Alzheimer Hastalığının Tedavisinde Umut Verici Gelişme | İnovatif

advertisement
TREM-2 Geninin Sırrı Çözüldü
Alzheimer, günümüzde halen sıkça araştırılan ve mevcut sistemler ile tedavi edilemeyen bir
hastalık türü olmakla birlikte yaşa bağlı olarak hastalığın semptomlarında çeşitli farklılıklar
gözlenmektedir.
Uzman nörologlar, bağışıklık sisteminde yer alan proteinlerin Alzheimer
hastalığında önemli rol oynadığını hastalığın erken ve geç evrelerinde meydana
gelen karşıt etkilere bağlı olarak açıkladılar. Bu buluşlarını literatürde yapılan
önceki çalışmalar ile birleştirdiklerini ifade eden araştırmacılar, proteinin,
hastalığın semptomlarında şiddetlenme ve iyileşme özelliklerini bir arada
barındırması nedeniyle başta fikir ayrılıkları yaşadıklarını belirttiler. Journal of
Neuroscience dergisinde yayınlandığı üzere, Amerika’da 65 yaş üzeri her 9 kişiden
1’i Alzheimer tedavisi görmekte ve hastalığın ilerlemesine yönelik geliştirilen
modelin güncellenerek hastalığın evresine göre belirli terapilerin uygulanması
gerekmektedir.
İnovatif Kimya Dergisi kaynak gösterilmeden paylaşılamaz.
Araştırmacıların üzerinde durduğu ve Alzheimer hastalığının seyrini etkileyen TREM-2 geni
(iliksi hücrelerdeki tetikleyici reseptör), bağışıklık sisteminde bulunan hücre yüzey
reseptörüdür ve beynin mikroçevresinde meydana gelen değişikliklere karşı duyarlıdır.
Hastalık sırasında, TREM-2 geni amiloid protein plaklarının oluşumuna karşı koruma görevi
görebilir ancak burada bulunan hücrelerde meydana gelen ani bir değişim beyinde tahrip
edici bir zarara neden olabilmektedir.
TREM-2 genine ait sırrın perdesini aralayan çalışmanın başyazarı Case Western Reserve
Üniversitesi Tıp Fakültesi Nörobilim Bölümü mezunu Taylor Jay, fare modeli üzerine bu
zamana kadar yaptıkları çalışmalarda ve diğer grupların gerçekleştirdikleri çalışmalarda
TREM-2 geninin fonksiyonunun farklı şekillerde değerlendirildiğini belirtti. Örneğin, bir
grubun, bu genin eksikliğinin amiloid plaklarını arttırdığını kaydederken, kendilerinin tam
tersi şekilde patolojik olarak yarar sağladığı şeklinde bir yorumda bulundu. Dolayısıyla, Jay,
önceliklerinin TREM-2 geninin patolojik etkilerini araştırmaktan çok çalışmalarda aynı
sonucu elde edememelerinin nedenini bulmak olduğunu ifade etti.
Çalışma ekibi (Dr.Gary Landreth, Case Western Reserve Üniversitesi, Tıp Fakültesi,
Dr.Bruce Lamb, Indiana Üniversitesi, Stark Nörobilimler Araştırma Enstitüsü), erken evrede
gözlenmekle beraber, faredeki TREM-2 reseptörünün kaldırılmasının Alzheimer hastalığına
sebep olan zararlı protein plaklarının birikimini azalttığını keşfettiler. Hastalığın sonraki
evrelerinde TREM-2 reseptörü kaldırıldığında farede karşı etki yaptığını ve proteinden
yoksun olan farenin protein plaklarının büyüdüğünü gözlemlediler. Böylelikle, elde edilen
bulgular, çeşitli araştırma gruplarının Alzheimer hastalığında TREM-2 geninin işlevi
konusunda yaşanan fikir ayrılıklarına açıklama getirmiş oldu.
Bu buluş sayesinde araştırmacılar, TREM-2 geninin hastalığın ilerleyişine göre nasıl
etkileneceğini ve yapısında bulunan proteinlere ne tür katkılar sağlayacağını
inceleyebilirler. Jay ve çalışma arkadaşları da bu bulguların geçerlilik kazanmasına dair
çeşitli fare modelleri geliştirmeyi planlıyor. Sonuç olarak, bu araştırmalar özellikle bağışıklık
sisteminde bulunan hedef hücreler açısından oldukça önem kazanmakla beraber tedavinin
doğru zamanda ve şekilde gerçekleşmesine rehberlik edebilecek niteliktedir. Ancak başka
bir açıdan bakıldığında, hastalığın sonraki aşamalarının tedavisine yönelik farklı
yaklaşımlara ihtiyaç vardır.
En temel amaçlarının TREM-2 geninin işlevini ve bağışıklık sistemindeki önemli rollerini
anlamak ve çözümlemek olduğunu belirten Jay, burada bulunan hücrelerin tamamının iyi ya
da kötü özellik göstermesinin hastalığın ilerleme seviyesine bağlı olduğunu ifade etti.
Kaynak : sciencedaily.com
Yorumlar
İnovatif Kimya Dergisi kaynak gösterilmeden paylaşılamaz.
Download