin yerelselliği, ülke sınırları içerisindeki vergiyi doğuran olayların tümünden (gelir, harcama, servet), mükellefin ülke vatandaşı olup olmadığına önemsenmeden
vergi alınmasıdır. Verginin şahsiliği, ülke vatandaşı olan
herkesin ülke içi ve dışındaki vergiyi doğuran olaylarının
tümünden vergi alınmasıdır. Her iki ilkenin birlikte uygulanıyor olması çifte vergilendirmeye neden olacaktır.
●
Konşimento, irat senedi, ipotekli borç senedi vb.
●
Kararlar ve mazbatalar (ihale ve hakem kararları)
Ülkemizde istisnalar hariç tutulmak kaydıyla emlak vergisi, motorlu taşıtlar vergisi gibi servet vergileri ve tüm dolaylı vergiler (KDV, damga vergisi, ÖTV, BSMV) gibi vergiler yersellik ilkesine göre alınırken gelir vergisi, kurumlar
vergisi gibi vergiler şahsilik ilkesine göre alınmaktadır. Her
iki ilkeye göre uygulanan vergi ise sadece veraset ve intikal vergisidir.
Damga vergisine tabi olmayan kâğıtlar ise şunlardır:
●
Noter kâğıdı, mal beyanı vb.
●
Protesto, vekâletname, resen senet, banka çekleri
●
Nüfus cüzdanı, aile cüzdanı, ehliyet
●
Sürücü çalışma, motorlu araç trafik ve tescil, iş makinesi tescil belgesi
●
Pasaport, yabancılar için ikamet tezkeresi
A B C D E
A B C D E
22
Diğer sayfaya geçiniz.
TG D EN EME ÇÖZ ÜM -7
1.
MU H A S E B E
3.
Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği’ne göre, kişilik
kavramı, işletmenin sahip veya sahiplerinden, yöneticilerinden, personelinden ve diğer ilgililerden ayrı bir kişiliğe
sahip olduğunu ve o işletmenin muhasebe işlemlerinin
sadece bu kişilik adına yürütülmesi gerektiğini öngörür.
20 17- K P S S /A B
İşletmenin kredili olarak maliyetine varlık satması hâlinde
yapılacak kayıt aşağıdaki gibidir: (Varlığı demirbaş olarak
varsayalım.)
Alıcılar
Muhasebecilerin yapmış olduğu hata ya da hile sonucu
vergi cezasının işletmeye kesilmesi, işletmeye ait varlıkların şahsi menfaat için kullanılması ve şahsi ihtiyaçların
muhasebe kayıtlarına geçirilmesi kişilik kavramına aykırılık teşkil eder.
XX
Demirbaşlar
XX
120 Alıcılar hesabında artı görülürken 255 Demirbaşlar
hesabında azalış görülür. Ancak her iki hesap da varlıklarda yer aldığından aktif ve pasifte herhangi bir değişim
olmayacaktır.
A B C D E
Zararına varlık satışı, nakden kısa vadeli borç ödenmesi
aktif ve pasif toplamını aynı tutarda azaltırken işletmenin
sermaye artırımına gitmesi ve işletmeye yeni ortak alımı
aktif ve pasif toplamını aynı tutarda artırır.
Tam açıklama kavramı; mali tabloların bu tablolardan yararlanacak kişi ve kuruluşların doğru karar vermelerine
yardımcı olacak ölçüde yeterli, açık ve anlaşılır olmasını
ifade eder.
Mali tablolarda finansal bilgilerin tam olarak açıklanması
yanında, mali tablo kalemleri kapsamında yer almayan
ancak alınacak kararları etkileyebilecek, gerçekleşmesi
muhtemel olaylara da yer verilmesi bu kavramın gereğidir.
ise m
2.
ya yın cılık
A B C D E
4.
Kâr/Zarar = (Dönem Sonu Varlıklar – Dönem Sonu Borçlar) – (Dönem Başı Varlıklar – Dönem Başı Borçlar) – Eklenen Değerler + Çekilen Değerler
5.000 = (60.000 – Dönem Sonu Borçlar) – (46.000 –
24.000) – 1.000 + 2.000
5.000 = (60.000 – Dönem Sonu Borçlar) – 21.000
Dönem Sonu Borçlar = 34.000 TL
A B C D E
Nazım hesapların kullanılması, varlıklara ait ipoteklerin ya
da varlıkların toplam sigorta değerlerinin bilanço dipnotlarında gösterilmesi, ortakların sermaye yapısının açıklanması tam açıklama kavramı gereğidir.
A B C D E
23
Diğer sayfaya geçiniz.
2017 - KP SS/AB
6.
İşletmenin kuruluş kaydı:
Kasa
80.000
Ödenmemiş Sermaye
80.000
İşletmenin senetsiz borcu olduğundan daha önce alacaklandırılan Satıcılar hesabı ters kayıtla kapatılarak borçlandırılmalı, senetsiz borca karşılık senetli borç imzalandığından Borç Senetleri hesabı ise alacaklandırılmalıdır.
Arada oluşan işletme açısından olumsuz fark ise Finansman Giderleri hesabında borçlandırılmalıdır.
İşletmenin banka hesabına para yatırması kaydı:
Satıcılar
Bankalar
20.000
Kasa
2.000
Finansman Giderleri
300
Borç Senetleri
20.000
2.300
Dolayısıyla yapılması gereken düzeltme kaydı aşağıdaki
gibi olacaktır:
İşletmenin mal satın alımı kaydı:
Ticari Mallar
12.000
Kasa
5.000
Borç Senetleri
7.000
Faiz Gelirleri
300
Satıcılar
2.000
Finansman Giderleri
300
Alıcılar
Fatura ödenmesi kaydı:
2.300
Borç Senetleri
Genel Yönetim Giderleri
300
A B C D E
1.000
1.000
Buna göre Kasa hesabının borç kalanı aşağıdaki gibi olacaktır:
100 Kasa
80.000
20.000
5.000
1.000
80.000
26.000
ya yın cılık
Kasa
ise m
5.
TG D E NE M E Ç Ö ZÜM - 7
Kasa hesabı borç kalanı: 54.000 TL
A B C D E
7.
Sermaye Yedekleri grubunda yer alan hesaplar aşağıdaki
gibidir:
520 Hisse Senedi İhraç Primleri
521 Hisse Senedi İptal Karları
522 Maddi Duran Varlık Yeniden Değerleme Artışları
523 İştirakler Yeniden Değerleme Artışları
524 Maliyet Artışları Fonu
529 Diğer Sermaye Yedekleri
Seçeneklerde yer alan Özel Fonlar, Statü Yedekleri ve Yasal Yedekler Kâr Yedekleri grubunda yer alırken Sermaye
Düzeltilmesi Olumlu Farkları Ödenmiş Sermaye grubunda
yer alır.
A B C D E
24
Diğer sayfaya geçiniz.
TG D EN EME ÇÖZ ÜM -7
8.
20 17- K P S S /A B
10.
Mizan, yevmiye defterine kaydedilen bilgilerin büyük deftere aktarımının doğru olup olmadığını matematiksel olarak kontrol etmeye yarayan tablodur.
Borç kalanı: 32.650$ – 32.345$ = 305$
Aradaki fark: 340$ (Fiilî durum, borç kalanından büyük
olduğundan oluşan fark, kasa fazlasıdır.)
Mizan türleri aşağıdaki gibidir:
●
Fiilî durum: 645$
Aylık mizan, yevmiye defteri kayıtlarını büyük deftere
geçirdikten sonra her ay sonunda kontrol amacı ile
düzenlenen mizandır. Genel mizan da denir.
●
Genel geçici mizan, 31 Aralık da düzenlenen yani dönem sonu envanter işlemlerinden önce düzenlenen
mizandır.
●
Kesin mizan dönem sonu kayıtlarından sonra düzenlenen mizandır.
20.10.2016 tarihinde kur 3,5 TL olduğundan
340$ x 3,5 TL =1.190 TL
Buna göre, yapılacak kayıt aşağıdaki gibidir:
Kasa
1.190
Sayım ve Tesellüm Fazlaları
A B C D E
391 Hesaplanan KDV, teslim edilen mal veya ifa edilen
hizmetler üzerinden hesaplanan Katma Değer Vergisi ile işlemi gerçekleşmeyen ya da işlemden vazgeçilen
mal ve hizmetlere ilişkin katma değer vergisinin izlendiği hesaptır. Hesaplanan katma değer vergisi bu hesaba
alacak kaydedilir. Düzeltmeler bu hesaba borç kaydedilir.
Vergilendirme dönemi itibariyle bu hesabın bakiyesi, “191
İNDİRİLECEK KDV” ve/veya “190 DEVREDEN KDV”
hesapları ile karşılaştırılır. “Yapılan karşılaştırmada bu
hesabın bakiyesi “191 İNDİRİLECEK KDV” ve/veya 190
DEVREDEN KDV” hesaplarının bakiyesinden fazla olduğu takdirde vadesinde ödenmek üzere “360 ÖDENECEK
VERGİ VE FONLAR” hesabına aktarılarak kapatılır.
391 Hesaplanan KDV
190 Devreden KDV
191 İndirilecek KDV
ya yın cılık
191 İndirilecek KDV, her türlü mal ve hizmetin satın alınması sırasında satıcılara ödenen katma değer vergisinin
kaydedildiği ve izlendiği hesaptır. Mal ve hizmet alımlarından doğan indirilecek katma değer vergisi bu hesaba
borç, mevzuat gereği yapılan indirimler ve hesaba yapılan
düzeltmeler ile indirilemeyen ve “190 DEVREDEN KDV”
hesabına aktarılan borç bakiyesi bu hesaba alacak yazılır.
A B C D E
ise m
9.
1.190
11.
340 $’lık kasa farkının dönem sonundaki değeri (1 $ = 3,2
TL) 340 $ x 3,2 TL=1.088 TL
Yukarıdaki çözümde Sayım ve Tesellüm Fazlaları hesabını 1.190 TL olarak elde etmiştik. Dönem sonu kur ayarlamasında 1.190 TL olan kasa fazlası, dönem sonunda
1.088 TL olarak güncellendiğinde aradaki fark işletmenin
Kambiyo Kârları hesabında alacaklandırılacaktır.
Sayım ve Tesellüm Fazlaları
1.190
Diğer Olağandışı Gelir ve
Kârlar
Kambiyo Kârları
1.088
102
A B C D E
112.250
9.250
121.500
A B C D E
25
Diğer sayfaya geçiniz.
2017 - KP SS/AB
13.
Aktifi düzenleyici pasif karakterli hesaplar şunlardır:
600 Yurt İçi Satışlar hesabı, yurt içindeki gerçek ve tüzel
kişilere satılan mal ve hizmetler karşılığında alınan ya da
tahakkuk ettirilen toplam değerlerin izlendiği hesaptır. Satış gerçekleştiğinde hasılat tutarı bu hesaba alacak kaydedilir. (X) işletmesinin yaptığı satışın KDV’siz tutarı şu
şekilde hesaplanacaktır:
●
103 Verilen Çekler Ve Ödeme Emirleri (–)
●
119 Menkul Kıymetler Değer Düşüklüğü Karşılığı (–)
●
122 Alacak Senetleri Reeskontu (–)
●
124 Kazanılmamış Finansal Kiralama Faiz Gelirleri
(–)
●
129 Şüpheli Ticari Alacaklar Karşılığı (–)
●
137 Diğer Alacak Senetleri Reeskontu (–)
●
139 Şüpheli Diğer Alacaklar Karşılığı (–)
●
158 Stok Değer Düşüklüğü Karşılığı (–)
●
199 Diğer Dönen Varlıklar Karşılığı (–)
●
222 Alacak Senetleri Reeskontu (–)
●
224 Kazanılmamış Finansal Kiralama Faiz Gelirleri
(–)
●
229 Şüpheli Ticari Alacaklar Karşılığı (–)
●
237 Diğer Alacak Senetleri Reeskontu (–)
●
239 Şüpheli Diğer Alacaklar Karşılığı (–)
Yurt İçi Satışlar
80.000
●
241 Bağlı Menkul Kıymetler Değer Düşüklüğü Karşılığı (–)
Hesaplanan KDV
14.400
●
243 İştiraklere Sermaye Taahhütleri (–)
●
244 İştirakler Sermaye Payları Değer Düşüklüğü Karşılığı (–)
●
246 Bağlı Ortaklıklara Sermaye Taahhütleri (–)
●
247 Bağlı Ortaklıklar Sermaye Payları Değer Düşüklüğü Karşılığı (–)
●
249 Diğer Mali Duran Varlıklar Karşılığı (–)
●
257 Birikmiş Amortismanlar (–)
●
268 Birikmiş Amortismanlar (–)
●
278 Birikmiş Tükenme Payları (–)
●
298 Stok Değer Düşüklüğü Karşılığı (–)
●
299 Birikmiş Amortismanlar (–)
KDV’siz bedel = 94.400/(1 + 0,18) = 80.000 TL
KDV bedeli = 94.400 – 80.000 = 14.400 TL
391 Hesaplanan KDV hesabı, teslim edilen mal veya ifa
edilen hizmetler üzerinden hesaplanan Katma Değer Vergisi ile işlemi gerçekleşmeyen ya da işlemden vazgeçilen
mal ve hizmetlere ilişkin katma değer vergisinin izlendiği
hesaptır.
İşletme KDV bedeli nakit olarak tahsil ettiğinden Kasa hesabı 14.400 TL ile borçlandırılır, kalan tutarı kredili olarak
tahsil ettiğinden Alıcılar hesabı borçlandırılır.
Buna göre yapılacak kayıt aşağıdaki gibidir:
Kasa
14.400
Alıcılar
80.000
ya yın cılık
A B C D E
ise m
12.
TG D E NE M E Ç Ö ZÜM - 7
14.
50 adet tabletin KDV hariç tutarını bir önceki çözümde
80.000 TL olarak elde etmiştik.
Tabletlerin adedi = 80.000/50 = 1.600 TL olacaktır.
8 adet tablet iade edildiğinden 1.600 x 8 = 12.800 TL Satıştan İadeler hesabında borçlandırılacaktır.
İade alınan malın KDV’si ise İndirilecek KDV hesabının
borcunda izlenecektir.
Öncüllerde yer alan Ödenmemiş Sermaye hesabı ise pasifi düzenleyici hesaplardan biridir.
12.800 x 0,18 = 2.304 TL İndirilecek KDV
A B C D E
İşletme açısından iade edilen malların karşılığı olarak ise
kasadan para çıkışı olacağından Kasa hesabı alacaklandırılır. (Aksi belirtilmediği müddetçe ödemeler nakit kabul
edilir.)
Buna göre yapılacak kayıt aşağıdaki gibi olacaktır:
Satıştan İadeler
12.800
İndirilecek KDV
2.304
Kasa
15.104
A B C D E
26
Diğer sayfaya geçiniz.
TG D EN EME ÇÖZ ÜM -7
15.
20 17- K P S S /A B
17.
Vergi Usul Kanunu’na göre işletmede bir yıldan fazla kullanılan ve yıpranmaya, aşınmaya veya kıymetten düşmeye maruz bulunan demirbaşlar amortisman ayrılmak
suretiyle itfa edilecektir.
İşletmeler demirbaş eşyalar için normal veya azalan bakiyeler usullerinden birini tercih etmekte serbestlerdir.
Bahri işletmesi kasa hesabında bulunan 280.000 TL’yi
bankaya yatırdığından Bankalar hesabında artış olacak
ve ilgili hesap borçlandırılacak, kasada azalış meydana
geldiğinden Kasa hesabı ise alacaklandırılacaktır.
102 Bankalar
280.000
100 Kasa
Normal amortisman usulü (VUK315): Mükellefler amortismana tabi iktisadi kıymetlerini Maliye Bakanlığının tespit
ve ilan edeceği oranlar üzerinden itfa ederler. İlan edilecek oranların tespitinde iktisadî kıymetlerin faydalı ömürleri dikkate alınır.
280.000
A B C D E
1 rakamının faydalı ömre bölünmesi sonucunda uygulanacak amortisman oranı bulunacak yıllar itibarıyla bu oran
üzerinden amortisman ayrılacaktır.
Azalan bakiyeler usulü ile amortisman ayırma yönteminde
ise normal amortisman oranının iki katı esas alınmakta
ancak bu oran %50’yi geçememektedir. Her yıl ayrılan
amortisman tutarından hesaplanan tutarın düşürülmesi ile
elde edilen amortisman miktarı şu şekilde bulunacaktır:
1/ekonomik ömür = amortisman oranı
1/8 = %12,5
%12,5 x 2 = %25
Üçüncü yıl amort. bedeli = (150.000 – 37.500)112.500 x %25 = 28.125
Dördüncü yıl amort. bedeli = (112.500 – 28.125)84.375 x %25 = 21.093,75
Beşinci yıl amort. bedeli = (84,375 – 21.093,75)63.281,25 x %25 = 15.820,31
Altıncı yıl amort. bedeli = (63.281,75 – 15.820,31)47.461,44 x %25 = 11.865,36
Yedinci yıl amort. bedeli = (47.461,44 – 11.865,36)35.596,08 x %25 = 8.899,02
Son yıl amort. bedeli = 35.596,08 – 8.899,02 = 26.697,06
ise m
İkinci yıl amort. bedeli = (200.000 – 50.000)150.000 x %25 = 37.500
ya yın cılık
Birinci yıl amort. bedeli = 200.000 x %25 = 50.000
A B C D E
18.
01.09.2016 tarihinden 31.12.2016 tarihine kadar geçen
süreçte 4 aylık faiz geliri hesaba katılacaktır. Faiz hesaplaması şu şekilde olacaktır.
Günlük faiz bedeli = (Anapara x faiz oranı x vade)/36.000
Aylık faiz bedeli = (Anapara x faiz oranı x vade)/1.200
Yıllık faiz bedeli = (Anapara x faiz oranı x vade)/100
Soruya baktığımızda 4 aylık faiz hesaplaması yapacağımızdan
4 aylık faiz bedeli = 280.000 x 12 x 4/1.200 = 11.200 TL
olacaktır.
16.
Dönem sonunda işleyen faiz kaydı ise aşağıdaki gibi olacaktır:
340 Alınan Sipariş Avansları, işletmenin satış amacıyla
gelecekte yapacağı mal ve hizmet teslimleri ile ilgili olarak
peşin tahsil ettiği tutarların izlendiği hesaptır. Alıcılardan
alınan avanslar bu hesabın alacağına, malın teslim edilmesi, hizmetin görülmesi hâlinde borcuna yazılır.
Gelir Tahakkukları
Faiz Gelirleri
A B C D E
11.200
11.200
A B C D E
27
Diğer sayfaya geçiniz.
2017 - KP SS/AB
19.
TG D E NE M E Ç Ö ZÜM - 7
21.
2016 yılına ait 4 aylık faiz getirisini 11.200 TL olarak yukarıdaki çözümde elde etmiştik. 280.000 TL’lik anapara 9
aylığına bankaya yatırıldığından 2017 yılına ait 5 ay kalmıştır.
5 aylık faiz getirisi = 280.000 x 12 x 5/1.200 = 14.000 TL
olacaktır.
2016 yılı ile 2017 yılına ait toplam faiz getirisi olan
Muhasebe uygulamaları genel tebliğine göre diğer hazır
değerler hesabı; nitelikleri itibarıyla hazır değer sayılan
pullar, vadesi gelmiş kuponlar, tahsil edilecek banka ve
posta havaleleri (yoldaki paralar gibi) değerleri kapsar. Bu
değerler elde edildiğinde hesabın borcuna, elden çıkarıldığında da hesabın alacağına kaydedilir. Posta pullarının
muhasebeleştirilmesinde iki yöntem kullanılmaktadır.
●
11.200 + 14.000 = 25.200 TL ise %25 oranında stopaja
tabi tutulduğundan Peşin Ödenen Vergi ve fonlar hesabının borcunda 6.300 TL (25.200 x %25) yer alacaktır.
Buna göre vade bitiminde yapılacak kayıt şu şekildedir:
Kasa
298.900
Peşin Öd Ver ve Fon
Posta pulları alındığında
6.300
Gelir Tahakkukları
11.200
Faiz Gelirleri
14.000
Bankalar
Aktifleştirme yöntemi: Posta pulları öncelikle diğer
hazır değerler hesabında takip edilerek aktife kaydedilecek, dönem sonunda posta pullarının kullanılan
miktarı ilgili gider hesabına aktarılarak gider yazılacaktır. İşletme soruda görüldüğü üzere aktifleştirme
yöntemini seçmiştir, yapılması gereken kayıtlar aşağıdaki gibi olacaktır.
108 Diğer Hazır Değerler
2.440
100 Kasa
280.000
2.440
Dönem sonunda,
A B C D E
770 Genel Yönetim Giderleri
1.800
20.
Vergi Usul Kanunu’na göre, varlıklar ile borçlar arasındaki
fark öz sermayeyi ifade eder.
Alınan Çekler
45.000
Alıcılar
60.000
Ticari Mallar
85.000
Demirbaşlar
Toplam varlıklar
ise m
ya yın cılık
108 Diğer Hazır Değerler
●
1.800
Giderleştirme yöntemi: Posta pulları öncelikle gider
hesabına alınacak, dönem sonunda posta pullarının
kullanılmayan miktarı diğer hazır değerler hesabında aktifleştirilecektir. İşletme giderleştirme yöntemini
seçmiş olsaydı yapılması gereken kaydın aşağıdaki
gibi olması gerekirdi.
Posta pulları alındığında
770 Genel Yönetim Giderleri
2.440
100 Kasa
2.440
Dönem Sonunda
25.000
108 Diğer Hazır Değerler
215.000
640
770 Genel Yönetim Giderleri
Banka kredileri
40.000
Borç Senetleri
35.000
Satıcılar
10.000
Toplam Borçlar
85.000
640
A B C D E
(Varlıklar) – (borçlar) = Öz sermaye
215.000 – 85.000 = 130.000
A B C D E
28
Diğer sayfaya geçiniz.
TG D EN EME ÇÖZ ÜM -7
22.
20 17- K P S S /A B
24.
Can işletmesi malı satın alan taraf olup KDV dâhil 2.124
TL ödemede bulunmuştur.
KDV’siz bedel = 2.124/1,18 = 1.800 TL
7/A
KDV tutarı = 2.124 – 1.800 = 324 TL
Can işletmesi 324 TL’lik KDV bedelini peşin ödediğinden
Kasa hesabı, 800 TL sini çek karşılığı ödediğinden Verilen Çek ve Ödeme Emirleri hesabı, kalan 1.000 TL’sini
ise kredili olarak ödediğinden Satıcılar hesabı alacaklandırılacaktır.
Can işletmesinin kaydı:
Ticari Mallar
İndirilecek KDV
7/A ve7/B seçeneği maliyet hesapları aşağıdaki tabloda
görüldüğü gibidir:
İlk madde ve malzeme giderleri
Direkt işçilik giderleri
İşçi ücret ve giderleri
Genel üretim giderleri
Memur ücret ve giderleri
Hizmet üretim maliyeti
Dışarıdan sağlanan fayda ve hizmetler
Araştırma geliştirme giderleri
Çeşitli giderler
Pazarlama satış dağıtım giderleri
Vergi, resim ve harçlar
Genel yönetim giderleri
Amortisman ve tükenme payları
Finansman giderleri
Finansman giderleri
Gider çeşitleri yansıtma hesabı
1.800
Üretim maliyeti hesabı
324
Kasa
7/B
Direkt ilk madde ve malzeme giderleri
A B C D E
324
Ver Çek ve Öd Em
800
Satıcılar
1.000
ise m
ya yın cılık
A B C D E
23.
Canan işletmesi malı satan taraf olduğundan Yurt İçi Satışlar hesabı ile Hesaplanan KDV hesabı alacaklandırılacaktır. KDV bedelini peşin olarak tahsil ettiğinden Kasa
hesabı, 800 TL’lik çek aldığından Alınan Çekler hesabı ve
kalan 1.000 TL’lik bedel kredili olarak tahsil edildiğinden
Alıcılar hesabı borçlandırıralacaktır.
25.
60.000 / (35.000 + 45.000) = 0,75
35.000 x 0,75 = 26.250 TL (a mamulünün genel üretim
gideri payı)
Canan işletmesinin yevmiye kaydı:
Kasa
45.000 x 0,75 = 33.750 TL (b mamulünün genel üretim
gideri payı)
324
Alınan Çekler
Alıcılar
800
Toplam üretim maliyeti = Direkt İlk Madde ve Malzeme
Giderleri+ Direkt İşçilik Giderleri+ Genel Üretim Giderleri
1.000
Yurt İçi Satışlar
Hesaplanan KDV
Genel Üretim Giderleri/Toplam Direkt İşçilik Giderleri formülü ile genel üretim giderlerinin direkt işçilik giderlerine
dağıtım oranı elde edilir.
1.800
Dolayısıyla a mamulünün toplam maliyeti = 60.000 +
35.000 + 26.250 = 121.250 TL olacaktır.
324
A B C D E
A B C D E
29
Diğer sayfaya geçiniz.
2017 - KP SS/AB
26.
TG D E NE M E Ç Ö ZÜM - 7
29.
Denetim teknikleri şunlardır:
●
Yeniden hesaplama
●
Gözlem
●
Belgelerin incelenmesi
●
Kayıt süreci
●
Fiziki inceleme
●
Analitik inceleme
●
Soruşturma
●
Doğrulama
TMS 27 Konsolide ve Bireysel Finansal Tablolar Standardı, bir ana ortaklığın kontrolü altında bulunan bir grup
işletmenin konsolide finansal tablolarının hazırlanmasına
ve sunumuna ilişkin esasları belirler. Bu standart, herhangi bir işletmenin yerel mevzuat gereği ya da kendi isteği ile
bireysel finansal tablo düzenlemesi söz konusu olduğunda bağlı ortaklıklar, iştirakler ve müştereken kontrol edilen
işletmelerin muhasebeleştirilmesinde de uygulanır. Azınlık payı, bir bağlı ortaklığın net varlıklarının ve kâr veya
zararının ana ortaklık tarafından, doğrudan veya bağlı
ortaklıkları vasıtasıyla dolaylı olarak sahip olunmayan
paylara isabet eden kısmını ifade eder.
A B C D E
A B C D E
●
Bilanço (finansal durum tablosu)
●
Gelir tablosu
●
Öz kaynak değişim tablosu
●
Nakit akış tablosu
ya yın cılık
TMS 1 Finansal Tabloların Sunuluşu tablosuna göre tam
finansal tablo seti aşağıdakilerden oluşmaktadır:
A B C D E
ise m
27.
30.
Üretilen Mamul Maliyeti
260.000
Dönem başı mamul (+)
60.000
Dönem sonu mamul (–)
?
----------------------------------------------------Satılan mamul maliyeti
250.000
Buna göre
260.000 + 60.000 – dönem sonu mamul = 250.000
Dönem sonu mamul = 70.000 TL olacaktır.
28.
TMS 16 Maddi Duran Varlıklar Standardının amacı, finansal tablo kullanıcılarının işletmenin maddi duran varlıklardaki yatırımını ve bu yatırımdaki değişimleri belirleyebilmelerini sağlayan maddi duran varlıklarla ilgili muhasebe
işlemlerini düzenlemektir. Maddi duran varlıkların muhasebeleştirilmesindeki temel konular; varlıkların muhasebeleştirilmesi, defter değerlerinin belirlenmesi ve bunlarla
ilgili olarak finansal tablolara yansıtılması gereken amortisman tutarları ile değer düşüklüğü zararlarıdır.
A B C D E
Amortismana tabi tutar ise bir varlığın maliyetinden veya
maliyet yerine geçen diğer tutarlardan kalıntı değerin düşülmesiyle bulunan tutarı ifade eder. Bu tutara hurda değeri adı verilmektedir.
A B C D E
30
Diğer sayfaya geçiniz.
TG D EN EME ÇÖZ ÜM -7
31.
20 17- K P S S /A B
33.
Gelir tablosunda yer alan herhangi bir hesabın dikey yüzdesini elde edebilmek için ilgili hesap, net satışlara oranlanır.
Finansman oranı, öz kaynakların yabancı kaynaklara
oranlanması ile elde edilir.
Finansman oranı = Öz kaynaklar/Toplam yabancı kaynaklar = 60/100
Net satışlar = Brüt satışlar – Satış indirimleri
Net satışlar = 70.000-10.000 = 60.000 olacaktır.
Öz kaynaklara 60k, toplam yabancı kaynaklara 100k diyelim
Faaliyet Zararı kaleminin dikey yüzdesi ise
Aktif toplamı = pasif toplamı eşittir.
Faaliyet Zararı/Net Satışlar = 9.000/60.000 = 0,15 olacaktır.
Pasif toplamı = Kısa vadeli yabancı kaynaklar + Uzun vadeli yabancı kaynaklar + Öz kaynaklar
A B C D E
Pasif toplamı = Toplam yabancı kaynaklar + Öz kaynaklar
500.000 = 100k + 60k = 160k olduğuna göre, k = 3.125
olacaktır.
Özkaynaklar 60k olduğuna göre 60 x 3.125 = 187.500 TL
olacaktır.
32.
Satışların maliyeti = Dönem başı stok + Dönem içi mal
alışları – Dönem sonu stok
34.
Aktif = Pasif
Dönen Varlıklar + Duran Varlıklar = KVYK + UVYK + Öz
kaynaklar
Devamlı sermaye = UVYK + Öz kaynaklar
Pasif toplamı = KVYK + Devamlı sermaye
225.000 = KVYK +185.000
ise m
ya yın cılık
A B C D E
KVYK = 40.000
Satışların maliyeti = 50.000 + 165.000 – 80.000 = 135.000 TL
Asit-test oranı = (Dönen varlıklar – stoklar)/KVYK
Ortalama stok = (Dönem başı stok + Dönem sonu stok)/2
2,5 = (Dönen varlıklar – 60.000)/40.000
Ortalama stok = (50.000 + 80.000)/2 = 65.000
1.000.000 = 10.Dönen varlıklar – 600.000
Stok devir hızı = Satışların maliyeti/Ortalama stok
Dönen varlıklar = 40.000
Stok devir hızı = 135.000/65.000
A B C D E
Stok devir hızı = 2,07
A B C D E
35.
Cari oran, dönen varlıkların kısa vadeli yabancı kaynaklara oranı ile elde edilir.
Cari oran = Dönen varlıklar / KVYK
Cari oran = 40.000/40.000
Cari oran = 1
A B C D E
31
Diğer sayfaya geçiniz.
2017 - KP SS/AB
36.
TG D E NE M E Ç Ö ZÜM - 7
39.
Satılan ticari malın maliyeti = Ticari mallar hesabının borç
kalanı – Dönem sonu stok
Satılan ticari malın maliyeti = 300.000 – 50.000 = 250.000
Faiz getirisi = (Anapara x Vade x Faiz oranı)/100 → yıllık
faiz
Faiz getirisi = (Anapara x Vade x Faiz oranı)/1.200 → aylık
faiz
Stok devir hızı = Satılan ticari malın maliyeti/Ortalama
stok
Faiz getirisi = (Anapara x Vade x Faiz oranı)/36.000 →
günlük faiz
Stok devir hızı = 250.000/50.000 = 5
Buna göre
360/Stok devir hızı = 360/5 = 72 günde bir stokların satışı
yapılmaktadır.
●
Faiz getirisi = (768.000 x 30 x 600)/36.000
A B C D E
●
Faiz getirisi = 384.000 TL
olacaktır.
A B C D E
37.
Başlangıçta işletmenin 100X TL olduğunu varsayalım.
100X TL’nin %20si ile borç ödendiğinden işletmenin elinde 80X kalacaktır.
24X = 25.800 TL olduğuna göre
X = 1.075 olur.
Başlangıçtaki para 100X = 107.500 TL olacaktır.
A B C D E
ise m
48X paranın %50’si ile ticari mal alındığından 24X harcanmış olur ve aynı şekilde 24X kalmış olur.
ya yın cılık
Kalan 80X paranın %40’ı ile bilgisayar alınırsa (80X:%40)
32X TL harcanmış olur. Kalan para ise 80X – 32X = 48X
olur.
40.
Malın maliyetini 100X olarak varsayarsak %50 kâr ile satış fiyatı 150X olacaktır.
150X satış fiyatı üzerinden %30 indirim uygulandığına
göre yeni satış fiyatı, 150X – 150X:%30 = 105X olur.
Dolayısıyla 100X maliyetli malın satış fiyatı 105X olduğundan kâr marjı %5 olacaktır.
A B C D E
38.
Malın maliyetini 100A olarak varsayalım.
100A – 100A x %20 = 80A = 128.000
A = 1.600
Malın maliyeti = 100A = 160.000 TL olacaktır.
160.000 TL lik mal 224.000 TL ye satılsaydı kâr marjı,
160.000 + 160.000 x %B = 224.000
64.000 = 160.000 x %B
B = %40 olacaktır.
A B C D E
32
Download