Bölüm-4: İradi Maliye Politikası

advertisement
Bölüm-4: İradi Maliye Politikası
Ders Notları: Dr. Murat ASLAN
Bu notlar ,
Prof.Dr. Abuzer Pınar’ın
Chapter Four
Dr. Murat
ASLAN
11
Maliye Politikası Teorisi ve Uygulaması
isimli
eserinden faydalınılarak hazırlanmıştır
• 4.1.Durgunluk ve Maliye Politikası
4.1.1.Durgunluk ve Harcama Politikası
4.1.2.Durgunluk ve Vergi Politikası
4.1.3.Durgunluk ve Borçlanma Politikası
• 4.2.Enflasyon ve Maliye Politikası
4.2.1.Tanımı ve Ölçülmesi
4.2.2.Enflasyonist Eğilimler ve Nedenleri
4.2.3.Enflasyon ve Harcama Politikası
4.2.4.Enflasyon ve Vergi Politikası
4.2.5.Enflasyon ve Borçlanma Politikası
• 4.3.Stagflasyon ve Mikro-Temelli Politikalar
4.3.1.Ekonomik Yapı ve Uluslararası Ekonomik
•
İlişkilerdeki Dönüşümler
4.3.2.Mikro-Temelli İktisat Politikası Tartışmaları
• 4.4.Genel Bir Değerlendirme
Dr. Murat ASLAN
2
Maliye Politikasının temelde Keynes’in
çalışmalarına dayanır.
•Keynes’e göre, ücretler düşme yönünde
esnek olmadığı için ekonominin
kendiliğinden tam istihdam düzeyine
gelmesi ve burada istikrar kazanması
mümkün değildir.
1883-1946
•İşsizliğin ortaya çıktığı bir durumda ücretlerin düşmesi tam
istihdamı gerçekleştirmek yerine gelirin azalmasına ve talep
daralmasına yol açar.
Dr. Murat ASLAN
3
•Klasiklere göre S=s(R) ve I=(R). Faizlerdeki değişme S=I
dengesini sağlar. Keynes’e göre ise bir ekonomide faiz oranları
tasarruf yatırım eşitliğini mutlaka sağlayamayabilir.Çünkü
Keynes’e göre tasarruflar faizin değil gelirin bir
fonksiyonudur.
C=C0+c.Y ise S=Y-C
S=Y-C0+c.Y=C0+Y(1-c) olur. Yani S=s(Y)
Keynes’e göre yatırımlar faizlerdeki değişmelere duyarlı olsa
da ekonominin durgunluk dönemlerinde gözlemlenen faiz
düşüşleri yatırımları arttırmaz. O halde faiz değişkeni
yatırımlar ile tasarrufları eşitleyen bir araç değildir. Bu
durum daralma dönemlerinde daha da belirgindir.
Dr. Murat ASLAN
4
Durgunluk
Döneminde
Maliye
Politikası
Harcama Politikası
Vergi Politikası
Borçlanma Politikası
Harcama Politikası
Enflasyon
ve
Maliye
Politikası
Vergi Politikası
Borçlanma Politikası
Dr. Murat ASLAN
5
•Durgunluk dönemlerinin en önemli özelliği talep yetersizliğidir.
Maliye politikasının özüne bakıldığında büyük ölçüde daralma
dönemi ile ilişkili ve özünde telafi edici olduğu gözükecektir.
•Eğer talepteki dalgalanmalar, ekonomik istikrarsızlıkların
temel nedeni ise, bir ekonomide durgunlukla mücadele
programının toplam talepteki yetersizlikleri giderme ve efektif
talep düzeyini yükseltme amacına yönelmesi gerekmektedir.
• Para Politikası talebi uyarmak için kullanılabilir mi?
Dr. Murat ASLAN
6
•Durgunluğun Ciddi Olduğu Dönemlerde Para Politikasının
Kullanılması Talebi Arttırmada Maliye Politikası Kadar Etkili
Değildir.
MB’ları para arzını değiştirerek faizlere etki edebilir. Ancak bu
etki durgunluk dönemlerinde ne kadar başarılıdır? Başarılı olsa
dahi yani faizler düşse dahi bireyler geleceğe yönelik beklentileri
karamsar olduklarından yatırım yapma konusunda isteksiz
olabilirler.
•1--- Likitide Tuzağı: Faiz oranları belirli bir düzeyin altına
indirilemez. MB para arzını arttırsa dahi faizler belirli bir
düzeyin altına düşmez (spekülatif para talebi).
2----Durgunluk dönmelerinde faiz oranlarında meydana gelen
düşmeler yatırımcılar için yeterli bir motivasyon aracı değildir.
Dr. Murat ASLAN
7
•Reel Para Talebi:
1  Paranın Miktar Teorisi: M.V=P.y
2  Cambridge M=k.P.y
3  Keynesyen model çerçevesinde:
u : otonom para talebi,
k : para talebinin gelir esnekliği ve
s : para talebinin faiz esnekliği olsun.
M
 L( R, Y )  u  kY  sR
P
Dr. Murat ASLAN
8
•LM Eğrisi: Para piyasasında para arzı ile para talebinin eşit olduğu
alternatif faiz oranı (R)-milli gelir düzeyi (Y) noktalarının
birleştirilmesi ile elde edilen eğridir.
•LM üzerindeki her noktada para piyasası dengededir.
•LM eğrisi denklemi yukarıdaki Keynesyen para talebi fonksiyonu
olarak düşünülebilir.
• LM denklemi :
M
 L( R, Y )  u  kY  sR
P
•LM eğrisinin eğimi para talebinin gelire duyarlılığını gösteren (k) ile
para talebinin faize duyarlılığını gösteren (s) gibi iki etkene bağladır.
• Para talebinin gelire duyarlılığı arttıkça ve para talebinin faiz oranına
duyarlılığı azaldıkça, LM eğrisi dik olacaktır.
Dr. Murat ASLAN
9
LM
R=REEL
AİZ
=NOMİNAL FAİZ
KLASİK
BÖLGE
KEYNESYEN
BÖLGE
Likitide Tuzağı
Y=GELİR
Dr. Murat ASLAN
10
M
 L( R, Y )  u  kY  sR
P
Diğer şeyler sabitken, k arttıkça, LM eğrisi daha dik olur
Diğer şeyler sabitken, s azaldıkça, LM eğrisi daha dik olur.
Diğer şeyler sabitken, k azaldıkça, LM eğrisi daha yatık olur.
Diğer şeyler sabitken, s arttıkça, LM eğrisi daha yatık olur.
Dr. Murat ASLAN
11
M
 L( R, Y )  u  kY  sR
P
Likitide Tuzağı: Muhtemelen
1 para talebinin gelir esnekliği yok denecek azdır. k sıfıra
yakın.
2 para talebinin faiz esnekliği yüksektir. Spekülatif para
talebi oldukça baskındır. S oldukça güçlü.
Dr. Murat ASLAN
12
R=REEL
AİZ
=NOMİNAL FAİZ
LM1
LM0
∆M
D
C
A
B
E
F
Likitide Tuzağı
Y=GELİR
Dr. Murat ASLAN
13
. Cari ve Yatırım Harcamaları transfer harcamalarından daha
etkilidir.
G
Talep
G TALEP  GELIR 
. Cari ve Yatırım Harcamaları transfer harcamalarından daha
etkilidir. Transfer harcamaları talebi dolaylı yoldan arttırır. Bu
yüzden doğrudan cari ve yatırım harcamalarına göre etkileri daha
az ve daha gecikmeli bir şekilde ortaya çıkar.
TR
Gelir 
TR 
 GELIR TALEP 
Dr. Murat ASLAN
14
Kamu harcamalarının kısa dönemli etkilerinin yanısıra uzun
dönemli etkileri de vardır. Örneğin gelir dağılımına ve ekonomik
kalkınmaya.
Uzun dönemli hedeflerle kısa dönemli politikaların uyuşmasına
önem verilmelidir. Çukur açtırıp kapatmak yerine yapılacak
harcamaların miktarı, uzun dönemli hedeflere etkisi diğer önemli
parametreler.
Dr. Murat ASLAN
15
•Durgunluk dönemlerinde talebin canlanması için vergi politikası
uygulanabilir.
• Gelir vergilerinin azaltılması (örneğin vergi oranlarının), bireylerin
harcanabilir gelirlerini arttıracak ve artan harcanabilir gelir
tüketime yönlendirilmiş olacak ve böylece talep artmış olacaktır.
•Yapılacak vergi değişimlerinin bileşimi önemlidir.
Eğer amaç tüketimin arttırılması ise hedef buna ilişkin vergiler
olmalıdır.
Eğer hedef yatırımların arttırılması ise yatırım harcamalarını
hedefleyen vergi indirimleri ya da muafiyetler uygulanabilecek diğer
politikalardır.
• Durgunluk dönemi sonrası vergilerin eski seviyesine çekilmesi
siyasi olarak zor olabileceği göz ardı edilmemelidir.
Dr. Murat ASLAN
16
•Vergiler dizayn edilirken çalışma gayretini kıran değil çalışmayı
teşvik eden bir yol izlenmelidir.τ
• Vergi seçiminde ilgili verginin neden olabileceği gelir etkisi, ikame
etkisi ve yansıma gibi konular oldukça önemlidir.
• İkame etkisi baskın olan bir vergi, kişilerin çalışma isteklerini
törpüler.
•Gelir etkisi baskın olan bir vergi kişileri çalışmaya ve üretmeye
teşvik edici özelliği daha ağır basar.
Neden?
Gelir Vergileri için İkame ve Gelir Etkileri?
Harcama Vergileri için İkame ve Gelir Etkileri?
Laffer Eğrisi
Dr. Murat ASLAN
17
TR:Vergi Hasılatı
TR=f(τ )
TR*
B
Götürü
Vergi
τ*
Dr. Murat ASLAN
τ :Vergi Oranı
18
ÖRNEK: Aşağıdaki denklem veri iken vergi hasılatını maksimize
eden vergi oranı % kaçtır? Götürü vergi miktarı kaçtır? Vergi
hasılatı maksimum olduğu durumda toplam vergi hasılatı kaça
eşittir?
Dr. Murat ASLAN
19
• Durgunluk dönemlerinde piyasada borç verilebilir fonlar oldukça
boldur.
•Devlet doğrudan kişiler/reel sektör firmalarından borçlanması
doğru değildir. Bu aktörler zaten harcama yapma konusunda
tedirgindirler. Ellerindeki fonları devlete borç vermeleri belki bu
kişiler için iyi bir yatırım olsa da toplam talebi baskılayabilir.
• Devlet insanların harcanabilir gelirlerini arttırmak için geçmiş
dönemlerde yapılmış kamu borçlarının itfası bu dönem için iyi bir
politikadır.
Dr. Murat ASLAN
20
1) Enflasyon Nedir? Tanımladık!!!
2) GSYİH Deflatörü? Tanımladık!!!
3) Enflasyonist Eğilimler ve Nedenleri
Dr. Murat ASLAN
21
4.2.2. Enflasyonist Eğilimler ve Nedenleri
•
Parasalcı Yaklaşım;
Milton Friedman’a göre; enflasyon, her zaman ve her yerde
Parasal bir olgudur yani para arzında aşırı bir artış olmadan
enflasyon oluşmaz.
Para arzındaki artışın nedenleri;
1) Ekonomideki kalıcı bütçe açıkları
2) Hükümetin tam istihdamı sağlamak için uyguladığı
politikalar
Hükümetin tam istihdam amacı çerçevesinde oluşan
Enflasyon ikiye ayrılır; Talep Enflasyonu ve Maliyet
Enflasyonu
Dr. Murat ASLAN
22
• Talep Enflasyonunda istihdamı artırmak için ekonomideki
toplam mal ve hizmet talebi genişletici maliye veya para
politikası kullanılarak artırılır.
• Maliyet Enflasyonunda, piyasadaki toplam mal ve hizmet
arzı ücretlerdeki artışlar veya üretim maliyetlerindeki
olumsuz gelişmeler nedeniyle azalır. Bu durumda piyasada
oluşan fazla talep nedeniyle fiyatlar artar.
Ekonomideki kalıcı bütçe açıklarının bulunması ve bu
açıkların finansman şeklide (bütçe açıklarının finansmanı için
ihraç edilen tahvillerin Merkez Bankası tarafından satın
alınması veya para basılması yoluyla finansman) enflasyonun
bir diğer nedenidir.
Dr. Murat ASLAN
23
Uzun süre enflasyonist süreç yaşanan ekonomilerde
beklentiler önem kazanacağından karar birimleri geçmiş
deneyimlerine göre hareket ederek enflasyonun kendini besler
hale gelmesine sebep olabilirler.
Dr. Murat ASLAN
24
Post Keynesyen Düşünce
Yaşar Tamer Ergül’ün Doktora tazinden derlenmiştir.
•Enflasyonun parasal bir olgu olduğunu savunan görüşlerin
aksine, Post Keynesyen iktisatçılara göre enflasyonun nedeni
milli gelirin paylaşımına ilişkin çatışmalardır.
• Bu çatışma, milli gelir paylaşımında işgücünün ve
girişimcilerin kendi paylarını arttırma çabalarından
kaynaklanmaktadır.
•Bu modele göre ücretlerin belirlenmesi ve girişimcilerin
fiyatlama davranışları, enflasyon olgusunu açıklama
açısından önemlidir.
Dr. Murat ASLAN
25
Post Keynesyen Düşünce
•
Günümüzde, ücretler toplu sözleşme yöntemiyle
belirlenmekte ve işgücü bu pazarlıklar yoluyla parasal
ücretini arttırmayı amaçlamaktadır.
•
Ancak reel ücretler işgücünün pazarlık edemediği
unsurlarca belirlenmektedir.
•
Girişimciler ise eksik rekabet koşullarında üretim
yapmakta, bu sayede mark-up fiyatlaması yöntemini
uygulayarak, ücret artışlarını fiyatlarına yansıtmaktadırlar.
•
Dolayısıyla işgücü toplu sözleşmeler yoluyla parasal
ücretlerini arttırarak milli gelirden daha fazla pay almaya
çalışırken, diğer yandan girişimciler bu ücret artışlarını
fiyatlara yansıtarak kârlarının azalmaması için uğraşırlar.
Dr. Murat ASLAN
26
Post Keynesyen Düşünce
•
Post Keynesyen iktisatçılara göre enflasyon olgusunun
açıklamasında, işgücünün ücret taleplerinin, girişimcilerin
fiyatlama davranışlarının ve eksik rekabetten kaynaklanan
tekelci ya da oligopolcü gücün büyüklüğünün yanı sıra,
girişimcilerin yatırım projelerini finanse etmek için içsel
fonlar yaratma çabalarının da önemi vardır.
• Diğer bir ifadeyle, girişimciler yatırımlarını finanse
edecek kâr hedefine göre fiyatlama yapmaktadırlar. Bu
nedenle büyüme eğiliminde olan ve büyük yatırım
projelerinin bulunduğu bir ekonomide, durgun bir
ekonomiye göre daha yüksek bir enflasyon görülecektir.
Dr. Murat ASLAN
27
Post-Keynesyen Yaklaşım
W (Ücret Eğrisi)
Reel Ücret
C
W<P
D
Deflasyonist Sarmal
A..
P>W
P>W
Durağan
Denge
Z
Daha yüksek ücret daha yüksek
fiyat yarışı
W>P
P<W
P<W
W<P
W>P
Oligopol firma
davranışı
B
P Eğrisi
Ekonomik
Faaliyetler
Dr. Murat ASLAN
28
4.3.2. Enflasyon ve Harcama Politikası
• Konuya harcama politikası açısından bakıldığında,
harcamalar birer talep unsuru olarak görüldüklerinden
azaltılmalıdır. Ancak önemli olan nokta bu durumun uzun
vadede yatırımları da azaltacağıdır. Ayrıca hangi
harcamaların kısılacağı konusu da önemlidir.
• Cari Harcamalar; bu harcamaların bir kısmının kalkınma
carileri özelliği taşıması ekonominin büyümesinde
önemlidir.
• Yatırım Harcamaları; bu harcamaların kısılması uzun
dönemde ekonomi üzerinde olumsuz etkiler yaratır.
• Transfer Harcamaları; bu harcamaların bileşimi önemlidir.
Sosyal transferler düşük gelir gruplarına yöneliktir ve
harcamaların kısılması bu gruptan ciddi tepki görür. Mali
transferlerin kısılması da büyümeyi olumsuz etkileyecektir.
Dr. Murat ASLAN
29
4.2.4. Enflasyon ve Vergi Politikası
• Enflasyon döneminde vergilerin artırılması gerekir.
Ramsey Kuralı; Ekonomide etkinliği sağlamak için mallar
üzerinden alınacak verginin etkinlik kaybını minimize etmek
doğrultusunda Ramsey vergileri önerilmiştir. Ramsey
vergileri arz ve talep esnekliklerinin toplamının bir oranıdır;
t: Birim başına vergi
p: Vergi sonrası fiyat
k: Beklenen toplam vergi gelirine bağlı orantılılık faktörü
nd: Telafi edilen talep esnekliği
ns: Telafi edilen arz esnekliği
Ramsey ekonomik etkinliği düşünerek talebin fiyat esnekliği
yüksek mallardan daha düşük, talebin fiyat esnekliği yüksek
düşük olan mallardan yüksek oranda vergi alınacaktır. Ancak
Bunun uygulanması sosyal nedenlerle uygulanabilir değildir.
t / p  k (1 / d  1/s)
Dr. Murat ASLAN
30
• Dolaylı Vergiler (KDV, ÖTV gibi); Dolaylı vergilerin
genel fiyat düzeyini artırırken talebin azalmasına yol açtığı
düşünülür. Ancak fiyatlar genel düzeyinin artması bütün
sektörlerde ve mallarda fiyatların arttığını göstermez. Bunun
için değişik mal grupları üzerindeki vergiler farklılaştırılabilir
• Dolaysız Vergiler (Gelir V., Kurumlar V. gibi);
Enflasyonist dönemlerde bu tür vergiler daha çok ücret geliri
gibi kategorilere yönelir, ancak bu kesimin vergi yükündeki
artış ücret artışını beraberinde getirirse amacına
ulaşamayacaktır. Ayrıca gelir dağılımı da olumsuz
etkileneceğinden halktan tepki alınması riski vardır.
Dr. Murat ASLAN
31
4.2.5. Enflasyon ve Borçlanma Politikası
• Enflasyonist dönemde piyasadan fon çekilmesi yoluyla
tüketimin kısılması olumlu etki yaratabilecektir.
• İç Borçlanmanın büyük kısmı kısa vadelidir ve devresel
hareketlerin olumsuzluklarını düzeltmedeki etkisi azdır.
Enflasyonist dönemde uzun vadeli borçlanma etkilidir.
• Dış Borçlanma ise uzun vadelidir. Borçlanacak ülkenin
ekonomik durumu, siyasal istikrarı borç bulma imkanını
etkiler.
Dr. Murat ASLAN
32
4.3. Stagflasyon ve Mikro-Temelli Politikalar
• Stagflasyon; Durgunluk içerinde enflasyon anlamına gelen
bir kavramdır.
Dr. Murat ASLAN
33
4.3.2. Mikro-Temelli İktisat Politikası
Tartışmaları
Philips Eğrisi

UD
KD
o
u
u
Dr. Murat ASLAN
34
Download